T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ...
KARAR NO :...
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : 1- ...
2- ...
VEKİLİ : Av. ....
DAVALI : ....
VEKİLİ : Av. ....
DAVA : Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan Destekten Yoksun Kalma Tazminat )
DAVA TARİHİ : ...
KARAR TARİHİ : ...
KARAR YAZIM TARİHİ : ...
Mahkememize açılan Tazminat davasının yapılan yargılaması sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; " 01/09/2023 tarihinde Ankara ilinde 38...plaka numaralı aracın karışmış olduğu tek taraflı trafik kazası neticesinde davacıların müşterek çocukları yolcu konumunda bulunan 04/05/2017 doğumlu Hatice Mina İplikçioğlunun vefat ettiğini, trafik kazası tespit tutanağından da anlaşılacağı üzere kaza 38...plaka numaralı aracın sürücüsünün kusuru nedeniyle meydana geldiğini, ne müvekkillerimizin ne de müteveffa çocuğun kazanın gerçekleşmesinde herhangi bir kusuru bulunmadığını, çocuğun ölümüne sebebiyet veren 38...plaka numaralı aracın davalı ... Sigorta AŞ tarafından kaskosu ise ... poliçe numarası ile davalı ... AŞ tarafından tanzim edildiğini, kaza sonrasında destekten yoksun kalma tazminatı ve cenaze ve defin giderlerinin tahsili amacıyla ilk olarak ... Sigorta A.Ş'ye, yasal süresi içerisinde herhangi bir ödeme olmaması nedeniyle de sonrasında davalı ...Ş'ye başvuru yapılmış ancak buradan da herhangi bir ödeme alınamadığını, davalı ... Sigorta AŞ poliçede belirtilen limitler dahilinde maktulün yakınlarına tazminat ödemekle yükümlü olduğunu, ZMMS limitini aşan miktardan da aracın kaskosunu yapan ... Sigorta AŞ sorumlu olduğunu, müteveffanın ani ölümü nedeni ile müvekkillerimiz cenaze ve defin giderleri yaptıklarını, bu nedenlerle şimdilik 1.000,00 TL (kişi başı 500'er TL) destekten yoksun kalma tazminatının, 200,00 TL (kişi başı 100'er TL) cenaze ve defin giderinin, davalı ... Sigorta AŞ'den ZMMS limitleri ile sınırlı olmak şartıyla, davalı ... AŞ'den ZMMS limitini aşan kısım bakımından poliçe limiti ile sınırlı olmak şartıyla işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davalılara tahmiline karar verilmesini " talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde; davacı tarafça müvekkil şirkete, motorlu kara taşıtları ihtiyari mali sorumluluk sigortası genel şartları ve yürürlükte bulunan mevzuat hükümleri kapsamında belirlenen bilgi ve belgelerle, tanımlanan şekilde ve sürede usule uygun şekilde müracaat edilmediğini, tazminat ödeme borcu hasarın gerçekleşmesinden sonra rizikoyla ilgili belgelerin sigortacıya verilmesinden itibaren 45 gün sonra muaccel olacağını, davacı ise müvekkil şirkete eksik evrak ile müracaat ettiğinden tazminat borcu muaccel olmadığını, talep miktarını belirleyebilecek olan davacının, belirsiz alacak davası ve/veya kısmi dava açmakta hukuki yararı bulunmadığını, işbu dava 2 yıllık zamanaşımına tabi olup, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması yalnızca alacağın kısmi davaya konu edilen kısmı için zamanaşımını kesip, saklı tutulan kısım için ise zamanaşımını kesmediğini, kazanın tek taraflı olması sebebi ile talep edilen tutar koltuk ferdi kaza teminat klozu kapsamında olduğunu, poliçede yer alan ferdi kaza koltuk sigortası teminat limiti 25.000,00-TL olduğunu ve şirket sorumluluğunun bu tutar ile sınırlı olduğunu, müteveffanın içinde bulunduğu araçta herhangi bir ivaz karşılığı bulunup bulunmadığının tespiti müvekkilimiz şirketin sorumluluğu açısından büyük önem taşıdığını, kaza esnasında davacının emniyet kemerinin takılı olup olmadığı konusunun araştırılması gerektiğini, gerçek zararın tespiti için bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle beraber, bir an için davanın haklı olduğu varsayılsa bile, müvekkilimiz şirketin faizden sorumluluğu sınırlı olduğunu bu nedenlerle davanın reddine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine " talep etmiştir.
DELİLLER:Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.
Mahkememizce yapılan 12/12/2024 tarihli ön inceleme duruşmasında davacılar vekilinin ve ... Sigorta A.Ş vekilinin ödeme sebebi ile davanın konusuz kaldığını ve yargılama gideri talep etmediklerini beyan ettikleri görüldüğünden davalı ... Sigorta yönünden işbu dava tefrik edilerek davanın konusuz kalması sebebi ile esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına kararı verilmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş. 'ye müzekkere yazılarak 38...plakalı aracın 01/09/2023 tarihli trafik kazasından dolayı açılan hasar dosyası ve poliçe örneği celp edilmiş, 38...plakalı aracın 10/07/2023 başlangıç ve 10/07/2024 bitiş tarihli, ZMMS ile sigortalandığı görülmüştür.
Kocasinan İlçe Emniyet Müdürlüğüne, Kayseri SGK İl Müdürlüğüne yazılan müzekkerelere cevap verildiği görülmüştür.
Ankara Bala Cumhuriyet Başsavcılığına ...Soruşturma sayılı dosyasının, Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden celp edildiği görüldü.
Tüm deliller toplandıktan sonra bilirkişi incelemesi yaptırılmış, aktüerya bilirkişi ...'ün 07/03/2025 tarihli raporunda özetle;
Davalı ...nin İhtiyari Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi nedeniyle sorumluğu olduğu bakiye destek zararının:
-Davacı ... ... yönünden 130.262,29 TL,
-Davacı ... ... yönünden 463.500,59 TL olduğu hususlarını dair kanaatini bildirir raporunu sunmuştur.
Rapordan birer suretin taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı davalı vekilinin itiraz dilekçesi sunduğu görülmüştür.
Davacı vekilinin 12/04/2025 tarihli ıslah dilekçesi sunduğu harcını tamamladığı, dilekçeden bir örneğin davalı tarafa tebliğ edildiği görülmüştür.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:
Davacı taraf, 01/09/2023 günü 38...plakalı araçta yolcu bulunan davacıların çocukları ...'nun trafik kazasında vefat ettiği belirterek her bir davacı için 500' er TL destekten yoksun kalma tazminatı ve 500'er TL cenaze defin gideri talep ettiği görüldü.
Sigorta poliçelerinin incelenmesinde kazaya karışan 38...tefrik edilen davalı ... Sigorta AŞ bünyesinde ZMSS poliçesi ile sigortalı olduğu, davalı ... bünyesinde ise ''Dört Dörtlük Genişletilmiş Kasko Poliçesi'' kapsamında 1.000.000,00 TL limitli İMM poliçesi bulunduğu görülmüştür.
Soruşturma dosyasının incelenmesinde 01/09/2023 tarihinde Ankara ili Bala ilçesi Göztepe mahallesi mevkiinde 38...plaka numaralı aracın karışmış olduğu tek taraflı trafik kazası neticesinde müvekkillerimizin davacıların çocukları yolcu konumunda bulunan 04/05/2017 doğumlu ... vefat ettiği görülmüştür. Davacıların ise ... 'nun anne ve babası olduğu görülmüştür. Tek taraflı trafik kazasına karışan sürücüsü ve araç maliki ...'in davacı ...'nin babası olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememiz dosya kapsamında ZMSS sigortacısı tarafından yapılan ödeme sebebi ile ... Sigorta A.Ş yönünden tefrik edilerek karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
KTK'nun 97. maddesine ilişkin dava şartının değerlendirmesinde;
Trafik kazalarında hukuki sorumluluk ve sigorta konusu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup sözü geçen Kanun'un 85. maddesinin 1. fıkrasında bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa motorlu aracın bir teşebbüsünün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde motorlu aracın işleteninin ve bağlı bulunduğu teşebbüsün sahibinin doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı, aynı maddenin 5. fıkrasında işleten ve araç işleticisi teşebbüs sahibinin, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olduğu, 91. maddesinin 1. fıkrasında işletenlerin, bu kanunun 85. maddesinin 1. fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu öngörülmüştür. Kanunun bahsi geçen düzenlemesinden, zorunlu mali sorumluluk sigortacısının, trafik kazasına karışan aracın işleteni veya araç işleticisi teşebbüs sahibi olan sigortalısına bu kaza sebebiyle isabet eden hukuki sorumluluğu poliçe teminat limiti ile sınırlı olarak üstlendiği anlaşılmaktadır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun "Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı" başlıklı 97. maddesinde (Değişik: 14/4/2016-6704/5 md.) "Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir." Somut uyuşmazlıkta, kazaya karışan aracın davalı ... nezdinde İMM poliçesiyle sigortalı olduğundan davacının davalı ... şirketine başvurduğu ve burada hasar dosyasının açıldığı dolayısıyla davacının yasada öngörülen sigortacıya başvuru koşulunu yerine getirdiği sonucuna ulaşılmıştır. Aksi yöndeki itiraza itibar edilmemiş, dava şartlarının mevcut olduğu değerlendirilmiş ve bu yöndeki itiraz 12/12/2024 tarihli ön inceleme duruşmasının (1) nolu ara kararı ile reddedilmiştir.
-Mahkememizce kusur ön sorun değerlendirmesinde,
Mahkememiz olayla ilgili soruşturma dosyasının bir örneğini dosyamız arasına almıştır.
Kaza tespit tutanağına ve soruşturma dosyasına göre, sürücü ... sevk ve idaresindeki 38...plakalı aracı ile Niğde otoyolunu takiben Ankara ili istikametinden Niğde ili istikametine seyir halinde iken aracın direksiyon hakimiyetini kaybederek yolun sağa tarafından yoldan çıkmış, 132 metre eğimli toprak alanda seyrettikten sonra beton su kanalına düşmüş, 65 metre de beton su kanalında seyrettikten sonra tel, çift direklerine ve toprak yığınına çarpıp takla atarak 40 metre ileride tekerleri üzerine durarak hareketini tamamlaması sonucu tek taraflı ölümlü, yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir. Bu kazanın oluşumunda sürücü/malik ... 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 56/1-a maddesi uyarınca şerit izleme ve değiştirme kurallarına ziyaret etmemek kuralını ihlal ettiği ve %100 kusurlu olduğu anlaşılmıştır. Soruşturma dosyasında murisin araçtan fırlamak suretiyle vefat ettiği anlaşılmıştır.
-Destekten yoksun kalma tazminatına dair değerlendirmede;
Destekten yoksun kalma tazminatı, B.K'nun 45/II. maddesinde düzenlenmiş olup; "Ölüm neticesi olarak diğer kimseler müteveffanın yardımından mahrum kaldıkları takdirde onların bu zararını da tazmin etmek lazım gelir." şeklinde hükme bağlanmıştır.
Görülmektedir ki, destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir.
Haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse BK'nun 45/II. maddesine dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir. Ancak, destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesi için öncelikle, ölen ile destekten yoksun kalan arasında maddi yönden düzenli ve eylemli bir yardımın varlığı gerekir.
Borçlar Kanunu’nun 45.maddesinde sözü geçen destek kavramı hukuksal bir ilişkiyi değil, eylemli bir durumu hedef tutar ve ne hısımlığa ne de yasanın nafaka hakkındaki hükümlerine dayanır; sadece eylemli ve düzenli olarak geçimini kısmen veya tamamen sağlayacak şekilde yardım eden ve olayların olağan akışına göre eğer ölüm vuku bulmasaydı, az çok yakın bir gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kimse destek sayılır.
O halde destek sayılabilmek için yardımın eylemli olması ve ölümden sonra da düzenli bir biçimde devam edeceğinin anlaşılması yeterli görülür.
Bununla birlikte destekten yoksun kalan kimse devamlı ve gerçek bir ihtiyaç içerisinde bulunmalıdır. Genel olarak bakım ihtiyacı, sosyal düzeye uygun olan yaşamın devamını sağlamak için gerekli olanaklardan yoksun kalmayı anlatır. Eğer ölenin eylemli olarak baktığı davacı, ölüm yüzünden bu bakımın sağladığı yaşama düzeyinin altına düşmüş olursa, ihtiyaç bulunma koşulu gerçekleşmiş sayılır. Burada önemli olan, destekten yoksun kalan kimsenin ve ailesinin temsil ettiği sosyal ve ekonomik düzeye göre normal karşılanan giderlerdir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 21.04.1982 gün, 979/4-1528 E., 1982/412 K. sayılı kararı).
Diğer taraftan, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 06.03.1978 tarih ve 1/3 sayılı kararının gerekçesinde de: "Destekten Yoksun Kalma Tazminatının eylemin karşılığı olan bir ceza olmayıp, ölüm sonucu ölenin yardımından yoksun kalan kimsenin muhtaç duruma düşmesini önlemek ve yaşamının desteğin ölümünden önceki düzeyde tutulması amacına yönelik sosyal karakterde kendine özgü bir tazminat olduğu” hususu vurgulanmış; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 30.11.2005 gün ve 2005/4-648 E.-2005/691 K. sayılı ilamında da aynı esaslar benimsenmiştir.
Önemle vurgulanmalıdır ki, Borçlar Kanunu’nun 45/III. maddesine göre destekten yoksun kalma tazminatı, desteğin mirasçısı olarak geride bıraktığı kişilere değil, desteğinden yoksun kalanlarına aittir. Destekten yoksun kalma tazminatı isteyebilecek kişiler, mirasçılardan başka kişiler de olabileceği hususunda da herhangi bir ihtilaf yoktur. Murisin trafik kazasından kaynaklanan bir sorumluluğu söz konusu olduğunda ve koşulları oluştuğunda mirasçıları bundan sorumlu olduğu halde, aynı olay nedeniyle destekten yoksun kalan ve fakat mirasçı olmayan kişiler bundan sorumlu değildir (HGK.nun 15.06.2011 gün ve 2011/17-142 E. -411 K. sayılı ilamı).
Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları , "Sigortacı, işbu poliçede gösterilen aracın kullanılmasından doğan ve Karayolları Trafık Kanununa ve Umumi Hükümlere göre aracın işletenine terettüp eden hukuki sorumluluğu ve bu poliçe teminat kapsamında olmak şartıyla Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası hadlerinin üzerinde kalan kısmını, poliçede yazılı hadlere kadar temin eder. İşbu sigorta, sigorta ettirenin haksız taleplere karşı müdafaasını da temin edeceği... " öngörülmüştür. Davalı ... ZMSS poliçe limitini aşan kısımla sorumludur. Somut olayda davalı ... destekten yoksun kalma tazminatından sorumludur.
- Aktüerya hesabına dair değerlendirmede;
Yargıtay'da uygulama birliğinin sağlanması yönünde tazminat hesaplarında davacının ve desteğin bakiye ömür süresinin TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre belirlenmesi ve işleyecek (bilinmeyen) devre hesaplamasında her yıl için gelirin %10 artırılıp %10 iskonto edilmesi esasına dayanan progresif rant yönteminin kullanılması gerekmektedir. Alınan bilirkişi raporunda bu yöntem uyarınca rapor alınmıştır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m. 91. ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları m. A/I’de, sigortacı poliçede belirtilen aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği, düzenlendiğinden kazaya karışan aracın ZMMS sigortacısı davalı ... Sigorta AŞ. davacının zararının tamamından ve fakat kaza tarihinde geçerli poliçe limiti 1.200.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere sorumlu olacaktır.
Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesinde sigorta teminatının kapsamı belirlenmiş olup buna göre İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası ile motorlu aracın, işletilmesi sırasında üçüncü şahısların bedeni veya maddi zarara uğramasına sebebiyet vermesi halinde, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre aracın işletenine düşen sorumluluğun Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası teminat limitlerinin üstünde kalan kısmını poliçe teminat kapsamında olmak koşuluyla poliçede yazılı teminat limitlerine kadar teminat altına alınacaktır. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası teminat limitlerini yeterli görmeyen işletenler İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası yaptırarak limitleri yükseltebilecektir. Kanun koyucu oluşan zararlardan dolayı ZMMS ile İMMS sigortası arasında müştereken ve müteselsilen bir sorumluluk öngörmemiş, sıralı bir sorumluluk düzenlenmiştir. Dolayısıyla İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalanan aracın kazaya karışması halinde zarar gören öncelikle aracın ZMMS sigortacısına başvuracak, ZMMS poliçesi zararı karşılamaya yetmez ise artan kısım için yine poliçe limitleri ile sınırlı olmak üzere İMMS sigortacısına başvurabilecektir.
Somut olayda davaya konu kaza karşılan 38...plakalı aracın ZMM sigortacısı ... Sigorta AŞ.dir. Sigorta şirketi tarafından davacılara kaza tarihinde geçerli poliçe limiti 1.200.000,00 TL’nin tamamı ödenmiş, davacılar da bu davalı yönünden davanın konusuz kaldığını beyan ettikleri görülmüştür. Davacı ... ...’nun ZMMS poliçesi ile karşılamayan bakiye destek zararı 130.262,29 TL, davacı ... ...’nun ZMMS poliçesi ile karşılamayan bakiye destek zararı ise 463.500,59 TL’dir. Davalı ...nin İMMS poliçe limitinin 1.000.000,00 TL olduğu, bakiye destek zararlarının poliçe limitleri kapsamında kaldığı anlaşılmıştır. Davalı ...nin İhtiyari Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi nedeniyle sorumluğu olduğu bakiye destek zararının davacı ... ... yönünden 130.262,29 TL, davacı ... ... yönünden 463.500,59 TL olduğu anlaşılmıştır.
-Müterafik kusura ilişkin değerlendirmede;
Zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun da kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur 6098 sayılı TBK'nın 52.maddesinde düzenlenmiştir. Mağdurun kusurunun zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması söz konusu olabileceği gibi belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılmasını da gerektirebilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir defi olmadığından mahkemece bu yönde bir savunma olmasa dahi resen araştırılması ve tartışılması gerekmektedir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 78 inci maddesinde "Belirli sürücülerin ve yolcuların, araçların sürülmesi sırasında koruyucu tertibat kullanmaları zorunludur... Kullanma ve yolların özelliği gözetilerek hangi tip araçlarda sürücülerinin ve yolcularının şehiriçi ve şehirlerarası yollarda hangi şartlarda hangi koruyucu tertibatı kullanacakları ve koruyucuların nitelikleri ve nicelikleri ile emniyet kemerlerinin hangi araçlarda hangi tarihten itibaren kullanılacağı yönetmelikte belirtilir." düzenlemesi yapılmıştır.
Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 150 nci maddesinde "M1, M1G, N1, N1G, N2 ve N3 sınıfı araçlarda 150 cm’den kısa ve 36 kg’ın altındaki çocukların taşınması sırasında çocukların ağırlığına uygun bu Yönetmeliğin ekinde yer alan (1) sayılı cetvelde yer alan çocuk bağlama sistemlerinin kullanılması zorunludur. Ancak, 135 cm’den uzun çocuklar çocuk bağlama sistemleri yerine ön koltukta oturmamak şartıyla diğer koltuklardaki emniyet kemerlerini kullanabilirler.” şeklinde düzenlenme bulunmaktadır.
Somut olayda; davacının kaza tarihinde 6 yaşında olduğu, ölü muayene ve otopsi tutanağında boyunun 100-110 cm arası ve 20-25 kg ağırlığında olduğu, araçtan fırlamak suretiyle vefat ettiği anlaşılmaktadır. Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 150 nci maddesine göre olay tarihinde 6 yaşında olan 150 cm’den kısa ve 36 kg’ın altındaki çocuğun M1 sınıfı olan araçta yönetmelik gereği seyahati sırasında çocuk bağlama sisteminin kullanılması gerekli iken bu kurala uyulmadığı ve davacının zararın artmasına katkısının bulunduğu anlaşılmakta olup, müterafik kusurun varlığı kabul edilerek TBK'nın 52 nci maddesi uyarınca yerleşik uygulamalarına göre hesaplanan tazminattan %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmıştır.
-Faize ait değerlendirmede;
2918 Sayılı Kanun'un 99. maddesinde, sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel sartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluslarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar.
Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortacısı 2918 Sayılı KTK'nun 98/1, 99/1, ZMMS Genel Şartlarının B.2-c maddesi uyarınca hak sahibine kaza ve zarara ilişkin tespit tutanağının ve bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya başvurmasından itibaren 8 iş günü sonunda tazminat miktarını ödememesi halinde, bu tarihte, böyle bir başvurunun yapılmaması halinde ise dava tarihinde temerrüde düşeceğinden, temerrüt faizine bu tarihten itibaren hükmedilmesi gerekir. Sigortacının kısmi ödeme yapması halinde ise, söz konusu ödeme tarihi temerrüt tarihi olarak esas alınacaktır. Davalı gerçek kişiler yönünden ise 6098 sayılı TBKnun 117/2 maddesinde göre haksız fiilin işlendiği tarihte temerrüde düşeceğinden olay tarihi itibariyle faize hükmedilmesi gerekir.
2918 Sayılı Kanun'un ''İhtiyari mali sorumluluk sigortasına uygulanacak hükümler'' başlıklı 100 maddesinde, bu Kanunun sorumluluğun kaldırılması veya tazminatın azaltılmasına ilişkin 95 inci maddesi, doğrudan doğruya talep ve dava hakkına ilişkin 97 nci maddesi ve zamanaşımına ilişkin 109 uncu maddesi ihtiyari mali sorumluluk sigortasında da uygulanır.
Anılan açıklamalar uyarınca sigorta şirketine 24/04/2025 tarihindeki başvuru dikkate alınarak 08/05/2025 tarihi temerrüd tarihi olarak belirlenmiştir.
Vekalet ücreti ve yargılama gideri taktiri sırasında yapılan değerlendirmede;
Davalı lehine ise müterafik kusur indirimi sebebi ile yerleşik yargı uygulaması dikkate alınarak vekalet ücreti takdir edilmemiş ve yargılama gideri davalı üzerinde bırakılmıştır.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-Davacıların davasının kısmen kabulü ile; davacı ... ... için 130.262,29-TL tazminattan murisin emniyet kemeri takmaması sebebiyle TBK'nun 52. Maddesi uyarınca takdiren %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılarak neticeden 104.209,83-TL, davacı ... ... için 463.500,59-TL tazminattan murisin emniyet kemeri takmaması sebebiyle TBK'nun 52. Maddesi uyarınca takdiren %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılarak neticeden 370.800,47-TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ... şirketinin İMM teminat limiti olan 1.000.000,00-TL'den karşılanmak ve davacılar tarafından yapılan başvuru dikkate alınarak davalının 08/05/2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumlu olması kaydıyla davalıdan alınarak davacılara ayrı ayrı verilmesine,
2-Fazlaya ilişkin istemin reddine,
3-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; alınması gereken 32.447,95 TL karar ve ilam harcından 427,60 TL peşin harç, 2.025,00 TL ıslah harcı toplamı olan 2.452,60 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 29.995,35 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA,
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.800,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA,
5-Davacı tarafından yatırılan 855,20-TL başvurma harç, 427,60-TL peşin harç ve 2.025,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 3.307,80 TL harcın davalıdan alınarak davacı taraflara verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan; bilirkişi, posta, müzekkere, tebligat, elektronik tebligat ve kep reddiyat gideri olmak üzere toplam 3.779,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
7-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
8-Davacı ... ... kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen kısım yönünden hesap edilen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı ... ...'na ödenmesine,
9-Davacı ... ... kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen kısım yönünden hesap edilen 59.328,08 -TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı ... ...'na ödenmesine,
10-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
11-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dosyanın tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra İstinafa gönderilmesine veya arşive kaldırılmasına,
Dair, davacılar vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMK'nın 341/1. maddesi uyarınca 2 haftalık yasal süre içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 19/06/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır