T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ...
KARAR NO : ...
HAKİM : ...
KATİP :...
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : 1- ...
VEKİLLERİ : Av. ...
Av. ...
DAVALI : 2- ...
VEKİLİ : Av....
DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)
DAVA TARİHİ : ...
KARAR TARİHİ :...
KARAR YAZIM TARİHİ : ...
Mahkememize açılan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan yargılaması sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı 38 ... plakalı aracın müvekkiline ait 38 ... plakalı, sürücüsü ...'ın hakimiyetindeki araca çarpmak suretiyle 28/09/2023 tarihli kazanın meydana geldiğini, meydana gelen kaza neticesinde müvekkiline ait aracın hasar gördüğünü ve aracın hareket kabiliyetinin ortadan kalktığını, aracın günlerce serviste kaldığını, müvekkilinin hasara uğrayan aracı ticari amaçla ihale yoluyla kamu kurumlarına kiraladığından dolayı almış olduğu tarihten kaza tarihine kara aracın tüm bakımlarını zamanında yaptırdığını, kazanın meydana gelmesinde sigorta şirketi nezdinde sigortalı olan araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğunu, yapılan arabuluculuk görüşmesinden de bir sonuç alamadıklarından bahisle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00-TL değer kaybının olay tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderlerinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP : Davalı ... Sigorta A.Ş vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde: talep edilen tazminatın zaman aşımına uğradığını, sigorta şirketine başvuru dava şartının yerine getirilmemesi nedeniyle davanın usulden reddinin gerektiğini, müvekkili sigorta şirketinin rizikodan poliçe limitleri dahilinde ve sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğunu, davacıya ait araçta değer kaybı oluşmadığını, değer kaybı hesabının genel şartlara göre yapılması gerektiğini, müvekkili sigorta şirketinin usulüne uygun şekilde temerrüte düşmediğini, avans faizi isteminin haksız olduğunu ve buna ilişkin talebin reddinin gerektiğini, eldeki davanın haksız ve hukuka aykırı şekilde açıldığından dolayı davanın esastan reddine, yargılama masraflarının karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... süresi içerisinde cevap dilekçesi sunmamıştır.
DELİLLER :
Kazaya karışan araçların trafik kayıtları, kaza tespit tutanağı, sigorta poliçesi, sigorta bilgi ve gözetim merkezi kayıtları, arabuluculuk son tutanağı ve tarafların dayandığı tüm deliller toplanmış, kusur ve değer kaybı hususlarında bilirkişiden ayrıntılı rapor alınmıştır.
Dosyaya mübrez 28/03/2025 tarihli bilirkişi raporunda: 38 ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'in sevk ve idaresindeki araç ile günün gece vakti, görüşün sokak aydınlatma lambaları ve araç ışıkları ile sağlandığı yol üzerinde seyri esnasında, yola gereken dikkat ve özeni vermesi, seyrini müteyakkız sürdürmesi, aracının hızını mahal şartlarına uydurması ve karşılaşmış olduğu kavşağın kendi seyir istikametine göre "KIRMIZI" yanan trafik tanzim işaretini dikkate almaksızın katılış yaptığı ve kurallara uygun şekilde beklemekte olan dava konusu araca arkadan çarpmak suretiyle sebebiyet verdiği olayda asli ve tam kusurlu olduğu; 38 ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'ın ise gerçekleşen kazanın oluşu üzerinde bir etkisi olmadığından kusurunun bulunmadığı, dava konusu araçta kaza tarihi itibarıyla TÜFE değerleme katsayısı ile "değer kaybı" bedelinin 29.320,16-TL olduğu görüş ve kanaatinde olduğunu bildirmiştir.
Davacı vekili 16/05/2025 tarihli dilekçesinde: 1.000,00-TL değer kaybı taleplerini 28.320,16-TL artırarak toplam dava değerini 29.320,16-TL olarak ıslah ettiklerini, bu miktar üzerinden davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMA VE GEREKÇE:
Dava, meydana gelen trafik kazasında davacının aracında oluşan değer kaybının tazmini talebine ilişkindir.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 28/09/2023 günü sürücü davalı ... sevk ve idaresindeki ve diğer davalı sigorta şirketi nezdinde ZMSS'si bulunan 38 ... plakalı aracın kendisine ait 38 ... plakalı araca çarptığından bahisle belirsiz alacak davası olarak şimdilik 1.000,00 TL değer kaybı bedelinin tahsilini dilemiştir.
Sigorta poliçesi incelenmesinde, 38 ... plakalı aracın ZMSS'in davalı sigorta şirketi bünyesinde sigortalandığı, trafik kayıtlarına göre ise malikin ise davalı ... olduğu, kaza tespit tutanağı uyarınca sürücüsünün ise davalı ... olduğu anlaşılmıştır.
KTK'nun 97. maddesine ilişkin dava şartının değerlendirmesinde;
Trafik kazalarında hukuki sorumluluk ve sigorta konusu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup sözü geçen Kanun'un 85. maddesinin 1. fıkrasında bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa motorlu aracın bir teşebbüsünün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde motorlu aracın işleteninin ve bağlı bulunduğu teşebbüsün sahibinin doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı, aynı maddenin 5. fıkrasında işleten ve araç işleticisi teşebbüs sahibinin, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olduğu, 91. maddesinin 1. fıkrasında işletenlerin, bu kanunun 85. maddesinin 1. fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu öngörülmüştür. Kanunun bahsi geçen düzenlemesinden, zorunlu mali sorumluluk sigortacısının, trafik kazasına karışan aracın işleteni veya araç işleticisi teşebbüs sahibi olan sigortalısına bu kaza sebebiyle isabet eden hukuki sorumluluğu poliçe teminat limiti ile sınırlı olarak üstlendiği anlaşılmaktadır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun "Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı" başlıklı 97. maddesinde (Değişik: 14/4/2016-6704/5 md.) "Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir."
Somut uyuşmazlıkta, kazaya karışan aracın davalı sigorta şirketi nezdinde zorunlu mali sorumluluk poliçesiyle sigortalı olduğundan eldeki davada davacının, davalı sigorta şirketine başvurduğu ve burada hasar dosyasının açıldığı, dolayısıyla davacının yasada öngörülen sigorta şirketine başvuru koşulunu yerine getirdiği sonucuna ulaşılmıştır.
Zamanaşımı def'inin değerlendirmesinde;
Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde zaman aşımı def'inde bulunmuştur.
2918 sayılı KTK'nun 109/1-4 maddeleri gereğince, motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve herhalde, kaza günüden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar.
Motorlu araç kazalarında tazminat yükümlülerinin birbirlerine karşı rücu hakları, kendi yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdikleri ve rücu edilecek kimseyi öğredikleri günden başlayarak 2 yılda zamanaşımına uğrar."
TBK'nun 154/2. maddesi hükmüne göre "alacaklı, dava veya defi yoluyla mahkemeye veya hakeme başvurmuşsa, icra takibinde bulunmuşsa ya da iflas masasına başvurmuşsa" zamanaşımı kesilir. Aynı Kanun'un 156/1. maddesi hükmü gereğince, "zamanaşamının kesilmesiyle, yeni bir süre işlemeye başlar."
2918 sayılı KTK'nun 109. maddesinin 1. fıkrasında haksız fiil niteliğindeki trafik kazalarından doğan tazminat taleplerinin, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrayacağı düzenlenirken, 2. fıkrasında ise, davanın, cezayı gerektiren bir fiilden doğması ve ceza kanununun bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş olması halinde, bu sürenin maddi tazminat talepleri içinde geçerli olacağı hüküm altına alınmıştır. 2918 sayılı kanunun anılan hükmünün gözden kaçırılmaması gereken yönü, ceza kanununda öngörülen daha uzun zamanaşımı süresinin sadece eylemin ceza kanununa göre suç sayılması koşuluna bağlanmış bulunmasıdır. Bu düzenlemenin iki ayrı sonucu bulunmaktadır. Sözkonusu yasa hükmü, ceza zamanaşımı uygulanabilmesi için sadece eylemin aynı zamanda bir suç oluşturmasını yeterli görmekte bunun dışında fail hakkında mahkumiyet kararıyla sonuçlanmış bir ceza davasının açılması ya da zarar görenin davada tazminat yönünden bir talepte bulunmuş olması koşulu aranmamaktadır.
Açıklanan hukuksal durum ve ilkeler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; dava konusu trafik kazası 28/09/2023 tarihinde gerçekleşmiş olup eldeki dava ise 22/07/2024 tarihinde açılmıştır. Dava belirsiz alacak davası olarak açıldığından alacağın tümü yönünden dava tarihi itibariyle zamanaşımının değerlendirilmesi gerekecektir. Dava tarihi itibariyle 2 yıllık zamanaşımı süresi dolmamış olduğundan davalı sigorta şirketi vekilinin zamanaşımı itirazının yersiz olduğu değerlendirilmiştir.
-Kusur ön soruna ilişkin değerlendirmede,
Mahkememiz olayla ilgili kural ihlallerinin tespiti noktasında ve değer kaybı konusunda rapor almıştır.
28/09/2023 tarihinde saat 19:01 sularında Kayseri ili, Melikgazi ilçesi, Esenyurt Mahallesi, Kartal Bulvarı, Yavuz Caddesi kavşağı üzerinde gerçekleşen kazada, davacıya ait 38 ... plakalı araç, sürücüsü ... sevk ve idaresinde iken Kartal Bulvarı istikametinden Yavuz Caddesi istikametine dönüş yaptığı esnada kavşak içerisinde yanan kırmızı ışık dolayısıyla durup beklediği esnada, aynı istikametten gelip aynı istikamete giden sürücü ... sevk ve idaresindeki 38 ... plakalı aracın önündeki araçlarla yeterli takip mesafesini korumadan seyrine gereken dikkat ve özeni göstermeden seyrini sürdürdüğü ve aracının ön kısımları ile dava konusu araca arkadan çarptığı ve iki taraflı ve maddi hasarlı trafik kazası olayı gerçekleşmiştir.
Alınan 28/03/2025 tarihli uzman bilirkişi raporuna göre; davalı ..., sevk ve idaresindeki 38 ... plakalı aracı sürerken Karayolları Trafik Kanunu 47/b-c, 52/a, 56/c ve Yön: 107 ve 84/a-d hükümlerinde yer alan asli kusurlu sayılan trafik kurallarını ihlal etmiş, aracını kullanırken görüşün sokak aydınlatmaları ve araç ışıkları ile sağlandığı gece vakti seyir esnasında yola gereken dikkat ve özeni vermemiş, önündeki araçlar ile takip mesafesini koruyamamış, seyrini müteyakkız sürdürmemiş, aracın hızını mahallin şartlarına göre uydurmamış, karşılaşmış olduğu trafiğin kendi seyir istikametine göre "KIRMIZI" yanan trafik tanzim işaretini dikkate almaksızın katılış yapmış, kurallara uygun şekilde beklemekte olan dava konusu araca arkadan çarpması nedeniyle meydana gelen trafik kazasında %100 oranında kusurlu olduğu anlaşılmıştır.
-Değer kaybına dair değerlendirmede;
Yargıtay Yerleşik uygulamalarına uygun olarak, değer kaybının kazalı aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı (aracın km'si, metal komponentlerin yoğunluğu, korozyon dozajı ve önceye ait hasarlar nedeni ile orjinalliğin yitirilip yitirilmediği), aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği (orijinal olup olmadığı), tramer kayıtlarına göre araçta meydana gelen hasarlar irdelenerek, emsal satışlar da araştırılmak suretiyle, aracın olay tarihindeki 2. el rayiç değeri ile kazadan sonra onarılmış haldeki 2. el rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybının bilirkişiler tarafından hesaplanması gerekir.
Dosya kapsamında alınan rapor Yargıtay uygulamalarına uygun olduğundan davacının aracının 29.320,16 TL değer kaybı zararı bulunduğu anlaşılmıştır.
-Sigorta şirketinin sorumluluğuna dair değerlendirmede;
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumlluluk Sigortası Genel Şartları'nın, "Sigortanın Kapsamı" başlıklı A.1 maddesinde "sigortacının poliçede tamınlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı KTK ya göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği... " öngörülmüştür.
Zorunlu Mali Sorumluluk sigortacısı, karşı araçta meydana gelen gerçek zararı limit dahilinde teminat altına almıştır. Dava konusu trafik kazası sonrasında davacıya ait araçta meydana gelen hasar zararı ile araç değer kaybı da gerçek zarar kalemleri arasında bulunmaktadır. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 28/10/2013 tarih ve 2013/9624 Esas, 2013/14505 Karar). Kaldı ki 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren yeni Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın A.5/a maddesine göre araç değer kaybı, maddi zararlar teminatı içerisinde yer almaktadır.
Temerrüt tarihi ve faiz türü ile ilgili değerlendirmede;
2918 Sayılı Kanun'un 99. maddesinde, sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel sartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluslarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar.
Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortacısı 2918 Sayılı KTK'nun 98/1, 99/1, ZMMS Genel Şartlarının B.2-c maddesi uyarınca hak sahibine kaza ve zarara ilişkin tespit tutanağının ve bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya başvurmasından itibaren 8 iş günü sonunda tazminat miktarını ödememesi halinde, bu tarihte, böyle bir başvurunun yapılmaması halinde ise dava tarihinde temerrüde düşeceğinden, temerrüt faizine bu tarihten itibaren hükmedilmesi gerekir.
Anılan açıklamalar uyarınca davalı sigorta şirketinin dosyadaki yazı cevabına göre davacı, dava açmadan evvel değer kaybı talebi ile davalı sigorta şirketine başvuru yapmış ise de eksik evrakla başvuru yaptığı, davalı sigorta şirketinin 05/09/2024 tarihli cevabı yazısına göre aracı eksper incelemesi için hazır etmediği, bu nedenle temerrüt için geçerli bir başvurudan söz edilemeyeceği için davalı sigorta şirketi yönünden arabulucuya başvuru tarihi temerrüt tarihi kabul edilmiştir. Diğer davalı ise haksız fiil tarihinde temerrüde düşmüştür. Davacı dava ve bedel arttırım dilekçelerinde reeskont faizi talep etmiştir. Sigortalı araç hususi otomobil vasfında olduğuna göre hükmedilen değer kaybı bedeline belirlenen temerrüt tarihlerinden itibaren yasal faiz uygulanmış ve aşağıdaki hükmün tesisi uygun görülmüştür.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
DAVANIN KABULÜ ile,
1-29.320,16-TL değer kaybı tazminatının (davalı ... Sigorta A.Ş'nin sorumluluğu poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak koşuluyla) davalı ... Sigorta A.Ş yönünden arabulucuya başvuru tarihi olan 01/11/2023 tarihinden, davalı ... yönünden kaza tarihi olan 28/09/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 2.002,86-TL ilam harcından, tahsil edilen 427,60-TL peşin harç ve 484,00-TL ıslah harcının mahsubuna, bakiye 1.091,26-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200,00-TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafın yaptığı 427,60-TL başvurma harcı, 427,60-TL peşin harç, 484,00-TL ıslah harcı, 3.200,00-TL bilirkişi ücreti, 320,00-TL posta ücreti olmak üzere toplam 4.859,20-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
5-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 29.320,16-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile kendisini vekille temsil eden davacıya ödenmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal iki haftalık süresi içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
15/10/2025
Katip ...
Hakim ...