T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ...Esas -...
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ...
KARAR NO : ...
HAKİM : ...
KATİP : ...
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : 1- ...
VEKİLLERİ : Av. ...
Av. ...
DAVALI : 2- ...
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : ...
KARAR TARİHİ : ...
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : ...
Mahkememizde görülmekte olan tazminat (haksız fiilden kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 20/05/2023 tarihinde saat 20:40 sıralarında hız sınırlarına uygun şekilde sevk ve idaresi altındaki 38 ... plaka sayılı Seat Leon marka ve model aracı ile Kayseri İli, Melikgazi İlçesi Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi kavşağında yeşil ışık yandığı sırada ışıklardan geçerken, davalı...'ya ait sürücü ... isimli kişinin sevk ve idaresi altında bulunan 38 ... plaka sayılı 2010 model Ford Focus marka model aracın ışık ihlali yapması sebebiyle kazaya uğradığını, müvekkiline ait araçta zarar oluştuğunu, aracını bir süre kullanamadığını, müvekkili lehine araç mahrumiyet bedel tazminatı taleplerinin olduğunu, araç mahrumiyet bedel tazminatı sigorta şirketinden talep edilemeyeceğinden mahrumiyet bedel tazminatını davalı...'dan talep ettiklerini, müvekkili tarafından sigorta şirketine başvuru yapıldığını, ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını, ardından arabuluculuk başvurusu yapıldığını, ancak arabuluculuk aşamasında da anlaşma sağlanamadığını, müvekkilinin aracında değer kaybı meydana geldiğini, bir süre aracından mahrum kaldığını, ayrıca müvekkilinin aracı tamir edilirken tamir onarım giderleri ve işçilik alacağı tutarlarının meydana geldiğini, müvekkili lehine hepsinin ödenmesi gerektiğini belirterek davanın kabulü ile, fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; öncelikle hüküm altına alınacak alacağın tahsil edilememesi riskine karşılık olay esnasında davalı sürücünün kullanımında olan ve aynı zamanda davalılardan... adına kayıtlı olan 38 ... plakalı aracın trafik kaydına, kararın kesinleşmesine kadar cebri icra yoluyla satışı ve 3. şahıslara devri engelleyici nitelikte "ihtiyati tedbir" şerhi konulmasına karar verilmesini, meydana gelen trafik kazası nedeniyle, 6100 sayılı Hukuk Yargılama Yasası'nın 107. maddesi uyarınca, toplanacak delillere göre maddi tazminat tutarı belirlenerek (fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere) şimdilik müvekkiline ait 38 ... plakalı araçta meydana gelen değer kaybı için 100,00-TL, tamir ve onarım giderleri ve işçilik alacağı için 100,00-TL ve araç mahrumiyet bedeli için şimdilik 100,00-TL olmak üzere toplamda 300,00-TL maddi tazminat tutarının davalı sigorta şirketi yönünden sigorta limitleri aşılmamak ve değer kaybı kalemiyle sınırlı kalmak kaydıyla işleten yönünden olay tarihinden; sigorta şirketi yönünden sigorta limitleri aşılmamak üzere temerrüt tarihinden itibaren işletilecek avans faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; 38 ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde trafik sigorta poliçesi ile 16/11/2022-16/112023 tarihleri arasında sigortalı olduğunu, poliçeden dolayı maddi zararlara ilişkin teminat limitinin kaza tarihi itibariyle araç başına 120.000,00-TL olduğunu, müvekkili şirket tarafından dava konusu aracın onarımı için ekspertiz raporu doğrultusunda; 07/08/2023 tarihinde aracın kasko sigortacısı olan ... Sigorta A.Ş.'ye 35.104,02-TL maddi hasar bedeli ödendiğini, müvekkili şirket tarafından yapılan ödemenin toplam tazminattan ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte mahsup edilmesini talep ederek, yetki itirazında bulunduğunu, açılan davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğunu belirterek haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, yargılama gideri ve ücreti vekâletin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...'ya usulünce tebligat yapılmasına rağmen yasal süresi içinde cevap dilekçesi vermediği gibi duruşmalara da katılmamıştır. HMK'nun 128. maddesi uyarınca bu davalının davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkar etmiş sayıldığı kabul edilmiştir.
DELİLLER : Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.
Davacı tarafça; kaza tespit tutanağına, sigorta poliçesi ve ruhsat bilgilerine, ekspertiz raporuna, servis faturasına, bilirkişi incelemesine, Yargıtay kararlarına, yemin beyanı, arabuluculuk tutanağına ve sigorta şirketine başvuru evraklarına delil olarak dayanılmıştır.
Davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından; sigorta poliçesine, kaza tespit tutanağına, ekspertiz raporuna, ödeme dekontlarına, sigorta şirketi nezdinde kayıtlı hasar dosyasına, bilirkişi incelemesine, yemin ve isticvap beyanlarına delil olarak dayanılmıştır.
Davalı ... yasal süresi içinde delil bildirmemiştir.
Davalı...'ya ait 38 ... plakalı araç ve davacı ...'a ait 38 ... plakalı aracın 20/05/2023 tarihinde ve halen kime ait olduğunu gösterir araç sahiplik sorgulaması UYAP sisteminden yapılarak sorgulama raporu örneği dosyamıza eklenmiştir.
Davacının T.C. kimlik numarasının belirtilmesi suretiyle ... Sigorta A.Ş.'ne müzekkere yazılarak davalı sigorta şirketi tarafından (Poliçe no: ...) sigortalanmış 38 ... plakalı araç ile davacıya ait 38 ... plakalı araca 20/05/2023 tarihinde meydana gelen kaza sonucu davacının aracında oluşan değer kaybının tazmini için davacının ... Sigorta A.Ş.'ne hangi tarihte başvurduğu ve akıbeti sorulmuş, ZMMS poliçesinin, davacının başvurusunu ve başvuru tarihini gösterir kayıt ve belgelerin, hasar dosyasının bu kaza ve ZMMS poliçesi nedeniyle yapılan ödemeler varsa ödemelere ilişkin kayıt ve belge örneklerinin gönderilmesi, yine davacının başvuru tarihinin hangi tarih olduğunun açıkça bildirilmesi, sadece evrak gönderilmekle yetinilmemesi istenilmiştir. 03/06/2024 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir.
Sigorta Bilgi Ve Gözetim Merkezi'ne müzekkere yazılarak; davacıya ait 38 ... plaka sayılı aracın kaza tarihi olan 20/05/2023 tarihinden öncesine ait başkaca bir trafik kazası olup olmadığı hususunun tespiti ile varsa kaza tarihi itibariyle sigorta şirketi bilgilerinin gönderilmesi istenilmiştir. 08/05/2024 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir.
Davacının T.C. kimlik numarasının belirtilmesi suretiyle ... Sigorta A.Ş.'ne müzekkere yazılarak acente no: ..., poliçe no: ... sayılı kasko sigorta poliçesi ile sigortalanmış olan davacıya ait 38 ... plakalı aracın karıştığı 20/05/2023 tarihinde meydana gelen kaza sonucu açılan ... sayılı hasar dosyasının örneğinin, bu hasar nedeniyle davacıya yapılan ödemeler varsa ödemelere ilişkin kayıt ve belge örneklerinin, davacının aracının hasar durumunu gösterir ekspertiz raporu, servis fatura ve iş emirlerinin örneğinin, varsa hasar durumunu gösterir fotoğraf ve görüntü kayıtlarının CD formatında örneğinin gönderilmesi istenilmiştir. 23/10/2024 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir.
İlgili delillerin toplanmasından sonra HMK'nun 266. maddesi gereğince bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, HMK'nun 267. ve 268. maddesi gereğince dava dosyasının re'sen seçilecek bir trafik-makine mühendisi bilirkişiye tevdine, HMK'nun 273. maddesi gereğince iddia, savunma, trafik kayıt örneği, ZMMS poliçesi, fotoğraflar, sigorta bilgi ve gözetim merkezi hasar sorgulama kayıtları, sigorta poliçesi, hasar dosyaları, trafik kaza tespit tutanağı, servis faturaları, servis kayıtları, ekspertiz raporu ve diğer tüm deliller incelenmek sureti ile, a-20/05/2023 tarihli trafik kazasının oluşumunda kim veya kimlerin ne şekilde kusurlu oldukları, hangi kuralları ihlal ettikleri konusunda kaza anına ilişkin basit krokinin de çizilerek kural ihlallerinin tespit edilmesi, b-Bu kazada davacıya ait 38 ... Plakalı aracın tazmin edilmeyen bakiye araç hasar zararı var ise miktarının kaç TL olduğu, c-Yerleşik yargıtay uygulamalarına göre davacı yana ait 38 ... plkalı aracın markası, modeli, özellikleri, dosya içindeki sigorta bilgi ve gözetim merkezi hasar sorgulama kayıtları, celp edilen hasar dosyalarının sureti, davacının aracının kilometresi, kaza tarihindeki yaşı ve diğer delillere göre 20/05/2023 tarihinde davacıya ait 38 ... plakalı aracın hasarsız ikinci el piyasa rayiç değerinin kaç TL olduğu, bu kaza meydana geldikten ve aracın tamiri yapıldıktan sonraki bu aracın ikinci el piyasa rayiç değerinin ne olduğu, bu iki değer arasındaki farka göre varsa davacı aracındaki değer kaybı zararının kaç TL olduğunun hesaplanması, Davacıya ait 38 ... plakalı aracın bu kazada hasarlanması nedeniyle makul onarım süresinin kaç gün olduğu ve davacının makul onarım süresi içinde aracını kullanamamaktan kaynaklı araç mahrumiyet zararı var ise miktarının kaç TL konusunda hüküm vermeye ve denetime elverişli açıklamalı rapor tanzimi için bilirkişiye yetki ve görev verilmesine karar verilmiştir.
Makine Yüksek Mühendisi Öğretim Görevlisi Bilirkişi Dr. ...tarafından düzenlenen 10/05/2025 tarihli raporda; "38 ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'nın sevk ve idaresindeki araç ile günün gündüz vakti, görüşün açık olduğu yol üzerinde seyri esnasında, yola gereken dikkat ve özeni vermesi, seyrini müteyakkız sürdürmesi, aracının hızını mahal şartlarına uydurması ve karşılaşmış olduğu kavşağın kendi seyi istikametine göre "kırmızı" yanan trafik tanzim işaretini dikkate almaksızın kavşağın diğer kolunda seyir halinde olan araçlara geçiş hakkını vermesi gerekirken beklemediği ve dava konusu aracın çarpması sebebiyet verdiği olayda kurallarını ihlal ettiği asli ve tam kusurlu olduğu; 38 ... plakalı sayılı araç sürücüsü ...'ın ise gerçekleşen kazanın oluşu üzerinde bir etkenliği olmadığından kusurunun olmadığı, davacıya ait 38 ... plaka sayılı aracın hasar bedelinin 51.673,97-TL olduğu, davalı sigorta firması tarafından kasko firmasına 35.104,00-TL rücu ödemesi gerçekleştirildiği, bakiye hasar miktarının 16.569,97-TL olduğu, dosya da mevcut bulunan ve yukarıda izah olunan internet ve piyasa araştırmaları sonucunda dava konusu 38 ... plaka sayılı araçta dava konusu hasar sonrası oluşan değer kaybı bedelinin güncel rayice göre 100.000-TL olduğu, TÜFE değerleme katsayısı ile 20/05/2023 tarihi itibarıyla "bakiye değer kaybı" bedelinin 44.018,15 TL olduğu, dava konusu 38 ... plaka sayılı araçta 20/05/2023 tarihli kaza sonrası oluşan "araç mahrumiyet/ikame araç" bedelinin 14.500,00-TL olduğu" değerlendirilmiştir.
Davacı vekili 11/04/2025 tarihli dilekçesinde "... Dava dilekçemizde araç değer kaybı tazminatı için 100,00-TL, araç mahrumiyet bedel tazminatı için 100,00-TL, işçilik alacağı ve tamir onarım giderleri için 100,00-TL harca esas değer göstermiştik. Bilirkişi raporunda değer kaybı için 44.018,15-TL hesaplama yapılmıştır. Bilirkişi raporunda hasar miktarı için 16.569,97-TL hesaplama yapılmıştır. Bilirkişi raporunda ikame araç bedeli için 14.500,00-TL hesaplama yapılmıştır. 100,00-TL harca esas değer gösterdiğimiz değer kaybını 43.918,15-TL daha artırarak 44.018,15-TL üzerinden ıslah ediyoruz." şeklinde beyanda bulunmuştur. Davacı tarafından ıslah harcı yatırılmıştır. Bu dilekçenin bir örneği davalılara usulünce tebliğ edilmiştir. Bu dilekçenin davacı tarafından ıslah dilekçesi olarak adlandırılmasına rağmen talep arttırım dilekçesi mahiyetinde olduğu değerlendirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE: Dava, 20/05/2023 tarihli trafik kazasında müvekkilime ait 38 ... plakalı aracın hasarlanması nedeniyle değer kaybı, hasar zararı ve araç mahrumiyet zararı istemlerine ilişkindir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4/1-a maddesine göre davaya bakmaya mahkememiz görevlidir.
6545 sayılı yasanın 45/3. maddesi uyarınca yargılama tek hakim tarafından yürütülmüş ve sonuçlandırılmıştır.
Mahkememizde açılan ve sonuçlanan davada dava değeri itibarı ile 7251 sayılı Kanun'la değişik 6102 Türk Ticaret Kanunu'nun 4/2. maddesi uyarınca basit yargılama usulü uygulanmıştır.
Dava şartı arabuluculuk faaaliyeti kapsamında tarafların anlaşmaya varamadıkları görülmüştür.
Davacı vekilinin dava açarken ihtiyati tedbir talebinde bulunduğu, ihtiyati tedbir harcı 704,50-TL'nı yatırmadığı anlaşılmış, yatırılması için kesin süre verilmiş, kesin süreye rağmen tedbir harcının yatırılmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle ihtiyati tedbir talebi hakkında karar verilmemiştir.
Taraflar arasında uyuşmazlık konuların değerlendirmesinde;
Taraflar arasında uyuşmazlık konuları; 20/05/2023 tarihli trafik kazasının oluşumunda kim veya kimlerin ne şekilde kusurlu olduğu, bu kaza nedeniyle davacıya ait 38 JA 064 plakalı araçta değer kaybı zararı, hasar zararı ve araç mahrumiyet zararı oluşup oluşmadığı var ise araç değer kaybı zararından tüm davalıların ve araç hasarı ile araç mahrumiyet zararından ise davalı...'nın sorumlu olup olmadığı, davalı sigorta şirketinin yetki ilk itirazının, KTK'nun 97. Maddesine yönelik dava şartı itirazının ve belirsiz alacak davacı açılamayacağına yönelik itirazının dinlenebilir olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Yetki ilk itirazının değerlendirmesinde;
Davalı sigorta şirketi vekili yasal süresi içinde yetki ilk itirazında bulunmuştur.
6100 Sayılı HMK 'nun 6/1. maddesinde; "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişiliğin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir." hükmü yer almaktadır. Bu hüküm aksine kesin yetki kaydı olmayan tüm davalar için genel yetki kaydıdır.
Trafik kazası aynı zamanda haksız fiil teşkil eden bir eylem olduğundan 6100 sayılı HMK'nun 16. maddesinde ise; "Haksız fiilden doğan davalarda haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesidir yetkilidir" hükmü yer almaktadır.
Uyuşmazlık Karayolları Trafik Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesinden kaynaklandığından ve bu sigorta türü 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 110. maddesinde düzenlendiğinden diğer bir yetki kuralı da bu yasada yer almakta olup, "Motorlu araç kazalardan dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar sigortacının merkez veya şubesinin, veya sigorta sözleşmesini yapan acentanın bulunduğu yer mahkemelerinin birinde açılabileceği gibi, kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir" hükmü ile sigortanın merkez ve şubeleri, sigorta sözleşmesini yapan acente veya kazanın meydana geldiği yerin yetkili kabul edilmesine, Aynı hüküm ZMSS genel şartlarının C.7. maddesinde de tekrar niteliğinde yer almaktadır.
Somut olayda olduğu üzere bir davada birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa davacı bu mahkemelerden birinde dava açma hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açarsa o zaman seçme hakkı davalı tarafa geçmektedir. (aynı yönde Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 23/09/2013 tarih 2013/9042 Esas 2013/12620 Karar)
Dava konusu uyuşmazlıkta haksız fiile ilişkin 6100 Sayılı HMK'nun 16. maddesinde yer alan haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi kuralı dikkate alındığında; dava dilekçesine, trafik kaza tespit tutanağına ve dosyamız içindeki diğer kayıtlara göre davacının yerleşim yeri Kayseri'dir ve yine davaya konu trafik kazası Kayseri İli, Melikgazi İlçesi, Köşk Mahallesi'nde gerçekleşmiştir. Buna göre yetkili mahkememiz yetkilidir. Dolayısıyla yukarıda anlatılan yasal hükümlere ve kanunda belirlenen yetki kurallarına göre: davacının yerleşim yeri yetki kuralına göre ve kazanın meydana geldiği yer bir başka deyişle haksız fiilin meydana geldiği yer kuralına göre mahkememizin yetkili olduğu anlaşılmış ve davalı ... Sigorta A.Ş.'nin yetki ilk itirazının reddine karar verilmiştir.
Belirsiz alacak davası açılamayacağı itirazının değerlendirmesinde;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
İsviçre ve Alman Hukukunda yer alan "belirsiz alacak davası", 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile Hukukumuza kazandırılmıştır. 6100 sayılı HMK'nin 107/I. maddesi "Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir" hükmünü içermektedir. Madde hükmünden de anlaşıldığı üzere Belirsiz alacak davası davacının, davada talep edeceği miktarı veya değeri tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin objektif şekilde imkânsız olması ya da bunun kendisinden beklenememesi halinde mümkündür. Davacı dava tarihinde davanın miktarını tam ve kesin olarak biliyorsa veya bunu bilebilecek durumda ise, belirsiz alacak davası açılamaz.
Sorun, davacının alacağını tam ve kesin olarak belirleyebilecek bir durumda olması halinde alacağının tahsili için kısmi dava açmasının mümkün olup olmadığında toplanmaktadır.
Davacının aynı hukuki ilişkiden kaynaklanan alacağının veya hakkının tümünü değil, belirli bir kısmını talep ederek açtığı davaya kısmi dava denir. Diğer bir ifadeyle, bir alacak hakkında daha fazla miktar için tam dava açma imkanı bulunmasına rağmen, alacağın bir kesimi için açılan davaya kısmi dava denir. Bir davanın kısmi dava olarak nitelendirilebilmesi için, alacağın tümünün aynı hukuki ilişkiden doğmuş olması ve bu alacağın şimdilik bir kısmının dava edilmesi gerekir (Yargıtay HGK 17/10/2012 gün, 2012/9-838 Esas 715 Karar sayılı ilamı, Kuru/Arslan/Yılmaz, Medeni Usul Hukuku, 22. Bası,s.286; Pekcanıtez/Atalay/Özekes, Medeni Usul Hukuku, 12. Bası, s.320).
Kısmi dava, 6100 Sayılı HMK'nın 109. maddesinde düzenlenmiş olup, maddenin 1.fıkrasında "Talep konusunun niteliği itibarıyla bölünebilir olduğu durumlarda, sadece bir kısmı da dava yoluyla ileri sürülebilir" hükmüne, 2.fıkrasında ise; "Talep konusunun miktarı, taraflar arasında tartışmasız veya açıkça belirli ise kısmi dava açılamaz" hükmüne yer verilmiştir. Bu düzenlemelere göre, kısmi dava açılabilmesi için;
a-Talep konusunun niteliği itibariyle bölünebilir olması,
b-Talep konusunun miktarının taraflar arasında tartışmalı bulunması veya açıkça belirli olmaması gerekir.
Şayet, talep konusu taraflar arasında tartışmasız veya açıkça belirlenebilir ise kısmi dava açılamayacaktır. Diğer bir anlatımla; talep konusunun miktarı taraflar arasında "tartışmasız" ise veya taraflar arasında miktar veya parasal tutar bakımından bir tartışma olmakla beraber, tarafların anlaşmasına gerek kalmaksızın, objektif olarak talep konusunun miktarı herkesçe anlaşılabilecek şekilde "belirli" ise, o talep sonucunun sadece bir kısmı dava edilemez. Bu gibi hallerde, kısmi davanın yasaklanmasının sebebi, davacının kısmi dava açmakta hukuki yarar bulunmadığının kabul edilmesidir. Davacının alacağını, küçük parçalara bölüp her biri için ayrı ayrı dava açmasında hukuki yarar değil; aksine, dava hakkının kötüye kullanılması söz konusudur (Pekcanıtez/ Atalay/ Özekes, Medeni Usul Hukuku, 11. Bası, s.319-320).
Talep konusu açıkça taraflar arasında tartışmalıysa ya da açıkça belirli değilse açılan belirsiz alacak davasında davacının hukuki yararının bulunduğunun kabulü gerekir. Açılmış olan bir davada alacağın taraflar arasında tartışmalı olup olmadığı ya da açıkça belirli olup olmadığı davalının davaya vereceği cevapla anlaşılabilir. Nihayet hakim, ön inceleme aşamasında bu hususu tespit edebilir. Şayet, davalı davaya cevabında alacağı tartışmalı hale getirmişse artık, açılmış olan belirsiz alacak davasının hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddedilmeyip işin esası hakkında hüküm kurulması gerekir (Pekcanıtez/ Atalay/ Özekes, Medeni Usul Hukuku, 11. Bası,s.320-321).
Somut olayda da; davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde, davacının belirsiz alacak olarak dava açmakta hukuki yararı bulunmadığını, davacının araç değer kaybı zararı talebini kesin olarak belirlemesinin mümkün olduğunu, araç değer kaybı zararı yönünden atanan ekspertiz raporunu beklemeden davacının dava açtığını, sigortalısının kusuru olmadığını, bu nedenle açılan davanın reddini istemiştir. Davalı sigorta şirketinin davaya cevap dilekçesinden de anlaşılmaktadır ki; davacı alacağı taraflar arasında tartışmalı hale gelmiştir. Böyle bir durumda ve yukarda yapılan açıklamalar ışığında, davacının belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararının olmadığından söz edilemez.
KTK'nun 97. maddesine ilişkin dava şartının değerlendirmesinde;
Trafik kazalarında hukuki sorumluluk ve sigorta konusu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup sözü geçen Kanun'un 85. maddesinin 1. fıkrasında bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa motorlu aracın bir teşebbüsünün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde motorlu aracın işleteninin ve bağlı bulunduğu teşebbüsün sahibinin doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı, aynı maddenin 5. fıkrasında işleten ve araç işleticisi teşebbüs sahibinin, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olduğu, 91. maddesinin 1. fıkrasında işletenlerin, bu kanunun 85. maddesinin 1. fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu öngörülmüştür. Kanunun bahsi geçen düzenlemesinden, zorunlu mali sorumluluk sigortacısının, trafik kazasına karışan aracın işleteni veya araç işleticisi teşebbüs sahibi olan sigortalısına bu kaza sebebiyle isabet eden hukuki sorumluluğu poliçe teminat limiti ile sınırlı olarak üstlendiği anlaşılmaktadır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun "Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı" başlıklı 97. maddesinde (Değişik: 14/4/2016-6704/5 md.) "Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir." Dosya içesindeki bilgi ve belgelerden davacı tarafın dava açılmadan önce davalı sigorta şirketine başvurduğu anlaşılmıştır.
Kusur ön sorununun değerlendirmesinde;
Mahkememizce görevlendirilen Makine Yüksek Mühendisi Bilirkişi ...tarafından düzenlenen 10/04/2025 tarihli raporda özetle; "38 ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'nın sevk ve idaresindeki araç ile günün gündüz vakti, görüşün açık olduğu yol üzerinde seyri esnasında, yola gereken dikkat ve özeni vermesi, seyrini müteyakkız sürdürmesi, aracının hızını mahal şartlarına uydurması ve karşılaşmış olduğu kavşağın kendi seyi istikametine göre "kırmızı" yanan trafik tanzim işaretini dikkate almaksızın kavşağın diğer kolunda seyir halinde olan araçlara geçiş hakkını vermesi gerekirken beklemediği ve dava konusu aracın çarpması sebebiyet verdiği olayda kurallarını ihlal ettiği asli ve tam kusurlu olduğu; 38 ... plakalı sayılı araç sürücüsü ...'ın ise gerçekleşen kazanın oluşu üzerinde bir etkenliği olmadığından kusurunun olmadığı" şeklinde değerlendirme yapılmıştır.
Bu rapor, dosya kapsamındaki trafik kaza tespit tutanağı, hasar dosyası, ekspertiz raporu ile diğer deliller ve olayla uyumlu, denetime ve hüküm vermeye elverişli olduğundan mahkememizce benimsenerek hükme esas alınmıştır.
Araç hasar zararı, araç değer kaybı zararı ve araç mahrumiyet zararına dair değerlendirmede;
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin yerleşik uygulamasına göre; trafik kazasında zarar gören aracın gerçek hasar zararından zarar verenin aracını zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalayan sigorta şirketi de zarar veren ile birlikte sorumludur.
Araç hasarında değer kaybı; aracın hasarsız haldeki 2. el piyasa değeri ile hasarın onarımından sonraki 2. el piyasa değeri arasındaki fark olup, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatlarında, değer kaybının, araçların modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, davacı tarafın iddiaları, davalının savunmaları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek araçların kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeri ile kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değerleri arasındaki farka göre belirlenmesi gerektiği kabul edilmiştir. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2019/6070 Esas, 2020/3614 Karar sayılı ilamı) Yapılan açıklamalar doğrultusunda değer kaybı hesabının Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları EK-1de bulunan "Değer Kaybı Hesaplanması" yöntemine göre değil, kazalı aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı (aracın kilometresi ve önceye ait hasarlar nedeni ile orjinalliğin yitirilip yitirilmediği), aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği (orijinal olup olmadığı), tramer kayıtlarına göre araçta meydana gelen hasarlar irdelenerek, emsal satışlar da araştırılmak suretiyle, aracın olay tarihindeki 2. el rayiç değeri ile kazadan sonra onarılmış haldeki 2. el rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybının bilirkişi tarafından hesaplanması gerekir.
Hasar gören aracın onarım süresi boyunca kullanılamaması ya da işletilememesi sebebiyle ortaya çıkan zarar, ticari araçlarda (taksi, otobüs, servis, minibüs ve diğer ticari araçlar) "Ticari Kazanç Kaybı Tazminatı"nın konusunu oluşturmaktadır.
Onarım süresince kullanılamayan araçlardan dolayı kazada kusuru bulunan araç sahibi ve sürücüsü müteselsil olarak sorumludur. Trafik kazası sebebiyle hasar gören aracın onarım süresince çalıştırılamaması sebebiyle oluşan "kazanç kaybı", "araç mahrumiyet zararı" başka bir anlatımla "ikame araç zararı" trafik sigortası kuvertürü dışında kalmaktadır.
Borçlar Hukukuna göre, bir şeyin kısmen hasar görmesinden veya kullanılamamasından dolayı oluşacak olan zarar, buna neden olan kişilerden talep edilebilmektedir.
Araç, trafik kazası sonucunda zarar görmüş ise, onarım süresince kullanılamayacağından, aracın kullanış amacına göre, mahrumiyet zararı belirlenmelidir. Eğer, uğranılan zarara ilişkin yeterince delil sunulamıyorsa, Türk Borçlar Kanunu'nun 50/2. maddesi gereği, hakkaniyete uygun bir bedel tayin ve takdir edilmeli, sonucuna göre karar verilmelidir.
Yargıtay kararlarında da açıkça belirtildiği üzere, ticari araç kazanç kaybı için sigortanın sorumluluğuna gidilememektedir. Ticari kazanç kaybı karşı tarafın trafik sigortalarından talep edilemez. Ticari kazanç kaybı kazada kusuru bulunan diğer aracın ruhsat sahibinden veya sürücüsünden talep edilebilir. Kazada kusursuz olmak şart değildir. Kusurun tamamı ticari araç sahibinde olmadığı sürece talepte bulunulabilir.
Somut uyuşmazlığa yönelik olarak mahkememizce görevlendirilen Makine Yüksek Mühendisi bilirkişi ... tarafından düzenlenen 10/04/2025 tarihli raporda özetle; ".. davacıya ait 38 ... plaka sayılı aracın hasar bedelinin 51.673,97-TL olduğu, davalı sigorta firması tarafından kasko firmasına 35.104,00-TL rücu ödemesi gerçekleştirildiği, bakiye hasar miktarının 16.569,97-TL olduğu, dosya da mevcut bulunan ve yukarıda izah olunan internet ve piyasa araştırmaları sonucunda dava konusu 38 ... plaka sayılı araçta dava konusu hasar sonrası oluşan değer kaybı bedelinin güncel rayice göre 100.000-TL olduğu, TÜFE değerleme katsayısı ile 20/05/2023 tarihi itibarıyla "bakiye değer kaybı" bedelinin 44.018,15 TL olduğu, dava konusu 38 ... plaka sayılı araçta 20/05/2023 tarihli kaza sonrası oluşan "araç mahrumiyet/ikame araç" bedelinin 14.500,00-TL olduğu" bildirilmiştir.
Bilirkişi raporunda araç değer kaybı zararı ve araç mahrumiyet zararına ilişkin tespitler, dosya kapsamındaki trafik kaza tespit tutanağı, dava konusu kaza ile ilgili açılan hasar dosyası, davacıya ait aracın trafik kaydı, servis kayıtları, davaya konu hasar öncesindeki hasarlarına ilişkin tramer kayıtları ve hasar dosyaları ile diğer deliller ve olayla uyumlu olduğundan, dava konusu kazalı aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı, aracın kilometresi ve önceye ait hasarları, aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği de dikkate alındığında mahkememizce benimsenerek hükme esas alınmıştır.
Bilirkişi raporunda davacıya ait 38 ... plaka sayılı aracın hasar bedelinin 51.673,97-TL olduğu, davalı sigorta firması tarafından kasko firmasına 35.104,00-TL rücu ödemesi gerçekleştirildiği, bakiye hasar miktarının 16.569,97-TL olduğu bildirilmiştir. Rapordaki davacının aracının onarıldığına ilişkin tespit, dosya kapsamındaki beyanlar, hasar dosyası, servis fatura ve kayıtları ile diğer deliller ve olayla uyumlu olduğundan mahkememizce benimsenerek hükme esas alınmıştır. Ancak bu kaza sırasında hasarlanan davacının aracının onarıldığı, ek zararın ispatlanmadığı, sigortacı tarafından anlaşmalı onarım servislerinde hasarın daha uygun fiyata onarımının sağlanması sonrasında ekspertiz raporu ile daha yüksek belirlenen hasar tutarı arasındaki farkı davacının talep hakkı bulunmadığı değerlendirilmiştir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2023/2262 Esas ve 2023/4146 Karar sayılı emsal ilamı). Bu nedenle yedek parça ve işçilik fiyatlarının ekspertiz raporunda yazılı olandan daha yüksek olduğundan bahisle araç hasar zararı bulunduğuna ilişkin bilirkişi raporundaki tespit mahkememizce benimsenmemiştir. Davaya konu kazadan sonra davacının aracının sigorta poliçeleri kapsamında onarıldığı ve hasarın giderildiği, sigortacı tarafından anlaşmalı onarım servislerinde hasarın daha uygun fiyata onarımının sağlanması sonrasında yedek parça ve işçilik maliyetleri yönünden ekspertiz raporu ile daha yüksek belirlenen hasar tutarı arasındaki farkı davacının talep hakkı bulunmadığı, davacının hasar zararının karşılanmış olduğu, davacının ek zararın olduğu da iddia ve ispatlanmadığı dikkate alındığında davacının davalılar hakkındaki araç hasar zararına ilişkin tazminat isteminin reddine karar verilmesi kanaati edinilmiştir.
Davalı sigorta şirketinin sorumluluğuna dair değerlendirmede;
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumlluluk Sigortası Genel Şartları'nın, "Sigortanın Kapsamı" başlıklı A.1 maddesinde "sigortacının poliçede tamınlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı KTK'na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği... " öngörülmüştür.
Zorunlu Mali Sorumluluk sigortacısı, karşı araçta meydana gelen gerçek zararı limit dahilinde teminat altına almıştır. Dava konusu trafik kazası sonrasında davacıya ait araçta meydana gelen hasar zararı ve değer kaybı zararı da gerçek zarar kalemleri arasında bulunmaktadır. (Yargıtay 17. H.D.'nin 28/10/2013 tarihli, 2013/9624 Esas ve 2013/14505 Karar).
Kaldı ki 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren yeni Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın A.5/a maddesine göre değer kaybı maddi zararlar teminatı içerisinde yer almaktadır. Somut olayda davalı sigorta şirketi araç değer kaybı zararından sorumludur.
Davalı...'nın sorumluluğuna dair değerlendirmede;
Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince haksız bir eylem sonucunda zarara uğrayan kimse, uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir.
Haksız fiil, kişinin diğer kişilerin hukuken korunan haklarına zarar verici nitelikteki hukuka aykırı eylemleridir. Haksız fiil kavramındaki "haksız" ifadesi hukuka aykırılık anlamını taşımaktadır. Burada esasen haksız denilmesiyle kastedilen, hukuk düzeni tarafından korunan davranışların ihlalidir. Fiilin haksızlığı, hukuka aykırılık durumudur. Bir kişi, hukuk düzeni tarafından zarar meydana gelmesini önlemek amacıyla konulan kuralları, emirleri ihlal ettiği takdirde hukuka aykırılık durumu oluşmaktadır. Haksız fiilden söz edebilmek için öncelikle fiil unsurunun varlığı gerekmektedir. Haksızlığı doğuran fiil, icrai bir harekette bulunmak şeklinde olabileceği gibi, ihmali bir davranış göstermekle de işlenebilir. Haksız fiilin oluşması için işlenen fiilin hukuk düzenince konulan emredici hükümlerin ihlali sonucunu doğurması gerekir. Bu durumda işlenen fiil, hukuka aykırı bir fiil olmalıdır.
Somut olayda, davalı...'nın kazada kusurlu olan aracın maliki olması dolayısı ile haksız fiil hükümleri (TBK'nun 49 ve devamı) uyarınca davacının araç değer kaybı zararı ve araç mahrumiyet (ikame araç) zararından sorumludur.
Davacının ıslah (talep artırım) dilekçesi incelendiğinde;
Davacı vekili 11/04/2025 tarihli dilekçesinde "... Dava dilekçemizde araç değer kaybı tazminatı için 100,00-TL, araç mahrumiyet bedel tazminatı için 100,00-TL, işçilik alacağı ve tamir onarım giderleri için 100,00-TL harca esas değer göstermiştik. Bilirkişi raporunda değer kaybı için 44.018,15-TL hesaplama yapılmıştır. Bilirkişi raporunda hasar miktarı için 16.569,97-TL hesaplama yapılmıştır. Bilirkişi raporunda ikame araç bedeli için 14.500,00-TL hesaplama yapılmıştır. 100,00-TL harca esas değer gösterdiğimiz değer kaybını 43.918,15-TL daha artırarak 44.018,15-TL üzerinden ıslah ediyoruz." şeklinde beyanda bulunmuştur. Davacı tarafından ıslah harcı yatırılmıştır. Bu dilekçenin bir örneği davalılara usulünce tebliğ edilmiştir.
Temerrüt tarihi ve faiz türü ile ilgili değerlendirmede;
2918 Sayılı Kanun'un 99. maddesinde, sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel sartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluslarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar.
Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortacısı 2918 Sayılı KTK'nun 98/1, 99/1, ZMMS Genel Şartları'nın B.2-c maddesi uyarınca hak sahibine kaza ve zarara ilişkin tespit tutanağının ve bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya başvurmasından itibaren 8 iş günü sonunda tazminat miktarını ödememesi halinde, bu tarihte, böyle bir başvurunun yapılmaması halinde ise dava tarihinde temerrüde düşeceğinden, temerrüt faizine bu tarihten itibaren hükmedilmesi gerekir. Sigortacının kısmi ödeme yapması halinde ise, söz konusu ödeme tarihi temerrüt tarihi olarak esas alınacaktır. Dosya kapsamından davacının davalı sigorta şirketine eksik belge ile başvuruda bulunduğu anlaşılmakla davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihinin arabuluculuk başvuru tarihi olan 05/02/2023 olduğu kabul edilmiştir.
Esasen, haksız eylem nedeniyle meydana gelen zararda ihtar ve ihbara gerek olmaksızın, zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüt oluşmuş sayılır. Davalı gerçek kişi yönünden 6098 sayılı TBKnun 117/2. maddesinde göre haksız fiilin işlendiği tarihte temerrüde düşeceğinden olay tarihi itibariyle (20/05/2023 tarihi) faize hükmedilmesi gerekir.
Kazaya karışan 38 ... plaka sayılı aracın Ford Focus marka hususi araç olduğu dosya kapsamındaki belgelerden görülmektedir. Dava dilekçesinde hükmedilecek tazminatlara ticari avans faizi işletilmesi talep edilmiş, ancak kazaya karışan bu aracın kaydında hususi otomobil olmasından dolayı hükmedilen tazminatlara ticari faiz yürütülemeyeceğinden, yasal faize hükmedilmesi gerekmiştir. Bu nedenle davada kaza yapan aracın ticari olmaması nedeniyle ticari avans faizi isteminin yersiz olduğu değerlendirilmiştir.
Yargılama sonunda tüm dosya kapsamına göre;
Davacının davalılar hakkındaki açtığı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, davacının davalılar hakkındaki araç değer kaybı zararına ilişkin tazminat davasının kabulü ile 44.018,15-TL'nin davalı ... Sigorta A.Ş.'nin ZMMS poliçesinin teminat limiti ile sınırlı ve temerrüt tarihi olan arabuluculuk başvuru tarihi 05/02/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumlu olması, davalı...'nın ise trafik kaza tarihi olan 20/05/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumlu olması koşulu ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacının davalı... hakkındaki ikame araç zararına ilişkin tazminat davasının kısmen kabulü ile 6.750,00-TL'nin trafik kaza tarihi olan 20/05/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı...'dan alınarak davacıya verilmesine, davacının davalı... hakkındaki fazlaya ilişkin ikame araç zararına yönelik tazminat isteminin reddine, araç değer kaybı zararı ve ikame araç zararı yönünden hükmedilen tazminatlara ticari avans faizi işletilmesine yönelik davacı isteminin reddine, davacının araç hasar zararına yönelik davalılar hakkındaki tazminat isteminin reddine karar verilmesi görüş ve kanaatine varılmıştır.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davanın KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE,
1-Davacının davalılar hakkındaki araç değer kaybı zararına ilişkin tazminat davasının KABULÜ ile 44.018,15-TL'nin davalı ... Sigorta A.Ş.'nin ZMMS poliçesinin teminat limiti ile sınırlı ve temerrüt tarihi olan arabuluculuk başvuru tarihi 05/02/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumlu olması, davalı...'nın ise trafik kaza tarihi olan 20/05/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumlu olması koşulu ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
2-Davacının davalı... hakkındaki ikame araç zararına ilişkin tazminat davasının kısmen KABULÜ ile 6.750,00-TL'nin trafik kaza tarihi olan 20/05/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı...'dan alınarak davacıya verilmesine,
3-Davacının davalı... hakkındaki fazlaya ilişkin ikame araç zararına yönelik tazminat isteminin REDDİNE,
4-Araç değer kaybı zararı ve ikame araç zararı yönünden hükmedilen tazminatlara ticari avans faizi işletilmesine yönelik davacı isteminin REDDİNE,
5-Davacının araç hasar zararına yönelik davalılar hakkındaki tazminat isteminin REDDİNE,
6-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; alınması gereken 3.997,77-TL nisbi karar ve ilam harcından davacıdan peşin harç olarak alınan 427,60-TL peşin harcın ve 1.400,00-TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye eksik kalan 2.169,77-TL karar ve ilam harcının (davalı ... Sigorta A.Ş.'nin 1.179,28-TL'lik kısmı ile sınırlı sorumlu olması kaydı ile) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) kabul ve red oranına göre 2.615,45-TL'lik kısmının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak ve bakiye 984,55-TL'lik kısmının davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
6-Davacı tarafça yatırılan 427,60-TL başvurma harcı, 427,60-TL peşin dava harcı ve 1.400,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 2.255,20-TL'nın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafça yapılan 105,00-TL e-tebligat gideri, 10,00-TL KEP gideri, 796,00-TL tebligat gideri, 4.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.911,00-TL'den kabul ve red oranına göre 3.962,65-TLyargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davalılar tarafından yapılan yargılama giderleri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
8-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
9-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'nin 13/2. maddesi gereğince hesap ve taktir olunan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
10-Davalı ... Sigorta A.Ş. kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden davanın reddedilen kısmı yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'nin 13/2. maddesi gereğince hesap ve taktir olunan 16.496,97-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,
11-Davalı... kendisini bir vekil ile temsil ettirmediğinden davanın reddedilen kısmı yönünden lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
12-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dosyanın tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra istinaf incelemesine gönderilmesine veya mahkememiz arşivine kaldırılmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalıların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip 102279
E-imzalıdır
Hakim 37160
E-imzalıdır