T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: *** Esas - ***
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: ***
KARAR NO: ***
HAKİM: ***
KATİP: ***
DAVACI : ***
VEKİLLERİ: Av.
Av.
Av.
DAVALI: 1- ***
VEKİLLERİ: Av.
Av. ***
DAVALI: 2- ***
VEKİLLERİ: Av.
Av.
DAVALI: 3- ***
VEKİLLERİ: Av.
Av.
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: ***
KARAR TARİHİ: ***
KARAR YAZIM TARİHİ: ***
Mahkememize açılan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan yargılaması sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılardan ...'in maliki olduğu, ...'in sevk ve idaresindeki ve diğer davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı bulunan 07 ... plakalı aracın bisiklet ile seyreden davacı ***'e çarparak yaralanmasına sebebiyet verdiğini, Kayseri 11. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası ile kamu davası açıldığını ve bu dosyada alınan kusur raporunda davalı sürücünün tam kusurlu olduğunun tespit edildiğini, meydana gelen kazada müvekkilinin yaralandığını ve sürekli ve geçici iş göremezlik oluştuğunu, ayrıca müvekkilinin yaklaşık 2 yıldır tedavi gördüğünü ve bakmakla yükümlü olduğu bir ailesi bulunduğunu, müvekkilinin oto yıkamacıda oto yıkama elemanı olarak çalıştığını, dava açmadan evvel sigorta şirketine başvuru yaptıklarını ancak herhangi bir sonuç alamadıklarını, akabinde yapılan arabuluculuk görüşmelerinden de sonuç alamadıklarından bahisle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla öncelikle davalılar adına kayıtlı menkul ve gayrimenkuller üzerine teminatsız olarak ihtiyati haciz konulmasına, daha sonra artırılmak üzere şimdilik 100,00-TL sürekli iş gücü kaybı, 100,00-TL geçici iş gücü kaybı olmak üzere 200,00-TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, ayrıca 70.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderlerinin davalılara tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP :
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde; davaya bakmaya müvekkili şirketin yargı çevresinde bulunduğu İstanbul Anadolu Mahkemeleri'nin yetkili olduğunu bu nedenle davanın usulden reddinin gerektiğini, müvekkili sigorta şirketine eksik evrak ile başvuru yapmış olmaları nedeniyle davanın usulden reddinin gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek üzere müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, davacı tarafın manevi tazminat taleplerinin teminat dışı olduğunu, müvekkili şirket tarafından sigortalı aracın sürücünün kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığını, öncelikle kusur durumunun tespiti için dosyanın adli tıp kurumuna gönderilmesi gerektiğini, davacının maluliyetinin tespiti için Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi’nden rapor alınması taleplerinin bulunduğunu, davacının müterafik kusurunun bulunup bulunmadığının tespit edilmesi gerektiğini, 6111 sayılı yasa uyarınca müvekkili şirketin geçici iş göremezlik tazminatı ve tedavi giderleri nedeniyle herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, davacının kaza sebebiyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubunun gerektiğini, davacının meydana gelen kazada kusuru bulunduğundan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, öncelikle usuli itirazlar dikkate alınarak davanın usulden reddine, esasa girilmesi halinde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar ... ve ... süresinde cevap dilekçesi sunmamıştır.
YARGILAMA VE GEREKÇE:
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4/1-a maddesine göre davaya bakmaya Mahkememiz görevlidir.
6545 sayılı yasanın 45/3. maddesi uyarınca yargılama Tek Hakim tarafından yürütülmüş ve sonuçlandırılmıştır.
Mahkememizde açılan ve sonuçlanan davada 7251 sayılı kanunla değişik 6102 Türk Ticaret Kanununun 4/2. maddesi uyarınca basit yargılama usulü uygulanmıştır.
Dava şartı arabuluculuk faaaliyeti kapsamında taraflar görüşmüş ancak anlaşmaya varamamışlardır.
Dava, meydana gelen trafik kazası neticesinde yaralanan davacının bir kısım maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
Kayseri 11. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasının uyap kayıtları, kazaya karışan aracın trafik kayıtları, kaza tespit tutanağı, sigorta poliçesi ve hasar dosyası, sosyal ve ekonomik durum araştırmalarının sonucu, SGK kayıtları, hastane kayıtları ve tarafların dayandığı tüm deliller toplanmış, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
6098 sayılı TBK 49. maddesine göre; kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
Trafik kazalarında hukuki sorumluluk ve sigorta konusu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup sözü geçen kanunun 85. maddesinin 1. fıkrasında bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut birşeyin zarara uğramasına sebep olursa motorlu aracın bir teşebbüsünün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde motorlu aracın işleteninin ve bağlı bulunduğu teşebbüsün sahibinin doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı, aynı maddenin 5. fıkrasında işleten ve araç işleticisi teşebbüs sahibinin, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olduğu, 91. maddesinin 1. fıkrasında işletenlerin, bu kanunun 85. maddesinin 1. fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu öngörülmüştür. Kanunun bahsi geçen düzenlemesinden, zorunlu mali sorumluluk sigortacısının, trafik kazasına karışan aracın işleteni veya araç işleticisi teşebbüs sahibi olan sigortalısına bu kaza sebebiyle isabet eden hukuki sorumluluğu poliçe teminat limiti ile sınırlı olarak üstlendiği anlaşılmaktadır.
*** havale tarihli bilirkişi kusur raporunda; davaya konu trafik kazasında 07 ... plakalı araç sürücüsü ...'in 2918 sayılı KTK'nun 52/1-b maddesindeki kural ihlalinin ve 84/d asli kural ihlalinin olduğu, bisiklet sürücüsü ...'in ise 2918 sayılı KTK'nun 52/1-b tali kural ihlalinin olduğu, ayrıca bisiklet sürücüsü davacının kask takmadığı ve bunun kazadaki olumsuz etkisinden dolayı müterafik kusurundan bahsedilebileceği görüş ve kanaatinde olduğunu bildirmiştir.
Kaza ve poliçe tanzim tarihi itibariyle yürürlükte bulunan "Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik" hükümleri uyarınca davacının geçici ve sürekli maluliyet oranının tespiti için öncelikle tüm tedavi evrakları dosya arasında alındıktan sonra davacı Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı'na sevk edilmiş ve bu birimden alınan 02/01/2023 tarihli rapora göre ilgili yönetmeliğe göre davacının geçici iş göremezlik süresinin 3 ay, sürekli iş göremezlik oranının % 8 oranında olduğu ve kask kullanılmamasının tespit edilen süre ve orana etkisinin bulunmadığı bildirilmiştir.
24/05/2023 havale tarihli bilirkişi hesap raporunda;
Geçici iş göremezlik zararının; %100 engel oranına göre : 6.781,69-TL olduğu, hesaplanan zarardan davacının kusurunun indirilmesi gerektiği, ancak kusur oranları rakamsal olarak bilinmediğinden dolayı kusur indiriminin yapılamadığı,
Sürekli iş göremezlik zararının; 4.926.841,11-TL olarak hesaplandığı; %8 engel oranına göre (4.926.841,11 x %8) : 394.147,28-TL olduğu, hesaplanan zarardan davacının kusurunun indirilmesi gerektiği, ancak kusur oranları rakamsal olarak bilinmediğinden dolayı kusur indiriminin yapılamadığı, 12.12.2019 tarihinde ZMMS poliçesinde kişi başına sakatlık teminatının 390.000,00-TL olduğu, geçici ve sürekli iş göremezlik zararlarının poliçenin sakatlık teminatında olduğu kanaatinde olduğunu bildirmiştir.
Düzenlenen aktüer bilirkişi raporunda, kusur oranlarının rakamsal olarak belirtilmemesi nedeniyle kusur indirimi yapılmadığı, mahkememizin 14/06/2023 tarihli duruşma ara kararı ile 38 ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'in, 2918 sayılı K.T.K. m.52/1-b kural ihlalinin ve m.84/d (KOD 04) asli kural ihlali nedeniyle %75 oranında, davacı - bisiklet sürücüsü ... ise 2918 sayılı K.T.K. m.521-b maddesini ihlal etmesi nedeniyle %25 oranında kusurlu olduğunun tespitine karar verilmiştir.
10/10/2023 havale tarihli bilirkişi ek hesap raporunda; geçici iş göremezlik zararının; %100 engel oranına göre : 6.781,69-TL olduğu, %25 kusur indirimine göre; 5.086,26-TL olduğu,
Sürekli iş göremezlik zararının; 6.547.367,13-TL olarak hesaplandığı; %8 engel oranına göre (6.547.367,13 x %8) : 523.789,37-TL olduğu, %25 kusur indirimi ile (523.789,37 x %75) 392.842,02-TL olduğu, davacının geçici ve sürekli iş göremezlik zararının toplam (5.086,26-TL+382.842,02) 397.928,28-TL olduğu, 12/12/2019 tarihinde ZMMS poliçesinde kişi başına sakatlık teminatının 390.000,00-TL olduğu, geçici ve sürekli iş göremezlik zararlarının poliçenin sakatlık teminatında olduğu kanaatinde olduğunu bildirmiştir.
Davacı vekilinin dosyaya sunduğu 23/06/2023 havale tarihli talep artırım dilekçesinde; geçici iş göremezlik nedeniyle maddi tazminat taleplerini 4.986,26-TL artırarak 5.086,26-TL olarak belirlediklerini, sürekli iş göremezlik nedeniyle maddi tazminat taleplerini 295.510,46-TL artırarak 295.610,46-TL olarak belirlediklerini ve toplam 300.696,72-TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
30/10/2023 havale tarihli ıslah dilekçesinde; fazlaya ilişkin ve diğer sorumlulara karşı dava hakları saklı kalmak kaydı ile 397.928,28 TL maddi tazminatın (geçici ve sürekli iş gücü kaybı tazminatının) kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya (sigorta şirketi açısından poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava dilekçesinin sonuç kısmında maddi tazminata ilişkin taleplerin belirsiz alacak davası olarak açıldığının açık bir şekilde yazılı olduğu, davanın kısmi dava olarak açılmadığı, HMK 107. Maddesi uyarınca açıldığı, bu bakımdan 23/06/2023 tarihli talep artırım dilekçesinin HMK 107/2 maddesi uyarınca, 31/10/2023 tarihli ıslah dilekçesinin ise HMK 181/1 maddesi uyarınca verildiği, davacının ikinci kez ıslah yapması gibi bir durumun söz konusu olmadığı anlaşılmıştır.
2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun ‘Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı’ başlıklı 97. maddesinde (Değişik: 14/4/2016-6704/5 md.) “Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.” düzenlemesi yer almaktadır. Bu düzenleme uyarınca davalı sigorta şirketinin temerrüdü başvuru tarihinden 8 iş günü sonraki tarih olarak kabul edilmiştir.
Davalı sigorta şirketince düzenlenen ... numaralı poliçeye göre sigorta şirketinin sakatlanma ve ölüm teminatının şahıs başına 390.000,00-TL olduğu, hükmedilen toplam maddi tazminat tutarının ise 318.342,63-TL olması nedeniyle poliçe limiti içerisinde kaldığı görülmekle kararda sigorta şirketinin sorumluluğunun sınırlandırılmasına gerek görülmemiştir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun "tazminatın belirlenmesi" başlıklı 51. maddesinde; hakimin, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğine ve özellikle kusurun ağırlığına göre belirleyeceği belirtilmiş; "tazminatın indirilmesi" başlıklı 52. maddesinde ise; zarar gören taraf, zararı doğuran fiile razı olduğu veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olduğu yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırdığı takdirde hakimin, tazminatı indirebileceği veya tamamen kaldırabileceği açıklanmıştır.
Buna göre, zarar görenin zarar katılması veya zararın artmasına sebep olduğu hallerde zarar görenin, zararı önleyici ya da azaltıcı tedbirleri almamasında müterafik kusurunun bulunduğunun kabulü gerekir. Müterafik kusur; aynı şartlar altındaki makul, dürüst ve ortalama bir kişinin, kendi menfaati icabı, zarara uğramamak için kaçınacağı veya kaçınması gereken bir davranış tarzını ifade etmektedir. (Eren, Fikret. Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y. 2015. S. 582) Zararın doğumu ya da artmasına yol açan fiil, zarar görenin davranışlarından ileri gelmişse müterafik (ortak) kusurdan söz edilir. (Kılıçoğlu, Ahmet, Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y. 2012, s.418)
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 78 inci ve Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 150 nci maddesi ve eki Cetvel uyarınca; bisiklet, elektrikli bisiklet, motorlu bisiklet ve motosikletlerde sürücülerin koruma başlığı ve koruma gözlüğü, yolcuların ise koruma başlığı (kask) takması zorunludur.
Yukarıda da açıklamalar dikkate alındığında, meydana gelen trafik kazasında davacının kara yolunda bisiklet ile yolculuk yapması nedeniyle kask kullanımının zorunlu olduğu, kaza tespit tutanağı da düzenlenmediği, ancak Kayseri 11. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının 14/04/2021 tarihli duruşmasında sanık olan davalının savunması sırasında davacıya kask takılı olmadığını beyan ettiği, davacının ise daha sonra bu hususu inkar etmediği, kaskın takılı olduğuna dair dosya kapsamına yansıyan başkaca bir delilin de bulunmadığı, bu nedenle davacıda kaza anında kask takılı olmadığının sabit olduğu, 02/01/2023 tarihi maluliyet raporunda her ne kadar kask kullanımının tespit edilen geçici iş göremezlik süresi ve maluliyet oranına etkisi bulunmadığı belirtilmiş ise de raporun gerekçe kısmında mevcut patolojilerin kasktan bağımsız olarak meydana gelmesi tıbben mümkün olup bu hususun kesinlikle ayırt edilmesinin tıbbi açıdan mümkün olmadığının belirtildiği, bu bakımdan varılan sonucun gerekçede tam olarak açıklanamadığı, davacının kaza sonucunda baş bölgesinde kırık ve kanama meydana geldiği, kask kullanılsa idi muhakkak ki meydana gelen yaralanmanın daha aşağı boyutlarda kalacağı değerlendirilerek hesaplanan tazminattan yerleşik Yargıtay içtihatları uyarınca %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği kanaatine varılmıştır.
Hatır taşıması veya müterafık kusur indirimi yapılması sebebiyle reddedilen tazminat için vekalet ücretine ve yargılama giderine hükmedilemez (Yargıtay 4.HD ***). Bu nedenle müterafik kusur indirimi yapılan kısım açısından davacı aleyhine yargılama gideri veya vekalet ücretine hükmedilmemiştir.
Manevi tazminat bakımından zaman itibarı ile somut uyuşmazlığa uygulanması gereken 6098 sayılı TBK'nun 56. maddesinde "Hakim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünü zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedelsel zarar veya ölüm halinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarında da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verebilir." hükmüne yer verilmiştir. Ayrıca 22/06/1966 tarih ve 2/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı'nda manevi tazminat, bir ceza yada gerçek anlamda bir tazminat olmayıp, zarara uğrayan kişinin manevi ıstırabını bir nebze dindiren, ruhsal tahribatını onaran bir araç olabileceğini belirtmiştir.
Tüm bu açıklamalardan sonra davacının manevi tazminat talebi yönünden, davalı tarafın meydana gelen trafik kazasından kaynaklı kusur durumu, davacının geçici iş göremezlik süre ve sürekli iş göremezlik oranı, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, manevi tazminatın bir tarafın aşırı derecede zenginleşmesine, diğer tarafın aşırı derecede fakirleşmesine sebep olmaması gerektiği, paranın alım gücü gibi hususlar hep birlikte değerlendirildiğinde, takdiren 50.000,00-TL manevi tazminatın davalı sürücü ve işletenden tahsiline karar verilmesi gerektiği kanaatiyle aşağıdaki hüküm fıkrasının tesisi uygun görülmüştür.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davacının maddi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile,
1-) 4.069,01-TL geçici iş göremezlik tazminatının (davalı ... A.Ş.'nin sorumluluğu poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) davalı ... A.Ş yönünden KTK 99 maddesi uyarınca ... tarihinden, davalılar ... ve ... yönünden ise kaza tarihi olan 12/12/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya dair talebin müterafik kusur indirimi yapılması nedeniyle reddine,
2-) 314.273,62-TL sürekli iş göremezlik tazminatının (davalı ... A.Ş.'nin sorumluluğu poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) davalı ... A.Ş yönünden KTK 99 maddesi uyarınca ... tarihinden, davalılar ... ve ... yönünden ise kaza tarihi olan 12/12/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya dair talebin müterafik kusur indirimi yapılması nedeniyle reddine,
3-) Davacının manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile,
-50.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 12/12/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya dair manevi tazminat isteminin reddine,
4-Manevi tazminat talebinin reddedilen kısmı yönünden; 492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 269,85-TL ilam harcının, dava açılışı sırasında tahsil edilen 239,77-TL peşin ve 1.119,36-TL ıslah harcından mahsubuna,
5-Maddi tazminat talebinin kabul edilen kısmı yönünden; 492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 21.745,99-TL ilam harcından, dava açılışı sırasında tahsil edilen 1.089,28-TL peşin (ıslah) harcının mahsubuna, bakiye 20.656,71-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,
6-Manevi tazminat talebinin kabul edilen kısmı yönünden; 492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 3.415,50-TL ilam harcının davalılar ... ve ...'den alınarak hazineye gelir kaydına,
7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.360,00-TL arabuluculuk ücretinin davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nden alınarak hazineye gelir kaydına,
8-Davacı tarafın yaptığı 59,30-TL başvurma harcı, 1.089,28-TL peşin (ıslah) harcı, 162,10-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 2.600,00-TL bilirkişi ücreti ve 635,60-TL posta ücreti olmak üzere toplam 4.546,28-TL yargılama giderinin; 4.312,14-TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
9-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
10-Maddi tazminat talebinin kabul edilen kısmı yönünden; karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 49.751,40-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak kendisini vekille temsil eden davacıya ödenmesine,
11-Manevi tazminat talebinin kabul edilen kısmı yönünden; karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'den alınarak kendisini vekille temsil eden davacıya ödenmesine,
12-Manevi tazminat talebinin reddedilen kısmı yönünden; karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil eden davalılar ... ve ...'e ödenmesine,
Dair, davacı vekili ile davalılar ... ve Samet Çiğdem vekilinin yüzlerine karşı, davalı sigorta şirketi vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal iki haftalık süresi içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 06/12/2023
Katip ***
e-imzalı
Hakim ***
e-imzalı