T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: ... Esas -...
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO:...
KARAR NO:...
BAŞKAN: ...
ÜYE: ...
ÜYE: ...
KATİP: ...
DAVACI :...
VEKİLİ: Av. ...
DAVALI : 1- ...
VEKİLİ: Av....
DAVALI : 2- ...
VEKİLİ: Av....
DAVALI : 3-...
VEKİLİ: Av....
DAVALI : 4- ...
VEKİLİ: Av...
DAVA: Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))
DAVA TARİHİ: ...
KARAR TARİHİ:...
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP/DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; konkordato talebinde bulunan müvekkillerinden ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin ... sicil numarası ile Ticaret Sicil Müdürlüğüne tescil edilerek faaliyetini sürdürdüğünü, şirketin ana faaliyet alanının, bakır ve sac ticareti ile imalatını gerçekleştirdiğini, 2024 yılı başlarından itibaren özellikle faiz ve dövizin yükselmesine bağlı girdi maliyetlerinin daha da yükselmesi ile satış rakamlarının artmasına rağmen şirketin finansman sıkıntısı çekmeye başladığını, şirketin borç alacak yönetiminde oluşan tüm bu olumsuz finansman işlemlerine karşın şirketin varlığının ve taahhütlerinin korunması, işletme faaliyetlerinin devamının sağlanabilmesi amacıyla konkordato başvurusu yapılmasına mecbur kaldığını, vade konkordatosu talep edildiğini, projenin hazırlanmasında şirketin 30/04/2025 tarihli finansal tabloların esas alındığını, şirketin iki ortağının olduğunu bu ortaklardan birinin işbu dosya davacısı olduğunu ve sermayesinin 34.000.000,00-TL olduğu, 15 adet işçi çalıştırdığını belirterek İİK'nın 286 ncı maddesinde belirtilen belgelerin eksiksiz olarak mevcut olduğunun mahkemece tespiti halinde ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi ile ve tacir olmayan şirket ortakları ... ve ...'e tensiben “3 aylık geçici mühlet kararı” verilmesine, şirketin sınırsız sorumlu ortağı halil zeki okcu'ya tensiben derhâl üç aylık geçici mühlet kararı verilmesine; akabinde sayın mahkemece gerekli görülmesi halinde iki aylık geçici mühletin uzatılmasına; İİK'nın 287 nci maddesine göre geçici mühlet kararıyla birlikte konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olup olmadığının yakından incelenmesi ve İİK'nın 290 ncı maddesinde sayılan görevleri ifa etmek üzere geçici konkordato komiseri görevlendirilmesine; Müvekkil şirket hakkında tensiben İİK'nın 297 nci maddenin ikinci fıkrasındaki hâller de dahil olmak üzere, müvekkil borçlu şirketin malvarlığının muhafazası için gerekli gördüğü bütün tedbirlerin alınmasına; Bu kapsamda olmak üzere İİK'nın 294 ncü müvekkil borçlu şirket aleyhine İİK 206 ncı maddesinin birinci sırasında yazılı alacaklar hariç olmak üzere 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre yapılan takipler de dahil olmak üzere takip işlemleri yapılmasının yasaklanmasına; evvelce başlamış takiplerin durdurulmasına, ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarının uygulanmasının yasaklanmasına, bir takip muamelesi ile kesilebilen zamanaşımı ve hak düşüren müddetlerin işlemesinin durdurulmasına tensiben karar verilmesini, çek hesabı üzerinde tasarruf etme, çek hesabına para aktarma, çek hesabını yönetme ile bankalarca çek ödemesi yapılması işlemlerinin komiser onayına tabi kılınmasına; bankalara şirket adına gelen havale, pos bedellerinin bankalarca hapis blokaj ve mahsup hakkının önlenmesine, bankalara tahsile / teminata verilen alınan çeklerin ve/veya bedellerinin şirkete iadesine, İİK'nın 297 nci maddesine göre, müvekkil şirketin mühlet içinde komiserin nezareti altında işlerine devam edebileceğine; buna karşılık mahkemenin izni dışında mühlet kararından itibaren rehin tesis edemeyeceğine, kefil olamayacağına, taşınmaz ve işletmenin devamlı tesisatını kısmen dahi olsa devredemeyeceğine, takyit edemeyeceğine ve ivazsız tasarruflarda bulunamayacağına; aksine yapılan işlemlerin hükümsüz olduğuna karar verilmesine; Mühlet içerisinde İİK'nın 298 nci maddesine göre, konkordato komiserinin müvekkili şirketin mallarının defterinin tutulmasına ve mallarının kıymet takdirlerinin yaptırmasına karar verilmesine, İİK'nın 288 nci maddesine göre, 3 aylık geçici mühlet kararının, ticaret sicili gazetesinde ve Basın-İlan Kurumunun resmi ilân portalında ilân edilmesine; derhâl tapu müdürlüğüne, sicili müdürlüğüne, vergi dairesine, gümrük ve posta idarelerine, Türkiye Bankalar Birliğine, Türkiye Katılım Bankaları Birliğine, mahalli ticaret odalarına, sanayi odalarına, taşınır kiymet borsalarına, Sermaye Piyasası Kuruluna ve diğer lazım gelen yerlere bildirilmesine; İİK'nın 289 ncu maddı inde (3 ay * 2 ay) sayın mahkemenizce bilirkişi incelemesi de dahil olmak üzere tüm incelemeler yaptırılarak müvekkili şirket hakkında akabinde 1 yıllık kesin mühlet kararı verilmesini talep etmiştir.
MÜDAHİL/ALACAKLI BEYANLARI:
Alacaklı/müdahil Türkiye Cumhuriyeti ... Bankası Anonim Şirketi vekili müdahale dilekçesinde özetle; müvekkili banka tarafından ticari kredi sözleşmesine istinaden talep eden/davacıya ticari kredi kullandırıldığını, bu nedenle davacıdan alacaklı olduğunu belirterek müdahale talebinin kabulü ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Alacaklı/müdahil Türkiye...Bankası Anonim Şirketi vekili müdahale dilekçesinde özetle; davacı ...'nın müvekkili bankadan kullanılan krediler nedeniyle imzalanan kredi sözleşmesinde müteselsil kefil sıfatını taşıdığından, bu borçlardan imzalanan GKS’deki kefalet limiti ile sınırlı olmak üzere müteselsil kefil olarak sorumlu ve borçlu bulunduğunu belirterek müdahale talebinin kabulü ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Alacaklı/müdahil ...Bankası Anonim Şirketi vekili müdahale dilekçesinde özetle; davacının müvekkili banka müşterisi olup müvekkili banka ile imzaladığı sözleşmeler uyarınca çeşitli krediler kullandırıldığını bu krediler sebebiyle alacaklı olduğunu belirterek müdahale talebinin kabulü ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Alacaklı/müdahil ...Anonim Şirketi vekili müdahale dilekçesinde özetle; davacı tarafın müvekkili bankaya, ... SN.TİC.LTD.ŞTİ firmasının kullanmış olduğu kredilerden kaynaklı olarak kefaleten 07.07.2025 tarihi itibariyle 4.391.582,47-TL nakit borcu bulunduğunu belirterek müdahale talebinin kabulü ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Başlangıçta dava mahkememizin ... Esas sayılı dosyası ile ... SN.TİC.LTD.ŞTİ adına her iki borçlu davacı gösterilerek açılmışsa da mahkememizce düzenlenen 27/05/2025 tarihli tensip tutanağı ile ... adına açılan davanın ... Esas sayılı davadan tefriki ile iş bu esasa kaydedilmesine karar verilmiş ve tefrik edilen dosya mahkememizin ... Esas sırasına kaydedilmiştir.
Davacının tacir olup olmadığının tespiti amacıyla ilgili kurumlara müzekkere yazılarak araştırmalar yapılmıştır.
Davacının T.C. kimlik numarası ve açık kimlik bilgileri belirtilmek suretiyle Kayseri Ticaret Odası Başkanlığı'na müzekkere yazılarak davacının ticaret odasına kaydı olup olmadığı, varsa faaliyet alanı sorularak, ilgili kayıt ve belge örnekleri istenilmiştir.
Davacının T.C. kimlik numarası ve açık kimlik bilgileri belirtilmek suretiyle Kayseri Esnaflar Odası Başkanlığı'na müzekkere yazılarak davacının esnaflar odasına kaydı olup olmadığı, varsa faaliyet alanı sorularak, ilgili kayıt ve belge örnekleri istenilmiştir.
Davacının T.C. kimlik numarası ve açık kimlik bilgileri belirtilmek suretiyle Kayseri Mimar Sinan Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak; a) Davacının vergi mükellefi olup olmadığı, vergi mükellefi ise davacının bilanço esasına göre mi yoksa işletme hesabı esasına göre mi defter tuttuğu, b) 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 177. ve ilgili diğer maddeleri uyarınca alış-satış ve gayri safi iş hasılatı yönünden davacının birinci sınıf tüccar mı yoksa ikinci sınıf tüccar mı olduğu ve davacının 2. sınıf tüccar olması halinde mal alış - satış toplamının 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 177. maddesi ve diğer ilgili maddelerinde belirtilen tutarın altında kalıp kalmadığı (esnaf sınırı içinde olup olmadığı) sorulmuş ve ilgili kayıt ve belge örnekleri istenilmiştir.
Davacı ... konkordato gider avansını verilen süre içinde yatırmıştır. Mahkememizin 30/05/2025 tarihli ara kararıyla Mali Müşavir Ahmet Tanç geçici konkordato komiseri olarak atanmış ve anılan ara kararında yazılı tedbirlere karar verilmiştir. Davacının konkordato talebi nedeniyle yasal ilanlar yaptırılmış ve ilgili mercilere bildirilmiştir. İtiraz eden alacakılar dilekçelerini sunmuşlar, müdahale talebinde bulunmuşlar ve müdahale taleplerinin kabulüne karar verilmiştir.
Davacı ... mahkememizce dinlenmiştir. Davacı duruşmada "bütün mal varlığım zaten şirkete aittir. Şahsıma ait olan bildirmiş olduğum taşınmazları konkordato süreci içerisinde satacağım ancak şuan herhangi bir girişimim yok. Borçları şirketin faaliyetleri karşılığında ödeyeceğiz. Ortaklık hissemi kaynak olarak gösterdim bu da şirketten gelecek olan gelirlerle borcumu ödeyeceğimi göstermektedir " şeklinde beyanda bulunmuştur.
Konkordato geçici komiseri ön raporunu ve diğer raporlarını sunmuştur.
Konkordato geçici komiseri tarafından düzenlenen 30/06/2025 tarihli ön raporda özetle; "Mahkeme kararında da gösterildiği üzere davacıların tüm eylem ve işlemleri Konkordato Komiserliğinin denetimine ve onayına tabidir. Gerçek kişi adına verilmiş vekâletnameler var ise, bu vekâletnamelerin örnekleri Konkordato Komiserliğine sunulacak olup, vekillere mevcut durum bildirilerek vekâletname kapsamında borçlandırıcı işlemler ve yasak işlemler yapmamaları bildirilecektir. Vekiller bilgilendirme sonucu mahkeme kararına uymaz iseler bunun sorumluluğu davacıya ait olacaktır. Konkordato Komiserliğinden şahıslar ya da şahısların vekilleri bir talepte bulunacaksa önce talebini e-posta yoluyla iletecek, sonrasında komiser değerlendirmesi ile karar verilip imza altına alınacaktır. Konkordato Komiserliği gerek duyduğu ya da davacı ihtiyaç duyduğu durumlarda bir gün öncesinde bilgilendirilmek koşuluyla derhal toplanılabilecektir. Bütün kayıt ve çalışmalar sürekli Konkordato Komiserliğinin denetimine hazır bulunduracaktır. Mahkemeye sunulmak üzere malvarlığının listelerinin çıkartılması gerekmektedir. Envanter ve mal varlığı listesi ve değerlerinin gerçeği yansıtıp yansıtmadığı, bilirkişi incelemesi gerektirip gerektirmediği hususunda gerekirse yerinde inceleme yapılması için Komiserliğimize gerekli tüm imkânın sağlanması gerekmektedir. Davacının geçici mühlet kararının verildiği 30/05/2025 tarihi itibariyle bütün muaccel ve mücccel bilumum borçları talep edilmiştir. Raporlama tarihi itibari ile bu borçlarda herhangi bir değişiklik bulunup bulunmadığı, değişiklik var ise detayları belirtilmelidir. Borçlar belirtilirken vade tarihleri, açık hesaplar, verilen çekler, borç senetleri, banka kredileri, vb. borçlar ayrı ayrı listelenecektir. Ayrıca borçların her biri için verilen teminatlar (ipotek, rehin, teminat mektubu, şahsi kefalet vb.) söz konusu ise, bunlarda her bir borç için ayrıca belirtilecektir. Burada bütün alacaklıların isim, unvan, iletişim bilgisi, vade, güncel borç tutarı, faiz işleyip işlemediği ve icra takip varsa mahkeme ve icra müdürlüğü bilgileri liste olarak hazırlanacaktır. Öte yandan şirketin bir bedel içermeyen borç ve taahhütleri varsa bunların da bir liste halinde sunulması gerekmektedir. Bu listelerin hazırlanması için işletmeye 16/06/2025 tarihine kadar süre tanınmıştır. (süre sonunda istenenler hazır edilemeyecek durumda ise tarafımızca ek süre verilebilecektir) Bundan sonra olası açılabilecek herhangi bir dava, talep ve icra takibi olması durumunda tarafımıza derhal bilgi verilecektir. Sayın Mahkemece geçici mühlet kararının verildiği tarihten önce keşide edilen Ve fakat 30/05/2025 tarihi ve sonrası ileri keşide tarihi olarak yazılan çeklerin, (lehtar, bedel, tarih, muhatap Vb.) ayrıntılı bilgilerini içeren listenin Komiserliğimize sunulması istenmiştir. Davacının güncel banka kredileri, banka adı, şubesi, hesap numarası, kredi türü, vadesi, çekilen kredi tutarı, kalan anapara borcu, kalan faiz borcu, kalan vadesi, taksitli ise taksit tutarı, verilmiş ise teminatını içerir şekilde liste halinde hazırlanması için ilgililere 16/06/2025 tarihine kadar süre tanınmıştır, (süre sonunda istenenler hazır edilemeyecek durumda ise tarafımızca ek süre verilebilecektir) Davacının güncel muaccel ve müeccel bilumum alacakları talep edilmiştir. Burada bütün borçluların isim, unvan, iletişim bilgisi, vade, güncel alacak tutarı, alınmış ise teminatı, faiz işleyip işlemediği ve icra takip ve varsa “mahkeme bilgileri liste olarak hazırlanacaktır. Ötelyandan bir bedel içermeyen hlacakları varsa bunların da bir liste halinde sunulması gerekmektedir. Her ay sonunda davacının mali durumuna ilişkin güncel ve değişiklik içeren bilgiler hazırlanarak zamanında Komiserliğimize sunulması istenmiştir. Davacının Geçici Mühlet Kararı'nın verildiği tarihi itibariyle nakit mevcudunu, banka mevcudunu, banka hesap tutarını (her bir banka için ayrı ayrı olarak) konkordato komiserliğine derhal bildirecek Komiserliğimize sunulacak mezkür belgelerin gerçek kişilerin imzasını içermesi gerekmektedir. Geçici Mühlet Kararı'nın verildiği 30/05/2025 tarihinin milet olarak kabulü ile; bu tarihten itibaren doğan borçların konkordato projesi kapsamında olmadığının hatırlatılması ve onaysız hiçbir şekilde sabit kıymet alışı yapılmaması ve tüm ödemelerden önce aşağıdaki açıklamalar da dikkate Komiserliğimizin onayının alınması, günlük olağan faaliyetlerinin sürdürülebilmesi esası dikkate alınarak tüm ödemelerden önce Komiserliğimizin onayının alınması gerekmektedir. Şirket yahut gerçek kişiler, Geçici Konkordato Komiseri Kurulundan olur alırken geçmiş harcamalara dair belgeleri tahmini harcama tutarları belirtilerek bilgi verilmek kaydıyla kurula sunacaktır. Konkordato Komiserliğinin onay harcama yapılabilecektir. Konkordato projesi kapsamında işletme faaliyetlerinin devamlılığı ve projenin uygulanması anlamında ödeme, tahsil ve mahsup işlemlerinin gerçekleştirilmesi boyutunda dürüstlük, şeffaflık ve projeye bağlılık ilkeleri içerinde faaliyetlerini yürütürken Konkordato Komiserliğine konular ve işleyiş hakkında sebep, sonuç ilişkileri dikkate alınmak kaydıyla projedeki ilgili maddeleri ile ilişkilendirilerek günlük, haftalık ve aylık genel bir raporu işletme imza yetkililerine (eksiksiz olarak) imzalatmak şartıyla (ekleriyle birlikte) Konkordato Komiser Kuruluna ve Mahkemeye ibraz edebilmek amacıyla hazırlayıp sunacaktır. Hazırlanan raporlar ayrıca Konkordato komiser kurulu mailine e-posta olarak gönderilecektir. Konkordato Ön Projeleri kapsamında olmayan ve Konkordato Komiserliğinin bilgisi dışındaki tüm uygulamalarda davacı sorumludur. İİK madde 297/2 gereğince; "Borçlu, mahkemenin izni dışında mühlet kararından itibaren rehin tesis edemez, kefil olamaz, taşınmaz ve işletmenin devamlı tesisatını kısmen dahi olsa devredemez, takyit edemez ve ivazsız tasarruflarda bulunamaz. Aksi hâlde yapılan işlemler hükümsüzdür. Mahkeme bu işlemler hakkında karar vermeden önce komiser heyeti ve alacaklılar kurulunun görüşünü almak zorundadır. Borçlu bu hükme yahut komiser heyeti ihtarlarına aykırı davranırsa mahkeme, borçlunun malları üzerindeki tasarruf” yetkisini kaldırabilir veya 292 nci madde çerçevesinde karar verir. Birinci ve üçüncü fıkra kapsamında alınan kararlar 288 inci madde uyarınca ilân edilir ve ilgili yerlere bildirilir.” ilgili kanun hükmüne ve diğer konkordato ile ilgili hükümlere aykırı işlem yapılmayacaktır. Proje dosyasında güncel ve geçerli bir değerleme raporu bulunmaması halinde, Şirket adına tescilli tüm makine, tüm taşıtlar ve kayıtlı bulunan tüm taşınmazların (ipotekli, ipoteksiz) kıymet takdirlerinin SPK lisansına sahip değerleme uzmanı aracılığı ile yaptırılmasına karar verilmiştir. İİK m.308/c hükmü uyarınca, kredi kurumları tarafından verilen krediler de dahil olmak üzere, mühlet içinde Konkordato Komiserliğinin izni ile akdedilen borçların Konkordato hükümlerine tabi olmadığı, konkordatonun tasdiki için her şeyden önce dürüst olma koşulunun sağlanması gerektiği, bu kapsamda özellikle konkordato nisabının oluşturulabilmesi Sr olmayan borçların otu gerektiği, ayrıcagerçek olmayan borç ikrarının İİK m 331 uyarınca cezai sorumluluğunun da bulunduğu Konkordato Komiserliğinin talimatlarına uyulmaması halinde bu durumun derhal Mahkemeye raporu edileceği; bu rapor üzerine Mahkemece İİK madde 287/5 ve İİK madde 292. uyarınca mühletin kaldırılarak, İflas kararı verilebileceği konkordato projesinin tasdik edilebilmesi amacıyla işletmenin mali durumu hakkında hileli tutum ve davranışlar sergileyerek komiserliği aldatmanın İİK madde 334 uyarınca hapis cezası gerektirdiği hususları konusunda huzurda hazır bulunanlar bilgilendirilmiştir. Süreç içerisinde iletilen ve elde edilen bilgiler değerlendirildiğinde komiserlik tarafından ilave bilgi, belge talep edilebileceği" belirtilmiştir.
Konkordato geçici komiseri tarafından düzenlenen 01/08/2025 tarihli raporda özetle; "Konkordato geçici komiseri olarak yapılan incelemelerde, geçici konkordato komiserine ve dosyaya sunulan bilgi ve belgeler dâhilinde ve işbu rapor tarihi ile sınırlı olmak üzere, Davacının konkordato projesi üzerinde yapılan inceleme ve tespitler bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacının kesin mühlete geçip geçmeyeceği hususunda İki alternatif durumun söz konusu olduğu, Birinci alternatif durumda; ...'in 30/05/2025 tarihli konkordato ön projesinde konkordato gerekçelerinin “Konkordato talep eden ..., ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin 9650 ortağı statüsü dikkate alındığında şirkete konkordato geçici mühleti verilmesi ve tasdiki üzerine özellikle şirketin banka borçlarına kefillikleri olması yönüyle sıkıntı yaşayabileceği izahtan varestedir. Hatta bu yönde bankaların kat ihtarnameleri gönderdiği, haciz gerçekleştirdikleri görülmektedir. Bu nedenlerle şirket lehine mühlet ve tasdik kararı verilmesi üzerine uygulamada da sıklıkla görüldüğü üzere kefillere/kefaletten yola çıkılarak şirket borçları için ortağın şahsi mallarına ve şirket hissesine yönelik takipler yapılmakta ve konkordato süreci işlemez kılınmaya çalışılmaktadır. Ayrıca yine uygulamada şirket hissedarı olan ortaklara kefillikler ve ikincil nitelikte sorumlulukları nedeniyle şirketteki hisselerine haciz konulup cebri usullerle satışlar gerçekleştirilerek şirket hisse sahipliği değiştirilmeye çalışılmakta ve yine konkordato hükümleri etkisiz kılınabilmektedir. Yine şirketin konkordato ön projesi çerçevesinde banka borçları şirket tarafından ödendiği sürece, ödeme tutarınca kefaletten kaynaklı borçları da azalacaktır. Şirket adına konkordatonun başarıya ulaşması durumunda da sorumluluğu sona erecektir.” şeklinde ifade edildiği ve bu ifadelerden de anlaşılacağı üzere ...'e ait konkordato ön projesinin başarısının ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin konkordato projesinin başarısına bağlı olduğu, Asıl borçlu ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne kefalet kaynaklı banka kredi borçları toplamı Nisan 2025 dönemi verilerine ve davacı konkordato ön projesine göre 143.329.889,51TL iken söz konusu tutarın Haziran 2025 dönemi finansal tablolarına göre 144.827.816,98TL olarak raporlandığı ve söz konusu bu borç tutarının asıl borçlu şirketin konkordato ön projesi kapsamındaki borç listesi içerisinde de yer aldığı, ...'in gayrimenkulünün satışına yönelik konkordato kaynağının hem ... konkordato ön projesinde hem de ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin konkordato ön projesinde “Şirket Ortakları Adına Kayıtlı Taşınmazların Satışı ile Borç Ödenmesi” şeklinde kaynak olarak yer aldığı, bu durumun farklı iki konkordato ön projesinde aynı kaynak kaleminin konkordato kaynağı olarak gösterilmesine bir başka ifadeyle davacı ...'in konkordato ön projesinin farklı kaynaklara sahip, münferit bir konkordato projesi olarak değerlendirilmesini mümkün kılamadığı, Davacı ...'in ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ndeki %50 hissesi şeklinde ifade edilen konkordato proje kaynağının toplam kaynaklar içerisindeki oranının %86,02 olduğu, bu kaynağın davacının borçlarının tasfiyesinde nasıl kullanılacağı ya da nasıl nakit yaratacağının somut temellere dayanmadığı, Bu doğrultuda yukarıda sayılan gerekçeler nedeniyle şayet davacıya ait konkordato ön projesi asıl borçlu şirketin projesinden ayrı, bir başka ifadeyle münferit bir proje olarak değerlendirilememesi durumunda Sayın Mahkeme tarafından bu doğrultuda karar verilmesinin uygun olacağı, İkinci alternatif durumda ise; davacının dürüstlüğü ve asıl borçlu şirketin banka kredi borçlarına kefaletten kaynaklı sorumluluklarını yerine getirme hususundaki azim ve kararlılığının göz önünde bulundurulması ve şayet davacı tarafından sunulan konkordato ön projesi asıl borçlu şirketin projesinden ayrı yani münferit bir proje olarak değerlendirilecek olursa, davacı ...'in konkordato ön projesinde kaynak kalemi olarak gösterilen şirketteki ... ortaklık oranı ile ilgili olarak ... E. sayılı dosya kapsamında şirketin rayiç değer bilançosunun güncel değerlere göre gerekli düzeltmeler yapılarak henüz oluşturulmadığı dikkate alınarak davacı hakkında verilecek kararın asıl borçlu ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi için Sayın Mahkeme tarafından verilecek olan karar ile birlikte değerlendirilmesi ya da bu karar ile uyumlu bir kararın verilmesinin yerinde olacağı, hususlarını takdiri Sayın Mahkemenize ait olmak üzere savcı ile arz ederim" şeklinde rapor düzenlenmiştir.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Talep, İİK'nun 285. ve devamı maddeleri uyarınca konkordatonun tasdiki isteğine ilişkindir.
Konkordato talebinde bulunan davacı gerçek kişi yönünden, konkordatonun tasdiki şartlarının oluşup oluşmadığı, davacının böyle bir talepte bulunup bulunamayacağı, konkordato projesinin başarıya ulaşma ihtimali olup olmadığı uyuşmazlık konusudur.
İcra ve İflas Kanununun 285. maddesine göre, borçlarını vadesi geldiği hâlde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlu, vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflâstan kurtulmak için konkordato talep edebilir. Buna göre sermaye şirketleri ile birlikte gerçek kişiler de mahkemeden konkordato talebinde bulunabilir. Yasa koyucu konkordato talebini, vade konkordatosu ve indirim konkordatosu olarak ikiye ayırmıştır. Yani borçlarını vadesinde ödeyemeyen veya ödeyememe riski bulunan borçlu şirket veya borçlu şahıs, mahkemeye başvurarak borçlarının ödenmesi için vade verilmesi veya borçlarından indirim yapılması talebiyle konkordato ilan edebilir.
2004 sayılı İİK'nun 287. maddesinde geçici mühlet düzenlenmiştir. İİK'nun 287/4. fıkrasında, geçici mühletin 3 ay olduğu, mahkemece bu üç aylık süre dolmadan borçlunun veya geçici komiserin yapacağı talep üzerine geçici mühleti en fazla iki ay daha uzatabileceği, 287/5. fıkrada ise, 291. ve 292. maddelerin geçici mühlet hakkında kıyasen uygulanacağı belirtilmiştir. 291. maddede, borçlunun mali durumunun düzelmesi nedeniyle kesin mühletin kaldırılması, 292. maddede ise, kesin mühlet içinde konkordato talebinin reddi ile iflasın açılmasına yer verilmiş, 291/2. fıkrada, mahkemenin kesin mühletin kaldırılmasına karar vermeden önce borçlu ve varsa konkordato talep eden alacaklı ve alacaklılar kurulunu duruşmaya davet edeceği, diğer alacaklıları ise gerekli görürse davet edeceği belirtilmiş, 292. maddenin son fıkrasında yine benzer düzenlemeye yer verilmiştir. Geçici mühlet, kesin mühletin sonuçlarını doğurur (İİK m.288/1.). İİK'nun 287. maddesinde, geçici mühlet kararı ile birlikte konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olup olmadığının yakından incelenmesi amacı ile geçici konkordato komiseri görevlendirileceği belirtilmiştir. Konkordato komiserlerinin görevleri ise aynı yasanın 290. maddede ayrıntılı şekilde belirtilmiştir. Konkordato komiserinin görevleri arasında, mahkemenin istediği konularda ve uygun göreceği sürelerde ara raporları sunmak da sayılmıştır.
28/02/2018 tarihinde kabul edilerek, 15 Mart 2018 tarihli Resmî Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren, "İcra Ve İflas Kanunu Ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun"un 13. ve devamı maddelerinde, 2004 sayılı İİK'nun "Konkordato ile Sermaye Şirketleri ve Kooperatiflerin Uzlaşma Yoluyla Yeniden Yapılandırılması" üst başlığını taşıyan on ikinci babında değişiklikler yapılmış, iflasın ertelenmesi kaldırılarak konkordato yeni bir içeriğe kavuşturulmuştur. Geçici mühlet başlığını taşıyan 287/1. fıkrada, mahkemenin konkordato talebi üzerine 286. maddede belirtilen belgelerin eksiksiz olarak mevcut olduğunu tespit ettiğinde derhal geçici mühlet kararı vereceği ve 297. maddenin ikinci fıkrasındaki haller de dahil olmak üzere borçlunun malvarlığının muhafazası için gerekli gördüğü bütün tedbirleri alacağı düzenlenmiştir. Yasa'nın 288/1. fıkrasında, geçici mühletin, kesin mühletin sonuçlarını doğuracağına yer verilmiş, İİK'nun 294. maddesinde, kesin mühletin alacaklılar bakımından sonuçları, 297. maddesinde ise kesin mühletin borçlu bakımından sonuçlarına ilişkin düzenleme yer almıştır. Kanun koyucu, 7101 Sayılı Kanun'da, uygulama alanını genişleterek konkordatoyu, borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlunun, vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflastan kurtulabilmek için başvurabileceği bir hukuki çare olarak betimlemiştir. Konkordato öncelikle borçlu tarafından talep edilmektedir. Borçlu ise, iflasa tabi olan veya olmayan bir gerçek veya tüzel kişi olabilmektedir. 15/03/2018 tarihli Resmî Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 7101 sayılı Kanunun 65. maddesi ile, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 179/a, 179/b, 179/c, 298/a ve 329/a maddeleri yürürlükten kaldırılmıştır. Aynı yasanın 62. maddesinde, 6102 sayılı TTK'nun iflasın ertelenmesi üst başlığını taşıyan 377. maddesi, başlık kısmı ile birlikte değiştirilmiş, değişiklikle, maddenin üst başlığı, konkordato olarak yer almış ve maddede, yönetim kurulu veya herhangi bir alacaklının, 376. maddenin üçüncü fıkrası uyarınca yapacağı İflas talebi ile birlikte veya bu kapsamda yapılan iflas yargılaması sırasında 2004 sayılı Kanun'un 285. ve devamı maddeleri gereğince konkordato da talep edebileceği belirtilmiştir. 52. maddede ise, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 63. maddesinde de, mali durumun düzeltilmesi mümkün görülmesi halinde yönetim kurulu veya alacaklılardan birinin konkordatoda talep edebileceğine dair düzenlemeye gidilmiştir. 7101 sayılı yasanın 46. maddesi ile, 2004 sayılı İİK'na 14 nolu geçici madde eklenmiş ve geçici maddede, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte görülmekte olan iflasın ertelenmesi ve konkordato talepleri hakkında talep tarihinde yürürlükte bulunan hükümlerin uygulanmasına devam olunacağına yer verilmiştir.
İsviçre İİK'nda, konkordato mühletinin amaçlarından biri olarak açıkça, "borçlunun iyileşmesi" kavramına yer verildiği, buna göre geçici mühletin, açıkça iyileşme ümidi görülmüyorsa, yani konkordatonun tasdikine gerek kalmaksızın iyileşme yahut konkordato ihtimali yoksa kaldırılacağı, İİK'nda ise, 287. maddedeki borçlunun iyileşmesi ve konkordatonun tasdiki ihtimalinin "konkordatonun başarı şansı" kavramı altında ifade edildiğine yer verilmiştir.
İİK'nun 289. maddesinde, konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğunun anlaşılması halinde borçluya 1 yıllık kesin mühlet verileceği düzenlenmiştir. Borçlunun iyileşmesi ve konkordatonun tasdiki ihtimali "konkordatonun başarı şansı" kavramı altında ifade edilmiştir. Başarı olasılığı kavramından anlaşılan husus, konkordato projesinin gerçekleşme şansına sahip görülmesidir. Bu sonuca, borçlunun durumu, malvarlığı gelirleri ve taahhütlerini yerine getirmesine engel olan nedenler gözetilerek, objektif verilere göre konkordato başarı olasılığı yargıç tarafından belirlenecektir. (Konkordato ve Yeniden Yapılanma Hukuku, Av. ..., sayfa 112, 1. Cilt). İİK'nun 289/3. fıkrasında, konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğunun anlaşılması halinde bir yıllık kesin mühlet verileceği belirtilmiştir.
Konkordato talebi, sadece zaman kazanmaya yönelik bir talep olmayıp, sürekli ve kalıcı bir iyileşme olasılığını konkordato projesi yardımıyla inanılır kılmalıdır. Bu sebeple ön proje sadece dilek ve temenniler içeren soyut bir belge olarak anlaşılmamalı, mahkeme tarafından kesin mühlet verilebilmesi için ön projenin nasıl başarılı olacağı açıklanmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2022/1481 Esas ve 2022/2121 Karar sayılı ilamında "... Konkordato borçlarının vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan borçluya alacaklılarla yaptıkları anlaşma çerçevesinde ödeme imkanı tanıyan bu haliyle borçluyu haciz baskısından kurtararak malvarlığını korumaya amaçladığı için borçlunun menfaatine olan, aynı zamanda borçlunun iflasına göre daha fazla tatmin edilmesi nedeniyle alacaklıların da lehine olduğu kabul edilen bir kurumdur. Ancak bu dengenin korunması halinde alacaklı konkordatodan yararlanabilecektir. Konkordato projesinin kabule değer olup olmadığının değerlendirilmesinde borçlunun proje kapsamında borçlarını öngördüğü plan çerçevesinde ödeyebilme imkanının olup olmadığı mahkemece değerlendirilecektir. Konkordato talepleri yargılama sırasında değişen ekonomik parametrelere göre değerlendirilebileceğinden bu haliyle dava teorisinden ayrılır. Komiser raporları ve atanmış kayyım raporları çerçevesinde konkordato tasdiki sonrası gelişmeler de dahil olmak üzere borçlunun davranışları verilecek karar üzerinde etkili olacaktır." vurgusu yapılmıştır.
Tüzel kişi ve kefillerinin konkordato taleplerinin aynı dilekçede birleştirilmesi mümkün olmakla birlikte konkordatonun tasdiki için aranan şartların her bir borçlunun şahsında gerçekleşmesi gerekir.
Belirtilen yasal düzenlemeler ve açıklamalar doğrultusunda somut olayı değerlendirmek gerekecektir.
Konkordato talepleri ile ilgili 2004 sayılı İİK'nun 285. maddesinde, yetkili ve görevli mahkeme düzenlenmiş olup yasada iflasa tabi olan borçlu için İİK'nun 154. maddesine atıf yapılarak ilgili maddenin birinci veya üçüncü fıkradaki yazılı yerlerdeki asliye ticaret mahkemesinin yetkili ve görevli olduğu, iflasa tabi olmayan borçlu için ise yerleşim yeri mahkemesinin yetkili olduğu vurgulanmıştır. Somut olayda, davanın, borçlu gerçek kişinin yerleşim yeri asliye ticaret mahkemesinde açıldığı ve 6100 sayılı HMK'nun 74. maddesinde belirtilen şekilde davacı vekilinin vekaletnamesinde konkordato ile ilgili özel yetkinin mevcut olduğu anlaşılmıştır.
Davacı gerçek kişi tarafından sunulan konkordato ön projesi içerisinde; davacı borçlunun ... Sanayii ve Ltd. Şti.'nin %50 ortağı olduğu, şirketin banka borçlarına kefaletten kaynaklı borçları ve şahsi borçlarının olduğu, davacı borçlunun bu borçlarını ödemek için kendi adına kayıtlı taşınmazlar, şirket hissesi, huzur hakkı, emekli ücreti ve kira gelirlerinin kaynak olarak gösterdiği anlaşılmıştır. ... Sanayii ve Ltd. Şti.'nin mahkememizin 2025/477 Esas sayılı dosyası üzerinden konkordato talebinde bulunmuştur ve bu dava derdesttir. Anılan şirketin konkordato talebinde şirketin kısa vadede borçlarını ödeme güçlüğü çektiğinin bildirildiği, konkordato kaynakları arasında şirket ortağı ve bu dosyanın davacı olan ...'in malvarlığı satışından elde edilecek gelirlerin bildirildiği görülmüştür. Davacı borçlu ...'in projesindeki mali dayanağın dava dosyasındaki hissedarı olduğu şirketin borcunu ödemek için kendi adına kayıtlı taşınmazlar, şirket hissesi, huzur hakkı, emekli ücreti ve kira gelirlerinin elde edilecek gelire dayandığı, şirket ortaklık hissesinin konkordato kaynağı olarak gösterilemeyeceği, diğer kaynaklar yönünden herhangi bir somut kaynak girişine dayanmadığı, konkordato ilan etmiş, toplam borcu 144.827.816,98TL olan bu şirketin davacı şahsa ait kar payı dağıtması ve ücret vermesinin beklenemeyeceği, ileriye dönük şirketin elde edeceği olası kazanca göre kar payı elde edilmesinin ve kaynak olarak kullanılmasının gerçekçi bir yanı olmadığı, projeye kaynak gösterilen taşınmazın satışa çıkarıldığına ilişkin somut veri bulunmadığı, taşınmazların satış bedelinin davacı şahsın kefaletindeki banka ve diğer borçlarını ödemek için yeterli olmayacağı, konkordato ilan eden şirketin projesi uygulanırsa borcu ödeyebileceği ve davacı gerçek kişinin borcunun da bu durumda ödenmiş olacağının ileri sürüldüğü, ama şahsın konkordato talebinin ayrı bir proje ile değerlendirilmesi gerektiği, kefil olan davacı şahsın kefalet borcunu ödeyeceği kaynağının somut olması gerektiği, davacının varsayımlara ve olasılıklara dayandığı, daha çok temenni niteliğinde olan davacı ...'in ait konkordato projesinin ciddi ve inandırıcı olmadığı, uygulanabilir görülmediği kanaatine varılmıştır.
Konkordato tasdik talebi reddedilen borçlunun iflasa tabi kişilerden olması ve hakkında doğrudan doğruya iflas sebeplerinden birisinin bulunması halinde mahkeme başka bir şart aramaksızın re'sen iflasa karar vermelidir. Davacı ...'in tacir olmadığı bu nedenle de iflas tabi kişilerden olmadığı anlaşılmakla koşulları bulunmadığından davacı hakkında iflas kararı verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının kesin mühlet ve konkordato talebinin reddine,
2-Davacı hakkında verilmiş olan geçici mühlet kararının, konkordato komiserlerinin görevleri dahil verilmiş olan tüm tedbirlerin kaldırılmasına,
3-Koşulları bulunmadığından davacı hakkında iflas kararı verilmesine yer olmadığına,
4-İİK'nın 289/son maddesi gereğince İİK'nın 288.maddesine göre işbu kararın ilanına ve İİK'nın 288.maddesinde belirtilen yerlere bildirilmesine,
5-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gereken 615,40-TL maktu karar ve ilam harcı tefrik sonrası davacı tarafça yatırılmış olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına,
6-Davacı tarafça yapılmış tüm yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
7-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince davacı tarafından yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde davacı tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adresine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
8-Davacı lehine ve davanın niteliği gereği müdahiller lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
9-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dosyanın tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra istinaf incelemesine gönderilmesine veya arşive kaldırılmasına,
Dair, Davacı vekili, müdahil alacaklılardan ... Bankası ve ... Bankası vekillerinin yüzüne karşı diğer müdahil alacaklıların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/08/2025
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır