T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: *** Esas - ***
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: ***
KARAR NO: ***
BAŞKAN: ***
ÜYE:***
ÜYE:***
KATİP: ***
... ESAS SAYILI ASIL DAVA DOSYASINDA (bozma öncesi esas ...) :
DAVACILAR: 1) ***
2) ***
VEKİLİ: AV.
DAVALILAR: 1) ***
VEKİLİ : Av.
2) ***
VEKİLİ: AV
3)
VEKİLİ: Av.
4)
VASİ:
DAVA : Maddi ve Manevi Tazminat
DAVA TARİHİ:
BİRLEŞEN ***ESAS SAYILI DAVA DOSYASINDA :
DAVACI : ***
VEKİLİ: AV.
DAVALILAR: 1) ***
2) ***
VEKİLİ : AV ***
3) ***
VASİ : ***
4) ***
VEKİLİ: Av.
5)***
VEKİLİ: AV
DAVA: Maddi ve manevi tazminat
DAVA TARİHİ: ***
KARAR TARİHİ: ***
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : ***
Mahkememizde görülmekte olan tazminat (haksız fiilden kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
... ESAS SAYILI ASIL DAVA DOSYASINDA (bozma öncesi esas ...) :
... tarihinde, davalı ...'ın idaresinde bulunan 38 ... plakalı araç ile seyir halindeyken, ışıklı kavşaktan karşıya geçmek isteyen davacı Süreyya'nın kızı, diğer davacının kardeşi olan ...'e çarptığını, yola düşen Burcu'ya, arkadan gelen ve davalı ... idaresinde bulunan 38 ... plakalı aracın bir kez daha çarpması ile meydana gelen kaza sonucunda Burcu'nun hayatını kaybettiğini, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücülerin kusurlu olduklarını, müteveffanın Erciyes Üniversitesi Mühendislik Fakültesi, İnşaat Mühendisliği 3.sınıf öğrencisi olduğunu, kızının okuması için pek çok fedakarlıkta bulunan annenin, evini dahi sattığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 200.000,00-TL manevi tazminat ile 50.000,00-TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyen en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davacılar vekili ... tarihli açıklama dilekçesi ile; 50.000,00-TL maddi tazminatın, müteveffayı okutmak için evlerini satmış olmaları nedeni ile ve defin masrafları için 5.000,00-TL, okul harcı ve okul masrafları için 5.000,00-TL, kirada oturmaları nedeni ile 5.000,00-TL ve 35.000,00-TL destekten yoksun kalma tazminatından oluştuğunu belirtmiştir. 19/12/2014 tarihli açıklama dilekçesinde ise; davacı Süreyya için 150.000,00-TL, davacı Burak için 50.000,00-TL manevi tazminat talepleri olduğunu belirtmiştir.
Davacılar vekili asıl davada 23/05/2018 tarihli ıslah dilekçesi ile, destekten yoksun kalma tazminatı taleplerini 19.033,48-TL artırarak 69.033,48-TL'nı talep etmiştir.
Davalı *** Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; aynı taraflarca Ankara 1.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan davanın olduğunu ve bu dosyasının derdest olması nedeni ile davanın reddine karar verilmesini, davadan önce davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme ile tüm zararın karşılandığını ve düzenlenen ibranameye göre davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığını, davacıların destekten yoksun kaldıklarının usulüne uygun olarak ispatının gerektiğini, davalı şirketin yalnızca dava tarihinden itibaren faizden sorumlu olabileceğini, uygulanması gereken faizin ise yasal faiz olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davadan önce yapılan ödeme nedeni ile davacının tüm zararı karşılandığından davanın reddinin gerektiğini, kazanın oluşunda sigortalının kusurlu olduğunun ve kendilerine destek olunduğunun davacı tarafça ispat edilmesi gerektiğini, tazminat hesabının aktüer bilirkişisi tarafından yapılmasını, davacılara yapılan ödemelerin tazminattan düşülmesinin gerektiğini, davalı şirketin yalnızca dava tarihinden itibaren faizden sorumlu olabileceğini, uygulanması gereken faizin ise yasal faiz olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya bakmaya görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, kazanın oluşuna ilişkin olarak kusur durumunun ve talep edilebilecek tazminat miktarının usulüne uygun olarak belirlenmesi gerektiğini, talep edilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; kazanın oluşuna ilişkin kusur durumunun hukuk mahkemesi tarafından ayrıca belirlenmesi gerektiğini, kazanın meydana gelmesinde davalının kusurunun bulunmadığını, olayın üçüncü kişinin ağır kusuru ile meydana gelmesi nedeni ile davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
BİRLEŞEN ... ESAS SAYILI DOSYASINDA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... tarihinde, davacının kızı ...'in ışıklı kavşakta karşıdan karşıya geçerken, davalı ...'ın idaresinde bulunan 38 ... plakalı araç ile kendisine çarptığını, yola düşen Burcu'ya, arkadan gelen ve davalı ... idaresinde bulunan 38 ... plakalı aracın bir kez daha çarpması ile meydana gelen kaza sonucunda Burcu'nun hayatını kaybettiğini, kazanın meydana gelmesinde müteveffanın kusurunun bulunmadığını, kızının vefatı ile destekten yoksun kalan ve maddi/manevi olarak çöküntüye uğrayan davacı için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 10.000,00-TL maddi (destekten yoksun kalma) tazminatının tüm davalılardan, 150.000,00-TL manevi tazminatın sigorta şirketleri dışındaki davalılardan, olay tarihinden itibaren işleyen en yüksek mevduat faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
Davacı vekili tarafından 25/02/2015 tarihinde verilen açıklama dilekçesi ile; talep edilen 10.000,00-TL maddi tazminatın, defin ve mezar masrafları için 1.000,00-TL, müteveffayı okutmak için ödemeler, çekilen krediler, okul masrafları, okul harçları için 1.000,00-TL, müteveffanın kaldığı evin kirası 1.000,00-TL ve destekten yoksun kalma tazminatı olarak 7.000,00-TL'den oluştuğunu bildirmiştir.
Davacı vekili 06/022018 tarihli ıslah dilekçesi ile; 10.000,00-TL olan destek tazminatı istemlerini 49.628,33-TL artırarak, 59.628,33-TL'nı talep etmiştir.
Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davadan önce yapılan ödeme ile davacının tüm zararının karşılanması nedeni ile davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, kazaya ilişkin olarak Kayseri 6. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açılan dava ile iş bu davanın birleştirilmesini, kazanın oluşunda sigortalının kusurlu olduğunun ve kendilerine destek olunduğunun davacı tarafça ispat edilmesi gerektiğini, tazminat hesabının aktüer bilirkişisi tarafından yapılmasını, davacıya yapılan ödemelerin tazminattan düşülmesinin gerektiğini, davalı şirketin yalnızca dava tarihinden itibaren faizden sorumlu olabileceğini, uygulanması gereken faizin ise yasal faiz olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı Türkiye (Güneş) Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davadan önce davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme ile tüm zararın karşılandığını ve düzenlenen ibranameye göre davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, aksi görüşte olunması halinde ödenen rakamın hesaplanan tazminattan güncellenerek düşümünün yapılmasını, davalı şirketin yalnızca dava tarihinden itibaren faizden sorumlu olabileceğini, uygulanması gereken faizin ise yasal faiz olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
DELİLLER : Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.
Asıl ve birleşen dava dosyasında davacılar tarafından sigorta poliçelerine, Kayseri 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas ve ... Karar sayılı dava dosyasına, sosyal ve ekonomik durum araştırmalarına, nüfus kayıtlarına, bir kısım fatura ve fişlere, tanık anlatımlarına ve bilirkişi incelemesine delil olarak dayanılmıştır.
Asıl ve birleşen dava dosyasında davalı *** Sigorta A.Ş. tarafından sigorta poliçesine, ceza mahkemesi dosyasına ve bilirkişi incelemesine delil olarak dayanılmıştır.
Asıl ve birleşen dava dosyasında davalı ... A.Ş. tarafından sigorta poliçesine, ceza mahkemesi dosyasına ve bilirkişi incelemesine delil olarak dayanılmıştır.
Asıl ve birleşen dava dosyasında davalı ... tarafından sigorta poliçelerine, Kayseri 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas ve ... Karar sayılı dava dosyasına, trafik kayıtlarına, kaza tespit tutanağına. sosyal ve ekonomik durum araştırmalarına ve bilirkişi incelemesine delil olarak dayanılmıştır.
Asıl ve birleşen dava dosyasında davalı ... tarafından nüfus kayıtlarına, Kayseri 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas ve ... Karar sayılı dava dosyasına, trafik kayıtlarına, kaza tespit tutanağına. sosyal ve ekonomik durum araştırmalarına ve bilirkişi incelemesine delil olarak dayanılmıştır.
Uyap sisteminden davacıların ve müteveffa ...'in aile nüfus kayıt tablosu çıkarılarak dosyamız arasına alınmıştır.
Müteveffa ...'in ölmeden önceki sosyal ve ekonomik durumunun tespiti için Kahramanmaraş İli Emniyet Müdürlüğü'ne müzekkere yazılmıştır. Bu yazımıza cevap verilmiştir.
38 ... ve 38 ... plakalı araçların kaza tarihi olan ... tarihi itibariyle kayıt maliklerinin sorulması ve trafik kayıtlarının istenilmesi için Kayseri Trafik Tescil Şube Müdürülüğü'ne müzekkere yazılmıştır. Bu yazımıza cevap verilmiştir.
Davacıların T.C. numaraları, açık kimlik ve adres bilgileri belirtilmek suretiyle *** için Melikgazi İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne, *** için Bünyan İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne ve *** için Ankara Yeni Mahalle İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne müzekkereler yazılarak davacıların sosyal ve ekonomik durumlarının araştırılması istenilmiştir. Bu müzekkerelerimize 01/03/2022 tarihli yazı ile Bünyan İlçe Jandarma Komutanlığı'ndan, 11/02/2022 tarihli yazı ile Bünyan İlçe Emniyet Müdürlüğü'nden, 10/02/2022 tarihli yazı ile Melikgazi İlçe Emniyet Müdürlüğü'nden ve 12/04/2022 tarihli yazı ile Ankara Yeni Mahalle İlçe Emniyet Müdürlüğü'nden cevaplar verilmiştir.
Asıl ve birleşen dosya davacılarının ve davalılar ... ve ...'in sosyal ve ekonomik durumlarının araştırılması için ilgili Emniyet Müdürlüklerine müzekkere yazılmıştır. Bu müzekkerelerimize cevap verilmiştir.
Davacıların ve ölen ...'in T.C. kimlik numaraları ve açık kimlik bilgileri belirtilmek suretiyle, SGK Kahramanmaraş İl Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak, ...' in ... tarihinde trafik kazası nedeniyle davacılara SGK tarafından maaş veya gelir bağlanıp bağlanmadığının, ödeme yapılıp yapılmadığı sorulmuş, varsa maaş veya gelir bağlanmasına, ödeme yapılmasına ilişkin kararların, bunlara dayanak yapılan peşin sermaye değerlerinin hesaplanmasına ilişkin hesap tablolarının ve dayanak belgelerin okunabilir nitelikteki tasdikli suretlerinin istenilmiştir. Bu müzekkeremize cevap verilmiştir.
Kayseri 5. Asliye Ceza Mahkemesi'ne müzekkere yazılarak ... Esas *** Karar sayılı dava dosyasının akıbeti sorulmuş, anılan dava dosyasının Uyap kayıtları istenilmiştir.
Davalı ... A.Ş.'ne müzekkere yazılarak, ***'a ait T - *** poliçe sayılı sigorta poliçesiyle ... A.Ş. tarafından zorunlu trafik sigortası ile sigortalanan 38 ... plakalı aracın ... tarihinde meydana gelen kaza sonunda, ...'e çarpması ile bu şahsın ölümü nedeniyle, davacıların ... A.Ş.'ne hangi tarihte ihbarda bulundukları ve akıbetinin ne olduğu sorularak, ihbar tarihini gösterir kayıt ve belgelerin, sigorta poliçesinin, hasar dosyasının ve ödemeye ilişkin kayıt ve belgelerin okunabilir nitelikteki tasdikli suretlerinin gönderilmesi istenilmiştir. Bu müzekkeremize cevap verilmiştir.
***Sigorta A.Ş.'ne müzekkere yazılarak ...'e ait *** poliçe sayılı zorunlu trafik sigorta poliçesiyle ... A.Ş.'ne sigortalanan 38 ... plakalı aracın karıştığı ... tarihli trafik kazasında ...'in ölümü nedeniyle davacıların hangi tarihte ihbarda bulundukları ve akıbetinin ne olduğu sorularak, ihbar tarihini gösterir kayıt ve belgelerin, sigorta poliçesinin, hasar dosyasının ve ödemeye ilişkin kayıt ve belgelerin okunabilir nitelikteki tasdikli suretlerinin gönderilmesi istenilmiştir. Bu müzekkeremize cevap verilmiştir.
Kahramanmaraş Büyük Şehir Belediye Başkanlığı'na müzekkere yazılarak 2012 yılında bir kişiye ait ortalama cenaze ve defin masraflarının kaç TL olduğunu sorulmuştur. Bu müzekkeremize cevap verilmiştir.
Taraflarca bildirilen tanıklar usulünce dinlenmişlerdir.
Tüm deliller toplandıktan ve tanıklar dinlendikten sonra kusur raporu alınmıştır. Adli Tıp Kurumu Ankara Grup Başkanlığı'ndan alınan 24/03/2016 tarihli raporda özetle; davalı sürücü ... % 50, davalı sürücü ... % 50 kusurlu bulunmuştur. Bu rapora yapılan itirazlar yönünden ek rapor da alınmıştır. 16/06/2016 tarihli ek raporda da aynı kusur oranlarının tespit edildiği bildirilmiştir.
Kusur raporu alındıktan sonra aktüerya bilirkişisinden rapor alınmıştır. Aktüer bilirkişi ... tarafından düzenlenen 18/11/2016 tarihli raporda özetle; "Delillerin takdir, tahlil ve tartışılması ve manevi tazminatın takdiri mahkemeye ait olmak üzere tarafımca hesaplanan maddi tazminat miktarı ve davacı talepleri ...'ın destek zararı:12.314,38-TL, okuma ve def'in tutarı: 11.819,67-TL, okul harcı; 3.540,60-TL, kira ve gider: 225,00-TL, ...'in destek zararı : 11.350,59-TL" olduğu bildirilmiştir.
Taraflarca rapora karşı itirazlar sunulmuş, bunun üzerine aktüer bilirkişi ...'tan alınan 12/07/2017 tarihli ek raporda özetle; "Davacı talepleri ...'ın destek zararı: 9.867,02-TL, okuma ve def'in tutarı: 11.819,67-TL, okul harcı; 3.540,60-TL, kira ve gider : 225,00- TL, ...'in destek zararı : 8.529,53-TL" olarak bildirilmiştir.
Aktüer bilirkişi ... tarafından düzenlenen rapor ve ek rapora karşı yapılan itirazlar nedeniyle Ankara Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne yazılan talimat ile üç kişilik aktüer bilirkişi kurulundan yeni bir rapor alınmıştır. Aktüer bilirkişi kurulunca sunulan ... tarihli raporda özetle; "Davacı ... için hesaplanan destekten yoksun kalma tazminatının 91.853,10-TL, davacı ... için hesaplanan destekten yoksun kalma tazminatının 73.460,39-TL toplamda hesaplanan destekten yoksun kalma tazminatının 165.313,49-TL olduğu, *** A.Ş. ve *** A.Ş. tarafından davacı ... için ... tarihlerinde ödenen tazminatların rapor tarihine kadar olan yasal faizleriyle birlikte hesaplanan tazminattan indirilmesinden sonra bakiye 69.033,48-TL maddi tazminat kaldığını, *** A.Ş. ve ... A.Ş. tarafından, davacı ... için ... tarihlerinde ödenen tazminatların rapor tarihine kadar olan yasal faizleriyle birlikte hesaplanan tazminattan indirilmesinden sonra bakiye 59.628,33-TL maddi tazminat kaldığını, davalıların eksik ödenen tazminat miktarlarından kusurlarına denk gelen oranda sorumlu oldukları, davalı ... A.Ş. ve ...'in müştereken ve müteselsilen bakiye tazminatların yarısından sorumlu olduğu, ... A.Ş. ve ...'ın ise bakiye tazminatların diğer yarısından müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, davacı ...'in destekten yoksun kalma tazminatına hak kazanamayacağını diğer maddi tazminat kalemleri hakkında taktirin mahkemeye ait olduğunu" bildirmişlerdir.
Bu rapora taraflarca yapılan itirazlar nedeniyle Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi aracılığı ile aktüer bilirkişi kurulundan alınan *** tarihli ek raporda özetle; "taraf vekillerinin önceki rapora yaptığı itirazların yerinde olmadığı, bu nedenle ... tarihli raporda belirlenen hususları değiştirecek bir durum saptanmadığını" belirtilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE: Asıl ve birleşen dosyada dava, trafik kazası nedeniyle, 6098 sayılı TBK'nun 54. maddesi gereğince maddi tazminat ile 6098 sayılı TBK'nun 56. maddesi gereğince manevi tazminat istemine ilişkindir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4/1-a maddesine göre davaya bakmaya mahkememiz görevlidir. Zira dava ZMMS poliçesini düzenleyen sigorta şirketi ile birlikte araç sürücüsüne ve işletenine karşı açılmıştır.
Dava değeri dikkate alınarak 6545 sayılı Yasa'nın 45/3. maddesi uyarınca yargılama mahkememiz heyeti tarafından yürütülerek sonlandırılmıştır.
Birleşen ... Esas sayılı dava dosyasında davacı olan ...'in yargılama sırasında 09/02/2023 tarihinde vefat etmesi üzerine tek mirasçısı olan *** vekili tarafından Yeni Mahalle 2. Noterliği'nin 15/03/2023 tarihli ve *** yevmiye sayılı mirasçılık belgesi sunulmuş ve müteveffa davacı ...'in açtığı dava, tek mirasçısı olan ***tarafından takip edilmiştir.
Asıl ve birleşen davada davalı olan ... A.Ş. yargılama sırasında ticari unvanını değiştirerek *** A.Ş. unvanını almıştır.
Asıl dava ilk olarak Kayseri 6. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne açılmıştır. Kayseri 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayısını almıştır. Mahkemesince yapılan yargılama sonunda görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmiştir. Kararın kesinleşmesi ve süresinde gönderme talep edilmesi nedeniyle dava dosyası mahkememize gelmiş ve işbu esasa kaydı yapılmıştır.
Asıl dava devam ederken aynı kaza ile ilgili olarak Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne de ... Esas sayılı dava açılmıştır. Asıl dava ile aralarındaki bağlantı nedeniyle işbu asıl dava dosyası üzerinde birleştirilmiştir.
Asıl ve birleşen davalar yönünden taraflarca ileri sürülen deliller toplanmış, tanıklar dinlenmiştir. Kazayla ilgili Kayseri 5. Asliye Ceza Mahkemesi'ne ceza davası açılmıştır. Kayseri 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas *** Karar sayılı dosyası celbedilmiş, incelemesinde, maktul ..., katılanlar ***, ..., ..., sanık ..., sanık ... hakkında açılmış bilinçli taksirle ölüme neden olma suçu nedeniyle açılan davada yapılan yargılama sonunda, sanıkların atılı suç nedeniyle 4 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Ankara 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne ... Esas sayılı dava açılmış ancak sonradan *** Karar sayılı ilamla davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Asıl davada davacılar vekili ... tarihli açıklama dilekçesini sunmuştur. Destekten yoksun kalma tazminatı olarak 35.000,00-TL diğer talepleri için de 15.000,00-TL olmak üzere toplam 50.000,00-TL maddi tazminat istediklerini bildirmiştir. Diğer talepleri olarak da 3.000,00-TL'nı cenaze ve defin gideri, 7.000,00-TL'nı okul masrafları, 5.000,00-TL'nı da ev kirası ve sair giderler için talep edilmiştir. Asıl davada davacı vekili 19/12/2014 tarihli tekrar bir açıklama dilekçesi sunmuş ve davacı ... için 150.000,00-TL, ... için de 50.000,00-TL olmak üzere toplam 200.000,00-TL manevi tazminat istediklerini bildirmiştir. Manevi tazminatın davalı sigorta şirketleri dahil tüm davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Birleşen davada da davacı vekili 26/02/2015 tarihli açıklama dilekçesini sunmuştur. 1.000,00-TL cenaze ve defin gideri, 1.000,00-TL okul masrafı ve sair giderleri, 1.000,00-TL evin kira giderleri ve sair, 7.000,00-TL destekten yoksun kalmaya ilişkin olmak üzere toplam 10.000,00-TL maddi tazminat, 150.000,00-TL de manevi tazminat talep etmiştir. Manevi tazminatı davalı sigorta şirketleri hariç olmak üzere diğer davalılardan istemiştir.
Mahkememizde evvelce yapılan yargılama sonunda 01/10/2018 tarihli, ... Esas ve ... Karar sayılı gerekçeli karar ile "davalı sürücü ...'ın idaresinde bulunan araç ile yaya olarak karşıya geçen ...'e çarptığını, yayanın yolun orta şeridine düşmesi sonrasında hemen arkadan gelen ve davalı sürücü ... idaresinde bulunan aracın yere düşen yayaya bir kez daha çarpması ile meydana gelen kaza sonucunda yayanın hayatını kayıp ettiğini, kazanın meydana gelmesinde her iki sürücünün %50-%50 oranında kusurlu olduklarını, yayanın ise kusurunun bulunmadığını, asıl dava davacısı olan anne ...'ın destekten yoksun kalma tazminatı ile birlikte, cenaze gideri, okul masrafı ve ev kirası talep ettiğini, birleşen davada ise davacı baba ... için destekten yoksun kalma tazminatı yanında, cenaze gideri, okul masrafı ve kira masrafı talep edildiğini, maddi tazminata ilişkin olarak hesap bilirkişisi tarafından hesaplama yapıldığını belirterek, asıl davanın kısmen kabulüne, davacı ... için 69.033,48-TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılar ... ile ... yönünden kaza tarihinden, davalı ... A.Ş. yönünden 12/02/2013 tarihinden, davalı ... A.Ş. yönünden ise ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacı ... için 80.000,00-TL ve davacı ... için 40.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ile ...'den müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacıların diğer davalılar ... A.Ş. ve ... A.Ş. hakkındaki manevi tazminat taleplerinin reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne, davacı ... için 59.628,33-TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılar ..., ... ve ... yönünden kaza tarihinden, davalı ... A.Ş. yönünden dava tarihinden, davalı ... A.Ş. yönünden ise ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacı ... için 60.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ..., ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsiline" karar verilmiştir.
Mahkememizin 01/10/2018 tarihli, ... Esas ve ... Karar sayılı gerekçeli kararı davalılardan ... A.Ş. ve ... A.Ş. vekilleri tarafından yasal süresi içinde istinaf edilmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi'nce icra edilen istinaf incelemesi neticesinde *** tarihli, *** Karar sayılı karar ilamı ile "Asıl dava davacısı ... ile birleşen dava davacısı ...'in kızları ...'in vefatına neden olan trafik kazasında, yaya Burcu'ya çarpan 38 ... plakalı araç davalı davalı ...'ın idaresinde, 38 ... plakalı araç ise davalı ...'in idaresinde bulunmakta olup, ilk araç davalı ... A.Ş.'ne, ikinci araç ise davalı ... A.Ş.'ne, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ile sigortalıdır. Dava konusu kazanın meydana gelmesinde her iki araç sürücüsü %50-%50 oranında kusurlu kabul edilmiştir. Bu kusur durumuna göre davacı anne ve baba için destekten yoksun kalma tazminatı hesabı yaptırılmış ve ... tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda karar verilmiştir. Ancak; kaza tarihinde üniversite öğrencisi olan destek için kaza tarihinden itibaren, eğitim hayatının sonuna kadar yetiştirme gideri indirimi yapılmaksızın, iş bulma süresini dikkate almadan, yeterli emsal araştırmasına dayanmayan gelir kabulü ve ödeme tarihi verileri ile zararın karşılandığını belirlemeden düzenlenen bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli değildir.
1-Davacıların desteği ...'in üniversite öğrencisi olduğu belirtilmiş olup, dosya kapsamında kaza tarihi itibari ile kaçıncı sınıf öğrenicisi olduğu belirlenememektedir. Mahkemece, öncelikle müteveffanın kaza tarihinde kaçıncı sınıf öğrencisi olduğu ve mezun olacağı tarihin ilgili öğrenim kurumundan sorulması gerekmektedir.
2-Mezuniyet tarihi belirlendikten sonra; mesleğine göre, ilgili meslek odaları ve meslek kuruluşlarından mezuniyetinden itibaren ne kadar sürede iş bulabileceği ve emsal gelirinin ne kadar olacağının sorulması, emsal gelir araştırmasının ayrıcı kamu ve özel kuruluşlardan da sorularak belirlenmesi gerekmektedir.
3-Tazminat hesabı yapılırken çocuk-destekler yönünden yetiştirme giderinin dikkate alınması gerekmektedir; MK'nun 185. madde hükmü gereğince, anne-baba birlikte çocukların bakımından sorumludur, aynı yasanın 327. maddesinde ise;“Çocuğun bakımı, eğitimi ve korunması için gerekli giderler ana ve baba tarafından karşılanır” denilmektedir. Her baba ve annenin çocuğunu belli bir yaşa kadar büyütmek, yetiştirmek ödevi olup çocuğun ölümü nedeni ile artık yapılması gerekmeyecek yetiştirme giderlerinin belirlenecek destekten yoksun kalma tazminatından düşülmesi gerekmektedir. Yargıtay uygulamalarına göre; anne ve baba çalışıyorsa anne ve babadan ayrı ayrı %5'er, anne çalışmıyorsa, sadece babadan %5 oranında yetiştirme gideri düşülmesi gerekmektedir.
Somut olayda destek Burcu her ne kadar 22 yaşında ise de vefat tarihinde üniversite öğrencisi olduğu sabittir. Üniversite eğitim süresinin sonuna kadar yetiştirme gideri mahsubu yapılmadan hesaplanan tazminata hükmolunması doğru görülmemiştir.
4-Yine, Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre; davadan önce yapılmış ödeme bulunması halinde ödeme tarihi itibariyle davalı tarafça gerçekleştirilen ödemelerin yeterli olup olmadığının belirlenmesi gerekmektedir. Bunun için, ödeme tarihi verileri dikkate alınarak yapılacak hesaplama sonucu bulunacak tutar ile ödenen miktarın karşılaştırılması ve ödemenin yeterli olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir. Ödemenin yeterli bulunması halinde ibra nedeni ile davanın reddine karar verilmeli, şayet ödemenin yetersiz olduğu anlaşılırsa, bu kez karar tarihine en yakın veriler dikkate alınarak tazminat hesaplanmalı ve zarar ile yararın denkleştirilmesi ilkesi gereğince, davalı tarafından yapılan ödemeye, hesaplama yapıldığı tarihe kadar geçen süre için yasal faiz uygulanarak (güncelleme), hesaplanan tutardan mahsup edilmelidir.
Mahkemece, davalı sigorta şirketlerince asıl ve birleşen dosya davacılarına kendi açtıkları dava tarihinden önce yapılan ödemelerin ödeme tarihi itibari ile yeterli olup olmadığına dair rapor alınması gerekirken, bu konuda değerlendirme yapılmadan karar verilmesi de doğru olmamıştır.
Bu durumda mahkemece, aktüerya konusunda uzman hukukçu yeni bir bilirkişiden; desteğin üniversiteden mezun olup işe başlama zamanına kadar geçecek süre belirlenip, üniversite eğitiminin sonuna kadar anne ve babası tarafından yapılacak yetiştirme giderleri de değerlendirilerek, belirlenen emsal gelir üzerinden öncelikle davalı tarafça davadan önce yapılan ödemelerin davacı tarafın zararını karşılayıp karşılamadığının belirlenmesi, zararın karşılanmadığının tespit edilmesi halinde, ilk karara esas alınan 2017 rapor tarihi verilerine göre davacı anne ve baba için destekten yoksun kalma tazminat hesaplaması yapılması hususunda ayrıntılı ve denetime elverişli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Kabule göre de; bilindiği üzere HMK'nun 26. maddesi hükmü gereğince hakim, kural olarak tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır. Ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Buna usul hukukunda; taleple bağlılık ilkesi denilmektedir ve yargılamanın temel ilkelerinden biridir. Yargılama bu ve benzeri ilkeler ile şekillendirildiğinden, gerek taraflar gerekse hakim yargılamanın ilkelerini gözetmek durumundadır. Bunun sonucu olarak; ilk derece mahkemesinin davacının talep ettiğinden fazlasına karar vermesi durumunda, istinaf mahkemesinin kamu düzenini gözeterek kararı kaldırması gerekmektedir.
Somut olayda, asıl dava dilekçesi ile 50.000,00-TL maddi tazminat talep edilmiş, ... tarihli açıklama dilekçesi ile; 50.000,00-TL maddi tazminatın, 5.000,00-TL'sinin müteveffayı okutmak için evlerini satmış olmaları nedeni ile ve defin masrafı olarak, 5.000,00-TL'sinin okul harcı ve okul masrafları olarak, 5.000,00-TL'sinin kirada oturmaları nedeni ve 35.000,00-TL'sinin ise destekten yoksun kalma tazminatı olarak talep edildiği belirtilmiştir. Ancak 23/05/2018 tarihinde verilen ıslah dilekçesi ile talep edilen 50.000,00-TL maddi tazminatın tamamı destekten yoksun kalma tazminatı olarak talep edilmiş gibi 50.000,00-TL'lik taleplerini 19.033,48-TL artırarak 69.033,48-TL destekten yoksun kalma tazminatı istenmiştir. Oysa, ... tarihli açıklama dilekçesi ile istenen destekten yoksun kalma tazminatı 35.000,00-TL olup, ıslah ile 19.033,48-TL artırım yapıldıktan sonra 54.033,48-TL destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesi gerekirken, talep aşılır şekilde hüküm kurulmuştur.
Aynı şekilde, birleşen dava dilekçesi ile 10.000,00-TL maddi tazminat talep edilmiş, 25/02/2015 tarihli açıklama dilekçesi ile; 10.000,00-TL maddi tazminatın, 1.000,00-TL'sinin müteveffayı okutmak için ödemeler, çekilen krediler, okul masrafları, okul harçları için, 1.000,00-TL'sinin def'in ve mezar masrafları için, 1.000,00-TL'sinin müteveffanın kaldığı evin kirası için ve 7.000,00-TL'sinin ise destekten yoksun kalma tazminatı olarak talep edildiği belirtilmiştir. Ancak 06/02/2018 tarihinde verilen ıslah dilekçesi ile talep edilen 10.000,00-TL maddi tazminatın tamamı destekten yoksun kalma tazminatı olarak talep edilmiş gibi 10.000,00-TL'lik taleplerini 49.628,33-TL artırarak 59.628,33-TL destekten yoksun kalma tazminatı istenmiştir. Oysa, 25/02/2015 tarihli açıklama dilekçesi ile istenen destekten yoksun kalma tazminatı 7.000,00-TL olup, ıslah ile 49.628,33-TL artırım yapıldıktan sonra 56.628,33-TL destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesi gerekirken, talep aşılır şekilde hüküm kurulmuştur. Davada talep kamu düzenine ilişkin olup, asıl ve birleşen davada talep edilen maddi tazminat yönünden talep aşılır şekilde hüküm kurulması da usul ve yasaya aykırıdır." gerekçeleriyle davalı ... A.Ş. vekili ve davalı ... A.Ş. vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile HMK'nun 353/1.a.6. maddesi gereğince mahkememiz kararının kaldırılmasına, karar ilamında belirtilen esaslar doğrultusunda yeniden inceleme yapılarak ve sonucuna göre, kazanılmış haklar da korunarak, yeniden karar verilmek üzere dosyanın mahkememize gönderilmesine karar verilmiştir.
İade edilen dava dosyası mahkememizin ... Esas sırasına kaydedilmiştir.
Yeniden yapılan yargılama sırasında Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi'nin *** Karar sayılı karar ilamı doğrultusunda müteveffa ...'in T.C. kimlik numarası ve açık kimlik bilgileri belirtilerek Erciyes Üniversitesi Rektörlüğü Mühendislik Fakültesi Dekanlığı'na müzekkere yazılarak bu fakültenin İnşaat Mühendisliği Bölümü'ne (İ.Ö.) 01/09/2009 tarihinde kayıt yaptıran ...'in trafik kaza tarihi olan ... tarihi itibari ile kaçıncı sınıf öğrencisi olduğunun, ...'in bu trafik kazasında yaralanması nedeni ile ... tarihinde vefat ettiği anlaşılmakla; vefat etmeyip okuluna devam etseydi muhtemel mezuniyet tarihinin ne olacağının sorulmasına, ayrıca başarı durumunu gösterir öğrenci durum belgesinin düzenlenerek öğrenci belgesinin gönderilmesi istenilmiştir. 07/11/2022 tarihli yazı ile bu müzekkeremize cevap verilmiştir.
Erciyes Üniversitesi Rektörlüğü Mühendislik Fakültesi Dekanlığı'ndan müzekkere cevabı geldikten sonra yine karar ilamı doğrultusunda ...'in muhtemel mezuniyet tarihi kesinleştikten sonra 1 numaralı ara karar ile gelecek öğrenci durum belgesinin birer örneği eklenmek sureti ile Kayseri Sanayi Odasına, Kayseri Ticaret Odası'na, Çevre Şerhicilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'na, TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Ankara Şubesi'ne (Necati Bey Caddesi, No:57, Kat: 4, 06440 Çankaya/ Ankara) T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı Kamu Mali Yönetim ve Dönüşüm Müdürlüğü'ne, ayrıca Kayseri'de bulunan büyük inşaat firmalarına, Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na, Kocasinan Belediye Başkanlığı'na, Melikgazi Belediye Başkanlığı'na, Kayseri OSB Müdürlüğü'ne ve Türkiye İnşaat Yüksek Mühendis ve Mühendisleri Sendikası Başkanlığı'na ayrı ayrı müzekkereler yazılarak 1 nolu ara kararı ile Erciyes Üniversitesi Mühendislik Fakültesi'nden verilecek cevapta yazılı muhtemel mezuniyet tarihinin de belirtilmesi sureti ile Erciyes Üniversitesi Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü'nden muhtemel mezuniyet tarihinde mezun olan 1990 doğumlu bir kadın öğrencinin eğitim gördüğü ve mezun olacağı bölümle ilgili hangi mesleği icra edebileceği, hangi alanda iş bulabileceği, mezuniyet tarihinden itibaren ne kadar sürede iş bulabileceği, mezun olduğu bölümle ilgili mesleğini icra edecek olması halinde iş bulma imkan ve sürelerinin ortalama ne olduğu, yukarıda anlatılan vasıfta mühendislik fakültesinin inşaat fakültesinden mezun olan 1990 doğumlu bir kadın mühendisin muhtemel mezuniyet tarihinden sonra mezun olduğu bölüm ile ilgili mesleğini icra etmesi halinde muhtemel işe başlama tarihinden bu güne kadar çalışmaları karşılığında elde edebileceği, muhtemel ortalama aylık bedelinin kaç TL olabileceği, o meslekteki emsal ortalama aylık gelirinin ne kadar olduğu hususları sorulmuş, sorulan hususlara ilişkin kayıt ve belge örneklerinin, emsal durumda olan veya emsale yakın çalışanların muhtemel mezuniyet tarihinden bu güne kadar aylık gelirlerini gösterir ücret bordro örneklerinin mahkememize gönderilmesi istenilmiştir.
Kayseri Sanayi Odası'na yazılan müzekkereye 30/11/2022 tarihli yazı ile cevap verilmiştir.
Kayseri Ticaret Odası'na yazılan müzekkereye 25/11/2022 tarihli yazı ile cevap verilmiştir.
Çevre Şerhicilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'na yazılan müzekkereye 29/12/2022 tarihli yazı ile cevap verilmiştir.
TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Ankara Şubesi'ne yazılan müzekkereye 28/11/2022 tarihli yazı ile cevap verilmiştir.
T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı Kamu Mali Yönetim ve Dönüşüm Müdürlüğü'ne yazılan müzekkereye 21/11/2022 tarihli yazı ile cevap verilmiştir.
Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na yazılan müzekkereye 18/11/2022 tarihli yazı ile cevap verilmiştir.
Kocasinan Belediye Başkanlığı'na yazılan müzekkereye 16/11/2022 tarihli yazı ile cevap verilmiştir.
Melikgazi Belediye Başkanlığı'na yazılan müzekkereye 14/12/2022 tarihli yazı ile cevap verilmiştir.
Kayseri OSB Müdürlüğü'ne yazılan müzekkereye 24/11/2023 tarihli yazı ile cevap verilmiştir.
Türkiye İnşaat Yüksek Mühendis Ve Mühendisleri Sendikası Başkanlığı'na yazılan müzekkereye 02/12/2022 tarihli yazı ile cevap verilmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi'nin *** Karar sayılı karar ilamı dikkate alınarak HMK'nun 266. maddesi uyarınca bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, HMK'nun 267. ve 268. maddesi gereğince dava dosyasının re'sen seçilecek bir aktüerya konusunda uzman bilirkişinin görevlendirilmesine, HMK'nun 273. maddesi gereğince iddia, savunma, kusur raporu, nüfus kayıtları, ekonomik ve sosyal durum araştırmaları, öğrenim durumu ile ilgili araştırmalar, emsal ücret araştırmaları, sigorta poliçeleri ve hasar dosyaları, SGK kayıtları, önceki aktüer bilirkişi raporu, mahkememizce verilen önceki karar, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi'nin 09/06/2022 tarihli, *** Karar sayılı karar ilamı ile diğer tüm dosya kapsamı incelenmek suretiyle, desteğin üniversiteden mezun olup işe başlama zamanına kadar geçen süre belirlenip, üniversite eğitiminin sonuna kadar anne ve babasının sonuna kadar yapılacak yetiştirme giderleri de belirlenerek emsal gelir üzerinden öncelikle davalı tarafça davadan önce yapılan ödemelerin davacıların zararını karşılayıp karşılamadığının belirlenmesi, zararın karşılanmadığının tespiti halinde ise mahkememizin ilk kararında esas alınan 2017 rapor tarihi verilerine göre davacı anne ve davacı müteveffa baba için destekten yoksun kalma tazminat hesabının yapılması, hesaplama yapılırken Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi'nin karar ilamında işaret edilen ilke ve hususların dikkate alınması, davacıların bakiye destekten yoksun kalma zararının bu şekilde tespit edilmesi konularında hüküm vermeye ve denetime elverişli açıklamalı rapor tanzimi için bilirkişiye yetki ve görev verilmesine karar verilmiştir.
Aktüer bilirkişi ... tarafından düzenlenen 20/10/2023 tarihli raporda özetle; "Davacı ...'in bakiye destek zararının 38.318,75-TL, Davacı ...'ın bakiye destek zararının 58.964,58-TL olduğu, davacıların bakiye destek zararlarının davalı sigorta şirketleri tarafından temin edilen Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi bakiye teminat limiti (kaza tarihi itibariyle 212.102.68-TL) kapsamında kaldığı, davalı sigorta şirketlerinin davacıların bakiye destek zararlarından yine bakiye poliçe limitleri ile sınırlı olmak ve sigortalılarının kusurları nispetinde bir birlerine rücu hakları saklı kalmak kaydıyla ayrı ayrı sorumlu oldukları" kanaatinde olduğu belirtilmiştir.
Taraflar arasında uyuşmazlık noktaları;
... tarihli trafik kazasının oluşumunda kim veya kimlerin ne oranda kusurlu oluduğu, müteveffanın müteferrik kusurunun bulunup bulunmadığı, ...'in vefatı nedeniyle dava dilekçesinde yazılı talepler kapsamında asıl ve birleşen dava dosyasında talep eden davacıların destekten yoksun kalma ve diğer maddi zararının olup olmadığı ve tüm davacıların manevi zararının bulunup bulunmadığı var ise bu zararlarından dava dilekçesinde talep edildiği şekilde ilgili davalıların sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, sigorta şirketlerinin yaptığı ödeme nedeniyle sorumluluklarını gerektirir bakiye zarar kalıp kalmadığı, davalı Türkiye (Güneş) Sigorta A.Ş.'nin derdestlik itirazının haklı olup olmadığı konularında toplanmaktadır.
Derdestlik itirazının değerlendirmesinde;
Ankara 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne ... Esas sayılı dava açılmış ancak sonradan *** Karar sayılı ilamla davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Davanın açılmamış sayılması kararı temyizi kabil niteliktedir. Ancak, derdestlik yönünden kararın temyiz edilmeyerek veya temyiz aşamasından geçerek kesinleşmesini aramaya gerek yoktur. Burada davaların takipsiz bırakılmasını önlemek amacı güdülmüştür. Bu itibarla, davanın taraflarca takip edilmemesi sebebiyle dosyanın işlemden kaldırılması tarihinden itibaren 3 ay içinde dava yenilenmediği takdirde davanın açılmamış sayılmasına ilişkin oluşan tüm yasal hüküm ve sonuçlar başkaca bir işleme bağlı olmadan doğrudan doğruya yürürlük kazanır. Derdestlik, dosyanın işlemden kaldırılması halinde, devam eden süreçte davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği durumda işlemden kaldırma tarihinden itibaren 3 aylık süre ile sınırlı olmalıdır. Bu süre hak düşürücü niteliktedir. Ancak bu hükümler davanın açılmamış sayılmasını gerektiren şartların salt doğumu ile kendiliğinden ortadan kalkar ve derdest olmaktan çıkar. Zamanaşımını kesme etkisi dahi sona erer. Nitekim, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 18/09/1996 tarihli, 1996/ 19-461 Esas, 1996/607 Karar sayılı kararında bu hususu açıkça belirtmiştir. Bu durumda davalı Türkiye (Güneş) Sigorta A.Ş.'nin derdestlik itirazına itibar edilmeyerek davanın esasının incelenmesi gerektiği değerlendirilmiştir.
Kusur durumunun değerlendirmesinde;
... günü saat 16:43 sıralarında, davalı sürücü ... yönetimindeki 38 ... plakalı otomobil ile Talas Bulvarı'nı takiben Talas istikametinden M.K. Paşa Bulvarı istikametine seyri sırasında geldiği Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi acil giriş yolu kavşağını geçerek kavşak çıkışındaki yaya geçidi mahalline geldiğinde, yolun sağından yola girip karşıya geçmek isteyen yaya ...'e aracının sağ ön kesimiyle çarpması ile yayanın yola orta şeride düşmesi ve hemen arkasından aynı istikamete seyreden sürücü ... yönetimindeki 38 ... plakalı otomobilin yere düşen yayaya çarpıp sürükleyerek 32 metre ileride durması sonucu dava konusu kaza meydana gelmiştir.
Kaza, meskun mahalde, aydınlatmanın olduğu, 10 metre genişliğinde, asfalt kaplama, düz ve eğimsiz, tek yönlü bölünmüş yolda kavşak çıkışındaki yaya geçidi mahallinde, bulutlu havada, ıslak zeminde, gece meydana gelmiştir. Olay sonrası tanzim edilen trafik kazası tespit tutanağında her iki sürücünün de kırmızı ışığı ihlal ederek kavşağa giriş yaptıkları, her iki sürücü de ayrı ayrı olmak üzere KTK'nun 84. maddesi asli kusurlarından "Kırmızı ışıklı trafik işaretinde geçme" ve aynı kanunda yer alan 52/1a maddesini ihlal ettiği, yaya ...'in KTK yaya geçidi üzerinden yayalara yeşil ışık yanmakta iken geçmek istediğinden kural ihlali olmadığının kaza mahallinde yapılan inceleme, mobese kayıt görüntü incelemesi ve sürücü beyanlarından anlaşıldığı belirtilmiştir.
Ceza dosyasında mevcut 04/12/2012 tarihli bilirkişi raporunda davalı sürücü ...'ın KTK'nun 84/a maddesini ihlal ederek asli kusurlu, davalı sürücü ...'in KTK'nun 46. maddesi ve aynı kanunun 52/a,b ve 84/a maddelerini ihlal ederek asli kusurlu olduğu, yaya ...'in ise kural ihlali bulunmadığı kanaatinin belirtildiği, yine ceza dosyasında mevcut Ankara Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi'nce düzenlenen ... tarihli raporda davalı sürücüler ... ve ...'in eşdeğer kusurlu oldukları, yaya ...'in kusursuz olduğu kanaatinin belirtildiği, ayrıca mevcut olayla ilgili olarak Kayseri 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 05/03/2013 tarihli kararının olduğu görülmüştür.
Dava dosyası ve beraberindeki ceza dosyası kapsamındaki ifadeler ve meydana gelen olayla ilgili tespit olunan tüm veriler incelenerek durum değerlendirmesi yapıldığında, kazaya karışan her iki sürücünün de kırmızı ışık ihlali yaptıkları, mevcut oluş şartlarında meydana gelen olayda kırmızı ışık ihlali yapan her iki sürücünün eşdeğer kusurlu olacakları görüş ve kanaatine varan heyetimizce aşağıdaki şekilde rapor tanzim edilmiştrir. Mevcut verilere göre; davalı sürücü ... yönetimindeki otomobil ile gece vakti, meskun mahalde seyri sırasında geldiği olay mahalli kavşakta seyir yönüne kırmızı ışık yanmasına karşın hatalı biçimde seyrine devam edip kavşak çıkışındaki yaya geçidinde seyrine göre sağdan yola girip karşıya geçmek isteyen yayaya aracının sağ önüyle çarparak yolun orta şeridine düşürmesi ve arkasından gelen aracında yere düşen bu yayaya çarpıp sürüklemesi sonucu meydana gelen olayda, dikkatsizliği, tedbirsizliği ve kurallara aykırı hareketiyle kusurludur. Davalı sürücü ... yönetimindeki otomobil ile meskun mahalde, gece vakti seyri sırasında olay mahalline geldiğinde, dosyada mevcut ifadesi ve kaza sonrası aracıyla durma mesafesinden de anlaşılmakla, hızını mahal şartlarına göre ayarlamayıp, seyir yönüne yanan kırmızı ışığa rağmen hatalı biçimde kavşağa girip seyrine devam ederek, kavşak çıkışında önünde seyreden aracın yaya geçidinden geçmekte olan yayaya çarpması sonucu yolun orta şeridine düşen bu yayaya çarparak sürüklediği olayda, dikkatsizliği, tedbirsizliği ve kurallara aykırı hareketiyle kusurludur. Müteveffa yaya ..., olay mahallindeki yaya geçidinden yayalara yeşil ışık yanmakta iken geçiş yaptığı esnada, kavşakta kırmızı ışık ihlali yaparak gelen aracın çarpılmasına maruz kalıp yere düşmesi ve arkadan gelen diğer aracın altında kalıp sürüklenmesi sonucu meydana gelen olayda, oluşa etken hatalı tutum ve davranışı bulunadığından sonuçta atfı kabil kusuru yoktur.
Adli Tıp Kurumu Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı'nca düzenlenen 23/04/2016 tarihli raporda ve 16/06/2016 tarihli ek raporda özetle; "Davalı sürücü ...'ın %50 (yüzde elli) oranında kusurlu olduğu, davalı sürücü ...'in %50 (yüzde elli) oranında kusurlu olduğu ve davacı tarafın murisi yaya ...'in kusursuz olduğu" belirtilmiştir. Bu raporlar, dosya kapsamındaki trafik kaza tespit tutanağı, Kayseri 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas ve *** Karar sayılı dava dosyası, hasar dosyası ile diğer deliller ve olayla uyumlu ve denetime elverişli olduğundan mahkememizce benimsenerek hükme esas alınmıştır.
Destekten yoksun kalma zararına ve diğer maddi zararlara ilişkin değerlendirmede;
Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle "Destekten yoksun kalma zararı" ile "Destekten yoksun kalma tazminatı" kavramaları incelenmelidir.
Trafik kazası, bir kişinin ölümü sonucunu doğurabilir. Böyle bir durumda, bazı kişiler onun ekonomik desteğinden, malî yardım ve bakımından yoksun kalabilirler. İşte; ölenin destek ve yardımından yoksun kalanlarının uğradıkları bu zarara, destek kaybından doğan zarar denir.
Destekten yoksun kalma zararı TBK'nun 53. maddesinde yer almaktadır. Madde aynen;
"Ölüm hâlinde uğranılan zararlar özellikle şunlardır:
1. Cenaze giderleri.
2. Ölüm hemen gerçekleşmemişse tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar.
3. Ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar." şeklinde düzenlenmiştir.
Görüldüğü gibi destek zararları sayılırken "özellikle şunlardır" demekle madde metninde sayılan zararlar ile sınırlandırılmamıştır. Madde de çok dar kapsamlı sayılan zararların ne tanımı ne de şartları yer almıştır. Desteğin ölümünden önce kurulmuş olan veya destek yaşasaydı, kurulması muhtemel olan bir bakım ilişkisinin tespit edilmesi, ardından bu bakım ilişkisinin destek yaşasaydı gelecekte göstereceği değişim neticesinde, destekten yoksun kalanın uğradığı zarar miktarının ve ödenecek tazminat miktarının tespit edilmesi, tahminlere ve varsayımlara dayalıdır.
TBK'nun 53. maddesinin öngörmüş olduğu hâl, ölüm sonucu vukua gelen bir kısım zararların tazminini hükme bağlamaktır. Bu hükme göre, ölenin yardımından faydalananlar, bu yüzden yoksun kaldıkları faydayı, tazminat olarak, sorumludan isteyebilirler. Buna "destekten yoksun kalma tazminatı" denir.
Destekten yoksun kalma tazminatı, bir şahıs öldüğünde, ölenin sağlığında destek olduğu veya ileride destek olacağı kimseleri korumayı, desteklerinin ölümünden önceki sosyal ve ekonomik durumlarına uygun hayat sürdürebilmeleri için, ölüm sebebiyle mahrum kaldıkları yardımı, ölüme sebebiyet verenden tazmin edebilmelerini amaçlayan bir tazminat türüdür. Kanun metninden de anlaşılacağı gibi destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir. Yani haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse TBK’nun 53. maddesine dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir. Davalı destekten yoksun kalmadan ileri gelen somut zararı gidermek zorundadır. Bu nedenle tazminat hesabından önce zarar tutarını belirlemek gerekir. Bunun yanında amaç zarar görenin malvarlığındaki eksilmeyi giderme olduğuna göre, ölüm nedeniyle desteğini yitirenin elde ettiği çıkarlar varsa, bunların da zarar tutarından indirilmesi gerekir. Aksi hâlde zarar görenin malvarlığında olaydan önceki duruma göre bir artış meydana gelmiş olur. Buradaki amaç zarar görenin malvarlığını zenginleştirmek değil, desteğini yitiren kişiye ölümden önceki yaşam düzeyini sürdürebilme imkânı tanımaktır.
Destek zararından bahsedebilmek için destekten yoksun kalan kimse devamlı ve gerçek bir ihtiyaç içerisinde bulunmalıdır. Genel olarak bakım ihtiyacı, sosyal düzeye uygun olan yaşamın devamını sağlamak için gerekli imkânlardan yoksun kalmayı anlatır. Eğer ölenin eylemli olarak baktığı davacı, ölüm yüzünden bu bakımın sağladığı yaşama düzeyinin altına düşmüş olursa, ihtiyaç bulunma şartı gerçekleşmiş sayılır. Burada önemli olan, davacının ve ailesinin temsil ettiği sosyal ve ekonomik düzeye göre normal karşılanan giderlerdir.
"Destekten yoksun kalanların meydana gelen zararlarını tazmin hakkı ölenden intikal eden bir hak olmayıp doğrudan doğruya desteğini yitiren kişinin kendisinde doğan, asli ve bağımsız nitelikte bir haktır. Ölenle ya da mal varlığı ile bir bağıntısı bulunmadığı için bağımsız bir talep hakkı yaratır, Bu nedenledir ki ölen kimse ile destekten yoksun kalan arasında kanuni veya akdi bir bakım yükümlülüğü, mirasçılık ya da akrabalık ilişkisi bulunması gerekmemektedir. Destekten yoksun kalma tazminatı talebi miras yoluyla kazanılan, mirasçılık sıfatına bağlı bir hak olmadığından desteğin veya mirasçılarının da herhangi bir tasarruf hakkı bulunmamaktadır." (Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun *** tarihli ve *** K. sayılı kararları).
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 06/03/1978 tarihli ve 1/3 sayılı kararında destekten yoksun kalma tazminatı; "Destekten yoksun kalma tazminatının eylemin karşılığı olan bir ceza olmayıp, ölüm sonucu ölenin yardımından yoksun kalan kimsenin muhtaç duruma düşmesini önlemek ve yaşamının desteğin ölümünden önceki düzeyde tutulması amacına yönelik sosyal karakterde kendine özgü bir tazminattır." şeklinde tanımlanmıştır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 30/11/2005 tarihli ve *** K. sayılı kararında da aynı esaslar benimsenmiştir.
Haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse TBK'nun 53. maddesine dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir. Ancak, destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesi için öncelikle, ölen ile destekten yoksun kalan arasında maddi yönden düzenli ve eylemli bir yardımın varlığı gerekir. Burada sözü geçen destek kavramı hukuksal bir ilişkiyi değil, eylemli bir durumu hedef tutar ve ne hısımlığa ne de yasanın nafaka hakkındaki hükümlerine dayanır; sadece eylemli ve düzenli olarak geçimini kısmen veya tamamen sağlayacak şekilde yardım eden ve olayların olağan akışına göre eğer ölüm vuku bulmasaydı, az çok yakın bir gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kimse destek sayılır.
O hâlde destek sayılabilmek için yardımın eylemli olması ve ölümden sonra da düzenli bir biçimde devam edeceğinin anlaşılması yeterli görülür. Bununla birlikte destekten yoksun kalan kimse devamlı ve gerçek bir ihtiyaç içerisinde bulunmalıdır. Genel olarak bakım ihtiyacı, sosyal düzeye uygun olan yaşamın devamını sağlamak için gerekli olanaklardan yoksun kalmayı anlatır. Eğer ölenin eylemli olarak baktığı davacı, ölüm yüzünden bu bakımın sağladığı yaşama düzeyinin altına düşmüş olursa, ihtiyaç içerisinde bulunma koşulu gerçekleşmiş sayılır. Burada önemli olan, destekten yoksun kalan kimsenin ve ailesinin temsil ettiği sosyal ve ekonomik düzeye göre normal karşılanan giderlerdir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 21/04/1982 tarihli ve *** E., *** K. sayılı kararı).
Bununla birlikte destekten yoksun kalan kimse devamlı ve gerçek bir ihtiyaç içerisinde bulunmalıdır. Genel olarak bakım ihtiyacı, sosyal düzeye uygun olan yaşamın devamını sağlamak için gerekli olanaklardan yoksun kalmayı anlatır. Eğer ölenin eylemli olarak baktığı davacı, ölüm yüzünden bu bakımın sağladığı yaşama düzeyinin altına düşmüş olursa, ihtiyaç bulunma koşulu gerçekleşmiş sayılır. Burada önemli olan, destekten yoksun kalan kimsenin ve ailesinin temsil ettiği sosyal ve ekonomik düzeye göre normal karşılanan giderlerdir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun *** K. sayılı kararı).
Diğer taraftan, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 06/03/1978 tarih ve 1/3 sayılı kararının gerekçesinde de: "Destekten Yoksun Kalma Tazminatının eylemin karşılığı olan bir ceza olmayıp, ölüm sonucu ölenin yardımından yoksun kalan kimsenin muhtaç duruma düşmesini önlemek ve yaşamının desteğin ölümünden önceki düzeyde tutulması amacına yönelik sosyal karakterde kendine özgü bir tazminat olduğu" hususu vurgulanmış; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 30/11/2005 gün ve *** K. sayılı ilamında da aynı esaslar benimsenmiştir.
Somut uyuşmazlık irdelendiğinde; ... tarihli trafik kazası sonucu vefat eden ...'in, annesi olan asıl dosyada davacı ...'ın ve babası olan birleşen dosyada davacı ...'in ve desteği olduğu, ölümüyle birlikte bu davacıların destekten yoksun kalma zararlarının bulunduğu değerlendirilmiştir. Asıl dosyada davacı ...'ın ve birleşen dosyada davacı ...'in destekten yoksun kalma zararının davalı sigorta şirketleri tarafından temin edilen Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi sakatlık/ölüm teminat limiti kapsamında kaldığı görülmektedir.
Her ne kadar asıl ve birleşen dosyada davacı taraf dışında destekten yoksun kalma tazminatı dışında başka zarar kalemleri yönünden de maddi tazminat talebinde bulunulmuşsa da, mahkememizin 01/10/2018 tarihli, ... Esas ve ... Karar sayılı gerekçeli kararı ile asıl ve birleşen davada davacıların destekten yoksun kalmaya ilişkin maddi tazminat talepleri dışındaki diğer ev kirası, okul giderleri ve sair hususlara dayalı maddi zarar iddialarına ilişkin tazminat taleplerinin ise hem kesin ve yeterli kanıtlarla ispatlanamamış olması hem de davalı sigorta şirketleri yönünden işbu zarar iddialarının poliçe teminatı kapsamında olmaması nedeniyle reddine karar verilmiştir. Bu kısma ilişkin hüküm asıl ve birleşen dosyanın davacıları tarafından yasal süresi içinde istinaf edilmediği için davalılar yönünden usuli kazanılmış hak oluşturmaktadır.
Aktüer bilirkişi raporuna ilişkin değerlendirmede;
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi'nin *** Karar sayılı karar ilamı doğrultusunda müteveffa ...'in T.C. kimlik numarası ve açık kimlik bilgileri belirtilerek Erciyes Üniversitesi Rektörlüğü Mühendislik Fakültesi Dekanlığı'na müzekkere yazılarak bu fakültenin İnşaat Mühendisliği Bölümü'ne (İ.Ö.) *** tarihinde kayıt yaptıran ...'in trafik kaza tarihi olan ... tarihi itibari ile kaçıncı sınıf öğrencisi olduğunun, ...'in bu trafik kazasında yaralanması nedeni ile ... tarihinde vefat ettiği anlaşılmakla; vefat etmeyip okuluna devam etseydi muhtemel mezuniyet tarihinin ne olacağının sorulmasına, ayrıca başarı durumunu gösterir öğrenci durum belgesinin düzenlenerek öğrenci belgesinin gönderilmesi istenilmiştir. 07/11/2022 tarihli yazı ile bu müzekkeremize cevap verilmiştir.
Erciyes Üniversitesi Rektörlüğü Mühendislik Fakültesi Dekanlığı'ndan müzekkere cevabı geldikten sonra yine karar ilamı doğrultusunda ...'in muhtemel mezuniyet tarihi kesinleştikten sonra 1 numaralı ara karar ile gelecek öğrenci durum belgesinin birer örneği eklenmek sureti ile Kayseri Sanayi Odasına, Kayseri Ticaret Odası'na, Çevre Şerhicilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'na, TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Ankara Şubesi'ne (Necati Bey Caddesi No:57 Kat 4 06440 Çankaya/ Ankara) T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı Kamu Mali Yönetim ve Dönüşüm Müdürlüğü'ne, ayrıca Kayseri'de bulunan büyük inşaat firmalarına, Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na, Kocasinan Belediye Başkanlığı'na, Melikgazi Belediye Başkanlığı'na, Kayseri OSB Müdürlüğü'ne ve Türkiye İnşaat Yüksek Mühendis Ve Mühendisleri Sendikası Başkanlığı'na ayrı ayrı müzekkereler yazılarak 1 nolu ara kararı ile Erciyes Üniversitesi Mühendislik Fakültesi'nden verilecek cevapta yazılı muhtemel mezuniyet tarihinin de belirtilmesi sureti ile Erciyes Üniversitesi Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü'nden muhtemel mezuniyet tarihinde mezun olan 1990 doğumlu bir kadın öğrencinin eğitim gördüğü ve mezun olacağı bölümle ilgili hangi mesleği icra edebileceği, hangi alanda iş bulabileceği, mezuniyet tarihinden itibaren ne kadar sürede iş bulabileceği, mezun olduğu bölümle ilgili mesleğini icra edecek olması halinde iş bulma imkan ve sürelerinin ortalama ne olduğu, yukarıda anlatılan vasıfta mühendislik fakültesinin inşaat fakültesinden mezun olan 1990 doğumlu bir kadın mühendisin muhtemel mezuniyet tarihinden sonra mezun olduğu bölüm ile ilgili mesleğini icra etmesi halinde muhtemel işe başlama tarihinden bu güne kadar çalışmaları karşılığında elde edebileceği, muhtemel ortalama aylık bedelinin kaç TL olabileceği, o meslekteki emsal ortalama aylık gelirinin ne kadar olduğu hususları sorulmuş, sorulan hususlara ilişkin kayıt ve belge örneklerinin, emsal durumda olan veya emsale yakın çalışanların muhtemel mezuniyet tarihinden bu güne kadar aylık gelirlerini gösterir ücret bordro örneklerinin mahkememize gönderilmesi istenilmiştir. Bu müzekkerelere cevap verilmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi'nin *** Karar sayılı karar ilamı dikkate alınarak HMK'nun 266. maddesi uyarınca bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, HMK'nun 267. ve 268. maddesi gereğince dava dosyasının re'sen seçilecek bir aktüerya konusunda uzman bilirkişinin görevlendirilmesine, HMK'nun 273. maddesi gereğince iddia, savunma, kusur raporu, nüfus kayıtları, ekonomik ve sosyal durum araştırmaları, öğrenim durumu ile ilgili araştırmalar, emsal ücret araştırmaları, sigorta poliçeleri ve hasar dosyaları, sgk kayıtları, önceki aktüer bilirkişi raporu, mahkememizce verilen önceki karar, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi'nin *** Karar sayılı karar ilamı ile diğer tüm dosya kapsamı incelenmek suretiyle, desteğin üniversiteden mezun olup işe başlama zamanına kadar geçen süre belirlenip, üniversite eğitiminin sonuna kadar anne ve babasının sonuna kadar yapılacak yetiştirme giderleri de belirlenerek emsal gelir üzerinden öncelikle davalı tarafça davadan önce yapılan ödemelerin davacıların zararını karşılayıp karşılamadığının belirlenmesi, zararın karşılanmadığının tespiti halinde ise mahkememizin ilk kararında esas alınan 2017 rapor tarihi verilerine göre davacı anne ve davacı müteveffa baba için destekten yoksun kalma tazminat hesabının yapılması, hesaplama yapılırken Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi'nin karar ilamında işaret edilen ilke ve hususların dikkate alınması, davacıların bakiye destekten yoksun kalma zararının bu şekilde tespit edilmesi konularında hüküm vermeye ve denetime elverişli açıklamalı rapor tanzimi için bilirkişiye yetki ve görev verilmesine karar verilmiştir.
Aktüer bilirkişi ... tarafından düzenlenen 20/10/2023 tarihli raporda özetle; "Davacı ...'in bakiye destek zararının 38.318,75-TL, davacı ...'ın bakiye destek zararının 58.964,58-TL olduğu, davacıların bakiye destek zararlarının davalı sigorta şirketleri tarafından temin edilen zorunlu mali sorumluluk (trafik) sigorta poliçesi bakiye teminat limiti (kaza tarihi itibariyle 212.102.68-TL) kapsamında kaldığı, davalı sigorta şirketlerinin davacıların bakiye destek zararlarından yine bakiye poliçe limitleri ile sınırlı olmak ve sigortalılarının kusurları nispetinde birbirlerine rücu hakları saklı kalmak kaydıyla ayrı ayrı sorumlu oldukları" kanaatinde olduğu belirtilmiştir.
Yukarıda sözü edilen tüm nedenlerden ötürü aktüer bilirkişinin raporundaki hesaplama yönteminin Yargıtay'ın istikrar kazanmış yerleşik uygulamaları doğrultusunda olduğu dikkate alınarak mahkememizce benimsenmiştir.
Davacıların ıslah dilekçesi incelendiğinde;
Asıl dava dosyasında davacılar vekili 23/05/2018 tarihli dilekçesi ile ıslah dilekçesinde "Müvekkillerden anne ... adına bilirkişi kök ve ek raporlarında hesap edilen destekten yoksun kalma maddi tazminat miktarını 19.033,48-TL daha arttırarak 69.033,48-TL'nın olay tarihinden itibaren işleyecek bankalarca uygulanan en yüksek mevduat faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacı müvekkillere ödenmesine ..." şeklinde taleplerini beyan etmiş ve ıslah harcını yatırmıştır. Islah dilekçesi davalılara usulünce tebliğ edilmiştir.
Birleşen dava dosyasında davacı vekili 07/02/2018 tarihli dilekçesi ile ıslah dilekçesinde "... bilirkişi raporunda hesap edilen maddi tazminat miktarını 49.628,33-TL daha arttırarak 59.628,33-TL'nın (fazlaya ilişkin haklarımız saklıdır) olay tarihinden itibaren işleyecek bankalarca uygulanan en yüksek mevduat faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak müvekkilime ödenmesine ..." şeklinde taleplerini beyan etmiş ve ıslah harcını yatırmıştır. Islah dilekçesi davalılara usulünce tebliğ edilmiştir.
Davalıların sorumluluğuna ilişkin değerlendirmede;
Bilindiği üzere; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. maddesinde, "İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur."; 85/1. maddesinde, "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar."; 85/son. maddesinde ise, "İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur." hükümlerine yer verilmiştir. Yine, aynı sorumluluk olgusu Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de benzer düzenlemeye yer verilmiştir.
Dava konusu trafik kazasında yer alan davalı ...'ın'ın kullandığı 38 ... plakalı aracın zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi kaza tarihi itibariyle davalı ... A.Ş. tarafından ve davalı ...'in kullandığı 38 ... plakalı aracın ise zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi kaza tarihi itibariyle davalı *** Sigorta A.Ş. tarafından yapılmıştır. Trafik kazaları haksız fiil niteliğinde olup somut olayda taraflar arasındaki uyuşmazlık bu yönüyle haksız fiilden kaynaklanmaktadır. Davalı ... ve davalı ...'in sorumluluğu haksız fiil hükümlerine dayanmaktadır. Davalılar ... ve ...'in kazaya karışan araçların sürücüsü ve işleteni olmaları diğer davalı sigorta şirketlerinin ise kaza tarihinde ZMMS poliçesi düzenlemiş olması nedeniyle müştereken ve müteselsilen sorumlulukları bulunmaktadır. Buna göre asıl ve birleşen dava dosyasında davacılar ... ve ...'in trafik kazasından kaynaklanan maddi zararlarını araç sürücüsü olan davalı ... ve davalı ...'den ve araçların ZMMS poliçesini düzenleyen davalı ... A.Ş. ve davalı *** Sigorta A.Ş.'nden talep etmesinin mümkün olduğu, davalı sigorta şirketlerinin sorumluluğunun ZMMS poliçesi teminat limiti ile sınırlı olduğu, yine asıl ve birleşen dosyada tüm davacıların manevi zararlarını kazaya karışan araçların sürücüsü olan davalı ... ve davalı ...'den talep edebileceği değerlendirilmiştir.
Dava konusu edilen manevi zarar istemlerine ilişkin değerlendirmede;
Zaman itibarı ile somut uyuşmazlığa uygulanması gereken 6098 sayılı TBK'nun 56. maddesinde "Hakim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünü zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedelsel zarar veya ölüm halinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarında da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verebilir." hükmüne yer verilmiştir. Ayrıca 22/06/1966 tarih ve 2/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı'nda manevi tazminat, bir ceza ya da gerçek anlamda bir tazminat olmayıp, zarara uğrayan kişinin manevi ıstırabını bir nebze dindiren, ruhsal tahribatını onaran bir araç olabileceğini belirtmiştir.
Asıl ve birleşen davada dosya kapsamı ve toplanan bütün delilere göre kazanın oluş şekli, kazanın oluşumunda davalı sürücü ...'ın %50 oranında kusurlu olduğu,davalı sürücü ...'in %50 oranında kusurlu olduğu ve destek yaya ...'in kusursuz olduğu, buna göre müteveffanın kazaya etken kusurunun bulunmadığı, bu kaza nedeniyle asıl ve birleşen dosyada davacılar ... ve ...'in kızı ve asıl dosyada davacı ...'in kardeşi olan ...'in vefat ettiği, bu nedenle davacıların 6098 sayılı TBK'nun 56. maddesinin 2. fıkrası uyarınca manevi tazminat talep etmekte haklı oldukları kanaatine varılmıştır.
Davaya konu trafik kazasında kusur durumu, davalı sürücülerin %50'şer oranında kusurlu olması, müteveffa ...'in kusursuz olması, bu kaza nedeniyle bu kaza nedeniyle asıl ve birleşen dosyada davacılar ... ve ...'in kızı ve asıl dosyada davacı ...'in kardeşi olan ...'in vefat etmiş olması, bu olay nedeniyle davacıların duyduğu elem ve üzüntüler, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olay tarihine göre paranın alım gücü ve hakkaniyet ilkeleri, TBK'nun 56. maddesinin hükmü ve az yukarıda sözü edilen İçtihadı Birleştirme Kararı bir arada değerlendirildiğinde davacıların manevi tazminat talebinde haklı olduğu değerlendirilmiş ve asıl dosyada davacıların davalılar ... ve ... hakkındaki manevi tazminat davalarının kısmen kabulü ile davacı ... için 80.000,00-TL ve davacı ... için 40.000,00-TL manevi tazminatın trafik kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak ayrı ayrı davacılara verilmesine, sübut bulmadığından dolayı davacıların davalılar ... ve ... hakkındaki fazlaya ilişin manevi tazminat istemlerinin reddine, yine davalı sigorta şirketlerinin ZMMS poliçesi nedeniyle manevi zararlardan dolayı sorumluluklarının bulunmaması nedeniyle davacıların ... A.Ş. ve***Sigorta A.Ş. hakkındaki manevi tazminat davalarının reddine karar vermek gerekmiştir. Birleşen dosyada davacı ... yargılama sırasında vefat etmiş, açılan davayı tek mirasçısı ... takip etmiştir. Müteveffa davacı ...'in (mirasçı ...'in) manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 60.000,00-TL manevi tazminatın trafik kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ..., *** ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak Yeni Mahalle 2. Noterliği'nin 15/03/2023 tarihli ve 03625 yevmiye sayılı mirasçılık belgesine göre müteveffa davalı ... mirasçısı olan ...'e verilmesine, sübut bulmadığından dolayı müteveffa davacı ...'in (mirasçı ...'in) davalılar ..., ... ve ... hakkındaki fazlaya dair manevi tazminat isteminin reddine karar verilmesi gerektiği görüş ve kanaatine varılmıştır.
Yargılama sonunda tüm dosya kapsamına göre;
Yargılama sonunda iddia, savunma, talepler ve toplanan tüm delillere göre usuli kazanılmış haklar da korunarak, ... Esas sayılı asıl dava dosyasında; davacı ...'ın destekten yoksun kalma zararına ilişin maddi tazminat davasının kabulü ile usuli kazanılmış haklar dikkate alınarak davalılar ... ve ...'in 69.033,48-TL maddi tazminattan trafik kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile sorumlu olmaları, talep ile bağlılık ilkesi uyarınca davalılar ... A.Ş. ve *** Sigorta A.Ş.'nin ise bu meblağın 54.033,48-TL'lik kısmından ZMMS poliçelerinin sakatlık/ölüm teminat limitinden karşılanmak ve davalı ... A.Ş.'nin temerrüt tarihi olan 12/02/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sınırlı sorumlu olması, davalı *** Sigorta A.Ş.'nin ise temerrüt tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sınırlı sorumlu olması koşulu ile tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, davacı tarafın fazlaya ilişkin diğer maddi tazminat istemlerinin reddine, davacıların davalılar ... ve ... hakkındaki manevi tazminat davalarının kısmen kabulü ile davacı ... için 80.000,00-TL ve davacı ... için 40.000,00-TL manevi tazminatın trafik kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak ayrı ayrı davacılara verilmesine, davacıların davalılar ... ve ... hakkındaki fazlaya ilişkin manevi tazminat istemlerinin reddine ve yine davacıların ... A.Ş. ve *** Sigorta A.Ş. hakkındaki manevi tazminat davalarının reddine karar verilmesi gerektiği, birleşen ... Esas sayılı dava dosyasında; müteveffa davacı ...'in (mirasçı ...'in) destekten yoksun kalma zararına ilişkin maddi tazminat davasının davalılar ..., *** ve ... yönünden usuli kazanılmış haklar dikkate alınarak kabulüne, davalılar ... A.Ş. ve *** Sigorta A.Ş. yönünden kısmen kabulüne, davalılar ..., ... ve ...'in 59.628,33-TL maddi tazminattan trafik kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumlu olmaları, davalılar ... A.Ş. ve *** Sigorta AŞ..'nin ise 38.318,75-TL'lık kısmından ZMMS poliçesinin sakatlık/ölüm teminatı limitinden karşılanmak ve davalı ... A.Ş.'nin dava tarihi olan 07/02/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sınırlı sorumlu olması, davalı *** Sigorta A.Ş.'nin ise temerrüt tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sınırlı sorumlu olmak koşulu ile tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Yeni Mahalle 2. Noterliği'nin 15/03/2023 tarihli ve 03625 yevmiye sayılı mirasçılık belgesine göre müteveffa davalı ... mirasçısı olan ...'e verilmesine, müteveffa davacı ...'in (mirasçı ...'in) davalılar ... A.Ş. ve *** Sigorta A.Ş. hakkındaki fazlaya ilişkin destekten yoksun kalma zararına ilişkin maddi tazminat isteminin reddine, müteveffa davacı ...'in (mirasçı ...'in) manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 60.000,00-TL manevi tazminatın trafik kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ..., ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak Yeni Mahalle 2. Noterliği'nin 15/03/2023 tarihli ve 03625 yevmiye sayılı mirasçılık belgesine göre müteveffa davalı ... mirasçısı olan ...'e verilmesine, müteveffa davacı ...'in (mirasçı ...'in) davalılar ..., ... ve ... hakkındaki fazlaya dair manevi tazminat isteminin reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
Vekalet ücreti taktiri sırasında yapılan değerlendirmede;
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 07/05/2018 tarihli *** Karar sayılı emsal içtihadı da dikkate alınarak davacılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığı, aralarında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunanların usul ekonomisi ilkesi dikkate alınarak birlikte dava açtıkları durumda esasen birden fazla dava olduğu dikkate alınarak her bir davacı yönünden lehine hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarına göre kendisini vekille temsil ettiren davacılar lehine ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmesi gerekmiştir.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3/2. maddesinde "Müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunur." hükmü yer almaktadır. Bu husus dikkate alınmak suretiyle ret edilen talep yönünden vekalet ücretine hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
A- ... ESAS SAYILI ASIL DAVA DOSYASINDA:
1-Davacı ...'ın destekten yoksun kalma zararına ilişin maddi tazminat davasının KABULÜ ile usuli kazanılmış haklar dikkate alınarak davalılar ... ve ...'in 69.033,48-TL maddi tazminattan trafik kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile sorumlu olmaları, talep ile bağlılık ilkesi uyarınca davalılar ... A.Ş. ve Türkiye (Güneş) Sigorta A.Ş.'nin ise bu meblağın 54.033,48-TL'lık kısmından ZMMS poliçelerinin sakatlık/ölüm teminat limitinden karşılanmak ve davalı ... AŞ'nin temerrüt tarihi olan 12/02/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sınırlı sorumlu olması, davalı Türkiye (Güneş) Sigorta A.Ş.'nin ise temerrüt tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sınırlı sorumlu olması koşulu ile tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine,
2-Davacı tarafın fazlaya ilişkin diğer maddi tazminat istemlerinin REDDİNE,
3-Davacıların davalılar ... ve ... hakkındaki manevi tazminat davalarının KISMEN KABULÜ ile davacı ... için 80.000,00-TL ve davacı ... için 40.000,00-TL manevi tazminatın trafik kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak ayrı ayrı davacılara verilmesine,
4-Davacıların davalılar ... ve ... hakkındaki fazlaya ilişkin manevi tazminat istemlerinin REDDİNE,
5-Davacıların ... A.Ş. ve*** Sigorta A.Ş. hakkındaki manevi tazminat davalarının REDDİNE,
6-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; hükmedilen maddi tazminat yönünden alınması gereken 4.715,67-TL nispi karar ve ilam harcından dava açılırken davacılar tarafından peşin olarak yatırılmış olan 426,95-TL ve ıslah edildiğinde yatırılan 325,04-TL harcın mahsubu ile bakiye eksik kalan 3.963,68-TL karar ve ilam harcının (davalı ... A.Ş.'nin ve davalı *** Sigorta A.Ş.'nin 2.939,03-TL'lık kısmı ile sınırlı sorumlu olmaları, davalılar ... ve ...'in ise tamamından sorumlu olması koşuluyla) tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
7-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; hükmedilen manevi tazminat yönünden alınması gereken 8.197,88- TL nisbi karar ve ilam harcının davalılar ... ile ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına,
8-Davacılar tarafından başvurma harcı olarak yatırılan 24,30-TL, peşin harç olarak yatırılan 426,95-TL ve ıslah harcı olarak yatırılan 325,04-TL olmak üzere toplam 776,29-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,
9-Davacı tarafça bozma öncesinde yapılan 930,00-TL tebligat, 109,90-TL müzekkere, 190,00-TL Adli Tıp Kurumu ücreti, 1.312,00-TL bilirkişi, 400,00-TL bilirkişi masrafları olmak üzere toplam 2.941,90-TL yargılama gideri ile bozma sonrasında yapılan 118,00-TL e-tebligat gideri, 58,00-TL tebligat gideri, 2,00-TL KEP masrafı, 143,50-TL posta masrafı ve 2.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.321,50-TL olmak üzere genel toplamda 5.263,40-TL yargılama giderinden davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 2.684,33-TL'nın davalılarından müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacılar üzerinde bırakılmasına,
10-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde ilgili tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
11-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden maddi tazminat talebi yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin (davalılar ... ve ...'in 7.943,48-TL'lık kısmı ile sınırlı sorumlu olması koşuluyla) davalılardan davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine,
12-Davalılar ..., ... A.Ş. ve ... A.Ş. kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen maddi tazminat miktarı yönünden usuli kazanılmış haklar korunarak A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan 15.000,00-TL nispi vekalet ücretinin (davacıların davalı ... yönünden 2.180,00-TL'lık kısmı ile sınırlı sorumlu olmaları, davalı sigorta şirketleri yönünden ise 15.000,00-TL nispi vekalet ücretinin tamamından sorumlu olmaları koşulu ile) davacılardan alınarak davalılar ..., ... A.Ş. ve ... A.Ş.'ne verilmesine,
13-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirmediğinden reddedilen maddi tazminat miktarı yönünden lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
14-Davacılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden lehine takdir olunan manevi tazminat yönünden usuli kazanılmış haklar korunarak A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan 12.350,00-TL nispi vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,
15-Davacıların manevi tazminat talebinin reddedilen kısmı yönünden usuli kazanılmış haklar korunarak A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan 9.150,00-TL nispi vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı davalı ...'a verilmesine,
16-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirmediğinden reddedilen manevi tazminat miktarı yönünden lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
17-Davalılar ... A.Ş. ve ... A.Ş. kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen manevi tazminat davası yönünden usuli kazanılmış haklar korunarak A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan 9.150,00-TL nispi vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılar ... A.Ş. ve ... A.Ş.'ne verilmesine,
B- BİRLEŞEN ... ESAS SAYILI DAVA DOSYASINDA:
1-Müteveffa davacı ...'in (mirasçı ...'in) destekten yoksun kalma zararına ilişkin maddi tazminat davasının davalılar ..., ... ve ... yönünden usuli kazanılmış haklar dikkate alınarak KABULÜNE, davalılar ... A.Ş. ve ***Sigorta A.Ş. yönünden KISMEN KABULÜNE, davalılar ..., ... ve ...'in 59.628,33-TL maddi tazminattan trafik kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumlu olmaları, davalılar ... A.Ş. ve *** Sigorta A.Ş.'nin ise 38.318,75-TL'lık kısmından ZMMS poliçesinin sakatlık/ölüm teminatı limitinden karşılanmak ve davalı ... A.Ş.'nin dava tarihi olan 07/02/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sınırlı sorumlu olması, davalı ***Sigorta A.Ş.'nin ise temerrüt tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sınırlı sorumlu olmak koşulu ile tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Yeni Mahalle 2. Noterliği'nin 15/03/2023 tarihli ve *** yevmiye sayılı mirasçılık belgesine göre müteveffa davacı ... mirasçısı olan ...'e verilmesine,
2-Müteveffa davacı ...'in (mirasçı ...'in) davalılar ... A.Ş. ve *** Sigorta A.Ş. hakkındaki fazlaya ilişkin destekten yoksun kalma zararına ilişkin maddi tazminat isteminin REDDİNE,
3-Müteveffa davacı ...'in (mirasçı ...'in) manevi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ ile 60.000,00-TL manevi tazminatın trafik kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ..., ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak Yeni Mahalle 2. Noterliği'nin 15/03/2023 tarihli ve 03625 yevmiye sayılı mirasçılık belgesine göre müteveffa davalı ... mirasçısı olan ...'e verilmesine,
4-Müteveffa davacı ...'in (mirasçı ...'in) davalılar ..., ... ve ... hakkındaki fazlaya dair manevi tazminat isteminin REDDİNE,
5-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; hükmedilen manevi tazminat yönünden alınması gereken 4.073,21-TL nispi karar ve ilam harcından dava açılırken davacı tarafından peşin olarak yatırılmış olan 546,50-TL ve ıslah edildiğinde yatırılan 170,00-TL harcın mahsubu ile bakiye eksik kalan 3.356,71-TL harcın (davalı ... A.Ş.'nin ve davalı *** Sigorta A.Ş.'nin 1.901,05-TL'lık kısmı ile sınırlı sorumlu olmaları, davalılar ... ve ...'in ise tamamından sorumlu olması koşuluyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına,
6-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; hükmedilen manevi tazminat yönünden alınması gereken 4.098,60-TL nisbi karar ve ilam harcının davalılar ... ile ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına,
7-Birleşen davada maddi tazminat yönünden davacı tarafça başvurma harcı olarak yatırılan 25,20-TL, peşin harç olarak yatırılan 546,50-TL ve ıslah harcı olarak yatırılan 170,00-TL olmak üzere toplam 1.347,99-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
8-Davacı tarafça yapılan 142,40-TL tebligat, 6,90-TL müzekkere ve 105,00-TL Adli Tıp Kurumu ücreti olmak üzere toplam 2.321,50-TL olmak üzere toplam 311,30-TL yargılama giderinin (davalılar ... A.Ş. ve ... A.Ş.'nin 200,04-TL'lık kısmı ile sınırlı sorumlu olması koşuluyla) davalılarından müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, bakiyesinin davacılar üzerinde bırakılmasına,
9-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
10-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde ilgili tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
11-Davacı yan kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hükmedilen maddi tazminat yönünden usuli kazanılmış haklar korunarak A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan davacı lehine 9.540,53-TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
12-Davalılar ... A.Ş. ve ... A.Ş. kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen maddi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davacı yandan alınarak davalılar ... A.Ş. ve ... A.Ş.'ne verilmesine,
13-Davacı yan kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hükmedilen manevi tazminat yönünden usuli kazanılmış haklar korunarak A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan davacı lehine 6.950,00-TL nispi vekalet ücretinin davalılar davalılar ..., ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacı yana verilmesine,
12-Davacıların manevi tazminat talebinin reddedilen kısmı yönünden usuli kazanılmış haklar korunarak A.A.Ü.T.'nin 10/2. maddesi de gözetilerek gereğince hesap ve taktir olunan 6.950,00-TL nispi vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı davalı ...'a verilmesine,
14-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirmediğinden reddedilen manevi tazminat miktarı yönünden lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
15-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dosyanın tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra temyiz incelemesine gönderilmesine veya mahkememiz arşivine kaldırılmasına,
Dair, davacılar vekili Av. ***'un yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Ankara Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.18/12/2023
Başkan ***
E-imzalıdır
Üye ***
E-imzalıdır
Üye ***
E-imzalıdır
Katip ***
E-imzalıdır