T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ...
KARAR NO : ...
HAKİM : ...
KATİP :...
DAVACI :...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI :...
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :...
KARAR TARİHİ : ...
KARAR YAZIM TARİHİ : ...
Mahkememize açılan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan yargılaması sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ... Otomotiv Sanayi A.Ş.'nin yetkili bayisi olarak Kayseri ilinde araç satışı ve satış sonrası hizmetleri ile faaliyet gösterdiğini, bu bağlamda müvekkili şirket ve davalı arasında yıllardır süre gelen alım satımdan kaynaklı ticari bir ilişki bulunduğunu, davalı şirketin, müvekkili şirketin devamlı olarak alışveriş yaptığı filo müşterisi olduğunu, tarafların ticari defterlerinin incelenmesi ile bu durumun anlaşılabileceğini, müvekkili şirket tarafından davalıya araç satımı konusunda bir indirim teklifi sunulduğunu, davalı şirketin bu teklifi kabul etmesi üzerine 30/07/2022 tarihli Filo İndirimi Müşteri Taahhütnamesinin davalı şirket tarafından imzalanarak müvekkili şirkete teslim edildiğini, davalı şirketin müvekkilinin sunduğu şartlarda 4 adet ticari araç almayı kabul ve taahhüt ettiğini, bu sözleşme doğrultusunda davalıya özel indirimli olarak ... marka Transit modelde 3 adet ve ... marka Courıer modelde 1 adet olmak üzere 4 adet araç satıldığını, satılan araçların 31/08/2022 tarihinde davalı şirket adına tescil edildiğini, 30/07/2022 tarihli Filo İndirimi Müşteri Taahhütnamesi'nin 3 numaralı bölümünde Filo Müşterisinin Beyan ve Yükümlülüklerinin yer aldığını, bu bölümün 3.1 numaralı kısmında "EK-A'da şasi numarası belirtilen araç(lar) ile ilgili bu teklifi kabul ettiğimizi, beyanlarımızın doğru olduğunu ve işbu taahhütnamede yer alan şartlara uygun hareket edeceğimizi beyan, kabul ve taahhüt ederiz." şeklinde açık irade beyanı bulunduğunu fakat davalı şirket tarafından verilen taahhütlerin yerine getirilmediğini, aynı taahhütnamenin 3.2 numaralı kısmında "EK-A1'de detayları belirtilen araçları şirketimiz faaliyetlerinde kullanmak üzere satın aldığımızı, özel indirimler ile satın almış olduğumuz bu araçları yeni ya da kullanılmış durumda üçüncü kişilere satmak suretiyle gelir elde etme ya da özel indirimleri üçüncü kişilere kullandırma amacımız olmadığını beyan ve taahhüt ederiz." şeklinde davalı şirketin açık irade beyanı bulunduğunu, davalı şirketin indirimli olarak müvekkili şirketten aldığı araçları taahhütnameye aykırı bir şekilde 3. kişilere devrettiğini, taahhütnamenin 3.3 numaralı bölümünde cezai şartın düzenlendiğini, 30/07/2022 tarihli Filo İndirimi Müşteri Taahhütnamesi'nin 3.3 numaralı bölümünde "Satın aldığımız araçları, (a) Araçları trafik sicilde kendi adımıza tescil etmeden üçüncü kişilere devretmemiz veya (b) Araçların trafik tescil tarihinden itibaren 6 ay geçmeden 3. Kişilere satmamız ve (c) Araçlar 10.000 km yol kat etmeden araçları üçüncü kişilere satmamız halinde ilgili Araç için EK-A'da belirtilen cezai şart bedelini 15 gün içerisinde Bayi'ye ödemeyi kabul ve taahhüt ederiz." şeklinde açık rıza beyanı bulunduğunu, sözleşme şartlarından anlaşıldığı üzere davalı şirketin filo taahhütnamesi kapsamında satın aldığı araçları sözleşmeye aykırı bir şekilde 3. kişilere devrettiğini, ... plaka sayılı araçların 3. kişilere devir tarihlerinin araştırılmasını, davalının sözleşmeye aykırı, müvekkili şirketin onayını almadan devrettiği araçlar için araçların satım tarihlerine uygun olarak cezai şarta ilişkin hesaplama yapıldığını ve cezai şart bedeli olan 181.803,00-TL + KDV fatura edildiğini ancak kesilen faturaya rağmen davalı şirketin ödeme yapmadığını, ödeme yapılmaması üzerine müvekkili şirket tarafından Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını ve cezai şart bedelinin ödenmesinin talep edildiğini, davalı şirketin icra takibine itiraz ederek takibin durdurulmasına sebebiyet verdiğini, yaptıkları arabuluculuk görüşmelerinden bir sonuç alamadıklarından bahisle davanın kabulü ile davalının Kayseri Genel İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı icra dosyasına vaki itirazının iptali ile takibin devamına, alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderlerinin davalıya tahmiline karar verilmesini karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP : Davalı taraf süresinde cevap dilekçesi sunmamıştır.
DELİLLER :
Kayseri Genel İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı takip dosyasının uyap kayıtları, söz konusu araçların trafik kayıtları, tarafların ticari defter kayıtları, takip konusu fatura, vergi dairesi kayıtları ve tarafların dayandığı tüm deliller toplanmış, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Kayseri Genel İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı takip dosyasında: alacaklının ... Motorlu Araçları Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketi, borçlunun ... Grup Taahhüt Anonim Şirketi olduğu, 214.527,54-TL asıl alacak ve 19.696,31-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 234.223,85-TL toplam alacak üzerinden faturaya dayalı ilamsız icra takibi başlattıkları, borçlunun süresinde yaptığı itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Dosyaya mübrez 24/02/2025 tarihli bilirkişi raporunda; davacı ... Motorlu Araçlar Tic. ve San. A.Ş. defter ve belgelerini ibraz ettiği, 2022 ve 2023 yılı ticari defterlerinin TTK hükümlerine uygun tutulduğu, davalı ticari defterlerinin lehine delil niteliği taşıdığı. davacı ... Motorlu Araçlar Tic. ve San. A.Ş.'nin 2023 yılı muavin defter kayıtlarında davalı ... Grup Taahhüt A.Ş.'den 222.185,51-TL alacaklı olduğu ve takibe konu ... nolu e-fatura bedeli 214.527,54-TL'nin bu tutara dahil olduğunun görüldüğü, davacı ... Motorlu Araçlar Tic. ve San. A.Ş.'nin davalı ... Grup Taahhüt A.Ş.'ye araçların satışını toplam 1.975.000,00-TL'ye gerçekleştirdiği, 325.000,00-TL filo indirimi uyguladığı, araç pasif sorgularında 06.01.2023 tarihinde 3. kişilere devri yapılan araçların satışı davacı ... Motorlu Araçlar Tic. ve San. A.Ş. tarafından 12.08.2022 tarihinde e-fatura düzenlenerek davalı ... Grup Taahhüt A.Ş.'ye faturalandırdığı, davacı ... Motorlu Araçlar Tic. ve San. A.Ş.'nin 2022 yılı haziran dönemi form BS bildiriminde 1 adet belge ile 181.803,00-TL mal ve hizmet satışı bildirdiği, davalı ... Grup Taahhüt A.Ş.'nin 2022 yılı haziran dönemi form BA bildiriminde 1 adet belge ile 181.803,00-TL mal ve hizmet alışı bildirdiği, takibe konu fatura matrahı 181.803,00-TL'ye denk geldiği ve hem davalı hem de davacı tarafın form BA/BS bildirimlerinde davaya konu faturayı kayıtlarına aldıklarının anlaşıldığı, davacı ... Motorlu Araçlar Tic. ve San. A.Ş.'nin takip tarihi itibariyle 214.527,54-TL anapara + 11.954,76-TL faiz hesaplandığı görüş ve kanaatinde olduğunu bildirmiştir.
YARGILAMA VE GEREKÇE:
Dava, fatura alacağından kaynaklı olarak başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.
Bilindiği üzere, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptali davası; alacaklının, icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nun 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlayan bir eda davası olup, itirazın tebliğinden itibaren bir yıllık süre içinde açılan davada borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması halinde, istem varsa borçlu aleyhine icra inkar tazminatına da hükmedilebilir. (Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku, 2006, s.219, 223).
Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67. ve devamı maddelerinde düzenlenen itirazın iptali davalarının konusu, icra takibi konusu edilen alacaklar olup davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan ispat külfetiyle ilgili kurallar itirazın iptali davasında da geçerlidir. Taraflar iddia ve savunmalarını HMK’nda belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir. Buna göre yapılacak yargılama sonunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; ancak takibin iptali ya da devamı hükmünü de içerecektir. İtiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bu dava icra takibine sıkı sıkıya bağlıdır ve takibe bağlılık alacağın hem miktarı hem de kaynağı yönünden mevcuttur.
Vergi Usul Kanunu’nun (VUK) 229. maddesi;
“Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır”hükmünü haizdir.
Bu hüküm çerçevesinde, 24.12.2003 tarihli ve 25326 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulunun 27.06.2003 tarihli ve 2001/l E., 2003/l K. sayılı kararında fatura; “Ticari satışlarda satıcı tarafından alıcıya verilen ve satılan malın miktarını, vasıflarını, ölçüsünü, fiyatını ve sair hususları veya ifa edilmiş hizmetleri gösteren hesap pusulası olup, ticari belge niteliğindedir” şeklinde tanımlanmıştır.
6102 sayılı TTK m. 21 maddesine göre; fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Madde hükmüne göre faturanın bir alacağın mevcudiyetine delil teşkil etmesi, karşı tarafa tebliğinden itibaren sekiz gün içinde hiçbir itiraza uğramamış olması koşuluna bağlıdır. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi yani alım-satım ilişkisini ispat etmesi gerekmektedir.
Bu nedenle, bir satım ilişkisinde davacı taraf sattığı malın miktarını ve alıcıya teslimini, davalı taraf ise yaptığı ödemeleri usulüne uygun bir şekilde ispat etmek zorundadır.
Tek başına fatura düzenlenmesi, akdi ilişkinin varlığını ispat etmeye yeterli değilse de, satıcı tarafından gönderilen faturanın alıcı tarafından ticari defterlerine kaydedilmesi durumunda, alıcı ile satıcı arasındaki akdi ilişkinin var olduğu kabul edilebilir. Ancak, eğer fatura, alıcının ticari defterlerinde kayıtlı değilse, satıcı alacak iddiasını diğer delillerle ispat etmelidir.
HMK’nun "Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması" başlıklı 222. maddesi;
"(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." şeklindedir.
7251 sayılı Kanunu’nun 23. maddesi ile yapılan değişiklik ile 6100 sayılı Kanun’un 222. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan "ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi" ibaresi "diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi" şeklinde değiştirilmiştir.
Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK'nun 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK'nun 222/1). Ticari defterlerin ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için kanununa göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK'nun 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK'nun 222/4). Ticari defterler usulüne uygun tutulsun tutulmasın aleyhe olan kayıtlar delil olur (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin, 28/05/2009 gün ve 2008/10995 Esas, 2009/5037 Karar sayılı ilamı).
Yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafça davalı aleyhine Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takip dosyası ile 214.527,54-TL tutarlı fatura alacağı ve 19.696,31-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 234.223,85-TL alacak üzerinden takip başlatıldığı, borçlunun 20/11/2023 tarihli itirazı ile takibin durdurulmasına karar verildiği, eldeki davanın yasal 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde 24/05/2024 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır.
Taraflar arasında 30/07/2022 tarihli filo indirimli müşteri taahhütnamesinin düzenlendiği, bu taahhütname ile davalının davacıdan satın aldığı ve taahhütnamenin ekinde şase numaraları yazılı araçları trafik tescil tarihinden itibaren 6 ay içinde 3. Bir kimseye satmamayı, araçlar 10.000 km yol katetmeden 3. Bir kişiye satmamayı, aksi halde ekte belirtilen cezai şart bedelini 15 gün içinde bayiye ödemeyi kabul ettiği, takibe dayanak faturanın bu taahhütnameye konu araçlardan 3 tanesinin 6 aylık süre geçmeden devredilmesi nedeniyle düzenlendiği, gerçekten de UYAP üzerinden yapılan sorgulamada taahhütnameye konu 38 AHS 145, 38 AHS 141 ve 38 AHS 136 plakalı araçların 31/08/2022 tarihinde davalı adına tescilinden sonra henüz 6 aylık süre geçmeden 06/01/2023 tarihinde 3. Kişilere devredilmiş olduğu, taraflara ticari defterlerini sunmak üzere kesin süre verilmiş ise de davalının süresi içinde ticari defterlerini sunmadığı, davacı defterlerinde ise takibe konu UNS2023000000371 seri numaralı, 19/06/2023 tarihli ve 214.527,54-TL tutarlı faturanın kayıtlı olduğu, tarafların ilgili faturayı vergi dairesine bildirdiği, böylelikle fatura konusu asıl alacak yönünden davacının davalıdan alacaklı olduğunun sübut bulduğu anlaşılmaktadır.
Davacı icra takibinde işlemiş faiz de talep etmiştir. 6098 sayılı TBKnun 117.maddesinde bu hüküm ''Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer'' şeklinde düzenlenmiştir. Temerrüt, ya bir ihtar ile ya da dava açılması ile gerçekleşir. Her ne kadar bilirkişi raporunda TTK 1530/2 maddesine atıf yapılmış ise de bu madde uyarınca uygulanacak faiz türü mal tedarik sözleşmeleri için geçerli olup eldeki uyuşmazlık bu nitelikte olmadığından hesap edilen alacağa ticari avans faizi uygulanacaktır. Öte yandan davacı icra takibinde cezai şart alacağı şeklinde bir alacak kalemi talep etmemiş, işlemiş faiz talep etmiştir. İşlemiş faiz talebi için de yukarıda açıklandığı üzere temerrüt ihtarı gerekmektedir. Somut olayda davacı tarafça sunulan herhangi bir ihtar olmadığından davacının işlemiş faize ait istemi reddedilmiştir.
İtirazın iptâli davalarında İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için, usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde itiraz etmesi ve alacaklının, alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması gerekir. Burada, borçlu itirazının kötüniyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmaz. İcra inkâr tazminatı, hakkındaki icra takibine itiraz ederek durduran ve çabuk sonuçlandırılmasına engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır.
Bu yasal koşullar yanında, takibe konu alacağın likid olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likid olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likid bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likid bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir (HGK'nun 07.06.2006 tarih 2006/19-295 Esas, 2006/341 Karar sayılı kararı).
Bu ilke ve kurallar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; mahkemece hükmedilen asıl alacak miktarı taraflar arasında imzalanan filo indirimli müşteri taahhütnamesi ve taraf ticari defterlerinde yapılan inceleme ile de sabit olmuş ve bu miktar alacağın varlığı saptanarak hüküm kurulmuştur. Hükmedilen miktarın likid bir alacak olduğunun kabulü gerekir. Bu durumda asıl alacak üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
DAVANIN KISMEN KABULÜ ile,
1-Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takip dosyasında 214.527,54-TL asıl alacak (fatura) yönünden İTİRAZIN İPTALİ ile takibin bu miktar üzerinden kaldığı yerden devamına, asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar değişen oranlarda ticari avans faizi uygulanmasına,
2-Alacak likit olduğundan İİK 67/2 maddesi uyarınca kabul edilen asıl alacak tutarı 214.527,54-TL'nin %20'si tutarında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
3-19.696,31-TL işlemiş faiz tutarı yönünden açılan davanın reddine,
4-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 14.564,38-TL ilam harcından, tahsil edilen 2.828,84-TL peşin harcın mahsubuna, bakiye 11.735,54-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin kabul - ret oranına göre hesaplanan: 302,73-TL'sinin davacıdan alınarak, 3.297,27-TL'sinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
6-Davacı tarafın yaptığı 427,60-TL başvurma harcı, 2.828,84-TL peşin harç, 4.000,00-TL bilirkişi ücreti, 717,50-TL posta ücreti olmak üzere toplam 7.973,94-TL yargılama giderinin kabul - ret oranına göre hesaplanan: 7.303,40-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
7-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
8-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 34.324,41-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil eden davacıya ödenmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal iki haftalık süresi içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı