T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİKARAR
ESAS NO : ... Esas
KARAR NO : ...
HAKİM : ...
KATİP :...
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ...
VEKİLİ : Av. ...
İHBAR OLUNAN : 1- ...
VEKİLİ : Av. ...
İHBAR OLUNAN : 2- ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : ...
KARAR TARİHİ : ...
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : ...
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalıdan 2019 yılında ... kolejinin elektrik yapım ve montajının yapılması adına işçilik ve malzeme dahil olmak üzere davalı yüklenici şirket ile anlaştığını, işbu anlaşmada müvekkili kurumun, ...Ltd. Şti. ile adi ortak olarak iş sahibi sıfatıyla yer almış olup davalı şirketin de sözleşmenin karşı tarafında yüklenici olarak yer aldığını, davalının kusurlu ürün kullanmış olduğunu, servis formunda yer aldığı üzere 04.01.2022 tarihinde gelen yetkili servisin ise motor yağı, yağ, yakıt hava filtresi, antifriz ve basınçlı yakıt hortumunun değiştirildiğini belirttiğini, davacının, elektrik kesintilerinde jeneratörden faydalanamadığını, mağdur olduğunu, bu nedenlerle ürünün ayıplı olduğu ve ayıpsız misli ile değiştirilmesine, mümkün olmaması halinde bedel iadesine, bedel iadesine karar verilmesi halinde temerrüt tarihinden itibaren en yüksek ticari avans faiz işletilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; zaman aşımı ve hak düşürücü süre definde bulunduklarını, taraflar arasında sözleşmenin 24.11.2018 tarihinde akdedildiğini, 30.07.2019 tarihinde işin tamamını eksiksiz ve kusursuz şekilde yerine getirildiğini, davalıya usulüne uygun bir ayıp ihbarında bulunulmadığını aradan 5 yıl geçtiğini, davacı tarafça davaya dayanak sözleşmenin davalı müvekkili ile ... Ltd. Şti Adi ortaklığı arasında yapıldığını, adi ortaklığı oluşturan şirketler arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğunu, davacı ... Ltd. Şti.'nin gerek bu davayı gerekse de arabuluculuk görüşmelerini tek başına yürütemeyeceğini, arabuluculuk şartının, adi ortaklığı oluşturan... Ltd. Şti.'nin arabuluculuk müracaatında bulunmaması nedeniyle yerine getirilmemiş olup, dava da yine adi ortaklığı oluşturan tüm şirketler tarafından birlikte dava açılmadığı için husumet ehliyeti nedeniyle reddedilmesi gerektiğini beyanla davanın reddine, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.
Kayseri Vergi Dairesi'ne müzekkere yazılarak davalının tacir olup olmadığı araştırılmış, gelen yazı cevabıyla davalının tacir olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce mahallinde 15/10/2024 günü refakate alanında uzman makina mühendisi, elektrik mühendisi ve TBK alanında uzman hukukçu bilirkişi alınarak keşif icra edilmiştir.
Bilirkişi heyetince sunulan 30/10/2024 tarihli raporda özetle:
1- Dava konusu jeneratörün çalışmadığı bunun nedeninin kesin olmamakla birlikte Jeneratörün motor kısmına su girişinin mümkün olmaması, motorun kompakt olması nedeniyle içinin açılamaması nedeniyle motorda gizli ayıbın bulunduğu,
2- Jeneratörün dava tarihi olan 2024 yılındaki bedelinin 300.000,00 (Üç Yüz Bin Türk Lirası) olduğu yönünde kanaat bildirir rapor sunulmuştur. Rapordan birer sureti taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı davacı vekilinin, davalı ... vekilinin ve ihbar olunan vekilinin ayrı ayrı beyan ve itiraz dilekçesi sundukları görülmüştür.
Keşif mahallinde davacı tanıkları ...un beyanı alınmıştır.
Mahkememizin 04/02/2025 tarihli duruşmasında davalı tanığı ...beyanı alınmıştır.
Mahkememizin 13/05/2025 tarihli duruşmasında davalı tanığı ...'in beyanı alınmıştır.
Mahkememizin 13/05/2025 tarihli duruşmasında önceki ara karar doğrultusunda yeniden heyet kurularak rapor alınmasına karar verilmiştir.
Makina mühendisi bilirkişi, elektrik mühendisi bilirkişi ve TBK alanında uzman hukukçu bilirkişi 15/08/2025 tarihli raporda özetle:
Dosya üzerinde yapılan inceleme ve tespitler neticesinde;
1- Dava konusu jeneratör çalışmadığı anlaşılmış olup bunun sebebinin 225 kVA jeneratörün etrafına ve üstüne yabancı madde konularak jeneratörün hava alıp vermeden çalışması istenilmiş temiz hava alıp bu havayı dışarıya veremeyen jeneratör boğulup ve contayı yakacağını ve jeneratörün arızalanacağını,
2- Dosya içerisinde jeneratör servisinin iki adet servis bilgi formunun bulunduğunu, bu servis formlarından ilki 21.09.2019 tarihinde düzenlenmiş olup jeneratörün devreye alınması işlemi yapıldığını, ikincisi ise 04.01.2022 tarihli olup jeneratöre bakım hizmeti sağlandığının görüldüğünü,
Davaya konu jeneratörün ilk bakım ve daha sonra mutad bakımları yetkili firmasına garanti süresince yaptırılmadığını, jeneratörler iş ekipmanı olarak kabul edildiğinden iş ekipmanlarının kullanımında sağlık ve güvenlik şartları yönetmeliğine tabi olacağını, bu yönetmeliğin 6.maddesinin 1.fıkrasına göre jeneratörlerin periyodik kontrol ve bakımları düzenli olarak yapılmalı ve kayıt altına alınması gerektiğini,
3- Dava konusu jeneratör ilk kurulumda olduğu gibi daha sonraları her cuma günü kısada olsa çalıştırılmış olup, davaya konu jeneratörün çalışmaması gibi bir durumun söz konusu olmadığı bunun yanı sıra gizli ayıp mevcut olmadığı yönünde kanaat bildirir rapor sunulmuştur. Rapordan birer suret taraflara tebliğ edildiği rapora karşı davacı vekilinin beyan ve itiraz dilekçesi, davalı Rifat Büberci vekilinin beyan ve itiraz dilekçesi sundukları görülmüştür.
Dosyanın son heyete tevdi ile önceki raporda belirtilen muhtemel arıza ve ayıpla ilgili herhangi bir değerlendirme yapılmadığı, yerinde inceleme yetkisi verilmesine rağmen bu konuda herhangi bir inceleme yapılmadığı anlaşılmakla bu konuda ek rapor alınmıştır.
29/12/2025 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda özetle;
- Dosya içeriği yeniden değerlendirildiğinde, bir kez daha jeneratör servisinin iki adet servis bilgi formunun bulunduğu, ilkinin 21.09.2019 tarihinde devreye alma, ikincisinin ise 04.01.2022 tarihinde bakım bilgi formu olduğu, jeneratörün ilk bakım ve daha sonra mutat bakımlarının yetkili firmaya garanti süresince yaptırılmadığı, iş Ekipmanı olarak kabul edilen Jeneratörlerin, iş ekipmanlarının kullanımında sağlık ve güvenlik şartları yönetmeliğine tabi olduğu, taraflar arasında jeneratör tedarik sözleşmesine göre “Garanti süresi içerisinde jeneratöre yapılacak tüm periyodik bakımlarda üretici ve satıcı firmanın onay verdiği sarf malzemelerin ve yedek parçaların kullanılması gerekeceği, periyodik bakımların belirtilen zamanlarda yapılmasının zorunlu olduğu, arıza durumunda jeneratöre sadece yetkili servis personeli müdahale edebileceği, aksi durumlarda garanti şartları yerine getirilmemiş sayılacağı” hususlarının imza altına alındığı, ancak İş Ekipmanı olarak kabul edilen dava konusu jeneratörün servis kayıtlarına göre periyodik kontrollerinin düzenli olarak yapılmadığı,
- Dava konusu jeneratörün teslim edildiği 21/09/2019 tarihi sonrası meydana gelen arızaları değerlendirildiğinde 2019-2021 yılları arasında iki kez motor arızasının meydan geldiği, daha sonra servis tarafından düzenli olarak rutin bakıma geldiği ve cuma günleri (kışın) jeneratörün mutat olarak çalıştığı, yine tanık beyanlarına göre jeneratörün çevresine malzeme konulması sonrasında motorun hararet yaparak arızalandığı,
- Dava konusu jeneratörün çalışmadığı, bunun sebebinin ise 225 kVA jeneratörün etrafına ve üstüne yabancı madde konularak jeneratörün hava alıp vermeden çalışmaya zorlanması olduğu, temiz hava alıp bu havayı dışarıya veremeyen jeneratörlerin ise hararet sonucu motor üst kapak contasına hasar vermesinden dolayı jeneratörün arıza yapacağı ve söz konusu durumun kullanıcı hatası olarak değerlendirilmesi gerektiği,
- Yerinde inceleme yetkisinin kullanılmamasının ise gerek önceki heyetin yapmış olduğu incelemeler sonrası raporda mevcut resimlerin değerlendirilmesi, gerekse konu jeneratör çevre şartlarının heyet inceleme zamanına kadar değişebileceği ön görüldüğünden, yerinde inceleme gerçekleştirilmesine gerek olmadığı değerlendirilmiş olup kök raporda tespit edilen motor arızasının kullanıcı hatası olarak değerlendirilmesi ve gizli ayıp kapsamında değerlendirilmemesi gerektiği sonucuna aynen iştirak edilmesinin uygun olacağı değerlendirilmiştir. Ek raporun taraflara tebliğ edildiği, ek rapora karşı davacı vekilinin beyan ve itiraz dilekçesi, ihbar olunan ... Ltd. Şti vekilinin beyan dilekçesi sundukları görülmüştür.
Raporlar arası çelişki oluşması sebebiyle çelişkinin giderilmesi amacıyla dosya yeniden oluşturulan heyete tevdi edilerek çelişkilerin giderilmesi iddia ve savunmalar, mahkememiz 24/09/2024 tarihli ara kararı dikkate alınarak rapor alınmıştır.
Makina mühendisi bilirkişi, elektrik mühendisi bilirkişi ve TBK alanında uzman hukukçu bilirkişi 08/06/2026 tarihli raporda özetle:
1-21.09.2019 tarihinde yetkili servisin jeneratörü devreye almak için geldiği ve yapılan ilk kontrollerde jeneratörün test edilerek faal teslim edildiği,
(21.09.2019 tarihli ...Jeneratör tarafından düzenlenen "Servis Bilgi Formu")
2- 04.01.2022 tarihinde gelen yetkili servis ise motoryağı, yağ, yakıt hava filtresi, antifiriz ve basınçlı yakıt hortumunun değiştirilerek faal teslim edildiği,
(04.01.2022 tarihli ... Jeneratör tarafından düzenlenen "Servis Bilgi Formu")
3- ....'nin SATICI ve ...Müh. İnş. Taah.-...'nin ALICI olarak tanımlandığı 13.07.2019 tarihli "Satış Sözlemesi" görüldüğü, sözleşmede otomatik pano elemanları ile standart motor ekipmanlarının dahil olduğu AYRICA SATICI'nın yağ ve antifiriz ikmali ile jeneratörü devreye alma yükümlülüğü bulunurken, ALICI'nın da konu ile ilgili özellikle güç ve kumanda kablolarının temini, çekimi, transfer panosunun duvara yerleşimi ve montajı, egzost-davlumbaz temin ve montajından sorumlu olduğu,
4-Devreye alma sorumluluğu kapsamında 15.10.2024 tarihli Keşif Tutanağında Tanık ...'un ifadesinde de yer aldığı üzere "...Personel şefi olduğunu, jeneratör kurulumunda kendisinin de bulunduğunu, ilk yıl conta yanığı olduğunu, servisle iletişime geçtiklerini gelip yaptıklarını" beyan ettiği, dolayısıyla jeneratörün devreye alındığı,
5-13.05.2025 tarihli Duruşma Tutanağında alınan ifadede Davalı Tanığı ...in "...Ben ...çalışanıyım.... okullarına 2019 yılında jeneratör kurulumu yaptık. Biz ...Jeneratörün yetkili servisiyiz. Yine aynı isimli marka jeneratörün kurulumunu yaptık. Şu an hala servisiyiz. İlk 20 saat ve 6 ay içerisinde rodaj bakımının (ilk bakım) yapılması gerektiğini kendilerine bildirdik. Bu bakımı ücretli olduğu için müşteri talep ederse biz yaparız. Garantisi iki yıl veya 2000 saattir. Bu garanti süresi hangisini önce doldurursa ona göre hesaplanmaktadır. Bize herhangi bir servis talebinde bulunulmadı..." şeklinde görüş beyan ettiği,
6-24.02.2025 tarihli Duruşma Tutanağında alınan ifadede Davalı Tanığı v'un "...Jeneratörün yetkilisi ...'in arkadaşıyım. Jeneratöre start verildiği, kurulum yapıldığı zaman bende yanındaydım. Şuan 112 acil şoförüyüm ancak bundan önce Aksa Jeneratör'de çalıştım bu nedenle jeneratörden anlarım. Jeneratör sıfır olarak takılmıştır. Herhangi bir arızası yoktu. Bütün testleri yapılmıştı..." şeklinde görüş beyan ettiği,
GÖZ ÖNÜNDE BULUNDURULARAK İŞ EKİPMANLARININ KULLANIMINDA SAĞLIK VE GÜVENLİK ŞARTLARI YÖNETMELİĞİ'nin
"2.3. Tesisatlar
2.3.1. İlgili standartlarda aksi belirtilmediği sürece, tesisatların periyodik kontrolleri yılda bir yapılır.
2.3.2. Elektrik tesisatı, topraklama tesisatı, yıldırımdan korunma tesisatı, akümülatör, transformatör, jeneratör, katodik koruma tesisatı ile benzeri elektrik ile ilgili tesisatın periyodik kontrolleri yetkili olan; elektrik mühendisleri, elektrik-elektronik mühendisleri ve elektrik eğitimi bölümü mezunu teknik öğretmenler, elektrik tekniker veya yüksek teknikerleri tarafından yapılır. 1 kV ve daha düşük gerilime sahip tesisatlar ile yangın algılama ve uyarı sistemleri için yukarıda sayılan unvanların yanı sıra yetkili olan elektronik mühendisleri de periyodik kontrol gerçekleştirebilir. Akümülatör ve katodik koruma tesisatları için yukarıda sayılan unvanların yanı sıra yetkili olan kimya mühendisleri de periyodik kontrol gerçekleştirebilir." şeklindeki hükmü de değerlendirildiğinde;
Dava konusu jeneratörün kurulumunun yapıldığı, devreye alındığı, periyodik bakımlarının yapılmadığı, ancak bir süre sonra beklenen talebe cevap vermediği, vermemesinin birden çok sebebi olabileceği fakat dosya muhteviyatından yukarıda jeneratörün özellikle blok arızası başlığında teknik olarak izah edilmeye çalışıldığı üzere devreye aldıktan sonra kullanım şekli, muhafazası ve periyodik kontrollerinin etkili olduğu, dolayısıyla devreye alınıp belirli süre kullanılmasının gizli ayıp olarak değerlendirilemeyeceği bu bağlamda da konu ile ilgili dosyaya sunulan 15.08.2025 tarihli Bilirkişi Heyet Raporunda belirtilen tespitlere heyetimizce de İŞTİRAK EDİLMESİ UYGUN BULUNMUŞTUR.
Jeneratörün dava tarihi olan 2024 yılındaki bedeli ile ilgili araştırma neticesinde de bahse konu jeneratörün ortalama 15.000 Amerikan Doları civarında olduğu, dava tarihi 03.04.2024 itibariyle; TCMB 1 USD Efektif Satış Kuru 32,0448 TL olup; 15.000 USD * 32,0448 olduğu göz önünde bulundurulduğunda yaklaşık bedelinin 480.672,00 TL olacağı benimsenmiş olup; 30.10.2024 tarihli Bilirkişi Heyet Raporunda, dava konusu jeneratöre dava tarihi 2024 yılı için takdir edilen 300.000,00 TL değer tespitine de İŞTİRAK EDİLMEDİĞİ yönünde görüş ve kanaat bildirir rapor sunulmuştur. Rapor taraflara tebliğ edilmiş, rapora karşı davacı vekilinin itiraz dilekçesi, davalı vekilinin beyan dilekçesi sundukları görülmüştür
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE:
Dava ayıplı olduğu iddia edilen jeneratörden kaynaklı alacak davasıdır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; sözleşmenin hukuki niteliği ve uygulanacak hükümler, davanın TBK m.478 ,TBK m.231 anlamında zamanaşımına uğrayıp uğramadığı, iş sahibinin muayene ve ayıp ihbar külfetini yerine getirip getirmediği, jeneratördeki arızanın yükleniciye yüklenebilir (gizli) bir ayıptan mı, yoksa kullanım hatası ve bakımsızlıktan mı kaynaklandığı ve çelişkili bilirkişi raporlarından hangisine itibar edileceği hususlardır.
Taraflar arasında imzalanan 24.11.2018 tarihli “Daire Karşılığı İş Sözleşmesi” ile davalı yüklenici, okul binasının tüm elektrik işlerini işçilik ve malzeme dâhil olmak üzere yapıp teslim etmeyi; iş sahibi ise bedel olarak üç adet daireyi devretmeyi üstlenmiştir.
Bu yönüyle sözleşme, niteliği itibarıyla TBK m.470 vd.’nda düzenlenen eser (istisna) sözleşmesidir. Dava konusu jeneratör, bağımsız bir satım ilişkisinin değil, yüklenicinin eser kapsamında temin edip monte ettiği malzemelerden biridir. TBK m.475 ve sözleşmenin 7. maddesi uyarınca, kullanılan malzemenin ayıplı olması hâlinde iş sahibi sözleşmeden dönme, ayıpsız misli ile değiştirme, bedelden indirim veya ücretsiz onarım haklarına sahip olup bundan yüklenici sorumludur. Şu hâlde davalı yüklenicinin, temin ettiği malzemeyi üçüncü kişiden aldığı gerekçesiyle sorumluluktan kurtulması mümkün değildir; ancak bu sorumluluk, aşağıda açıklanacağı üzere ayıbın varlığı, süresinde muayene/ihbar ve zamanaşımı koşullarına bağlıdır.
Dosyada konuya ilişkin dört ayrı teknik değerlendirme ile davacının özel raporu bulunmaktadır:
1-30.10.2024 tarihli ilk heyet raporu, motorun kompakt olması nedeniyle açılıp incelenemediğini, bu yüzden “kesin olmamakla birlikte” motorda gizli ayıp bulunabileceğini belirtmiş ve ürünün 2024 yılı değerini 300.000,00 TL olarak takdir etmiştir. Görüldüğü üzere bu rapor, ayıbın varlığı ve niteliği konusunda kesin bir kanaat ortaya koyamamış, tereddütlü bir tespit içermektedir.
2-Davacının sunduğu 20.03.2025 tarihli... özel raporunda ise motorun açıldığı, blok gövdesinde kılcal çatlaklar bulunduğu, orijinal yedek parçaların bloğa uymadığı ve sorunun üretim/imalat kaynaklı gizli ayıptan ileri geldiği belirtilmiştir.
3- 15.08.2025 tarihli kök heyet raporu ile 29.12.2025 tarihli ek rapor; jeneratörün etrafının ve üzerinin yabancı madde ile kapatılması sonucu hava alıp veremeyerek aşırı ısındığı (boğulma) ve conta hasarı oluştuğu, ayrıca garanti süresince yetkili servise periyodik bakım yaptırılmadığı, jeneratörlerin iş ekipmanı olarak periyodik kontrolünün zorunlu olduğu gerekçeleriyle arızanın kullanıcı hatası ve bakımsızlıktan kaynaklandığını, gizli ayıp bulunmadığını tespit etmiştir.
4- Raporlar arasındaki çelişkiyi gidermek üzere Mahkememiz 03.02.2026 tarihli ara kararıyla görevlendirilen üçüncü heyetin 08.06.2026 tarihli raporu da, jeneratörün kurulup devreye alındığı, periyodik bakımlarının yaptırılmadığı, kullanım biçimi ve bakımsızlık nedeniyle arızalandığı, bu durumun gizli ayıp olarak değerlendirilemeyeceği sonucuna ulaşmış ve 15.08.2025 tarihli rapordaki tespitlere iştirak etmiştir.
Mahkememizce; çelişkiyi gidermeye yönelik olarak alınan, dosyadaki tüm delilleri (sözleşme, satış sözleşmesi, servis formları, fotoğraflar, tanık anlatımları) birlikte değerlendiren, denetime elverişli ve gerekçeli 08.06.2026 tarihli rapor ile bunun iştirak ettiği 15.08.2025 ve 29.12.2025 tarihli raporlara üstünlük tanınmıştır. Davacının dayandığı 20.03.2025 tarihli... raporu, mahkemece görevlendirilmeyen bir kişi tarafından, çekişmeli ve denetimli bir keşif ortamı dışında tek taraflı düzenlenmiş bir uzman görüşü (HMK m.293) niteliğinde olup kesin delil değildir ve tek başına resmi bilirkişi heyetlerinin birbirini doğrulayan tespitlerini bertaraf etmeye yeterli görülmemiştir. İlk raporun “kesin olmamakla birlikte” biçimindeki tereddütlü kanaati ise, niteliği gereği bir ayıbın varlığını kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya koymaktan uzaktır.
Herkes iddiasını ispatla yükümlüdür (HMK m.190; TMK m.6). Buna göre, dava konusu jeneratördeki arızanın yükleniciye yüklenebilen bir malzeme/imalat ayıbından kaynaklandığını ispat yükü davacı iş sahibindedir. Oysa dosya kapsamındaki üstün ve birbirini doğrulayan delil durumu, arızanın; jeneratörün çevresinin ve üzerinin malzeme ile kapatılarak yeterli hava almasının engellenmesi (aşırı ısınma/boğulma) ile garanti koşulu olan periyodik bakımların hiç yaptırılmaması sonucu, yani kullanım ve bakım kusurundan doğduğu yönündedir. Davacı tanıkları dahi jeneratörün faal teslim edildiğini, kış aylarında cuma günleri çalıştırıldığını ve yıllarca kullanıldığını beyan etmiştir. Davacının, jeneratörün çevresindeki eşyaların arıza sonrasında konulduğu yönündeki açıklaması ise resmi heyet tespitleri ve tanık anlatımları karşısında ispatlanamamıştır. Bu hâlde davacı, arızanın yükleniciye yüklenebilir bir gizli ayıptan kaynaklandığını yeterli ve kesin delille ispatlayamamıştır.
Eser sözleşmesinde iş sahibi, eserin tesliminden sonra işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve varsa ayıpları uygun süre içinde yükleniciye bildirmekle yükümlüdür (TBK m.474–477). Açıkça veya örtülü olarak kabul edilen eser bakımından yüklenici sorumluluktan kurtulur; gizli ayıplarda ise iş sahibi, ayıbı öğrenir öğrenmez (derhâl) bildirmek zorunda olup, bildirmediği takdirde eseri o ayıpla birlikte kabul etmiş sayılır. Tacirler arası ilişkide ise TTK m.23/1-c gereği muayene ve ihbar süreleri (açık ayıpta iki gün, gizli ayıpta sekiz gün / TBK m.223/2), TTK m.18/3 gereği de ihbarın noter, taahhütlü mektup, telgraf veya KEP gibi şekil şartlarına uygun yapılması gerekir.
Somut olayda jeneratör 21.09.2019 tarihinde faal olarak teslim edilmiş; tanık beyanlarına göre daha ilk yıldan itibaren (conta yanığı) ve izleyen yıllarda arızalar ortaya çıkmıştır. Buna rağmen davacı, beş yıla yakın süre boyunca davalı yükleniciye, kanunun aradığı şekil şartlarına uygun (hatta herhangi bir biçimde) bir ayıp ihbarında bulunmamış; ilk girişimini ancak 02.02.2024 tarihli arabuluculukla yapmıştır. Davacı dava dilekçesinde ayıbı “beş yıl sonra” öğrendiğini bildirmek suretiyle ihbar yapılmadığını esasen ikrar etmiştir. Bir tacir olan davacının basiretli davranma yükümlülüğü de dikkate alındığında (TTK m.18/2), gerek açık gerek gizli ayıp bakımından muayene ve ihbar külfetinin yerine getirilmediği, dolayısıyla eserin ayıbıyla birlikte kabul edilmiş sayılması nedeniyle ayıba bağlı hakların düştüğü sonucuna varılmıştır. Dosyaya davalı tarafça sunulan Ankara BAM 22. Hukuk Dairesi’nin 2017/1335 E., 2018/265 K. ve Konya BAM 5. Hukuk Dairesi’nin 2021/90 E., 2021/207 K. sayılı kararları da bu yöndedir.
Eser sözleşmesinde yüklenicinin ayıptan doğan sorumluluğuna ilişkin davalar, TBK m.478 uyarınca teslim tarihinden başlayarak taşınmaz yapılar dışındaki eserlerde iki yıl, taşınmaz yapılarda beş yıl, yüklenicinin ağır kusuru varsa yirmi yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Dava konusu jeneratör, başlı başına bir taşınmaz yapı olmayıp taşınır nitelikte bir ekipmandır; bu nedenle iki yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Jeneratörün 21.09.2019 tarihinde teslim/devreye alındığı, iki yıllık sürenin 21.09.2021 tarihinde dolduğu, davanın ise 03.04.2024 tarihinde açıldığı sabittir. Yüklenicinin ağır kusurunu (veya ayıbı hile ile gizlediğini) gösteren bir delil de bulunmadığından yirmi yıllık süre uygulanamaz. Bu itibarla davalının zamanaşımı def’i de yerinde görülmüştür. (Uyuşmazlığın davacının dayandığı satış hükümleri çerçevesinde nitelendirilmesi hâlinde dahi, TTK m.23 ve TBK m.231 uyarınca iki yıllık zamanaşımı süresi dolmuş olmakla sonuç değişmemektedir.)
Gerek sözleşmenin 7. maddesinde, gerek jeneratör satış sözleşmesinde; garantinin geçerliliği, periyodik bakımların belirtilen zamanlarda yetkili servise yaptırılması ve üretici/satıcı onaylı sarf malzeme ile yedek parça kullanılması koşuluna bağlanmıştır. Dosyada yalnızca 21.09.2019 tarihli devreye alma ve 04.01.2022 tarihli tek bir bakım formu bulunmakta olup, jeneratörün garanti süresince düzenli/periyodik bakımlarının yetkili servise yaptırılmadığı tespit edilmiştir. Bu koşulun ihlali nedeniyle garantiye dayalı taleplerin de dinlenme olanağı bulunmamaktadır.
Yukarıda açıklanan gerekçelerle; davalı yüklenicinin temin ettiği malzemenin ayıbından kural olarak sorumlu olduğu kabul edilmekle birlikte, somut olayda jeneratördeki arızanın yükleniciye yüklenebilir bir gizli ayıptan kaynaklandığının davacı tarafça ispatlanamadığı, üstün delil durumunun arızanın kullanım hatası ve bakımsızlıktan doğduğu yönünde olduğu; tacir olan davacının muayene ve ayıp ihbar külfetini süresinde ve usulüne uygun biçimde yerine getirmemesi nedeniyle ayıba bağlı haklarının düştüğü; davanın TBK m.478 ve TBK m.231 uyarınca iki yıllık zamanaşımı süresi içinde açılmadığı; garanti koşullarının da ihlal edildiği anlaşılmakla, bu sebeplerin her biri ayrı ayrı ve birlikte değerlendirildiğinde davanın reddini gerektirmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-Davanın REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; alınması gereken 732,00-TL harcın davacı tarafından peşin yatırılan 427,60-TL harçtan mahsubu ile artan 304,40-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davacıdan alınarak Hazine'ye Gelir Kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan tüm yargılama giderlerinin kararın mahiyeti gereği davacı taraf üzerine bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan 705,00-TL posta ve elektronik tebligat giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'nin 13/2 maddesi gereğince hesap edilen 1.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
8-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dosyanın tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra İstinafa gönderilmesine veya arşive kaldırılmasına,
Dair, davacı vekili ile davalı yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı....
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır