T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: *** Esas - ***
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ***
KARAR NO : ***
HAKİM : ***
KATİP : ***
DAVACI : ***
VEKİLLERİ : Av.
Av.
Av.
DAVALI : ***
VEKİLLERİ : Av.
Av. ***
İHBAR OLUNANLAR : 1-*** Kocasinan/KAYSERİ
VEKİLİ : Av.
2-***
VEKİLİ : Av.
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : ***
KARAR TARİHİ : ***
KARAR YAZIM TARİHİ : 11/03/2025
Mahkememize açılan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan yargılaması sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı kooperatif tarafından yaptırılan küçük sanayi sitesinden açık artırma yoluyla yapılan ihale neticesinde iki adet iş yeri satın aldığını, taraflara arasında her bir bağımsız bölüm için ayrı ayrı 27/10/2020 tarihinde taksitli taşınmaz satış sözleşmesi düzenlendiğini, müvekkilinin bu güne kadarki tüm ödeme yükümlülüğünü eksiksiz olarak yerine getirdiğini, taşınmazların müvekkili tarafından hali hazırda kullanıldığını ancak satın alındıktan sonraki süreçteki yağışlar nedeniyle iş yerinin üst kısmından önce üst kata sonrasında da beton ve kolonlardan akmak suretiyle zemin kata su sızıntıları oluştuğunu ve bunun müvekkili tarafından 12/11/2020 tarihinde davalı kooperatife yazılı olarak başvurulduğunu ve sorunun giderilmesini talep ettiklerini ancak davalının bu talepleri sonuçsuz bıraktığını, akıntıların devam etmesi üzerine müvekkilinin 09/12/2020 tarihinde kooperatife yazılı olarak başvuruda bulunduğunu ancak bu başvuru neticesinde de herhangi bir işlem yapılmadığını, kış mevsiminde etkisini artıran yağışların iş yerinde birikmesi nedeniyle müvekkilinin iş yerindeki faaliyetleri durma noktasına getirdiğini, bunun üzerine müvekkilinin mevcut ayıplı durumun, hasarın ve diğer hususların tespiti amacıyla Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... D.iş sayılı dosyası ile delil tespiti yaptırdığını ve bahsi geçen dosyada bilirkişi raporu alındığını, müvekkilinin gizli ayıbı öğrenir öğrenmez davalıya başvurarak TBK'nın 223/2. maddesindeki bildirim yükümlülüğünü yerine getirdiğini ancak bir sonuç alamadığını, taşınmazda meydana gelen hasarın müvekkili tarafından yaptırıldığını ve masrafının müvekkili tarafından karşılandığını, yapılan arabuluculuk görüşmelerinden de bir sonuç alamadıklarından bahisle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalı tarafından müvekkiline satışı yapılan taşınmazdaki ayıplı imalatlar nedeniyle müvekkilinin uğradığı zarar miktarı olan 72.056,70-TL'nin ayıbın meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine, yargılama giderlerinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde; davacının taleplerinin zaman aşımına uğradığını, dava konusu taşınmazların müvekkili tarafından davacıya ayıpsız şekilde teslim edildiğini, sözleşmeler ve yer teslim tutanaklarından anlaşıldığı üzere davacıya söz konusu taşınmazların hasarsız ve sorunsuz bir şekilde teslim edildiğini, sonradan oluşan hasardan dolayı müvekkilinin sorumlu tutulmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, meydana gelen hasarların davacı tarafından projeye aykırı şekilde yapılan imalatlardan kaynaklandığını, davacı tarafça yaptırılan tespit dosyasında alınan rapordan da bu durumun anlaşıldığını, davacı tarafın yasal süresi içinde ve şekle uygun ayıp ihbarında bulunmadığını, davacı taleplerinin nesnellikten uzak ve fahiş olduğunu, davanın Can İnşaat ile Toki'ye ihbarının gerektiğini, neticeten haksız ve dayanaksız davanın reddine, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
İhbar olunan Can İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş. vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde; davaya konu edilen taşınmazların Toki, dava dışı ... İnşaat ile müvekkili arasında düzenlenen sözleşme ve şartnamelere uygun olarak ve kusursuz olarak teslim edildiğini, müvekkilinden kaynaklı bir kusur bulunmadığını, davacı tarafın taleplerinin zaman aşımına uğradığını ve davacı tarafından müvekkilini ayıp bildiriminde bulunulmadığını, öncelikle davanın diğer yüklenici ... İnş. Ve Tic. Ltd. Şti.'ne ihbarına, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun işbu davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İhbar olunan TOKİ vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde; söz konusu taşınmazların yapıldığı sözleşmeye ilişkin işin geçici kabulünün 31/12/2014 tarihinde, Kesin Kabulünün ise 28/06/2016 tarihinde kabulde tespit edilmiş olan tüm eksik ve kusurlu işlerin giderilerek onaylandığını, söz konusu dava kapsamında müvekkili idarenin sorumluluğunun bulunmadığını, davacının taleplerinin yapımdan kaynaklı olmadığını, sonradan yapılan tadilattan kaynaklandığını, müvekkili idareye ihbar edilen haksız ve mesnetsiz davanın reddine, yargılama giderlerinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizin ... karar sayılı dosyasında verilen karar, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 17/04/2024 tarih ... karar sayılı ilamıyla kaldırılmış, dosyanın mahkememizin ... esas sırasına kaydı yapılmış ve yargılamasına bu esas üzerinden devam edilmiştir.
YARGILAMA VE GEREKÇE:
Dava, ticari satım konusu malların ayıplı olduğu iddiasına dayanılarak TBK'nın 227. maddesi gereğince uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Ayıp; yasa ya da sözleşmede öngörülen unsurlardan birinin veya birkaçının eksikliği ya da olmaması gereken vasıfların olmasıdır.
Taraflar arasında uyuşmazlık ayıplı taşınmaz mal satışından kaynaklanmaktadır. Tacirler arası satış sözleşmelerinde 6102 sayılı TTK’nun 23. maddesi ile, bu madde yollamasıyla 6098 sayılı TBK’nun satış sözleşmesine ilişkin hükümleri uygulanacaktır. Yine taşınmaz mal satış sözleşmelerini düzenleyen TBK’nun 246.maddesi yollaması ile aynı yasanın 219 vd. maddelerinde düzenlenen taşınır satışına ilişkin hükümler uygulanacaktır.
TTK 23/1-c.m. uyarınca “Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır.” hükmünü haizdir.
TBK'nın 223/2.maddesi ise '' Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.'' hükmünü içermektedir. Ayrıca TTK'nın 23/1-c maddesinde ayıplı mal hakkında alıcıya ihbar yükümlülüğü getirilmiş olup alıcı muayene ve ihbar yükümlülüğünü yerine getirmeden ayıp nedeniyle satıcıdan mal bedeli talebinde bulunulamaz. Davacı alıcı, süresinde ayıp ihbarında bulunduğunu yazılı belge ile kanıtlamak zorundadır. Buradaki yazılılık koşulu ispata ilişkindir.
Bununla birlikte 6098 sayılı TBK’nun 225.maddesi “1)Ağır kusurlu olan satıcı, satılandaki ayıbın kendisine süresinde bildirilmemiş olduğunu ileri sürerek sorumluluktan kısmen de olsa kurtulamaz. 2)Satıcılığı meslek edinmiş kişilerin bilmesi gereken ayıplar bakımından da aynı hüküm geçerlidir.” şeklinde düzenlenmiştir.
Dosyaya mübrez 28/07/2022 havale tarihli bilirkişi heyet raporunda; dava konusu taşınmazların tapu kaydında, Kayseri ili, Kocasinan ilçesi, Oymaağaç mahallesi, ... ada, 1 parselde kain 87.042,83-m2 yüz ölçümüne sahip arsa vasfındaki ana taşınmazın 34/LOT-32 ve 33/LOT-28 nolu iş yeri niteliğindeki bağımsız bölümler olduğu, söz konusu yapılın dam kısmının kutu profiller ve sandviç panel yardımıyla kapatılmış olduğu, kapatılan bu kısımda da su sızıntılarının devam ettiği ve su birikintilerinin bulunduğu, alt katta yapılan incelemelerde üst katta biriken su sızıntılarının alt kata geçmiş olduğu yer yer ıslaklıkların bulunduğu, birikintilerin önüne geçmek için su damlayan yerlerde kovaların bulunduğu, gezilen damlarda bulunan suyun gidiş yönünü açmak amacıyla ilave su giderlerinin açılmış olduğu, ayrıca bu damlarda gözle görülür şekilde eğim probleminin olduğu, su giderleri yüksekte kaldığı için suyun akışının gerçekleşmediği ve su birikintilerinin oluşması sonucu alt kata su sızıntılarının oluştuğu, söz konusu imalat hatalarına karşılık yalıtım ücretleri ve diğer imalatlara ilişkin olarak yapılan hesaplamalar sonucu toplam imalat miktarının dava tarihi itibariyle KDV dahil 82.983,50-TL olduğu görüş ve kanaatinde olduklarını bildirmişlerdir.
Bilirkişi heyetinden alınan 28/03/2023 tarihli raporda; davaya konu taşınmazda su akıntısı nedeniyle ayıplı bir üretim bulunup bulunmadığı hususunda; tesviye betonunun eğiminin yeterince ayarlanmamış olduğu ve dilatasyon derzinde uygulanan yalıtımın yeterli olmadığı, ayıp var ise bu ayıbın gizli ayıp olup olmadığı, ayıplı ise bu ayıpla ilgili olarak davacı tarafından yasal süresinde ihbarda bulunup bulunmadığı hususunda; dükkanların teslim alınmasından sonra ortaya çıkan bu ayıp durumunun da gizli ayıp niteliğinde olduğu, 12/11/2020 tarihinde davacı tarafından kooperatife yazılı başvuruda bulunulduğu, dolayısıyla yasal süresi içinde davalıya ihbarda / bildirimde bulunulduğu, dilatasyon boşluğunun birleşiminde birleştirme elamanının kullanılmadığı, su akıntısının dilatasyon ders boşluğundan alt katlara indiği, davacı tarafından yalıtım ve tesviye betonu yırtılmak suretiyle bir takım kanalların açıldığı, davacı tarafından yapının güney kesiminde proje harici kutu profilden yapılan terasın yapıdaki su akıntısına ve bu akıntının artmasına sebebiyet verip vermediği hususunda; yapının daha önceki durumu bilinmediği için değerlendirme yapılamayacağı, akıntının artıp artmayacağı yönünde değerlendirme yapılamayacağı kanaatinde olduklarını bildirmişlerdir.
Mahkememizin ... D.iş sayılı dosyasında alınan 01/03/2021 havale tarihli bilirkişi raporunda; tespit dilekçesinde bahsi geçen çatlak olayının yapı çatlağı değil dilatasyon boşluğundan kaynaklanan boşluk hacmine bağlı olduğu, oluşan su akıntısının büyük oranda dilatasyon derz boşluğundan alt katlara inmiş olabileceği, dilatasyon birleşim detayının tekniğine uygun malzeme ve işçiliğe bağlı fen ve teknik kuralına uygun yapılmadığı ve dilatasyon uygulamasında yapılması gereken uygulamaya göre gerekli imalatın aşağıda belirttiği malzeme niteliğine göre olması gerektiği, tespit konusu yerin son kat damında tespit isteyen tarafından bir takım tespite konu yapının damında yalıtımı ve tesviye betonunu yırtarak bir takım kanallar açılmış olduğu, tespit tarihi itibariyle taşınmazın 2. kat damında tespit isteyen tarafından yapının güney kesiminde proje harici kutu profilden açık teras yapılmış olduğu, bu imalatın yapıda su akıntısının artmasına sebep olabileceği kanaat ve değerlendirmesine varıldığı, zira oluşan su akmasına bağlı sebebin tespit isteyen tarafından proje harici bir takım imalatları gerçekleştirmiş olmasından önce yapılmış olsa idi daha doğru sonuçlar elde edileceği, oluşan hasar miktarları ve yapılması gereken imalat bedellerinin toplam 61.065,00-TL KDV dahil olarak hesaplandığı görülmüştür.
Mahkememizin 17/01/2024 tarih, ... Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. HD *** Karar sayılı kararı ile; taşınmazın mimari projesi temin edilerek 2 inşaat ve 1 nitelikli hesap uzmanı bilirkişi refakate alınarak mahallinde yeniden keşif yapılması, gerekirse komşu taşınmazlar da görülerek yağmur yağdığında oluşan akıntının nedenleri, bu durumun yapının ayıplı olmasından kaynaklı olup olmadığı, ayıbın niteliği, davacının proje harici yapmış olduğu imalatların zarara veya zararın artmasına neden olup olmadığı, tarafların kusur durumu, davacının müterafik kusurunun olup olmadığı ve zararın ortaya çıktığı tarih itibariyle giderim bedelinin, onarım bedelinin belirlenmesi gerektiği belirtilerek kararın kaldırılmasına karar verilmiş, dosya mahkememize gönderilerek yukarıdaki esasa kaydı yapılmış ve yargılamaya devam olunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı sonrasında yapılan keşif sonrasında alınan 31/07/2024 tarihli bilirkişi heyet raporunda: dava konusu taşınmazların tapu kaydında; Kayseri ili, Kocasinan ilçesi, Oymaağaç mahallesi, ... ada, 1 parselde kain 87.042,83-m2 yüz ölçüme sahip 'arsa' vasfındaki ana taşınmazın 34/LOT-32 ve 33/LOT-28 numaralı iş yeri niteliğindeki bağımsız bölümleri olduğu, keşif mahallinde yapılan incelemeler neticesinde söz konusu yapının dam kısmının kutu profiller ve sandviç panel yardımıyla kapatılarak çatı arası yapılmış olduğunun belirlendiği, taşınmazda yağmur yağdığında oluşan akıntının nedenlerinin çatının ilk yapımından kaynaklı çatı kaplama malzemesinin bir çok yerde bırakması nedeniyle olduğu, bu durumun yapının ayıplı olmasından kaynaklı olduğu, bu ayıbın gizli ayıp olduğu, davacının proje harici yaptığı çatı arası yapması, çatı betonunda yırtık açması ve bölme duvarların birleştirilmesi sonucunda yağmur ve kar sularının dükkan içlerine akmasına neden olmasıyla zararın artmasına neden olduğu, komşu taşınmazların gezilmesi ve dava konusu taşınmazda yağmur yağdığında oluşan akıntının nedenlerinin; -çatının ilk yapımından kaynaklı çatı kaplama malzemesinin bir çok yerde bırakması nedeniyle olduğu, bu durumun yapının ayıplı imalatından kaynaklı olduğu, davalı tarafın ayıplı imalat sebebiyle davacı taraftan daha fazla kusurlu olduğu, -davacının proje harici yaptığı çatı arası yapması, çatı betonunda yırtık açması ve bölme duvarların birleştirilmesi sonucunda yağmur ve kar sularının dükkan içine akmasına neden olmasıyla zararın artmasına neden olduğu, buna bağlı olarak davacı tarafın davalı taraftan daha az kusurlu olduğunun değerlendirildiği,
¸
Söz konusu imalat hatalarına karşılık yalıtım ücretleri ve diğer imalatlara ilişkin dava tarihi itibariyle yapılan hesaplamaların tablodaki şekilde olduğu görüş ve kanaatinde olduklarını bildirmişlerdir.
31/07/2024 tarihli raporu düzenleyen bilirkişi heyetinden alınan 10/02/2025 tarihli ek raporda: önceki raporlarında belirttikleri değerlendirmelerde herhangi bir değişiklik bulunmadığı, söz konusu imalat hatalarına karşılık yalıtım ücretleri ve diğer imalatlara ilişkin dava tarihi itibariyle yapılan hesaplamaların kök raporda belirtildiği, hasarın ortaya çıktığı tarih olan 12/11/2020 tarihi itibariyle;
¸
Tablodaki gibi hesaplandığı yönünde görüş bildirmişlerdir.
Yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında Kayseri ili, Kocasinan ilçesi, Oymaağaç Mahallesi, ... ada 1 parsel 34/LOT-32 ve 33/LOT-28 nolu bağımsız bölümler için 27/10/2020 tarihli taksitli taşınmaz satım sözleşmesi yapıldığı, aynı tarihli iş yeri teslim tutanakları ile davacıya teslim edildiği ve davacının taşınmazları kullanmaya başladığı,
Bir müddet sonra meydana gelen yağışlar nedeniyle işyerinin üst kısmından beton ve kolonlar yoluyla akmak suretiyle zemin kata su sızıntıları oluştuğu, davacı tarafından davalı kooperatife 12/11/2020 tarihli ayıp ihbarının yapıldığı, daha sonra delil tespiti için talepte bulunulduğu ve Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... D.İş sayılı dosyasından 01/03/2021 tarihli bilirkişi raporunun alındığı, bu rapora göre dilitasyon birleşim detayının tekniğe uygun malzeme ve işbirliğe bağlı fen ve teknik kuralına uygun yapılmadığı ve dilitasyon uygulamasında yapılması gereken uygulamaya göre imalatın gereği gibi yapılmadığı, bunun yanında taşınmazın 2. Kat damında davacı tarafından yapının güney kesiminde proje harici kutu profilden açık teras yapılmış olduğu, bu imalatın yapıda su akıntısına sebep olabileceğinin değerlendirildiği, yapılması gereken hasar ve imalat bedelinin 61.065,00-TL olduğunun tespit edildiği,
Mahkememizce istinaf kaldırma kararı sonrası dava konusu taşınmazın mimari projesinin ilgili belediyeden temin edilerek dosya arasına alındığı, akabinde mahallinde keşif yapıldığı, keşif sırasında hem dava konusu taşınmazın hem de komşu taşınmazların gezildiği, yapılan keşif sonucu aldırılan bilirkişi kök ve ek raporuna göre mimari proje incelendiğinde, taşınmazda yağmur yağdığında oluşan akıntının çatının ilk yapımından kaynaklı çatı kaplama malzemesinin birçok yerde bırakması nedeniyle olduğu, bu durumun yapının gizli ayıplı olmasından kaynaklandığı, gizli ayıp söz konusu olduğu için TBK 223. Maddesindeki sürenin uygulanmayacağı, iş yeri tesliminin 27/10/2020 tarihinde yapıldığı da dikkate alındığında davacının 12/11/2020 tarihli ayıp ihbarının süresinde kabul edilmesi gerektiği, nitekim davacının ayıbı daha önce öğrendiğine dair dosyaya yansıyan bir delilin de bulunmadığı, buna karşılık davacının terasta, tesviye betonu üzeri ve su yalıtımlı çatı örtüsü 3-4 Bitüm esaslı renkli kum kaplı rulo pestil olduğu, davacının dükkanında buna aykırı olarak tesviye betonu ve su yalıtımlı çatı örtüsü kaldırılarak kutu profillerden çatı arası yapıldığı, mimari projeye aykırı olarak dükkanların bölme duvarları kaldırılarak birleştirilmiş durumda olduğu, bu durumda dilitasyon boşluğundan akan yağmur ve kar sularının dükkanın içine aktığı, bu nedenle zararın meydana gelmesinde davacının da müterafik kusurunun bulunduğu, bilirkişi raporunda davalının ayıplı imalattan dolayı davacıdan daha fazla kusurlu olduğu, zira sitedeki diğer komşu taşınmazlarda da dükkan çatılarında çatı yalıtım malzemelerini bırakmış olduğu, dolayısıyla söz konusu inşaatın yapım aşamasında çatı yalıtımının hatalı olduğu tespitinde bulunulmuş olup Bilirkişilik Bölge Kurulu kararları nedeniyle kusur oranı belirlemesi yapılmadığı, bu oranlamanın dosya kapsamına göre mahkememizce yapılması gerektiği, her ne kadar davacının proje harici imalatları zararın artmasına neden olsa da yapıyı ayıplı olarak imal eden davalıya oranla daha az kusurlu olduğu dikkate alındığında yerleşik Yargıtay uygulaması gereği davacının zararın meydana gelmesinde %20 oranında kusurlu sayılması gerektiği, davalının ise %80 oranında kusurlu sayılacağı, bilirkişi kök raporunda dava tarihi itibariyle taşınmazın yeniden onarım bedelinin KDV dahil 128.181,34-TL olduğu, bu miktara %20 kusur tenzili uygulandığında davalının sorumlu olacağı tutarın 102.545,07-TL olacağı, ancak davacı davasını 82.983,50-TL'uye ıslah ettiğinden taleple bağlı kalınarak bu miktar üzerinden açılan davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
Tarafların tacir olduğu, dava ve ıslah dilekçelerinde ticari faiz talep edildiği görülmekle hükmedilen tazminata avans faizi uygulanmasına dair aşağıdaki hüküm fıkrasının tesisi uygun görülmüştür.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KABULÜ ile,
1-82.983,50-TL'nin; 72.056,70-TL'sinin dava tarihi olan 14/07/2021 tarihinden, 10.926,80-TL'sinin ıslah tarihi olan 28/09/2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 5.668,60-TL ilam harcından, dava açılışı sırasında tahsil edilen 1.230,55-TL peşin harç ve 186,61-TL ıslah harcının mahsubuna, bakiye 4.251,44-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafın yaptığı 59,30-TL başvurma harcı, 1.230,55-TL peşin harç, 186,61-TL ıslah harcı, (571,90+3.030,30) 3.602,20-TL keşif harcı, 7.400,00-TL bilirkişi ücreti, 1.000,00-TL keşif araç ücreti, 412,00-TL posta ücreti olmak üzere toplam 13.890,66-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı tarafın yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil eden davacıya ödenmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal iki haftalık süresi içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/02/2025
Katip ***
e-imzalı
Hakim ***
e-imzalı