T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ...
KARAR NO : ...
HAKİM : ...
KATİP :...
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ...
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : ...
KARAR TARİHİ : ...
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :...
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali (ticari satımdan kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı olarak müvekkilinin ticari defter ve kayıtlardan da anlaşılacağı üzere 7.719,81-TL alacaklı olduğunu, yapılan tüm görüşmelere rağmen borcun bu zamana kadar ödenmediğini, bu sebeple müvekkilinin alacağının tahsili için Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, başlatılan icra takibine davalı borçlunun yasal süre içerisinde itiraz ederek müvekkilinin tüm belge ve kayıtları ile sabit olan alacağını ödemediğini, itiraz üzerine icra takibinin durmasına karar verildiğini, davalının yapmış olduğu itirazın hukuki mesnetten yoksun, haksız ve yersiz olduğunu, söz konusu itirazların usul ve yasaya aykırı olduğu gibi müvekkilinin tüm ticari defter ve kayıtları ile sabit olan alacağını sürüncemede bırakmak amacından başka bir niyet taşımadığını belirterek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla davalının Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına yaptıkları itirazın iptali ile takibin devamına, %40 icra inkar tazminatı ile yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı taraftan yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalıya usulüne uygun meşruhatlı davetiye tebliğ edilmesine rağmen yasal süresi içinde cevap dilekçesi sunulmamış ve duruşmalara katılmamıştır.
DELİLLER : Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.
Davacı tarafça; arabuluculuk anlaşamama son tutanağına, ticari defterlera, Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasına, takibe dayanak teşkil eden faturalara, tanık anlatımlarına ve bilirkişi incelemesine delil olarak dayanılmıştır.
Davalı tarafından yasal süresinde delil bildirilmemiştir.
Kayseri Genel İcra Dairesi'ne müzekkere yazılarak ... Esas sayılı dosyanın akıbeti sorulmuş, takip dosyasının Uyap kayıtları dosyamıza eklenmiştir.
Dava dilekçesinde sunulan 2 adet fatura örneğinin eklenmesi suretiyle Erciyes Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak, bu faturaların ilgili davacı tarafından form bilanço satım (BS) belgelerinde ve sair beyan ve belgelerde kullanılıp kullanılmadığı sorulmuş, varsa ilgili kayıt ve belgelerin okunaklı örneklerinin gönderilmesinin istenilmiştir. 17/07/2025 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir.
Dava dilekçesinde sunulan 2 adet fatura örneğinin eklenmesi suretiyle Gevher Nesibe Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak, bu faturaların davalı tarafından form bilanço satım (BA) belgelerinde ve sair beyan ve belgelerde kullanılıp kullanılmadığı sorulmuş, varsa ilgili kayıt ve belgelerin okunaklı örneklerinin gönderilmesinin istenilmiştir. 18/07/2025 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir.
Davacı tanık beyanına delil olarak dayanmış, HMK'nun 200. madde hükmü gereği miktar itibarı ile tanık dinlenmesinin mümkün olduğu anlaşılmakla davacı tanığına tebligat çıkarılmış ve duruşmada usulünce dinlenmiştir.
Davacı tanığı Fatih Özalp duruşmada; "Ben davacı şirkette depo sevkiyat kısmında ürünleri hazırlardım. Yani davacı şirketin işçisiydim. Davacı şirket nezdinde 7-8 sene işçi olarak çalıştım. Dava dosyası içerisinde bana gösterdiğiniz 21/10/2023 tarihli ... numaralı 1.447,60-TL tutarlı ve 04/10/2023 tarihli ... numaralı 30.047,61-TL tutarlı 2 adet faturayı gördüm, incelendim. Bu faturada yazılı malların isimlerini okudum. Bu faturada yazılı mallar davacı Kaypas Ltd. Şti. tarafından davalı ... Yapı A.Ş.'ye teslim edilmiştir. Yazılı malzemelere bazen davalı şirket çalışanları tarafından kendi araçları ile gelip davacı şirketin iş yerinden teslim alınıyordu. Bazen de biz davalı şirketin şantiyesine götürüp malları teslim ediyorduk. Mal teslimi yapıldıktan sonra faturalandırılıyordu. Mal teslim edilmeden hiçbir şekilde fatura düzenlenilmiyordu. Benim bildiklerim bundan ibarettir." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Taraflara HMK'nun 222 ve TTK'nun 83. maddesi gereğince uyuşmazlık konusu olan 2023 ve 2024 yıllarına ait tüm ticari defter ve kayıtlarını ibraz etmeleri, ibrazı mümkün değilse bunun nedenlerinin açıklanarak ticari defter ve kayıtlarının bilirkişiye ibraz edileceği açık adresini ve bu adreste ticari defter ve kayıtları incelemeye sunacak kişinin adı, soyadı ve telefon numarasını bildirmesi için kesin süre verilmiş, kesin süreye uyulmadığı takdirde HMK'nun 222 ve TTK'nun 83. maddeleri uyarınca ticari defter ve kayıtlarını ibrazdan kaçınmış sayılacaklarının, HMK'nun 94/2. maddesi gereğince ticari defter ve kayıt deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılacaklarının, 7251 sayılı Kanun ile değişik HMK'nun 222/3. maddesi uyarınca taraflardan birinin ticari defterlerini ibraz etmemesi veya bilirkişi incelemesine hazır edileceği açık adresini bildirmemesi halinde karşı tarafın kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş ticari defterlerinin sahibi ve onun halefi lehine delil olarak kabul edileceği davacı vekiline ve davalıya usulünce ihtar edilmiştir.
Verilen kesin süre içinde davacı tarafça tüm ticari defter ve kayıtlarının bilirkişiye ibraz edileceği açık adresini ve bu adreste ticari defter ve kayıtları incelemeye sunacak kişinin adı, soyadı ve telefon numarasını bildirmiştir. Davalı taraf ise kesin süreye uymamıştır.
HMK'nun 266. maddesi gereğince bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, HMK'nun 267. ve 268. maddesi gereğince dava dosyasının re'sen seçilecek bir mali müşavir/ muhasebeci bilirkişiye tevdine, bilirkişiye HMK'nun 268. maddesi gereği davacının ticari defter ve kayıtları üzerinde yerinde inceleme yapması, raporuna esas alacak olup da dosya içinde bulunmayan kayıt ve belgeler olursa birer suretinin raporuna eklemesi için yetki verilmesine, HMK'nun 273. maddesi gereğince davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulup tutulmadığının, açılış ve kapanış tasdiklerinin olup olmadığı, elektronik defterler varsa bunların GİB sisteminden doğruluğunun sorgulanması, Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasının Uyap sisteminden incelenerek takibin dayanağı olan dava dilekçesinin ekinde sunulan 04/10/2023 tarihli 30.047,61-TL tutarlı ve 21/10/2023 tarihli 1.447,69-TL tutarlı faturaların davacının ticari defterlerinin kayıtlı olup olmadığı, bu faturalar nedeniyle yapılan tahsilatlar olup olmadığı, varsa tahsilat tarihi ve miktarlarının ve tahsilatın EFT , nakit , çek, sened gibi ne surette yapıldığı , bu faturalardan dolayı davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise alacak miktarının takip tarihi itibari ile kaç TL olduğu, takip tarihinden dava tarihine kadar bu faturalar nedeniyle yapılan tahsilat olup olmadığı varsa dava tarihi itibariyle bu faturalardan kaynaklı alacak miktarının kaç TL olduğu, dava tarihinden inceleme tarihine kadar olan dönemde yapılan tahsilatlar varsa miktarlarının ve tahsil tarihlerinin tespiti, gerektiği takdirde TBK'nun 101. ve 102. maddelerinin göz önüne alınarak tahsilatları varsa bunların takip dayanağı faturalara yönelik olup olmadığının araştırılması konularında hüküm vermeye ve denetime elverişli açıklamalı rapor tanzimi için bilirkişiye yetki ve görev verilmesine karar verilmiştir.
Görevlendirilen Mali Müşavir Bilirkiş... tarafından düzenlenen 27/12/2025 havale tarihli raporda özetle; "Davacı...Malz. İnş. E Ticaret San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin ticari defter e-beratlarının zamanında alındığı, defter beratlarının usulüne uygun olduğu, tarafların Ba/Bs beyannamelerinin birbiri ile dava dilekçesinin ekinde sunulan 04/10/2023 tarihli 30.047,61-TL tutarlı ve 21/10/2023 tarihli 1.447,69-TL tutarlı faturaların davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, muavin defter kayıtlarında yapılan ödemelerin fatura fatura kapatılmadığı için hangi fatura için ne kadar ödeme yapıldığının tespitinin yapılamadığı, davacı...Malz. İnş. E Ticaret San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin ticari defter kayıtlarına istinaden; ... Yapı San. Ve Tic. A.Ş.'nin 7.779,81-TL borçlu olduğu" belirtilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE: Dava, ticari ilişkinden kaynaklı icra takibine başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nun 67/1. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4/1-a maddesine göre davaya bakmaya Mahkememiz görevlidir.
Mahkememizde açılan ve sonuçlanan davada dava değeri itibariyle 7251 sayılı Kanun'la değişik 6102 Türk Ticaret Kanunu'nun 4/2. maddesi uyarınca basit yargılama usulü uygulanmıştır.
Dava şartı arabuluculuk faaaliyeti kapsamında taraflar görüşmüş ancak anlaşmaya varamamışlardır.
Tarafların uyuşmazlık konuları; takibe konu edilen nedenlerle davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, davalının icra takibine vaki itirazının haklı olup olmadığı, bu itirazın iptalinin gerekip gerekmediği ve icra inkar tazminatının koşullarının bulunup bulunmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Bilindiği üzere, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptali davası; alacaklının, icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nun 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlayan bir eda davası olup, itirazın tebliğinden itibaren bir yıllık süre içinde açılan davada borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması halinde, istem varsa borçlu aleyhine icra inkar tazminatına da hükmedilebilir. (Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku, 2006, s.219, 223). İcra dosyasında itiraz dilekçesinin alacaklıya tebliğ edildiğine ilişkin bir belge bulunmadığı gibi, eldeki davanın bir yıllık yasal süre içinde açıldığı anlaşılmıştır.
Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67. ve devamı maddelerinde düzenlenen itirazın iptali davalarının konusu, icra takibi konusu edilen alacaklar olup davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan ispat külfetiyle ilgili kurallar itirazın iptali davasında da geçerlidir. Taraflar iddia ve savunmalarını HMK’nda belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir. Buna göre yapılacak yargılama sonunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; ancak takibin iptali ya da devamı hükmünü de içerecektir. İtiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bu dava icra takibine sıkı sıkıya bağlıdır ve takibe bağlılık alacağın hem miktarı hem de kaynağı yönünden mevcuttur.
Bilindiği üzere, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptali davası; alacaklının, icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nun 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlayan bir eda davası olup, itirazın tebliğinden itibaren bir yıllık süre içinde açılan davada borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması halinde, istem varsa borçlu aleyhine icra inkar tazminatına da hükmedilebilir. (Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku, 2006, s.219, 223). İcra dosyasında itiraz dilekçesinin alacaklıya tebliğ edildiğine ilişkin bir belge bulunmadığı gibi, eldeki davanın bir yıllık yasal süre içinde açıldığı anlaşılmıştır.
Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67. ve devamı maddelerinde düzenlenen itirazın iptali davalarının konusu, icra takibi konusu edilen alacaklar olup davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan ispat külfetiyle ilgili kurallar itirazın iptali davasında da geçerlidir. Taraflar iddia ve savunmalarını HMK’nda belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir. Buna göre yapılacak yargılama sonunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; ancak takibin iptali ya da devamı hükmünü de içerecektir. İtiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bu dava icra takibine sıkı sıkıya bağlıdır ve takibe bağlılık alacağın hem miktarı hem de kaynağı yönünden mevcuttur.
HMK’nun "Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması" başlıklı 222. maddesi;
"(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." şeklindedir.
7251 sayılı Kanunu’nun 23. maddesi ile yapılan değişiklik ile 6100 sayılı Kanun’un 222. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan "ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi" ibaresi "diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi" şeklinde değiştirilmiştir.
Yine az yukarıda değinildiği üzere HMK'nun 222. maddesinin 3 . fıkrası "İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükmü çerçevesinde davacının usulüne uygun tutmuş olduğu defterleri kendi lehine delil olduğu kabul edilmiştir. Ayrıca davalının düzenlediği Ba formu içeriğinin davacının iddialarını teyit ettiği değerlendirilmiştir.
Tüm bu açıklamalar ışığında toplanan tüm deliller ve dosya kapsamına göre; davanın kabulü ile Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasına davalının vaki itirazının iptali ile 7.779,81-TL asıl alacak üzerinden ödeme emrinde yazılı koşullarla icra takibinin devamına, takip tarihinden tahsil tarihine kadar 7.779,81-TL asıl alacağı yıllık %16,75-TL ve değişen oranlar da ticari avans faizi işletilmesine karar vermek gerekmiştir.
Davacı taraf dava dilekçesinde icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur.
İİK'nun 67/1. maddesine göre "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın "yüzde yirmisinden" aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." Buna göre davacı lehine icra inkar tazminatına hükmetmek için davalının haksız olması, itirazın iptaline karar verilen alacağın likit olması ve davacının talebi gerekir. Takibe konu edilen alacak taraflar arasındaki alım satıma dayalı ticari ilişki nedeniyle düzenlenen faturaların içeriğinden, taraflar arasındaki icra takibinden, incelenen ticari defter ve kayıtlardan tespiti ve hesabı mümkün olduğundan ve davacının davalıdan alacaklı olduğu da sabit olduğundan alacağın likit ve belirlenebilir olduğu görülmekle itirazın iptaline karar verilen 7.779,81-TL alacağının takdirine %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, gerektirici koşulları ispat edilmediğinden davacının icra inkar tazminatının %40 oranında uygulanmasına yönelik isteminin reddine, karar verilmesi gerektiği görüş ve kanaatine varılmıştır.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KABULÜ ile Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasına davalının vaki İTİRAZININ İPTALİ ile 7.779,81-TL asıl alacak üzerinden ödeme emrinde yazılı koşullarla İCRA TAKİBİNİN DEVAMINA,
2-Takip tarihinden tahsil tarihine kadar 7.779,81-TL asıl alacağı yıllık %16,75-TL ve değişen oranlar da ticari avans faizi işletilmesine,
3-İtirazın iptaline karar verilen 7.779,81-TL alacağının takdirine %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacının icra inkar tazminatının %40 oranında uygulanmasına yönelik isteminin reddine,
5-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gereken 531,43-TL nispi karar ve ilam harcının davacıdan peşin olarak alınan 427,60-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 103,83-TL karar ilam harcının davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
8-Davacı tarafından peşin yatırılan 427,60-TL başvurma harcı, 427,60-TL peşin harç olmak üzere toplam 855,20-TL'nın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Davacı tarafça yapılan 50,00-TL e-tebligat gideri, 175,00-TL tebligat gideri ve 3.000,00-TL bilirkişi ücretleri olmak üzere toplam 3.225,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
10-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığında bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
11-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
12-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince davanın kabulü nedeniyle hesap ve taktir olunan 7.779,81-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
13-Kararın mahiyeti gereği davalı lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
14-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dava dosyasının tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra istinaf incelemesine gönderilmesine veya mahkememiz arşivine kaldırılmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda HMK'nun 341/2. maddesi uyarınca miktar itibari ile KESİN olarak verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip ...
E-imzalıdır
Hakim ...
E-imzalıdır