T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ...
KARAR NO : ...
HAKİM : ...
KATİP :...
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : 1-...
VEKİLLERİ : Av. ...
Av. ...
DAVALI : 2- ...
3- ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : ...
KARAR TARİHİ : ...
KARAR YAZIM TARİHİ :...
Mahkememize açılan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan yargılaması sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ..., sevk ve idaresindeki 38 ... plaka sayılı araçla, Kocasinan Yakut Mahallesi, Kocasinan Bulvarı Köprülü Kavşak istikametinden, Mustafa Kemal Paşa Bulvarını takiple gelerek Orta Refüjle Bölünmüş 4 şeritli yolun Sol şeridinden Havalimanı istikametine seyri sırasında, Garnizon Komutanlığı ön tarafında bulunan trafik ışıklarıyla tanzim edilen yaya geçidine geldiğini, hızını arttırmış ve makas atarak önündeki araçları geçmeye başladığını, aracın hakimiyetini kaybettiğini, sağ tarafa doğru sürüklenerek ve kayarak gittiği anda, aynı istikamete giden Mehmet Özçelik sevk ve idaresindeki 07 ... plakalı motosiklete çarptığını, motosiklet sürücüsünün olay yerinde hayatını kaybettiğini, çarpmanın etkisiyle motosikletin 27 metre kadar savrulduğunu ve yaya kaldırımı üzerinde yürüyen müvekkiline ve müvekkilinin pusetteki torununa çarptığını, sürücü ...'ın kusurlu hareketleri neticesinde müvekkilinin yaralandığını ve maluliyet oluştuğunu, müvekkili hakkında, Kayseri Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından 28.03.2024 tarihinde düzenlenen Adli Vaka Raporunda: "Bu yaralanmanın şahsın hayatını tehlikeye soktuğu, basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte olmadığı" bildiren geçici rapor düzenlendiğini, kaza neticesinde müvekkilinin tibia (kaval) kemiği kırıldığını, kırılan kemiğe diz kapağından platin/vida takıldığını, hekimin şifaen söylemesi üzerine platin/vidanın ömür boyu müvekkilinin bacağında kalma durumu söz konusu olduğunu, kaza sebebiyle müvekkilinin omzunun da çıktığını, bu çıkığın tedavisinin de mümkün olmadığını, ayrıca müvekkilinin elmacık kemiği ve kafatasının çatladığını, gözünde de kaza sebebiyle rahatsızlıklar meydana geldiğini, müvekkilinin bir hafta kadar hastanede yattığını, hastaneden çıktıktan sonra da evinde bakıma muhtaç olarak kaldığını, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı ... soruşturma numaralı dosya ile adli soruşturma başlatıldığını, sürücü ... hakkında tutuklama kararı verildiğini ve Kayseri 2 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda tutuklu olarak bulunduğunu, müvekkilinin, geçirmiş olduğu bu kaza sebebiyle davalı ...'dan şikayetçi olduğunu, araç sürücüleri aracı kullandıkları sırada kendi kusurları ile sebep oldukları zararlardan dolayı zarar verdikleri kişilere karşı sorumludur. Kazaya konu araç sürücüsü ... olup araç sahibi ... 'dır. Aracın sigortasını yapan şirket olan ... Sigorta ile birlikte müvekkillerine karşı sorumlu olduğunu, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı ... Soruşturma numaralı dosya bilirkişiye gönderildiğini ve KTK ihlal maddeleri belirlenerek Cumhuriyet Başsavcılığına 25.04.2024 tarihli bilirkişi raporu dosyaya sunulduğunu, mezkur bilirkişi raporunda: müvekkilinin herhangi bir kusurunun olmadığını, dava dışı müteveffa ...'in herhangi bir kusurunun olmadığını, davalı 38 ... plakalı araç sürücüsü ...'ın ise "29l8 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 84- f maddesine göre "...Trafik Kazalarında sürücüler; Doğrultu değiştirme manevralarını yanlış yapma, Hallerinde asli kusurlu sayılırlar..." denildiğinden ve şerit değiştirme kurallarına da uymadığı anlaşıldığından yine aynı Trafik Kanunu'nun 46 b ve c maddelerinde belirtilen sürücü kusurlarından "...Şerit değiştirmeden önce gireceği şeritte sürülen araçların emniyetle geçişini beklemek, Trafiği aksatacak veya tehlikeye sokacak şekilde şerit değiştirmemek, Zorundadırlar..." denildiğinden asli kusurlu olduğunun bildirildiğini, 38... plakalı araç sürücüsü asli kusurlu olup müvekkillerinin uğradığı zararların davalılar tarafından giderilmesi gerektiğini, ... Katılım Sigorta Anonim Şirketi sigorta poliçesinde belirtilen miktarla sorumlu olduğunu, müvekkilinin işbu kaza sebebiyle maluliyeti oluştuğunu, maluliyeti sebebiyle de aynı zamanda efor kaybı da ortaya çıktığını, müvekkilinin sürekli ve geçici iş göremezlik oranının tespiti için ATK'ya sevkinin duruşma günü beklenilmeksizin sağlanmasını talep ettiklerini, kaza sebebiyle müvekkilnin hastaneye kaldırılıp, ameliyat olduğunu, bir hafta kadar hastanede kaldığını, hastaneden çıkışı yapıldıktan sonra da evinde bakıma muhtaç bir şekilde yattığını, kazadan sonra bakım ihtiyacı doğduğunu, bu sebeple müvekkilinin bakıma muhtaçlığının ne kadar olduğunun tespiti ile bakıcı giderleri için bilirkişiden rapor aldırılarak bakıcı giderleri için hesaplama yapılmasını talep ettiklerini, müvekkilinin kazadan sonra defalarca hastaneye gidip geldiğini, ayrıca düzenli olarak haftalık kontrolleri olması sebebiyle sürekli hastaneye gitmesi gerektiğini, müvekkilinin hastaneye gidiş geliş yol masraflarının karşılanmadığını, bu süreçte SGK'nın kapsamı dışında kalan kaçınılmaz tedavi giderleri ( ilaç parası, yol parası ve tedaviye ilişkin sair masrafları) ceplerinden karşılamak zorunda kaldığını, bu süreçte o anın telaşıyla yaptıkları ödemelere ilişkin belgeler halihazırda ellerinde bulunmadığını, müvekkilinin hastane kayıtları incelenerek hastaneye gidiş geliş (taksi) masraflarının hesaplanması ve eczane kayıtlarının incelenerek müvekkilinin aldığı ilaçlarda SGK'nın kapsamı dışında kalan ödemelerin hesaplanmasını talep ettiklerini, yine bu hususlar için de gerekli bilirkişi incelemesi yapılmasını talep ettiklerini, müvekkilinin kazadan sonra bakıma muhtaç olduğunu , elem ve ızdırap içinde olduğunu belirterek müvekkilinin bu süreçte yanında olan ailesinin tanık olarak dinlenilmesini talep ettiklerini, ayrıca müvekkilinin, ...'ın amcasının telefonla aradığını "Sana çarpanın amcasıyım. Sana üç beş kuruş verelim de davandan vazgeç" dediğini, müvekkilinin ise "ne demek istiyorsun sen" diyerek davalının amcasına tepki gösterdiğini ve telefonu kapattığını, bu duruma o an müvekkilinin yanında oturması sebebiyle müvekkilinin kızı Aylin Tekdağ'ın şahit olduğunu, müvekkili lehine manevi tazminata hükmedilmesini talep ettiklerini, son olarak davalı sigorta şirketinde oluşturulan hasar dosyası ve sigorta poliçesinin bir suretinin taraflarınca talep edildiğini fakat sigorta şirketinin taleplerini reddettiğini, bu sebeple sigorta şirketinden hasar dosyasının ve sigorta poliçesinin istenilmesini talep ettiklerini, müvekkilinin maddi olarak zor durumda kalmaması için müvekkili lehine adli yardım hükümlerinden yararlanması talebinde bulunduklarını, müvekkilinin geçirmiş olduğu kaza sebebiyle sürekli bakıma muhtaç kaldığını ve masraflarının arttığını, ekonomik durumunun olmadığı hususu değerlendirilerek adli yardım talebinin kabulüne karar verilmesini, belirsiz alacak niteliğindeki maddi tazminat alacağı yönünden fazlaya ilişkin talep ve hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 100TL Sürekli işgöremezlik (kalıcı sakatlık) nedeniyle çalışma gücü ve kazanç kaybını, 100TL geçici işgöremezlik nedeniyle çalışma gücü ve kazanç kaybını, 100TL Bakıcı gideri (bakıma muhtaçlık), 100TL SGK tarafından karşılanmayan Tedavi giderleri ve tüm iyileşme sürecinde yapılan hastaneye gidiş geliş masrafları olmak üzere şimdilik 400TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketi için temerrüt tarihinden, diğer davalılar için kaza tarihi olan 28.03.2024 tarihinden itibaren işletilecek ticari avans faizi ile birlikte, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, sigorta şirketinin poliçe kapsamı ile sınırlı olarak sorumlu tutulmasına, 100.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 28.03.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen ... ve ...'dan tahsiline, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalılara yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde; davacı tarafın dava konusu olaylara ilişkin delillerini dava dilekçesi ekinde tebliğ etmediğini, bu sebeple de davaya ancak vakıf oldukları bilgiler çerçevesinde cevap verebildiklerini, dava şartı yokluğu sebebiyle, davanın usulden reddi gerektiğini, başvuru şartının yerine getirilmiş kabul edilebilmesi için, gerekli belgelerin tamamının sigorta şirketine ibraz edilmesi ve kanunda öngörülen süre dolmasına rağmen ödeme yapılmamış olması gerektiği, davacı tarafından sunulmuş olan evraklar hasar doyasında mevcut olup ödeme yapmaya son derece elverişsiz olduğu, müvekkili şirket tarafından değerlendirilme yapılabilmesi için usulüne uygun maluliyet raporu davacıdan istenmesine rağmen müvekkili şirkete tebliğ edilmediğini, müvekkili şirkete yapılan başvurunun geçerli olacağı kabul edilemeyeceğini, nitekim başvurucunun maluliyetinin oranı dahi tespit edilmeden müvekkili şirkete yaptığı başvurunun tek amacı, KTK’de yer alan sigorta şirketine başvuru yükümlülüğünü atlatarak dava ikame edebilmektir. Kanun koyucunun düzenlediği emredici hükümler bu iken eksik evraklar tamamlanmaksızın ve özellikle de maluliyet durumunu saptar geçerli ve yönetmeliğe uygun maluliyet raporu ve gelir belgesi, sunulmaksızın dava açılmış olması dava şartı eksikliği sonucunu doğuracağını, talep edilen eksik belgelerin müvekkili şirkete iletilmediğini, işbu nedenle davacının dava açma hakkı bulunmayacağını, işbu nedenle davanın usulen reddi gerektiğini, hiçbir surette açılan davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla; kazaya karışan 38... plakalı araç müvekkili şirket bünyesinde Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ile koruma örtüsü altında olduğunu, bu poliçeden dolayı sorumlulukları sigortalının kusuru oranında olmak üzere, sakatlık halinde azami poliçe ile sınırlı olduğunu, müvekkili sigorta şirketin sorumluluğu, sigortalının kusurlu olması halinde söz konusu olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmaması halinde davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, kazaya karışan sigortalı araç sürücüsünün ve davacının kusur oranının ve illiyet bağı bulunup bulunmadığının tespiti bakımından Yargıtay denetimine elverişli olacak tarzda Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas dairesinden rapor alınmasını talep ettiklerini, müvekkili şirketin hiçbir mesuliyeti olmamakla birlikte, tazminat hesabı yapılması halinde asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, davacı tarafın asgari ücret üzerinde gelir elde ettiği iddiası mevcut ise davacının vergilendirilmiş geliri esas alınması gerektiğini, vergilendirilmiş gelirin bulunamaması halinde asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, SGK tarafından davacıya rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması ve ödeme yapıldığının tespiti halinde hesaplanacak tazminattan tenzil edilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin hiçbir mesuliyeti olmamakla birlikte, maluliyet oranı tespitinin kaza tarihinde yürürlükte bulunan erişkinler için engellilik değerlendirmesi hakkında yönetmelik esas adli tıp kurumu 3. ihtisas kurulu tarafından tespit edilmesi gerektiğini, meydana gelen kaza nedeniyle geçici iş göremezlik, tedavi ve bakıcı giderinden müvekkili şirketin sorumlu tutulamayacağını, zira bu hususta sorumluluk sosyal güvenlik kurumuna ait olduğunu, dolayısıyla da emsal yargı kararlarıyla açıklanan nedenlerle, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri nedeniyle uğranılan zararlara ilişkin talepler karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında bulunmadığından, mezkur talep yönünden davacının tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiği, davacının sosyal ve ekonomik durumlarının ve hangi Sosyal Güvenlik Kuruluşlarına tabi olduğunun tespit edilmesi gerektiği, eğer davacılar Sosyal Güvenlik Kurumundan geçici iş göremezlik ödeneği, tedavi gideri ya da peşin sermaye değeri almış ise Sosyal Güvenlik Kurumunun kendi özel kanunlarına göre müvekkils şirkete rücu imkanı doğduğunu, müvekkili şirketin davacıların dışında, Sosyal Güvenlik Kuruluşlarının da aynı kazadan dolayı aynı rücu talepleriyle karşı karşıya kalmaması için bu konudaki araştırmaların re’sen yapılması gerektiğini, dolayısıyla davacının Sosyal Güvenlik kuruluşlarından herhangi bir ödeme alıp almadığının tespitini talep ettiklerini, davacının gelirinin; maaş bordrosu; banka kayıtları yahut vergi levhası gibi resmi kayıtlarla ispatlanması gerektiğini, davacı yanın gelire ilişkin iddiaları hiçbir şekilde belgeye dayalı olmayan, ispattan yoksun iddialar olup, gelirin ispatlanamaması karşısında asgari ücret üzerinden hesap yapılması gerektiğini, davanın kabülü anlamına gelmemekle birlikte müvekkili şirketin faizden dava tarihinden itibaren yasal faizle sorumlu olduğunu, müvekkili şirkete davadan önce başvuru yapılmış, ancak gerekli evraklar ibraz edilmediğini, Karayolları Trafik Kanunu’nun 99.maddesi gereğince, sigorta şirketinin hasar ödeme mükellefiyeti hak sahibinin belgeleri ile usulen sigorta şirketine müracaatından itibaren 8 iş günü sonra başladığını, söz konusu olayın haksız fiilden kaynaklandığını, müvekkili şirketin sorumluluğu poliçe sebebiyle değil haksız fiil sebebiyledir. Taraflar arasında ticari bir ilişkinin mevcut olmadığını, bu sebeple davacı taraf ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edebileceğini, davanın açılmasına sebep olmadıklarından ücreti vekâlet ve mahkeme masraflarından da sorumlu tutulmamaları gerektiğini, davanın dava şartı eksikliği sebebiyle, usulden reddine, davanın yetkili mahkemede açılmamış olmaması sebebiyle, davanın usulden reddine, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde davacının dayanaktan yoksun maddi tazminat talebininin reddine, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde davacı tarafından mevzuata uygun illiyet bağını ve maluliyet oranını tespit eden maluliyet raporu tanzim edilmesine, mahkeme aksi kanaatte ise davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, kusur oranlarının tespit edilebilmesi adına kusur raporu tanzim edilmesine, hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi yapılmasını, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde, tazminat hesaplaması için aktüerya raporu tanzim edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalılar ... ve ... vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde; davacı asılın talebinin haksız ve mesnetsiz, hatalı ve yolsuz olduğunu, yaralanan kişinin raporuna göre böyle bir yaralanmanın zorunlu kıldığı tedavi giderlerinin neden ibaret olduğunun bilirkişi aracılığıyla tespit ettirilmesi gerektiğini, manevi tazminat davasına bakan hukuk hakimi ceza mahkemesinin kusur belirlemesi ile bağlı değilse de, ceza hükmüne dayanak alınan "maddi olgularla" bağlıdır. Maluliyet oranının Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü veya Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre belirlenmesi gerekir. Bedensel zararlar nedeniyle açılan davalarda; kişi çalışmakta ise kazançlarını gösteren belgeler dosyaya konulmalıdır. Trafik Kazası Tespit Tutanağı; Hukuk Muhakemeleri Kanununun 390.maddesi kapsamında yaklaşık ispat koşulunu sağlayan belge niteliğindedir. Arabuluculuk görüşmeleri esnasında davacının sigorta poliçesinde belirtilen üst limitin talep etmesi nedeniyle uzlaşma sağlanamadığını, davalılardan ... halen Bünyan Kapalı Ceza ve Tutuk Evinde tutuklu olduğunu, olay sonrasında bu güne kadar tahliye talep edip - tutukluluğa itiraz dilekçesi vermediklerini, hakkında henüz iddianame hazırlanıp - ceza davası açılmadığını, ancak savcılık evrakı içerisinde Kayseri Merkez Garnizon Komutanlığı tarafından mobese kamera kaydı sunulduğunu, kamera kaydının tetkiki ile olayın meydana geliş tarzı bütün şeffaflığı ile ortaya konulacağını, halen kusur tespiti yapılmadığını, Hukuk Mahkemesi Hakimi ceza mahkemesi kararı ile bağlı değildir. Ancak ceza hakiminin tespit ettiği olgularla bağlıdır. Davacının maluliyet oranının belirlenmesi gerektiğini, davacı vekilinin dava dilekçesinin manevi tazminat ile ilgili kısmında ...'ın amcasının telefonla aradığına dair iddiayı ise kabul etmediklerini, ...'ın Lütfi Ünsal isminde sadece bir tek amcası bulunduğunu, Lütfi Ünsal'ın ise böyle bir arama yapmadığını, keza ...'ın veya akrabalarının bu tür bir beyanı da söz konusu olmadığını, hiç kimseden de böyle bir arama yapmasını talep etmediklerini, davacı asilin telefonuna müvekkili ...'ın 16 Nisan 2024 tarihinde ulaşabildiğini, karakoldan defalarca istenilmesine rağmen güvenlik amacı ile veremeyeceklerini söylediklerini, davacının telefonunu dünürü Nizami İbil'den almak suretiyle müvekkilinin 16 Nisan 2024 tarihinde gece saat 22:13'de aradığını, geçmiş olsun dileklerini ilettiğini, o tarihe kadar telefonuna ulaşamadığını, evinde ziyaret etmek istediğini, maddi ve manevi olarak elinden geldiği kadar gerekeni yapmak istediğini ifade ettiğini, ancak davacının bizzat evine gelmesini istemediğini, görüşmek istemediğini, avukatının olduğunu beyan ederek görüşmeyi reddettiğini, haksız ve mesnetsiz olarak açılan davanın reddi ile masraf ve ücreti vekaletin karşı tarafa yüklenmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLER:Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.
Kocasinan İlçe Emniyet Müdürlüğü ile Melikgazi İlçe Emniyet Müdürlüğüne, Kayseri Şehir hastanesine, Kayseri 2 nolu T tipi kapalı ceza infaz kurumu müdürlüğüne, Kayseri Cbs'ye, ... Sigortaya yazılan müzekkerelere cevap verildiği görüldü.
Davacının Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalına sevk edildiği, ERÜ tarafından davacının herhangi bir mesai günü, mesai saatlerinde anabilim dalına başvurması gerektiğini bildirir ön raporun mahkememize gönderildiği, davacı vekiline tebliğ edildiği görüldü.
Davacı vekilinin 22/11/2024 tarihli dilekçe ile müvekkilin Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalına başvuruda bulunduğunu bildirdiği görüldü.
Davacı vekili tarafından Kayseri 2. Ağır ceza mahkemesi... Esas sayılı dosya içindeki kamera kayıtlarının CD halinde mahkememize sunulduğu görüldü.
Kayseri 2. Ağır ceza mahkemesi ... Esas sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden gönderildiği görüldü.
Mahkememizin 15/05/2025 tarihli duruşmasında davacı tanıkları Rukiye İbili ve Kamile İbili'nin ifadelerinin alındığı görüldü.
Davacı Rasime Şimşek Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığına sevk edilmiş, 24/07/2024 tarihli raporda özetle;
Tıbbi evrak tetkiki ile muayenesinden elde edilerek yukarıda kaydedilen bilgi ve bulgular Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik kapsamında birlikte değerlendirildiğinde, Rasime Şimşek'in 28.03.2024 tarihli trafik kazası sonucu meydana gelen kemik (orbita, zigoma, maksilla, tibia, 1,2,3,4 kot) kırıkları, akciğer kontüzyonu, alt ekstremitede mevcut (cerrahi fiksatör meteryalleri ile tespitli tibia kırığı, fibula kırığı.trofi) patolojiler nedeniyle;
1-Altı (6) ay süreyle iş göremezlik halinde kaldığı (tıbbi şifa süresinin 6 (altı) ay olduğu|,
2-Tüm vücut fonksiyon kaybı oranının ve/veya engel oranının % 8 (yüzdesekiz) olduğu kanaat yönünde raporun hazırlandığı görüldü.
Raporunun usule uygun olarak taraflara tebliğ edildiği görülmüştür.
Tüm deliller toplandıktan sonra bilirkişi incelemesi yaptırılmış, makine mühendisi bilirkişi ...'nün 19/08/2025 tarihli raporunda özetle;
- 38 ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'ın sevk ve idaresindeki araç ile günün gündüz vakti görüşün açık olduğu yol üzerinde seyri esnasında, yola gereken dikkat ve özeni vermesi, seyrini müteyakkız
sürdürmesi, aracının hızını mahal şartlarına uydurması ve seyir halindeki trafiği dikkate almaksızın araçlar
arasında makas atarak ve dönüş işaret ışıkları ile niyetini belirlemeksizin şerit ihlalleri yaparak dava konusu
trafik kazasının meydana gelmesine sebebiyet verdiği olayda;
KTK 46/g " Karayollarında trafiğin akışı: Madde 46 – Karayollarında trafik sağdan
akar. Aksine bir işaret bulunmadıkça sürücüler: Trafiği aksatacak veya tehlikeye sokacak şekilde
ardı ardına birden fazla şerit değiştirmemek, Zorundadırlar",
KTK 52/b "Hızın gerekli şartlara uygunluğunu sağlamak: Madde 52 – Sürücüler: .... b)
Hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun
gerektirdiği şartlara uydurmak, Zorundadırlar",
KTK.67/c " Araç manevralarını düzenleyen kurallar: Madde 67 – Manevralarda
aşağıdaki kurallar uygulanır. c) Dönüşlerde veya şerit değiştirmelerde sürücülerin niyetlerini
dönüş işaret ışıkları veya kol işareti ile açıkça ve yeterli şekilde belirtmesi, işaretlerin manevra
süresince devam etmesi ve biter bitmez sona erdirilmesi zorunludur" ve
KTK 84/g, j "Trafik kazalarında sürücü kusurlarının tespiti ve asli kusur sayılan haller:
Madde 84 – Araç sürücüleri trafik kazalarında, ...... g) Şeride tecavüz etme, …. j) Manevraları
düzenleyen genel şartlara uymama, hallerinde asli kusurlu sayılırlar." kurallarını ihlal ettiği asli ve
tam kusurlu olduğu;
-
07 ... Plaka sayılı motosiklet sürücüsü ile yaya...’in kazanın oluşumunda
kusurlarının olmadığı değerlendirilmiştir şeklinde kanaatini bildirir raporunu sunmuştur.
Rapordan birer suretin taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı davacı vekili ile davalılar vekilinin itiraz dilekçesi sunduğu görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE:
Davacı vekili tarafından 17/09/2025 tarihli dilekçe ile özetle; " Davalılardan ... Katılım Sigorta Anonim Şirketi ile yapılan sulh görüşmeleri neticesinde davalı şirketle işbu davalarına konu maddi tazminatlar bakımından (sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik, bakıcı-tedavi gideri ve SGK kapsamı dışında kalan alacaklar yönünden) sulh olunduğunu, davalı ... ve ... ile yapılan sulh görüşmeleri neticesinde manevi tazminat ve karşı vekalet ücreti bakımından da sulh olduklarını, derdest davalarından manevi tazminat yönünden de karşı tarafla sulh olmaları sebebiyle feragat ettiklerini, yargılama gideri ve vekalet ücreti talebinde bulunmadıklarını " dilekçe ile bildirmiştir.
Davacı vekili tarafından 26/09/2025 tarihli dilekçe ile özetle; "Davalılar ... ve ... yönünden de maddi tazminat ve manevi tazminat talepleri bakımından davadan feragat ettiğini, yargılama ve vekalet ücreti talebinin olmadığı"hususunu mahkememize bildirmiştir.
Davacı vekilinin vekaletnamesinde davadan feragat etme yetkisinin bulunduğu görüldü.
Davalılar ... ve ... vekili tarafından 19/09/2025 tarihli dilekçe ile özetle; " Davacı vekilinin de 17.09.2025 tarihli dilekçesinde beyan ve talep ettiği üzere, davacının maddi ve manevi zararları konusunda sulh olunduğunu, davacının maddi ve manevi tüm zararları kapsayacak şekilde davadan feragat ettiğini, feragat nedeniyle davanın reddine, ödeme nedeniyle feragat olduğundan ve karşılıklı olarak talep olmadığından dolayı taraflar lehine ya da aleyhine yargılama giderlerine ve vekalet ücretine hükmedilmemesine, vekalet ücreti ile yargılama masrafı taleplerinden karşılıklı olarak feragat ettiğini " bildirmiştir.
Davalı ... Katılım Sigorta A.Ş. 12/09/2025 tarihli davacı taraf ile yapılan sulh anlaşması ve ödemeye ilişkin dilekçe ile özetle; " Davacının teminatımıza giren maddi tazminata ilişkin talebi ile ilgili olarak davacı taraf ile sulh olunduğunu ve sulh çerçevesinde ibraname mukabilinde ödeme yapıldığını, işbu ödeme ile davacı tarafın teminatları dahilindeki maddi tazminata ilişkin zararı karşılanmış ve huzurdaki davanın konusuz kaldığını, davacı tarafın işbu anlaşma ile müvekkili şirketi, maddi tazminat yönünden müvekkili şirket sigortalısı ile araç sürücüsünü ise ibra ettiğini, davacının yapmış olduğu masraf sulh dâhilinde ödendiğinden yapılan dava harç ve masrafların davacı uhdesinde bırakılmasına karar verilmesini " dilekçe ile bildirmiştir.
Davacı vekilinin açmış olduğu davadan kesin ve şarta bağlı olmaksızın feragat ettiği, davanın tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği davalardan olduğu, davacı vekilinin vekaletnamesinin incelenmesinde davadan feragat yetkisinin bulunduğu anlaşılmakla HMK'nun 307-312. maddelerinde düzenlenen, davacının feragati nedeni ile davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-Feragat nedeni ile DAVANIN REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 615,40-TL ilam harcının 2/3'ü oranında hesaplanan 410,27-TL harcın davacı tarafından peşin yatırılan 427,60-TL harcın mahsubu ile artan 17,33-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.800,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) tarafların beyanları doğrultusunda davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan tüm yargılama giderlerinin davacı taraf üzerine bırakılmasına,
5-Davalılar ... ve ... ile davalı ... Katılım Sigorta A.Ş. tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
6-Tarafların talebi bulunmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
7-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
8-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dosyanın tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra İstinafa gönderilmesine veya arşive kaldırılmasına,
Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMK'nın 341/1. maddesi uyarınca 2 haftalık yasal süre içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 22/09/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır