T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: *** Esas - ***
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ***
KARAR NO : ***
HAKİM : ***
KATİP : ***
DAVACILAR : 1- ***
2- ***
VEKİLİ : Av.
DAVALI : ***
VEKİLİ : Av.
DAVA : Sigorta (Ferdi Kaza Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : ***
KARAR TARİHİ : ***
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : ***
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Ferdi Kaza Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... tarihinde müvekkillerin oğlu ... Çorum ili Merkez ilçesi Kuşadası köyü civarında seyir halinde iken tek taraflı olarak trafik kazası yaptığını, olay yerinden yaralı olarak Çorum Hitit Üniversitesi Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırılan ... aynı gün içerisinde vefat ettiğini, maktül ... kaza meydana geldiği sırada ... İnşaat Turizm Konfeksiyon Gıda Sanayi ve Ticaret limited Şirketinde tır şoförü olarak çalıştığını, maktulün kaza esnasında kullanmış olduğu ve kazaya karışan araç 38 ... plakalı tır davalı ... Sigorta A.Ş. Sigortalısı ... İnşaat Turizm Konfeksiyon Gıda Sanayi ve Ticaret limited Şirketine ait olduğunu, ... İnşaat Turizm Konfeksiyon Gıda Sanayi ve Ticaret limited Şirketi ve davalı sigorta şirketi arasında kazaya karışan 38 ... plakalı araca ilişkin olarak 04/04/2023 başlangıç ve 04/04/2024 bitiş tarihli ... nolu genişletilmiş kasko poliçesi akdedildiğini, mahkemenize de sunacağımız kasko poliçesinde davalı sigorta şirketi tarafından güvence altına alınan teminatlar kapsamında ferdi kaza koltuk sigortasının vefat hali de bulunduğunu, kaza ve neticesinde vefat durumu meydana geldikten sonra tarafımızca davalı Sigorta Şirketine başvurulduğunu, davalı şirketten ... numaralı poliçe kapsamındaki ferdi kaza teminatının müvekkillerine faizi ile birlikte 15 gün içerisinde ödemeleri talep edildiğini, ilgili talep davalı sigorta şirketine iletildiğini ve sigorta şirketi ... numaralı hasar dosyası açtığını, ancak davalı sigorta şirketi talebimize herhangi bir dönüş sağlamadığını, zorunlu arabuluculuk süreci tarafımızca başlatılmış ve ... numaralı arabuluculuk dosyası kapsamında görüşmeler yapıldığını, fakat davalı sigorta şirketi ile anlaşma sağlanamadığını, taraflar arasında akdedilen sigorta poliçesinde yer alan düzenleme hem Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartlarının ilgili hükümleri hem de Yargıtay'ın yerleşmiş bulunan içtihatları gereğince sigorta poliçesinde belirlenen sigorta bedeli müvekkillere ödenmesi gerektiğini, müvekkilleri ... ve ... maktul ...'ın anne ve babası olup kanuni hak sahipleridir. Ferdi Kaza sigortası Genel Şartlarında da düzenlendiği üzere sigortacı teminatı kapsamında kalan riziko gerçekleştiği takdirde poliçede gösterilen sigorta bedelini ödemek zorundadır. Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartlarında yer alan riziko dışı haller de somut olayda bulunmamaktadır. Bu sebeplerle maktulün kanuni hak sahipleri olan müvekkillere sigorta poliçesinde düzenlenen sigorta bedeli temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte ödenmesi gerektiğini, davanın kabulü ile Davalı Sigorta şirketinin ... nolu genişletilmiş kasko poliçesi kapsamında vefat durumu için güvence altına alınan ferdi kaza teminatına ilişkin sigorta bedelinin davalıdan şimdilik 100 TL ( fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla) olarak temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;poliçe ferdi kaza koltuk poliçesi olması sebebiyle söz konusu mahkeme görevsiz olup tüketici mahkemesinin görevli olduğunu, müvekkili şirketin yerleşim yeri istanbul üsküdar olup can ve meblağ poliçesinde kesin yetki söz konusu dosya yetkisiz mahkemede açılmış başvurunun reddi gerektiğini, yetkili ve görevli mahkeme İstanbul Anadolu nöbetçi tüketici mahkemeleri görevli olduğunu, müvekkili şirkete başvuru zorunluluğu yerine getirilmemiş olup davanın usulden reddi gerektiğini, başvuru zorunluluğuna ilişkin davacı tarafından bilgi belge sunulmadığını, müvekkili şirketin temerrüde düşmediğini, karşı taraf başvuru şartını yerine getirmediğini, bu nedenle muaccel bir alacak olmadığını, bu yüzden de bir an için, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacının alacağına faiz yürütüleceği düşünülse bile faizin de ancak aleyhlerine yapılan başvuru tarihinden itibaren yürütülmesi gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun teminat limiti ile sınırlı olduğunu, kaza tarihi itibariyle geçerli olan poliçe şahıs başına teminat limiti ile sınırlı olduğunu, ancak öncelikle yapılacak inceleme ile davacının gerçek zararının tespit edilmesi gerektiğini, müvekkili şirket tarafından sigortalı aracın kusur durumu tespit edilmesi gerektiğini, dosyanın İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine gönderilmesini talep ettiklerini, müteveffanın emniyet kemerinin takılı olmaması sebebiyle müterafik kusur indirimi %20 den az olmamak şartıyla uygulanması gerektiğini, sürücünün alkol durumu-yeterli ehliyetinin varlığı-hatır için taşınıp taşınmadığı araştırılmalı varlıkları halinde indirim yapılması gerektiğini, teminat dışı hallerinin ayrıca araştırılarak varlığı halinde haksız davanın reddine, ticari / temerrüt/ avans faizi talep edilemeyeceğini, müvekkili şirket, tacir niteliği taşımadığı gibi ticari işletme olmadığını, ayrıca başvuru konusu araç ticari bir araç olmadığı gibi Zarar da, ticari bir işten değil haksız fiilden kaynaklandığını, bu nedenle, Karşı tarafın Ticari / Temerrüt / Avans Faizi talep etmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, aleyhe karar verilmesi halinde kusur incelemesi için dosyanın İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine gönderilmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ile karşı vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.
Çorum CBS ... Soruşturma sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden mahkememize gönderildiği görülmüştür.
... Sigorta A.ş'ye yazılan müzekkereye cevap verildiği görülmüştür.
Davacı vekilinin bedel arttırım dilekçesi sunduğu, davalı tarafa usulüne uygun tebliğ edildiği görülmüştür.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:
Davacı taraf davacının dava dilekçesi ile ... günü oğlu ...'ın 38 ... plakalı tırın tek taraflı olarak trafik kazası sonucu vefat ettiğini, kaza karışan aracın kasko sigortası kapsamında ferdi kaza koltuk sigortası bulunduğunu, sigorta şirketinin ödeme yapmadığını belirterek alacak talebinde bulunmuştur.
Zorunlu başvuruya ait dava şartına ilişkin itirazın davacının dosya içerisinde başvurusu bulunduğı görülmekle bu itirazın, görev ilişkin itirazın tüketici mahkemesinin görevine girmediği sigorta hukukundan kaynaklanan mutlak ticari dava olduğundan bu itirazın ve yetkiye ilişkin itirazın HMK'nun 16. Maddesi uyarınca davacıların ikametgahında dava açabileceğinden reddine karar vermiştir.
Çorum Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Soruşturma numaralı, ... Karar numaralı kovuşturmaya yer olmadığı kararında; ... günü davacıların oğlu ...'ın tır şoförü olarak görev yaptığı, olay tarihinde ... İnşaat Turizm Konfeksiyon Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne ait 38 ... plakalı tır ile birlikte Çorum ili Merkez ilçesi Kuşsaray Köyü Elvançelebi yol ayrımına geldiği sırada yolun sol tarafına bariyerleri aşarak yan yattığı ve tek taraflı trafik kazası geçirdiği, ...'ın yaralı olarak kaldırıldığı Çorum Hitit Üniversitesi Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesinde aynı gün vefat ettiği, ... plaka sayılı araç sürücüsü ... 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunun madde 52/1-a Sürücüler, kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken,dönemeçli yollarda ilerlerken ... hızlarını azaltmak zorundadırlar.) kuralını ihlal etliği hususunun belirtildiği, ...'dan alınan örneklerin inceleme yapılmak üzere Ankara Adli Tıp Kurumu Grup Başkanlığı'na gönderildiği, Ankara Adli Tıp Kurumu Grup Başkanlığı'nın raporlarına istinaden Çorum Adli TIp Kurumu'nun 08/11/2023 tarihli raporunda ...'dan alınan örnekler üzerinde yapılan tetkiklerde alkol (etanol-metanol), uyuşturu-uyarıcı maddelerin tespit edilmediği, tıbbi müdahaleler esnasında kullanıldığı kanaatine varılan ilaç etkin maddeleri ile soğuk aldığı semptomlarında kullanıldığı bilenen ilaç etkin maddesinin saptandığı, müteveffa ...'ın yapılan ölü muayene işlemi neticesine kesin ölüm sebebinin genel beden travmasına bağlı büyük kemik kırıkları ile izlenen iç organ hasarı olduğunun tespit edildiğinden bahisle kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği görülmüştür.
Nüfus kaydının incelenmesinde, davacıların muris ... anne babası olduğu, murisin bekar ve çocuksuz olduğu görülmüştür.
Kaza tarihi olan ... günü 38 ... plakalı tırın davalı bünyesinde ''Geniletilmiş Kasko Poliçesi'' sigortalandığı ve ferdi kaza koltuk sigortası limitinin vefat halinde 10.000,00 TL olduğu görülmüştür. Yine poliçenin Ferdi Kaza Teminatı başlıklı maddesinde ''Bu teminat, araç gerek hareket halinde, gerekse park halinde iken, aracın bakımı yapılırken veya araca inilip binilirken meydana gelecek bir kaza sonucunda poliçede detayları belirtilen araçta seyahat eden ve poliçede adedi belirtilen sürücü, yardımcıları ve yolcularını ölüm ve sürekli sakatlık hallerine karşı poliçede belirtilen sigorta bedeline kadar ilişik Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartları dahilinde teminata dahil edilmiştir. Koltuk Ferdi Kaza Sigortalarında küçüklerin ve 65 yaşından büyüklerin ölümü halinde ödenecek tazminat cenaze masrafları kadardır. Ferdi kaza sigortası genel şartlarının madde 6/f fıkrası teminat haricidir.''
Sigorta sözleşmesi; davaya konu olay ve poliçe tanzim tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın 1401/1 inci maddesinde; “Sigorta sözleşmesi, sigortacının bir prim karşılığında, kişinin para ile ölçülebilir bir menfaatini zarara uğratan tehlikenin, rizikonun, meydana gelmesi hâlinde bunu tazmin etmeyi ya da bir veya birkaç kişinin hayat süreleri sebebiyle ya da hayatlarında gerçekleşen bazı olaylar dolayısıyla bir para ödemeyi veya diğer edimlerde bulunmayı yükümlendiği sözleşmedir” şeklinde tanımlanmıştır. Bu tanım çerçevesinde, sigorta sözleşmesinin tam iki tarafa borç yükleyen bir sözleşme olduğu, sigortacının asli ediminin rizikoyu taşıma (himaye sağlama) borcu iken sigorta ettirenin asli edimini ise prim ödeme borcu oluşturduğu sonucuna ulaşılmaktadır.
Sigorta sözleşmelerinin kuruluşuna ve şekline ilişkin 6102 sayılı TTK’da herhangi bir düzenleme yer almamaktadır. Buna göre, diğer borçlar hukuku sözleşmelerinde olduğu gibi, sigorta sözleşmeleri de iki tarafın karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanları ile meydana gelir; ayrıca kanunda aksi öngörülmediği için hiçbir şekle de tabi değildir.
Sigorta sözleşmesinin kurulmasına ilişkin Kanunda herhangi bir şekil şartının öngörülmemesi, öneri ve kabulün de herhangi bir şekle tâbi olmayacağı anlamına gelmektedir. Sigorta sözleşmesi sigorta ettirenin yaptığı önerinin sigortacı tarafından (örneğin sigorta poliçesinin sigorta ettirene ulaştırılması yoluyla örtülü olarak) kabul edilmesiyle veya sigortacının (örneğin sigorta poliçesinin taslağının sigorta ettirene ulaştırılmasıyla) yaptığı önerinin sigorta ettiren tarafından (mesela ilk primin ödenmesiyle örtülü olarak) kabul edilmesiyle kurulmuş olabilir (Samim Ünan: Türk Ticaret Kanunu Şerhi C. I, İstanbul, 2016, s. 61).
Menfaat ilişkisi sigorta sözleşmesinin objektif esaslı noktasıdır. Dolayısıyla esaslı noktası olmayan sözleşme yok hükmünde olacağından, bir menfaat olmaksızın yapılan sigorta sözleşmesi geçersiz olacağı gibi sonradan menfaatin ortadan kalkması hâlinde de geçersiz olacaktır (6102 sayılı TTK md. 1408/1). Her sigorta sözleşmesi sigorta genel şartlarına uygun olarak hangi menfaat ya da menfaatlerin sigortalandığının tespit edilmesine imkân verecek bir tarzda düzenlenmelidir.
Sigorta poliçesi, sigortacının, sigorta sözleşmesinin kurulmasından sonra Kanunda öngörülen süre içerisinde düzenlemekle yükümlü olduğu; sözleşmenin yapıldığını ispat eden bir belgedir. Sigorta sözleşmelerinde sigortacının sigorta poliçesi düzenleme ve teslim etme yükümlülüğü asli yükümlülük olmayıp yan yükümlülüktür. Bu itibarla sigorta poliçesinin düzenlemesinin ve tesliminin sözleşmenin kurulması veya geçerliliği üzerinde bir etkisi bulunmamaktadır. 6102 sayılı TTK'nın 1424 üncü maddesi; "Sigortacı; sigorta sözleşmesi kendisi veya acentesi tarafından yapılmışsa, sözleşmenin yapılmasından itibaren yirmidört saat, diğer hâllerde onbeş gün içinde, yetkililerce imzalanmış bir poliçeyi sigorta ettirene vermekle yükümlüdür. Sigortacı poliçenin geç verilmesinden doğan zarardan sorumludur” hükmünü haizdir. Bu hüküm çerçevesinde, sigorta poliçesi düzenleme ve teslim yükümlülüğü sigortacıya aittir. Bununla birlikte sigorta sözleşmesi akdetme ve poliçe düzenleme ile prim tahsil etme yetkisi kural olarak sigorta şirketlerine ait olmakla birlikte, bu yetki acentelik vekâletnamesinde belirtilmek kaydıyla, sigorta acentelerine devredilebilmektedir. Nitekim, aynı hususlara Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 11.11.2020 tarihli ve 2017/11-1301 Esas, 2020/878 Karar sayılı kararında da değinilmiştir.
Eldeki dava, ferdi kaza sigortası sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olduğundan gelinen aşamada ferdi kaza sigortalarına da kısaca değinmek faydalı olacaktır.
Ferdi kaza sigortaları 6102 sayılı TTK'da düzenlenen can sigortalarının bir bölümünü oluşturan kaza sigortaları içinde sayılmaktadır ve belirli bir kişinin kaza rizikosuna karşı sigorta himayesi altına alınmasına hizmet eden sigorta sözleşmesi türüdür.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1507 nci maddesinde; "Kaza sigortası, belli bir prim karşılığında, sigortalının uğrayacağı kaza sonucu ölüm, geçici veya sürekli engellilik ya da işgöremezlik hâlleri için sigorta teminatı sağlar. Ölüm, ani olarak veya kaza tarihinden itibaren en çok bir yıl içinde gerçekleşmiş ise sigorta bedeli sigorta ettirene yahut onun tarafından belirlenmiş kişiye; geçici ve sürekli engellilik veya işgöremezlik hâllerinde ise sigortalıya ödenir" hükmü düzenlenmiştir.
Anılan hükümden de yola çıkılarak kapsamlı bir tanım yapılacak olursa kaza sigortası sözleşmesi; sigorta ettirenin prim ödemesi karşılığında, sigortacının riziko şahsının kaza sonucunda ölümüne yahut sağlığında meydana gelecek zedelenmeler ile bunların doğurabileceği tedavi giderlerine karşı sigorta himayesi sağladığı sigorta sözleşmesi türüdür. Riziko şahsı ise "rizikonun üzerinde gerçekleştiği kişi" olarak tanımlanır ve sigorta ettirenden farklı bir kişidir (Evrim Akgün, Ferdi Kaza Sigortası Sözleşmesi, İstanbul, 2017, s. 12).
Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartlarının "A) Vefat Teminatı" başlıklı maddesinde, "İşbu poliçe ile temin edilen bir kaza, sigortalının derhal veya kaza tarihinden itibaren bir sene zarfında vefatına sebebiyet verdiği takdirde, sigorta bedeli poliçede gösterilen menfaattarlara, yoksa kanuni hak sahiplerine ödenir." hükmü düzenlenmiştir.
Ferdi Kaza Sigortasında yolcu veya görevli ölmüşse, sigorta bedelinin tamamı, herhangi bir indirim söz konusu olmaksızın eksiksiz hak sahiplerine (mirasçılara) miras payları oranında ödenir. Bir hesaplama (destek tazminatı hesabı) yapılmaz ve mirasçı olmayan destekten yoksun kalanlar Ferdi Kaza Sigortasından yararlanamazlar.
Ferdi Kaza Sigortasında taşımacı ile sürücü ve yardımcılarının "bir kusurları bulunmasa bile" zarar gören yolculara gereken ödeme yapılmaktadır. Çünkü bu sigorta türünde, doğrudan yolcular ve görevliler için kazaya karşı bir güvence (teminat) sağlanmış bulunmaktadır.
Somut olayda, ... günü 38 ... araçta sürücü konumda olan davacıların oğlunun tek taraflı trafik kazası sonucu vefat ettiği, davacıların murisin anne ve babası olmasından kaynaklanan destekten yoksun kalan sıfatlarına haiz olduğu davalı sigorta şirketince poliçe limiti olan 10.000,00 TL'yi ödemesi gerektiğinden davanın kabulüne karar verilmiştir.
-Faize ilişkin değerlendirmede;
Poliçe ve riziko tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret kanunu’nun 1427. maddesinin 2. fıkrası hükmüne göre; “Sigorta tazminatı veya bedeli, rizikonun gerçekleşmesini müteakip ve rizikoyla ilgili belgelerin sigortacıya verilmesinden sonra sigortacının edimine ilişkin araştırmaları bitince ve her hâlde 1446. maddeye göre yapılacak ihbardan kırkbeş gün sonra muaccel olur.”
Somut olayda, dosyamıza sunulan hasar dosyasında ihbar tarihi olarak 13/12/2023 belirtildiği ve anılan tarihte ihbarının kabulü gerektiğinden anılan süreye 45 gün eklenmesi suretiyle temerrüt tarihi 28/12/2023 olarak belirlenmiştir. Araç ticari nitelikte ve dava ticari nitelikte olması karşısında ticari avans faizi uygulanmıştır.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle:
1-Davacıların davasının kabulü ile davacı ... için 5.000,00 TL davacı ... için 5.000,00 TL olmak üzere toplam 10.000,00 TL tazminatın davalıdan alınarak davacılara ayrı ayrı verilmesine, alacağı 28/12/2023 tarihinde itibaren yasal faiz uygulanmasına,
2- Davacının alacağa mevduata uygulanan en yüksek faiz işletilmesin talebinin reddine,
3- 492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 683,10 TL karar ve ilam harcından davacı tarafça peşin yatırılan 427,60- TL ve ıslah harcı 170,00- TL 'nin mahsubu ile eksik 85,50-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA,
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin (yargılama giderinin) davalıdan alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA,
5-Davacı tarafından peşin yatırılan 427,60-TL başvurma harcı, 427,60- TL peşin harç ve 170,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.025,20-TL harcın davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan; bilirkişi, posta ve kep reddiyat gideri olmak üzere toplam 97,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
7-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda mahkememizce herhangi bir karar verilmesine yer olmadığına,
8-Davacılar kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen kısım üzerinden 10.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara ödenmesine,
9-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde yatıran ilgili tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
10-Kararın mahiyeti gereği davalı lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
11-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dava dosyasının tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra istinaf incelemesine gönderilmesine veya mahkememiz arşivine kaldırılmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 12/12/2024
Katip ***
e-imzalıdır
Hakim ***
e-imzalıdır