T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: *** Esas - ***
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ***
KARAR NO : ***
HAKİM : ***
KATİP : ***
DAVACI : *** Kadıköy/ İSTANBUL
VEKİLİ : Av.
DAVALI : 1- ***
2- ***
VEKİLİ : Av.
İHBAR OLUNAN : ***
VEKİLİ : Av.
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ :***
KARAR TARİHİ : ***
KARAR YAZIM TARİHİ : ***
Mahkememize açılan itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... tarihinde 38 ... plakalı araç sürücüsü ...'ın Erciyes Kayak Merkezi Açık Otopark’ında park halindeki müvekkili şirketçe sigortalanmış 38 ... plakalı araca çarptığını, meydana gelen kazada sürücü ...'ın kusurlu olduğunu ve meydana gelen zarardan işleten - araç maliki sıfatıyla müteselsilen sorumlu olduğunu, hasar neticesinde müvekkili şirket tarafından sigortalıya 33.297,59-TL ödeme yapıldığını, müvekkili şirketin ödediği tazminat bedeli için TTK hükümleri gereği sigortalısına halef olduğunu ve tazminat bedelinin rücuen tahsili amacıyla davalılar aleyhine Kayseri Genel İcra Dairesi ... esas sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini ancak davalının itirazı üzerine icra takibin durduğunu, yapılan arabuluculuk görüşmelerinden de bir sonuç alamadıklarından bahisle davanın kabulü ile Kayseri Genel İcra Dairesi ... esas sayılı dosyasına davalı tarafın vaki itirazının iptali ile takibin devamına, kötü niyetli olarak takibe itiraz edilmiş olması nedeniyle %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderlerinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP : Davalılar vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde; eldeki davada müvekkillerinin muhatap olmadığını, müvekkillerinden birinin sürücü diğerinin araç maliki olduğunu ve aracın da sigortalı olduğunu, bu nedenle kazadan kaynaklı her türlü tazminat tutarından sigorta şirketinin sorumlu olduğunu, sigorta şirketine başvuru yapmadan doğrudan müvekkillerine dava açılmasının hakkaniyetli olmadığını, müvekkillerinin aracını sigortalayan ... A.Ş.'nin davaya dahil edilmesi gerektiğini, bu nedenle davanın öncelikle husumetten reddine karar verilmesini, davaya konu tazminat olduğu iddia edilen değere itiraz ettiklerini ve iddia edilen ödemenin yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini, yapılmış ise yapılan ödemenin hasara uygun olup olmadığının araştırılmasını, öncelikle davanın usulden reddine, esasa girilmesi halinde esastan reddine, yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMA VE GEREKÇE:
Dava, TTK 1472. maddesine dayalı rücuen tazminat istemine dair başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Kayseri Genel İcra Dairesi ... esas sayılı dosyasının uyap kayıtları, kaza tespit tutanağı, kasko poliçesi, davacı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemeye ilişkin dekont ve tarafların dayandığı tüm deliller toplanmış, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Kayseri Genel İcra Dairesi ... esas sayılı dosyasında: alacaklının ... A.Ş., borçluların ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ile ... olduğu, 33.297,59-TL asıl alacak ve 14.043,82-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 47.341,41-TL üzerinden ilamsız takip başlatıldığı, borçluların süresinde yaptığı itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği görülmüştür.
Dosyaya mübrez 29/01/2025 tarihli bilirkişi raporunda; dosyada mevcut maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağı'ndaki veriler, Sigorta Bilgi Gözetim Merkezi Eksper Raporları değerlendirildiğinde; kazanın 18/12/2021 günü saat 17.00 civarında davacı yan tarafından kasko sigortalı 38 ... plaka sayılı araç, sürücüsü ... Kayseri ili Hisarcık ilçesi Erciyes Kayak Merkezinde mevcut açık otopark içerisinde park yeri olarak ayrılmış bölümde park halinde iken, davalı yan araç sürücüsü ... sevk ve idaresindeki 38 ... plaka sayılı aracı ile buzlanmadan dolayı direksiyon hakimiyetini kaybederek dava konusu 38 ... plaka sayılı aracın araka kısmına çarpması sonucu gerçekleşen olayda; 38 ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'ın günün gündüz vakti (saat 17.00) park yerinden çıkarken/park yerinde seyir halindeyken gerekli dikkat ve özeni çevresinde park halinde bulunan araçları da dikkate alarak seyrine müteyakkız bir şekilde devam etmesi gerekirken bu hususlara riayet etmediği, kontrolsüz şekilde seyirle park halinde bulunan dava konusu araca arkadan çarpmak suretiyle sebebiyet verdiği olayda asli ve tam kusurlu olduğu, 38 ... plaka sayılı araç sürücüsünün, ise park için ayrılmış bölümde kurallara uygun park halinde bulunduğu sırada gerçekleşen kazanın oluşu üzerinde etkenliği bulunmadığından kusursuz olduğu, davacı ... Anonim Şirketi tarafından dava konusu araç için hasar onarımını gerçekleştiren ABC Motorlu Araçlar firmasına 29.742,09-TL ve 3.555,51-TL KDV bedelinin de tevkifat yapılarak vergi dairesine hasar bedeli ödemesi yaptığı, ödenen hasar bedeli tutarın piyasa rayiçlerine uygun olduğu, 18/12/2021 tarihli hasarın kaza ile uyumlu olduğu, değişen parçalar ve yapılan işçiliklerin aracın meydana gelen kaza dolayısı ile arka bagaj ve tampon bölgelerinde oluşturduğu hasarlanan parçalarla uyumlu olduğu yönünde görüş bildirmiştir.
İşleten tanımı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesinde “Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır” şeklinde yapılmıştır. 2918 sayılı KTK'nın 3. maddesinde işleten sıfatının belirlenmesinde şekli ve maddi ölçüt olmak üzere iki ayrı ölçüden yararlanılmıştır.Şekli ölçüye göre trafik sicilinde malik görülen kişi işletendir. Maddi ölçüye göre ise, trafik sicilinde adı geçen kişinin önemi bulunmamakta olup önemli olan araç üzerindeki fiili hakimiyet, araçtan ekonomik yarar sağlama, masraf ve rizikolara katlanma gibi ölçütlerdir. İşletenin belirlenmesinde doktrin ve Yargıtay'ın kabul ettiği görüş maddi ölçüdür.
2918 sayılı KTK'nın 85. maddesi “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar” hükmünü içermektedir.
Bu yasal düzenleme karşısında, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de, bu araçların sahipleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılmasının bir başka kimseye devir edilmesi halinde (çok kısa bir süre olmaması kaydıyla), artık üzerindeki fiili hakimiyetin kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının kalktığı durumlarda, o aracı kaza sırasında fiili hakimiyeti altında bulunduran ve ondan iktisaden yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekip, bunun sonucu olarak da araç malikinin sorumlu tutulmaması gerekecektir. Gerek doktrinde, gerekse Yargıtay'ın uygulamalarında, işleten sıfatının belirlenmesinde araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması ve fiili hakimiyetin uzun süreli olması gerekmektedir. Ancak bu konuda getirilecek delillerin üçüncü kişileri bağlayabilecek nitelikte ve güçte olması, özellikle zarara uğrayanların haklarını halele uğratacak bir sonuç yaratmaması şarttır. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin E. 2015/6031, K. 2015/13494)
TTK'nın 1472. maddesinde "(1) Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir. (2) Sigortalı, birinci fıkraya göre sigortacıya geçen haklarını ihlal edici şekilde davranırsa, sigortacıya karşı sorumlu olur. Sigortacı zararı kısmen tazmin etmişse, sigortalı kalan kısımdan dolayı sorumlulara karşı sahip olduğu başvurma hakkını korur." düzenlemesine yer verilmiştir.
Halefiyet, bir kişinin hukuken diğerinin yerine geçmesi anlamına gelir. 6102 sayılı TTK m. 1472/1. maddesinde sigorta tazminatını ödeyen sigortacının, hukuken sigorta ettirenin (başkası hesabına sigortada sigortalının) yerine geçeceği ifade edilmiştir. Bu nedenle hukukumuzda yasal halefiyete ilişkin olarak tazminat alacağının yasa uyarınca sigortacıya geçmesi ilkesi benimsenmiştir. Yasal halefiyet zarar sigortalarında söz konusu olup, mal sigortaları bakımından TTK m. 1472 hükmünde, sorumluluk sigortaları bakımından TTK m. 1481 hükmünde düzenlenmiştir. Bu madde uyarınca sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren yerine geçer ve dava, tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal eder. Burada sigortacı, sigorta ettiren yerine geçtiği için şahsî ve rücu ödediği bedelle sınırlı olduğundan dolayı da cüz’î haleftir (Yargıtay HGK'nın 05/02/2019 tarih ve E. 2017/17-1088 E - 2019/65 K ).
Trafik kazaları, nitelikleri itibariyle haksız fiillerdendir. Haksız fiillerde temerrüt tarihi, haksız fiilin meydana geldiği tarih olup, zarar sorumlusunun ayrıca ihbar ve ihtar edilmesine gerek yoktur. Sigorta ettirenin dava hakkı tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal eder. Ödeme tarihi aynı zamanda 3. şahsa rücu edebilme tarihidir. Bu nedenle işleten ve sürücünün faizden sorumluluğunun başlangıcının halefiyet başlangıcı olan ödeme tarihi olarak kabulü gerekir.
Yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; 18/12/2021 tarihinde 38 ... plakalı araç sürücüsü ..., Erciyes Kayak Merkezi Açık Otopank'ında seyir halinde iken aracın kayması nedeniyle davacının kasko sigortalısı olan 38 ... plakalı araca çarpmış, davacı 38 ... plakalı araç malikine .../0 numaralı poliçeden kaynaklı olarak 33.297,59-TL ödeme yapmış, TTK 1472 uyarınca ödemiş olduğu bu tutarı, 38 ... plakalı aracın kaza anındaki sürücüsü ve işleteni olan davalılara rücu etmek amacıyla Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takibini başlatmış, takipte 33.297,59-TL asıl alacak ve 14.043,82-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 47.341,41-TL talep etmiş, davalıların itirazı üzerine takibin durdurulmasına karar verilmiş, davacı yasal 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde eldeki itirazın iptali davasını açmıştır.
Davalılar vekili, 38 ... plakalı aracın kaza tarihinde ... A.Ş nezdinde ZMMS sigortalı olduğunu beyan etmiş, ilgili sigorta şirketine müzekkere yazılarak ödeme bilgileri sorulmuş, müzekkereye cevap verilmemiştir. Ancak davalı vekilinin talebi doğrultusunda dava ... A.Ş'ye ihbar edilmiş, ihbar olunan vekili sunmuş olduğu beyan dilekçesinde davacı ... AŞ tarafından kendilerine her hangi bir rücuen tazminat başvurusu yapılmadığı belirtildiğinde davacının ZMMS şirketinden ödeme almadığı kabul edilmiştir.
Davacının sunmuş olduğu dekontlara göre 29.742,09-TL sigortalısına ödeme yaptığı ve 3.555,51-TL KDV olmak üzere toplam 33.297,59-TL ödeme yapıldığı, uzman bilirkişi raporuna göre ödenen hasar bedeli tutarının meydana gelen kaza ile uyumlu ve piyasa rayiçlerine uygun olduğu, değişen parçalar ve yapılan işçiliklerin aracın meydana gelen kaza dolayısı ile bagaj ve tampon bölgelerinde oluşturduğu hasarlanan parçalarla uyumlu olduğu anlaşıldığından davacının asıl alacak bedeli talebinde haklı olduğu değerlendirilmiştir.
Takipte talep edilen işlemiş faiz alacağı yönünden ise hem davacının sigortaladığı aracın, hem de davalıların sürücüsü ve işleteni olduğu ait aracın hususi araç olduğu, davacının halefiyet kuralına göre tazminat talebinde bulunduğu, bu nedenle sigortalı hangi faiz oranı üzerinden tazminat isteyebilecekse aynı orandan faiz oranı ile tazminat isteyebileceği, (Bknz emsal İstanbul BAM 9. HD *** Karar) davalıların aracının hususi araç olması nedeniyle yapılan ödemeye yasal faiz uygulanması gerekeceği, takipte ise ticari avans faizi uygulanarak daha fazla miktar talep edildiği anlaşılmakla bu husus mahkememizce resen hesaplanmış ve ödeme tarihi olan 23/06/2022 tarihinden takip tarihi olan 24/04/2024 tarihine kadar 33.297,59-TL'lik alacağa 5.509,15-TL yasal faiz işleyeceği anlaşılmakla davacının faiz yönünden davasının bu miktarla sınırlı olarak kabulüne, fazlaya dair istemin ise reddine karar vermek gerekmiştir.
İİK 67/2 maddesi uyarınca icra inkar tazminatına hükmedebilmek için alacağın likit bir alacak olması zorunludur. Davacının yapmış olduğu ödemenin meydana gelen kaza ile uyumlu olup olmadığı, piyasa rayiçlerine uygun bir ödeme olup olmadığı hususları bilirkişi raporu ile ortaya çıktığından takip tarihi itibariyle likit bir alacaktan bahsedilemeyecektir. Bu nedenle davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki hükmün tesisi uygun görülmüştür.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
DAVANIN KISMEN KABULÜ ile,
1-Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra takip dosyasında 33.297,59-TL asıl alacak ve 5.509,15-TL işlemiş faiz yönünden davalıların yapmış oldukları İTİRAZIN İPTALİ ile takibin bu miktarlar üzerinden kaldığı yerden devamına, asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar değişen oranlarda yasal faiz uygulanmasına,
2-8.534,67-TL işlemiş faize ilişkin fazlaya dair istemin REDDİNE,
3-Şartları oluşmamakla davacının icra inkar tazminatı isteminin reddine,
4-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 2.650,89-TL ilam harcından, tahsil edilen 571,77-TL peşin harcın mahsubuna, bakiye 2.079,12-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.800,00-TL arabuluculuk ücretinin kabul - ret oranına göre hesaplanan: 685,06-TL'nin davacıdan alınarak, 3.114,94-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,
6-Davacı tarafın yaptığı 427,60-TL başvurma harcı, 571,77-TL peşin harç, 3.000,00-TL bilirkişi ücreti, 439,00-TL posta ücreti olmak üzere toplam 4.438,37-TL yargılama giderinin kabul - ret oranına göre hesaplanan: 3.638,22-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
7-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
8-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak kendisini vekille temsil eden davacıya ödenmesine,
9-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2 maddesi uyarınca 8.534,67-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil eden davalılara ödenmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal iki haftalık süresi içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/03/2025
Katip ***
e-imzalı
Hakim ***
e-imzalı