T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas -...
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ...
KARAR NO :...
HAKİM : ...
KATİP : ...
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : 1- ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : 2-...
3- ...
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : ...
KARAR TARİHİ : ...
KARAR YAZIM TARİHİ : ...
Mahkememize açılan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan yargılaması sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkiline ait 38 ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'ın 04.05.2024 tarihinde 15 Temmuz caddesi sol şerit üzerinden Hulusi Akar Bulvarı istikametine doğru seyir halinde iken ... Kız Yurdu karşısında aracının sol arka köşe kısımlarına kendisi ile aynı istikamette ve arkasında seyretmekte olan 60 ... plaka sayılı aracın çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini ve müvekkilinin aracının hasara uğradığını, 60 ... plaka sayılı aracın sürücüsü ...'ün kaza mahallinden ayrıldığını, %100 kusurlu olduğunu müvekkilinin şikayeti sonrası başlatılan soruşturma kapsamında savcılık dosyasına verdiği ifadesinde kabul ve beyan ettiğini, meydana gelen kaza nedeniyle müvekkilinin aracında 56.873,22-TL (kdv dahil) hasar oluştuğunun ekspertiz raporu ile tespit edildiğini, yapılan arabuluculuk görüşmelerinden bir sonuç alamadıklarından bahisle davanın kabulüne, şimdilik 1.000,00-TL hasar bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, yargılama giderlerinin davalılara tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP :
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle: müvekkili şirketin poliçeden dolayı sorumluluğunun sigortalının kusuru oranında olmak üzere maddi zararlarda araç başına azami 200.000,00-TL ile sınırlı olduğunu, müvekkili şirketçe dava öncesi yapılan ödemelerle davacının araç hasarına yönelik zararının tamamen karşılandığını, davacının bakiye araç hasarı zararını ispatlar herhangi bir delil sunmadan ikame ettiği kötü niyetli davanın reddinin gerektiğini, müvekkili şirketçe gerçekleştirilen ödemelerin ekspertiz raporuna göre yapıldığını ve karşı tarafın somut zararının tamamen giderildiğini, davacının aynı bölgeden daha önceden hasar alıp almadığının araştırılması gerektiğini, neticeten davanın öncelikle usuli itirazlar nazara alınarak usulden reddini, esasa girilmesi halinde esastan reddini, yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle: kendisine ait 60 ... plakalı aracın kaza tarihinde işbu davanın davalısı ... Sigorta A.Ş. tarafından sigortalı olduğunu, bilindiği üzere KTK'nun 91. maddesi uyarınca sigorta şirketinin işleten ile sürücü ve yardımcılarının kendi kusuru gibi sorumlu olduğunu, davalı sigorta şirketinin davacıya ödeme yapmaktan imtina ettiğini, bunun hukuka aykırı olduğunu, neticeten davanın reddine, yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle: babasına ait 60 ... plakalı aracın kaza tarihinde işbu davanın davalısı ... Sigorta A.Ş. tarafından sigortalı olduğunu, bilindiği üzere KTK'nun 91. maddesi uyarınca sigorta şirketinin işleten ile sürücü ve yardımcılarının kendi kusuru gibi sorumlu olduğunu, davalı sigorta şirketinin davacıya ödeme yapmaktan imtina ettiğini, bunun hukuka aykırı olduğunu, neticeten davanın reddine, yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
Kaza tespit tutanağı, ZMMS poliçesi, kazaya ilişkin görüntü kayıtları, ... Sigorta A.Ş.'nin cevabi yazısı, Kayseri Trafik Denetleme Şube Müdürlüğünün cevabi yazısı, Kayseri Bilgi Teknolojileri ve Haberleşme Şube Müdürlüğünün cevabi yazısı, Sigorta Bilgi Ve Gözetim Merkezi Müdürlüğünün cevabi yazısı, kazaya karışan araçların trafik kayıtları ve tüm deliller toplanmış, mahallinde trafikçi - makine mühendisi bilirkişi marifetiyle keşif icra edilmiş ve bilirkişiden ayrıntılı rapor alınmıştır.
Dosyaya mübrez 29/04/2025 tarihli bilirkişi raporunda: 60 ... plaka sayılı araç sürücüsü sevk ve idaresindeki araç ile günün gündüz vakti, görüşün açık olduğu yol üzerinde seyri esnasında, yola gereken dikkat ve özeni vermesi, aracının hızını mahal şartlarına uydurması, yol üzerinde seyir halinde olan araçları dikkate alması ve Yönetmelikte belirtilen takip mesafesi kuralını dikkate alarak seyrine müteyakkız devam etmesi gerekirken etmediği ve konu kazanın oluşumuna sebebiyet verdiği olayda; KTK'nın 52/a, 56/c ve Yönetmeliğin 107. Maddesi ile KTK'nın 84/d maddesindeki trafik kurallarını ihlal etmesi sebebiyle asli ve tam kusurlu olduğu, 38 ... plakalı araç sürücüsü ...'ın ise gerçekleşen kazanın oluşu üzerinde bir etkenliği olmadığından kusurunun bulunmadığı, dava konusu hasar nedeniyle 38 ... plaka sayılı araçta oluşan hasarın arka tampon ve bagaj kapağı kısımlarında meydana geldiği ve onarım tercihine göre eksper tarafından çıkarılan hasar onarım fiyatlarının kaza tarihinde reel piyasa rayiç bedeline uygun olduğu ve KDV dahil 56.873,22-TL hasar bedelinin olduğu, araç piyasa rayiç bedeli ile kıyaslandığında pert işlemi gerekmediği, onarımının yapılmasının uygun olduğu görüş ve kanaatinde olduğunu bildirmiştir.
Davacı vekili 23/06/2025 tarihli ıslah dilekçesinde: bilirkişi raporu doğrultusunda taleplerini 56.873,22-TL'ye çıkardıklarını, bu meblağ üzerinden davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMA VE GEREKÇE:
Dava, meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacının aracında meydana gelen hasar bedeli talebine ilişkindir.
Davacı taraf dava dilekçesinde, 04/05/2024 tarihinde davalı ... sevk ve idaresindeki 60 ... plakalı aracın davacıya ait 38 ... plakalı araca çarpması şeklinde trafik kazası meydana geldiğini, davacının aracında hasar oluştuğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 1.000,00-TL hasar bedeli isteminde bulunmuştur.
Sigorta poliçesinin incelenmesinde, 60 ... plakalı aracın davalı ... Sigorta A.Ş nezdinde ZMMS sigortalı olduğu, Talas Şehit Resul Erdal Aydemir Polis Merkezi Amirliği'nin 2024/1305 tahkikat numaralı ve 08/05/2024 tarihli ifade tutanağına göre aracın kaza sırasında davalı ... tarafından sevk ve idare edildiği anlaşılmaktadır.
KTK'nun 97. maddesine ilişkin dava şartının değerlendirmesinde;
Trafik kazalarında hukuki sorumluluk ve sigorta konusu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup sözü geçen Kanun'un 85. maddesinin 1. fıkrasında bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa motorlu aracın bir teşebbüsünün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde motorlu aracın işleteninin ve bağlı bulunduğu teşebbüsün sahibinin doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı, aynı maddenin 5. fıkrasında işleten ve araç işleticisi teşebbüs sahibinin, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olduğu, 91. maddesinin 1. fıkrasında işletenlerin, bu kanunun 85. maddesinin 1. fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu öngörülmüştür. Kanunun bahsi geçen düzenlemesinden, zorunlu mali sorumluluk sigortacısının, trafik kazasına karışan aracın işleteni veya araç işleticisi teşebbüs sahibi olan sigortalısına bu kaza sebebiyle isabet eden hukuki sorumluluğu poliçe teminat limiti ile sınırlı olarak üstlendiği anlaşılmaktadır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun "Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı" başlıklı 97. maddesinde (Değişik: 14/4/2016-6704/5 md.) "Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir."
Somut olayda, sigorta şirketi tarafından dosyaya sunulan 10/09/2024 tarihli yazı cevabına göre davacının dava tarihinden evvel sigorta şirketine başvuruda bulunduğu anlaşılmakla KTK'nun 97. maddesine ilişkin dava şartının mevcut olduğu değerlendirilmiştir.
-Kusur ön soruna ilişkin değerlendirmede,
Mahkememiz olayla ilgili kural ihlallerinin tespiti noktasında ve hasar bedeli talebi yönünden konusunda uzman bilirkişiden rapor almıştır.
04/05/2024 günü saat 23:20 sıralarında Kayseri ili, Talas ilçesi, Mevlana mahallesi 15 Temmuz Caddesi üzerinde sürücü ... sevk ve idaresindeki 38 ... plakalı aracı ile 15 Temmuz Caddesi sol şerit üzerinden Hulusi Akar Bulvarı istikametine doğru seyir halindeyken ... Kız Yurdu karşısında aracının sol arka köşe kısımlarına kendisi ile aynı istikamette ve arkasından seyretmekte olan, sürücüsü olay yerini terk ettiğinden kaza sonrası olay yerinde tespit edilemeyen 60 ... plakalı aracın çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir.
Kaza tespit tutanağında davalının imzası bulunmasa da olaydan sonra şoför olduğu iddia edilen davalı ...'ün kolluk tarafından ifadesi alınmıştır. Talas Şehit Resul Erdal Aydemir Polis Merkezi Amirliği'nin ...tahkikat numaralı ve 08/05/2024 tarihli ifade tutanağına göre davalının olay anında aracı kendisinin kullandığını, yağmur nedeniyle aracı durduramayarak davacıya ait araca arkadan çarptığını, kaza yerinden kaçmadığını, çarptığı aracın olay yerinden ayrıldığını düşünerek kendisinin de olay yerinden ayrıldığını beyan ettiği görülmüştür.
Mahkememizce uzman bilirkişiden alınan kusur raporu ve tüm dosya kapsamına göre meydana gelen kazada davalı ...'ün 2918 sayılı KTK 52/a, 56/c ve 84/d maddeleri ihlal ettiğinden asli ve tam kusurlu olduğu, davacıya ait araç sürücüsü ...'ın ise atfı kabil bir kural ihlalinin bulunmadığı belirtilmiştir. Alınan bu rapor kaza tespit tutanağı, davalı ...'ün kolluğa vermiş olduğu ifade tutanağı, sürücü ...'ın beyanları, kamera kaydı izleme tutanağı ve tüm dosya kapsamı ile uyumlu olduğundan mahkememizce hükme de esas alınmıştır.
- Hasara ait değerlendirmede;
Yargıtay Yerleşik uygulamalarına uygun olarak, kazalı aracın markası, modeli, yaşı ve hasarın boyutu birlikte irdelenmek suretiyle, kaza tarihi itibariyle hasarlı aracın tamirinin ekonomik olup olmadığı, ekonomik ise, hasar bedeli, ekonomik değil ise kaza tarihindeki ikinci el satış bedeli ile kazadan sonraki hurda (sovtaj) değerinin tespit edilmesi, belirlenen rayiç değerden de aracın hurda bedeli indirilmek suretiyle davacının gerçek zararının tespiti yapılır.
Mahkememizce aldırılan uzman bilirkişi raporuna göre eksper tarafından çıkartılan 56.873,22-TL hasar tutarının kaza tarihindeki reel piyasa rayiç bedeli ile uyumlu olduğu belirtildiğinden bu tutarın davacının hasardan kaynaklı zararı olacağı gerektiği kanaatine varılmıştır.
Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde davacının hasar bedeli zararının karşılandığını savunsa da davacıya ödeme yapıldığına dair dosya kapsamına sunulmuş makbuz, dekont vs yazılı bir delil bulunmamaktadır. Davacı vekili 30/09/2024 tarihli dilekçesinde ödeme iddiasını kabul etmediklerini dile getirmiştir. Davalı sigorta şirketi ön inceleme duruşmasında verilen süreye rağmen ödeme iddiasına yönelik her hangi bir yazılı belge sunmamıştır. Arabuluculuk tutanağında da sadece uyuşmazlık dışı ikame araç bedeli talebi yönünden davalı sürücü ve işleten ile anlaşma sağlandığı yazılıdır. Bu nedenle davalının ödeme iddiasını ispat edemediği kabul edilmiştir.
-Sigorta şirketinin sorumluluğuna dair değerlendirmede;
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumlluluk Sigortası Genel Şartlarının, "Sigortanın Kapsamı" başlıklı A.1 maddesinde "sigortacının poliçede tamınlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı KTK ya göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği... " öngörülmüştür.
Zorunlu Mali Sorumluluk sigortacısı, karşı araçta meydana gelen gerçek zararı limit dahilinde teminat altına almıştır. Dava konusu trafik kazası sonrasında davacıya ait araçta meydana gelen hasar bedeli gerçek zarar kalemleri arasında bulunmaktadır. ZMMS poliçesine göre sigorta şirketinin sorumluluk limiti 120.000,00-TL'dir. Somut olayda davalı sigorta şirketinin davacıya her hangi bir ödemesi bulunmadığından hesap edilen hasar bedelinden sorumludur.
Davalı Eflatun Aygül'ün sorumluluğuna dair değerlendirmede;
İşleten tanımı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesinde “Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır” şeklinde yapılmıştır. 2918 sayılı KTK'nın 3. maddesinde işleten sıfatının belirlenmesinde şekli ve maddi ölçüt olmak üzere iki ayrı ölçüden yararlanılmıştır. Şekli ölçüye göre trafik sicilinde malik görülen kişi işletendir. Maddi ölçüye göre ise, trafik sicilinde adı geçen kişinin önemi bulunmamakta olup önemli olan araç üzerindeki fiili hakimiyet, araçtan ekonomik yarar sağlama, masraf ve rizikolara katlanma gibi ölçütlerdir. İşletenin belirlenmesinde doktrin ve Yargıtay'ın kabul ettiği görüş maddi ölçüdür.
2918 sayılı KTK'nın 85. maddesi “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar” hükmünü içermektedir.
Bu yasal düzenleme karşısında, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de, bu araçların sahipleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılmasının bir başka kimseye devir edilmesi halinde (çok kısa bir süre olmaması kaydıyla), artık üzerindeki fiili hakimiyetin kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının kalktığı durumlarda, o aracı kaza sırasında fiili hakimiyeti altında bulunduran ve ondan iktisaden yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekip, bunun sonucu olarak da araç malikinin sorumlu tutulmaması gerekecektir. Gerek doktrinde, gerekse Yargıtay'ın uygulamalarında, işleten sıfatının belirlenmesinde araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması ve fiili hakimiyetin uzun süreli olması gerekmektedir. Ancak bu konuda getirilecek delillerin üçüncü kişileri bağlayabilecek nitelikte ve güçte olması, özellikle zarara uğrayanların haklarını halele uğratacak bir sonuç yaratmaması şarttır. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin E. 2015/6031, K. 2015/13494)
Somut olayda, 60 ... plakalı araç kaza tarihinde davalı ... adına kayıtlı olduğundan araç işleteni olması nedeni ile kusursuz sorumluluk ilkesi çerçevesinde ve haksız fiil hükümleri (TBK'nun 49 ve devamı) uyarınca zarardan sorumludurlar.
- Faize ait değerlendirmede;
2918 Sayılı Kanun'un 99. maddesinde, sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel sartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluslarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar.
Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortacısı 2918 Sayılı KTK'nun 98/1, 99/1, ZMMS Genel Şartlarının B.2-c maddesi uyarınca hak sahibine kaza ve zarara ilişkin tespit tutanağının ve bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya başvurmasından itibaren 8 iş günü sonunda tazminat miktarını ödememesi halinde, bu tarihte, böyle bir başvurunun yapılmaması halinde ise dava tarihinde temerrüde düşeceğinden, temerrüt faizine bu tarihten itibaren hükmedilmesi gerekir.
Sigortacının kısmi ödeme yapması halinde ise, söz konusu ödeme tarihi temerrüt tarihi olarak esas alınacaktır. Davalı gerçek kişi yönünden ise 6098 sayılı TBKnun 117/2 maddesinde göre haksız fiilin işlendiği tarihte temerrüde düşeceğinden olay tarihi itibariyle faize hükmedilmesi gerekir.
Anılan açıklamalar uyarınca davacının davalı sigorta şirketine yazılı olarak başvurusu bulunsa da eksik evrakla başvuruda bulunulduğundan temerrüt için yeterli olmadığı değerlendirilmiştir. Bu nedenle davalı sigorta şirketinin emsal kararlar gereği arabulucuya başvuru tarihi olan 19/07/2024 tarihinde temerrüde düşeceği kabul edilerek bu tarihten itibaren faize hükmedilmiştir. Diğer davalılar yönünden ise temerrüt tarihi olay tarihi kabul edilmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
DAVANIN KABULÜ ile,
1-56.873,22-TL hasar bedelinin (davalı ... Sigorta A.Ş'nin sorumluluğu poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak koşuluyla) davalı ... Sigorta A.Ş yönünden temerrüt tarihi olan 19/07/2024 (arabulucuya başvuru tarihi) tarihinden, davalılar ...ve ... yönünden kaza tarihi olan 04/05/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 3.885,01-TL ilam harcından, tahsil edilen 427,60-TL peşin harç ve 954,18-TL ıslah harcının mahsubuna, bakiye 2.503,23-TL harcın davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafın yaptığı 427,60-TL başvurma harcı, 427,60-TL peşin harç, 954,18-TL ıslah harcı, 4.361,50-TL keşif harcı, 2.000,00-TL keşif araç ücreti, 4.000,00-TL bilirkişi ücreti ve 1.306,50-TL posta ücreti olmak üzere toplam 13.477,38-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
5-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve mütesilsilen tahsili ile kendisini vekille temsil eden davacıya ödenmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal iki haftalık süresi içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/10/2025
Katip ...
Hakim ...