T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: *** Esas - ***
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ***
KARAR NO : ***
HAKİM : ***
KATİP : ***
DAVACI : ***
VEKİLİ : Av.
DAVALI : ***
VEKİLİ : Av. ***
DAVA : Tazminat (Araç Değer Kaybından Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : ***
KARAR TARİHİ : ***
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : ***
Mahkememizde görülmekte olan tazminat (araç değer kaybından kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 12/10/2022 tarihinde müvekkiline ait ve müvekkilinin kardeşi olan ...'nın sevk ve idaresindeki 38 ... plaka sayılı araç ve dava dışı ...'e ait ve bu şahsının sevk ve idaresindeki 38 ... plaka sayılı araç arasında 12/10/2022 tarihinde trafik kazasının meydana geldiğini, davalının sigortaladığı 38 ... plakalı aracın sürücüsünün bu kazanın oluşumunda asli ve tam kusurlu olduğunu, bu kaza sonucunda müvekkilinin aracında maddi zarar oluştuğunu, kazanın oluşumunda tam kusuru bulunan 38 ... plakalı aracın sigortacısı olan davalı ... Sigorta A.Ş.'ye doğrudan zarar kalemi olan araç değer kaybı bedelinin tazmini için başvurduklarını ve netice itibarıyla davalının 29/05/2023 tarihinde kendilerine 8.966,00-TL'lik araç değer kaybı bedeli ödendiğini, mevcut tutarın kendilerince kabulünün mümkün olmadığını belirterek davanın kabulü ile fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile ve 6100 sayılı HMK'nun 107/2. maddesi gereğince; karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda artırılmak kaydıyla şimdilik (belirsiz alacak davası) doğrudan zarar kalemi olan 10.000,00-TL'lik araç değer kaybı bedelinin haksız fiil tarihinden itibaren işletilecek reeskont avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ilgili maddeleri gereğince müvekkili şirketin sorumluluğunun belirlenecek olan gerçek zarardan sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranınca, poliçe kapsamında teminat limitleriyle sınırlı olduğunu, davacı tarafın başvurusu kapsamında hasar dosyası açıldığını, ayrı ayrı hasar onarım ve değer kaybı ödemeleri yapıldığını, alınan raporlar sonucunda davacı tarafa 29/05/2023 tarihinde 8.966,00-TL değer kaybı ödemesi yapıldığını, müvekkili şirket tarafından yeterli miktarda ödeme yapıldığından, temerrüt söz konusu olmadığını belirterek haksız açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.
Davacı tarafça; trafik kazasına ilişkin fotoğraflara, kaza tespit tutanağına, dava dilekçesinin ekinde sundukları belgelere, yemin, isticvap, keşif ve bilirkişi incelemesine, ekspertiz raporlarına, tramer kayıtlarına, tanık anlatımlarına ve emsal Yargıtay kararlarına delil olarak dayanılmıştır.
Davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından; KTK'na, HMK'na, TBK'na, TTK'na, sigorta poliçesine, sigorta hasar dosyasına, bilirkişi incelemesine, keşif, tanık ve yemin beyanlarına delil olarak dayanılmıştır.
Davacıya ait 38 ... plaka sayılı aracın sahiplik raporu Uyap sisteminden alınarak dava dosyasına eklenmiştir.
Uyap sisteminden Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi trafik ve kasko hasar sorgu raporları alınarak dava dosyasına eklenmiştir.
Taraflarca delil olarak dayanılan bir kısım kayıt ve belge örnekleri dilekçelerinin ekinde dava dosyasına sunulmuştur.
Davacının T.C. kimlik numarasının belirtilmesi suretiyle ... Sigorta Anonim Şirketi'ne müzekkere yazılarak acente no: ..., poliçe no:... sayılı ZMMS poliçesi ile sigortalanmış olan, sigortalı ... (T.C. no ...)'e ait 38 ... plakalı araç ile davacıya ait 38 ... plakalı araca 12/10/2022 tarihinde Kayseri İli, Kocasinan İlçesi, Galericiler Sitesi'nde meydana gelen kaza sonucu 617911 sayılı hasar dosyasında; aracında oluşan değer kaybının tazmini için davacının ... Sigorta A.Ş.'ne hangi tarihte başvurduğu ve akıbetinin ne olduğu sorulmuş, ZMMS poliçesinin, davacının başvurusunu ve başvuru tarihini gösterir kayıt ve belgelerin, ekleriyle birlikte başvuru dilekçesinin, ekspertiz raporu, servis iş emirleri, servis faturası, aracın hasarını gösterir tutanak, belge örnekleri ile hasar dosyasının örneğinin, araç hasarına ilişkin fotoğraf ve görüntü kayıtlarının CD formatında örneğinin, bu kaza ve ZMMS poliçesi nedeniyle yapılan ödemeler varsa ödemelere ilişkin kayıt ve belge örneklerinin gönderilmesi, yine davacının başvuru tarihinin hangi tarih olduğunun açıkça bildirilmesi, sadece evrak gönderilmekle yetinilmemesi istenilmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinin ekinde istenilen kayıt ve belge örneklerini sunmuştur.
Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'ne müzekkere yazılarak; davacıya ait 38 ... plaka plaka sayılı aracın kaza tarihi olan 12/10/2022 tarihli hasara ilişkin ZMMS ve kasko sigortası hasar sorgulamasının yapılarak buna ilişkin kusur ve hasar sorgu kayıt ve belgelerinin gönderilmesinin ve 38 ... plaka plakalı aracın 12/10/2022 tarihinden öncesine ait başkaca bir hasar kaydı olup olmadığı hususunun tespiti ile varsa ZMMS ve kasko sigortalarına ilişkin hasar dökümünün, hasar tarihi, sigorta şirketinin adı, poliçenin türü, poliçe numarası, acente numarası, hasar dosya numarası gibi bilgilerinin ve mevcut kayıt örneklerinin gönderilmesi istenilmiştir. 20/03/2024 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir.
Dosya içinde mevcut trafik kaza tespit tutanağının okunaklı örneğinin eklenmesi suretiyle Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanlığı Ulaşım Planlama ve Raylı Sistemler Daire Başkanlığı'na müzekkere yazılarak ekte gönderilen trafik kaza tespit tutanağında yazılı kaza yerindeki trafik sinyalizasyon durumunu gösterir krokilerin, kavşak planının, ayrıca ekte gönderilen trafik kaza tespit tutanağına konu olan trafik kazasının oluşumunu gösterir ve kayıt altına alınmış olan kamera kayıtları ve/veya fotoğraflar varsa CD formatında örneğinin gönderilmesinin, ekli trafik kaza tespit tutanağında yazılı trafik kazasının meydana geldiği yazılı saat ve dakika itibarıyla hangi yönden gelen araçlara yeşil ışık, ve hangi yönden gelen araçlara kırmızı ışık yandığı sorulmuştur. 15/04/2024 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir.
Dosya içinde mevcut trafik kaza tespit tutanağının okunaklı örneğinin eklenmesi suretiyle Kayseri Emniyet Müdürlüğü Bilgi Teknolojileri ve Haberleşme Şube Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak 12/10/2022 tarihinde 38 ... plaka sayılı araç ile 38 ... plakalı aracın karıştığı trafik kazasına ilişkin; görüntü, fotoğraf, mobese kamerası kaydı, trafik kaza tespit tutanağı ve sair tüm belgelerin gönderilmesi istenilmiştir. 18/03/2024 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir.
27/05/2024 tarihli ön inceleme duruşmasında tanık deliline dayanan taraflara tanıklarının isim ve adreslerini bildirmeleri ve hangi hususlarda tanıklarının bilgisine başvurulmasını açıklamaları için kesin süre verilmiş, kesin süreye uyulmaması halinde HMK'nun 322/1. ve 140/5. maddesi gereği tanık deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılmasına karar verileceği taraf vekillerine usulünce ihtar edilmiştir. Taraflarca verilen kesin süre içinde tanık bildirilmemiştir.
İlgili delillerin toplanmasından sonra HMK'nun 266. maddesi gereğince bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, HMK'nun 267. ve 268. maddesi gereğince dava dosyasının re'sen seçilecek bir trafik-makine mühendisi bilirkişiye tevdine, HMK'nun 273. maddesi gereğince iddia, savunma, trafik kayıt örneği, sigorta bilgi ve gözetim merkezi hasar sorgulama kayıtları, sigorta poliçesi, hasar dosyaları, trafik kaza tespit tutanağı, servis faturaları, ekspertiz raporu, fotoğraflar ve diğer tüm deliller incelenmek sureti ile, a-12/10/2022 tarihli trafik kazasının oluşumunda kim veya kimlerin ne şekilde kusurlu oldukları, hangi kuralları ihlal ettikleri konusunda kaza anına ilişkin basit krokinin de çizilerek kural ihlallerinin tespit edilmesi, b-Yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre davacı yana ait aracın markası, modeli, özellikleri, dosya içindeki sigorta bilgi ve gözetim merkezi hasar sorgulama kayıtları, celp edilen hasar dosyalarının sureti, davacının aracının kilometresi, kaza tarihindeki yaşı ve diğer delillere göre 12/10/2022 tarihinde davacıya ait 38 ... plakalı aracın hasarsız ikinci el piyasa rayiç değerinin kaç TL olduğu, bu kaza meydana geldikten ve aracın tamiri yapıldıktan sonraki bu aracın ikinci el piyasa rayiç değerinin ne olduğu, bu iki değer arasındaki farka göre varsa davacı aracındaki değer kaybı zararının kaç TL olduğunun hesaplanması konusunda hüküm vermeye ve denetime elverişli açıklamalı rapor tanzimi için bilirkişiye yetki ve görev verilmesine karar verilmiştir.
Trafik-Makine Mühendisi Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 06/11/2024 tarihli raporda özetle; "Dosyada mevcut sürücüler tarafından düzenlenen maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağındaki veriler, iddia, savunma, sigorta bilgi gözetim merkezi kayıtları ve tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde; kazanın 12/10/2022 günü saat 12.40 civarında sürücü ...'nın sevk ve idaresindeki 38 ... plaka sayılı aracı ile Kayseri İli, Kocasinan İlçesi, Galericiler Sitesi ile Doğu Garajı civarında kendi seyir istikametine göre tek yönlü yol üzerinde seyrederken garaj giriş-çıkışı olarak kullanılan kavşağa geldiği esnada, sürücü ... sevk ve idaresindeki 38 ... kavşak girişinde mevcut "Taşıt Giremez" trafik tanzim levhasını dikkate almaksızın (kendi beyanına göre farketmediği) kavşağa katılış yaparak sola ters yöne girmeye çalıştığı ve aracının sağ ön kısımları ile 38 ... plaka sayılı aracın sol yan kısımlarına çarpması ile gerçekleşen maddi hasarlı trafik kazasında:
38 ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'ün sevk ve idaresindeki araç ile günün gündüz vakti, görüşün açık olduğu yol üzerinde seyri esnasında, yola gereken dikkat ve özeni vermesi seyir istikameti tek yön olan yola ters istikametten girmeye teşebbüs etmemesi gerekirken teşebbüs ettiği ve seyrini müteyakkız bir şekilde sürdürmesi gerekirken ters yönde giriş yaptığı cadde üzerinde dava konusu araca çarpması ile sebebiyet verdiği olayda;
KTK madde 46/h "Karayollarında trafiğin akışı: madde 46 – Karayollarında trafik sağdan akar. Aksine bir işaret bulunmadıkça sürücüler: Tek yönlü karayollarında araçlarını ters istikamette sürmemek zorundadırlar." ve
KTK madde 84/b "Trafik kazalarında sürücü kusurlarının tespiti ve asli kusur sayılan haller: Madde 84 – Araç sürücüleri trafik kazalarında; .....b) Taşıt giremez trafik işareti bulunan karayoluna veya bölünmüş karayolunda karşı yönden gelen trafiğin kullandığı şerit, rampa ve bağlantı yollarına girme hallerinde asli kusurlu sayılırlar." kurallarını ihlal ettiği asli ve tam kusurlu olduğu; 38 ... plakalı sayılı araç sürücüsü ...'nın gerçekleşen kazanın oluşu üzerinde etkenliği bulunmadığından kusursuz olduğu,
Dosya da mevcut bulunan ve raporda izah olunan internet ve piyasa araştırmaları sonucunda dava konusu araçta Ekim 2022 tarihli kaza sonrası oluşan "Değer Kaybı";
Kaza Öncesi Piyasa Rayiç Değeri = 650.000,00-TL
Kaza Sonrası Piyasa Rayiç Değeri = 625.000,00-TL
Değer Kaybı= Kaza Öncesi Piyasa Rayiç Değeri - Kaza Sonrası Piyasa Rayiç Değeri
Değer Kaybı= 650.000,00 - 625.000,00
Değer Kaybı = 25.000,00-TL olduğu,
Kusur oranı açısından Toplam Değer Kaybı = Karşı Tarafın Kusur Oranı x Değer Kaybı
Toplam Değer Kaybı = 1,0 x 25.000,00
Toplam Değer Kaybı = 25.000,00-TL olduğu" belirtilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE:Dava, trafik kazası nedeni ile meydana gelen bakiye araç değer kaybı zararının tazmini istemi ile açılan tazminat davasıdır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4/1-a maddesine göre davaya bakmaya mahkememiz görevlidir.
6545 sayılı yasanın 45/3. maddesi uyarınca yargılama tek hakim tarafından yürütülmüş ve sonuçlandırılmıştır.
Mahkememizde açılan ve sonuçlanan davada dava değeri itibarı ile 7251 sayılı Kanun'la değişik 6102 Türk Ticaret Kanunu'nun 4/2. maddesi uyarınca basit yargılama usulü uygulanmıştır.
Dava şartı arabuluculuk faaaliyeti kapsamında taraflar anlaşmaya varamadıkları görülmüştür.
Taraflar arasında uyuşmazlık konuların değerlendirmesinde;
12/10/2022 tarihli trafik kazasının oluşumunda kim veya kimlerin ne şekilde kusurlu olduğu, davacıya ait 38 ... plakalı aracın bu kazada hasarlanmasından dolayı davacının tazmin edilmemiş bakiye araç değer kaybı zararı bulunup bulunmadığı, davalının faizin başlangıç tarihine ve faiz türüne yönelik beyan ve itirazlarının haklı olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.
KTK'nun 97. maddesine ilişkin dava şartının değerlendirmesinde;
Trafik kazalarında hukuki sorumluluk ve sigorta konusu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup sözü geçen Kanun'un 85. maddesinin 1. fıkrasında bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa motorlu aracın bir teşebbüsünün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde motorlu aracın işleteninin ve bağlı bulunduğu teşebbüsün sahibinin doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı, aynı maddenin 5. fıkrasında işleten ve araç işleticisi teşebbüs sahibinin, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olduğu, 91. maddesinin 1. fıkrasında işletenlerin, bu kanunun 85. maddesinin 1. fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu öngörülmüştür. Kanunun bahsi geçen düzenlemesinden, zorunlu mali sorumluluk sigortacısının, trafik kazasına karışan aracın işleteni veya araç işleticisi teşebbüs sahibi olan sigortalısına bu kaza sebebiyle isabet eden hukuki sorumluluğu poliçe teminat limiti ile sınırlı olarak üstlendiği anlaşılmaktadır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun "Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı" başlıklı 97. maddesinde (Değişik: 14/4/2016-6704/5 md.) "Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir." Dosya içesindeki bilgi ve belgelerden davacı tarafın dava açılmadan önce davalı sigorta şirketine başvurduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle TTK'nun 97. maddesine yönelik dava şartının mevcut olduğu değerlendirilmiştir.
Belirsiz alacak davası açılamayacağı itirazının değerlendirmesinde;
Eldeki dosyada dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
İsviçre ve Alman Hukukunda yer alan "belirsiz alacak davası", 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile Hukukumuza kazandırılmıştır. 6100 sayılı HMK'nin 107/I. maddesi "Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir" hükmünü içermektedir. Madde hükmünden de anlaşıldığı üzere Belirsiz alacak davası davacının, davada talep edeceği miktarı veya değeri tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin objektif şekilde imkânsız olması ya da bunun kendisinden beklenememesi halinde mümkündür. Davacı dava tarihinde davanın miktarını tam ve kesin olarak biliyorsa veya bunu bilebilecek durumda ise, belirsiz alacak davası açılamaz.
Sorun, davacının alacağını tam ve kesin olarak belirleyebilecek bir durumda olması halinde alacağının tahsili için kısmi dava açmasının mümkün olup olmadığında toplanmaktadır.
Davacının aynı hukuki ilişkiden kaynaklanan alacağının veya hakkının tümünü değil, belirli bir kısmını talep ederek açtığı davaya kısmi dava denir. Diğer bir ifadeyle, bir alacak hakkında daha fazla miktar için tam dava açma imkanı bulunmasına rağmen, alacağın bir kesimi için açılan davaya kısmi dava denir. Bir davanın kısmi dava olarak nitelendirilebilmesi için, alacağın tümünün aynı hukuki ilişkiden doğmuş olması ve bu alacağın şimdilik bir kısmının dava edilmesi gerekir (Yargıtay HGK 17/10/2012 gün, 2012/9-838 Esas 715 Karar sayılı ilamı, Kuru/Arslan/Yılmaz, Medeni Usul Hukuku, 22. Bası,s.286; Pekcanıtez/Atalay/Özekes, Medeni Usul Hukuku, 12. Bası, s.320).
Kısmi dava, 6100 Sayılı HMK'nın 109. maddesinde düzenlenmiş olup, maddenin 1.fıkrasında "Talep konusunun niteliği itibarıyla bölünebilir olduğu durumlarda, sadece bir kısmı da dava yoluyla ileri sürülebilir" hükmüne, 2.fıkrasında ise; "Talep konusunun miktarı, taraflar arasında tartışmasız veya açıkça belirli ise kısmi dava açılamaz" hükmüne yer verilmiştir. Bu düzenlemelere göre, kısmi dava açılabilmesi için;
a-Talep konusunun niteliği itibariyle bölünebilir olması,
b-Talep konusunun miktarının taraflar arasında tartışmalı bulunması veya açıkça belirli olmaması gerekir.
Şayet, talep konusu taraflar arasında tartışmasız veya açıkça belirlenebilir ise kısmi dava açılamayacaktır. Diğer bir anlatımla; talep konusunun miktarı taraflar arasında "tartışmasız" ise veya taraflar arasında miktar veya parasal tutar bakımından bir tartışma olmakla beraber, tarafların anlaşmasına gerek kalmaksızın, objektif olarak talep konusunun miktarı herkesçe anlaşılabilecek şekilde "belirli" ise, o talep sonucunun sadece bir kısmı dava edilemez. Bu gibi hallerde, kısmi davanın yasaklanmasının sebebi, davacının kısmi dava açmakta hukuki yarar bulunmadığının kabul edilmesidir. Davacının alacağını, küçük parçalara bölüp her biri için ayrı ayrı dava açmasında hukuki yarar değil; aksine, dava hakkının kötüye kullanılması söz konusudur (Pekcanıtez/ Atalay/ Özekes, Medeni Usul Hukuku, 11. Bası, s.319-320).
Talep konusu açıkça taraflar arasında tartışmalıysa ya da açıkça belirli değilse açılan belirsiz alacak davasında davacının hukuki yararının bulunduğunun kabulü gerekir. Açılmış olan bir davada alacağın taraflar arasında tartışmalı olup olmadığı ya da açıkça belirli olup olmadığı davalının davaya vereceği cevapla anlaşılabilir. Nihayet hakim, ön inceleme aşamasında bu hususu tespit edebilir. Şayet, davalı davaya cevabında alacağı tartışmalı hale getirmişse artık, açılmış olan belirsiz alacak davasının hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddedilmeyip işin esası hakkında hüküm kurulması gerekir (Pekcanıtez/ Atalay/ Özekes, Medeni Usul Hukuku, 11. Bası,s.320-321).
Kısmî dava açılabilmesi için talep konusunun bölünebilir olması gerekli olup, açılan davanın kısmî dava olduğunun dava dilekçesinde açıkça yazılması gerekmez. Dava dilekçesindeki açıklamalardan davacının alacağının daha fazla olduğu anlaşılıyor ve istem bölümünde "fazlaya ilişkin haklarını saklı tutması” ya da “alacağın şimdilik şu kadarını dava ediyorum” şeklinde bir ifadeye yer verilmiş ise bu husus, davanın kısmî dava olarak kabulü için yeterli sayılmaktadır (Hukuk Genel Kurulunun 02.04.2003 tarihli ve 2003/4-260 Esas, 2003/271 Karar sayılı kararı; Pekcanıtez, Hakan: Medeni Usul Hukuku, C. II, 15. Baskı, İstanbul 2017, s. 1000).35. Aynı hususlar Hukuk Genel Kurulunun 22.11.2022 tarihli ve 2021/9-660 Esas, 2022/1574 Karar; 07.07.2021 tarihli ve 2021/(22)9-485 Esas, 2021/971 Karar; 02.03.2016 tarihli ve 2014/15-439 Esas, 2016/207 Karar sayılı kararlarında da benimsenmiştir.
Somut olayda da; açılan davada davalı cevap dilekçesinde davanın reddini istemiştir. Davalının davaya cevap dilekçesinden de anlaşılmaktadır ki; eldeki davada davacının talep ettiği alacağı taraflar arasında tartışmalı hale gelmiştir. Tüm bu açıklanan maddi ve hukuki olgular ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davacının belirsiz alacak davası açmasında hukuki yararları vardır ve belirsiz alacak davası şeklinde dava açması hukuken mümkündür.
Kusur ön sorununun değerlendirmesinde;
Mahkememizce görevlendirilen Trafik-Makine Mühendisi Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 06/11/2024 tarihli raporda özetle; "Dosyada mevcut sürücüler tarafından düzenlenen maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağındaki veriler, iddia, savunma, sigorta bilgi gözetim merkezi kayıtları ve tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde; kazanın 12/10/2022 günü saat 12.40 civarında sürücü ...'nın sevk ve idaresindeki 38 ... plaka sayılı aracı ile Kayseri İli, Kocasinan İlçesi, Galericiler Sitesi ile Doğu Garajı civarında kendi seyir istikametine göre tek yönlü yol üzerinde seyrederken garaj giriş-çıkışı olarak kullanılan kavşağa geldiği esnada, sürücü ... sevk ve idaresindeki 38 ... kavşak girişinde mevcut "Taşıt Giremez" trafik tanzim levhasını dikkate almaksızın (kendi beyanına göre farketmediği) kavşağa katılış yaparak sola ters yöne girmeye çalıştığı ve aracının sağ ön kısımları ile 38 ... plaka sayılı aracın sol yan kısımlarına çarpması ile gerçekleşen maddi hasarlı trafik kazasında:
38 ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'ün sevk ve idaresindeki araç ile günün gündüz vakti, görüşün açık olduğu yol üzerinde seyri esnasında, yola gereken dikkat ve özeni vermesi seyir istikameti tek yön olan yola ters istikametten girmeye teşebbüs etmemesi gerekirken teşebbüs ettiği ve seyrini müteyakkız bir şekilde sürdürmesi gerekirken ters yönde giriş yaptığı cadde üzerinde dava konusu araca çarpması ile sebebiyet verdiği olayda;
KTK madde 46/h "Karayollarında trafiğin akışı: madde 46 – Karayollarında trafik sağdan akar. Aksine bir işaret bulunmadıkça sürücüler: Tek yönlü karayollarında araçlarını ters istikamette sürmemek zorundadırlar." ve
KTK madde 84/b "Trafik kazalarında sürücü kusurlarının tespiti ve asli kusur sayılan haller: Madde 84 – Araç sürücüleri trafik kazalarında; .....b) Taşıt giremez trafik işareti bulunan karayoluna veya bölünmüş karayolunda karşı yönden gelen trafiğin kullandığı şerit, rampa ve bağlantı yollarına girme hallerinde asli kusurlu sayılırlar." kurallarını ihlal ettiği asli ve tam kusurlu olduğu; 38 ... plakalı sayılı araç sürücüsü ...'nın gerçekleşen kazanın oluşu üzerinde etkenliği bulunmadığından kusursuz olduğu" belirtilmiştir.
Bu rapor, dosya kapsamındaki trafik kaza tespit tutanağı, hasar dosyası ile diğer deliller ve olayla uyumlu, denetime ve hüküm vermeye elverişli olduğundan mahkememizce benimsenerek hükme esas alınmıştır.
Araç değer kaybı zararına dair değerlendirmede;
Trafik kazasından kaynaklanan tazminat davalarında, zarar veren taraf, kusuru oranında, gerçek zarardan sorumlu olur. Zarar verenin aracını zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalayan sigorta şirketi de zarar veren ile birlikte zarar görenin gerçek zararından sorumludur. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin yerleşik uygulamasına göre; trafik kazasında zarar gören aracın hasarı onarılsa dahi onarımdan sonra aracın piyasa rayiç satış fiyatında düşüklük oluşacağı gerçeği karşısında, kaza nedeniyle araçta meydana gelen değer kaybı, gerçek zarar içinde değerlendirilir ve bu zarardan hem zarar veren, hem de zorunlu trafik sigortacısı sorumludur (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 06/12/2016 tarihli, 2015/18642 Esas ve 2016/11228 Karar sayılı ilamı).
Araç hasarında değer kaybı; aracın hasarsız haldeki 2. el piyasa değeri ile hasarın onarımından sonraki 2. el piyasa değeri arasındaki fark olup, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatlarında, değer kaybının, araçların modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, davacı tarafın iddiaları, davalının savunmaları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek araçların kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeri ile kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değerleri arasındaki farka göre belirlenmesi gerektiği kabul edilmiştir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2019/6070 Esas, 2020/3614 Karar sayılı ilamı). Yapılan açıklamalar doğrultusunda değer kaybı hesabının Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları EK-1de bulunan "Değer Kaybı Hesaplanması" yöntemine göre değil, kazalı aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı (aracın kilometresi ve önceye ait hasarlar nedeni ile orjinalliğin yitirilip yitirilmediği), aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği (orijinal olup olmadığı), tramer kayıtlarına göre araçta meydana gelen hasarlar irdelenerek, emsal satışlar da araştırılmak suretiyle, aracın olay tarihindeki 2. el rayiç değeri ile kazadan sonra onarılmış haldeki 2. el rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybının bilirkişi tarafından hesaplanması gerekir.
Mahkememizce görevlendirilenTrafik-Makine Mühendisi Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 06/11/2024 tarihli raporda özetle; "Dosya da mevcut bulunan ve raporda izah olunan internet ve piyasa araştırmaları sonucunda dava konusu araçta Ekim 2022 tarihli kaza sonrası oluşan "Değer Kaybı";
Kaza Öncesi Piyasa Rayiç Değeri = 650.000,00-TL
Kaza Sonrası Piyasa Rayiç Değeri = 625.000,00-TL
Değer Kaybı= Kaza Öncesi Piyasa Rayiç Değeri - Kaza Sonrası Piyasa Rayiç Değeri
Değer Kaybı= 650.000,00 - 625.000,00
Değer Kaybı = 25.000,00-TL olduğu,
Kusur oranı açısından Toplam Değer Kaybı = Karşı Tarafın Kusur Oranı x Değer Kaybı
Toplam Değer Kaybı = 1,0 x 25.000,00
Toplam Değer Kaybı = 25.000,00-TL olduğu" belirtilmiştir." bildirilmiştir.
Bu rapordaki tespit, dosya kapsamındaki fotoğraflar, hasar dosyası, ekspertiz raporu, araç sahiplik raporu ile diğer deliller ve olayla uyumlu olduğundan mahkememizce benimsenerek hükme esas alınmıştır.
Buna göre, davacının araç değer kaybı zararının 25.000,00-TL olduğu, davalı tarafından araç değer kaybı zararına yönelik olarak davalıya daha önce 8.966,00-TL ödenmiş olduğundan bunun mahsubu ile davacının bakiye araç değer kaybı zararının 16.034,00-TL olduğu değerlendirilmiştir.
Davalı sigorta şirketinin sorumluluğuna dair değerlendirmede;
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumlluluk Sigortası Genel Şartları'nın, "Sigortanın Kapsamı" başlıklı A.1 maddesinde "sigortacının poliçede tamınlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı KTK'na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği... " öngörülmüştür.
Zorunlu Mali Sorumluluk sigortacısı, karşı araçta meydana gelen gerçek zararı limit dahilinde teminat altına almıştır. Dava konusu trafik kazası sonrasında davacıya ait araçta meydana gelen hasar zararı ile araç değer kaybı da gerçek zarar kalemleri arasında bulunmaktadır. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 28/10/2013 tarih ve 2013/9624 Esas, 2013/14505 Karar). Kaldı ki 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren yeni Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın A.5/a maddesine göre araç değer kaybı, maddi zararlar teminatı içerisinde yer almaktadır.
Somut uyuşmazlıkta davacının araç değer kaybı zararından davalı sigorta şirketi sorumludur.
Bedel arttırım talebi, temerrüt tarihi ve faiz türü ile ilgili değerlendirmede;
Dava dilekçesinin incelenmesinde eldeki davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı görülmekle HMK'nun 107/2. maddesi uyarınca talebini tam ve kesin olarak belirleyebilmesi için davacı tarafa kesin süre verilmiştir.
Davacı vekili 27/12/2024 tarihli dilekçesi ile "Davalı aleyhine; ikame ettiğimiz araç değer kaybı (tazminat) bedeli alacağına ilişkin olarak Mahkemenizde ... Esas dosya numarası ile dava açılmış ve dava dilekçesinde; işbu davanın niteliği ve mahiyeti gereğince de belirsiz alacak davası olarak açılabileceği gerekçesiyle -şimdilik- 10.000,00-TL'nin davalıdan alınarak müvekkile verilmesini talep etmiş bulunmaktayız. 06/11/2024 tarihli bilirkişi raporunda; araç değer kaybı bedelinin 25.000,00-TL olduğu tespit edilmiştir. Dava öncesi müvekkile yapılan 8.966,00-TL'lik bedel mahsup edildiğinde tarafımızın alacaklı olduğu kısım 16.034,00-TL'ye tekabül etmekte olup, iş bu davanın 10.000,00-TL üzerinden harçlandırıldığı da gözetildiğinde; mevcut hususlara istinaden 10.000,00-TL bedel üzerinden harçlandırdığımız işbu talebimizi 6.034,00-TL daha artırarak 16.034,00-TL'ye çıkartmak suretiyle bedel artırım dilekçemizi sunuyoruz. ..." şeklinde beyanda bulunarak talep arttırımında bulunduğu anlaşılmıştır.
2918 Sayılı Kanun'un 99. maddesinde, sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel sartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluslarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar.
Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortacısı 2918 Sayılı KTK'nun 98/1, 99/1, ZMMS Genel Şartları'nın B.2-c maddesi uyarınca hak sahibine kaza ve zarara ilişkin tespit tutanağının ve bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya başvurmasından itibaren 8 iş günü sonunda tazminat miktarını ödememesi halinde, bu tarihte, böyle bir başvurunun yapılmaması halinde ise dava tarihinde temerrüde düşeceğinden, temerrüt faizine bu tarihten itibaren hükmedilmesi gerekir.
Sigortacının kısmi ödeme yapması halinde ise, söz konusu ödeme tarihi temerrüt tarihi olarak esas alınacaktır.
Dosya arasındaki belgelerin incelenmesinden davacının, davalı sigorta şirketine dava tarihinden önce başvurduğu ve davalı tarafından davacıya 29/05/2023 tarihinde 8.966,00-TL miktarında araç değer kaybı tazminatı ödemesi yaptığı anlaşılmaktadır. Buna göre davalı sigortacının kısmi ödeme yaptığı tarih olan 29/05/2023 tarihinin temerrüt tarihi olarak kabul edilip davalı ... Sigorta A.Ş.'nin bu tarihte temerrüte düşmüş olduğu belirlenmiştir.
Dava ve ıslah dilekçesinde hükmedilecek tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren işletilecek reeskont avans faiziyle birlikte davalıdar tahsili talep edilmiştir. Kazaya karışan davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı olan 38 ... plaka sayılı aracın Renault Clio Symbol marka hususi otomobil olduğu dosya kapsamındaki belgelerden görülmektedir. Bundan dolayı hükmedilen maddi tazminata davalı yönünden ticari faiz yürütülemeyeceğinden, yasal faize hükmedilmesi gerekmiştir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/9953 Esas ve 2023/1720 Karar sayılı emsal ilamı).
Yargılama sonunda tüm dosya kapsamına göre;
Yargıla sonunda toplanan tüm delillere ve benimsenen ve hükme esas alınan Makine Mühendisi Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 06/11/2024 tarihli rapora göre, davacının araç değer kaybı zararının 25.000,00-TL olduğu, davalı tarafından araç değer kaybı zararına yönelik olarak davalıya daha önce 8.966,00-TL ödenmiş olduğundan bunun mahsubu ile davacının bakiye araç değer kaybı zararının 16.034,00-TL olduğu ve davacının dava açmakta haklı olduğu, anlaşılmakla, davanın kabulü ile tazmin edilmemiş olan 16.034,00-TL bakiye araç değer kaybı zararına ilişkin tazminatın kısmı ödeme tarihi olan 29/05/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, gerektirici koşulları bulunmadığından davacının hükmedilen tazminata kaza tarihinden itibaren reeskont avans faizi işletilmesi isteminin reddine karar vermek gerektiği görüş ve kanaatine varılmıştır.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-Davanın KABULÜ ile 16.034,00-TL bakiye araç değer kaybı zararına ilişkin tazminatın kısmı ödeme tarihi olan 29/05/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Davacının hükmedilen tazminata kaza tarihinden itibaren reeskont avans faizi işletilmesi isteminin REDDİNE,
3-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; alınması gereken 1.095,28-TL harçtan davacı tarafından yatırılan 427,60-TL peşin dava harcı, 104,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 531,60-TL'nın mahsubu ile bakiye 563,68-TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından yatırılan 427,60-TL başvurma harcı, 427,60-TL peşin dava harcı, 104,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 959,20-TL'nın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan; 90,00-TL e-tebligat gideri, 6,00-TL KEP gideri, 257,00-TL tebligat gideri, 3.500,00-TL bilirkişi gideri, olmak üzere toplam 3.853,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda mahkememizce herhangi bir karar verilmesine yer olmadığına,
8-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
9-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden maddi tazminat davası yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'nin 13/2. maddesi gereğince 16.034,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
10-Kararın mahiyeti gereği davalı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
11-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dosyanın tarih ve işlem sırasına göre düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra mahkememiz arşivine kaldırılmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda HMK'nun 341/2. maddesi uyarınca kesin olarak verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/02/2025
Katip ***
E-imzalıdır
Hakim ***
E-imzalıdır