T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: *** Esas - ***
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: ***
KARAR NO: ***
HAKİM : ***
KATİP: ***
DAVACILAR : 1- ***
2- ***
3- ***
VEKİLİ: Av.
DAVALI : ***
DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: ***
KARAR TARİHİ: ***
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : ***
Mahkememizde görülmekte olan menfi tespit (kambiyo senetlerinden kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalının Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas numaralı dosyası ile müvekkilleri aleyhine kambiyo senetlerine mahsus icra yoluyla takip başlattığını, ödeme emrinin müvekkillerine tebliğ edildiğini, müvekkillerinin hiçbir şekilde çekin cirantalarını tanımadığını ve bu şahıslar ile herhangi bir ticari ilişkisi olmadığını, söz konusu çekin akıbetinin belli olmadığını, müvekkilinin çeki kaybettiğini, çek ile ilgili Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'na ... soruşturma numarası ile suç duyurusunda bulunulduğunu, ayrıca savcılığa suç duyurusu dışında çek ile ilgili zayi nedeniyle iptal davası açıldığını, yargılamanın Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas numaralı dosyası üzerinden devam ettiğini, dosyada müvekkilleri ve diğer çeklerde ciranta olan ...'in teminat yatırdığını, içlerinde mezkur davaya konu çekin de bulunduğu 18 çek hakkında ödemeden men yasağı alındığını, alacaklının çekte ödemeden men yasağı olmasına rağmen basiretli bir tacir gibi davranmayarak kendi lehine durum oluşturamayacağını, aksine karşı tarafın çek ile ilgili ödeme yasağı olduğunu bile bile çeki takibe koyarak kötüniyetli ve ağır kusurlu bir davranış sergilediğini, karşı tarafın göstermiş olduğu bu kötüniyetli ve ağır kusurlu davranış gereği İİK'nun 169/6. maddesine dayanarak takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesinin gerektiğini, müvekkillerinin borçlu olmadığı halde davalıya bu parayı ödemesi durumunda bir de gerçek ticari hayatındaki çekin alacaklılarına bu borcu ödeyecek olduğu için iki kez ödeme yapmış olacağını, toplamda 2 milyon Türk Lirası'na yakın değerde çekin kaybolduğu düşünülürse müvekkillerinin adeta iflasın eşiğine geleceğini, belirterek müvekkillerinin aleyhine Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas numarasıyla başlatılan takibin kendileri aleyhine daha büyük zararlara yol açmadan durdurulması amacıyla gerekirse mahkemece uygun görülecek teminat miktarı yatırılarak ihtiyati tedbir kararı verilmesine ve takibin durdurulmasına, davalı aleyhine açtıkları menfi tespit davasının kabulüne, müvekkillerinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline, müvekkillerinin lehine %20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin yetkili ve meşru hamili olduğu Türkiye Halk Bankası Yeni Sanayi Sitesi Kayseri Şubesi'ne ait ... seri numaralı, 30/04/2023 keşide tarihli ve 70,000,00-TL bedelli çeke istinaden müvekkili aleyhine ikame edilen işbu menfi tespit davasının tamamen soyut ve herhangi bir hukuki dayanağı haiz olmayan iddialara dayandığını, müvekkili firmanın çeki ne suretle iktisap ettiğini ve davacı tarafın işbu çekin kargoda kaybolduğuna ilişkin kesin delil sunamadığı göz önüne alındığında haksız ve hukuki dayanaktan yoksun iddia ve talepler ile ikame edilen işbu davanın reddi ile birlikte davacılar aleyhine takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini talep etme zorunluluğunun oluştuğunu belirterek davacı tarafça haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak ikame edilen işbu davanın ve tazminat taleplerinin reddine, davacılar aleyhine takip konusu alacağın %20 oranında tazminata ve %10'u oranında para cezasına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER : Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.
Davacı tarafça; Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyasına, Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasına, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ... soruşturma numaralı dosyasına delil olarak dayanılmıştır.
Davalı tarafça Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasına, bilirkişi incelemesi, keşif ve yemine delil olarak dayanılmıştır.
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne müzekkere yazılarak ... Esas sayılı dava dosyasının Uyap kayıtları dosyamız arasına alınmıştır.
Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'na müzekkere yazılarak ... soruşturma sayılı dosyanın Uyap kayıtları dosyamız arasına alınmıştır.
Kayseri Genel İcra Dairesi'ne müzekkere yazılarak ... Esas sayılı takip dosyasının akıbeti sorulmuş ve bu dosyanın Uyap kayıtları dosyamız arasına alınmıştır.
İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak dava konusu çekte isim ve imzaları bulunan ... Kimya Otom. Tic. Ltd. Şti.'nin, ... Kimya Ve Temizlik Malz. San. Tic. Ltd. Şti.'nin, ... İnternational Mağazacılık Ve San. Tic. A.Ş.'nin ve davalı ... Sistemleri San. Ve Tİc. A.Ş.'nin kurulduğu tarihten bu yana faaliyet ve merkez adreslerinin, faaliyet konularının, şirket ortaklarının, şirket yönetim kurulu üyelerinin ve şirket yetkililerinin kim olduğu sorulmuş, sorulan hususlarla ilgili kayıt ve belge örneklerinin gönderilmesi istenilmiştir. 07/12/2023 tarihli yazı ile istenen belgeler sunulmuştur.
Davalının bulunduğu yer mahkemesine talimat yazılarak davalı ... Sistemleri San. Ve Tc. A.Ş.'ne HMK'nun 222 ve TTK'nun 83. maddesi uyarınca 2022 ve 2023 yıllarına ait tüm ticari defter ve kayıtlarını ibraz etmesi, ibrazı mümkün değil ise nedenleri ile birlikte bilirkişi incelemesinde hazır edileceği açık adresini, bu adreste ticari defter ve kayıtlarını bilirkişi incelemesine sunacak kişinin adı, soyadı ve irtibat telefon numarasını bildirmesi için tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık kesin süre verilmesi, kesin süreye uyulmadığı takdirde HMK'nun 222 ve TTK'nun 94/2. maddesi uyarınca ticari defter deliline dayanmaktan vazgeçmiş ve ticari defterlerini ibraz etmekten kaçınmış sayılacağının, mevcut dosya kapsamına göre bir karar verileceğinin ihtarını içerir şekilde davalı tarafa ihtaratlı tebligat çıkarılması, ticari defterlerinin sunulmasının veya yerinin bildirilmesi halinde davalının ticari defter ve kayıtları üzerinde mali müşavir/muhasebeci bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, ticari defterler sunulmaz veya yeri bildirilmez ise talimat evrakının işlemsiz iadesi istenilmiştir. Talimat mahkemesince davalı şirkete çıkartılan ihtaratlı davetiyeye rağmen ticari defter ve belgelerini ibraz etmediği, bu nedenle de davalının ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılamadığı anlaşılmıştır.
Davacı ...'e HMK'nun 222 ve TTK'nun 83. maddesi gereğince uyuşmazlık konusu olan 2022 ve 2023 yıllarına ait tüm ticari defter ve kayıtlarını ibraz etmeleri, ibrazı mümkün değilse bunun nedenlerinin açıklanarak ticari defter ve kayıtlarının bilirkişiye ibraz edileceği açık adresini ve bu adreste ticari defter ve kayıtları incelemeye sunacak kişinin adı, soyadı ve telefon numarasını bildirmesi istenmiş, HMK'nun 222 ve TTK'nun 83. maddeleri uyarınca ticari defter ve kayıtlarını ibrazdan kaçınmış sayılacaklarının, HMK'nun 94/2 maddesi gereğince ticari defter ve kayıt deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılacaklarının, 7251 sayılı kanun ile değişik HMK'nun 222/3. maddesi uyarınca taraflardan birinin ticari defterlerini ibraz etmemesi veya bilirkişi incelemesine hazır edileceği açık adresini bildirmemesi halinde karşı tarafın kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş ticari defterlerinin sahibi ve onun halefi lehine delil olarak kabul edileceği davacılar vekiline usulünce ihtar edilmiştir. Davacılar vekili tarafından süresi içinde bildirimde bulunulmuştur.
HMK'nun 266. maddesi gereğince bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, HMK'nun 267. ve 268. maddesi gereğince dava dosyasının re'sen seçilecek bir smmm/muhasebeci bilirkişiye tevdine, Bilirkişiye HMK'nun 268. maddesi gereği davacı ...'in ticari defter ve kayıtları üzerinde yerinde inceleme yapması, raporuna esas alacak olup da dosya içinde bulunmayan kayıt ve belgeler olursa birer suretinin raporuna eklemesi için yetki verilmesine, HMK'nun 273. Maddesi gereğince davacı ...'in ticari defterlerinin usulüne uygun tutulup tutulmadığının, açılış ve kapanış tasdiklerinin olup olmadığı, dava konusu çekin bu davacının ticari deftelerinde kayıtlı olup olmadığı, bu çekin davacı tarafından ciro zincirinde adı geçen ... Kimya Otom. Tic. Ltd. Şti.'ne ciro edilip edilmediği, bu şirket ile davacı ... arasında herhangi bir ticari ilişki bulunup bulunmadığı, adı geçen davacının bu çeki başka bir ticari ilişkide kullanıp kullanmadığı, kime hangi amaçla ciro ettiği, çekin ciro edildiği ve aralarında ticari ilişki olduğu yazılı muhatap kişi veya firma ile aralarındaki ticari ilişkiyi gösterir dayanak fatura, irsaliye, sipariş mektubu, sözleşme gibi kayıt ve belgelerin bulunup bulunmadığı var ise bunlardan birer örnek alınarak raporuna eklemesi hususlarında hüküm vermeye ve denetime elverişli açıklamalı rapor tanzimi için bilirkişiye yetki ve görev verilmesine karar verilmiştir.
Mahkememizce görevlendirilen Mali Müşavir Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 04/03/2024 tarihli raporda özetle; "Davalı ... Sis. San. Ve Tic. A.Ş.'nin şirket merkezinin Merkez Mahallesi, Seçkin Sokak, No:3/66, Kağıthune/İstanbul adresinde mukim olduğu, tespit edilmiştir. ilgili firmanın adresinin bilirkişilik bölgesi dışında olması sebebiyle herhangi bir inceleme, tespit yapılamadığını, dava dışı ...San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin 2022 ve 2023 defterlerinin noter tasdiklerinin zamanında yapılmış olduğu, e-defter beratlarının zamanında alındığı, tutulması zorunlu ticari defterlerin 6102 savılı TTK ve VUK açışından usulüne uygun tutulmuş olduğu, kayıtları birbirini doğruladığının tespit edildiği, dava dışı ...San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin ticari defter kayıtlarına istinaden; 2022 ve 2023 yıllarında dayalı ve dava dışı ... Internatıonal Mağazacılık Ve Tic A.Ş., ...Sis. Teks. Kağıt Ltd. Şti., ... Sis. San. Ve Tic. A.Ş., ... Kimya Ve Tem. Malz. San. Tic. Ltd. Şti., ... Ajanş Bilgisayar İnş. Teks. San. Tic. Ltd. Şti. olmak üzere dava dışı firmaların ile aralarında herhangi bir ticari ilişki kaydının olmadığı, dava konusu çek ile davalı ve dava dışı firmaların arasında ticari bir ilişkiye dayanan illiyet bağının olmadığının tespit edildiği" belirtilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE: Dava, kambiyo yolu ile başlatılan icra takibi nedeniyle borçlu olmadığına yönelik menfi tespit istemine ilişkindir.
6545 sayılı Yasa'nın 45/3. maddesi uyarınca dava değeri itibarı ile mahkememizde tek hakim tarafından basit yargılama usulüne göre yargılama tarafından yapılarak dava sonuçlandırılmıştır.
Taraflar arasında uyuşmazlık konuları; Dava konusu çeki iktisatta davalının kötün niyetli veya ağır kusurlu olup olmadığı, dava konusu çek ve bu çeke dayalı icra takibi nedeniyle davalıların davacıya borçlu olup olmadıkları noktalarında toplanmaktadır.
Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas numarasıyla başlatılan takibin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiş, mahkememizce 04/07/2023 tarihli ara karar ile; "Davacıların ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile, davacıların dava değeri olan 77.396,00-TL'nın takdiren % 20'si oranında nakdi teminat ya da süresiz banka teminat mektubu vermeleri karşılığında; Dava konusu, Halk Bankası Yeni Sanayi Sitesi Kayseri Şubesine ait, ... seri numaralı, 30.0.2023 keşide tarihli, 70.000,00-TL bedelli çeke dayalı olarak Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyaları üzerinden davalı ... Sistemleri Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından başlatılan icra takibinin tedbiren durdurulmasına" karar verilmiştir.
Uyuşmazlıkların çözümü için öncelikle konu ile ilgili kavramlar ile yasal mevzuatın irdelenmesinde yarar bulunmaktadır.
Eldeki dava, çalınan çek nedenli borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer; fakat, davacıya (borçluya) düştüğü hâller de vardır; davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukuki ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, yani bu hukuki ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukuki ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer (6100 sayılı HMK m. 190; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m. 6). Fakat, alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer. Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya düşer (Kuru-El Kitabı, s.322-323).
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun kambiyo senetlerine ilişkin hükümleri poliçe esası üzerine kurulmuştur. Kanun, kambiyo senetlerinin ortak olan hükümlerine poliçe başlığı altında yer vermiş; bono ve çek hakkında ise ortak hükümlere yollama yapmakla yetinmiştir.
Çek, 6102 sayılı TTK’nın üçüncü kitabı ile 5941 sayılı Çek Kanunu ve bu Kanun uyarınca çıkarılan tebliğlerle düzenlenen bir kıymetli evraktır. 6102 sayılı TTK'nun 670 ve devamı düzenlemelerine göre çek de poliçe ve bono gibi bir kambiyo senedidir. 6102 sayılı TTK'nun üçüncü kitabında 780-823. maddeleri arasında düzenlenen çeke 818. maddenin yaptığı atıflar çerçevesinde poliçeye ilişkin hükümlerin uygulanması kabul edilmiştir (Bozer, Ali /Göle, Celal: Kıymetli Evrak Hukuku, Ankara, 2018, s. 221).
Çek, 6102 sayılı TTK'nda tanımlanmamıştır. Çeke ait hükümler göz önüne tutularak çek şöyle tarif edilebilir: Çek, Kanun’un öngördüğü belirli şekil şartlarına bağlı, soyut ve kayıtsız şartsız bir bedelin ödenmesi konusunda sadece bankalar üzerine düzenlenebilen, kıymetli evraktan sayılan özel bir havaledir (Tuna, Ergun/ Göç Gürbüz, Diğdem: Ticaret Hukuku Prensipleri Kıymetli Evrak, Ankara 2018, s. 268).
Bu havalenin yazılı şekilde yapılması, belli şekil şartlarını içermesi ve kayıtsız şartsız bir ödeme yetkisi biçiminde olması gerekir. Çek düzenleyen, muhataba belirli bir bedeli lehtara ödeme, lehtara da tahsil yetkisi veren bir kambiyo senedidir. Çek bir ödeme aracıdır. Ancak poliçe ve bonodaki gibi kredi işlevine haiz değildir. Ticarî hayatta yaygın olarak ileri tarihli çek düzenlenerek çekin kredi veya teminat aracı olarak kullanıldığı görülmektedir. Bu kullanım şeklinin dahi çekin ödeme aracı olma özelliğini ortadan kaldıramayacağı unutulmamalıdır. Çek muhatap banka tarafından görüldüğünde meşru hamil olan kişiye nakden ödenir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 757/1. maddesine göre, iradesi dışında çek elinden çıkan kişi, ödeme veya hamilin yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesinden, muhatap bankayı çeki ödemekten menedilmesini isteyebilir. Aynı Kanun’un 759. maddesi uyarınca, çeki eline geçiren kişi bilinmiyorsa, çekin iptaline karar verilmesi istenebilir. İptal isteminde bulunan kişi, çek elinde iken zıyaa uğradığını inandırıcı bir şekilde gösteren delilleri mahkemeye sağlamak ve senedin bir suretini ibraz etmek veya senedin esas içeriği hakkında bilgi vermekle yükümlüdür.
TTK'nun 792. maddesine göre, çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790. maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür. TTK'nun 788/1. maddesinde, açıkça “emre yazılı” kaydıyla veya bu kayıt olmadan belirli bir kişi lehine ödenmesi şart kılınan bir çekin, ciro ve zilyetliğin geçirilmesiyle devredilebileceği, TTK'nun 790. maddesinde ise, cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişinin, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılacağı düzenlenmiştir. Ayrıca çizilmiş cirolar yazılmamış hükmündedir. Bir beyaz ciroyu diğer bir ciro izlerse, bu son ciroyu imzalayan kişi çeki beyaz ciro ile iktisap etmiş sayılır.
Kanunda aksine özel bir düzenleme olmadıkça; taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü (TMK 6), diğer bir ifadeyle, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran taraf ispat yükü altında (HMK 190) olup, bu temel kuralların da sonucu olarak herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. İspat yükü kendisinde olmayan diğer taraf da ispat yükünü taşıyan tarafın iddiasının doğru olmadığı hakkında delil sunabilir. Karşı ispat faaliyeti için delil sunan taraf, ispat yükünü üzerine almış sayılmaz (HMK 191).
TTK'nun 792. maddesi içeriği itibariyle önceki hamilin elinden herhangi bir şekilde çıkan çeki iktisap eden yeni hamilin, TMK'nun 3. maddesi anlamında iyi niyetli olduğunu kabul etmiştir. Burada ispat yükü üzerinde olan davacıların, kötüniyete veya ağır kusura dair iddialarını her türlü delille ispat etmesi mümkündür.
HMK'nun 222. maddesi uyarınca, tarafların ticari defterlerinin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Belirtilen bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın yukarıda belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ise ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz.
Somut olayda davacı ... tarafından davacı ... emrine keşide edilen ve bu çekin zilyedi olan davacı ... tarafından kargoya verilen çekin kargo taşıması sırasında çalındığı görülmektedir. Davalının bu çekin yetkili ve meşru hamili olduğu savunması karşısında davalının bu çek kimden aldığı, gerçek bir alacağının olup olmadığı noktasında bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş ancak davalı taraf ticari defterleri sunmaktan kaçınmıştır. Yürütülen savcılık soruşturmaları, davacı ...'in ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonunda düzenlenen mali müşavir bilirkişi raporu ve dosya kapsamındaki tüm delillere göre davalının dava konusu çekin yetkili hamili olduğuna dair kayıtları sunmadığı, usule uygun ciro yoluyla çekin yetkili hamili ve çekte hak sahibi olduğunu ispatlayamadığı görüş ve kanaatine varılmakla davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davacılar, dava dilekçesinde davalı aleyhine kötüniyet tazminatı hükmedilmesi istemiştir.
İİK'nun 72/5. maddesinde ''Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötüniyetli olduğu anlaşılırsa talebi üzerine, borçlunun dava sebebiyle uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir." denilmektedir. Takip hukuku açısından İİK'nun 72/5. maddesine göre, kötüniyet tazminatı sadece takibi yapan alacaklı yan aleyhine verilebilecek bir tazminattır. Davalının dava konusu çeki iktisapta ve takipte kötüniyetli olduğunu kabule yeterli delil bulunmadığından bu nedenle mahkememizce İİK'nun 72/5. maddesinin koşulları bulunmadığından dolayı davacıların kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmesi gerektiği değerlendirilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KABULÜ ile Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takibi ve takibe dayanak çek nedeniyle davacıların davalıya BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE,
2-İİK'nun 72/5. maddesi uyarınca icra takibinin davacılar yönünde derhal durdurulması hakkında Kayseri Genel İcra Dairesi'ne müzekkere yazılamasına,
3-Koşulları bulunmadığından davacıların İİK'nun 72/5. maddesi uyarınca kötü niyet tazminatı isteminin reddine,
4-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gereken 5.286,92-TL nispi karar ve ilam harcından dava açılırken davacılardan peşin olarak alınmış olan 1.321,74-TL'nin mahsubu ile bakiye 3.965,18-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
5-Davacı tarafça yatırılan 179,90-TL başvurma harcı ve 1.321,74-TL peşin harç olmak üzere toplam 1.501,64-TL'nın davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
6-Davacı tarafça yapılan 140,00-TL tebligat gideri, 1,75-TL e-tebligat gideri ve 1.500,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.641,75-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
7-Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davalının üzerinde bırakılmasına,
8-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince davacılarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde avansı yatıran davacılarca numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine, davalı tarafından yatırılan gider avansı bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
9-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
10-Kararın mahiyeti gereği davalı lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
11-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dosyanın tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra istinaf incelemesine gönderilmesine veya mahkememiz arşivine kaldırılmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 29/04/2024
Katip ***
E-imzalıdır
Hakim ***
E-imzalıdır