T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ***
KARAR NO : ***
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ...
VEKİLİ : Av. ... - [16420-24350-14507] UETS
DAVALI : ... - ...
VEKİLİ : Av. ... - [16352-53250-62880] UETS
DAVA : İtirazın İptali (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : ***
KARAR TARİHİ : ***
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : ***
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali (kooperatif aidat borcundan kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...'ün müvekkili kooperatifin tahsis etmiş olduğu dairede ikamet etmekte olduğunu ve kooperatifin üyesi olduğunu, aidat ödeme yükümlülüğünün devam ettiğini, davalının 29/02/2024 tarihine gereken aidat tutarı toplamının 468.000,00-TL olduğunu, ancak icra takibi dosyasından 450.000,00-TL talep edildiğini, davalı aleyhine ... Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak yapılan itiraz üzerine takibin durdurulduğunu, müvekkili kooperatifin 28/06/2014 tarihli genel kurulun 8. maddesinde aidat ödemesini geciktiren üyelerin 965 gecikme faizi alınmasının kararlaştırıldığını, 2009-2014 yılları arasında faiz kararı olmaması nedeni ile bu dönemlere ilişkin borçlara kanuni faiz uygulandığını, 28/06/2014 yılından sonraki aidat borçlarına ise TBK'nun 120. maddesine uygun olarak yıllık %18 oranında faiz işletildiğini, müvekkili kooperatifçe aidat ödemelerine ilişkin alınan genel kurul kararları incelenerek ödemesi gereken tutarların ay ay işlendiğini, daha sonra davalının ödediği dönemlerin hesabına girildiğini, bakiye asıl alacak ve faiz borcu hesaplandığını, dava her ne kadar kısmi olarak açılmış olsa da davalının ödemekle yükümlü olduğu aidat tutarlarının genel kurulca belirlenmiş olması nedeni ile davalının temerrüte düşmüş olup her bir aidat döneminin temerrüt tarihinin farklı olduğunu, bu nedenle kesin tarihli borç içeren aidat ve diğer akçeli hükümlerde temerrüt tarihinden itibaren faiz tahakkuk ettirilmesi gerektiğini belirterek ... Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takip dosyasına vaki itirazın iptali ile yıllık %60'ı geçmemek üzere kanuni faizin iki katı üzerinden takibin devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin davacı kooperatife üye olarak yükümlülüklerini yerine getirdiğini ve kendisine isabet eden 1267 ada 1 parsel A3 blok 44 numaralı dairenin tapusunu aldığını, kooperatifin 21/04/2015 tarih ve 11 nolu yönetim kurulu kararı ile kesin maliyeti ödeyen ortakların ortaklıktan ilişiği kesileceğine dair kararın müvekkili hakkında da alındığını, bu sebeple ilişiği kesildiği için müvekkiline eldeki davada husumet yöneltilemeyeceğinden davanın reddini, davacı kooperatif tarafından daha sonra müvekkiline ana sözleşmenin 61/e gereği borç çıkarıldığından bahisle talepte bulunulmuşsa da müvekkilinin ... 8. Noterliği'nin ... yevmiyeli 14/09/2021 tarihli ihtarı ile borca itiraz ettiklerini, davacı kooperatifin yıllar sonra aidat ödenmediğinden bahisle dava açmasının kötü niyetli olduğunu belirterek haksız açılan davanın husumetten, zamanaşımı ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.
Davacı tarafça; davalının üyelik dosyasına, kooperatif anasözleşmesine ve genel kurul tutanaklarına, kooperatife ait kayıt ve belgelere, ödeme tablosuna ve bilirkişi incelemesine delil olarak dayanılmıştır.
Davalı tarafça; tapu kaydına, ticari defterler ve belgelere, genel kurul kararlarına, üyelik dosyasına, noter ihtarına, 21/04/2015 tarih ve 11 nolu yönetim kooperatif kurulu kararına, bilirkişi incelemesine, isticvap ve yemin beyanına delil olarak dayanılmıştır.
Taraflarca delil olarak dayanılan bir kısım kayıt ve belgelerin örneği dilekçelerinin ekinde dava dosyasına sunulmuştur.
... Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak davacı kooperatifin tadilatlarıyla birlikte ana sözleşmesinin, tüm genel kurul kararlarının ve hazirun cetvelinin okunaklı ve tasdikli suretleri istenilmiştir. 10/06/2024 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir.
Davacı kooperatife müzekkere yazılarak; a)Davalının kooperatif üyelik dosyasının örneğinin ve davalının üyeliği nedeniyle yaptığı ödemeleri, borçlarını gösterir hesap dökümlerinin gönderilmesi, b)Davalının sabit fiyatlı peşin ödemeli kooperatif ortağı olup olmadığı, kooperatifin böyle bir uygulamasının bulunup bulunmadığının bildirilmesi, varsa buna ilişkin kayıt, karar ve belge örneklerinin gönderilmesi, c)28/06/2014 tarihli ve diğer tüm genel kurul kararının örneklerinin gönderilmesi, d)Kooperatifin defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasının gerekmesi halinde kooperatif defter ve kayıtlarının bilirkişinin incelemesine hazır edileceği açık adresin ve bu adreste defter ve kayıtları bilirkişinin incelemesine sunacak yetkilinin adı ve soyadı ile irtibat telefon numarasının bildirilmesi istenilmiştir. müzekkeremize davacı vekilinin 14/10/2024 tarihli dilekçesi ile cevap verilmiştir.
... Tapu Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak ... İlçesi, ... Mahallesi, 1267 Ada, 1 Parsel, 11. Kat, 44 Bağımsız Bölüm sayılı taşınmazın davacı kooperatiften itibaren tedavüllü tapu kayıt örneğinin gönderilmesi istenilmiştir. 17/10/2024 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir.
... Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasının Uyap kayıtları dosyamız arasına alınmıştır.
İlgili delillerin toplanmasından sonra HMK'nun 266. maddesi gereğince bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, HMK'nun 267. ve 268. maddesi gereğince dava dosyasının re'sen seçilecek bir mali müşavir/ muhasebeci bilirkişiye tevdine, bilirkişiye HMK'nun 268. maddesi gereği davacı kooperatifi tüm defter ve kayıtları üzerinde yerinde inceleme yapması, raporuna esas alacak olup da dosya içinde bulunmayan kayıt ve belgeler olursa birer suretinin raporuna eklemesi için yetki verilmesine, HMK'nun 273. maddesi gereğince iddia, savunma, kooperatif ana sözleşmesi, tüm genel kurul kararları, davacı kooperatifinin defter ve kayıtları ile Uyap sistemi üzerinden ... Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasının tüm evrakları incelenerek davalının davacı kooperatifinin üyesi olup olmadığı, davalının kooperatif üyeliğinden istifasına ilişkin ihtarname, yazı, kooperatifçe davalının istifasının kabulü veya üyelikten çıkarılmasına ilişkin alınmış karar ve kayıt olup olmadığı, davalının kooperatifine üye olduğunun tespiti halinde peşin bedelli üye olup olmadığı, davacı kooperatifin peşin bedelli üye kabulü uygulamasının bulunup bulunmadığı, davalının üyeliği nedeniyle adına tahsis edilen dairenin özelliklerinin ve yüz ölçümünün araştırılması, kooperatif genel kurul kararları dikkate alınarak davalının üyeliği nedeniyle kooperatife yaptığı ödemelerin incelenerek ve buna ilişkin kooperatif defter kayıtlarından suret çıkarılıp rapora eklenmek suretiyle davalının ne miktar ödeme yaptığı, en son ödeme tarihinin ne olduğu, takibe konu edilen aidat alacağının bulunup bulunmadığı varsa kooperatifin asıl alacak ve işlemiş faiz miktarı yönünden alacağının kaçar TL olduğu konularında hüküm vermeye ve denetime elverişli açıklamalı rapor tanzimi için bilirkişiye yetki ve görev verilmesine karar verilmiştir.
Görevlendirilen Serbest Muhasebeci Mali Müşavir Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 27/01/2025 tarihli raporda özetle; "Davacı Sorumlu ... ... Konut Yapı Kooperatifi'nin ticari defter kayıtlarına istinaden; 131 ortaklardan alacaklar hesabı muavin defteri kayıtlarına istinaden; ...'ün 326.725,00-TL borçlu olduğu, 431 ortaklara borçlar hesabı muavin defteri kayıtlarına istinaden; ...'ün 464.000,00-TL alacaklı olduğu, 131 ve 431 hesaplar virmanı yapılacak olursa ...'ün 137.275,00-TL yatırdığı para kadar alacaklı olacağı, ...'nin aidat alacağının 2009 yılından 2023 yılına kadar toplam 450.000,00-TL olduğu, ...'ün 137.275,00-TL ödeme yaptığı, 312.725,00-TL aidat borcunun ödenmediği, işlemiş faizin 59.519,63-TL ve toplam borcunun 372.244,63-TL olarak hesaplandığı" belirtilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE: Dava, davacı kooperatif tarafından aidat alacağının tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nun 67/1. maddesi uyarınca iptali ile icra inkar tazminatı talebinden ibarettir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4/1-a maddesine göre davaya bakmaya Mahkememiz görevlidir. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 99. maddesine göre ihtilaf ticari niteliktedir.
6545 sayılı yasanın 45/3. maddesi uyarınca yargılama tek hakim tarafından yürütülmüş ve sonuçlandırılmıştır.
Mahkememizde açılan ve sonuçlanan davada dava değeri itibariyle 7251 sayılı Kanun'la değişik 6102 Türk Ticaret Kanunu'nun 4/2. maddesi uyarınca basit yargılama usulü uygulanmıştır.
Dava şartı arabuluculuk faaaliyeti kapsamında tarafların görüştükleri ve fakat anlaşmaya varamadıkları dosyada mübrez 26/03/2024 tarihli arabuluculuk son tutanağının incelenmesiyle anlaşılmıştır.
Davalıya üyeliği nedeniyle tahsis edilen dairenin ferdileştirme işlemi sonucunda tapusunun davalı adına tescil edildiği tarafların kabulündedir. Bu durum celp edilen tapu kayıt örneği ile de sabittir.
Taraflar arasında uyuşmazlık, icra takibine konu edilen nedenlerle davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, davalının icra takibine vaki itirazının haklı olup olmadığı, bu itirazın iptalinin gerekip gerekmediği, davalının kooperatif üyesi olup olmadığı, davalının delil olarak dayandığı 21/04/2015 tarihli ve 11 numaralı kooperatif yönetim kurulu kararı nedeniyle davacının davalıdan aidat bedeli talep edip edemeyeceği, davalının zaman aşımı def'inin ve husumet itirazının dinlenebilir olup olmadığı, icra inkar tazminatının koşullarının bulunup bulunmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Dava, İİK'nun 67. maddesi uyarınca 1 yıllık yasal süre içinde açılmıştır. İtiraz dilekçesinin alacaklıya tebliğ edilmemesi nedeniyle öğrenmenin dava tarihinde gerçekleştiği kabul edilmiştir.
Eldeki davada davalı tarafından kooperatifin üyeliğinden çıktığı, kooperatifle ilişiğinin kalmadığı savunulmuştur. Kural olarak, kooperatif ortaklığından istifa edenlerin, kooperatifçe ortakları için yaptırılan daireler üzerinde hakkı kalmayıp, dairenin kooperatife iadesi ile ancak ayrıldıkları yıl bilançosuna göre payına düşeni talep edebilmesi mümkündür. Başka bir deyişle, ortaklıktan çıkma iradesi ile birlikte ortaklık payı dahil ortaklıktan kaynaklanan tüm hakların kooperatife iadesi gerekir (Yargıtay 23. HD. 13/12/2012 tarih ve 5200 E., 7357 K., 22/05/2012 tarih ve 769 E., 3526 K. Yargıtay 11. HD. 13/03/2008 tarih ve 2006/11210 E., 2008/3143 K., 13/03/2008 tarih ve 2006/11193 E., 2008/3190 K. sayılı ilamları). Yargıtay 23. Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 13/11/2019 tarihli 2016/6738 E. 2019/4723 K içtihadında "kooperatif üyesi, kooperatiften edindiği, taşınmazı iade etmeden istifa etmesi halinde, istifadan önce veya sonra olmasına bakılmaksızın inşaat maliyetine ilişkin aidatlardan sorumludur." şeklindedir. Yine ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 2020/996 E. -2020/1090 K., 2020/953 E.-2020/1066 K., 2020/994 E.-2020/1053 K., 2020/988 E. -2020/1044 K., 2020/591 E.-2020/703 K., 2020/571 E.-2020/669 K, 2020/577 E.-2020/615 K., 2020/343 E.-2020/340 K., 2020/227 E.-2020/226 K., 2020/226 E.-2020/217 K., 2020/182 E.-2020/202 K. sayılı dosyalarında da uyuşmazlıklar, genel kurul kararından ve alacaktan doğmakta olup, yerel mahkemelerce davanın kabulü ile itirazın iptaline ilişkin olarak verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. İstifa eden ortağın ise, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 15. ve anasözleşmenin 17. maddesi uyarınca, kooperatiften ayrıldığı yılın bilançosunun görüşüldüğü genel kuruldan bir ay geçtikten sonra, kooperatife ödediği miktarları talep edebileceği tabîdir. Bu kuralın istisnası 1163 sayılı Kanun'un 81/2. maddesinde düzenlenmiş olup, anılan maddede, "Konut yapı kooperatifleri, anasözleşmede gösterilen işlerin tamamlanması ve ferdi mülkiyete geçilip konutların ortaklar adına tescil edilmesiyle amacına ulaşmış sayılır ve dağılır. Ancak tescil tarihinden itibaren 6 ay içerisinde usulüne uygun şekilde anasözleşme değişikliği yapılarak kooperatifin amacının değiştirilmesi halinde dağılmaya ilişkin hüküm uygulanmaz. (Ek cümle: 3/6/2010-5983/2 md.) Amacına ulaşılarak dağılma sürecine girmiş olan kooperatiflerden çıkan veya çıkarılan ortağın konutu veya işyeri çıkma veya çıkarılma sebebiyle geri alınamaz; ancak, bu eski ortaklar daha sonra oluşabilecek tasfiye masraflarına katılırlar." hükmü kabul edilmiştir.
Davalı 21/04/2015 tarihli ve 11 numaralı kooperatif yönetim kurulu kararı ile ortaklıktan çıktığını savunmuş ve bu kararla ibra ettiğini belirterek davacının kendisinden aidat alacağını talep edemeyeceğini ileri sürmüştür. Bilindiği üzere kooperatifin en yetkili organı genel kuruldur. Genel kurullarda hakkaniyetin gerektirdiği ölçüde gerekli kararlar alındığı gibi daha önceden alınan kararlarda değiştirilebilir. Eşitlik ilkesi gereğince hak ve görevlerde ortakların eşit olması kuralı gözetilerek önceki genel kurul veya yönetim kurulu kararının değişen şartlar ve kooperatifin diğer ortaklarının durumları da nazara alınarak şartlarda eşitleme yapılmak üzere değiştirilmesine karar verilmesinde ilke olarak müktesep hak ihlali ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. (Yargıtay 23. H.D. 2011/933 Esas 2011/936 Karar) yine davalı ortaklık nedeniyle adına tahsis ve tescil edilen konutu, başka bir deyimle ortaklıktan kaynaklanan tüm haklarını davacı kooperatife iade etmediği dikkate alındığında söz konusu yönetim kurulu kararının geçerliliği bulunmamaktadır. Davacı kooperatifin defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Mali Müşavir bilirkişi ... tarafından düzenlenen 27/01/2025 tarihli raporda davalının kooperatif ortaklığından çıkmadığı veya çıkarılmadığı, davalının halen kooperatifin üyesi olduğu tespit edilmiştir. Davalı tarafından rapordaki bu tespitin aksi yasal delillerle ispatlanmış değildir. Davalının kooperatif üyeliği nedeniyle adına tapuda tescil edilen dairenin davacı kooperatife iade etmediği de dikkate alındığında aksi yöndeki savunmalarına itibar edilmemiştir.
Davacı kooperatifin defter ve kayıtları üzerinde yapılan inceleme üzerine düzenlenen bilirkişi raporuna göre davalının, davacı kooperatifin peşin bedelli ortağı olmadığı, normal statülü kooperatif ortağı olduğu tespit edilmiştir.
Yapı kooperatiflerinin amacı ortaklarının konut ihtiyaçlarını karşılamaktır. Bu amaçla biraraya gelen ortaklar emeklerini ve birikimlerini birleştirerek amaçlarını gerçekleştirirler.
Kooperatifler Kanunu 23. maddesine göre kooperatif ortakları bu yasanın kabul ettiği ilkeler ışığında hak ve yükümlülüklerde eşittirler.
Kooperatiflerin ana sözleşmesi kooperatif ortaklarının birbiri ve ortaklarla kooperatif tüzel kişiliği arasında özel hukuk sözleşmesidir.
Ana sözleşmeye Kooperatifler Kanunu'na aykırı olmamak koşulu ile sözleşme serbestisi çerçevesinde istenilen hükümler konulabilir.
Kooperatifler aidat toplayarak inşaatlarını yapar ve amaçlarını gerçekleştirir. Ayrıca kooperatiflerde eşitlik ilkesi geçerlidir. Kooperatiften bağımsız bölüm alınması aidat ödenmesine engel değildir.
Davacı kooperatif inşaatlarının devam ediyor olması nazara alındığında kooperatifin aidat toplaması olağandır. Daha önceki genel kurulda alınan kesin maliyet ile ilgili kararın iptal edilmiş olması da aidat toplamaya engel teşkil etmez (Yargıtay 23 H.D. 2016/7545 Esas 2019/5329 Karar sayılı emsal ilamı).
Somut uyuşmazlıkta davalının davacı kooperatifin sabit ücretli üyesi olduğuna ya da üyelikten istifa ettiği ve bu istifanın kabul edildiğine dair dosyada delil bulunmadığı gibi davalının kooperatifçe kendisine teslim ve tapuda adına tescil edilen taşınmazı kullandığı ve davacı kooperatife iade etmediği, aidat alınmasına ilişkin genel kurul kararlarının da iptal edilmediği sabittir.
Kooperatif üyeleri ile kooperatif arasındaki üyelik sıfatının devamına ve üyeliğe sıkı sıkıya bağlı talepler ile ilgili olan tapu iptali ve tescile, üyelik tespitine, tahsis hakkına dayalı veya üyenin parasal yükümlülükleri ile ilgili uyuşmazlıklarda üyelik devam ettiği sürece zamanaşımı süresi işlemez. Davacı kooperatif üyesi olduğunu beyan etmiş davalı tarafça aksi iddia edilmemiştir. Davacının kooperatif üyesi olduğunu kabulü halinde dava konusu taleple ilgili üyelik devam ettiği sürece zamanaşımı işlemeyecektir. (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, 2021/871 Esas 2021/1256 Karar) Davalı alacağın zaman aşımına uğradığını iddia etmiş olup bilindiği üzere kooperatif üyesinin bağımsız bölüm talep hakkı zamanaşımına uğramayacağı gibi kooperatif tarafından bunun karşılığında talep edilecek olan inşaat gideri olarak talep edilen aidata da zamanaşımı işlemesi mümkün değildir (23. Hukuk Dairesi, 2017/391 Esas 2020/1615 Karar). Bu nedenle davalının zaman aşımı def'inin ve husumet itirazının yerinde olmadığı değerlendirilmiştir.
Mahkememizce davacı kooperatifin defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapmak suretiyle görevlendirilen Serbest Muhasebeci Mali Müşavir Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 27/01/2025 tarihli raporda özetle; "Davacı Sorumlu ... ... Konut Yapı Kooperatifi'nin ticari defter kayıtlarına istinaden; 131 ortaklardan alacaklar hesabı muavin defteri kayıtlarına istinaden; ...'ün 326.725,00-TL borçlu olduğu, 431 ortaklara borçlar hesabı muavin defteri kayıtlarına istinaden; ...'ün 464.000,00-TL alacaklı olduğu, 131 ve 431 hesaplar virmanı yapılacak olursa ...'ün 137.275,00-TL yatırdığı para kadar alacaklı olacağı, ...'nin aidat alacağının 2009 yılından 2023 yılına kadar toplam 450.000,00-TL olduğu, ...'ün 137.275,00-TL ödeme yaptığı, 312.725,00-TL aidat borcunun ödenmediği, işlemiş faizin 59.519,63-TL ve toplam borcunun 372.244,63-TL olarak hesaplandığının" belirtildiği görülmüştür. Mahkememizce aldırılan 27/01/2025 tarihli bilirkişi raporu bu haliyle somut olayın özelliklerine ve toplanan delillere, kooperatif genel kurul kararlarına uyumlu ve Yargıtay'ın emsal kararlarında belirtilen şekilde hazırlanmış, hüküm vermeye ve denetime elverişli bulunduğundan ve hükme esas alınacak nitelikte olduğundan dolayı mahkememizce benimsenerek hükme esas alınmıştır.
Tüm bu açıklamalar ışığında iddia savunma dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgiler, alınan uzman bilirkişi raporu bir bütün halinde değerlendirildiğinde; davalının normal statülü kooperatif üyesi olduğu, davacının üyesi olan davalıdan kooperatif üyeliğinden kaynaklı aidat alacağını talep edebileceği, benimsenen bilirkişi raporuna göre davacı kooperatifin davalıdan aidat alacağının 312.725,00-TL ve işlemiş faizin 59.519,63-TL olmak üzere toplam borcunun 372.244,63-TL olduğu anlaşılmış olmakla; davanın kabulü ile ... Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takibinde davalının vaki itirazının iptali ile ödeme emrinde yazılı koşullarla icra takibinin devamına, itirazın iptaline karar verilen 312.725,00-TL asıl alacağın takip tarihinden tahsil tarihine kadar TBK'nun 120/2 . maddesi uyarınca yasal faiz oranının yüzde yüz fazlasını aşmamak koşulu ile yıllık %18 oranında ve değişen oranlarda yasal faiz işletilmesine karar verilmiştir.
İtirazın iptâli davalarında İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için, usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde itiraz etmesi ve alacaklının, alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması gerekir. Burada, borçlu itirazının kötüniyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmaz. İcra inkâr tazminatı, hakkındaki icra takibine itiraz ederek durduran ve çabuk sonuçlandırılmasına engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır.
Bu yasal koşullar yanında, takibe konu alacağın likid olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likid olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likid bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likid bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir (HGK'nun 07/06/2006 tarih 2006/19-295 Esas, 2006/341 Karar sayılı kararı). Bu ilke ve kurallar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; mahkememizce hükmedilen alacak, kooperatif genel kurul kararları ile belli olduğundan itirazın iptaline karar verilen 372.244,63-TL'nin takdiren %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine hükmedilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KABULÜ ile ... Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takibinde davalının vaki İTİRAZININ İPTALİ ile ödeme emrinde yazılı koşullarla icra takibinin DEVAMINA,
2-İtirazın iptaline karar verilen 312.725,00-TL asıl alacağın takip tarihinden tahsil tarihine kadar TBK'nun 120/2 . maddesi uyarınca yasal faiz oranının yüzde yüz fazlasını aşmamak koşulu ile yıllık %18 oranında ve değişen oranlarda yasal faiz işletilmesine,
3-İtirazın iptaline karar verilen 372.244,63-TL'nin takdiren %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gereken 25.428,03-TL nispi karar ve ilam harcından davacı tarafça peşin yatırılan 4.495,79-TL peşin yatırılan harcın mahsubu ile bakiye 20.932,24-TL karar ilam harcının davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
6-Davacı tarafça yapılan başvurma harcı 427,60-TL ve peşin harç 4.495,79-TL olmak üzere toplam 4.923,39-TL'nın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından sarf edilen 50,00-TL e-tebligat gideri, 256,00-TL tebligat gideri, 4,00-TL KEP masrafı ve 3.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.310,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
8-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
9-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
10-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan 59.559,14-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
11-Kararın mahiyeti gereği davalı lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
12-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dava dosyasının tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra istinaf incelemesine gönderilmesine veya mahkememiz arşivine kaldırılmasına,
Dair, davacı vekilinin, davalı asil ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 03/03/2025
Katip ...
E-imzalıdır
Hakim ...
E-imzalıdır