T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas -...
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :...
KARAR NO : ...
HAKİM : ...
KATİP : ...
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :...
KARAR TARİHİ : ...
KARAR YAZIM TARİHİ : ...
Mahkememize açılan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan yargılaması sonucunda;
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: davalı şirket ile müvekkili şirketin daha evvelden de aralarında mal alış verişinden kaynaklı olarak ticaret bulunduğunu, müvekkili şirketin davalı şirket ile anlaşarak malları teslim etmesinin ardından faturasını kesip davalı şirkete göndermesi ve akabinde fatura bedeli uyarınca anlaşılan meblağın müvekkili şirkete ödenmesi şeklinde ticaretin devam ettiğini, müvekkili şirketin aynı davalı şirkete 06.05.2024 tarihinde ... fatura numaralı ''takım sakatat kırkbayır'' açıklamalı 3.000 adet belirtilen, 1.121.100,00-TL meblağlı faturayı düzenlediğini ve davalı şirkete aynı usulle gönderdiğini, davalı şirketin ise müvekkili şirkete ait TR... numaralı ibana 06.05.2024 tarihinde yani faturanın kesim ve teslim tarihinde 500.000-TL, 50.000-TL, 50.000-TL, 50.000-TL, 50.000-TL, 100.000-TL , 100.000-TL ve 100.000-TL 'MAL ALIM' açıklamalı olmak üzere parça parça toplamda 1.100.000,00-TL ödeme yapıldığını, neticede müvekkilinin 21.000-TL alacağı kaldığını, akabinde davalı şirketin yeni ürünler talep ettiğini, aralarındaki ticaret ve güvene istinaden 348.460,00-TL bedelli ürünlerin davalı şirkete teslim edildiğini, buna ilişkin olarak müvekkili şirketin ... fatura numaralı 08.05.2024 tarihli 351.944,60-TL bedelli 917 adetli takım sakatat açıklamalı faturanın düzenlendiğini, faturanın ispat hukuku açısından senet kabul edildiğini, fatura düzenleyen tacirin aleyhine delil olduğunu, faturanın karşı tarafa tebliğ edilmesinden sonra 8 gün içinde faturaya itiraz edilmezse kanuni karineye göre fatura yazılı delil niteliğine kavuşacağını, davalı tarafın mala herhangi bir suret ile itiraz etmediği gibi müvekkili şirkete ait TR... iban numaralı kuveyttürk hesabına davalı şirket tarafından malın teslim edilip faturanın kesildiği gün olan 08.05.2024 tarihinde 200.000,00-TL 'mal alım' açıklamalı ödeme yaptığını, bu ödemenin yapılan ticaretin kabul edildiğinin göstergesi olduğunu, sonradan düzenlenen faturaya göre davalı tarafından ödenmeyen 151.944,60-TL olduğunu, bir önceki ticaretten kalan ödemenin de yapılmadığını, müvekkilinin maddi ve manevi zararının meydana geldiğini, davalı tarafın davayı sonuçsuz kılmaya ve müvekkilini mağdur etmeye yönelik eylemlerinin önlenmesi için tensip ile birlikte davalı adına kayıtlı menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarına banka mevduatlarına teminatlı veya teminatsız ihtiyaten haczine, bu durumun kabul görmemesi halinde ihtiyati tedbir kararı verilmesine, akabinde davanın kabulü ile borçlunun takibe, ödeme emrine, asıl alacağa, faize ve ferilerine ilişkin haksız itirazlarının iptaline, Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün...esas sayılı dosyasındaki takibin devamına, borçlunun %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderlerinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde: davacı şirketin Kayseri Genel İcra Dairesi'nin... esas sayılı icra dosyasına konu etmiş olduğu sözde alacağın doğum tarihinden daha önceki tarihlerde müvekkili şirket ile davacı şirket arasında birçok kez mal alım satım ticareti gerçekleştiğini, söz konusu ticaretlerden sonra müvekkili şirkette davacı şirkete karşı güven duygusu oluştuğunu, söz konusu ticari faaliyetlere konu "sakatat" alışverişlerinde davacı şirket tarafından faturası kesilmek suretiyle müvekkili şirkete gönderilen sakatat ürünlerinin bozuk çıktığını, taraflar arasında mevcut geçmiş ticari ilişkilerden kaynaklı güven duygusu sebebiyle müvekkili şirket tarafından davacı tarafça düzenlenen faturaya itiraz edilmediğini ve bozuk çıkan sakatat ürünlerinin bedelinin ödenmediğini, bu hususun davacı şirket yetkililerinin bilgisi ve kabulü dahilinde olduğunu, müvekkili şirkete bozuk olarak gönderilen sakatat ürünlerinin ise herhangi bir maddi değeri bulunmadığını, imha edildiğini, bu hususta tanıklarının bulunduğunu, müvekkili şirket tarafından ödenmediği iddia edilen alacağın kaynağı "takım sakatat kırkbayır" açıklamalı, 06.05.2024 tarihli GIB2024000000019 fatura numaralı 1.121.100,00-TL bedelli e-fatura olduğunu, davacı şirketin de kabulünde olduğu üzere bir kısmının bozuk çıktığını, bu nedenle ücretinin bir kısmının ödenmediğini, tarafların anlaşması üzerine 21.000,00-TL'lik kısmın ödemesinin yapılmadığını, taraflar arasında yapılmak istenen 08.05.2024 tarihli ticari faaliyete konu 917 adet ürünün adet fiyatı davacı tarafça kötü niyetli olarak 370 TL yerine 380 TL olarak gösterildiğini ve müvekkili şirkete 348.460,00-TL'lik fatura kesildiğini, bu ürünlerin yine bir kısmının da bozuk çıkması üzerine davacı şirket ile görüşüldüğünü ve onların da kabulü dahilinde bozuk çıkmayan mallara ilişkin 200.000,00-TL'lik ödeme yapıldığını, bozuk çıkan ürünlerin de yine davacı şirket yetkilisinin bilgisi ve kabulü dahilinde ödeme yapılmayarak imha işlemi yapıldığını, neticeten müvekkili şirket aleyhinde açılan işbu itirazın iptali davasının reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan davacı hakkında takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
Kayseri Genel İcra Dairesinin...esas sayılı takip dosyasının uyap kayıtları, takip konusu fatura, tarafların ticari defter kayıtları, banka kayıtları ve tarafların dayandığı tüm deliller toplanmış, tarafların ticari defter kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Dosyaya mübrez 25/12/2024 tarihli bilirkişi raporunda: davacı ticari defterlerinin açılışını zamanında yaptırdığı 2024 yılına ait defterinin sahibi adına delil niteliği taşıdığı, muhasebe tekniği açısından ilgili hesapların birbirini doğruladığı, Türk Ticaret Kanununda tebliğ tarihinden itibaren 8 gün içinde faturaya itiraz edilmesi gerektiği belirtilmiş olup davalı tarafın 08.05.2024 tarihli ... evrak numaralı 351.944,60-TL tutarlı fatura hakkında 8 gün içerisinde iptal itirazla ilgili e fatura portalında başvurusu olmadığından işbu fatura kanunen geçerli bir fatura olduğu, düzenlenen faturanın e-fatura olması nedeniyle tebliğ tarihinin düzenleme tarihi olduğunu, whatsapp yazışmalarında anlaşılan birim fiyatının 370,00-TL'den olduğu fakat ... nolu faturanın birim fiyatının 380-TL'den düzenlendiği, faturada birim fiyatın 370,00-TL'den baz alınsaydı 917 Adet Kırıkbayır(sakadat) * 370,00-TL = 339.290.00 * 1.01-KDV = 342.682,90-TL olarak fatura düzenlenmesi gerektiği, son düzenlenen faturaya istinaden gelen para tutarı 200.000,00-TL olduğu, fatura 342.682,90-TL olarak düzenlenmiş olsaydı bu fatura ile ilgili 142.682.90-TL alacağı ve kayıtlarda yer alan ... evrak nolu faturadan kalan 21.100.00-TL cari tutarı ile birlikte davacı firmanın toplam 163.782,90-TL alacaklı olduğu, defter ve belgeler üzerinden yapılan inceleme de ... Gıda Yen. En. İnş. San. Tic. Ltd. Şti.'nin ticari defter kayıtlarına göre ... evrak numaralı 351.944,60-TL tutarlı faturadan 151.944,60-TL alacaklı olduğu ve kayıtlarda yer alan ... evrak nolu faturadan kalan 21.100,00-TL cari tutarı ile birlikte toplam 173.0440,60-TL alacaklı olduğu yönünde görüş bildirmiştir.
07/01/2025 tarihli bilirkişi raporunda: davalı ... Gıda ... Ltd. Şti.'nin ticari defter e-beratlarının zamanında alındığı, defter beratlarının usulüne uygun olduğu, davalı şirketin ticari defter kayıtlarına istinaden; davacı...... Ltd. Şti.'nin 08/05/2024 tarihi itibariyle 173.044,60-TL alacaklı olduğu, 08/05/2024 tarihli 351.944,60-TL tutarlı fatura sonrası herhangi bir ödemenin olmadığı, taraflar arasında yapılan alım ve satıma istinaden düzenlenen Ba-Bs beyannameleri yönünden yapılan incelemede; 2024/05 döneminde... ... Ltd. Şti.'nin Bs beyannamesi ile 2 adet ve net 1.458.460,00-TL (brüt 1.473.044,60-TL) tutarında ... ... ... Ltd. Şti'ye mal satışı yaptığını beyan ettiği, dosya kapsamında yer alan ... Türk Bankası hesap ekstre bilgilerine istinaden; ... Gıda ... Ltd. Şti.'nin 10 parçada ve toplamda 1.300.000,00-TL tutarında ... ... Ltd. Şti.'ye ödeme yaptığı görüş ve kanaatinde olduğunu bildirmiştir.
YARGILAMA VE GEREKÇE:
Dava, bakiye fatura alacağından kaynaklı olarak başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.
Bilindiği üzere, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptali davası; alacaklının, icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nun 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlayan bir eda davası olup, itirazın tebliğinden itibaren bir yıllık süre içinde açılan davada borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması halinde, istem varsa borçlu aleyhine icra inkar tazminatına da hükmedilebilir. (Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku, 2006, s.219, 223). İcra dosyasında itiraz dilekçesinin alacaklıya tebliğ edildiğine ilişkin bir belge bulunmadığı gibi, eldeki davanın bir yıllık yasal süre içinde açıldığı anlaşılmıştır.
Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67. ve devamı maddelerinde düzenlenen itirazın iptali davalarının konusu, icra takibi konusu edilen alacaklar olup davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan ispat külfetiyle ilgili kurallar itirazın iptali davasında da geçerlidir. Taraflar iddia ve savunmalarını HMK’nda belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir. Buna göre yapılacak yargılama sonunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; ancak takibin iptali ya da devamı hükmünü de içerecektir. İtiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bu dava icra takibine sıkı sıkıya bağlıdır ve takibe bağlılık alacağın hem miktarı hem de kaynağı yönünden mevcuttur.
HMK’nun "Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması" başlıklı 222. maddesi;
"(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." şeklindedir.
7251 sayılı Kanunu’nun 23. maddesi ile yapılan değişiklik ile 6100 sayılı Kanun’un 222. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan "ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi" ibaresi "diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi" şeklinde değiştirilmiştir.
Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK'nun 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK'nun 222/1). Ticari defterlerin ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için kanununa göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK'nun 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK'nun 222/4). Ticari defterler usulüne uygun tutulsun tutulmasın aleyhe olan kayıtlar delil olur (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin, 28/05/2009 gün ve 2008/10995 Esas, 2009/5037 Karar sayılı ilamı).
Yargılama sonunda yukarıda yapılan açıklamalar ışığında; Kayseri Genel İcra Dairesinin ...esas sayılı takip dosyası ile davacı......Ltd.Şti tarafından borçlu .....Ltd.Şti aleyhine 151.944,60-TL asıl alacak ve 1.798,36-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 153.742,96-TL üzerinden icra takibi başlatıldığı, borçlunun süresinde yaptığı itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği, davacının yasal 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde eldeki itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmaktadır.
Taraf ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Talimat yoluyla davacı ticari defterleri üzerinden alınan mali müşavir bilirkişi raporuna göre takip konusu yapılan ... seri numaralı, 08/05/2024 tarihli ve 351.944,60-TL tutarlı faturanın davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, aynı tarihte davalının 200.000,00-TL ödemesi bulunduğu, bunun haricinde fatura tarihinden sonra bir ödeme bulunmadığı, takip münhasıran faturaya dayalı olarak başlatıldığından söz konusu fatura nedeniyle davacının davalıdan 151.944,60-TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Davalı ticari defterleri üzerinde aldırılan bilirkişi raporuna göre de takip ... seri numaralı, 08/05/2024 tarihli ve 351.944,60-TL tutarlı faturanın davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, fatura tarihinden sonra davalının her hangi bir ödeme yapmadığı tespit edilmiştir. Ancak 200.000,00-TL'lik ödemenin yapıldığı hususu ihtilaf konusu olmadığından taraf ticari defterlerine göre davacının davalıdan 151.944,60-TL alacaklı olduğu sonucuna varılmıştır.
Ancak davacı taraf dava dilekçesinde açıkça ikrar ettiği üzere taraflar arasında daha evvelki ticaretten davacının bakiye 21.000,00-TL alacağı bulunduğu iddia edilmekle dava konusu ... seri numaralı, 08/05/2024 tarihli ve 351.944,60-TL tutarlı fatura konusu ürünlerlerin 370-TL birim fiyat üzerinden anlaşıldığı, ancak bu eski alacağın da bir kısmının tahsilini sağlamak üzere 380-TL birim fiyat üzerinden anlaşmaya aykırı olarak fatura tanzim edildiği, önceki alacağın takip ya da dava konusu edilmeyip eldeki itirazın iptali davasında da dikkate alınamayacağı, bu nedenle tarafların başlangıçtaki anlaşması gibi 370-TL birim fiyat üzerinden bilirkişi raporunda da hesaplandığı üzere davacının alacağının 142.682,90-TL olacağı, netice itibariyle davacının icra takibinden kaynaklı olarak davalıdan 142.682,90-TL alacağının bulunduğu kanaatine varılmıştır.
Davalı taraf cevap dilekçesinde fatura konusu ürünlerin bozuk çıktığı gerekçesi ile bu ürünlerin parasını ödemediklerini savunmuştur. Taraflar tacir olup tacirler arasında ki ayıp durumunda muayene ve ihbar külfeti TTK 23/1-c maddesinde düzenlenmiştir. Ancak dosya kapsamında davalının süresinde muayene ve ihbar külfetini yerine getirdiğine ilişkin bir delil sunmadığı, bu hususta tanık ve yemin deliline başvurduğu görülmektedir. İhbarın yazılı şekilde yapılması gerektiği düzenlendiğinden yazılı delil başlangıcı da bulunmadığından olayda tanık dinlenilmesinde hukuki fayda görülmemiştir. Davalı yemin metni sunmuş olup davacı yana talimat yoluyla yemin eda ettirilmiştir. 24/09/2025 tarihli yemine ilişkin duruşma tutanağı incelendiğinde davacı şirket yetkilisinin fatura konusu ürünlerin bozuk olmadığı hususunda yemin ettiği görülmektedir. TMK 6. Maddesi uyarınca ürünlerin ayıplı olduğunu ispat yükü altında olan davacının ayıp iddiasını usulünce ispat edememesi nedeniyle davalının bu savunmasına itibar edilmemiştir.
Davacı, icra takibine geçerken fatura alacağına faiz işletmiş ve işlemiş faizi de dava konusu yapmış; icra takibinden önce davalıyı temerrüde düşürdüğüne dair herhangi bir delil sunmamıştır. Fatura tanzimi tek başına muhatabı temerrüde düşürmeye yeterli değildir. 6098 sayılı TBK’nun 117. maddesinin 1. bendine göre sözleşme ilişkisinden kaynaklanan alacaklara temerrüt faizi yürütülebilmesi için alacağın muaccel olması yeterli olmayıp, borçlunun ihtarla temerrüde düşürülmesi gerekir. Ya da aynı maddenin II. bendi uyarınca taraflarca ödeme tarihinin kesin olarak belirlenmesi gerekir. Dosya kapsamında, davacı tarafından icra takibinden önce davalıya gönderilen temerrüt ihtarı olmadığı gibi taraflar arasında kesin vade de belirlenmemiştir. İzah edilen nedenle davacının işlemiş faiz alacağına yönelik itirazın iptali talebi, mahkememizce haklı görülmemiştir.
Davacı taraf dava dilekçesinde icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur.
İİK'nun 67/1. maddesine göre "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın "yüzde yirmisinden" aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." Buna göre davacı lehine icra inkar tazminatına hükmetmek için davalının haksız olması, itirazın iptaline karar verilen alacağın likit olması ve davacının talebi gerekir. Takibe konu edilen alacak taraflar arasındaki alım satıma dayalı ticari ilişki nedeniyle taraflar arasındaki icra takibinden, tarafların ticari defter ve kayıtlardan tespiti ve hesabı mümkün olduğundan ve davacının davalıdan alacaklı olduğu da sabit olduğundan alacağın likit ve belirlenebilir olduğu görülmekle itiraza konu asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekmiştir.
Davalı taraf cevap dilekçesinde kötü niyet tazminatı talebinde bulunmuştur.
İcra İflas Kanunun 67/2.maddesi uyarınca itirazın iptali davasının kısmen veya tamamen reddi halinde, borçlu lehine hükmedilecek tazminat kötü niyet tazminatı olup, borçlu lehine kötü niyet tazminatına hükmedilebilmesi için icra takibinin haksız olmasının yanında takip alacaklısının kötü niyetli olması gerekir. Alacaklı icra takibi başlatmakta kötü niyetli değilse aleyhine kötü niyet tazminatı hükmedilemez.
Somut olayda reddedilen kısım açısından alacaklının kötü niyetli olduğuna ilişkin dosya kapsamına yansıyan bir delil bulunmadığından davalının kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
DAVANIN KISMEN KABULÜ ile,
1-Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra takip dosyasında 142.682,90-TL asıl alacak tutarı yönünden davalının yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİ ile takibin bu miktar üzerinden kaldığı yerden devamına, asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar yıllık %48 oranını geçmemek üzere ticari avans faizi uygulanmasına, 9.261,70-TL asıl alacak ve 1.798,36-TL işlemiş faize dair fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-İİK 67/2 maddesi uyarınca kabul edilen alacak tutarı 142.682,90-TL'nin %20'si tutarında (28.536,58-TL) icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
3-Davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
4-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 9.746,67-TL ilam harcından, tahsil edilen 2.625,55-TL peşin harcın mahsubuna, bakiye 7.121,12-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin kabul - ret oranına göre hesaplanan: 258,98-TL'nin davacıdan, 3.341,02-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
6-Davacı tarafın yaptığı 427,60-TL başvurma harcı, 2.625,55-TL peşin harç, 704,50-TL ihtiyati haciz harcı, 7.000,00-TL bilirkişi ücreti, 474,00-TL posta ücreti olmak üzere toplam 11.231,65-TL yargılama giderinin kabul - ret oranına göre hesaplanan: (davalı tarafın yaptığı 230,00-TL'nin kabul - ret oranına göre hesaplanmış ve mahsup edilmiş hali ile) 10.407,11-TL'lik kısmının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
7-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
8-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile kendisini vekille temsil eden davacıya ödenmesine,
9-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2. maddesi uyarınca 11.060,06-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile kendisini vekille temsil eden davalıya ödenmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal iki haftalık süresi içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/10/2025
Katip ...
Hakim ...