T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ***Esas - ***
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ***
KARAR NO : ***
HAKİM : ***
KATİP : ***
DAVACI : ***
VEKİLİ : Av.
DAVALI : ***
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : ***
KARAR TARİHİ : ***
KARAR YAZIM TARİHİ : ***
Mahkememize açılan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan yargılaması sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'un şahıs şirketine sahip olup ... Ev Yemekleri adı altında ticari iş yaptığını, müvekkili ve davalı taraf arasında ticari faaliyet gerçekleştiğini, davalının müvekkili ile gerçekleştirdiği önceki ticari faaliyetinde geç de olsa ödeme yaparak müvekkilini güvendirerek birçok kez ticari alım yaptığını ancak son yaptığı alımda müvekkiline ödeme yapmadığını, müvekkilinin mağduriyetine sebebiyet verdiğini, müvekkilinin faturalar gereği teslim etmesi gereken siparişleri eksiksiz ve hatasız olarak yerine getirdiğini, üzerine düşen tüm edimleri yerine getirdiğini ancak davalının ödeme yapmadığını, bunun üzerine davalı aleyhine Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının haksız bir şekilde icra dosyasına itiraz ettiğini ve takibin durdurulmasına karar verildiğini, müvekkili tarafından kesilen faturalara davalı tarafından itiraz edilmediğini, ticari deftere kaydının yapıldığını ve bu faturalara kısmi ödemeler yapıldığını, gelinen aşamada yapılan arabuluculuk görüşmelerinden de bir sonuç alamadıklarından bahisle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla öncelikle alacağın tamamını karşılayacak şekilde davalının mal varlığı üzerine ihtiyaten haciz konulmasına, akabinde yapılacak yargılama neticesinde davanın kabulü ile Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına davalının haksız ve kötü niyetli itirazının iptaline, takibin devamına, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderlerinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP : Davalı taraf süresinde cevap dilekçesi sunmamıştır.
YARGILAMA VE GEREKÇE:
Dava, fatura alacağından kaynaklı olarak başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.
Kayseri Genel İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasının uyap kayıtları, takibe konu faturalar, arabuluculuk son tutanağı, vergi dairesi kayıtları, ticari defter kayıtları, taraflar arasına yapılan yazışmaların ekran görüntüleri ve tüm deliller toplanmış, mali müşavir bilirkişiden ayrıntılı rapor alınmıştır.
Kayseri Genel İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasında: alacaklının ..., borçlunun ... Kapı Sanayi ve Dış Ticaret Ltd. Şti. olduğu, 28.343,50-TL toplam alacak üzerinden ilamsız takip başlatıldığı, borçlunun süresinde yaptığı itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği görülmüştür.
Davacı ... gerçek kişi olduğundan tacir araştırması yapılmış, Mimarsinan Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 04/04/2024 tarihli yazı cevabına göre davacının 04/03/2016 tarihinden itibaren lokanta ve restoran faaliyetine başladığı, bilanço esasına göre defter tuttuğu ve birinci sınıf tüccar olduğu bildirilmiş, davalının da şirket olması nedeniyle tacir olduğu anlaşılmakla nispi ticari dava niteliğindeki uyuşmazlığa bakma görevinin mahkememize ait olduğu sonucuna varılarak işin esastan incelemesine geçilmiştir.
Dosyaya mübrez 17/12/2024 havale tarihli bilirkişi raporunda; davacının 2023 yılı ticari defterlerini usulüne uygun ve süresi içerisinde tasdik ettirdiği, HMK 222'ye göre delil niteliğine haiz olduğu, davacının davaya konu faturaları ilgili dönem BS formunda beyan etmiş olduğu, Davalının 2023/9 dönemi BA formu dosyaya sunulmuş olup ... sıra seri numaralı 23.580,15-TL'lik faturanın davalının BA formunda beyan edilmiş olduğu, 2023/8 dönemi BA formunun dosyada bulunmadığı, davacı tarafça davalıya düzenlenen faturalar toplamının 47.677,85-TL olduğu, davacı tarafça davalıdan 15.000,00-TL'lik banka havale kaydının kaydedilmiş olduğu, davacının ticari defter kayıtlarına göre davalıdan asıl alacak 32.677,85-TL alacaklı olduğu, davalı tarafça dosyaya sunulan herhangi bir ödeme belgesi bulunmadığı, icra inkar tazminatı ve miktarının takdirinin mahkemeye ait olduğu görüş ve kanaatinde olduğunu bildirmiştir.
Bilindiği üzere, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptali davası; alacaklının, icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nun 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlayan bir eda davası olup, itirazın tebliğinden itibaren bir yıllık süre içinde açılan davada borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması halinde, istem varsa borçlu aleyhine icra inkar tazminatına da hükmedilebilir. (Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku, 2006, s.219, 223). İcra dosyasında itiraz dilekçesinin alacaklıya tebliğ edildiğine ilişkin bir belge bulunmadığı gibi, eldeki davanın bir yıllık yasal süre içinde 01/06/2023 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67. ve devamı maddelerinde düzenlenen itirazın iptali davalarının konusu, icra takibi konusu edilen alacaklar olup davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan ispat külfetiyle ilgili kurallar itirazın iptali davasında da geçerlidir. Taraflar iddia ve savunmalarını HMK’nda belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir. Buna göre yapılacak yargılama sonunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; ancak takibin iptali ya da devamı hükmünü de içerecektir. İtiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bu dava icra takibine sıkı sıkıya bağlıdır ve takibe bağlılık alacağın hem miktarı hem de kaynağı yönünden mevcuttur.
HMK’nun "Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması" başlıklı 222. maddesi;
"(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." şeklindedir.
7251 sayılı Kanunu’nun 23. maddesi ile yapılan değişiklik ile 6100 sayılı Kanun’un 222. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan "ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi" ibaresi "diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi" şeklinde değiştirilmiştir.
Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK'nun 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK'nun 222/1). Ticari defterlerin ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için kanununa göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK'nun 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK'nun 222/4). Ticari defterler usulüne uygun tutulsun tutulmasın aleyhe olan kayıtlar delil olur (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin, 28/05/2009 gün ve 2008/10995 Esas, 2009/5037 Karar sayılı ilamı).
Yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde somut olayda; davacının davalı aleyhine Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takip dosyası ile bakiye fatura alacağından kaynaklı olarak 28.343,50-TL üzerinden icra takibi başlattığı, davalının itirazı üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği, davacının itirazın iptali talebiyle eldeki davayı açtığı, mahkememizin 02/10/2024 tarihli ön inceleme duruşmasında taraflara ticari defterlerini sunmak üzere kesin süre verildiği, davacının verilen kesin süre içerisinde ticari defterlerini sunduğu, davalının defterlerini sunmaktan imtina ettiği, alınan mali müşavir bilirkişi raporuna göre davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, açılış ve kapanış tasdiklerinin yapıldığı, sahibi lehine delil olma vasfının bulunduğu, davacının davalıya düzenlediği 2 adet fatura toplamının 47.677,85-TL olduğu, davalının 15/09/2023 tarihinde 10.000,00-TL ödemesinin bulunduğu, bunun haricinde ödeme kaydı bulunmadığı, davalının bakiye borcunun 32.677,85-TL olduğu anlaşılmakla ödeme emrindeki talepten daha fazla alacağı bulunmakla açılan davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ödeme emrinde asıl alacağa yıllık %16,75 oranında (avans faizi) işletilmesi talep edilmiş olmakla asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar bu oranı geçmemek üzere avans faizi işletilmesine karar vermek gerekmiştir.
İtirazın iptâli davalarında İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için, usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde itiraz etmesi ve alacaklının, alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması gerekir. Burada, borçlu itirazının kötüniyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmaz. İcra inkâr tazminatı, hakkındaki icra takibine itiraz ederek durduran ve çabuk sonuçlandırılmasına engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır.
Bu yasal koşullar yanında, takibe konu alacağın likid olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likid olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likid bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likid bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. (HGK'nun 07.06.2006 tarih 2006/19-295 Esas, 2006/341 Karar sayılı kararı)
Bu ilke ve kurallar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; mahkememizce hükmedilen alacak miktarı taraf ticari defterlerinde yapılan inceleme ile de sabit olmuş ve bu miktar alacağın varlığı saptanarak hüküm kurulmuştur. Hükmedilen miktarın likid bir alacak olduğunun kabulü gerekir. Bu durumda asıl alacak üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
DAVANIN KABULÜ ile,
1-Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra takip dosyasında davalının yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİ ile takibin kaldığı yerden devamına, asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar yıllık %16,75'i geçmemek üzere değişen oranlarda ticari avans faizi uygulanmasına,
2-İİK 67/2 maddesi uyarınca alacağın %20'si tutarında 5.668,70-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
3-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 1.936,14-TL ilam harcından, tahsil edilen 484,04-TL peşin harcın mahsubuna, bakiye 1.452,10-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafın yaptığı 427,60-TL başvurma harcı, 484,04-TL peşin harç, 704,50-TL ihtiyati haciz harcı, 704,50-TL ihtiyati tedbir harcı, 2.500,00-TL bilirkişi ücreti, 95,00-TL posta ücreti olmak üzere toplam 4.920,14-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2 maddesi uyarınca 28.343,50-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil eden davacıya ödenmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda HMK'nun 341/2. maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/01/2025
Katip ***
e-imzalı
Hakim ***
e-imzalı