T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: ... Esas - ...
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİKARAR
ESAS NO: ...
KARAR NO:...
HAKİM: ...
KATİP:...
DAVACI : ...
VEKİLİ: Av. ...
Av. ...
DAVALI : ...
VEKİLİ: Av....
Av. ...
DAVA: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:...
KARAR TARİHİ: ...
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :...
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... Ltd. Şti ...'nin teknoloji ağırlıklı hizmet üretmek üzere kurulmuş bir şirket olduğunu, aynı iş kolunda faaliyet gösteren davalı ... Güneş Enerji Sistemleri San. Ve Tic. Ltd. Şti yöneticileri ile aynı sektör şirketleri olmak dolayısıyla tanıştıklarını, aralarında oluşan dostluğa bağlı olarak davalı şirketin ekonomik darlığını atlatma konusunda müvekkili şirket tarafından davalıya 16.02.2023 tarihinde 600.000,00-TL emanet para verildiğini ancak davalının söz konusu parayı iade etmediğini, bunun üzerine Kayseri 8. Noterliği 12.09.2024 tarih ve ... sayılı ihtarname ile tebliğden itibaren 7 gün içinde paranın bu günkü değeri ile ödenmesini talep ettiğini, ancak bu talebinde yerine getirilmediğini beyanla paranın verilme tarihi 16.02.2023'ten itibaren en yüksek ticari faiz uygulayan banka faiz oranı ile hesaplanacak faizi ile birlikte tahsilini, vekalet ücreti ile yargılama masraflarının davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının gönderdiği paranın emanet olmadığını, somut olayda davacı tarafın işbu dava konusu 600.000-TL'nin emanet klozu ile gönderildiği iddiası maddi gerçekle örtüşmediğini, davacı tarafın sunmuş olduğu Ziraat Bankası Dekontunda açıklama olarak sadece ''E.'' yazıldığını, EFT dekontunda yeterli açıklama bulunmaması ve açıklama olarak sadece ''E.'' yazılması işbu dava konusu paranın müvekkile borç veya emanet olarak gönderildiğini kanıtlayacak nitelikte olmadığını, davacı taraf dava dilekçesinde sunduğu salt EFT Dekontu dava konusu paranın emanet olarak verildiğini ispat etmediğini, davacı taraf dava konusu paranın emanet olarak gönderildiğini kanıtlayacak nitelikte yazılı ve itibar edilebilir hiçbir delili dosyaya sunmadığını, davacı tarafın işbu dava konusu paranın emanet olarak gönderildiğini yazılı delillerle ispatlaması gerektiğini beyanla davanın reddine, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.
... Bankası A.Ş Düvenönü Şubesi'ne müzekkere yazılarak dava konusu dekont ile davalıya gönderilen 600.000,00-TL'lik ödemeye ilişkin banka dekont örneği ile banka kayıtlarının mahkememize gönderilmesi istenilmiş, gelen yazı cevabıyla 600.000,00-TL havaleye ilişkin dekont ve hesap ekstresinin gönderildiği görülmüştür.
Davacı vekili 22/12/2024 tarihli dilekçe ile Kayseri 8. Noterliği'nin 12/09/2024 tarihli ve ... yevmiye nolu ihtarnameye ilişkin tebliğ mazbatasını dosyaya sunmuştur.
Tüm deliller toplandıktan sonra bilirkişi incelemesi yaptırılmış, muhasebeci -mali müşavir bilirkişi ...18/08/2025 tarihli raporunda özetle;
-Davacının 2023-2024 yılına ait yevmiye-kebir-envanter defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde olduğu (beratlarının olduğu), içerdiği kayıtların birbirini doğruladığı, defterlerin bu haliyle HMK 222/2 ye uygun olduğunun tespit edildiği,
-Davalının 2023-2024 yılına ait yevmiye-kebir-envanter defterlerinin açılış tasdiklerinin süresinde olduğu, kapanış tasdikine tabi yevmiye defterlerinin kapanış tasdiklerine rastlanmadığı, defterlerin içerdiği kayıtların birbirini doğruladığı, defterlerin bu haliyle tasdik bakımından HMK 222/2 ye uygun olmadığının tespit edildiği,
-Banka cevabi yazısı, davacı ve davalı defter kayıtlarının birbirleri ile uyumlu olduğu ve bu uyuma göre davacının davalıya 16.02.2023 tarihinde 600.000,00-TL ödeme yaptığı tespit edildiği, davacı ve davalı kayıtlarına göre söz konusu ödemenin sipariş avansı mahiyetinde olduğu ve karşılığında mal teslimi olmadığının tespit edildiği, bu tespitler doğrultusunda davacının davalıdan dava tarihi itibari ile 600.000,00-TL asıl alacaklı olduğunun hesap ve tespit edildiği,
-Davacının faiz talebinin bankaların uyguladığı en yüksek ticari faiz olsa da TCMB nın veri setinde böyle bir faiz oranı olmayıp mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı olduğu için bu oran ile yapılan hesaplamaya göre; davacının ödeme tarihinden dava tarihine kadar işlemiş faiz tutarı alacağının 573.613,33-TL olacağı yönünde tespit ve kanaatini bildirmiştir. rapordan birer suret taraflara tebliğ edildiği rapora karşı davalı vekilinin 01/09/2025 tarihli beyan ve itiraz dilekçesi sunduğu, davacı vekilinin ise 05/09/2025 tarihli dilekçe ile davalı tarafın bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesine yönelik beyan sunduğu görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE:
Dava, emanet verilen alacağın tahsili istemine ilişkindir.
6545 sayılı yasa uyarınca yargılama mahkememiz heyetince yürütülmüş ve sonuçlandırılmıştır.
Mahkememiz eldeki davaya bakmaya görevli ve yetkilidir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacının davalıya emanet olarak gönderdiği bedelden dolayı alacaklı olup olmadığı hususlarıdır.
Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 392. maddesi gereğince; ödüncün geri verilmesi konusunda belirli bir ödeme günü, ihbar süresi belirlenmemiş veya istenildiği zaman muaccel olacağı kararlaştırılmamış ise ödünce konu paranın ilk istemden başlayarak altı hafta içinde geri verilmesi gerekir. Yani, madde metninde yazılı hususlar söz konusu değilse ödünç alan, ilk istemden başlayarak altı hafta geçmedikçe ödüncü geri vermekle yükümlü değildir. Yine madde gerekçesinde bu husus; "...818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 312 nci maddesinde kullanılan “altı hafta içinde geri verilmek lâzımdır.” şeklindeki ibare, geri verme borcunun ödünç verenin ilk isteminden başlayarak altı hafta sonra muaccel olacağı göz önünde tutularak, Tasarıda “altı hafta geçmedikçe, ödüncü geri vermekle yükümlü değildir.” şeklinde düzeltilmiştir..." şeklinde açıklanmıştır. Ayrıca Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 26/02/1975 tarihli ve 1973/409 Esas, 1975/242 Karar sayılı ilamında da; "...Borçlar Kanunu'nun 312 nci maddesi ilk talepten itibaren 6 hafta içerisinde borcun geri verilmesi gerekeceğini kabul ettiğinden zamanaşımının başlangıç tarihinin borcun verildiği tarihe, 6 hafta eklenerek tespiti gerekir..." şeklinde açıklanmıştır. Bu durumda ödüncün geri verilmesi konusunda belirli bir ödeme günü, ihbar süresi belirlenmemiş veya istenildiği zaman muaccel olacağı kararlaştırılmamış ise ilk istemden başlayarak 6 hafta sonra alacak muaccel olmaktadır.
Dava dosyasının incelenmesinde; davacının davalının banka hesabından emanet(borç) olarak gönderdiği ileri sürülen 600.000,00TL tutarındaki paraların iadesini ilk Kayseri 8. Noterliği'nin 12/09/2024 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile istediği, ihtarnamede 600.000,00-TL'nin en geç 7 gün içinde ödenmesinin ihtar edildiği, söz konusu ihtarnamenin davalıya 16/09/2024 tarihinde tebliğ edildiği, davacının ihtarnamenin tebliğden itibaren 7 gün içinde ödeme yapılmadığından 19/11/2024 tarihinde davalı hakkında alacak davası açıldığı görülmektedir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 26/02/1975 tarihli ve 1973/409 Esas, 1975/242 Karar sayılı emsal kararlarında belirtildiği üzere 6098 sayılı Kanun'un 392. maddesinde yer alan ''Ödünç alan, ilk istemden başlayarak altı hafta geçmedikçe ödüncü geri vermekle yükümlü değildir.'' ibaresinden, alacaklının ödünç verdiği şey için dava açması ya da takip başlatması için ilk istemden başlayarak altı hafta beklemesi gerektiği, alacağın bu süre sonunda muaccel olacağı, muaccel olmayan bir alacak için dava ve takip başlatılmasının mümkün olmadığı, muaccel olmayan bir alacak için açılan davada 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114. maddesinin 1. fıkrasının (h) bendi kapsamında hukuki yararın bulunmadığı ve kanunda yer alan bu ibarenin dava şartına ilişkin olduğu anlaşılmaktadır (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 25.03.2024 tarihli, 2024/248 Esas ve 2024/1217 Karar sayılı emsal ilamı).
Tüm dosya kapsamına göre; 6098 sayılı Kanun'un 392. maddesinde yer alan ''Ödünç alan, ilk istemden başlayarak altı hafta geçmedikçe ödüncü geri vermekle yükümlü değildir.'' ibaresinden, alacaklının ödünç verdiği şey için dava açması ya da takip başlatması için ilk istemden başlayarak altı hafta beklemesi gerektiği, alacağın bu süre sonunda muaccel olacağı, muaccel olmayan bir alacak için dava ve takip başlatılmasının mümkün olmadığı, eldeki davada dava tarihi itibarı ile alacağın muaccel olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-Davanın KABULÜ ile;
600.000,00 TL'ye 20/09/2024 tarihinden itibaren avans faiz uygulanarak davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2- 492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması alınması gerekli 40.986,50-TL karar ve ilam harcından davacı tarafça peşin yatırılan 10.246,50-TL 'nin mahsubu ile eksik 30.739,50-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama giderinin) davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan 427,60-TL başvurma harcı, 10.246,50-TL peşin harç, 227,50-TL posta ücreti ve 4.500,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 15.401,60-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5- Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadğıına,
6-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap edilen 94.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
7-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde yatıran ilgili tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
8-Kararın mahiyeti gereği davalı lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
9-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dava dosyasının tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra istinaf incelemesine gönderilmesine veya mahkememiz arşivine kaldırılmasına,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/09/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır