T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİKARAR
ESAS NO : ...
KARAR NO :...
HAKİM :...
KATİP : ...
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : ...
KARAR TARİHİ :...
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : ...
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ve müvekkili şirket arasında ticari ilişki sonucu mal ve hizmet alımına ilişkin 15.01.2024 tarihli 24.360,00 TL bedelli faturaya dayanarak müvekkilin alacağının tahsili amacıyla taraflarınca Kayseri İcra Müdürlüğü ...Esas sayılı icra dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı şirket tarafından borca itiraz edildiğini ve icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiğini, arabuluculuk başvurusunda anlaşmaya varılamadığını, davalı şirket tarafından faturaya yasal süresi içerisine itiraz edilmediğini, bu hususun da davalının faturayı içerikleri ile birlikte kabul ettiği anlamına geldiğini belirterek davanın kabulü ile borçlunun icra takibine yaptığı itirazının iptaline ve takibin devamına, borçlunun takip konusu borcu takip dosyasında belirtilen faiziyle ödemeye ve takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, vekalet ücreti ile yargılama masraflarının davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ...esas sayılı dosyası ile müvekkili hakkında takip başlatıldığını, dosyada takip dayanağının davacının müvekkiline kestiği 24.360,00-TL tutarlı fatura olduğunu, ancak müvekkiline davacı tarafından böyle bir borç doğuracak herhangi bir mal veyahut hizmet verilmediğini, bu nedenle müvekkilinin davacı tarafa herhangi bir borcunun bulunmadığını, faturanın tek başına alacağın varlığına delalet etmeyeceğini belirterek haksız ve mesnetsiz davanın reddine, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.
Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı takip dosyası uyap üzerinden celp edilmiş, incelenmesinde, alacaklısının ... Sistemleri İnşaat Gıda Sanayi Ticaret Limited Şirketi, borçlusunun ... Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi olduğu, toplam 24.360,00-TL alacak üzerinden takibin başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya 19/03/2024 tarihinde e-tebligat yoluyla tebliğ edildiği, borçlu tarafından 14/03/2024 tarihinde borca itiraz edildiği, takibin durdurulmasına karar verildiği ve iş bu davanın süresi içerisinde açıldığı görülmüştür.
Mimarsinan Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne ve Erciyes Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak dava konusu faturaların davacı tarafından form bilanço satım (BS), davalı bilanço alım (BA) belgelerinde ve sair beyan ve belgelerde kullanılıp kullanılmadığı sorulmuş, gelen yazı cevapları ile, Form BS/BA kayıtlarının gönderildiği görülmüştür.
Tüm deliller toplandıktan sonra bilirkişi incelemesi yaptırılmış, muhasebeci - mali müşavir bilirkişi ...15/11/2024 tarihli raporunda özetle;
-Davalının defter ibrazının olmadığının tespit edildiği,
-Davacının 2023 yılına ait yevmiye ve kebir defteri ibraz ettiği, mübrez defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde olduğu, ancak envanter defteri ibrazı olmadığından defterlerin içerdiği kayıtların birbirini doğrulama teyidi yapılamadığı için defterlerin bu haliyle HMK 222/2 ye uygun olmadığı, bununla birlikte 2023 yılı defterlerinin takip ve davaya konu faturanın ait olduğu 2024 yılından önceki yıla ait olduğundan huzurdaki dava ile ilgisi olmadığının tespit edildiği,
-Davacının 2024 yılına ait 01.01.2024-30.06.2024 arası yevmiye ve kebir defterinin tasdiksiz ve onaysız A4 kağıda dökümünün yapılarak ibraz edildiği, mübrez defterlerin yasal defter niteliğini haiz olmadığının tespit edildiği,
-Davacının mübrez 2024 ticari defterlerinde davaya konu faturanın davalı hesabının borcuna kayıtlı olduğu, faturaya karşılık tahsilat kaydının olmadığı, takip tarihi itibari ile davacının davalıdan 24.360,00-TL alacaklı göründüğü tespit edildiği,
Vergi dairesi müzekkere cevaplarından takip ve davaya konu faturanın davalıya tesliminin yapıldığı, faturaya karşı GİB sistemi üzeriden "RED" onayının veya TTK hükümleri kapsamında itiraz ve iptal talebinin olmadığının tespit edildiğini bildirir yönde kanaatini bildirmiştir. Rapordan birer suret taraflara tebliğ edildiği rapora karşı davalı vekilinin beyan dilekçesi sunduğu görülmüştür.
Davacı tarafa dava dilekçesinde yemin deliline dayanıldığından yemin teklif edip etmeyeceğini bildirmek üzere 2 haftalık kesin süre verilmiş, kesin süreye uyulmadığı takdirde yemin deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağı ihtar edilmiş, davacı vekilinin 10/02/2025 tarihli dilekçe ile yemin metni sunduğu, yemin metninin davalı şirkete tebliğ edildiği ancak davalı tarafın duruşmaya katılmadığı görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE:
Dava, itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4/1-a maddesine göre tarafların tacir olması ve işin ticari iş olması nedeniyle davaya bakmaya Mahkememiz görevlidir.
6545 sayılı yasanın 45/3. maddesi uyarınca yargılama Tek Hakim tarafından yürütülmüş ve sonuçlandırılmıştır.
Mahkememizde açılan ve sonuçlanan davada 7251 sayılı kanunla değişik 6102 Türk Ticaret Kanununun 4/2. maddesi uyarınca basit yargılama usulü uygulanmıştır.
Dava şartı arabuluculuk faaaliyeti kapsamında taraflar görüşmüş ancak anlaşmaya varamamışlardır.
Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı takip dosyası uyap üzerinden celp edilmiş, incelenmesinde, alacaklısının ... Sistemleri İnşaat Gıda Sanayi Ticaret Limited Şirketi, borçlusunun ... Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi olduğu, toplam 24.360,00-TL alacak üzerinden takibin başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya 19/03/2024 tarihinde e-tebligat yoluyla tebliğ edildiği, borçlu tarafından 14/03/2024 tarihinde borca itiraz edildiği, takibin durdurulmasına karar verildiği ve iş bu davanın süresi içerisinde açıldığı görülmüştür.
İtirazın iptali davası; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre;
i) İlamsız takip yapılmış olması,
ii) Borçlunun bu takibe itiraz etmesi,
iii) İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekir.
Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibine konu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır.
Eğer cevap süresi içinde davalı/borçlu diğer itirazlarını ileri sürmezse mahkeme bunları kendiliğinden göz önüne alamaz, takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapmak durumunda kalır.
Nitekim aynı hususlara Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 17.09.2019 tarihli ve 2017/19-824 E., 2019/885 K. sayılı kararında da değinilmiştir.
Dava yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan; ispat külfeti normal bir alacak davasındaki ile aynıdır. Ancak her iki dava ispat yöntemleri ve hukukî sonuçları bakımından farklılıklar göstermektedir. Bu bağlamda belirtmek gerekirse; HMK’nın 190. maddesi gereğince ispat yükü, kanunda özel düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Bu genel kuralın dışında bazı hâllerde ispat yükü yer değiştirerek davalı tarafa geçer. Bu hâllerden birisi davalının ödeme savunmasında bulunmasıdır.
Davacı ya da davalı iddiasını ya da savunmasını HMK’da belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir.
Buna göre yapılacak yargılama sonunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; ancak takibin iptali ya da devamı hükmünü de içerecektir.
Vergi Usul Kanunu’nun (VUK) 229. maddesi ise;
“Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır”hükmünü haizdir.
Bu hüküm çerçevesinde, 24.12.2003 tarihli ve 25326 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulunun 27.06.2003 tarihli ve 2001/l E., 2003/l K. sayılı kararında fatura; “Ticari satışlarda satıcı tarafından alıcıya verilen ve satılan malın miktarını, vasıflarını, ölçüsünü, fiyatını ve sair hususları veya ifa edilmiş hizmetleri gösteren hesap pusulası olup, ticari belge niteliğindedir” şeklinde tanımlanmıştır.
6102 sayılı TTK m. 21 maddesine göre; fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Madde hükmüne göre faturanın bir alacağın mevcudiyetine delil teşkil etmesi, karşı tarafa tebliğinden itibaren sekiz gün içinde hiçbir itiraza uğramamış olması koşuluna bağlıdır. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi yani alım-satım ilişkisini ispat etmesi gerekmektedir.
Bu nedenle, bir satım ilişkisinde davacı taraf sattığı malın miktarını ve alıcıya teslimini, davalı taraf ise yaptığı ödemeleri usulüne uygun bir şekilde ispat etmek zorundadır.
Tek başına fatura düzenlenmesi, akdi ilişkinin varlığını ispat etmeye yeterli değilse de, satıcı tarafından gönderilen faturanın alıcı tarafından ticari defterlerine kaydedilmesi durumunda, alıcı ile satıcı arasındaki akdi ilişkinin var olduğu kabul edilebilir. Ancak, eğer fatura, alıcının ticari defterlerinde kayıtlı değilse, satıcı alacak iddiasını diğer delillerle ispat etmelidir.
Bu hususlarla birlikte 6100 sayılı HMK’nın "Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması" başlıklı 222. Maddesinin incelendiğinde:
"(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." şeklinde düzenleme olduğu görülmektedir.
7251 sayılı Kanunu’nun 23. maddesi ile yapılan değişiklik ile 6100 sayılı Kanun’un 222. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan "ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi" ibaresi "diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi" şeklinde değiştirilmiştir.
Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK'nun 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (HMK'nun 222/1) Ticari defterlerin ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için kanununa göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (HMK'nun 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (HMK'nun 222/4) Ticari defterler usulüne uygun tutulsun tutulmasın aleyhe olan kayıtlar delil olur.
Tüm deliller toplandıktan sonra bilirkişi incelemesi yaptırılmış, muhasebeci - mali müşavir bilirkişi ...15/11/2024 tarihli raporunda özetle;
-Davalının defter ibrazının olmadığının tespit edildiği,
-Davacının 2023 yılına ait yevmiye ve kebir defteri ibraz ettiği, mübrez defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde olduğu, ancak envanter defteri ibrazı olmadığından defterlerin içerdiği kayıtların birbirini doğrulama teyidi yapılamadığı için defterlerin bu haliyle HMK 222/2 ye uygun olmadığı, bununla birlikte 2023 yılı defterlerinin takip ve davaya konu faturanın ait olduğu 2024 yılından önceki yıla ait olduğundan huzurdaki dava ile ilgisi olmadığının tespit edildiği,
-Davacının 2024 yılına ait 01.01.2024-30.06.2024 arası yevmiye ve kebir defterinin tasdiksiz ve onaysız A4 kağıda dökümünün yapılarak ibraz edildiği, mübrez defterlerin yasal defter niteliğini haiz olmadığının tespit edildiği,
-Davacının mübrez 2024 ticari defterlerinde davaya konu faturanın davalı hesabının borcuna kayıtlı olduğu, faturaya karşılık tahsilat kaydının olmadığı, takip tarihi itibari ile davacının davalıdan 24.360,00-TL alacaklı göründüğü tespit edildiği, ayrıca davaya konu edilen alacağın ticari defter kayıtlarıyla sabit ve likit bir alacak olması nedeni ile hüküm altına alınan 24.360,00-TL'nin %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-Davanın KABULÜ ile; davalının Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasına vaki itirazının 24.360,00 TL asıl alacak üzerinden İPTALİNE, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %9 oranında faiz uygulanarak takibin devamına,
2-Hükmedilen asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
3-Davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine,
4- 492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması alınması gerekli 1.664,03-TL karar ve ilam harcından davacı tarafça peşin yatırılan 427,60-TL'nin mahsubu ile eksik 1.236,43-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama giderinin) davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
6-Davacı tarafından yapılan 427,60-TL başvurma harcı, 427,60-TL peşin harcı, 3.500,00-TL bilirkişi ücreti ve 95,00-TL posta ücreti olmak üzere toplam 4.450,20-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına,
8-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2 maddesi uyarınca kabul edilen kısım üzerinden 24.360,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
9-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde yatıran ilgili tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
10-Kararın mahiyeti gereği davalı lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
11-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dava dosyasının tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra istinaf incelemesine gönderilmesine veya mahkememiz arşivine kaldırılmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır