T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ...
KARAR NO : ...
HAKİM :...
KATİP : ...
DAVACI : ...
VEKİLLERİ : Av. ...
Av. ...
DAVALI : 1- ...
VEKİLİ : Av....
DAVALI : 2- ...
3- ...
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : ...
KARAR TARİHİ :...
KARAR YAZIM TARİHİ : ...
Mahkememize açılan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan yargılaması sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "Müvekkili şirkete ait ... araç ile ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç arasında 19.03.2024 tarihinde maddi hasarlı trafik kazası gerçekleştiğini, ancak ... sevk ve idaresindeki sürücüsü olay yerinde durmayarak kaçtığını, bu nedenle kaza tespit tutanağı muhtevasında olay yeri terk tutanağı düzenlendiğini, müvekkiline ait aracın sürücüsü, müvekkili iş yerinden ana yola çıkmak için sol tarafından gelen araçları kontrol ederek yola çıkmak istediği sırada sağ tarafından ters yönden gelen bir kamyon, müvekkiline ait araca çarpıp durmaksızın kaçtığını, kamera görüntülerinden ilgili aracın ... plakalı araç olduğu anlaşıldığını, ilgili araç daha sonra müvekkili şirketin yakınında park halinde hasarlı bir şekilde görüldüğünü ve aracın plaka modelinden ZMMS'sinin tabii olduğu sigorta şirketi tespit edildiğini, ardından ilgili kaza nedeniyle kusurlu araç sürücüsüne karşı mala zarar vermesi nedeniyle suç duyurusunda bulunulduğunu, müvekkiline ait araç bu kazadan dolayı değer kaybettiğini, aracın orjinal parçaları, bu kaza neticesinde orjinal olmayan parçalarla değiştirildiğini ve serviste kaldığı süre boyunca müvekkilinin aracını kullanamadığını, bu nedenle müvekkilinin, uğradığı zararın giderilmesine yönelik kusurlu araç sahibinin ZMMS sorumlusu olan ... Sigorta A.Ş.'ye 16.04.2024 tarihinde yazılı olarak başvurulduğunu, akabinde arabuluculuk başvurusu da yapıldığını, arabuluculuk toplantıları sonucu son tutanak anlaşamama olarak düzenlendiğini, böylece ticari dava şartı olan arabuluculuğa başvuru şartı yerine getirildiğini, Yargıtay yerleşik içtihatları doğrultusunda, müvekkiline ait araçta kaza sonrasında meydana gelen değer kaybının, kazada tam kusurlu olan tarafça ödenmesi gerektiğini, zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarına uyarınca sigortacı, sigortalısının 3. kişilere vermiş olduğu maddi ve bedeni zararlara karşı teminat limitleri dahilinde kalmak kaydıyla, müştereken ve müteselsilen sorumlu bulunduğunu, buna göre müvekkiline ait araçta kaza neticesinde gerçekleşen değer kaybı da ekonomik yönden maddi bir zarar kalemi oluşturduğundan sigorta şirketince bu zararın doğrudan tazmin edilmesi gerektiğini, davalı ... sevk ve idaresindeki aracın haksız fiil ve kusuruyla meydana gelen trafik kazası neticesinde müvekkiline ait araçta oluşan şimdilik 500,00 TL değer kaybının haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkiline verilmesine, şimdilik 100,00-TL hasar farkının haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkiline verilmesine, şimdilik 50,00 TL davalı ... ve ... Metal Hurd. geri Dönüşüm San. Tic. Ltd. Şti.'den müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkiline verilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini " talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde; " ... plakalı araç müvekkili şirket nezdinde ... poliçe numaralı Trafik Sigorta Poliçesi ile 22/12/2023 - 22/12/2024 tarihleri arasında sigortalı olduğunu, poliçeden dolayı maddi zararlara ilişkin teminat limiti kaza tarihi itibari ile araç başına 200.000,00-TL olduğunu, poliçe limitini bildirmeleri davayı ve iddiaları kabul anlamında olmadığını, davanın yetkili mahkemede açılmadığını, davanın yetkili olmayan mahkemede açıldığını, işbu davada yetkili mahkeme, müvekkili şirketin merkezinin bulunduğu yer mahkemesi olan İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, davacının dava yoluna gitmeden önce dava şartı olan müvekkili şirkete başvuru şartını yerine getirmiş olması gerektiğini, davacı taraf usulüne uygun başvuru yapmadığından öncelikle davanın usulden reddini talep ettiklerini, somut olayda başvuru şartı gerçekleşmediğinden, usulden reddini talep ettiklerini, kabul anlamına gelmemekle beraber bir an için başvuru sahibinin iddia ettiği şekilde belirtilen evrakları sunduğu düşünülse dahi özellikle hasarın hangi parçalarda olduğu, boyutu ve değer kaybına esas bilgilerin (kilometre vs.) temin edilebilmesi için, hasar ve hasar onarımına ilişkin belgelerin sunulması zorunlu olduğunu, davacı, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi’nde kurulan sistem üzerinden sıra esasına göre atanan ilgili branşta ruhsat sahibi sigorta eksperinden bir eksper raporu almadan başvuru yaptığından değer kaybı talebine ilişkin olarak usulüne uygun bir başvurudan söz edilemeyeceğini, davacının SBM üzerinden eksper atayarak temin edeceği değer kaybı eksper raporunu ayrıca genel şartlar ek:6 tazminat ödemelerinde istenilecek belgeler başlığı altında belirtilen evraklar müvekkili şirkete ulaştırılmadan yapılan başvuru kanuna aykırı ve usulen geçersiz olduğunu, davanın yeterli başvuru yapılmadığı gözetilerek KTK md.97 gereği reddini talep ettiklerini, hasar onarım bedeli gerek ekspertiz raporu gerekse faturalarla tespit edilebilecek nitelikte olduğunu, belirsiz alacak davasının açılabilmesi, dava değerinin davanın açıldığı tarihte davacı tarafça belirlenebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkansız olduğu hallerde mümkün olacağını, işbu dava konusu miktar davacı tarafça belirlenebilir olduğundan belirsiz alacak davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, kusur oranlarının tespiti için bilirkişi raporu alınması gerektiğini, dava konusu aracın pert olup olmadığının tespit edilmesi gerektiği, müvekkili şirketin sorumluluğu, kaza tarihini itibari ile benzer hasarlardaki onarım uygulamasına göre, eşdeğer veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki parça bedelleri ile sınırlı olduğunu, araç hasarı talebine ilişkin davacının yokluklarında tanzim ettirdiği fatura, eksper raporu ve delil tespiti sonuçlarını kabul etmediklerini, fahiş hesaplamanın yer aldığı, herhangi bir amortismanın mahsup edilmediği ve iskonto uygulanmadan hesaplamanın yapıldığı fatura, eksper raporu ve delil tespiti sonuçlarının hükme esas alınmaması gerektiğini, müvekkili şirket in anlaşmalı olduğu onarım merkezinde davacının aracının zararını giderebilecekken müvekkili şirketin bu hakkını kullanamadığını, somut olayda dava konusu aracın kazadan önceki halinin değerli/orijinal/kazaya uğramadığı/değişeni olmadığına ilişkin herhangi bir delil dosyada mevcut olmadığını, aracın daha önce hasarı olup olmadığına ilişkin tramer kayıtlarının incelenmesini, ancak bilindiği üzere, aracı hasara uğrayan kişiler, hem kasko poliçelerindeki hasarsızlık indirimini bozmamak hem de tramer kayıtlarına girmemek için harici olarak bazı kayıtsız tamirhanelerde onarım yoluna gitmek yolunu seçtiklerini, somut olayda da sadece tramer kayıtlarıyla yetinilmeyip dava konusu olaydan önceki hasar sebeplerinin araştırılarak dava konusu kaza dışında meydana gelmiş kazalara ilişkin zararlarında işbu tazminatın konusu olmasına izin verilmemesi gerektiğini, Karayolları Trafik Kanunu’nun 99. maddesi ve yerleşmiş Yargıtay kararları gereğince, yeterli ve gerekli belgelerin eklenmesi sureti ile şirketlerine müracaat tarihinden öncesinde şirketlerine temerrüdü söz konusu olmadığını, Sigortacı yönünden sigorta bedelini ödeme yükümlülüğü belgelerin ibrazından itibaren 8 iş günü içinde, böyle bir başvuru olmadığı takdirde dava tarihinde muaccel hale geldiğinden bu tarihlerden öncesi için faiz sorumluluklarının bulunmadığını, davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı üzerine bırakılmasını" karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP : Davalılar ... ile ... Metal Hurd. Geri Dönüşüm San. Tic. Ltd. Şti. Tarafından davaya cevap verilmediği görülmüştür.
DELİLLER:Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.
... sigorta Aş, Eureko Sigorta A.ş. İle ... Sigorta A.Ş.'den ve ... Sigorta A.Ş 'den ilgili bilgi ve belgelerin celp edildiği görülmüştür.
Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının ... Soruşturma sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden celp edildiği görüldü.
Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'ne müzekkere yazılarak ... plakalı aracın karıştığı 19/03/2024 tarihli trafik kazasından önceki dönemlere ilişkin bu araca ait kaza, hasar kayıt ve bilgileri varsa bunları da gösteren tramer kayıtlarının, KASKO ve belgelerinin birer örneğinin, Kasko bilgileri geldikten sonra ikame araç temin edilip edilmediği, edilmiş ise kaç gün temin edildiği yönünde müzekkere yazılarak istendiği, kasko sigortası poliçe ve hasar bilgisi, ekspertiz rapor bilgisi , kaza tespit tutanağı bilgisinin gönderildiği, görülmüştür.
Yenişehir Şehit Nuri Yazanel Polis Merkezi Amirliğine müzekkere yazılarak ... olay/evrak numaralı şikayetçi ifade tutanağının gönderilmesinin istenildiği, Kocasinan İlçe Emniyet Müdürlüğü'nce cevap verildiği görülmüştür.
Tüm deliller toplandıktan sonra bilirkişi incelemesi yaptırılmış, Makine Mühendisi bilirkişi ...'ın 12/04/2025 tarihli raporunda özetle;
-Kaza olayı maddi hasarlı ve iki taraflı bir Trafik Kazası olduğu,
-Raporun 2. Maddesinde belirtilen kazadaki KÖK NEDEN; sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracını sürerken Karayolları Trafik Kanunu ve Karayolları Trafik Yönetmeliğinde ASLİ KUSURLU SAYILAN TRAFİK KURALLARINDAN ve aşağıda detaylıca bahsetmiş olduğum ilgili maddelerindeki hallerini ihlal etmiş, aracını kullanırken çevre, yol, hava ve trafik durumunu kontrol etmemiş, sürüş güzergahında ters yönde hareket etmiş, servis firmalarının araç çıkışlarının yoğun olduğu servis yoluna girerek gerekli dikkat ve özeni göstermemiş, trafiği tehlikeye sokacak şekilde sürüşüne devam etmiş, trafikte başkalarının mal ve can güvenliğini tehlikeye atacak hatalı bir sürüş şekli izlemiş, yaşı itibari ile öngörme, yetenek, tecrübe ve kabiliyetini sürüşüne yansıtamamıştır. Bu nedenle ... plakalı araç sürücüsü ...' ın meydana gelen trafik kazasında TAMAMEN SORUMLU OLDUĞU,
-Raporun 3. Maddesinde detaylıca belirtilen, ...plakalı araç sürücüsü ...' nun kaza olayında bir ihmalinin bulunmadığı ve herhangi bir trafik kuralını ihlal etmediği,
-Raporun 4. Maddesinde belirtilen söz konusu kazada araçların teknik donanımlarından kaynaklanan bir problemin tespit edilemediği, kazanın ... plakalı araç sürücüsünün şahsi dikkatsizlikleri ve trafik kural ihlalleri sonucunda ortaya çıktığı, bu nedenle ... plakalı araç sahibi ... Metal Hurd. Geri Dön. San. Ve Tic. Ltd. Şti.' nin kaza olayında bir ihmalinin bulunmadığı ve herhangi bir trafik kuralını ihlal etmediği,
-Kazanın meydana geldiği yolda trafik işaretlemesi ve yola bağlı bir problemin tespit edilmediği anlaşılmıştır. Bu nedenle Karayolundan sorumlu kurum veya kuruluşun hizmet eksikliği ve sorumluluğunun bulunmadığı,
-Kaza olayının yaşanmasında başkaca kişi ya da kişilerin etkilerinin olmadığı,
-Dava konusu aracın 09.03.2024 kaza tarihi itibari ile İkame Araç Bedelinin 6.000 TL olduğu,
-Dava konusu araç için 09.03.2024 olay tarihi itibarıyla Araç Değer Kaybının 31.250 TL olduğu,
-Dava konusu araçta kullanılan parçaların orijinal olup olmadığının tespitinin dosya içeriğinden yapılamadığı, bu tespitin yedek parçaların araç üzerinde montaj esnasındaki tespiti ile anlaşılacağı, bu nedenle dosya içeriğindeki toplam hasar tutarındaki fiyatın dikkate alındığı, aracın kaza tarihi itibari ile 14 yaşında olması nedeni ile orijinal parçanın tedariğinin zor olduğu, bu nedenle araçta eşdeğer parça kullanıldığının yüksek muhtemel yapıldığı kanaati oluştuğu ve araçta orijinal parça farkından kaynaklı zarar hesabı yapılamadığına dair kanaatini bildirir raporunu sunmuştur.
Rapordan birer suretin taraflara tebliğ edildiği, davalı vekilinin bilirkişi raporuna karşı itirazlarını sunduğu görülmüştür.
Davacı vekilinin 16/07/2025 tarihli talep arttırım dilekçesi sunduğu harcını tamamladığı, dilekçeden bir örneğin davalılara tebliğ edildiği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE:
Dava, meydana gelen trafik kazasında davacının aracında meydana gelen değer kaybının, aracı kullanamamaktan kaynaklı ikame araç bedeli zararının ve bakiye hasar farkı zararının tazmini talebine ilişkindir.
Davacı taraf dava dilekçesinde,19/03/2024 tarihinde davacıya ait ... plakalı araca davalı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın çarpması şeklinde trafik kazası meydana geldiğini, davacının aracında değer kaybı ve ikame araç bedeli zararı ve hasar farkı zararı oluştuğunu belirterek 500,00 TL değer kaybı ve 50,00 TL hak mahrumiyeti ve 100,00 TL hasar farkı talep etmiştir.
Sigorta poliçelerinin incelenmesinde, ... plakalı aracın davalı ... Sigorta A.Ş nezdinde ZMMS sigortalı olduğu, kaza tespit tutanağına göre aracın ... tarafından sevk ve idare edildiği, diğer davalı ... ... LTD. Şti. Adına kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4/1-a maddesine göre davaya bakmaya mahkememiz görevlidir.
6545 sayılı yasanın 45/3. maddesi uyarınca yargılama tek hakim tarafından yürütülmüş ve sonuçlandırılmıştır.
Mahkememizde açılan ve sonuçlanan davada dava değeri itibarı ile 7251 sayılı Kanun'la değişik 6102 Türk Ticaret Kanunu'nun 4/2. maddesi uyarınca basit yargılama usulü uygulanmıştır.
Dava şartı arabuluculuk faaaliyeti kapsamında taraflar anlaşmaya varamadıkları görülmüştür.
KTK'nun 97. maddesine ilişkin dava şartının değerlendirmesinde;
Trafik kazalarında hukuki sorumluluk ve sigorta konusu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup sözü geçen Kanun'un 85. maddesinin 1. fıkrasında bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa motorlu aracın bir teşebbüsünün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde motorlu aracın işleteninin ve bağlı bulunduğu teşebbüsün sahibinin doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı, aynı maddenin 5. fıkrasında işleten ve araç işleticisi teşebbüs sahibinin, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olduğu, 91. maddesinin 1. fıkrasında işletenlerin, bu kanunun 85. maddesinin 1. fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu öngörülmüştür. Kanunun bahsi geçen düzenlemesinden, zorunlu mali sorumluluk sigortacısının, trafik kazasına karışan aracın işleteni veya araç işleticisi teşebbüs sahibi olan sigortalısına bu kaza sebebiyle isabet eden hukuki sorumluluğu poliçe teminat limiti ile sınırlı olarak üstlendiği anlaşılmaktadır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun "Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı" başlıklı 97. maddesinde (Değişik: 14/4/2016-6704/5 md.) "Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir." Somut uyuşmazlıkta, kazaya karışan aracın davalı ... Sigorta A.Ş nezdinde sigortalı olduğu, davacının davalı sigorta şirketine 23/01/2024 başvurduğu ve burada hasar dosyasının açıldığı dolayısıyla davacının yasada öngörülen sigortacıya başvuru koşulunu yerine getirdiği sonucuna ulaşılmıştır. Aksi yöndeki itiraza itibar edilmemiş, dava şartlarının mevcut olduğu değerlendirilmiştir.
-Yetki ilk itirazının değerlendirmesinde;
6100 Sayılı HMK 'nun 6/1. maddesinde; "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişiliğin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir." hükmü yer almaktadır. Bu hüküm aksine kesin yetki kaydı olmayan tüm davalar için genel yetki kaydıdır.
Trafik kazası aynı zamanda haksız fiil teşkil eden bir eylem olduğundan 6100 sayılı HMK'nun 16. maddesinde ise; "Haksız fiilden doğan davalarda haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesidir yetkilidir" hükmü yer almaktadır.
Somut olayda olduğu üzere bir davada birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa davacılar bu mahkemelerden birinde dava açma hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacılar, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açarsa o zaman seçme hakkı davalı tarafa geçmektedir (aynı yönde Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 23/09/2013 tarih 2013/9042 Esas 2013/12620 Karar sayılı ilamı).
Dava konusu uyuşmazlıkta haksız fiile ilişkin 6100 Sayılı HMK'nun 16. maddesinde yer alan haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi kuralı dikkate alındığında; dava dilekçesine ve dosyamız içindeki diğer kayıtlara göre davacının yerleşim yeri Melikgazi, Kayseri'dir ve yine dosya içinde mevcut trafik kaza tespit tutanağına göre davaya konu trafik kazası Kayseri İli, Melikgazi İlçesi'nde gerçekleşmiştir. Buna göre yetkili mahkememiz yetkilidir. Dolayısıyla yukarıda anlatılan yasal hükümlere ve kanunda belirlenen yetki kurallarına göre; kazanın meydana geldiği yer bir başka deyişle haksız fiilin meydana geldiği yer, davacıların ikametgahı kuralına göre mahkememizin yetkili olduğu anlaşılmış ve yetki itirazı reddedilmiştir.
-Kusur ön soruna ilişkin değerlendirmede,
Mahkememiz olayla ilgili kural ihlallerinin tespiti noktasında, değer kaybı ve ikame araç konusunda rapor almıştır.
Mahkememizce uzman bilirkişiden alınan kusur - hesap raporu ve tüm dosya kapsamına göre davalı ... 'ın meydana gelen trafik kazasında Karayolları Trafik Kanunu 46/1-a, 47, 84/1-b KTKYön: 94,95,157.maddeleri uyarınca asli kusurlu sayılan trafik kurallarını ihlal etmiş olması nedeniyle %100 oranında kusurlu olduğu, davacıya ait araç sürücüsüne atfı kabil bir kusur bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Alınan 19/03/2024 tarihli rapor kaza tespit tutanağı, soruşturma dosyası içinde bulunan CD çözüm tutanağı ve tüm dosya kapsamı ile uyumlu olduğundan mahkememizce hükme de esas alınmıştır.
-İkame araç bedeline ait değerlendirmede;
Davaya konu kaza nedeniyle davacının aracında oluşan hasarın onarımı için gerekli makul sürede, davacının ikame araç temin etmek ve suretle masraf yapmak zorunda kalacağı, bu zararının da tazmininin gerektiği, davalılardan istenen araç mahrumiyet zararını yönünden talep edilen araç mahrumiyetine ilişkin zararın belirlenmesinde hasara uğrayan aracın markası, özellikleri ve model yılı ile aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği dikkate alınarak objektif olarak hasara uğrayan aracın onarımı için gerekli süre ve emsal aracın ikamesinin kullanımı için ödenecek ücret ile bu aracın kullanılamadığı süre içerisinde elde edilen yararlar dikkate alınarak sözkonusu zararın kapsamı belirlenmesi gerekmektedir.
Alınan rapora göre davacının aracının 10 günde tamir edilebileceği, davacıya ait araca emsal bir aracın günlük kiralama bedelinin 6000,00-TL olduğu, 10 gün X 600,00-TL = 6.000,00-TL ikame araç bedeli hesaplanmış mevcut hesaplamalar dosya kapsamına uygun bulunmakla mahkememizce hükme esas alınmıştır.
-Değer kaybına dair değerlendirmede;
Yargıtay Yerleşik uygulamalarına uygun olarak, değer kaybının kazalı aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı (aracın km'si, metal komponentlerin yoğunluğu, korozyon dozajı ve önceye ait hasarlar nedeni ile orjinalliğin yitirilip yitirilmediği), aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği (orijinal olup olmadığı), tramer kayıtlarına göre araçta meydana gelen hasarlar irdelenerek, emsal satışlar da araştırılmak suretiyle, aracın olay tarihindeki 2. el rayiç değeri ile kazadan sonra onarılmış haldeki 2. el rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybının bilirkişiler tarafından hesaplanması gerekir.
Dosya kapsamında alınan rapor Yargıtay uygulamalarına uygun olup meydana gelen kaza sebebiyle davacının aracının 31.250,00-TL değer kaybına uğradığı olduğu anlaşılmaktadır.
- Hasar farkı zararına dair değerlendirmede;
Dava konusu aracın markası, modeli ve kaza tarihi itibariyle 14 yaşında olması nedeniyle orjinal parça tedarikinin zor olduğu davacının aracında orjinal parça farkından kaynaklı zarar hesabı yapılamayacağı belirtilmiş olup yapılan değerlendirmenin dosya kapsamına uygun olduğu, davacının hasar farkı zararının bulunmadığı anlaşılmıştır.
-Sigorta şirketinin sorumluluğuna dair değerlendirmede;
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumlluluk Sigortası Genel Şartlarının, "Sigortanın Kapsamı" başlıklı A.1 maddesinde "sigortacının poliçede tamınlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı KTK ya göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği... " öngörülmüştür.
Zorunlu Mali Sorumluluk sigortacısı, karşı araçta meydana gelen gerçek zararı limit dahilinde teminat altına almıştır. Dava konusu trafik kazası sonrasında davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybı da gerçek zarar kalemleri arasında bulunmaktadır. (Yargıtay 17. HD'nin 28/10/2013 tarih ve 2013/9624 Esas, 2013/14505 Karar).
Kaldı ki 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren yeni Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın A.5/a maddesine göre değer kaybı maddi zararlar teminatı içerisinde yer almaktadır. Somut olayda davalı sigorta şirketi değer kaybından sorumludur.
Ancak Sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe teminat limiti ile sınırlı olacaktır. Somut olayda kaza tarihi itibariyle davalı sigorta şirketinin ZMMS sorumluluk limiti 200.000,00-TL olup tespit edilen değer kaybı tutarı teminat limiti kapsamındadır.
- Temerrüt ve Faize ait değerlendirmede;
2918 Sayılı Kanun'un 99. maddesinde, sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel sartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluslarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar.
Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortacısı 2918 Sayılı KTK'nun 98/1, 99/1, ZMMS Genel Şartlarının B.2-c maddesi uyarınca hak sahibine kaza ve zarara ilişkin tespit tutanağının ve bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya başvurmasından itibaren 8 iş günü sonunda tazminat miktarını ödememesi halinde, bu tarihte, böyle bir başvurunun yapılmaması halinde ise dava tarihinde temerrüde düşeceğinden, temerrüt faizine bu tarihten itibaren hükmedilmesi gerekir.
Sigortacının kısmi ödeme yapması halinde ise, söz konusu ödeme tarihi temerrüt tarihi olarak esas alınacaktır.
Anılan açıklamalar uyarınca davacının başvurusunun iletilme tarihi ve evrakların bulunup bulunmadığının tam olarak tespit edilememesi nedeniyle davalı sigorta şirketi yönünden arabuluculuk başvuru tarihinden itibaren faize hükmedilmiştir.
Davalı sürücü ve işleten yönünden 6098 sayılı TBKnun 117/2 maddesinde göre haksız fiilin işlendiği tarihte temerrüde düşeceğinden olay tarihi itibariyle faize hükmedilmesi gerekir. Bu nedenle hükmedilen ikame araç bedeli tazminatına haksız fiilin işlendiği2 19/03/2024 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekmiştir.
Davacı taraf dava dilekçesinde ve bedel artırım dilekçesinde yasal faiz talep etmiş olmakla tazminata yasal faiz uygulanmıştır.
Yargılama sonunda tüm dosya kapsamına göre;
Yargılama sonunda toplanan tüm delillere ve benimsenen ve hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre yukarıda yapılan açıklamalar uyarıncaDavanın kısmen kabulü ile; 31.250 TL değer kaybı bedelinin davalı sigorta şirketi yönünden arabuluculuk başvuru tarihi olan01/07/2024Tarihinden diğer davalılar ... ile ...... Ltd. Şti.' yönünden ise kaza tarihi olan 19/03/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine 6000,00 TL ikame araç bedelinin davalılar ... ile ...... Ltd. Şti.'den kaza tarihi olan 19/03/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine Hasar farkı tazminatı talebi yönünden davanın reddine karar verilmesi görüş ve kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
-Arabuluculuk ücretine ilişkin değerlendirmede;
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na 7155 sayılı Kanun'un 20 nci maddesi ile 06.12.20218 tarihinde eklenen 5/A maddesi ile; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesi ile konusu bir miktar paranın ödenmesine ilişkin olan alacak ve tazminat taleplerine ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava şartı olarak getirilmiştir.
Ancak TTK'nın 5/A maddesi ile konusu para alacağına ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava ön şartı olarak düzenlenmişken 26.04.2016 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6704 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesinde yapılan değişiklik ile;" zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta Kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurulabilir." ifadesi ile zorunlu mali sorumluluk sigortasına karşı açılacak davalarda dava açmadan önce sigortacıya yazılı başvuru yapılması ve bu süre içinde hiç cevap verilmemesi veya verilen cevabın zarar görenin talebini karşılamaması halinde yani zarar gören ile sigortacı arasında uyuşmazlık çıkmasından sonra dava açılabileceği düzenlenmiştir.
Bu düzenleme ile sigortacıya başvuru bir dava şartı olarak getirilmiştir. Bir başka deyişle Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesi ile trafik kazası sonucu zarar gören kişilerin sigortacıya karşı dava açabilmesi için aralarında bir uyuşmazlık çıkması gerektiği şartı düzenlenmiştir. Buna göre zarar gören öncelikle tazminat taleplerini sigortacıya iletecek ve böylece uyuşmazlığı kendi aralarında çözmeye çalışacaklardır. Bu haliyle zarar görenin dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartı alternatif uyuşmazlık çözüm yolu olarak önümüze çıkmaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasında "Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz." ifadesi ile dava şartı olarak arabuluculuğun sınırları özel kanunlarda tahkim ve başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvurunun zorunlu olması ile çizilmiştir.
Bir başka deyişle tahkimin veya başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarının zorunlu kılındığı durumlarda arabuluculuğa başvuru dava şartı olarak uygulanmayacaktır.
Yukarıda açıklandığı üzere, trafik kazası sonucu davacının tazminat taleplerini öncelikle sigortacıya ilettiği, bu haliyle dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartının yerine getirildiği, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasına göre artık zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanamayacağı bu itibarla yargılama gideri olarak arabuluculuk masraflarının davalıya yükletilemeyeceği gözetilerek arabuluculuk masrafları davacı üzerinde bırakılmıştır. (Bkz. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/2615 Esas, 2024/7426 Karar sayılı ilamı)
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-Davanın kısmen kabulü ile;
2-31.250 TL değer kaybı bedelinin davalı sigorta şirketi yönünden arabuluculuk başvuru tarihi olan01/07/2024Tarihinden diğer davalılar ... ile ...... Ltd. Şti.' yönünden ise kaza tarihi olan 19/03/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine
3-6000,00 TL ikame araç bedelinin davalılar ... ile ...... Ltd. Şti.'den kaza tarihi olan 19/03/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine
4-Hasar farkı tazminatı talebi yönünden davanın reddine,
5-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; alınması gereken 2.544,55-TL harçtan davacı tarafından peşin yatırılan 427,60-TL peşin harç ve 626,75-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.054,35-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.490,20-TL harcın davalılardan (davalı ... Sigorta A.Ş'nin 1.250,16-TL'lik kısmı ile sınırlı sorumlu olması kaydı ile) müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.800,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA,
7-Davacı tarafından yatırılan 427,60-TL peşin harç ve 626,75-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.054,25-TL harcın davalılardan (davalı ... Sigorta A.Ş'nin 884,43-TL'lik kısmı ile sınırlı sorumlu olması kaydı ile) müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine,
8-Davacı tarafından yapılan; bilirkişi, posta, müzekkere, tebligat, elektronik tebligat, kep reddiyat gideri ve başvurma harcı olmak üzere toplam 6.832,60-TL yargılama giderinin davanın kabul/ret oranına göre hesap edilen 6.814,31-TL'sinin davalılardan (davalı ... Sigorta A.Ş'nin 5.716,52-TL'lik kısmı ile sınırlı sorumlu olması kaydı ile) müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, bakiye kalan 18,29-TL'nin ise davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
9-Davalı taraflarca yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
10-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 maddesi uyarınca kabul edilen kısım üzerinden 37.250,00-TL vekalet ücretinin davalılardan (davalı ... Sigorta A.Ş'nin 31.250,00-TL'lik kısmı ile sınırlı sorumlu olması kaydı ile) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,
11-Davalı ... Sigorta A.Ş'nin kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 maddesi uyarınca red edilen kısım üzerinden 100,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak işbu davalıya ödenmesine,
12-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
13-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dosyanın tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra İstinafa gönderilmesine veya arşive kaldırılmasına,
Dair, davacı vekili ve davalı ...'ın yüzüne karşı, diğer davalı tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMK'nın 341/1. maddesi uyarınca 2 haftalık yasal süre içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 04/12/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır