T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ***
KARAR NO : ***
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ... -
VEKİLİ : Av. ... - [16043-40871-82765] UETS
DAVALI : ... - ... - ***
VEKİLİ : Av. ... - [15163-61764-39057] UETS
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : ***
KARAR TARİHİ : ***
KARAR YAZIM TARİHİ : ***
Mahkememize açılan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan yargılaması sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkiline karşı cari hesaptan kaynaklanan borcu bulunduğunu, davalının kısmi ödemeler yapmış olmasına rağmen onlarca uyarıya rağmen bakiye 18.000,00-TL borcunu ödemediğini, ödeme yapılmaması üzerine davalı hakkında Kayseri Genel İcra Dairesinin ...esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlattıklarını, davalının yaptığı itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiğini, davalının haksız itirazı nedeniyle müvekkilinin zarara uğratıldığından bahisle davanın kabulü ile Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ...esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, takip konusu borcun takip tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderlerinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde; davacı tarafça açılan davada asliye ticaret mahkemelerinin görevli olmadığını, asliye hukuk mahkemelerinin görevli olduğunu, bu nedenle davanın usulden reddinin gerektiğini, ödeme icra emri ile birlikte müvekkiline herhangi bir evrak tebliğ edilmediğini, bundan dolayı likit bir alacaktan söz edilemeyeceğini, davacı tarafça müvekkilinin borcunun kaynağının açıklanmadığını, bundan dolayı borcu olmayan müvekkili tarafından icra takibine itiraz edildiğini, borcun varlığının ispat külfetinin davacı tarafta olduğunu, müvekkilinin davacı tarafa icra dosyasından dolayı herhangi bir borcu bulunmadığını, haksız davanın usulden reddine, esasa girilmesi halinde davanın esastan reddine, davacı aleyhine takip bedelinin %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMA VE GEREKÇE:
Dava, cari hesaptan kaynaklı alacak sebebiyle başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.
Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ...esas sayılı dosyasının uyap kayıtları, tarafların ticari defter kayıtları, vergi dairesi kayıtları ve tarafların dayandığı tüm deliller toplanmış, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ...esas sayılı dosyasında: alacaklının ..., borçlunun ... olduğu, 18.000,00-TL toplam alacak üzerinden ilamsız takip başlatıldığı, borçlunun süresinde yaptığı itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği görülmüştür.
Davalı ... gerçek kişi olduğundan tacir araştırması yapılmış, Mimarsinan Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 02/04/2024 tarihli yazı cevabına göre davacının 22/11/2019 - 31/12/2023 tarihleri arasında sandalye, koltuk, kanepe, oturma takımı vb .alanlarda ticari faaliyette bulunduğu, bilanço esasına göre defter tuttuğu ve birinci sınıf tüccar olduğu bildirilmiş, davacının da şirket olması nedeniyle tacir olduğu anlaşılmakla nispi ticari dava niteliğindeki uyuşmazlığa bakma görevinin mahkememize ait olduğu sonucuna varılarak işin esastan incelemesine geçilmiştir.
Dosyaya mübrez 17/12/2024 tarihli bilirkişi raporunda; davacının 2023 yılı ticari defterlerini usulüne uygun ve süresi içerisinde tasdik ettirdiği, HMK 222'ye göre delil niteliğine haiz olduğu, davalının 2023 yılı ticari defterlerini usulüne uygun ve süresi içerisinde tasdik ettirdiği, HMK 222'ye göre delil niteliğine haiz olduğu, davalının ticari defter kayıtlarında davaya konu faturaların kayıtlı bulunmadığı, davacının davaya konu faturaları muhasebe usul ve esaslarına uygun olarak ticari defterlerine kaydetmiş ve ilgili dönem BS formunda beyan etmiş olduğu, davacının ticari defter kayıtlarında davaya konu faturalara ilişkin borç bakiyesinin 01.07.2023 tarihli kredi kartı tahsilatıyla kapatılmış olduğu, takip tarihinin 04.12.2023 olduğu, davacının ticari defter kayıtlarında davalının takip edildiği hesabın 31.12.2023 tarihi itibariyle bakiyesinin bulunmadığı, icra inkar tazminat ve miktarının takdirinin mahkemeye ait olduğu görüş ve kanaatinde olduğunu bildirmiştir.
Bilindiği üzere, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptali davası; alacaklının, icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nun 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlayan bir eda davası olup, itirazın tebliğinden itibaren bir yıllık süre içinde açılan davada borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması halinde, istem varsa borçlu aleyhine icra inkar tazminatına da hükmedilebilir. (Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku, 2006, s.219, 223). İcra dosyasında itiraz dilekçesinin alacaklıya tebliğ edildiğine ilişkin bir belge bulunmadığı gibi, eldeki davanın bir yıllık yasal süre içinde 01/06/2023 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67. ve devamı maddelerinde düzenlenen itirazın iptali davalarının konusu, icra takibi konusu edilen alacaklar olup davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan ispat külfetiyle ilgili kurallar itirazın iptali davasında da geçerlidir. Taraflar iddia ve savunmalarını HMK’nda belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir. Buna göre yapılacak yargılama sonunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; ancak takibin iptali ya da devamı hükmünü de içerecektir. İtiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bu dava icra takibine sıkı sıkıya bağlıdır ve takibe bağlılık alacağın hem miktarı hem de kaynağı yönünden mevcuttur.
HMK’nun "Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması" başlıklı 222. maddesi;
"(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." şeklindedir.
7251 sayılı Kanunu’nun 23. maddesi ile yapılan değişiklik ile 6100 sayılı Kanun’un 222. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan "ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi" ibaresi "diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi" şeklinde değiştirilmiştir.
Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK'nun 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK'nun 222/1). Ticari defterlerin ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için kanununa göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK'nun 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK'nun 222/4). Ticari defterler usulüne uygun tutulsun tutulmasın aleyhe olan kayıtlar delil olur (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin, 28/05/2009 gün ve 2008/10995 Esas, 2009/5037 Karar sayılı ilamı).
Yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ...esas sayılı icra takip dosyası ile davacı tarafça davalı aleyhine cari hesaptan bakiye alacağın tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği, davacının itirazın iptali talebi ile eldeki davayı açtığı, tarafların verilen kesin süre içerisinde ticari defterlerini sundukları ve mali müşavir bilirkişi raporu alındığı, düzenlenen rapora göre cari hesaba dayanak faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı bulunmadığı, davalının davacıyla ticareti bulunmadığı, davacı defterlerine göre ise davacının davalı aleyhine düzenlediği 20/01/2023 tarihli, 9.538,56-TL ve 23/01/2023 tarihli, 27.849,74-TL tutarlı olmak üzere toplam 37.388,30-TL faturanın kayıtlı olduğu, ancak borç bakiyesinin 01/07/2023 tarihinde yapılan 38.388,30-TL kredi kartı tahsilatı ile kapatılmış olduğu, takip tarihinin 04/12/2023 tarihi olduğu, dolayısıyla takip tarihi itibariyle davalının davacıya cari hesaptan dolayı borçlu olmadığı anlaşılmakla açılan davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde kötü niyet tazminatı talebinde bulunmuştur. Ancak, davacının takip başlatmakta kötü niyetli olduğuna dair somut bir delilin dosyaya yansımadığı, bu hususun ispatının davalının üzerinde olduğu, davalının bu yönde delil sunamadığı görülmekle kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki hükmün tesisi uygun görülmüştür.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Şartları oluşmamakla davalının kötü niyet tazminatı isteminin REDDİNE,
3-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 615,40-TL ilam harcından, tahsil edilen 427,60-TL peşin harcın mahsubuna, bakiye 187,80-TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafın yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2 maddesi uyarınca 18.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil eden davalıya ödenmesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı HMK'nun 341/2. maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/01/2025
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı