T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :...
KARAR NO :...
HAKİM :...
KATİP : ...
DAVACI :...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ...
VEKİLİ : Av....
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : ...
KARAR TARİHİ : ...
KARAR YAZIM TARİHİ : ...
Mahkememize açılan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan yargılaması sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; " 20/07/2023 tarihinde sürücü ... kontrolündeki ... plakalı aracın seyir halinde iken müvekkilin yolcu olarak bulunduğunu, bu seyir sırasında ... kontrolündeki ... plakalı araç ile kaza meydana geldiğini, müvekkilin ağır yaralandığını, kaza neticesinde vücudunun çeşitli yerlerinde kırıklar, doku ve organ kayıpları, bazı uzuvlarını hiç kullanamaz hale geldiğini, defalarca ameliyat geçirdiğini, emniyetçe ve savcılıkça yapılan incelemeler neticesinde kaza ile alakalı olarak tam kusur davalı şirket tarafından sigortalanan ... plakalı araca verildiğini, müvekkilin söz konusu kazada yalcu olup kendisinin herhangi bir kusur bulunmadığını, ... plakalı aracın ZMMS sigortasının davalı şirketçe yapıldığını, davalı poliçe sınırıyla bağlı olarak müvekkilin uğramış olduğu maddi zarardan sorumlu olduğunu, kazada hiçbir kusuru olmayan müvekkilinin şuan çok ağır bir olduğunu, insani ihtiyaçlarını dahi tek başına giderebilme imkanı bulunmadığını, müvekkil çocukları ve eşi ile birlikte yaşadığını, ailesinin maddi ve manevi anlamda kaza gününden bu yana perişan durumda olduğunu, bu nedenlerle şimdilik 2.000-TL maddi,( 1.000,00-TL geçici, 1.000,00-TL sürekli maluliyetin) faiz ile birlikte hükmedilmesi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini " talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından dava şartı yerine getirilmediğini, eksik evrakla başvuru yapıldığını, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddini talep ettiği, davacının maluliyet oranının adli tıp kurumu marifetiyle Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre maluliyetin tespit edilmesi gerektiğini, tazminat tutarının TRH-2010 tablosu ve %1,8 teknik faiz esas alınarak hesaplanması gerektiğini, davacının güncel SGK hizmet dökümünün dosyaya sunulmasına ve geçici iş göremezlik süresi boyunca maaş almaya devam ettiğinin tespit edilmesi durumunda geçici iş göremezlik tazminatı talebinin ve geçici iş göremezlik tazminatı trafik poliçesi teminatı kapsamında olmadığından davacının bu taleplerinin reddi gerektiğini, sigortalı araç sürücüsü kusursuz olduğundan öncelikle huzurdaki davanın reddini, aksi halde kusur oranlarının şüpheye yer bırakmayacak şekilde tespiti açısından alanında uzman bilirkişi aracılığıyla rapor aldırılmasını gerektiğini, uyuşmazlığa konu kazada müteveffanın müterafık kusuru bulunması nedenıyle tazmınattan ındırım yapılması gerektiğini, dava konusu kazaya ilişkin hatır taşıması olup olmadığının araştırılması gerektiğini, faize itiraz ettiklerini, bu nedenlerle davanın reddine kararı verilmesi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmilini " talep etmiştir.
DELİLLER:Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.
... Sigorta Anonim Şirketine müzekkere yazılarak ... plakalı araç ile ... plakalı aracın 20/07/2023 tarihli trafik kazasından dolayı açılan hasar dosyası ve poliçe örneği celp edilmiş, ... plakalı aracın 29/08/2022 başlangıç ve 29/08/2023 bitiş tarihli, ZMMS ile sigortalandığı görülmüştür.
Kayseri SGK İl Müdürlüğüne, Kayseri İl Emniyet Müdürlüğüne yazılan müzekkerelere cevap verildiği davacıya dava konusu akzada yaralanmasından dolayı 9.911,82 TL geçici iş göreemzlik ödemesi yapıldığı görüldü.
Develi İlçe Emniyet Müdürlüğü Bilgi Teknolojileri ve Haberleşme Şube Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak ... plakalı araç ile ... plakalı aracın 20/07/2023 tarihli kazaya ilişkin; görüntü, fotoğraf, mobese kamerası kaydı, trafik kaza tespit tutanağı vs. tüm belgelerin gönderilmesi istenilmiş, gelen yazı cevabı ile, kamere görüntülerinin ve kaza tespit tutanağının mahkememize sunulduğu görüldü.
Develi Cumhuriyet Başsavcılığının 2023/2251 Soruşturma sayılı dosyasının ve Develi 1. Asliye Ceza Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden celp edildiği görüldü.
Kayseri Şehir Hastanesi'ne müzekkere yazılarak 20/07/2023 tarihinde trafik kazası nedeniyle davacının yaralanmasından dolayı bu hastanede gördüğü tedavilere ilişkin tedavi evrakları celp edilmiştir.
Davacı vekilinin 09/12/2025 tarihli dilekçe ekinde sigorta şirketine başvuru yapıldığına ilişkin belgeleri sunduğu görüldü.
Davacının Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığına sevk edilmiş, 17/06/2025 tarihli raporda özetle;
Dosyada bulunan evrak tetkik ve muayene bulguları muvacehesinde; ...'ün 20.07.2023 tarihinde maruz kalmış olduğu yaralanmaya bağlı;
1)20.02.2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” hükümleri gereğince, engellilik ve sürekli iş göremezlik oranının %10 (yüzde on) olduğu,
2) Geçici iş göremezlik süresinin olay tarihinden itibaren 3 (üç) aya kadar uzayabileceği,
3) Sürekli veya geçici olarak bakıcıya ya da bakıma muhtaç olmadığı,
4) Mevçut tıbbi ve adli evraka göre yaralanmasının kaza ile illiyet bağının olduğu,
5) Yaralanmasınıı ve kalıcı maluliyetinin niteliğinden, kaza esnasında emniyet kemeri takıp takmadığının tespitinin tıbben mümkün olmadığı, davacı emniyet kemeri taksın veya takmasın aynı yaralarıma veya maluliyetin araç içi trafik kazası ile gerçekleşebileceğini bildirir rapordur.
Adli Tıp Raporunun usule uygun olarak taraflara tebliğ edildiği görülmüştür.
Tüm deliller toplandıktan sonra bilirkişi incelemesi yaptırılmış, makine mühendisi bilirkişi ...'ın 04/03/2025 tarihli raporunda özetle;
-Kaza olayının iki taraflı, yaralanmalı ve maddi hasarlı bir Trafik Kazası olduğu,
-Raporun 2. Maddesinde belirtildiği üzere kazadaki KÖK NEDEN; sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracını sürerken Karayolları Trafik Kanunu ve Karayolları Trafik Yönetmeliğinde ASLİ KUSURLU SAYILAN TRAFİK KURALLARINDAN ve aşağıda detaylıca bahsetmiş olduğum ilgili maddelerindeki hallerini ihlal etmiş, aracını kullanırken çevre, yol, hava ve trafik durumunu kontrol etmemiş, dosya içeriğindeki bilgi ve belgeler ile kazaya ait kamera görüntüleri incelendiğinde; dönel kavşağa birlikte geldikleri diğer aracın trafik ışıklarında yavaşlayıp durmasına rağmen kavşak öncesi aracının hızını azaltmamış, trafik ışıklarında durmamış ve kavşaktan çıkarken araç trafiğini kontrol etmemiş, ilk geçiş hakkını solundan gelen araca vermemiş, sürüş esnasında aracının doğrultu değiştirme manevrasını hatalı yaparak solundan gelen araçla çarpışmış, trafikte başkalarının mal ve can güvenliğini tehlikeye atacak hatalı bir sürüş şekli izlemiş, yaşı itibari ile öngörme, yetenek, tecrübe ve kabiliyetini sürüşüne yansıtamamıştır. Bu nedenle ... plakalı araç sürücüsü ...' nun meydana gelen trafik kazasında TAMAMEN SORUMLU OLDUĞU,
-Raporun 3. Maddesinde detaylıca belirtildiği üzere; ... plakalı araç sürücüsü ...' nin kaza olayında bir ihmalinin bulunmadığı ve herhangi bir trafik kuralını ihlal etmediği,
-Raporun 4. Maddesinde belirtildiği üzere; kazada araçların teknik donanımlarından kaynaklanan bir problemin tespit edilemediği, kazanın ... plakalı araç sürücüsünün şahsi dikkatsizlikleri ve kural ihlalleri sonucunda ortaya çıktığı, kazanın oluş şekli, araçların hasar durumu ve hasar aldıkları yerler dikkate alındığında araç içerisinde seyahat eden yolcuların kazanın meydana gelmesinde bir ihmallerinin ve etkilerinin olmadığı,
-Kazanın meydana geldiği yolda trafik işaretlemesi ve yola bağlı bir problemin tespit edilmediği anlaşılmıştır. Bu nedenle Karayolundan sorumlu kurum veya kuruluşun hizmet eksikliği ve sorumluluğunun bulunmadığı,
-Kaza olayının yaşanmasında başkaca kişi ya da kişilerin etkilerinin olmadığına dair kanaatini bildirir raporunu sunmuştur.
Rapordan birer suretin taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı davacı vekilinin itiraz dilekçesi sunduğu görülmüştür.
Mahkememizce 18/07/2025 tarihli ara karar ile dosyanın aktüer bilirkişiye tevdine kararı verilmiş, Nitelikli Hesap Bilirkişisi bilirkişi ...'ün 23/09/2025 tarihli raporunda özetle;
Davacının dava konusu kaza sonrasında;
- Geçici iş göremezlik zararının 14.641,94 TL (Talep 1.000,00 TL) olduğu, söz konusu zararın davalı sigorta şirketi tarafından temin edilen Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi sağlık/tedavi giderleri teminat limiti (kaza tarihi itibariyle 1.200.000,00 TL) kapsamında kaldığı,
- Sürekli iş görmezlik (maluliyet) zararının 997.220,88 TL (Talep 1.000,00 TL) olduğu, söz konusu zararın davalı sigorta şirketi tarafından temin edilen Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi sakatlık. teminat limiti (kaza tarihi itibariyle 1.200.000,00 TL) kapsamında kaldığı kanaatini bildirir raporunu sunmuştur.
Rapordan birer suretin taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı davalı vekilinin itiraz dilekçesi sunduğu görülmüştür.
Davacı vekilinin 24/09/2025 tarihli ıslah dilekçesi sunduğu harcını tamamladığı, dilekçeden bir örneğin davalı tarafa tebliğ edildiği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazası nedeniyle geçici ve sürekli iş göremezlik tazminat istemlerine ilişkindir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanun'un 4/1-a maddesine göre davaya bakmaya mahkememiz görevlidir. Zira dava ZMMS poliçesini düzenleyen sigorta şirketine karşı açılmıştır.
6545 sayılı yasanın 45/3. maddesi uyarınca dava değeri itibarı ile dava, tek hakim tarafından sonuçlandırılmıştır.
Dava dilekçesinde 20/07/2023 tarihinde sürücü ... kontrolündeki ... plakalı aracın seyir halinde iken davacının yolcu olarak bulunduğunu, bu seyir sırasında ... kontrolündeki ... plakalı araç araç arasında meydana gelen kazada davacının yaralanması nedeniyle 1000,00 TL sürekli iş göremezlik, 1000,00 TL geçici iş göremezlik, tazminatı talep edilmiştir.
KTK'nun 97. maddesine ilişkin dava şartının değerlendirmesinde;
Trafik kazalarında hukuki sorumluluk ve sigorta konusu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup sözü geçen Kanun'un 85. maddesinin 1. fıkrasında bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa motorlu aracın bir teşebbüsünün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde motorlu aracın işleteninin ve bağlı bulunduğu teşebbüsün sahibinin doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı, aynı maddenin 5. fıkrasında işleten ve araç işleticisi teşebbüs sahibinin, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olduğu, 91. maddesinin 1. fıkrasında işletenlerin, bu kanunun 85. maddesinin 1. fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu öngörülmüştür. Kanunun bahsi geçen düzenlemesinden, zorunlu mali sorumluluk sigortacısının, trafik kazasına karışan aracın işleteni veya araç işleticisi teşebbüs sahibi olan sigortalısına bu kaza sebebiyle isabet eden hukuki sorumluluğu poliçe teminat limiti ile sınırlı olarak üstlendiği anlaşılmaktadır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun "Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı" başlıklı 97. maddesinde (Değişik: 14/4/2016-6704/5 md.) Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Dosya içesindeki bilgi ve belgelerden davacı tarafın dava açılmadan önce davalı sigorta şirketlerine başvurduğu anlaşılmıştır.
Kusur durumunun değerlendirmesinde;
Mahkememiz olayla ilgili soruşturma/ceza dosyasının bir örneğini dosyamız arasına almıştır.
Kaza tespit tutanağı ve ve mahkememizce alınan kusur raporunda tespit edildiği üzere davalı tarafça ZMMS poliçesi ile sigortalı ... plakalı araç sürücüsü KTK 47,52 ve 57 maddelerini ihlal ettiği ve meydana gelen kazada tamamen kusurlu olduğu anlaşılmıştır.
-Davalı ... Sigorta sorumluluğuna dair değerlendirmede;
Kazaya karışan ... plakalı aracın kaza tarihinde davalı ... Sigorta sigorta bünyesinde ZMSS poliçesi ile sigortalı olduğu görülmüştür.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının, "Sigortanın Kapsamı" başlıklı A.1 maddesinde "sigortacının poliçede tamınlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı KTK ya göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği... " öngörülmüştür.
- Mahkememizce maluliyet ait değerlendirmesinde;
Davacının sürekli maluliyetinin oluşup oluşmadığı, iyileşme süresinin tespiti için dosyanın Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığına sevk edildiği, 17/06/2025 tarihli raporda özetle; davacı Yasin ÖZTÜRK'ün 20.07.2023 tarihinde maruz kalmış olduğu yaralanmaya bağlı; 20.02.2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” hükümleri gereğince, engellilik ve sürekli iş göremezlik oranının %10 (yüzde on) olduğu, Geçici iş göremezlik süresinin olay tarihinden itibaren 3 (üç) aya kadar uzayabileceğinin tespit edildiği anlaşılmıştır. Bu raporun, dosya kapsamındaki delillerle örtüştüğü, hüküm vermeye ve denetime elverişli olduğu değerlendirilmiş ve bu rapor mahkememizce benimsenerek hükme esas alınmıştır.
-Aktüerya hesabına ilişkin dair değerlendirmede;
HMK’nun 273/1. maddesi gereği mahkememizce toplanan tüm deliller ve tüm dosya kapsamı incelenmek suretiyle; TRH 2010 yaşam tablosu ve Yargıtay içtihatlarında kabul edilen progresif rant usulü (%10 arttırma-iskonto formülü ile) ile davacıların aktüer zarar hesabının yapılması hususunda açıklamalı rapor alınmasına karar verilmiştir. Alınan raporun değerlendirilmesinde; davacının geçici iş göremezlik zararının 14.641,94 TL, ve sürekli iş göremezlik zararının ise 997.220,88 TL olduğu tespit edilmiştir. Davacının gelir durumu vs. Dikkate alınarak dosya kapsamına uygun rapor tanzim edildiği, SGK tarafından rücuya tabi olarak davacıya yapılan ödemenin de hesap raporunda mahsup edildiği dikkate alınarak geçici iş göremezlik zararı ve sürekli iş göremezlik zararı yönünden yöntemine uygun rapor mahkememizce esas alınmıştır.
Mütefarik kusura ilişkin değerlendirmede;
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun "tazminatın belirlenmesi" başlıklı 51. maddesinde; hakimin, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğine ve özellikle kusurun ağırlığına göre belirleyeceği belirtilmiş; "tazminatın indirilmesi" başlıklı 52. maddesinde ise; zarar gören taraf, zararı doğuran fiile razı olduğu veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olduğu yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırdığı takdirde hakimin, tazminatı indirebileceği veya tamamen kaldırabileceği açıklanmıştır.
Buna göre, zarar görenin zarar katılması veya zararın artmasına sebep olduğu hallerde zarar görenin, zararı önleyici ya da azaltıcı tedbirleri almamasında müterafik kusurunun bulunduğunun kabulü gerekir. Müterafik kusur; aynı şartlar altındaki makul, dürüst ve ortalama bir kişinin, kendi menfaati icabı, zarara uğramamak için kaçınacağı veya kaçınması gereken bir davranış tarzını ifade etmektedir. (Eren, Fikret. Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y. 2015. S. 582) Zararın doğumu ya da artmasına yol açan fiil, zarar görenin davranışlarından ileri gelmişse müterafik (ortak) kusurdan söz edilir. (Kılıçoğlu, Ahmet, Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y. 2012, s.418)
Yukarıda da açıklamalar dikkate alındığında, davacının müterafik kusuru nedeniyle tazminattan indirim yapılabilmesi için zararın bu nedenle artması zarar ile mağdurun eylemi arasında uygun illiyet bağının bulunması gerekir.
Trafik kaza tespit tutanağında davacının emniyet kemerinin takılı olup olmadığının tespit edilemediği, müterafik kusurun varlığını ispat yükü davalı tarafta olup bu hususta ispata elverişli delil ibraz edemediği dikkate alınarak mütefarik kusur indirimi yapılamayacağı değerlendirilmiştir.
Hatır taşıması itirazına dair değerlendirmede;
Davalı ... Sigorta cevap dilekçesinde hatır taşıması definde bulunmuştur.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 87. Maddesine göre "Yaralanan veya ölen kişi, hatır için karşılıksız taşınmakta ise veya motorlu araç, yaralanan veya ölen kişiye hatır için karşılıksız verilmiş bulunuyorsa, işletenin veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin sorumluluğu ve motorlu aracın maliki ile işleteni arasındaki ilişkide araca gelen zararlardan dolayı sorumluluk, genel hükümlere tabidir." esası kabul edilmiştir.
Hatır taşıması bir kimseyi ücretsiz olarak ve bir karşılık almadan ve bir yararı bulunmadan taşıma halidir. Yani hatır için taşımada, taşımanın karşılıksız olması veya alınan karşılığın önemsiz olması gerekir. Taşıma, işletenin veya sürücünün değil taşınanın yararına olmalıdır. Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığından, bu gibi taşımalarda 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun "tazminat miktarının tayini" başlıklı 51. maddesinde; hakimin, tazminatın türü ve kapsamının derecesini, durum ve mevkiinin gereğine ve hatanın ağırlığına göre belirleyeceği belirtilmiş ,BK.nın 51. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay içtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır.
Somut olayda davacının kaza esnasında yolcu olarak bulunduğu ... plaka sayılı araçta taşımasının hatır taşıması olduğunu ispat yükü davalı tarafta olup taşımanın hatır taşıması olduğunu ispata elverişli delil ibraz edilmediğinden hatır taşıması indirimi yapılmamıştır.
- Mahkememizin geçici iş göremezlik zararının teminat kapsamı dışında olup olmadığına dair değerlendirmesinde;
2918 sayılı Kanun’un 98.maddesinde değişiklik yapan 6111 sayılı Kanun’un 59. maddesinde, “Trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın genel sağlık sigortalısı sayılanlar için belirlenen sağlık hizmeti geri ödeme usul ve esasları çerçevesinde Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı", kanunun geçici 1.maddesi ile de "Bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı, sözkonusu sağlık hizmet bedelleri için bu Kanunun 59’uncu maddesine göre belirlenen tutarın %20'sinden fazla olmamak üzere belirlenecek tutarın üç yıl süreyle ayrıca aktarılmasıyla anılan dönem için ilgili sigorta şirketleri ve Güvence Hesabının yükümlülüklerinin sona ereceği" öngörülmüştür.
Sigorta şirketinin, işleten ve sürücünün kanundan ve sözleşmeden doğan bu yükümlülüğü, 6111 sayılı Kanun ile getirilen düzenleme ile sona erdirilmiş bulunmaktadır. 2918 sayılı Kanun’un 98. maddesinde belirtilen tedavi giderleri yönünden sorumluluğun dava dışı Sosyal Güvenlik Kurumu'na geçtiğinin kabulü gerekir. Buna karşın belgesiz tedavi giderlerinden sigorta şirketinin, işleten ve sürücünün sorumlulukları devam etmektedir.
01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Sigorta Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.5 maddesinin "Sağlık Giderleri teminatı" başlıklı (b) maddesinde " Kaza nedeniyle mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık gideri teminatı kapsamındadır. Sağlık giderleri teminatı Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olup ilgili teminat dolayısıyla sigorta şirketinin ve Güvence Hesabının sorumluluğu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98.maddesi hükmü gereğince sona ermiştir." ifadesi ile mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkanı bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık gideri teminatı kapsamında saymıştır. Bir başka ifade ile mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar,
1-Tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri,
2-Tedaviyle ilgili diğer giderler,
3-Çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler,
Sağlık giderleri kapsamında sayılarak Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olduğu düzenlenmiştir.
Oysa 6111 sayılı kanunun 59.maddesi ile değişik Karayolları Trafik Kanununun 98.maddesinde Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sorumluluğu üniversite hastaneleri ile resmi ve özel sağlık kurumları tarafından trafik kazası sonucu yaralanan kişilerin tıbbi tedavi ile sınırlı sağlık hizmeti giderleri ile sınırlandırılmıştır.
Bu düzenleme gereği ZMSS Genel Şartlar A.5 (b) maddesi ile yaralının tedavisine başlanmasından maluliyet raporu alınıncaya kadarki süre içindeki;
1-Bakıcı giderleri
2-Çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler (geçici iş göremezlik kayıpları)
3-Sağlık hizmeti giderleri kapsamında sayılarak 6111 sayılı torba Kanunun 59.maddesi ile değişik Karayolları Trafik Kanunu'nun 98.maddesi ile sınırları belirlenen sağlık giderleri teminatı kapsamını genişletmiştir.
Bu nedenle bir kanun maddesinin kapsamı idarenin bir düzenlemesi olan genel şartlar ile genişletmesi ve daraltması düşünülemez.
Böyle bir durum varsa kanuna aykırı genel şart maddesi, tebliğ vs uygulanması kanunun ilgili maddesine aykırılık teşkil eder.(Trafik kazalarından doğan cismani zararlar ve tazmini- Konya barosu yayınları. Shf 7-8 ,Yargıtay üyesi: Hüseyin TUZTAŞ)
Bu halde geçici iş göremezlik tazminatının sigorta teminatı kapsamında olduğu kabulü gerekir.
Faize ait değerlendirmede;
2918 Sayılı Kanun'un 99. maddesinde, sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel sartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluslarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar.
Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortacısı 2918 Sayılı KTK'nun 98/1, 99/1, ZMMS Genel Şartlarının B.2-c maddesi uyarınca hak sahibine kaza ve zarara ilişkin tespit tutanağının ve bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya başvurmasından itibaren 8 iş günü sonunda tazminat miktarını ödememesi halinde, bu tarihte, böyle bir başvurunun yapılmaması halinde ise arabulucuk başvuru tarihinde temerrüde düşeceğinden, temerrütfaizine bu tarihten itibaren hükmedilmesi gerekir.
Sigortacının kısmi ödeme yapması halinde ise, söz konusu ödeme tarihi temerrüt tarihi olarak esas alınacaktır. Davalı gerçek kişi yönünden ise 6098 sayılı TBKnun 117/2 maddesinde göre haksız fiilin işlendiği tarihte temerrüde düşeceğinden olay tarihi itibariyle faize hükmedilmesi gerekir.
Anılan açıklamalar uyarınca davacı tarafça sigorta şirketine usule uygun başvuru bulunmadığından (ZMSS Genel Şartlar Ek 6 uyarınca) temerrüt tarihi arabuluculuk başvuru tarihi kabul edilmiş, Kazaya karışan23 EH 403 plakalı araç hususi nitelikte olduğundan yasal faiz işletilmiştir.
Yargılama sonunda tüm dosya kapsamına göre;
Dosya kapsamındaki tüm deliller ve yukarıda yapılan izahatlar karşısında davacının uğramış olduğu zarardan , ZMMS sigortacısı olan davalının sorumlu olduğu, mevcut zararın poliçe limiti kapsamında kaldığı anlaşılmakla Davanın kabulü ile, 14.641,94-TL geçici iş göremezlik zararı ve 997.220,88-TL sürekli iş göremezlik zararı olmak üzere toplam 1.011.862,82-TL maddi tazminatın, davalı sigorta şirketinin ZMSS poliçesinin sağlık/tedavi gideri teminatından geçici iş göremezlik zararının karşılanması, sürekli iş göremezlik zararının ise ZMSS poliçesinin sakatlık/ölüm teminatından karşılanması ve teminat limiti ile sorumlu olması koşuluyla arabuluculuk başvuru tarihi olan 03/10/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesi gerektiği görüş ve kanaatine varılmıştır.
-Arabuluculuk ücretine ilişkin değerlendirmede;
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na 7155 sayılı Kanun'un 20 nci maddesi ile 06.12.20218 tarihinde eklenen 5/A maddesi ile; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesi ile konusu bir miktar paranın ödenmesine ilişkin olan alacak ve tazminat taleplerine ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava şartı olarak getirilmiştir.
Ancak TTK'nın 5/A maddesi ile konusu para alacağına ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava ön şartı olarak düzenlenmişken 26.04.2016 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6704 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesinde yapılan değişiklik ile;" zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta Kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurulabilir." ifadesi ile zorunlu mali sorumluluk sigortasına karşı açılacak davalarda dava açmadan önce sigortacıya yazılı başvuru yapılması ve bu süre içinde hiç cevap verilmemesi veya verilen cevabın zarar görenin talebini karşılamaması halinde yani zarar gören ile sigortacı arasında uyuşmazlık çıkmasından sonra dava açılabileceği düzenlenmiştir.
Bu düzenleme ile sigortacıya başvuru bir dava şartı olarak getirilmiştir. Bir başka deyişle Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesi ile trafik kazası sonucu zarar gören kişilerin sigortacıya karşı dava açabilmesi için aralarında bir uyuşmazlık çıkması gerektiği şartı düzenlenmiştir. Buna göre zarar gören öncelikle tazminat taleplerini sigortacıya iletecek ve böylece uyuşmazlığı kendi aralarında çözmeye çalışacaklardır. Bu haliyle zarar görenin dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartı alternatif uyuşmazlık çözüm yolu olarak önümüze çıkmaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasında "Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz." ifadesi ile dava şartı olarak arabuluculuğun sınırları özel kanunlarda tahkim ve başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvurunun zorunlu olması ile çizilmiştir.
Bir başka deyişle tahkimin veya başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarının zorunlu kılındığı durumlarda arabuluculuğa başvuru dava şartı olarak uygulanmayacaktır.
Yukarıda açıklandığı üzere, trafik kazası sonucu davacının tazminat taleplerini öncelikle sigortacıya ilettiği, bu haliyle dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartının yerine getirildiği, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasına göre artık zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanamayacağı bu itibarla yargılama gideri olarak arabuluculuk masraflarının davalıya yükletilemeyeceği gözetilerek arabuluculuk masrafları davacı üzerinde bırakılmıştır. (Bkz. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/2615 Esas, 2024/7426 Karar sayılı ilamı)
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-Davanın KABULÜ İLE, 14.641,94-TL geçici iş göremezlik zararı ve 997.220,88-TL sürekli iş göremezlik zararı olmak üzere toplam 1.011.862,82-TL maddi tazminatın, davalı sigorta şirketinin ZMSS poliçesinin sağlık/tedavi gideri teminatından geçici iş göremezlik zararının karşılanması, sürekli iş göremezlik zararının ise ZMSS poliçesinin sakatlık/ölüm teminatından karşılanması ve teminat limiti ile sorumlu olması koşuluyla arabuluculuk başvuru tarihi olan 03/10/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması alınması gerekli 69.120,35-TL karar ve ilam harcından davacı tarafça peşin yatırılan 427,60-TL ve tamamlama harcı 3.449,19-TL toplamı 3.876,79-TL'nin mahsubu ile eksik 65.243,56-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama giderinin) davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan 427,60-TL başvurma harcı, 427,60-TL peşin harç, 3.449,19-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 4.304,39-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan; bilirkişi, posta, müzekkere, tebligat, elektronik tebligat ve kep reddiyat gideri olmak üzere toplam 9.468,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen kısım üzerinden 157.779,42-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
8-Kararın mahiyeti gereği davalı lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
9-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde yatıran ilgili tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
10-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dava dosyasının tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra istinaf incelemesine gönderilmesine veya mahkememiz arşivine kaldırılmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMK'nın 341/1. maddesi uyarınca 2 haftalık yasal süre içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 11/12/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır