T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: ***
KARAR NO: ***
BAŞKAN: ... ...
ÜYE: ... ...
ÜYE: ... ...
KATİP: ... ...
DAVACI : ... - ...
VEKİLİ: Av. ... -
DAVALI : ... - ...,
VEKİLİ: Av. ... -
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:***
KARAR TARİHİ: ***
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : ***
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın iptali (ticari satımdan kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine başlatılan ilamsız icra takibine davalının itiraz ettiğini, icra takibin durdurulduğunu, taraflar arasında yapılan arabuluculuk görüşmelerinin de anlaşamama ile sonuçlandırıldığını buna ilişkin arabuluculuk son tutanağını dilekçe ekinde sunduklarını, müvekkili ile davalının ticari ilişkileri nedeniyle davalı şirketin yetkililerinin müvekkili şirkete mal gönderileceği taahhüdü ile davalı ... Ltd. Şti.'ne ait Yapı Kredi Bankası nezdindeki hesabına para gönderilmesini istediklerini, müvekkilinin saf ve temiz duygularla karşı tarafa güvendiğini, 1.180.823,05-TL ödemeyi Ziraat Bankası kanalıyla davalı şirketin hesabına yatırtıklarını, buna ilişkin dekontun bulunduğunu, ayrıca 5 adet e-fatura ile ticari defterlerine işlendiğini, müvekkilinin davalı şirketin hissedarları ve yetkilileri *** hakkında nitelikli dolandırıcılık ve VUK'nun 359. maddesine aykırılık suçlarından şikayette bulunduğunu belirterek davalının Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile başlattığı icra takibine vaki takibe itirazın iptaline, davalının ihtara ve icra takibine rağmen ödemede bulunmaması, malları teslim etmemesi ve bedelinin likit olduğu da dikkate alnarak, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminatın davalıdan tahsili ile müvekkiline verilmesine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı tarafa usulüne uygun meşruhatlı dava dilekçesi ekli davetiye tebliğine rağmen yasal süresi içinde cevap dilekçesi sunulmamıştır. Davalı vekili duruşmaya katılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER : Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.
Davacı tarafından Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyası ve içindeki tüm dayanak belgelere, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Soruşturma sayılı dosyası içindeki tüm beyan ve delillere, banka havale dekontuna, ticaret sicili kayıtlarına, faturalara, ticari defter ve kayıtlara, ihtarnameye, bilirkişi incelemesine, isticvaba ve yemine delil olarak dayanılmıştır.
Davalı tarafından yasal süresi içinde delil sunulmamış ve bildirilmemiştir.
Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasının Uyap örneği dosyamız arasına alınmıştır.
Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Soruşturma sayılı dosyasının Uyap örneği dosyamız arasına alınmıştır.
Dava dilekçesi ekindeki *** tarihli "Hesaptan EFT" başlıklı banka dekontunun okunaklı örneğinin eklenmek suretiyle T.C. Ziraat Bankası Genel Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak ekte gönderilen dekonta yazılı havale işlemine ilişkin banka kayıt ve belge örneklerinin istenilmiş, EFT yapılan meblağın daha sonra EFT işlemini yapan ...'ne iade edilip edilmediği sorulmuştur. *** tarihli yazı ile bu müzekkeremize cevap verilmiştir.
Dava dilekçesi ekindeki ... fatura numaralı faturaların okunaklı örneklerinin eklenmek suretiyle Göksun Mal Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak ekli faturaların davacı ... tarafından form Bilanço Alım (BA) belgelerinde kullanılıp kullanılmadığının sorularak varsa ilgili kayıt ve belge örneğinin gönderilmesi istenilmiştir. 10/05/2022 tarihli yazı ile ilgili BA formlarının gönderildiği anlaşılmıştır.
Dava dilekçesi ekindeki ... fatura numaralı faturaların okunaklı örneklerinin eklenmek suretiyle Kayseri ***Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak ekli faturaların davalı ... tarafından form Bilanço Satım (BS) belgelerinde kullanılıp kullanılmadığı sorularak varsa ilgili kayıt ve belge örneğinin gönderilmesi istenilmiştir. 29/04/2022 tarihli yazı ile bu müzekkeremize cevap verilmiş, 2021 takvim yılı BS formunun gönderildiği görülmüştür.
Kayseri Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak *** tarihleri arasında ve halen davalı ... İnş. Tic. San. Ltd. Şti.'nin ortak ve yetkililerinin kimler olduğunun sorulmasına, ilgili ticaret sicil kayıt örnekleri istenilmiştir. 18/11/2022 tarihli yazı ile bu müzekkeremize cevap verilmiştir. incelenmesinde, davalı şirketin *** tarihli tescil ile kurulmuş olduğu ve *** tarihli temsil ve hisse devri tesciline rastlandığı ve şirketin bundan başkaca tesciline rastlanmadığı belirtilmiş ve şirket ortaklarının ve yetkilisinin isimlerini gösterir kayıt ve belge örnekleri yazı ekinde gönderilmiştir.
Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesi'ne müzekkere yazılarak ... Esas sayılı dava dosyalarının Uyap kayıt örneklerinin mahkememize gönderilmesi istenilmiştir. Bu müzekkeremize 21/02/2023 tarihli yazı ile cevap verilmiştir.
07/11/2022 tarihli duruşmada HMK'nun 222 ve TTK'nun 83. maddesi gereğince uyuşmazlık konusu olan 2021 ve 2022 yıllarına ait tüm ticari defter ve kayıtlarını ibraz etmeleri, ibrazı mümkün değilse bunun nedenlerinin açıklanarak ticari defter ve kayıtlarının bilirkişiye ibraz edileceği açık adresini ve bu adreste ticari defter ve kayıtları incelemeye sunacak kişinin adı, soyadı ve telefon numarasını bildirmesi için taraflara 2'şer haftalık kesin süre verilmiş, kesin süreye uyulmadığı takdirde HMK'nun 222 ve TTK'nun 83. maddeleri uyarınca ticari defter ve kayıtlarını ibrazdan kaçınmış sayılacakları, HMK'nun 94/2. maddesi gereğince ticari defter ve kayıt deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılacakları, 7251 sayılı kanun ile değişik HMK'nun 222/3. maddesi uyarınca taraflardan birinin ticari defterlerini ibraz etmemesi veya bilirkişi incelemesine hazır edileceği açık adresini bildirmemesi halinde karşı tarafın kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş ticari defterlerinin sahibi ve onun halefi lehine delil olarak kabul edileceği duruşmaya katılan taraf vekillerine ayrı ayrı usulünce ihtar edilmiştir.
Davacı vekilinin 27/04/2023 tarihli dilekçe ve dilekçe ekinde uyuşmazlık konusu döneme ilişkin ticari defter ve kayıtların flash bellek ortamında sunduğu, yine davalı vekilince uyuşmazlık konusu dönemlere ilişkin davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarının bilirkişiye ibraz edileceği açık adresini ve bu adreste ticari defter ve kayıtları incelemeye sunacak kişinin adı, soyadı ve telefon numarasını bildirdiği görülmüştür.
İlgili delillerin toplanmasından sonra HMK'nun 266. maddesi gereğince bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, HMK'nun 267. ve 268. maddesi gereğince dava dosyasının re'sen seçilecek mali müşavir-muhasebeci bilirkişi ...'a, olmadığı takdirde re'sen seçilecek başka bir mali müşavir bilirkişiye tevdine, bilirkişiye HMK'nun 268. maddesi gereği davalı şirketin ticari defterlerinin, davalı vekilinin 07/11/2022 tarihli dilekçesinde bildirdiği adreste yerinde inceleme ve davacının ticari defterlerinin ise davacı vekilinin 27/04/2023 tarihli dilekçesi ekinde sunduğu flash bellek kayıtları üzerinde inceleme yapması, raporuna esas alacak olup da dosya içinde bulunmayan kayıt ve belgeler olursa birer suretinin raporuna eklemesi için yetki verilmesine, HMK'nun 273. Maddesi gereğince tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulup tutulmadığının, açılış ve kapanış tasdiklerinin olup olmadığı, dava dilekçesi ekinde suretleri bulunan *** numaralı faturaların tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, davalının ticari defterlerinde anılan faturalarda yazılı malların fatura tarihleri itibari ile davalının stoklarında bulunup bulunmadığı, bu faturalarda yazılı malların davacıya teslim edildiğini gösterir sevk irsaliyeleri, teslim fişi, tesellüm teslim tutanağı gibi tarafların ticari defterlerinde kayıt, belge ve bilgi olup olmadığı, Ziraat Bankası'nın 13/01/2022 tarihli 1.180.823,05-TL miktarlı EFT işlemine ilişkin taraf defterlerinde kayıt bulunup bulunmadığı bu EFT işlemine konu meblağ yönünden davacının davalıdan alacağı olup olmadığı konularında hüküm vermeye ve denetime elverişli açıklamalı rapor tanzimi için bilirkişiye yetki ve görev verilmesine, karar verilmiştir.
Bilirkişi Prof. Dr. ... tarafından düzenlenen 20/07/2023 tarihli raporda özetle; "Dava konusu GİB 2021 -451,2021...52,2021...53,2021,..54 ve 2021.,.55 numaralı faturalar hem davacının hem de davalının ticari defterlerinde kayıtlı değildir. Bu faturalara dayalı mal teslimine ilişkin teslim-tesellüm belgesi ve sevk irsaliyesi incelememiz sırasında dayanak belge olarak sunulmamıştır. Davacının davalıya göndermiş olduğu Ziraat Bankası'nın 13/01/2022 tarihli 1.180.823,05-TL bedelli EFT işlemine ilişkin hem davacının hem de davalının ticari defterlerinde taraflar arasındaki bir işlem olarak kaydedilmemiştir. Davalının ticari defterlerinde bu tutara ilişkin bir kayıt yoktur. Davacının ticari defterinde ise bu tutar bankadan çekilen ve kasaya giriş yapılan bir bedel olarak yer almıştır. Tarafların Ba/Bs kayıtları incelendiğinde faturaların bu belgede olduğu görülmektedir. Ancak 2021/07 döneminden sonra e-faturaların Ba/Bs formu ile beyan edilmesi uygulaması GİB tarafından kaldırılmış otup bahse konu e-faturalar sistemsel olarak bu belgede yer almaktadır. Bu hususa yönelik açıklamalar söz konusu Ba/Bs formunun alt kısmında bulunmaktadır. Dava konusu faturalara konu malların fatura tarihi itibariyle (davalı şirketin sürekli envanter yöntemi kullanmaması ve stok kartı bulunmaması nedeniyle) davalı stoklarında bulunup bulunmadığını somut olarak tespit ctme imkanı bulunmamaktadır." şeklinde rapor sunulmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE: Dava, taraflar arasında düzenlenen satış sözleşmesine istinaden avans olarak verilen paranın tahsiline yönelik olarak başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nun 67/1. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.
Dava değeri dikkate alınarak 6545 sayılı yasanın 45/3. maddesi uyarınca yargılama mahkememiz heyeti tarafından yazılı yargılama usulüne göre yürütülmüştür.
Tarafların uyuşmazlık konularının; davacının Ziraat Bankası aracılığı ile 13/01/2022 tarihinde davalıya gönderdiği 1.180.823,05-TL'nın avans olarak gönderilip gönderilmediği, karşılığında davalının davacıya mal teslim edip etmediği, takibe konu edilen nedenlerle davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, davalının icra takibine vaki itirazlarında haklı olup olmadığı, bu itirazların iptalinin gerekip gerekmediği, icra inkar tazminatı koşullarının bulunup bulunmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Davacı tarafından; tarafların ticari ilişkiye girdiklerini, müvekkili şirkete mal gönderileceği taahhüdü ile davalı ... Ltd. Şti.'ne ait Yapı Kredi Bankası nezdindeki banka hesabına para gönderilmesinin istenilmesi üzerine müvekkilinin 1.180.823,05-TL ödemeyi avans olarak Ziraat Bankası kanalıyla davalı şirketin banka hesabına yatırdığını, ancak davalı şirketin karşılığında mal teslim etmediğini, davalı şirkete avans olarak gönderilen paranın iadesi amacıyla Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine başlatılan ilamsız icra takibine davalının itiraz ettiğini, icra takibin durdurulduğunu beyanla davalının icra takibine vaki takibe itirazının iptaline, takibin devamına ve alacağın%20'sinden aşağı olmamak üzere tazminatın davalıdan tahsili ile müvekkiline verilmesini karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili 31/08/2023 tarihli dilekçesinde bilirkişi raporu ile birlikte takibe konu edilen faturaların tarafların ikisinin de ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı belirtilmiş ise de müvekkili açısından söz konusu faturaların tamamen muhasebesel hatadan dolayı ticari defterlerine işlenemediğini, müvekkili tarafından söz konusu malların davacı yana teslim edildiğini, karşılığında ise davacı yan tarafından takibe konu edilen ödemenin yapıldığını, davacı yanın almış olduğu malları inkar ederek göndermiş olduğu ödemeyi müvekkilinden haksız kazanç sağlayarak almak istediğini, dava konusu faturalara yönelik olarak yapılan bir ödemeden bahsedildiğini ancak bu ödemenin karşılığı olan faturanın davacı yanın defterine işlenmediğini, bu durumun basiretli tacir tarafından izahının mümkün olmadığını, zira öncelikle davacı yanın büyük bir meblağda ödeme yaptığını beyan etmesine rağmen yapılan ödemeye yönelik faturayı ticari defterine işleyip vergi düşümüne gitmediğini, bu durum açıkça hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının haksız kazanç elde etmeye çalıştığını, davacının ticari defterinde faturaların işlenmemiş olmasının davacının söz konusu malları almadığına karine teşkil etmediğini beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
Bilindiği üzere, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptali davası; alacaklının, icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nun 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlayan bir eda davası olup, itirazın tebliğinden itibaren bir yıllık süre içinde açılan davada borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması halinde, istem varsa borçlu aleyhine icra inkar tazminatına da hükmedilebilir. (Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku, 2006, s.219, 223). İcra dosyasında itiraz dilekçesinin alacaklıya tebliğ edildiğine ilişkin bir belge bulunmadığı gibi, eldeki davanın bir yıllık yasal süre içinde açıldığı anlaşılmıştır.
Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67. ve devamı maddelerinde düzenlenen itirazın iptali davalarının konusu, icra takibi konusu edilen alacaklar olup davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan ispat külfetiyle ilgili kurallar itirazın iptali davasında da geçerlidir. Taraflar iddia ve savunmalarını HMK'nda belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir. Buna göre yapılacak yargılama sonunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; ancak takibin iptali ya da devamı hükmünü de içerecektir. İtiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bu dava icra takibine sıkı sıkıya bağlıdır ve takibe bağlılık alacağın hem miktarı hem de kaynağı yönünden mevcuttur.
Uyuşmazlığın çözümünde öncelikle ispat yükü kavramına kısaca değinilmesi gerekir.
Özel hukuka ilişkin bir davada, hâkim kural olarak doğduğu iddia edilen bir hukuki sonucun, gerçekten doğup doğmadığını belirleyebilmek için, o hukuki sonucu öngören hukuk kuralındaki şartların (unsur vakıaların, öğe olayların), somut olarak ortaya çıkıp çıkmadıklarını kendiliğinden araştıramaz. O hukuki sonucun doğduğunu iddia eden taraf, gerçekleşmesi gereken şartların, unsur ve vakıaların somut olarak gerçekleştiğini ispat etmelidir (Umar, B./Yılmaz, E.: İspat Yükü, İstanbul 1980, s.l). Bu çerçevede ispat, bir davada ileri sürülen hakkın ve buna karşı yapılan savunmanın dayandığı vakıaların gerçekten mevcut olup olmadıkları konusunda, birtakım araçlarla mahkemeye kanaat verme işlemi olarak tanımlanabilir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK)'nun 6. maddesi:
"Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." hükmünü içermektedir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun "İspat yükü" başlığını taşıyan 190. maddesinde de;
"(1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.
(2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir." şeklinde düzenleme mevcuttur.
Yukarıda belirtilen maddenin birinci fıkrasında, ispat yükünün belirlenmesine ilişkin temel kural vurgulanmıştır. Buna göre, bir vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran taraf ispat yükünü üzerinde taşıyacaktır. İkinci fıkrada ise, karinelerin varlığı hâlinde ispat yükünün nasıl belirleneceği düzenlenmiştir.
Bu noktada ispatla ilgili karine oluşturan hâllerden biri ve somut uyuşmazlıkta da tartışılması gereken asıl nokta olan "havale" ile ilgili açıklamada bulunmak yerinde olacaktır.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK)'nun 555 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olan havale, hukuksal niteliği itibariyle bir ödeme vasıtasıdır. Başka bir anlatımla, havalenin, mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla yapıldığı yolunda yasal karine mevcuttur. Bu yasal karinenin tersini (havalenin borcun ödenmesinden başka bir amaçla yapıldığını) ileri süren havaleci (muhil), bu iddiasını kanıtlamakla yükümlüdür (Havale kavramı hakkında geniş bilgi için bkz: Kocaman/ A.B.: Türk Borçlar Hukukunda Havale, Banka ve Ticaret Hukuku Araştırma Enstitüsü Yayını, Ankara 2001; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun *** K. sayılı kararı).
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
Davacı tarafından davalının banka hesabına gönderilen 1.180.823,05-TL'na ilişkin banka dekontunda *** numaralı faturaların bedeli açıklamasının yazdığı görülmektedir. Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma dosyası içinde bulunan davalı şirketin yetkilisi Ömer Kırboğa 30/09/2022 tarihli ifade tutanağında "... Benden şıkayetçi olan Enerisa Telekom Enerji Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. temsilcisi olan Fazlı Demir isimli şahsı şahsen tanımıyorum, fakat belirtilen şirkete inşaat malzemesi satışı yapılmıştır. Bana ifadem esnasında gösterilen faturalar sahibi olduğum şirketim tarafın kesilmiş faturalardır. Şikayetçi olan şirketle aramızda ihtilaf çıkmasının sebebi fatura konusu malzemelerin eksik ve hatalı gönderildiğinin şikayetçi tarafından iddia editmesi ile olay bu aşamaya gelmiştir. Şirket yetkilisinin beyanında ürünlerin kendisine hiç gelmediği bildirilmiş fakat ürünler şirketimiz tarafından şikayetçi olan şirkete gönderilmiştir. Ancak ticari ilişkimiz güvene dayalı olduğundan dolayı soruşturma dosyasında huzurunuzda tarafıma gösterilen müşteki vekilince sunulan e- arşiv faturalarda yer alan çimento, bims kumu, kaba ince kumların müşteki şirkete teslim edildiği hususunda elimizde herhangi bir belge, teslim fişi olmadığından tarafınıza sunamıyoruz. Müşteki vekilinin dilekçesinde bahsi geçen Davut Kırboğa amcamın oğlu olur, Halil Karcı da devralmış olduğum ... Inş. Tic. San. Ltd. Şti.'nin önceki sahibidir. Müştekinin iddia ettiği hususlar benim şirketimde çalışan kişilerce vermiş olduğum yetki doğrultusunda gerçekleşmiştir. Davut ve Halil'in bu olayla ilgili ve alakaları yoktur. Olay tamamen Fazlı'nın şirketi ile benim şirketim arasında gerçekleşmiştir. Olayla ilgili iddia edilen hususlar ticari ilişkiden ibarettir. Ben kimseyi dolandırmadım, üzerime atılı suçlamaları kesinlikle kabul etmiyorum." şeklinde beyanda bulunmuştur. Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında davalı şirketin yetkilisi Ömer Kırboğa 13/04/2023 tarihli savunmasında "... Atılı suçlamayı kabul etmiyorum. 2-3 kamyon demir, kum çimentoyu teslim ettim, kalanını ekonomik kriz nedeniyle teslim edemedim, en kısa sürede teslim edeceğim. Güvene dayalı olduğu için teslim fişimiz yoktur. Teslim edilen malların miktarı o zamanın şartlarında 400-500 bin TL tutar. Uzlaşmak istiyorum, karşı tarafın zararını gidermek istiyorum. Savunmama başka eklemek istediğim bir şey yoktur. Savunmam bu şekildedir. Suçlamaları kabul etmiyorum, beraatımı istiyorum." şeklinde beyanda bulunmuştur. Aynı duruşmada sanık müdafii, "Şirkete ait taşınmazları sunduk, Fatih isimli şahıs bildiğimiz kadarıyla muhasebeci, müşteki ile Fatih arasında başkaca ticari ilişkiler mevcuttur, para bize gelmiştir. İddianamede hileli davranışlarla aldatmış deniliyor ancak müvekkil yap sat işi vardı ancak ekonomik krize girdi, ancak ödemek için müşteki inşaattan daire talep etti. Biz yasal faizi ile ödeyelim dedik ancak anlaşamadık. Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... de açılmış bir icra takibi vardır. Yine Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esasında devam eden borcun tamamına karşı açılmış dava vardır. Kalan 700 bin TL bakiye borcumuz olduğunu kabul ediyoruz. Ödemeleri müşteki taraf kabul etmemektedir." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Bilirkişi Prof. Dr. ... tarafından düzenlenen 20/07/2023 tarihli raporda özetle; "Dava konusu GİB 2021 -451, 2021...52, 2021...53, 2021,..54 ve 2021...55 numaralı faturalar hem davacının hem de davalının ticari defterlerinde kayıtlı değildir. Bu faturalara dayalı mal teslimine ilişkin teslim-tesellüm belgesi ve sevk irsaliyesi incelememiz sırasında dayanak belge olarak sunulmamıştır. Davacının davalıya göndermiş olduğu Ziraat Bankası'nın 13/01/2022 tarihli 1.180.823,05-TL bedelli EFT işlemine ilişkin hem davacının hem de davalının ticari defterlerinde taraflar arasındaki bir işlem olarak kaydedilmemiştir. Davalının ticari defterlerinde bu tutara ilişkin bir kayıt yoktur. Davacının ticari defterinde ise bu tutar bankadan çekilen ve kasaya giriş yapılan bir bedel olarak yer almıştır. Tarafların Ba/Bs kayıtları incelendiğinde faturaların bu belgede olduğu görülmektedir. Ancak 2021/07 döneminden sonra e-faturaların Ba/Bs formu ile beyan edilmesi uygulaması GİB tarafından kaldırılmış otup bahse konu e-faturalar sistemsel olarak bu belgede yer almaktadır. Bu hususa yönelik açıklamalar söz konusu Ba/Bs formunun alt kısmında bulunmaktadır. Dava konusu faturalara konu malların fatura tarihi itibariyle (davalı şirketin sürekli envanter yöntemi kullanmaması ve stok kartı bulunmaması nedeniyle) davalı stoklarında bulunup bulunmadığını somut olarak tespit etme imkanı bulunmamaktadır." şeklinde rapor sunulmuştur.
Yukarıda özetlenen dosya kapsamına göre davacının davalıya Ziraat Bankası'nın 13/01/2022 tarihli 1.180.823,05-TL bedelli EFT gönderdiği, bu tutarın davacının davalıdan alacağı mal karşılığı avans olarak davalıya gönderildiği tarafların kabulündedir. Bu husus Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ve Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma dosyası içeğinden de anlaşılmaktadır. Davalı şirket yetkilisi ise ceza yargılaması sırasında satıma konu bir kısım malları davacıya teslim ettiğini, kalanını ise ekonomik kriz nedeniyle teslim edemediğini bildirmektedir.
Vergi Usul Kanunu'nun (VUK) 229. maddesinde; "Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır." hükmünü haizdir. Bu hüküm çerçevesinde, 24/12/2003 tarihli ve 25326 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulu'nun 27/06/2003 tarihli ve 2001/l Esas ve 2003/l Karar sayılı kararında fatura; "Ticari satışlarda satıcı tarafından alıcıya verilen ve satılan malın miktarını, vasıflarını, ölçüsünü, fiyatını ve sair hususları veya ifa edilmiş hizmetleri gösteren hesap pusulası olup, ticari belge niteliğindedir." şeklinde tanımlanmıştır.
6102 sayılı TTK'nun 21. maddesine göre; fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Madde hükmüne göre faturanın bir alacağın mevcudiyetine delil teşkil etmesi, karşı tarafa tebliğinden itibaren sekiz gün içinde hiçbir itiraza uğramamış olması koşuluna bağlıdır. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi yani alım-satım ilişkisini ispat etmesi gerekmektedir. Bu nedenle, bir satım ilişkisinde davacı taraf sattığı malın miktarını ve alıcıya teslimini, davalı taraf ise yaptığı ödemeleri usulüne uygun bir şekilde ispat etmek zorundadır. Tek başına fatura düzenlenmesi, akdi ilişkinin varlığını ispat etmeye yeterli değilse de, satıcı tarafından gönderilen faturanın alıcı tarafından ticari defterlerine kaydedilmesi durumunda, alıcı ile satıcı arasındaki akdi ilişkinin var olduğu kabul edilebilir. Ancak, eğer fatura, alıcının ticari defterlerinde kayıtlı değilse, satıcı alacak iddiasını diğer delillerle ispat etmelidir.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; eldeki davada davacının alacağı mallara karşılık avans olmak üzere davalıya 1.180.823,05-TL EFT gönderdiği, banka dekontunda açıklamalar kısmında *** numaralı faturaların bedeli açıklamasının yazdığı, tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesinde bu faturaların tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, davalı vekilinin 31/08/2023 tarihli dilekçesinde bilirkişi raporu ile birlikte takibe konu edilen faturaların tarafların ikisinin de ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı belirtilmiş ise de müvekkili açısından söz konusu faturaların tamamen muhasebesel hatadan dolayı ticari defterlerine işlenemediğini, müvekkili tarafından söz konusu malların davacı yana teslim edildiğini savunmuşsa da, davalı taraf bu faturalarda yazılı malların davacıya teslim edildiğini yasal delillerle usulünce ispat edememiştir. Bu nedenle davanın kabulü ile Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasına davalının vaki itirazının iptali ile ödeme emrinde yazılı koşullarla icra takibinin devamına, itirazın iptaline karar verilen 1.180.823,05-TL alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar ticari avans faizi işletilmesine, karar vermek gerektiği görüş ve kanaatine varılmıştır.
İİK'nun 67/1. maddesine göre "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın "yüzde yirmisinden" aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir". Buna göre davacı lehine icra inkar tazminatına hükmetmek için davalının haksız olması, itirazın iptaline karar verilen alacağın likit olması ve davacının talebi gerekir. Takibe konu edilen ticari defter ve kayıtlardan ve faturadan dolayı davacının davalıdan alacaklı olduğu, alacağın likit ve belirlenebilir olduğu görülmekle itirazın iptaline karar verilen 1.180.823,05-TL'nın takdiren %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, koşulları bulunmadığından davalının kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KABULÜ ile Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasına davalının vaki İTİRAZININ İPTALİ ile ödeme emrinde yazılı koşullarla İCRA TAKİBİNİN DEVAMINA,
2-İtirazın iptaline karar verilen 1.180.823,05-TL alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar ticari avans faizi işletilmesine,
3-İtirazın iptaline karar verilen 1.180.823,05-TL'nın takdiren %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gereken 80.662,02-TL nispi karar ve ilam harcının davacıdan peşin olarak alınan 14.261,39-TL peşin harcın, 5.904,12-TL icra dosyasına yatırılan peşin harcın mahsubu ile bakiye 60.496,51-TL karar ilam harcının davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
6-Davacı tarafından yatırılan başvurma harcı 80,70-TL, peşin dava harcı 14.261,39-TL ve icra dosyasına yatırılan peşin harç 5.904,12-TL, olmak üzere toplam 20.246,21-TL'nın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafça yapılan 39,50-TL e-tebligat gideri, 2,5-TL KEP gideri, 62,00-TL tebligat gideri ve 2.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.104,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığında bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
9-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde yatıran ilgili tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
10-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince davanın kabulü nedeniyle hesap ve taktir olunan 159.890,54-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
11-Kararın mahiyeti gereği davalı lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
12-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dava dosyasının tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra istinaf incelemesine gönderilmesine veya mahkememiz arşivine kaldırılmasına,
Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 30/10/2023
Başkan ...
E-imzalıdır
Üye ...
E-imzalıdır
Üye ...
E-imzalıdır
Katip ...
E-imzalıdır