T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ...
KARAR NO : ...
HAKİM : ...
KATİP : ...
DAVACI : ...
VEKİLLERİ : Av. ...
DAVALI : 1- ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : 2- ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : 3- ...
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : ...
KARAR TARİHİ : ...
KARAR YAZIM TARİHİ : ...
Mahkememize açılan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan yargılaması sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: 1... tarihinde davalı ...'un sevk ve idaresinde bulunan ve ... adına tescilli ... plakalı transit araç ile meydan istikametinde seyir halindeyken karşıdan karşıya geçmek üzere olan 76 yaşındaki müvekkili ...'nu görmesine rağmen hızını düşürme çabasına girmediğini ve arabanın sol tarafı ile müvekkiline çarptığını, kaza neticesinde müvekkilinin aylarca yoğun bakımda kaldığını, meydana gelen kazada araç sürücüsünün kusursuz sorumluluğunun bulunduğunu, meydana gelen kazada müvekkilinin herhangi bir kusuru bulunmadığını, sigorta şirketine başvuru yaptıklarını ancak sigorta şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, taksirle yaralama suçu kapsamında soruşturma başlatıldığını ve Develi Cumhuriyet Başsavcılığının... numaralı dosyası kapsamında soruşturmanın devam ettiğini, kazanın meydana geldiği saat itibariyle yolun aydınlık ve açık olduğunu, araç sürücüsünün müvekkilini görmeme ihtimali bulunmadığını, ilerleyen yaşlarında da kendi kendisine yetebilme hayalini kuran müvekkilinin eşinin bakımına muhtaç olma tahayyülünden rahatsızlık duyduğundan sağlığına oldukça ehemmiyet verdiğini, kaza sonucunda uzun süre yoğun bakımda kaldığını ve vücudunda kalıcı maluliyet meydana geldiğinden bahisle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulü ile 400.000,00-TL manevi tazminatın davalılar... ve ...'dan tahsiline, 250,00-TL maddi tazminatın ise haksız fiil tarihi olan 04/11/2023 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderlerinin davalılara tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP :
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle: öncelikle usule ilişkin zaman aşımı, yetki (Ankara Mahkemeleri), derdestlik, hak düşürücü süre, görev, kesin hüküm, husumet, hukuki yarar ve dava şartı yokluğu yönünden itirazlarının bulunduğunu, davacı tarafın dava açmadan önce sigorta şirketine başvuru dava şartını yerine getirmediğini, davacı tarafın tazminat taleplerinin ayrı ayrı ve açık olarak belirtmesi gerektiğini, talep ettiği 250,00-TL'nin hangi tazminata ilişkin olduğunun belirlenmesi için süre verilmesini, müvekkili şirketin sigortalısının kusuru ve teminat limiti ile sınırlı ve sorumlu olduğunu, kusur ve maluliyet yönünden adli tıp kurumundan rapor alınması gerektiğini, kaza sebebiyle davacıda oluştuğu iddia edilen maluliyetin mezkur kaza ile illiyet bağı bulunmadığını, bu nedenle müvekkilinin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, öncelikle usuli itirazları nazara alınarak davanın usulden reddine, esasa girilmesi halinde esastan reddine, yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı... ve ... süresinde cevap dilekçesi sunmamıştır.
DELİLLER :
Sigorta poliçesi, davacı tarafça sigorta şirketine yapılan başvuruya ilişkin belgeler, hastane kayıtları, nüfus kayıt örneği, soruşturma dosyası örneği, sosyal ve ekonomik durum araştırmalarının yapıldığına ilişkin kolluk tutanakları, kaza tespit tutanağı, kazaya ilişkin görüntüler ve tarafların dayandığı tüm deliller toplanmış, gerekli adli tıp ve bilirkişi incelemeleri yaptırılmıştır.
Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nın 29/07/2025 tarihli raporunda: Erişkinler için engellilik değerlendirmesi hakkında yönetmelik hükümleri kapsamında değerlendirildiğinde; ...'nun 19/04/2023 tarihli trafik kazası sonucu meydana gelen paryetal kemik kırığı, kafa içi kanama, sol femur boyun kırığı ile sol alt ekstremitede mevcut patolojileri nedeniyle; dokuz (9) ay süreyle iş göremezlik halinde kaldığı, iyileşme süresinin 9 ay olduğu, tüm vücut fonksiyon kaybı oranının %3 olduğu yönünde görüş bildirmişlerdir.
Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesinin 02/12/2025 tarihli bilirkişi raporunda: sürücü...'un %75 (yüzde yetmişbeş) oranında kusurlu olduğu, yaya ...'nun %25 (yüzde yirmibeş) oranında kusurlu olduğu kanaatinde olduklarını bildirmişlerdir.
Adli tıp uzmanı ve aktüerya hesap uzmanı bilirkişiden oluşan heyetten alınan 06/03/2026 tarihli heyet raporunda: davacının dava konusu kaza sonrasında geçici iş göremezlik zararının 74.273,63-TL, tedavi gideri zararının 8.217,00-TL olmak üzere toplam (geçici iş göremezlik, bakıcı gideri ve tedavi giderleri) zararının 82.490,63-TL olduğu, söz konusu zararın davalı sigorta şirketi tarafından temin edilen Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi sağlık/tedavi giderleri teminat limiti (kaza tarihi itibariyle 1.200.000,00-TL) kapsamında kaldığı, sürekli iş göremezlik zararının 48.168,06-TL olduğu, söz konusu zararın davalı sigorta şirketi tarafından temin edilen Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi sakatlık/ölüm teminat limiti (kaza tarihi itibariyle 1.200.000,00 TL) kapsamında kaldığı görüş ve kanaatinde olduklarını bildirmişlerdir.
Davacı vekili tarafından sunulan 04/05/2026 tarihli ıslah dilekçesinde: fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile daha önce talep ettikleri 100,00-TL tedavi gideri zararını 8.117,00-TL artırarak 8.217,00-TL, 10,00-TL geçici iş görmezlik zararını 74.263,63-TL artırarak 74.273,63-TL, 100,00-TL sürekli iş görmezlik zararını 48.068,06-TL artırarak 48.168,06-TL şeklinde ıslah ettiklerini, alacak kalemlerine haksız fiil tarihinden itibaren bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı uygulanarak (manevi tazminat bakımından yalnızca davalılar ... ve... sorumlu olmak kaydıyla) davalılardan müteselsilen ve müştereken alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMA VE GEREKÇE:
Dava, meydana gelen trafik kazasında davacının yaralanması nedeniyle bir kısım maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
19/04/2023 tarihinde davalı... sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyonetin yaya olan davacıya çarpması yaralanmalı trafik kazası meydana gelmiştir. Dava dilekçesi ve 19/02/2024 tarihli talep açıklama dilekçesi birlikte değerlendirildiğinde davacı belirsiz alacak olarak şimdilik 120,00-TL tedavi gideri, 10,00-TL telefon-saat-kıyafet-ayakkabı, takı-giysi bedeli, 10,00-TL tekerlekli sandalye-koltuk değneği-engelli malzemesi gideri, 10,00-TL geçici iş göremezlik, 100,00-TL sürekli iş göremezlik, 400.000,00-TL manevi tazminat talep etmiştir.
Dosya kapsamındaki poliçenin incelenmesinde, ... plakalı kamyonet cinsi aracın kaza tarihinde davalı sigorta şirketi nezdinde ZMMS sigortalı olduğu, kaza tespit tutanağına göre kaza sırasında araç sürücüsünün davalı... olduğu, ruhsat kayıtlarına göre araç sahibinin davalı ... olduğu anlaşılmaktadır.
Belirsiz alacak davası açılıp açılamayacağı yönünden yapılan değerlendirmesinde;
Dava dosyası trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Talep konusu açıkça taraflar arasında tartışmalıysa ya da açıkça belirli değilse açılan belirsiz alacak davasında davacının hukuki yararının bulunduğunun kabulü gerekir. Açılmış olan bir davada alacağın taraflar arasında tartışmalı olup olmadığı ya da açıkça belirli olup olmadığı davalının davaya vereceği cevapla anlaşılabilir. Nihayet hakim, ön inceleme aşamasında bu hususu tespit edebilir. Şayet, davalı davaya cevabında alacağı tartışmalı hale getirmişse artık, açılmış olan belirsiz alacak davasının hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddedilmeyip işin esası hakkında hüküm kurulması gerekir. (Pekcanıtez/ Atalay/ Özekes, Medeni Usul Hukuku, 11. Bası,s.320-321)
Eldeki davada davacı maddi tazminat talepleri yönünden belirsiz alacak davası açtığını bildirmektedir. Davalıların cevap dilekçesinden de anlaşılmaktadır ki; davacının alacağı taraflar arasında tartışmalı hale gelmiştir. Tüm bu açıklanan maddi ve hukuki olgular ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davacının belirsiz alacak davası açmasında hukuki yararı vardır ve belirsiz alacak davası şeklinde dava açması hukuken mümkündür.
-Mahkememizce kusur ön sorun değerlendirmesinde,
Mahkememizce taraflara tanık bildirmeleri için süre verilmiş, Develi 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının uyap kayıtları dosya arasına alınmış, kaza tespit tutanağı ve savcılık dosyası celp edilmiş, adli tıp kurumundan kusur raporu alınmıştır.
19/04/2023 günü saat 11:02 sıralarında sürücü... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı kamyonet ile Kaymakamlık istikametinden Meydan yönüne seyir halinde iken kaza mahalli olan ... Market önlerine geldiğinde, yönetimindeki aracın ön kısmıyla; gidiş istikametine göre kaplamaya sağdan girip karşıdan karşıya geçmek isteyen yaya ...'na çarpması neticesinde davaya konu trafik kazası meydana gelmiştir.
Olay mahallinin, meskun mahal içi, iki şeritli, 9 m genişliğinde, azami hız sınırının 50 km/h, iki yönlü yol, asfalt kaplamalı, cadde sınıfında, yatay güzergahta düz, düşey güzergahta eğimsiz, kaza saatinde gün durumunun gündüz, yol zemininin kuru ve havanın açık olduğu, meydana gelen kazada sürücü...'un sevk ve idaresindeki kamyonet ile seyir halinde iken yola gereken dikkat ve özeni vermesi, seyir istikametini kontrol altında bulundurması, kavşak mahalline müteyakkız yaklaşması, kavşak mahallinden geçiş yapan yayaya ilk geçiş hakkını vermesi gerekirken bu hususlara uymadığı önlemsiz ve kontrolsüz seyrederek kavşak mahallinden geçiş yapan yayaya çarptığı anlaşılmakla gerçekleşen olayda %75 oranında kusurlu olduğu, yaya ...'nun karşıdan karşıya geçiş yapmadan evvel taşıt yolu içerisindeki araçların seyir durumlarına dair yeterli kontrolleri sağlaması, geçişini kontrollü ve dikkatli şekilde gerçekleştirmesi gerekirken bu hususlara uymayarak kendi can güvenliğini tehlikeye düşürecek şekilde geçiş yaptığı anlaşılmakla meydana gelen olayda %25 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir.
Düzenlenen bu raporun kaza tespit tutanağı, CD inceleme tutanağı, ceza dosyası içeriği ve tüm dosya kapsamı ile çelişilmediği anlaşılmakla yeniden kusur raporu aldırılmasına gerek görülmemiş ve hükme esas alınmıştır.
Mütefarik kusura ilişkin değerlendirmede;
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun "tazminatın belirlenmesi" başlıklı 51. maddesinde; hakimin, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğine ve özellikle kusurun ağırlığına göre belirleyeceği belirtilmiş; "tazminatın indirilmesi" başlıklı 52. maddesinde ise; zarar gören taraf, zararı doğuran fiile razı olduğu veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olduğu yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırdığı takdirde hakimin, tazminatı indirebileceği veya tamamen kaldırabileceği açıklanmıştır.
Buna göre, zarar görenin zarar katılması veya zararın artmasına sebep olduğu hallerde zarar görenin, zararı önleyici ya da azaltıcı tedbirleri almamasında müterafik kusurunun bulunduğunun kabulü gerekir. Müterafik kusur; aynı şartlar altındaki makul, dürüst ve ortalama bir kişinin, kendi menfaati icabı, zarara uğramamak için kaçınacağı veya kaçınması gereken bir davranış tarzını ifade etmektedir. (Eren, Fikret. Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y. 2015. S. 582) Zararın doğumu ya da artmasına yol açan fiil, zarar görenin davranışlarından ileri gelmişse müterafik (ortak) kusurdan söz edilir. (Kılıçoğlu, Ahmet, Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y. 2012, s.418)
Yukarıda da açıklamalar dikkate alındığında, davacının müterafik kusuru nedeniyle tazminattan indirim yapılabilmesi için zararın bu nedenle artması zarar ile mağdurun eylemi arasında uygun illiyet bağının bulunması gerekir.
Dosya kapsamında bulunan delillerden davacının yaya olması, yaya geçidinden geçmediği için kusur raporunda kendisine kusur izafe edildiği, bunun haricinde meydana gelen zararın artmasına sebep olduğuna dair başkaca bir delilin de bulunmadığı görülmekle hesaplanan tazminatlardan müterafik kusur indirimi yapılmamıştır.
-Maluliyet durumuna dair değerlendirmesinde;
Davacının kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yükümlerine göre ERÜ Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'ndan rapor almıştır. Alınan 29/07/2025 tarihli rapora göre davacının 9 ay süreyle geçici iş göremez halde kalacağı, sürekli iş göremezlik oranının %3 olduğu belirtilmiştir. Düzenlenen bu rapor dosya kapsamı ile uyumlu olması ve bu rapor ile çelişen başka bir rapor bulunmaması nedeniyle mahkememizce de hükme esas alınmıştır.
-Aktüerya hesabına ilişkin değerlendirmede;
HMK’nun 273/1. maddesi gereği mahkememizce toplanan tüm deliller ve tüm dosya kapsamı incelenmek suretiyle; TRH 2010 yaşam tablosu ve Yargıtay içtihatlarında kabul edilen progresif rant usulü (%10 arttırma-iskonto formülü ile) ile davacının aktüer zarar hesabının yapılması hususunda açıklamalı rapor alınmasına karar verilmiştir.
Davacı dava dilekçesinde mesleğine ilişkin bir beyanda bulunulmadığı, sosyal ve ekonomik durum araştırması ile SGK kayıtlarına göre emekli olduğu, asgari ücretin üzerinde gelir elde ettiğine dair bir delilin dosyaya yansımadığı, bu nedenle asgari ücret üzerinden yapılan hesaplamanın uygun olacağı kanaatine varılmıştır. Bu nedenle karar tarihinde geçerli olan asgari ücret miktarına göre hesaplama içeren 06/03/2026 tarihli aktüer bilirkişi raporuna mahkememizce de itibar edilmiştir.
- Geçici iş göremezlik ve tedavi gideri tazminatının teminat kapsamı dışında olup olmadığına dair değerlendirmede;
2918 sayılı Kanun’un 98.maddesinde değişiklik yapan 6111 sayılı Kanun’un 59. maddesinde, “Trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın genel sağlık sigortalısı sayılanlar için belirlenen sağlık hizmeti geri ödeme usul ve esasları çerçevesinde Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı", kanunun geçici 1.maddesi ile de "Bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı, sözkonusu sağlık hizmet bedelleri için bu Kanunun 59’uncu maddesine göre belirlenen tutarın %20'sinden fazla olmamak üzere belirlenecek tutarın üç yıl süreyle ayrıca aktarılmasıyla anılan dönem için ilgili sigorta şirketleri ve Güvence Hesabının yükümlülüklerinin sona ereceği" öngörülmüştür.
Sigorta şirketinin, işleten ve sürücünün kanundan ve sözleşmeden doğan bu yükümlülüğü, 6111 sayılı Kanun ile getirilen düzenleme ile sona erdirilmiş bulunmaktadır. 2918 sayılı Kanun’un 98. maddesinde belirtilen tedavi giderleri yönünden sorumluluğun dava dışı Sosyal Güvenlik Kurumu'na geçtiğinin kabulü gerekir. Buna karşın belgesiz tedavi giderlerinden sigorta şirketinin, işleten ve sürücünün sorumlulukları devam etmektedir.
01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Sigorta Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.5 maddesinin "Sağlık Giderleri teminatı" başlıklı (b) maddesinde " Kaza nedeniyle mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık gideri teminatı kapsamındadır. Sağlık giderleri teminatı Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olup ilgili teminat dolayısıyla sigorta şirketinin ve Güvence Hesabının sorumluluğu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98.maddesi hükmü gereğince sona ermiştir." ifadesi ile mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkanı bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık gideri teminatı kapsamında saymıştır. Bir başka ifade ile mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar,
1-Tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri,
2-Tedaviyle ilgili diğer giderler,
3-Çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler,
Sağlık giderleri kapsamında sayılarak Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olduğu düzenlenmiştir.
Oysa 6111 sayılı kanunun 59.maddesi ile değişik Karayolları Trafik Kanununun 98.maddesinde Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sorumluluğu üniversite hastaneleri ile resmi ve özel sağlık kurumları tarafından trafik kazası sonucu yaralanan kişilerin tıbbi tedavi ile sınırlı sağlık hizmeti giderleri ile sınırlandırılmıştır.
Bu düzenleme gereği ZMSS Genel Şartlar A.5 (b) maddesi ile yaralının tedavisine başlanmasından maluliyet raporu alınıncaya kadarki süre içindeki;
1-Bakıcı giderleri
2-Çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler, (geçici iş göremezlik kayıpları)
3-Sağlık hizmeti giderleri kapsamında sayılarak 6111 sayılı torba Kanunun 59.maddesi ile değişik Karayolları Trafik Kanunu'nun 98.maddesi ile sınırları belirlenen sağlık giderleri teminatı kapsamını genişletmiştir.
Bu nedenle bir kanun maddesinin kapsamı idarenin bir düzenlemesi olan genel şartlar ile genişletmesi ve daraltması düşünülemez.
Böyle bir durum varsa kanuna aykırı genel şart maddesi, tebliğ vs uygulanması kanunun ilgili maddesine aykırılık teşkil eder.
Bu halde geçici iş göremezlik, tedavi gideri ve bakıcı gideri tazminatının sigorta teminatı kapsamında olduğu kabulü gerekir.
Somut olayda tedavi gideri talebi, ZMMS poliçesinin sağlık giderleri-şahıs başına kalemine dahil olup davalı sigorta şirketinin bu kalem zararlardan sorumluluk limiti kaza tarihi itibariyle 1.200.000,00-TL'dir. Hükmedilen 8.217,00-TL tedavi gideri tazminatı sigortanın daha önceden ödemesi bulunmadığından teminat limiti kapsamındadır.
Davacı için hükmedilen 74.273,63-TL geçici iş göremezlik ve 48.168,06-TL sürekli iş göremezlik tazminatı ise Yargıtay'ın güncel kararlarına göre poliçedeki kişi başı ölüm/sakatlık limiti olan 1.200.000,00-TL kapsamındadır.
-Faize ait değerlendirmede;
2918 Sayılı Kanun'un 99. maddesinde, sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel sartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluslarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar.
Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortacısı 2918 Sayılı KTK'nun 98/1, 99/1, ZMMS Genel Şartlarının B.2-c maddesi uyarınca hak sahibine kaza ve zarara ilişkin tespit tutanağının ve bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya başvurmasından itibaren 8 iş günü sonunda tazminat miktarını ödememesi halinde, bu tarihte, böyle bir başvurunun yapılmaması halinde ise arabulucuk başvuru tarihinde temerrüde düşeceğinden, temerrüt faizine bu tarihten itibaren hükmedilmesi gerekir.
Sigortacının kısmi ödeme yapması halinde ise söz konusu ödeme tarihi temerrüt tarihi olarak esas alınacaktır.
Anılan açıklamalar uyarınca davacı vekilinin davalı sigorta şirketine başvuru belgesi bulunsa da ekine gerekli evraklar eklenmediğinden sigorta şirketini temerrüde düşürmeye yeterli görülmediğinden arabulucuya başvuru tarihi olan 22/01/2024 tarihi temerrüt tarihi olarak kabul edilmiştir. Davalı sürücü ve işleten yönünden ise kaza tarihi olan 19/04/2023 tarihinden itibaren faize hükmedilmiştir.
Davacı dava dilekçesinde talep ettiği tazminatlar için yasal faiz talep edilmiştir. Her ne kadar talep artırım dilekçesinde mevduata uygulanan en yüksek faiz talep edilmiş ise de belirsiz alacak davasında talep arttırım yoluyla faiz türünün değiştirilmesi mümkün olmadığından hükmedilen tazminatlara yasal faiz uygulanmıştır.
-Manevi tazminata dair değerlendirmede;
Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de göz önünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, Türk Medeni Kanununun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hukuka ve hakkaniyete göre hükmedeceği öngörülmüştür.
Yargıtay’ın 22.6.1966 tarih ve 1966/7 Esas 1966/7 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar, her olaya göre değişebileceğinden, hâkim bu konuda takdir hakkını kullanırken, ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hâkimin takdirine bırakılmış ise de hâkim; Medeni Kanununun 4. maddesinde yer alan hakkaniyet ilkesi gözeterek, hukuk ve adalete uygun hak ve nesafet kurallarına göre uygun miktarda tazminat takdir etmesi gerekmektedir. Miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hal ve şartların değerlendirilmesi gerekir. Hakim manevi tazminata hükmederken; tarafların kusur durumu, kusur derecesi, ekonomik ve sosyal durumları, zarar ile olay arasındaki illiyet bağı, ölüm halinde kaza ile ölüm arasında illiyet bağının bulunması, olayın tarihi, olayın ağırlığı, olay tarihindeki paranın satın alma gücü, davacı sayısı gibi hususlar dikkate alınarak davacılar için zenginleşme, davalılar için yoksulluğa neden olmayacak şekilde belirlenmelidir.
Somut olayda; yukarıda belirtilen manevi tazminat kriterleri, meydana gelen olayın ve davalının fiilin niteliği, olayın oluş yer ve şekli, davalı araç sürücüsünün %75 kusuru, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, davacının olay tarihindeki yaşı, kazadan dolayı %3 malul kalması, 9 ay geçici iş göremezlik durumu nedenleriyle çekmiş olduğu acı ve ızdırap hali, olay tarihindeki paranın alım gücü göz önünde bulundurulduğunda dava dilekçesinde 100.000,00-TL manevi tazminatın dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, fazlaya dair istemin reddi gerektiği sonucuna varılmıştır.
-Arabuluculuk ücretine ilişkin değerlendirmede;
TTK'nın 5/A maddesi ile konusu para alacağına ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava ön şartı olarak düzenlenmişken 26.04.2016 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6704 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesinde yapılan değişiklik ile;" zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta Kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurulabilir." ifadesi ile zorunlu mali sorumluluk sigortasına karşı açılacak davalarda dava açmadan önce sigortacıya yazılı başvuru yapılması ve bu süre içinde hiç cevap verilmemesi veya verilen cevabın zarar görenin talebini karşılamaması halinde yani zarar gören ile sigortacı arasında uyuşmazlık çıkmasından sonra dava açılabileceği düzenlenmiştir.
Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasında "Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz." ifadesi ile dava şartı olarak arabuluculuğun sınırları özel kanunlarda tahkim ve başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvurunun zorunlu olması ile çizilmiştir.
Bir başka deyişle tahkimin veya başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarının zorunlu kılındığı durumlarda arabuluculuğa başvuru dava şartı olarak uygulanmayacaktır.
Yukarıda açıklandığı üzere, trafik kazası sonucu davacının tazminat taleplerini öncelikle sigortacıya ilettiği, bu haliyle dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartının yerine getirildiği, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasına göre artık zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanamayacağı bu itibarla yargılama gideri olarak arabuluculuk masraflarının davalıya yükletilemeyeceği gözetilerek arabuluculuk masrafları davacı üzerinde bırakılmıştır. (Bkz. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/2615 Esas, 2024/7426 Karar sayılı ilamı)
-Yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden yapılan değerlendirme;
Davacı dava, talep açıklama ve talep arttırım dilekçelerine göre 120,00-TL tedavi gideri, 10,00-TL telefon-saat-kıyafet-ayakkabı, takı-giysi bedeli, 10,00-TL tekerlekli sandalye-koltuk değneği-engelli malzemesi gideri, 10,00-TL geçici iş göremezlik, 100,00-TL sürekli iş göremezlik, 400.000,00-TL manevi talep etmiştir.
10,00-TL telefon-saat-kıyafet-ayakkabı, takı-giysi bedeli, 10,00-TL tekerlekli sandalye-koltuk değneği-engelli malzemesi gideri ile ilgili her hangi bir delil bulunmamakla ispat edilemediğinden toplam 20,00-TL'lik bu talebin reddi gerekmiş, tedavi gideri, geçici iş göremezlik ve sürekli iş göremezliğe dair maddi tazminat talepleri ise kabul edilmiştir. 400.000,00-TL manevi tazminat isteminin ise 100.000,00-TL'si kabul 300.000,00-TL si reddedilmiştir. Fakat Yargıtay'ın son dönem içtihatlarına göre manevi tazminatın reddedilen kısmı açısından davacı vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilemeyecektir. Bu nedenle gerekçeli kararda manevi tazminatın reddedilen kısmı açısından davalı... yararına vekalet ücretine hükmedilmemiş, yargılama giderlerinin paylaştırılmasında da reddedilen manevi tazminat istemi dikkate alınmayarak aşağıdaki hükmün tesisi uygun görülmüştür.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
DAVANIN KISMEN KABULÜ ile,
1-74.273,63-TL geçici iş göremezlik ve 48.168,06-TL sürekli iş göremezlik tazminatının (davalı ...... A.Ş. yönünden ZMMS poliçesinin şahıs başına sakatlanma ve ölüm limitinden karşılanmak ve sorumluluğu teminat limiti olan 1.200.000,00-TL ile sınırlı olmak koşuluyla) davalı ...Sigorta A.Ş. yönünden temerrüt tarihi olan arabulucuya başvuru tarihi 22/01/2024 tarihinden, davalılar... ve ... yönünden kaza tarihi olan 19/04/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine,
2-8.217,00-TL tedavi gideri tazminatının (davalı ... ... A.Ş. yönünden ZMMS poliçesinin şahıs başına sağlık gideri limitinden karşılanmak ve sorumluluğu teminat limiti olan 1.200.000,00-TL ile sınırlı olmak koşuluyla) davalı ... A.Ş. yönünden temerrüt tarihi olan arabulucuya başvuru tarihi 22/01/2024 tarihinden, davalılar... ve ... yönünden kaza tarihi olan 19/04/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine,
3-Fazlaya dair maddi tazminat taleplerinin reddine,
4-100.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 19/04/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya dair manevi tazminat isteminin reddine,
5-Maddi tazminat talebi yönünden: 492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 8.925,30-TL ilam harcından, tahsil edilen 1.367,06-TL peşin harç ve 445,55-TL tamamlama harcının mahsubuna, bakiye 7.112,69-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına,
6-Manevi tazminat talebi yönünden: 492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 6.831,00-TL ilam harcının davalılar... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına,
7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.800,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
8-Davacı tarafın yaptığı 427,60-TL başvurma harcı, 1.367,06-TL peşin harç, 445,55-TL ıslah harcı, 6.400,00-TL adli tıp fatura ücreti, 9.600,00-TL bilirkişi ücreti, 1.183,00-TL posta ücreti olmak üzere toplam 19.423,21-TL yargılama giderinin kabul - ret oranına göre hesaplanan: (davalı...'un yaptığı 1.000,00-TL yargılama giderinin kabul-ret oranına göre hesaplanmış ve mahsup edilmiş haliyle) 19.420,08-TL'lik kısmının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
9-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
10-Maddi tazminat talebinin kabul edilen kısmı yönünden: Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile kendisini vekille temsil eden davacıya ödenmesine,
11-Maddi tazminat talebinin reddedilen kısmı yönünden: Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 20,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile kendisini vekille temsil eden davalılar... ve ... A.Ş'ye ödenmesine,
12-Manevi tazminat talebinin kabul edilen kısmı yönünden: Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalılar... ve ...'dan tahsili ile kendisini vekille temsil eden davacıya ödenmesine,
Dair, davacı vekili ile davalı... vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal iki haftalık süresi içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
...
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı