T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ...
KARAR NO : ...
HAKİM : ...
KATİP :...
DAVACI : ...
VEKİLLERİ : Av. ...
Av. ...
DAVALI : 1- ...
VEKİLLERİ : Av. ...
Av. ...
DAVALILAR : 2- M...
3- ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : ...
KARAR TARİHİ : ...
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : ...
Mahkememizde görülmekte olan tazminat (haksız fiilden kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; bu davayı belirsiz alacak davası olarak açtıklarını, müvekkiline ait 38 ... plakalı araç ile davalı ...'ın maliki olduğu, davalı ...'nun sürücü ve diğer davalı sigorta şirketinin ise trafik sigortacısı olduğu 33 ... plakalı araç ve dava dışı 38 ... plakalı ve 35 ... plakalı araçlar arasında 27/11/2023 tarihinde Kayseri İli Melikgazi İlçesi'nde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkilinin uğramış olduğu maddi zararlardan KTK kapsamında 33 ... plakalı araç sürücüsü, maliki ve trafik sigortacısının değer kaybı yönünden müştereken ve müteselsilen araç mahrumiyeti zararı yönünden ise yalnızca araç maliki ve araç sürücüsünün müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, söz konusu kaza sebebiyle taraflarca kusur oranı belirtilmeksizin kaza tespit tutanağı tanzim edildiğini ve sigorta şirketlerince yapılan görüşmeler sonucunda kazadaki kusurun tamamının 33 ... plakalı araç sürücüsünde olduğunun kabul edildiğini, müvekkilinin aracında ciddi manada maddi hasar meydana gelmesi sebebiyle müvekkilinin aracını ... Otomotiv isimli tamirciye götürmek zorunda kaldığını, davalı ... Sigorta A.Ş.'ne yapılan başvuru sonucunda kazadaki tek kusurlu aracın 33 ... plakalı araç sürücüsünde kabul edildiğini, 682174 no'lu hasar dosyası açıldığını ve müvekkilin aracındaki hasarın davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından karşılandığını, müvekkilinin aracının tamir edildiğini, aracın tamirciye çekilmesi sonucu tamircide 20 gün kaldığını, müvekkilinin bu 20 gün boyunca aracından mahrum kaldığını, müvekkilinin aracından mahrum kalması sebebiyle uğramış olduğu maddi zararının davalı ... ve ... tarafından karşılanmasının gerektiğini, müvekkilinin aracında meydana gelen değer kaybı zararının tazmini talebiyle öncelikle KTK'nun 97. maddesi gereği davalı sigorta şirketine başvurduklarını, davalı sigorta şirketinin 11/01/2024 tarihinde 6.286,00-TL değer kaybı tazminatı ödediğini, ancak bu ödemenin yetersiz olması nedeniyle TTK'nun 5/A maddesi gereğince başlattıkları arabuluculuk görüşmelerinden sonuç alınamadığını, müvekkilinin bakiye araç değer kaybı zararından tüm davalıların sorumlu olduğunu, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğunu belirterek davanın kabulü ile 100,00-TL araç mahrumiyet bedeli tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari nitelikteki avans faizi ile birlikte davalılar ... ile ...'ndan alınarak müvekkiline verilmesine, 100,00-TL değer kaybı tazminatının davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihinden itibaren ve davalı sigorta şirketi yönünden ise sigorta şirketine başvuru tarihinden itibaren 8. iş günü sonu itibariyle işleyecek ticari nitelikteki avans faizi ile birlikte tüm davalılardan alınarak müvekkiline verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya bakmaya görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğunu, bu nedenle davanın usulden reddinin gerektiğini, sigorta şirketinin belirlediği kusur oranını kabul etmediklerini ve kusurun tespiti konusunda bilirkişi incelemesi yaptırılmasını istediklerini, davaya konu olayda müvekkillerinin kusurlu olduğunu hiç bir şekilde yine kabul etmemekle beraber meydana gelen trafik kazalarında aracında değer kaybı oluşan araç sahibinin kusurlu aracın zorunlu mali mesuliyet sigortasını yapan şirkete başvurmasının gerektiğini, bu nedenle hasar bedeli ve değer kaybının muhatabının müvekkilleri değil yalnızca diğer davalı sigorta şirketinin olduğunu, davacının dilekçesinde sigorta şirketine başvuru yaparak ödeme aldığını ikrar ettiğini, yine davacı tarafın dava dilekçesinde açıkça sigorta şirketince zararının karşılandığını belirttiğini, sigorta şirketinin davacıya hasar dosyası açmış olması veya ödeme yapmış olmasının kesinlikle müvekkillerinin kusurlu olduğu iddiasını kanıtladığını, davacının sigorta şirketine başvuru yapıp haksız bir şekilde ödeme almasına rağmen mükerrer olarak müvekkillerinden tazminat talep etmesi ve fazladan kazanç elde etmeye çalışmasının açıkça iyi niyetli olmadığını, kötü niyetli olarak açılan davanın müvekkilleri açısından külliyen reddinin gerektiğini belirterek davanın müvekkilleri yönünden usulden, mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafın üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi yasal süresi içinde cevap dilekçesi vermemiştir. Bu davalının vekili HMK'nun 317. maddesi uyarınca cevap süresinin geçmesinden sonra verdiği dilekçesinde özetle; 27/11/2023 tarihinde gerçekleşen dava konusu maddi hasarlı trafik kazasına karışan 33 ... plaka sayılı aracın müvekkili şirketçe ... sayılı trafik (zorunlu mali sorumluluk sigorta) poliçesi ile sigortalı olduğunu, kaza başına maddi tazminat limitinin 240.000,00-TL olarak belirlendiğini, müvekkili şirket tarafından 682174 numaralı hasar dosyası açıldığını, davacıya ait araçta meydana gelen hasarlar için davacı yan mutabakat ve onayı ile ... Otomotiv-Kayseri kaporta servisinde onarıldığını, davacıya ait 38 ... plakalı araç için onarım masrafının 91.043,00-TL davacıya ve 10.928,32-TL parça tedarik firmasına müvekkili ... Sigorta A.Ş. tarafından ödendiğini, araç değer kaybı başvurusu için 6.286,00-TL araç değer kaybı tazminatının davacı vekiline ödendiğini, müvekkili şirketin Hazine Maliye Bakanlığı, SEDDK ve TSB Sigorta Bilgi Gözetim Merkezi üzerinden atanan tarafsız eksperlerin raporları ve sigorta mevzuatı ışığında işlemleri yapmış ve gerçek zararı giderdiğini, kazada 3 araç zarar gördüğünden kaza başı limitten garameten paylaşım yapılması gerektiğini, müvekkilinin poliçe limitlerinde ödeme yaptığını, temerrütün söz konusu olmadığını, yansıma ve dolaylı zarar olduğu için müvekkilinin araç mahrumiyet zararından dolayı sorumlu olmadığını, müvekkili şirketin başkaca bir sorumluluğu bulunmadığından açılan haksız ve mesnetsiz olduğunu belirterek açılan davanın reddine karar verilmesini, mahkeme aksi kanaatte ise işbu dilekçede izah edilen hususların dikkate alınmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yanın üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.
Davacı tarafça; kaza tespit tutanağına, ekspertiz raporuna, kaza sonrasına ilişkin fotoğraflara, tramer kayıtlarına, 38 ... ve 33 ... plakalı araçlara ilişkin trafik kayıtlarına, 33 ... plakalı araca ait ZMMS poliçesine, ... Otomotiv kayıtlarına, davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemelere, KTK'nun 97. maddesi kapsamında sigorta şirketine yapılan başvuru evraklarına, davalı sigorta şirketi nezdinde açılan 682174 no'lu hasar dosyasına, arabuluculuk başvuru formu ve "Anlaşamamaya" ilişkin arabuluculuk son tutanağına, tanık beyanlarına, keşif ve bilirkişi incelemesine delil olarak dayanılmıştır.
Davalılar ... ve ... tarafından; kaza tespit tutanaklarına, mobese ve kamera kayıtlarına, olay yeri fotoğraflarına, sigorta poliçesine, tanık anlatımlarına, keşif ve bilirkişi incelemesine, yemine, uzman görüşüne, isticvap beyanına ve emsal Yargıtay kararlarına delil olarak dayanılmıştır.
Davalı ... Sigorta A.Ş. yasal süresinde delil bildirmemiştir.
Davacı vekili ve davalı Bereket Sigorta A.Ş. bir kısım kayıt ve belge örneklerini dilekçelerinin ekinde dava dosyasına sunulmuştur.
Davacıya ait 38 ... plakalı sayılı, davalı ...'a ait 33 ... plaka sayılı araç ile dava dışı kişilere ait 38 ... ve 35 ... plakalı sayılı araçlarının kaza tarihi olan 27/11/2023 tarihli kaza tarihinde ve halen kimin adına tescil edilmiş olduğunun araştırılması için araç sahiplik raporları Uyap sistemi üzerinden temin edilerek dosyamız arasına eklenmiştir.
Dosya içinde mevcut trafik kaza tespit tutanağının okunaklı örneğinin eklenmesi suretiyle Kayseri Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak ekte gönderilen trafik kaza tespit tutanağında yazılı kaza yerindeki trafik sinyalizasyon durumunu gösterir krokilerin, kavşak planının, ayrıca ekte gönderilen trafik kaza tespit tutanağına konu olan trafik kazasının oluşumunu gösterir ve kayıt altına alınmış olan kamera kayıtları ve/veya fotoğraflar varsa CD formatında örneğinin gönderilmesinin, ekli trafik kaza tespit tutanağında yazılı trafik kazasının meydana geldiği yazılı saat ve dakika itibarıyla hangi yönden gelen araçlara yeşil ışık, ve hangi yönden gelen araçlara kırmızı ışık yandığı sorulmuştur. 24/04/2024 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir.
Dosya içinde mevcut trafik kaza tespit tutanağının okunaklı örneğinin eklenmesi suretiyle Kayseri Emniyet Müdürlüğü Bilgi Teknolojileri ve Haberleşme Şube Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak 27/11/2023 tarihinde 38 ... plaka sayılı araç ile 33 ... plakalı aracın karıştığı trafik kazasına ilişkin; görüntü, fotoğraf, mobese kamerası kaydı, trafik kaza tespit tutanağı ve sair tüm belgelerin gönderilmesi istenilmiştir. 22/04/2024 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir.
Davacıya ait aracın dava konusu kazada hasarlanması nedeniyle tamir ve onarım gördüğü ... Otomotiv unvanlı işletmeye müzekkere yazılarak davacıya ait 38 ... plaka sayılı aracın 27/11/2023 tarihli trafik kazasında hasarlanması nedeniyle burada gördüğü bakım ve onarım işlerine ilişkin tüm iş emirleri, servis faturaları, rapor, inceleme, hasar tutanakları ve ekspertiz raporunun örneklerinin ve varsa bu aracın hasar durumunu gösterir fotoğraf ve görüntü kayıtlarının flash bellek veya CD formatında birer örneğinin gönderilmesi istenilmiştir. 22/04/2024 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir.
Davacının T.C kimlik numarasının belirtilmesi suretiyle ... Sigorta Anonim Şirketi'ne müzekkere yazılarak, acente no: ... , poliçe no: ... sayılı, 16/03/2023 başlangıç ve 16/03/2024 bitiş tarihli, ZMMS poliçesi ile sigortalanan, davalı sigortalı ...'a ait 33 ... plakalı aracın karıştığı 27/11/2023 tarihli kazada davacıya ait 38 ... plaka sayılı aracında oluşan değer kaybının tazmini için davacının ... Sigorta A.Ş.'ne hangi tarihte başvurduğu ve akıbeti sorulmuş, ZMMS poliçesinin, davacının başvurusunu ve başvuru tarihini gösterir kayıt ve belgelerin, ekleriyle birlikte başvuru dilekçesinin, ekspertiz raporu, servis iş emirleri, servis faturası, aracın hasarını gösterir tutanak, belge örnekleri ile hasar dosyasının örneğinin, 682174 sayılı hasar dosyasının, araç hasarına ilişkin fotoğraf ve görüntü kayıtlarının CD formatında örneğinin, bu kaza ve ZMMS poliçesi nedeniyle yapılan ödemeler varsa ödemelere ilişkin kayıt ve belge örneklerinin gönderilmesi, yine davacının başvuru tarihinin hangi tarih olduğunun açıkça bildirilmesi, sadece evrak gönderilmekle yetinilmemesi istenilmiştir. 27/01/2025 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir.
Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'ne müzekkere yazılarak; davacıya ait 38 ... plaka sayılı aracın kaza tarihi olan 27/11/2023 tarihli hasara ilişkin ZMMS ve kasko sigortası hasar sorgulamasının yapılarak buna ilişkin kusur ve hasar (ZMMS ve kasko) sorgu kayıt ve belgelerinin gönderilmesinin ve 38 ... plakalı aracın 27/11/2023 tarihinden öncesine ait başkaca bir hasar kaydı olup olmadığı hususunun tespiti ile varsa ZMMS ve kasko sigortalarına ilişkin hasar dökümünün, hasar tarihi, sigorta şirketinin adı, poliçenin türü, poliçe numarası, acente numarası, hasar dosya numarası gibi bilgilerinin ve mevcut kayıt örneklerinin gönderilmesi istenilmiştir. 29/04/2025 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir.
... Sigorta A.Ş.'ne müzekkere yazılarak 04/04/2019 başlangıç, 04/04/2020 bitiş tarihli, acente no : ... , poliçe no: ... sayılı sigortalı ... (TCKN: ... ) 'e ait 07 YR 010 plakalı aracın ... Sigorta A.Ş. nezdinde kasko sigorta poliçesi ile sigortalı iken 12/02/2020 hasar tarihli, hasar dosya numarası ... olan hasar dosyasında 07 ... plakalı aracın hasarına ilişkin ekspertiz raporu, servis iş emirleri, servis faturaları, fotoğraf ve görüntü kayıtlarının ivedi olarak mahkememize gönderilmesi istenilmiştir. 07/10/2024 ve 24/01/2025 tarihli yazılar ile müzekkeremize cevap verilmiştir.
Sigorta Bilgi Gözetim Merkezi'nin cevabi yazısı ve 38 ... plakalı aracın araç sahiplik belgesi eklenerek Anadolu Anonim Türk Sigorta Şirketi'ne müzekkere yazılmış ve Sigorta Bilgi Gözetim Merkezi'nin hasar sorgulama kaydında yazılı davacıya ait 38 ... plakalı aracın hasar durumunu gösterir ekspertiz raporu, servis, fatura ve iş emirleri, fotoğraf ve görüntü kayıtlarının mahkememize gönderilmesi istenilmiştir. 26/07/2024 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir.
Yargılama sırasında taraflarca bildirilen tanıklar usulünce dinlenmiştir.
Davacı tanığı ... duruşmada; "Bu davaya konu 27/11/2023 tarihli trafik kazası sırasında amcam olan davacı ... 'e ait 38 ... plakalı aracı ben kullanmaktaydım. O gün ben bir arkadaşıma uğramıştım. Kaza yaptığım yer ile arkadaşımın dükkanı birbirine çok yakın. Arkadaşımdan çıktım. Araca tek başıma bindim. Kendi şeridimde giderken kazaya karışan aracın yolun sonunda beklediğini gördüm. Beni bekledi sanıyorum. Ben yavaş geldiğim için geçeceğini düşündü, hızla yola çıktı ama ben çok yakındaydım. Frene bastım ama fren tutmadı, yolun tam ortasında bu araca vurdum. Bu kaza sırasında benim hızım ortalama 30-40 km civarındaydı. Ben bu aracın tam yanından geçecekken davalı sürücü önüme kırdı. Döndüğü yerde "U" dönüşü yapmak istedi. Aslında orada U dönüşünün yasak olduğuna dair trafik levhası yoktu ancak "U" dönüşü yapılacağı zaman sağına soluna gelen var mı diye dikkat edilmesi gereken bir yoldu. Tam hatırlamıyorum ama bu kaza saat 15:00 sularında oldu. Kaza tarihinde görüş açıktı. Yol kuruydu. Yağmur yağmamıştı. Tam emin değilim ama sanırım davalı araç kazadan önce dönüş için sinyal vermişti. Ama şundan eminim ben 30-40 metre ilerdeyken bu aracı gördüm. Bu araç benim geçmemi bekliyordu. Ancak benim yavaş geldiğimi düşünerek sonradan geçmeye karar verdi. Mücahid Avcuoğlu araçta tek başınaydı. Kazadan sonra amcası, dayısı gibi bir yakını çağırdı. Panik yapmıştı, hata yaptığını biliyordu, bir çok kez benden özür diledi. Kazayı kaza yeri çevresindeki esnaflar görmüş olabilir. Kaza yerinde ben Orta Sanayi Caddesi'ndeki ana yol üzerinde seyir halindeydim. Benim bildiklerim bunlardır." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davalılar ..., ... tanığı ... duruşmada; "Ben bu davaya konu 27/11/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazasını gördüm. Kaza yeri Orta Sanayi'de ana yoldadır. Biz orada ... isimli bir arkadaşın motor aksamı konularında tamir atölyesinde kayın biraderim olan davalı ...'a ait 33 ... plakalı araca bir malzeme alacaktık. ... isimli usta... nu malzeme aldırmaya göndermişti. ... arabaya bindi gitti. Tam dönüşte dönerken davacının aracı yolda kasis olmasına rağmen hızlı geldi. ... arabayla dönerken davacının aracı geldi ona vurdu. Vurmasıyla birlikte Mücahid yol kenarında park eden başka bir araca vurdu. Orada park yeri yoktu. Ancak yol kenarına park etmiş çok sayıda araç vardı. Bu bölge sanayi bölgesi olduğu için araç tamiri için oraya gelmiş çok fazla araç vardı ve yol kenarına park etmişlerdi. Bu kazanın ben saat 11:30-12:00 saatleri arasında olduğunu hatırlıyorum. Bu saatlerde görüş açıktı ve yol kuruydu. Davacı aracı kullanan arkadaş hızlı bir şekilde geldi. ... görmedi herhalde. Araçların birbirine korna çaldıklarını duymadım. Benim bildiklerim bunlardır." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davalılar ..., ... tanığı ... duruşmada; "Ben bu davaya konu olan 27/11/2023 tarihli trafik kazasını görmedim. Ben ...'ın yanında çalışıyordum. Böyle bir kazanın olduğunu biliyorum, bana öyle söylediler. Ama kazaya ilişkin görgüye dayalı bir bilgim yoktur. Benim bildiklerim bunlardır." şeklinde beyanda bulunmuştur.
İlgili delillerin toplanmasından sonra HMK'nun 266. maddesi gereğince bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, HMK'nun 267. ve 268. maddesi gereğince dava dosyasının re'sen seçilecek bir trafik-makine mühendisi bilirkişiye tevdine, HMK'nun 273. maddesi uyarınca iddia, savunma, trafik kayıt örneği, Sigorta Bilgi Ve Gözetim Merkezi hasar sorgulama kayıtları, ZMMS poliçesi, hasar dosyaları, trafik kaza tespit tutanağı, dosya içerisindeki servis faturaları ve kayıtları, ekspertiz raporu, fotoğraflar, tanık anlatımları ve diğer tüm deliller incelenmek sureti ile, a- 27/11/2023 tarihli trafik kazasının oluşumunda kim veya kimlerin ne şekilde kusurlu oldukları, hangi kuralları ihlal ettikleri konusunda kaza anına ilişkin basit krokinin de çizilerek kural ihlallerinin tespit edilmesi, b- Davacıya ait 38 ... plaka sayılı aracın markası, modeli, yaşı ve bu kazada aldığı hasarın boyutu birlikte irdelenmek suretiyle yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre hasarlı aracın tamirinin ekonomik olup olmadığı, ekonomik ise hasar bedeli , ekonomik değil ise kaza tarihindeki ikinci el piyasa rayiç bedeli ile kazadan sonraki hurda (sovtaj) değerinin tespit edilmesi, belirlenen rayiç bedelden de aracın hurda bedelinin indirilerek aracının gerçek zararının tespiti, c- Davacının aracında bu kazadan dolayı değer kaybı zararı varsa yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre aracın markası, model yılı, özellikleri, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı, aracın kilometresi, metal kompanentlerin yoğunluğu, korozyon dozajı ve varsa önceye dair hasar nedeniyle orjinalliğini yitirip yitirmediği, aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliğini, bu parçaların orjinal olup olmadığı hususlarının göz önüne alınarak aracın 27/11/2023 tarihli trafik kazasından önceki hasarsız ikinci el serbest piyasa rayiç değerinin kaç TL olduğu, bu kaza meydana geldikten ve aracın tamiri yapıldıktan sonraki ikinci el serbest piyasa rayiç değerinin kaç TL olduğu, bu iki değer arasındaki farka göre varsa davacının aracındaki değer kaybı zararının kaç TL olduğu, bu belirleme yapılırken kurumsal olarak araç alım satımına aracılık eden internet sitelerinden davacılara ait araç markası, model yılı, motor hacmi, kilometresi ve donanımı aynı veya benzer araçlarla hasarlı ve hasarsız birçok aracın karşılaştırılması suretiyle değerlendirme yapılması ve buna göre değer kaybı zararının hesaplanması varsa daha önce ödenen değer kaybı tazminatının hesaplanan miktardan düşülmesi, d- Araç perte ayrılmayacak ise bu kaza nedeniyle talep edilen araç mahrumiyetine ilişkin zararın belirlenmesinde hasara uğrayan aracın markası, model yılı, özellikleri ile aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği dikkate alınarak objektif olarak hasara uğrayan aracın onarımı için gerekli makul süre ve emsal araçların ikamesinin kullanımı için ödenecek ücret ile bu aracın kullanamadığı süre içerisinde elde edilen yararları belirlenerek ikame araç zararının kaç TL olduğunun belirlenmesi, e- Araç perte ayrılacaksa söz konusu aracın davacının aracıyla aynı vasıfta ikame aracın satın alınması için geçecek makul süre belirlenerek ve davacının bu süre içerisinde kendi aracını kullanmış olması halinde yapacağı yakıt, amortisman payı gibi zorunlu giderleri mahsup ederek ikame araç bedelini belirlenmesi konularında hüküm vermeye ve denetime elverişli açıklamalı rapor tanzimi için bilirkişiye yetki ve görev verilmesine karar verilmiştir.
Görevlendirilen Makine Mühendisi Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 23/03/2025 tarihli raporda özetle; "a) 33 ... plakalı araç sürücüsü davalı ...'nun 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 53. maddesinde belirtilen kuralları ihlal ettiği, kaza olayında gereken dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmediği için kazanın meydana gelmesinde %100 (Yüzde yüz) kusurlu olduğu, dava dışı sürücü ... 'in kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığı, b) 38 ... plakalı aracın kaza tarihi itibariyle piyasa rayiç değerinin 650.000,00-TL olduğu kanaatiyle toplamda 88.909,49-TL onarım masrafının araç rayiç değerinin yaklaşık %14'ü olduğu için aracın tamir edilmesinin ekonomik olduğu, c) 38 ... plakalı aracın 27/11/2023 tarihli trafik kazasından önceki hasarsız ikinci el serbest piyasa rayiç değerinin 650.000,00-TL olduğu, hasarının tamir edildiğinde 2. el piyasa değerinin 620.000,00-TL olduğu, araçta oluşan değer kaybının 30.000,00-TL (Otuzbin Türk Lirası) olduğu, d)38 ... plakalı aracın 30 gün içerisinde tamir edilebileceği, 30.000,00-TL araç mahrumiyet bedelinin olabileceği, zorunlu giderleri olan yakıt ve amortisman ve sar giderlerinin 13.023,00-TL olabileceği, ikame araç bedelinden düşüldüğünde ikame araç zararının 16.977,00-TL (On altı bin dokuz yüz yetmiş yedi Türk Lirası) olduğu, e) 38 ... plakalı aracın perte ayrılmasının uygun olmadığı" belirtilmiştir.
Davacı vekili 14/04/2025 tarihli talep arttırım dilekçesi ile "... davamızın kabulü ile 16.977,00-TL araç mahrumiyeti bedeli tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari nitelikteki avans faizi ile birlikte davalılar ... ile Mücahit Avcıoğlu'ndan alınarak müvekkile verilmesine, 23.016,00-TL değer kaybı tazminatının davalılar ... ile ... yönünden kaza tarihinden itibaren, davalı sigorta şirketi yönünden ise poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla 11.742,68-TL'nin sigorta şirketine başvuru tarihinden itibaren 8. iş günü sonu itibariyle işleyecek ticari nitelikteki avans faizi ile birlikte olmak üzere tüm davalılardan alınarak müvekkile verilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini vekaleten arz ve talep ederiz. ..." şeklinde talep ettiği alacak miktarlarını arttırmış ve eksik harcını yatırmıştır. Dilekçenin bir örneği davalılara tebliğ edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE: Dava, trafik kazası nedeniyle araçta meydana gelen hasar nedeniyle bakiye araç değer kaybı zararı ve ikame araç zararının tazmini istemi ile açılan tazminat davasıdır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4/1-a maddesine göre davaya bakmaya mahkememiz görevlidir. Zira dava zarara neden olan aracın şoförü ve işleteni ile birlikte ZMMS poliçesini düzenleyen sigorta şirketine karşı açılmıştır.
6545 sayılı yasanın 45/3. maddesi uyarınca yargılama tek hakim tarafından yürütülmüş ve sonuçlandırılmıştır.
Mahkememizde açılan ve sonuçlanan davada dava değeri itibarı ile 7251 sayılı Kanun'la değişik 6102 Türk Ticaret Kanunu'nun 4/2. maddesi uyarınca basit yargılama usulü uygulanmıştır.
Dava şartı arabuluculuk faaaliyeti kapsamında taraflar anlaşmaya varamadıkları görülmüştür.
Taraflar arasında uyuşmazlık konuların değerlendirmesinde;
Tarafların uyuşmazlık konuları; 27/11/2023 tarihli trafik kazasının oluşumunda kim veya kimlerin ne şekilde kusurlu olduğu, bu kazada hasarlanması nedeniyle davacıya ait 38 ... plakalı araçta tazmin edilmemiş bakiye araç değer kaybı zararı olup olmadığı, var ise davalıların bu zarardan sorumlu olup olmadıkları, yine davacının araç mahrumiyet (ikame araç) zararı olup olmadığı var ise davalılar ... ve ... 'nun bu zarardan sorumlu olup olmadıkları noktalarında toplanmaktadır.
KTK'nun 97. maddesine ilişkin dava şartının değerlendirmesinde;
Trafik kazalarında hukuki sorumluluk ve sigorta konusu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup sözü geçen Kanun'un 85. maddesinin 1. fıkrasında bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa motorlu aracın bir teşebbüsünün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde motorlu aracın işleteninin ve bağlı bulunduğu teşebbüsün sahibinin doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı, aynı maddenin 5. fıkrasında işleten ve araç işleticisi teşebbüs sahibinin, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olduğu, 91. maddesinin 1. fıkrasında işletenlerin, bu kanunun 85. maddesinin 1. fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu öngörülmüştür. Kanunun bahsi geçen düzenlemesinden, zorunlu mali sorumluluk sigortacısının, trafik kazasına karışan aracın işleteni veya araç işleticisi teşebbüs sahibi olan sigortalısına bu kaza sebebiyle isabet eden hukuki sorumluluğu poliçe teminat limiti ile sınırlı olarak üstlendiği anlaşılmaktadır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun "Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı" başlıklı 97. maddesinde (Değişik: 14/4/2016-6704/5 md.) "Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir." Dosya içesindeki bilgi ve belgelerden davacının dava açılmadan önce davalı sigorta şirketine başvurduğu anlaşılmıştır.
Belirsiz alacak davası açılamayacağı itirazının değerlendirmesinde;
Eldeki dosyada dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
İsviçre ve Alman Hukukunda yer alan "belirsiz alacak davası", 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile Hukukumuza kazandırılmıştır. 6100 sayılı HMK'nin 107/I. maddesi "Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir" hükmünü içermektedir. Madde hükmünden de anlaşıldığı üzere Belirsiz alacak davası davacının, davada talep edeceği miktarı veya değeri tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin objektif şekilde imkânsız olması ya da bunun kendisinden beklenememesi halinde mümkündür. Davacı dava tarihinde davanın miktarını tam ve kesin olarak biliyorsa veya bunu bilebilecek durumda ise, belirsiz alacak davası açılamaz.
Sorun, davacının alacağını tam ve kesin olarak belirleyebilecek bir durumda olması halinde alacağının tahsili için kısmi dava açmasının mümkün olup olmadığında toplanmaktadır.
Davacının aynı hukuki ilişkiden kaynaklanan alacağının veya hakkının tümünü değil, belirli bir kısmını talep ederek açtığı davaya kısmi dava denir. Diğer bir ifadeyle, bir alacak hakkında daha fazla miktar için tam dava açma imkanı bulunmasına rağmen, alacağın bir kesimi için açılan davaya kısmi dava denir. Bir davanın kısmi dava olarak nitelendirilebilmesi için, alacağın tümünün aynı hukuki ilişkiden doğmuş olması ve bu alacağın şimdilik bir kısmının dava edilmesi gerekir (Yargıtay HGK 17/10/2012 gün, 2012/9-838 Esas 715 Karar sayılı ilamı, Kuru/Arslan/Yılmaz, Medeni Usul Hukuku, 22. Bası,s.286; Pekcanıtez/Atalay/Özekes, Medeni Usul Hukuku, 12. Bası, s.320).
Kısmi dava, 6100 Sayılı HMK'nın 109. maddesinde düzenlenmiş olup, maddenin 1.fıkrasında "Talep konusunun niteliği itibarıyla bölünebilir olduğu durumlarda, sadece bir kısmı da dava yoluyla ileri sürülebilir" hükmüne, 2.fıkrasında ise; "Talep konusunun miktarı, taraflar arasında tartışmasız veya açıkça belirli ise kısmi dava açılamaz" hükmüne yer verilmiştir. Bu düzenlemelere göre, kısmi dava açılabilmesi için;
a-Talep konusunun niteliği itibariyle bölünebilir olması,
b-Talep konusunun miktarının taraflar arasında tartışmalı bulunması veya açıkça belirli olmaması gerekir.
Şayet, talep konusu taraflar arasında tartışmasız veya açıkça belirlenebilir ise kısmi dava açılamayacaktır. Diğer bir anlatımla; talep konusunun miktarı taraflar arasında "tartışmasız" ise veya taraflar arasında miktar veya parasal tutar bakımından bir tartışma olmakla beraber, tarafların anlaşmasına gerek kalmaksızın, objektif olarak talep konusunun miktarı herkesçe anlaşılabilecek şekilde "belirli" ise, o talep sonucunun sadece bir kısmı dava edilemez. Bu gibi hallerde, kısmi davanın yasaklanmasının sebebi, davacının kısmi dava açmakta hukuki yarar bulunmadığının kabul edilmesidir. Davacının alacağını, küçük parçalara bölüp her biri için ayrı ayrı dava açmasında hukuki yarar değil; aksine, dava hakkının kötüye kullanılması söz konusudur (Pekcanıtez/ Atalay/ Özekes, Medeni Usul Hukuku, 11. Bası, s.319-320).
Talep konusu açıkça taraflar arasında tartışmalıysa ya da açıkça belirli değilse açılan belirsiz alacak davasında davacının hukuki yararının bulunduğunun kabulü gerekir. Açılmış olan bir davada alacağın taraflar arasında tartışmalı olup olmadığı ya da açıkça belirli olup olmadığı davalının davaya vereceği cevapla anlaşılabilir. Nihayet hakim, ön inceleme aşamasında bu hususu tespit edebilir. Şayet, davalı davaya cevabında alacağı tartışmalı hale getirmişse artık, açılmış olan belirsiz alacak davasının hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddedilmeyip işin esası hakkında hüküm kurulması gerekir (Pekcanıtez/ Atalay/ Özekes, Medeni Usul Hukuku, 11. Bası,s.320-321).
Kısmî dava açılabilmesi için talep konusunun bölünebilir olması gerekli olup, açılan davanın kısmî dava olduğunun dava dilekçesinde açıkça yazılması gerekmez. Dava dilekçesindeki açıklamalardan davacının alacağının daha fazla olduğu anlaşılıyor ve istem bölümünde "fazlaya ilişkin haklarını saklı tutması” ya da “alacağın şimdilik şu kadarını dava ediyorum” şeklinde bir ifadeye yer verilmiş ise bu husus, davanın kısmî dava olarak kabulü için yeterli sayılmaktadır (Hukuk Genel Kurulunun 02.04.2003 tarihli ve 2003/4-260 Esas, 2003/271 Karar sayılı kararı; Pekcanıtez, Hakan: Medeni Usul Hukuku, C. II, 15. Baskı, İstanbul 2017, s. 1000).35. Aynı hususlar Hukuk Genel Kurulunun 22.11.2022 tarihli ve 2021/9-660 Esas, 2022/1574 Karar; 07.07.2021 tarihli ve 2021/(22)9-485 Esas, 2021/971 Karar; 02.03.2016 tarihli ve 2014/15-439 Esas, 2016/207 Karar sayılı kararlarında da benimsenmiştir.
Somut olayda da; davada davalılar ... ve Mücahit Avcıoğlu'nun cevap dilekçesinde davanın reddini istemiştir. Davalı sigorta şirketinin ise yasal süresi içinde davaya cevap vermemesi nedeniyle HMK'nun 128. maddesi uyarınca davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkar etmiş sayılmıştır. Davalılar ... ve ... 'nun davaya cevap dilekçesinden ve davalı sigorta şirketinin yargılama süreci içinde verdiği beyan dilekçesinden de anlaşılmaktadır ki; eldeki davada davacının talep ettiği alacak, taraflar arasında tartışmalı hale gelmiştir. Tüm bu açıklanan maddi ve hukuki olgular ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davacının belirsiz alacak davası açmasında hukuki yararları vardır ve belirsiz alacak davası şeklinde dava açması hukuken mümkündür.
Kusur ön sorununun değerlendirmesinde;
Mahkememizce görevlendirilen Makine Mühendisi Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 23/03/2025 tarihli raporda özetle; "27/11/2023 tarihli maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağından; davalı sürücü ...'nun sevk ve idaresindeki 33 ... plakalı aracı ile Orta Sanayi Bölgesi Kevser Caddesi üzerinde sinyal verip sola dönüş yaparken karşısından gelen davacıya ait aracı kullanan sürücü ... 'in sevk ve idaresindeki 38 ... plakalı aracının ön kısımları ile 33 ... plakalı aracın sağ orta kısmına çarptığı anlaşılmıştır. Kazanın meydana geldiği alanda trafik sinyalizasyonun bulunmadığı, kavşak, geçit, dönemeç şeklinde bir alan olmadığı tespit edilmiştir. Meydana gelen kazada davalı sürücü ... sola dönüş yapmak isterken ilk önce dönüş sinyali vermesi, karşı yolan gelen olup olmadığını kontrol etmesi, dönüşe başlamadan evvel karşıdan gelen araçlara ilk geçiş hakkını vermesi, karşıdan gelen ve duramayacak kadar yakın mesafede yaklaşmış olan davacıya ait aracı kullanan sürücü ... 'in geçmesini beklemesi gerekirken sola dönüş yaptığı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 53. maddesinde belirtilen kuralları ihlal ettiği, kaza olayında gereken dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmediği için kazanın meydana gelmesinde %100 (Yüzde yüz) kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır. Meydana gelen kazada davacıya ait aracı kullanan sürücüsü Harun ... Şahin'in trafik sinyalizasyonun bulunmadığı, kavşak, geçit, dönemeç şeklinde bir alanın olmadığı kaza alanında normal seyrinde devam ederken karşısında bulunan davalı sürücü ...'nun sola ani dönüş yapması sonucu kaza meydana geldiğinden kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Buna göre 33 ... plakalı araç sürücüsü davalı ...'nun 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 53. maddesinde belirtilen kuralları ihlal ettiği, kaza olayında gereken dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmediği için kazanın meydana gelmesinde %100 (Yüzde yüz) kusurlu olduğu, dava dışı sürücü ... 'in kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığı" belirtilmiştir. Bu rapordaki kusura yönelik tespitler, dosya kapsamındaki trafik kaza tespit tutanağı, Sigorta Bilgi Gözetim Merkezi kayıtları, kaza yerine ve araçlara ait fotoğraflar, hasar dosyası, ekspertiz raporu, tanık anlatımları ile diğer deliller ve olayla uyumlu olduğundan mahkememizce benimsenerek hükme esas alınmıştır.
Araç değer zararına dair değerlendirmede;
Araç değer kaybı; aracın hasarsız haldeki 2. el piyasa değeri ile hasarın onarımından sonraki 2. el piyasa değeri arasındaki fark olup, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatlarında, değer kaybının, araçların modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, davacı tarafın iddiaları, davalının savunmaları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek araçların kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeri ile kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değerleri arasındaki farka göre belirlenmesi gerektiği kabul edilmiştir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2019/6070 Esas, 2020/3614 Karar sayılı ilamı). Yapılan açıklamalar doğrultusunda değer kaybı hesabının Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları EK-1de bulunan "Değer Kaybı Hesaplanması" yöntemine göre değil, kazalı aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı (aracın kilometresi ve önceye ait hasarlar nedeni ile orjinalliğin yitirilip yitirilmediği), aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği (orijinal olup olmadığı), tramer kayıtlarına göre araçta meydana gelen hasarlar irdelenerek, emsal satışlar da araştırılmak suretiyle, aracın olay tarihindeki 2. el rayiç değeri ile kazadan sonra onarılmış haldeki 2. el rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybının bilirkişi tarafından hesaplanması gerekir.
Mahkememizce görevlendirilen Makine Mühendisi bilirkişi ... tarafından düzenlenen 23/03/2025 tarihli raporda özetle; "38 ... plakalı aracın kaza tarihi itibariyle piyasa rayiç değerinin 650.000,00-TL olduğu kanaatiyle toplamda 88.909,49-TL onarım masrafının araç rayiç değerinin yaklaşık %14'ü olduğu için aracın tamir edilmesinin ekonomik olduğu,38 ... plakalı aracın perte ayrılmasının uygun olmadığı, 38 ... plakalı aracın 27/11/2023 tarihli trafik kazasından önceki hasarsız ikinci el serbest piyasa rayiç değerinin 650.000,00-TL olduğu, hasarının tamir edildiğinde 2. el piyasa değerinin 620.000,00-TL olduğu, araçta oluşan değer kaybının 30.000,00-TL (Otuzbin Türk Lirası) olduğu" şeklinde kanaat bildirilmiştir. Bu rapordaki araç değer kaybı zararına yönelik tespitler, Yargıtay uygulamalarına ve dosya kapsamında bulunan delillere uygun olduğundan mahkememizce benimsenmiştir.
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde davalı sigorta şirketinin 11/01/2024 tarihinde davacıya 6.286,00-TL değer kaybı tazminatı ödediği anlaşılmaktadır. Bilirkişi raporunda tespit edilen araç değer kaybı zararından, davalı sigorta şirketi tarafından davacıya daha önce ödenen 6.286,00-TL değer kaybı tazminatının mahsup edildiğinde davacının aracının tazmin edilmeyen 23.016,00-TL bakiye değer kaybı zararı bulunduğu bulunduğu anlaşılmıştır.
İkame araç (araç mahrumiyet) zararına dair değerlendirmede;
Hasar gören aracın onarım süresi boyunca kullanılamaması ya da işletilememesi sebebiyle ortaya çıkan zarar, ticari araçlarda (taksi, otobüs, servis, minibüs ve diğer ticari araçlar) "Ticari Kazanç Kaybı Tazminatı"nın konusunu oluşturmaktadır.
Onarım süresince kullanılamayan araçlardan dolayı kazada kusuru bulunan araç sahibi ve sürücüsü müteselsil olarak sorumludur. Trafik kazası sebebiyle hasar gören aracın onarım süresince çalıştırılamaması sebebiyle oluşan "kazanç kaybı", "araç mahrumiyet zararı" başka bir anlatımla "ikame araç zararı" trafik sigortası kuvertürü dışında kalmaktadır.
Borçlar Hukukuna göre, bir şeyin kısmen hasar görmesinden veya kullanılamamasından dolayı oluşacak olan zarar, buna neden olan kişilerden talep edilebilmektedir.
Araç, trafik kazası sonucunda zarar görmüş ise, onarım süresince kullanılamayacağından, aracın kullanış amacına göre, mahrumiyet zararı belirlenmelidir. Eğer, uğranılan zarara ilişkin yeterince delil sunulamıyorsa, Türk Borçlar Kanunu'nun 50/2. maddesi gereği, hakkaniyete uygun bir bedel tayin ve takdir edilmeli, sonucuna göre karar verilmelidir.
Yargıtay kararlarında da açıkça belirtildiği üzere, ticari araç kazanç kaybı için sigortanın sorumluluğuna gidilememektedir. Ticari kazanç kaybı karşı tarafın trafik sigortalarından talep edilemez. Ticari kazanç kaybı kazada kusuru bulunan diğer aracın ruhsat sahibinden veya sürücüsünden talep edilebilir. Kazada kusursuz olmak şart değildir. Kusurun tamamı ticari araç sahibinde olmadığı sürece talepte bulunulabilir.
Somut uyuşmazlığa yönelik olarak Mahkememizce görevlendirilen Makine Mühendisi Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 23/03/2025 tarihli raporda; "38 ... plakalı aracın 30 gün içerisinde tamir edilebileceği, 30.000,00-TL araç mahrumiyet bedelinin olabileceği, zorunlu giderleri olan yakıt ve amortisman ve sar giderlerinin 13.023,00-TL olabileceği, ikame araç bedelinden düşüldüğünde ikame araç zararının 16.977,00-TL (On altı bin dokuz yüz yetmiş yedi Türk Lirası) olduğu" bildirilmiştir. Bu rapordaki tespit, dosya kapsamındaki kaza yerine ve araçlara ait fotoğraflar, hasar dosyası, servis kayıtları ile diğer deliller ve olayla uyumlu olduğundan mahkememizce doğru bulunmuştur. Ancak davacı tarafından dava dilekçesinde uyuşmazlık konusu trafik kazasından kaynaklı hasar nedeniyle davacının aracının tamiri için 20 gün tamirhanede kaldığını, aracın onarımının 20 gün sürdüğünü ve davacının bu 20 gün boyunca aracından mahrum kaldığını açıkça ikrar etmesi karşısında bilirkişi raporunda aracın 30 gün içerisinde tamir edilebileceği tespiti dosya içeriğine uygun olamaz. Bu durumda davacının kabulü gibi araç onarım süresinin 20 gün olarak kabul edilmesi zorunluluğu vardır. Bu yönden bilirkişi raporundan ayrık değerlendirme yapılmıştır.
Bilirkişi raporunda günlük ikame araç kiralaması ücreti 1.000,00-TL olarak tespit edilmiştir. Buna göre;
Araç Mahrumiyet Bedeli = Günlük Kiralama Bedeli x Onarım Süresi
= 1.000,00 TL x 20 Gün
= 20.000,00-TL olarak hesaplanmıştır.
Makine Mühendisi Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 23/03/2025 tarihli raporda 30 günlük araç mahrumiyet süresi için 13.023,00-TL amortisman ve zorunlu giderler nedeniyle indirim yapılması gerektiği hesaplanmış olup, bu hesaplama metodu mahkememizce de doğru görülmüş ve 20 günlük araç mahrumiyet süresine oranlanarak 20 gün için mahsubu gereken yakıt ve zorunlu giderler tutarı orantı kurularak;
30 günde yakıt ve zorunlu giderler tutarı 13.023,00-TL olursa
20 günde X
20 x 13.023,00-TL / 30 = 8.682,00-TL olarak bulunmuştur.
İkame Araç Zararı = 20.000,00 TL - 8.682,00-TL
= 11.318,00-TL olarak hesaplanmıştır.
Neticeden basit matematiksel işlemi gerektirdiğinden yargılamanın çabukluğu ve ucuzluğu ilkesi de dikkate alınarak mahkememizce araç mahrumiyet zararının 11.318,00-TL olduğu tespit edilmiştir.
Gerçek kişi davalıların ve davalı sigorta şirketinin sorumluluğuna dair değerlendirmede;
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumlluluk Sigortası Genel Şartları'nın, "Sigortanın Kapsamı" başlıklı A.1 maddesinde "sigortacının poliçede tamınlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı KTK ya göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği... " öngörülmüştür.
Zorunlu Mali Sorumluluk sigortacısı, karşı araçta meydana gelen gerçek zararı limit dahilinde teminat altına almıştır. Dava konusu trafik kazası sonrasında davacıya ait araçta meydana gelen hasar zararı ile araç değer kaybı da gerçek zarar kalemleri arasında bulunmaktadır. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 28/10/2013 tarih ve 2013/9624 Esas, 2013/14505 Karar). Kaldı ki 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren yeni Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın A.5/a maddesine göre araç değer kaybı, maddi zararlar teminatı içerisinde yer almaktadır.
ZMMS poliçesini düzenlenleyen davalı Bereket Katılım Sigorta A.Ş.'nin bakiye araç değer kaybı zararından poliçe limiti ile sorumlu olduğu anlaşılmıştır. Yine davalı sürücü ...'nun haksız fiil hükümlerine göre ve davalı ... aracın işleteni sıfatı ile bakiye araç değer kaybı zararından sorumludur.
Yine az yukarıda değinildiği üzere ikame araç zararı, dolaylı bir zarar olup, yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre araç mahrumiyet (ikame araç, araç kiralama) zararı için sigorta şirketinin sorumluluğuna gidilemez ve karşı tarafın trafik sigortacısı olan sigorta şirketinden talep edilemez. Eldeki davada ikame araç zararından haksız fiil hükümlerine göre sadece araç sahibi ve sürücüsü olan davalıların sorumlu olduğu değerlendirilmiştir. Davacının araç mahrumiyet (ikame araç) zararı talebi davalılar ... ve ... hakkındadır.
Bedel arttırım talebi ile ilgili incelemede;
Davacı vekili 10/04/2025 tarihli dilekçesinde "... Bilirkişi tarafından davalı sigorta şirketi tarafından davadan önce değer kaybı bedeli için ödenen 6.286,00-TL mahsup edilmemiştir. Yine fayda ve zararın denkleştirilmesi ilkesi gereğince davadan önce ödenen bedelin yasal faizi ile birlikte güncellenmesi gerekmekte olup; muhtemelen bilirkişinin görev ve uzmanlık alanına girmediği için bu hususta da bir değerlendirme yapılmamıştır. İzah ettiğimiz iki husus bakımından söz konusu işlemlerin basit bir matematik işlemi olması sebebiyle ve yargılamanın daha fazla uzamaması adına tarafımızca aşağıda yapılacaktır.
(Davalı sigorta şirketinin davadan önce ödediği değer kaybı bedelinin güncellenmesi 6.286,00 TL (ödenen değer kaybı bedeli) x 0,09 (yasal faiz) x 450 (ödeme günü ile bilirkişi raporu tarihi arasındaki gün sayısı)/365 = 697,48-TL)
(Değer kaybı bedeli yönünden 30.000,00-TL (bilirkişi tarafından belirlenen bedel) - 6.286,00-TL (davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme)- 697,48 TL (güncelleme miktarı) = 23.016,52-TL)
Müvekkile ödenmesi gereken toplam değer kaybı miktarı 23.016,52-TL olup; davalı sigorta şirketi poliçe limiti ile sorumlu bulunmaktadır. Davalı tarafından söz konusu kaza sebebiyle toplamda 192.115,32-TL (raporun 3. sayfasında ödemelerin kimlere yapıldığı açıkça yazılmıştır) maddi tazminat ödemesi yapılmıştır. Davalı sigorta şirketi tarafından tanzim edilen poliçede kaza başına teminat limiti 240.000,00-TL, araç başına ise 120.000,00-TL’dir. Davalı sigorta şirketi müvekkil yönünden ise toplamda 108.257,32-TL ödeme yapmış olup; bakiye olarak 11.742,68-TL teminat limiti bulunmaktadır. Mahkemece görüleceği üzere davalı sigorta şirketi kaza başına teminat sorumluluğu olan 240.000,00-TL’yi doldurmadığı için işbu dava bakımından garameten paylaştırma gibi bir durum söz konusu olmayacaktır. Davalı sigorta şirketi halen 11.742,68-TL sorumluluğu olduğu dikkate alınarak ilgili bedel yönünden davalı sigorta şirketinden ilgili bedelin tahsil edilerek müvekkile verilmesi yönünde hüküm kurulması gerekmektedir. İşbu kapsamda ıslah dilekçemiz aşağıda sunulmuştur.
İlk Talep Artan Tutar Son Talep
Araç Mahrumiyet Bedeli 100,00-TL 16.877,00-TL 16.977,00-TL
Değer Kaybı Bedeli 100,00-TL 22.916,52-TL 23.016,52-TL
... davamızın kabulü ile 16.977,00-TL araç mahrumiyeti bedeli tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari nitelikteki avans faizi ile birlikte davalılar ... ile ... ndan alınarak müvekkile verilmesine, 23.016,00-TL değer kaybı tazminatının davalılar ... ile ... yönünden kaza tarihinden itibaren, davalı sigorta şirketi yönünden (poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla-11.742,68-TL yönünden) ise sigorta şirketine başvuru tarihinden itibaren 8. iş günü sonu itibariyle işleyecek ticari nitelikteki avans faizi ile birlikte tüm davalılardan alınarak müvekkile verilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini vekaleten arz ve talep ederiz." şeklinde beyanda bulunarak talep miktarını arttırmıştır. Davacı tarafından ilgili harçlar tamamlanmıştır. Bu dilekçenin bir örneği davalılara tebliğ edilmiştir.
Temerrüt tarihi ve faiz türü ile ilgili değerlendirmede;
Trafik kazaları haksız fiil niteliğinde olup somut olayda taraflar arasındaki uyuşmazlık haksız fiilden kaynaklanmaktadır. Haksız fiilin faili ihtara veya ihbara gerek olmaksızın zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylemin işlendiği tarihten itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Haksız fiil faili olan borçlu temerrüde düştüğünden artık faiz haksız fiil tarihinden itibaren ve yasal faiz istenebilir. Bu nedenle davalılar ... ile ... yönünden trafik kaza tarihi olan 27/11/2023 tarihinden itibaren faize hükmedilmelidir.
2918 Sayılı Yasa'nın 91. maddesi gereğince yaptırılması gereken Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile sigorta şirketi, bir motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kişinin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğraması ile oluşan ve işletenin sorumluluğunu gerektiren zararları, sigorta limiti dahilinde ve kanun ile belirlenen teminat dışında kalan haller haricinde karşılamayı üstlendiği ve Motorlu Kara Taşıt Araçları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın 1. maddesinde ise, sigortacının, zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçe limitinin dışında (üstünde) kalan miktardan başlayıp, ihtiyari mali sorumluluk sigortası teminat limitine kadar zararı karşılamayı üstlendiği dikkate alındığında sigorta şirketinin üçüncü kişilerin uğradığı zarardan sorumluluğunun poliçedeki limiti ile sınırlı sıralı sorumluluktur.
Davalı sigorta şirketi kazaya neden olan aracın ZMMS ve İMMS sigortacısı olup, 2918 sayılı KTK'nun 99/1. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları'nın B 2/a maddesi uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Sigortaya başvurulmadan dava açılması veya icra takibi başlatılması halinde ise bu tarihlerde temerrüt gerçekleşir. Bu durumda, ilke olarak davadan önce usulüne uygun başvuru yapılmış ise bundan 8 iş günü sonrasında, başvuru yapılmamış ise dava tarihi itibarıyla, belirlenen tazminat alacağının tamamı için anılan tarihlere uygun faiz uygulanması gerekir. Sigortacının kısmi ödeme yapması halinde ise, söz konusu ödeme tarihi temerrüt tarihi olarak esas alınacaktır. Dosya kapsamından davacının dava tarihinden önce davalı sigorta şirketine başvuruda bulunduğu ve bu davalının davacıya araç değer kaybı bedeli olarak 12/01/2024 tarihinde 6.286,00-TL ödediği görülmüştür. Bu nedenle davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden temerrüt tarihi 12/01/2024 olarak alınmıştır.
Davalı sigorta şirketi tarafından tanzim edilen poliçede kaza başına teminat limiti 240.000,00-TL, araç başına ise 120.000,00-TL'dir. Davalı sigorta şirketi tarafından uyuşmazlığa konu hasara ilişkin olarak bilirkişi raporunda kalem kalem açıklandığı üzere davacı yönünden toplamda 108.257,32-TL ödeme yapmış olup; 120.000,00-TL - 108.257,32-TL = 11.742,68-TL bakiye teminat limitinin kaldığı, davalı sigorta şirketinin bakiye teminat limiti dahilinde sorumlu olduğu görülmüştür.
Kazaya karışan 33 ... plaka sayılı aracın Ford Transit 300 S Van marka kamyonet olduğu dosya kapsamındaki belgelerden görülmektedir. Davacı tarafından dava dilekçesinde hükmedilecek tazminatlara ticari avans faizi işletilmesi talep edilmiştir. Kazaya karışan bu aracın kaydından ticari araç olduğu anlaşılmakla hükmedilen tazminatlara ticari faiz yürütülmesine karar verilmesi gerekmiştir.
Yargılama sonunda tüm dosya kapsamına göre;
Yargılama sonunda toplanan tüm delillere, kısmen benimsenen ve hükme esas alınan bilirkişi Makine Mühendisi bilirkişi ... tarafından düzenlenen 23/03/2025 tarihli raporu dikkate alınarak davacının araç değer kaybına yönelik tazminat davasının kabulü ile 23.016,00-TL araç değer kaybı zararından davalı Bereket Sigorta A.Ş.'nin ZMMS bakiye teminat limiti olan 11.742,68-TL'lik kısmından 12/01/2024 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte sınırlı sorumlu olması, davalılar ... ve ...'nun ise 23.016,00-TL'nin tamamından trafik kaza tarihi olan 27/11/2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte sorumlu olmaları koşuluyla tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacının araç mahrumiyet zararına yönelik davasının kısmen kabulü ile 11.318,00-TL'nin trafik kaza tarihi olan 27/11/2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'ndan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Davacının davalılar ... ve ... hakkındaki fazlaya ilişkin araç mahrumiyet zararına yönelik istemlerinin ise sübut bulmadığından dolayı reddine karar vermek gerektiği görüş ve kanaatine varılmıştır.
Vekalet ücreti taktiri sırasında yapılan değerlendirmede;
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13/2. maddesinde " (1) Bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için bu Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7 nci maddenin ikinci fıkrası, 10 uncu maddenin üçüncü fıkrası ile 12 nci maddenin birinci fıkrası, 16 ncı maddenin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) bu Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. (2) Ancak, hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez." hükmü yer almaktadır. Bu husus dikkate alınmak suretiyle davacının tazminat talebi ile ilgili reddedilen talepler yönünden vekalet ücretine hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-Davacının araç değer kaybına yönelik tazminat davasının KABULÜ ile 23.016,00-TL araç değer kaybı zararından davalı Bereket Sigorta A.Ş.'nin ZMMS bakiye teminat limiti olan 11.742,68-TL'lik kısmından 12/01/2024 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte sınırlı sorumlu olması, davalılar ... ve ...'nun ise 23.016,00-TL'nin tamamından trafik kaza tarihi olan 27/11/2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte sorumlu olmaları koşuluyla tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
2-Davacının araç mahrumiyet zararına yönelik davasının KISMEN KABULÜ ile 11.318,00-TL'nin trafik kaza tarihi olan 27/11/2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'ndan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
3-Davacının davalılar ... ve ... hakkındaki fazlaya ilişkin araç mahrumiyet zararına yönelik istemlerinin REDDİNE,
4-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; alınması gereken 2.345,35-TL karar ve ilam harcından davacı tarafından yatırılan 427,60-TL peşin dava harcı, 679,58-TL talep arttırım harcı olmak üzere toplam 1.107,18-TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.238,17-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
Davalı ... Sigorta A.Ş'nin sorumluluğu yönünden alınması gereken harç, peşin alındığından bu davalıdan bakiye karar ilam harcı alınmasına yer olmadığına,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinden davanın kabul red oranına göre belirlenen 3.090,60-TL'nin (davalı Bereket Sigorta A.Ş.'nin 1.836,70-TL'lik kısmından, diğer davalılar ... ve ...'nun ise 3.090,60-TL'nin tamamından sorumlu olması koşulu ile) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ve bakiye bakiye 509,40-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
6-Davacı tarafından yatırılan 427,60-TL başvurma harcı, 427,60-TL peşin dava harcı, 679,58-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.534,78-TL'nin (davalı ... Sigorta A.Ş.'nin 1.194,37-TL'lik kısmından, diğer davalılar ... ve ...'nun ise tamamından sorumlu olması koşulu ile) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan; 56,00-TL posta gideri, 105,00-TL e-tebligat gideri, 22,00-TL KEP gideri, 885,00-TL tebligat gideri ve 3.000,00-TL bilirkişi gideri olmak üzere toplam 4.068,00-TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 3.492,37-TL'lik kısmının (davalı Bereket Sigorta A.Ş.'nin 2.074,68-TL'lik kısmından, diğer davalılar ... ve ...'nun ise 1.534,78-TL'nin tamamından sorumlu olması koşulu ile) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
9-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
10-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin (davalı ... Sigorta A.Ş.'nin 11.742,68-TL'lik kısmından, diğer davalılar ... ve ...'nun ise tamamından sorumlu olması koşulu ile) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
11-Davalılar ... ve ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden bu davalılar yönünden reddedilen kısım yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'nin 13/2. maddesi gereğince ret edilen kısım üzerinden hesap ve taktir olunan 5.659,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalılara verilmesine,
12-Davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden verilen kararın içeriğine göre bu davalı lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
13-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dosyanın tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra istinaf incelemesine gönderilmesine veya arşive kaldırılmasına,
Dair, davacı vekili ile davalılar ... ve ... vekilinin yüzüne karşı, davalı sigorta şirketinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.16/06/2025
Katip ...
E-imzalıdır
Hakim ...
E-imzalıdır