T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No:... Esas - ...
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİKARAR
ESAS NO :...
KARAR NO :...
HAKİM : ...
KATİP : ...
DAVACI :...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : Sigorta (Kaza Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : ...
KARAR TARİHİ : ...
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : ...
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Kaza Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 21/11/2022 tarihi saat 13.00 sularında Mevlana Mahallesi, Karasu Cad., Talas İlçesi, Kayseri İli adresinde, müvekkilinin ... Plaka numaralı aracı park halindeyken ...'ın idaresindeki ... plakalı aracın, müvekkilinin park halindeki ... plaka numaralı aracına çarpması ile davaya konu kaza meydana geldiğini, meydana gelen kazada müvekkilinin kusursuz olduğunu, bu kaza sonucu müvekkilinin aracında maddi hasar meydana geldiğini, davalı sigorta şirketinin poliçe kapsamı ile sınırlı olmak kaydıyla maddi ve manevi tüm zararlardan sorumlu olduğunu Müvekkilin aracındaki DEĞER KAYBI miktarının tazmini için şimdilik 100,00-TL'nin (Fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile belirsiz alacak) kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde ZMMS ile sigortalı olduğunu, belirsiz alacak davasına ilişkin şartların oluşmadığını, talep sahibinin ekspertiz raporunun dönüşünü beklemeden iş bu davayı açtığını, müvekkili şirketin sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu beyanla müvekkili şirketin dava konusu olaya ilişkin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığının tespiti ile davanın müvekkili şirket yönünden reddine, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.
... plakalı aracın ve ... plakalı aracın kayıt maliklerinin kim olduğuna dair ilgili kayıt ve belgeler uyap sistemi üzerinden dosya arasına alınmıştır.
Kayseri Emniyet Müdürlüğü Bilgi Teknolojileri ve Haberleşme Şube Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak 21/11/2022 günü, Kayseri ili Talas ilçesi Mevlana Mahallesi Karasu Caddesinde, ... plakalı aracın ve ... plakalı aracın arasında yaşanan kazaya ilişkin; görüntü, fotoğraf, mobese kamerası kaydı, trafik kaza tespit tutanağı vs. belge olup olmadığı hususunda araştırma yapılmıştır.
... Sigorta A.Ş.'ye müzekkere yazılarak... plakalı aracın ve ... plakalı aracın 21/11/2022 tarihli trafik kazasından dolayı açılan hasar dosyası ve poliçe örneği celp edilmiş, incelenmesinde, ... plakalı aracın 15/07/2022 başlangıç ve 15/07/2023 bitiş tarihli ZMMS ile sigortalandığı görülmüştür.
Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'ne müzekkere yazılarak... plakalı aracın trafiğe çıktığı tarihten bu yana tramer kayıtları ve ilgili belgeleri celp edilmiştir.
Tüm deliller toplandıktan sonra bilirkişi incelemesi yaptırılmış, makine mühendisi bilirkişi 04/05/2025 tarihli raporunda özetle;
-Kaza olayının maddi hasarlı ve iki taraflı bir Trafik Kazası olduğu,
-Raporun 2. Maddesinde belirtildiği üzere kazadaki KÖK NEDENİN; sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracını sürerken Karayolları Trafik Kanunu ve Karayolları Trafik Yönetmeliğinde ASLİ KUSURLU SAYILAN TRAFİK KURALLARINDAN raporda detaylıca bahsedilen ilgili maddelerindeki hallerini ihlal ettiği, aracını kullanırken çevre, yol, hava ve trafik durumunu kontrol etmediği, sürüş güzergahında direksiyon hakimiyetini kaybederek şerit dışına çıkmış ve yol kenarında park halinde bulunan araca çarptığı, sürüş esnasında aracının doğrultu değiştirme manevrasını hatalı yaptığı ve araç hızını ayarlayamadığı, trafikte başkalarının mal ve can güvenliğini tehlikeye atacak hatalı bir sürüş şekli izlediği, yaşı itibari ile öngörme, yetenek, tecrübe ve kabiliyetini sürüşüne yansıtamadığı, bu nedenle ... plakalı araç sürücüsü ...' ın meydana gelen trafik kazasında TAMAMEN SORUMLU OLDUĞU,
-Raporun 3. Maddesinde detaylıca belirtildiği üzere; ... plakalı araç sürücüsü ...' in kaza olayında bir ihmalinin bulunmadığı ve herhangi bir trafik kuralını ihlal etmediği,
-Raporun 4. Maddesinde belirtildiği üzere; söz konusu kazada araçların teknik donanımlarından kaynaklanan bir problemin tespit edilemediği, kazanın ... plakalı araç sürücüsünün şahsi dikkatsizlikleri ve trafik kural ihlalleri sonucunda ortaya çıktığı, bu nedenle ... plakalı araç sahibi Erdal TANRIVERDİ' nin kaza olayında bir ihmalinin bulunmadığı ve herhangi bir trafik kuralını ihlal etmediği,
-Kazanın meydana geldiği yolda trafik işaretlemesi ve yola bağlı bir problemin tespit edilmediği anlaşılmıştır. Bu nedenle Karayolundan sorumlu kurum veya kuruluşun hizmet eksikliği ve sorumluluğunun bulunmadığı,
-Kaza olayının yaşanmasında başkaca kişi ya da kişilerin etkilerinin olmadığı,
-Dava konusu araç için 21.12.2021 olay tarihi itibarıyla Araç Değer Kaybının 45.000TL olduğu, değer kaybı ödemesi yapıldığına dair bir ödeme dekontunun görülmediği yönünde görüş ve kanaat bildirmiştir. Rapordan birer suret taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı davacı vekilinin beyan ve itiraz dilekçesi sunduğu görülmüştür.
Davacı vekilinin 30/09/2025 tarihli bedel artırım dilekçesi sunduğu, harcını tamamladığı, ıslah dilekçesinin davalı vekiline tebliğ edildiği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazası nedeni ile meydana gelen bakiye araç değer kaybı zararının tazmini istemi ile açılan tazminat davasıdır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4/1-a maddesine göre davaya bakmaya mahkememiz görevlidir.
6545 sayılı yasanın 45/3. maddesi uyarınca yargılama tek hakim tarafından yürütülmüş ve sonuçlandırılmıştır.
Mahkememizde açılan ve sonuçlanan davada dava değeri itibarı ile 7251 sayılı Kanun'la değişik 6102 Türk Ticaret Kanunu'nun 4/2. maddesi uyarınca basit yargılama usulü uygulanmıştır.
Taraflar arasında uyuşmazlık konuların değerlendirmesinde;
Taraflar arasında uyuşmazlık konuları;21/11/2022 tarihli trafik kazasının oluşumunda kim veya kimlerin ne oranda kusurlu olduğu, bu kaza nedeni ile davacıya ait ... plakalı araçta değer kaybı zararı olup olmadığı, davalının cevap dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarının haklı olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Kusur ön sorununun değerlendirmesinde;
Tüm deliller toplandıktan sonra bilirkişi incelemesi yaptırılmış, makine mühendisi bilirkişi 04/05/2025 tarihli raporunda özetle;
-Kaza olayının maddi hasarlı ve iki taraflı bir Trafik Kazası olduğu,
-Raporun 2. Maddesinde belirtildiği üzere kazadaki KÖK NEDENİN; sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracını sürerken Karayolları Trafik Kanunu ve Karayolları Trafik Yönetmeliğinde ASLİ KUSURLU SAYILAN TRAFİK KURALLARINDAN raporda detaylıca bahsedilen ilgili maddelerindeki hallerini ihlal ettiği, aracını kullanırken çevre, yol, hava ve trafik durumunu kontrol etmediği, sürüş güzergahında direksiyon hakimiyetini kaybederek şerit dışına çıkmış ve yol kenarında park halinde bulunan araca çarptığı, sürüş esnasında aracının doğrultu değiştirme manevrasını hatalı yaptığı ve araç hızını ayarlayamadığı, trafikte başkalarının mal ve can güvenliğini tehlikeye atacak hatalı bir sürüş şekli izlediği, yaşı itibari ile öngörme, yetenek, tecrübe ve kabiliyetini sürüşüne yansıtamadığı, bu nedenle ... plakalı araç sürücüsü ...' ın meydana gelen trafik kazasında TAMAMEN SORUMLU OLDUĞU,
-Raporun 3. Maddesinde detaylıca belirtildiği üzere; ... plakalı araç sürücüsü ...' in kaza olayında bir ihmalinin bulunmadığı ve herhangi bir trafik kuralını ihlal etmediği,
-Raporun 4. Maddesinde belirtildiği üzere; söz konusu kazada araçların teknik donanımlarından kaynaklanan bir problemin tespit edilemediği, kazanın ... plakalı araç sürücüsünün şahsi dikkatsizlikleri ve trafik kural ihlalleri sonucunda ortaya çıktığı, bu nedenle ... plakalı araç sahibi ...' nin kaza olayında bir ihmalinin bulunmadığı ve herhangi bir trafik kuralını ihlal etmediği,
-Kazanın meydana geldiği yolda trafik işaretlemesi ve yola bağlı bir problemin tespit edilmediği anlaşılmıştır. Bu nedenle Karayolundan sorumlu kurum veya kuruluşun hizmet eksikliği ve sorumluluğunun bulunmadığı,
-Kaza olayının yaşanmasında başkaca kişi ya da kişilerin etkilerinin olmadığı, değerlendirilmiş bu rapor, dosya kapsamındaki kaza yerine ve araçlara ait fotoğraflar, hasar dosyası ile diğer deliller ve olayla uyumlu olduğundan mahkememizce benimsenerek hükme esas alınmıştır.
Araç değer kaybı zararına dair değerlendirmede;
Trafik kazasından kaynaklanan tazminat davalarında, zarar veren taraf, kusuru oranında, gerçek zarardan sorumlu olur. Zarar verenin aracını zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalayan sigorta şirketi de zarar veren ile birlikte zarar görenin gerçek zararından sorumludur. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin yerleşik uygulamasına göre; trafik kazasında zarar gören aracın hasarı onarılsa dahi onarımdan sonra aracın piyasa rayiç satış fiyatında düşüklük oluşacağı gerçeği karşısında, kaza nedeniyle araçta meydana gelen değer kaybı, gerçek zarar içinde değerlendirilir ve bu zarardan hem zarar veren, hem de zorunlu trafik sigortacısı sorumludur (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 06/12/2016 tarihli, 2015/18642 Esas ve 2016/11228 Karar sayılı ilamı).
Araç hasarında değer kaybı; aracın hasarsız haldeki 2. el piyasa değeri ile hasarın onarımından sonraki 2. el piyasa değeri arasındaki fark olup, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatlarında, değer kaybının, araçların modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, davacı tarafın iddiaları, davalının savunmaları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek araçların kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeri ile kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değerleri arasındaki farka göre belirlenmesi gerektiği kabul edilmiştir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2019/6070 Esas, 2020/3614 Karar sayılı ilamı). Yapılan açıklamalar doğrultusunda değer kaybı hesabının Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları EK-1de bulunan "Değer Kaybı Hesaplanması" yöntemine göre değil, kazalı aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı (aracın kilometresi ve önceye ait hasarlar nedeni ile orjinalliğin yitirilip yitirilmediği), aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği (orijinal olup olmadığı), tramer kayıtlarına göre araçta meydana gelen hasarlar irdelenerek, emsal satışlar da araştırılmak suretiyle, aracın olay tarihindeki 2. el rayiç değeri ile kazadan sonra onarılmış haldeki 2. el rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybının bilirkişi tarafından hesaplanması gerekir.
Mahkememizce görevlendirilen Trafik-Makine Mühendisi bilirkişisinin 04/05/2025 tarihli raporunda özetle;
Dava konusu araç için 21.12.2021 olay tarihi itibarıyla Araç Değer Kaybının 45.000TL olduğu, değer kaybı ödemesi yapıldığına dair bir ödeme dekontunun görülmediği yönünde görüş ve kanaat bildirmiştir. Bu rapor, dosya kapsamındaki kaza yerine ve araçlara ait fotoğraflar, hasar dosyası ile diğer deliller ve olayla uyumlu olduğundan mahkememizce benimsenerek hükme esas alınmıştır.
Davalı sigorta şirketinin sorumluluğuna dair değerlendirmede;
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumlluluk Sigortası Genel Şartları'nın, "Sigortanın Kapsamı" başlıklı A.1 maddesinde "sigortacının poliçede tamınlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı KTK ya göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği... " öngörülmüştür.
Zorunlu Mali Sorumluluk sigortacısı, karşı araçta meydana gelen gerçek zararı limit dahilinde teminat altına almıştır. Dava konusu trafik kazası sonrasında davacıya ait araçta meydana gelen hasar zararı ile araç değer kaybı da gerçek zarar kalemleri arasında bulunmaktadır. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 28/10/2013 tarih ve 2013/9624 Esas, 2013/14505 Karar). Kaldı ki 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren yeni Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın A.5/a maddesine göre araç değer kaybı, maddi zararlar teminatı içerisinde yer almaktadır.
ZMMS poliçesini düzenlenleyen davalı sigorta şirketlerinin hasar ve bakiye araç değer kaybı zararından poliçe limiti ile sorumlu olduğu anlaşılmıştır.
Bedel arttırım ve ıslah talebi, temerrüt tarihi ve faiz türü ile ilgili değerlendirmede;
Davacı vekilinin 30/09/2025 tarihli ıslah dilekçesi sunduğu, harcını tamamladığı görülmüştür.
2918 sayılı KTK'nun 99/1. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları'nın B 2/a maddesi uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Sigortaya başvurulmadan dava açılması veya icra takibi başlatılması halinde ise bu tarihlerde temerrüt gerçekleşir. Bu durumda, ilke olarak davadan önce usulüne uygun başvuru yapılmış ise bundan 8 iş günü sonrasında, başvuru yapılmamış ise dava tarihi itibarıyla, belirlenen tazminat alacağının tamamı için anılan tarihlere uygun faiz uygulanması gerekir.Sigortacının kısmi ödeme yapması halinde ise, söz konusu ödeme tarihi temerrüt tarihi olarak esas alınacaktır. Somut olayda davalının 27/02/2023 tarihi temerrüt tarihi ve kazaya sebebiyet veren araç ticari olduğundan avans faiz kabul edilmiştir.
Arabuluculuk ücretine ilişkin değerlendirmede;
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na 7155 sayılı Kanun'un 20 nci maddesi ile 06.12.20218 tarihinde eklenen 5/A maddesi ile; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesi ile konusu bir miktar paranın ödenmesine ilişkin olan alacak ve tazminat taleplerine ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava şartı olarak getirilmiştir.
Ancak TTK'nın 5/A maddesi ile konusu para alacağına ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava ön şartı olarak düzenlenmişken 26.04.2016 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6704 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesinde yapılan değişiklik ile;" zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta Kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurulabilir." ifadesi ile zorunlu mali sorumluluk sigortasına karşı açılacak davalarda dava açmadan önce sigortacıya yazılı başvuru yapılması ve bu süre içinde hiç cevap verilmemesi veya verilen cevabın zarar görenin talebini karşılamaması halinde yani zarar gören ile sigortacı arasında uyuşmazlık çıkmasından sonra dava açılabileceği düzenlenmiştir.
Bu düzenleme ile sigortacıya başvuru bir dava şartı olarak getirilmiştir. Bir başka deyişle Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesi ile trafik kazası sonucu zarar gören kişilerin sigortacıya karşı dava açabilmesi için aralarında bir uyuşmazlık çıkması gerektiği şartı düzenlenmiştir. Buna göre zarar gören öncelikle tazminat taleplerini sigortacıya iletecek ve böylece uyuşmazlığı kendi aralarında çözmeye çalışacaklardır. Bu haliyle zarar görenin dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartı alternatif uyuşmazlık çözüm yolu olarak önümüze çıkmaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasında "Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz." ifadesi ile dava şartı olarak arabuluculuğun sınırları özel kanunlarda tahkim ve başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvurunun zorunlu olması ile çizilmiştir.
Bir başka deyişle tahkimin veya başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarının zorunlu kılındığı durumlarda arabuluculuğa başvuru dava şartı olarak uygulanmayacaktır.
Yukarıda açıklandığı üzere, trafik kazası sonucu davacının tazminat taleplerini öncelikle sigortacıya ilettiği, bu haliyle dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartının yerine getirildiği, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasına göre artık zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanamayacağı bu itibarla yargılama gideri olarak arabuluculuk masraflarının davalıya yükletilemeyeceği gözetilerek arabuluculuk masrafları davacı üzerinde bırakılmıştır. (Bkz. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/2615 Esas, 2024/7426 Karar sayılı ilamı)
Yargılama sonunda tüm dosya kapsamına göre;
Yargılama sonunda toplanan tüm delillere ve benimsenen ve hükme esas alınan Trafik-Makine Mühendisi Bilirkişisi tarafından düzenlenen bilirkişi raporuna göre davacının değer kaybına ilişkin davasının KABULÜ ile, 45.000,00-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, sigorta şirketinin poliçe limiti ile sınırlı tutulmasına, alacağa 27/02/2023 tarihinden itibaren avans faiz uygulanmasına, karar verilmiştir.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13/2. maddesinde " (1) Bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için bu Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7 nci maddenin ikinci fıkrası, 10 uncu maddenin üçüncü fıkrası ile 12 nci maddenin birinci fıkrası, 16 ncı maddenin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) bu Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-Davacının değer kaybına ilişkin davasının KABULÜ ile, 45.000,00-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, sigorta şirketinin poliçe limiti ile sınırlı tutulmasına, alacağa 27/02/2023 tarihinden itibaren avans faiz uygulanmasına,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 3.073,95-TL karar ve ilam harcından davacı tarafça peşin yatırılan 427,60-TL ve ıslah harcı 770,00-TL 'nin mahsubu ile eksik 1.876,35-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama giderinin) davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan 427,60-TL başvurma harcı, 427,60-TL peşin harç,770,00-TL ıslah harcı, 109,00-TL posta ücreti ve 3.500,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.234,20-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5- Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap edilen 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
7-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde yatıran ilgili tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
8-Kararın mahiyeti gereği davalı lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
9-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dava dosyasının tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra istinaf incelemesine gönderilmesine veya mahkememiz arşivine kaldırılmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/12/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır