T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ...
KARAR NO : ...
HAKİM : ...
KATİP : ...
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : 1- ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : 2-...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ :...
KARAR TARİHİ...
KARAR YAZIM TARİHİ :...
Mahkememize açılan tazminat davasının yapılan yargılaması sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 01.07.2023 günü Kayseri ili, Sarız ilçesinde davalı sürücü ...'ın yönetimindeki 14 ... plaka sayılı araç ile yaya olan müvekkiline çarpması sonucu yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, kaza neticesinde müvekkilinin onlarca yerinde kırık meydana geldiğini ve hayati tehlike geçirdiğini, aylarca yoğun bakımda kaldığını, her ne kadar kaza tespit tutanağı ile müvekkiline kusur atfedilmişse de kaza tespit tutanağının hatalı olduğunu, kazanın oluşumunda davacının herhangi bir kusuru bulunmadığını ve davalı sürücü ...'ın asli ve tam kusurlu olduğunu, kaza tarihi itibariyle davalı ...'ın hem işleteni hem de sürücüsü olduğu 14 ... plaka sayılı aracın diğer davalı davalı ... Sigorta Şirketi nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, kaza nedeniyle KTK'nın 97. maddesi hükmü gereği davalı sigorta şirketine 15/09/2023 tarihinde başvuru yapıldığını ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını, davacının yargılama harç ve giderlerini karşılayacak durumu olmadığından öncelikle adli yardım taleplerinin kabulüne, trafik kazasında davacının bedensel zarara uğramış olması nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10,00-TL geçici iş göremezlik, 10,00-TL sürekli iş göremezlik, 10,00-TL bakıcı masrafı ve 10,00-TL tedavi gideri olmak üzere toplam 40,00-TL'nin kaza tarihi olan 01.07.2023'ten itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacı adına 150.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 01.07.2023'ten itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, yargılama giderlerinin davalılara tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle: davacı tarafça müvekkili sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılmamış olması nedeniyle davanın usulden reddinin gerektiğini, müvekkili şirket tarafından sigortalı olan 14 ... plaka sayılı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığını, davacının mezkur kazanın meydana gelmesinde asli ve tam kusurlu olduğunu, olay nedeniyle sigorta şirketinin var ise sorumluluğunun kusur ve ZMMS poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı yanın uğradığını iddia ettiği zararı trafik sigortası genel şartları uyarınca belirlenmesi gerektiğini, yasa gereği geçici iş göremezlik zararının poliçe teminatları dışında olduğunu ve müvekkili şirketten talep edilemeyeceğini, davacıya SGK tarafından yapılan ödemeler olup olmadığının araştırılmasını ve ödeme varsa yapılan ödemelerin tenzil edilmesi gerektiğini, davanın reddine, yargılama giderlerinin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle: her ne kadar davacı tarafın kazadan dolayı maddi ve manevi zarara uğradığını iddia etse de davacının meydana gelen kazada tek ve tam kusurlu olduğunu, davacının yaya geçidi olmayan yolda aniden yola atladığını, düzenlenen kaza tespit tutanağında da asli kusurun davacıya verildiğini, davacının kaza sebebiyle kalıcı maluliyeti ve bakıcı ihtiyacı olmadığını, davacının tedavi giderlerinin SGK tarafından karşılandığını, dolayısıyla müvekkilinin bundan dolayı bir sorumluluğunun bulunmadığını, talep edilen tazminat miktarlarının fahiş olduğunu, ayrıca görev ve yetki itirazlarının bulunduğunu, yetkili mahkemenin müvekkilinin ikametgah adresi olduğunu, öncelikle davacı tarafın ihtiyati haciz talebinin reddine, müvekkilinin meydana gelen kazada kusuru olmaması nedeniyle açılan davanın tümüyle reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
Sarız Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasının uyap kayıtları, kaza anını gösteren görüntü kaydı, sigorta poliçesi, sigorta şirketine yapılan başvuruya ilişkin belgeler, kaza tespit tutanağı, SGK kayıtları, kazaya karışan araçların trafik kayıtları ve tarafların dayandığı tüm deliller toplanmış, taraf tanıkları dinlenmiş, adli tıp kurumundan kusur konusunda ayrıntılı rapor alınmıştır.
Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesinin 16/05/2025 tarihli raporunda: davalı sürücü ...'ın kusursuz olduğu, davacı yaya ...'ın %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu kanaatinde olduklarını bildirmişlerdir.
YARGILAMA VE GEREKÇE:
Dava, meydana gelen trafik kazasında davacının yaralanması nedeniyle bir kısım maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
Dava, geçici ve kalıcı iş göremezlik zararı, SGK ödemesi kapsamında olmayan tedavi gideri zararı, bakıcı gideri zararı ile manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Dava değeri dikkate alınarak 6545 sayılı Yasa'nın 45/3. maddesi uyarınca tek hakimli olarak yürütülerek sonlandırılmıştır.
Taraflar arasında uyuşmazlık noktaları;
01/07/2023 tarihli trafik kazasından kim veya kimlerin ne şekilde kusurlu olduğu, davacının bu kazada yaralanması nedeniyle geçici ve kalıcı iş göremezlik zararının, bakıcı gideri zararının ve SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri zararının bulunup bulunmadığı, varsa bu zararlardan davalıların sorumlu olup olmadığı, davacının manevi zararının bulunup bulunmadığı varsa bu zarardan davalı ...'ın sorumlu olup olmadığı, davalı sigorta şirketinin KTK'nın 97. maddesine göre dava şartı itirazının, davalı ...'ın görev, yetki ve zaman aşımı definin dinlenebilir olup olmadığı konularında toplanmaktadır.
-Görev, Yetki ve Zamanaşımı itirazlarına ilişkin değerlendirmede;
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde görev itirazında bulunmuş ise de açılan dava, davalının ZMMS sigortacısı olan ... Sigorta A.Ş'ye de yöneltildiğinden sigorta hukukunu ilgilendirmekte olup TTK 4. Maddesi uyarınca mutlak ticari dava söz konusu olduğundan açılan davaya bakma görevinin mahkememize ait olduğu kanaatine varılmıştır.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde mahkememizin yetkisine itiraz etmiş ise de 6100 Sayılı HMK'nın 16. maddesinde; "Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir" hükmüne yer verilmiş olup, haksız fiilin işlendiği yer Sarız/Kayseri olduğu gibi zarar gören davacının yerleşim yerinin de Kayseri olması nedeni ile davalı vekilini mahkememizin yetkisine yönelik itirazı yerinde görülmemiştir.
Yine aynı cevap dilekçesinde zamanaşımı definde de bulunulmuştur. 2918 sayılı KTK'nun 109/1-4 maddeleri gereğince, motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve herhalde, kaza günüden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar. Bu hükme göre dava konusu kaza 01/07/2023 tarihinde meydana gelmiş, eldeki dava 09/01/2024 tarihinde açıldığından davacının taleplerinin zamanaşımına uğramadığı kanaatine varılmıştır.
KTK'nun 97. maddesine ilişkin dava şartının değerlendirmesinde;
Trafik kazalarında hukuki sorumluluk ve sigorta konusu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup sözü geçen Kanun'un 85. maddesinin 1. fıkrasında bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa motorlu aracın bir teşebbüsünün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde motorlu aracın işleteninin ve bağlı bulunduğu teşebbüsün sahibinin doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı, aynı maddenin 5. fıkrasında işleten ve araç işleticisi teşebbüs sahibinin, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olduğu, 91. maddesinin 1. fıkrasında işletenlerin, bu kanunun 85. maddesinin 1. fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu öngörülmüştür. Kanunun bahsi geçen düzenlemesinden, zorunlu mali sorumluluk sigortacısının, trafik kazasına karışan aracın işleteni veya araç işleticisi teşebbüs sahibi olan sigortalısına bu kaza sebebiyle isabet eden hukuki sorumluluğu poliçe teminat limiti ile sınırlı olarak üstlendiği anlaşılmaktadır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun "Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı" başlıklı 97. maddesinde (Değişik: 14/4/2016-6704/5 md.) "Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir."
Somut uyuşmazlıkta, kazaya karışan aracın davalı sigorta şirketi nezdinde zorunlu mali sorumluluk poliçesiyle sigortalı olduğundan eldeki davada davacının, davalı sigorta şirketine 19/09/2023 tarihli ihtarname ile başvurduğu ve burada ... nolu hasar dosyasının açıldığı, dolayısıyla davacının yasada öngörülen sigortaya başvuru koşulunu yerine getirdiği sonucuna ulaşılmıştır.
Zorunlu arabuluculuk dava şartının değerlendirmesinde;
Dava dosyası kapsamında mevcut arabuluculuk tutanaklarının incelenmesinde davada, davacı tarafın davalı ... Sigorta A.Ş yönünden arabuluculuğa başvurduğu ve anlaşamadıklarına dair son tutanakların düzenlendiği görülmüştür. Diğer davalı ... yönünden ise arabuluculuk dava şartı değildir.
-Kusur ön sorununa ilişkin değerlendirme;
6098 Sayılı TBK'nın 49. maddesinde "kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür" düzenlemesine yer verilmiştir. Buna göre haksız fiilin unsurları a) hukuka aykırı bir fiil, b) kusur, c) zarar ve d) illiyet bağıdır.
01/07/2023 günü saat 15:30 sıralarında davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki 14 ... plakalı otomobil ile Pınarbaşı yönünden Göksun yönüne seyri sırasında karayolunun 24+100 km'sine geldiğinde, seyir yönüne göre yolun solundan yola girip koşarak karşıya geçmeye çalışan davacı yaya ...'a çarpması sonucu dava konusu trafik kazası meydana gelmiştir.
Olay sonrası kolluk ekipleri tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağında, yaya ...'ın KTK 68/1-c maddesi uyarınca "Taşıt yolu üzerinde bulunan yayaların trafiği engelleyecek veya tehlikeye düşürecek şekilde davranışta bulunma" ve ayrıca KTK Yönetmeliği'nin 138/3 maddesi gereği "Yollarda güvenli geçiş, önce sola sonra sağa doğru bakılarak sakınca yoksa taşıt yoluna girmek, geçiş sırasında sola ve sağa bakılarak yürüyüşe devam etmek" kurallarını ihlal ettiği, 14 ... plakalı araç sürücüsü ...'ın ise Trafik kanununda belirtilen 52/1-a "Aracın hızını kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken dönemeçli yollarda ilerleyen yaya geçitlerine ve hemzemin geçitlere, tünellene dair köprü ve menfezlere yaklaşırken azaltmamak" kuralını ihlal ettiği tespitinde bulunulmuştur.
Yapılan savcılık tahkikatı sonrası davacı ve davalı hakkında taksirle yaralama suçundan ceza davası açılmıştır. Sarız Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası kapsamında olay anına dair CD de incelenerek ve kaza yerinde keşif de yapılarak aldırılan 22/05/2024 havale tarihli bilirkişi raporunda; kazanın meydana geldiği yerde her hangi bir yaya geçidi yahut okul geçidi bulunmadığından ...'ın kusursuz olduğu, davacı ...'ın ise 2918 sayılı KTK'nın 68/b-3 maddesi uyarınca kural ihlali bulunduğundan tam kusurlu olduğu kanaati belirtilmiştir.
Kaza tespit tutanağı ile 22/05/2024 tarihli Adli Trafik Uzmanı bilirkişisi raporunun çelişkili olması nedeniyle Sarız Asliye Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında adli tıp kurumundan rapor alınmıştır. 25/12/2024 tarihli Adli Tıp Kurumu raporunda yaya ...'ın asli, sürücü ...'ın ise tali kusurlu olduğu görüşü bildirilmiştir. Neticeten yapılan ceza yargılaması sonucunda Sarız Asliye Ceza Mahkemesi'nin ...esas sayılı dosyasında davalı ...'ın kazada kusursuz olması nedeniyle beraatına, davacı ...'ın kusurlu olması nedeniyle taksirle yaralama suçundan beraatına karar verilmiştir.
Mahkememiz yargılamasında ise öncelikle tarafların bildirmiş olduğu tanıklar dinlenmiştir. Kazaya dair tek görgü tanığı, davalının eşi olan Hatun Kartal'dır. Bu tanık talimat yoluyla dinlendikten sonra Sarız Asliye Ceza Mahkemesi dosyası, kaza anını gösterir CD ve tüm dosya kapsamı kusur raporu tanzim edilmek üzere Ankara Adli Tıp Kurumu'na tevdi edilmiştir. Bu birimden alınan 16/05/2025 tarihli kusur raporunda, meydana gelen kazada yaya ...'ın %100 kusurlu, davalı ...'ın ise kusursuz olduğu tespiti yapılmıştır. Düzenlenen bu rapor Sarız Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası kapsamında aldırılan adli trafik bilirkişisi raporu ve adli tıp kurumu raporu ile de uyumludur. Davacı vekilinin 22/05/2025 tarihli itiraz dilekçesinde belirttiği tüm hususlar adli tıp kurumu raporunda irdelenmiş, kazanın yerinin yerleşim yeri olmadığı, kaza yerinde azami hız sınırının 110 km/saat olduğu belirtilmiştir. Kazanın tek görü tanığı Hatun Kartal'ın hem savcılıkta hem de mahkememizce alınan beyanında davalının hız sınırının üzerinde seyrettiğine dair bir beyanda bulunmadığı, zaten davalının çarpma noktasında 15-20 metre sonra durduğu, bu durumun da davalının hızı sınırına riayet ettiğini gösterdiği, yaya geçidi bulunmadığından geçiş hakkının da zaten davalıda olduğu, ceza mahkemesince olay yerinde keşif yapılarak rapor tanzim edildiği hususları dikkate alındığında, davacı vekilinin yeniden kusur raporu tanzimi talebi yerinde görülmemiştir. Sonuç olarak 16/05/2025 tarihli adli tıp kurumu raporu mahkememizce de benimsenmiş ve hükme esas alınmış, kazada tüm kusurun davacıya ait olması nedeniyle açılan davanın reddine dair aşağıdaki hükmün tesisi uygun görülmüştür.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 615,40-TL ilam harcından, tahsil edilen 427,60-TL peşin harcın mahsubuna, bakiye 187,80-TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafın yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
6-Maddi tazminat talebinin reddedilen kısmı yönünden: Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2 maddesi uyarınca 40,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil eden davalılara ödenmesine,
7-Manevi tazminat talebinin reddedilen kısmı yönünden: Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil eden davalı ...'a ödenmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalıların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal iki haftalık süresi içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/07/2025
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı