T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: ***
KARAR NO: ***
HAKİM: ... ...
KATİP: ... ...
DAVACI : ... - ... -
VEKİLİ: Av. ... -
DAVALI: ... - ... -
VEKİLİ: Av. ... -
DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: ***
KARAR TARİHİ: ***
KARAR YAZIM TARİHİ: ***
Mahkememize açılan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan yargılaması sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı yan arasında gerçekleşen kombi satışı için müvekkili tarafından ifa amacıyla davalı yana 14/01/2020 vade tarihli ve 6.000TL bedelli bir adet bono verdiği, müvekkili tarafından iş bu bonoya mahsuben ödemeler yapıldığı, fakat davalı yan tarafından kötü niyetli olarak mezkur bonoya icra konulduğu, icra dosyası kapsamında müvekkili hakkında icrai işlemler gerçekleştirildiği ve müvekkilinin 38 ... ve 42 ... plakalı araçlarına haciz ve yakalama şerhi konulduğu, müvekkilinin bu nedenle ciddi mağduriyet yaşadığını, acilen icrai işlemlerin fekki gerektiği, taleplerinin kabulü ile müvekkilin davalı yana borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde; davacı tarafça arabuluculuk yoluna gitmeden açılan davanın usulden reddedilmesi gerektiğini, yine Kayseri Genel İcra Dairesinin ... sayılı dosyasında müvekkili tarafından arabaların yakalanması için masraf yatırıldığını, yakalamanın Konya'da yapıldığını, kıymet takdiri için de masraf yatırılmışken davacının bu davayı açıp haciz konulan araçlar üzerinden hacizleri kaldırttığını, davacı lehine İİK 72. maddesi gereğince %15 olan teminatın yatırılarak hacizlerin ve yakalamanın kaldırılmasının usule aykırı olduğunu, mahkememiz dosyasında mahkemenin kararı neticesinde davacıya sadece alacağın %15'inin ödettirilmesi mukabilinde ilgili yakalama ve hacizlerin kaldırılarak aracın davacı borçluya teslim edildiğini davalının bu şekilde bir kez daha mağdur edildiğini, zira davacının araçları elinden çıkardığını veyahut gizlediğini, alacağına kavuşmak üzere olan davalı alacaklının bir kez daha zor durumda bırakıldığını, dava konusu takibin kambiyo senedinin icraya konulması olduğunu, davacının beyan ettiği gibi kombi alımından kaynaklı borcunun bulunduğu ve iş bu senedin ilgili alım satımdan kaynaklandığını davacının ispat külfetinin kendisinde bulunduğunu, senedin ilgili alışveriş kaynaklı ödeme olduğunu yazılı delil ile ispat etmek zorunda olduğunu, söz konusu iddiaları kabul etmediklerini, 28.07.2020 tarihinde 650,00-TL, 13.04.2020 tarihinde 1.200,00-TL, 22.05.2020 tarihinde 1.000,00-TL olarak ... Mühendislik İnş. Gıda Hayv. San. ve Tic. Ltd. Şti'ye ödeme yapıldığını, dava konusu senetlerin ise davalı alacaklı ... adına verilen şahsi senetler olduğunu dolayısıyla davacı borçlunun, davalı müvekkiline herhangi bir ödeme yapmadığının sabit olduğunu, açıklanan nedenlerle davacı borçlunun İİK 72/III fıkrası gereğince eksik kalan bedelin yatırılması için muhtıra çekilmesine, davacı borçlunun iş bu davasının tüm talepler yönünden reddine, davacı borçlunun kötü niyetli olduğunun sabit olması nedeni ile İİK gereğince kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMA VE GEREKÇE:
Dava, icra takibinden sonra açılan, bonodan dolayı borçlu olmadığının tespiti ve kötü niyet tazminatı talebine ilişkindir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4/1-a maddesine göre davaya bakmaya Mahkememiz görevlidir.
6545 sayılı yasanın 45/3. maddesi uyarınca yargılama Tek Hakim tarafından yürütülmüş ve sonuçlandırılmıştır.
Mahkememizde açılan ve sonuçlanan davada 7251 sayılı kanunla değişik 6102 Türk Ticaret Kanununun 4/2. maddesi uyarınca basit yargılama usulü uygulanmıştır.
Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyasının uyap kayıtları, takip konusu bono örneği, vergi dairesi kayıtları, SGK kayıtları, ticaret sicili kayıtları ve tarafların dayandığı tüm deliller toplanmış, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Dosyaya mübrez 08/05/2024 havale tarihli bilirkişi raporunda; davalı vekili Av. ... ile yapmış olduğu görüşmede, dava dışı ... Mühendislik İnşaat Gıda Hayvancılık San. Tic. Ltd. Şti. nin Ticari defter ve belgelerinin dosyaya sunulmayacağının beyanı üzerine mali yönden herhangi bir değerlendirme ve tespitin yapılamadığı, tüm girişim ve çabalara rağmen Defter kayıt ve bilgilerine ulaşamaması nedeniyle dava konusu Menfi Tespit ile ilgili herhangi bir değerlendirme ve tespit yapılamadığı bildirilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davaya konu senet nedeniyle davacının davalıya borçlu olup olmadığına ilişkindir. Uyuşmazlığın sağlıklı olarak çözümlenmesi somut olayda hukuki olarak ispat yükünün hangi tarafa ait olduğunun tespitine bağlıdır.
Bonoda şekil şartları TTK’nın 688. maddesinde sayılmıştır. Bunlar; “Bono” ya da “Emre Muharrer Senet” ibaresi, kayıtsız şartsız bir bedel ödeme vaadi, vade, ödeme yeri, lehtar, keşide yeri ve tarihi, keşidecinin imzasıdır. Zorunlu şartlardan biri eksik olduğu takdirde, senedin bono niteliği kaybolur. Bunlardan vade ve ödeme yeri esaslı şekil şartlarından değildir. Sayılan zorunlu şekil şartlarının yanında seçimlik şartlar da vardır. Bonoya isteğe bağlı olarak, faiz, bedelin nakden yada malen alındığı veya yetkili mahkeme kayıtları da konabilir.
Somut olayda dava konusu bono üzerinde "nakden" kaydı bulunmaktadır. Dolayısıyla nakden kaydına konu senedin bedelsiz olduğunun davacı tarafından ispat edilmesi gerekecektir. Temel borç ilişkisinin bir sözcükle senede yansıtılması, şeklinde ortaya çıkan bedel kaydının varlığı ya da yokluğu senedin bono niteliğini etkilemez. Zira, bono, bağımsız borç ikrarını içeren bir senettir. Bu nedenle bir illete bağlı olması gerekmez ve kural olarak ispat yükü senedin bedelsiz olduğunu iddia eden tarafa aittir. Ancak, bir defa bir mal alışverişine dayandığı "malen" kaydıyla ya da bir alacak borç ilişkisine dayandığı "nakten" kaydı ile senede yazılmışsa, artık buna uymak gerekir. Bu kayıtların aksinin savunulması senedin talili (nedene, illete bağlanması) anlamına gelir ki, böyle bir durumda ispat yükü yer değiştirir. Senedi talil eden, savını kanıtlamak yükümlülüğü altına girer. (Hukuk Genel Kurulu'nun 17.12.2003 gün,*** K. sayılı kararı )
Dava konusu olayda davacı tarafça davalının sahibi olduğu şirket hesabına bir kısım ödemeler yapıldığı, ödemelerin bu senetten kaynaklı alacak için yapıldığı, taraflar arasında başkaca hukuki ilişki bulunmadığı öre sürülmüştür. Gerçekten de getirtilen banka kayıtlarına göre ... Mühendislik İnşaat Gıda Hayvancılık Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi adına kayıtlı hesaba davacı ... tarafından 14/04/2020 tarihinde 1.200,00-TL, 27/05/2020 tarihinde 1.000,00-TL ve 29/07/2020 tarihinde 650,00-TL olmak üzere toplamda 2.850,00-TL EFT yapıldığı, Kayseri Ticaret Sicil Müdürlüğü cevabı yazısında göre ... Mühendislik İnşaat Gıda Hayvancılık Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin tek ortak ve yetkilisinin davalı ... olduğu, şirketin ticari defterleri incelenmek üzere ara karar kurulsa da ticari defterlerin yerinde inceleme yapmakla görevlendirilen bilirkişiye sunulmayacağı beyan edildiğinden bu hususta inceleme yapılamadığı, davacının iddiasını banka kayıtları ile ispatladığı, davalı yapılan ödemelerin taraflar arasındaki başka bir hukuki ilişkiye dayandığı iddiasında olsa da buna dair yazılı delil sunamadığı, cevap dilekçesinde yemin deliline açıkça dayanılmadığından karşı tarafa yemin teklif etme hakkının da bulunmadığı, böylelikle davacının yapmış olduğu ödeme tutarı 2.850,00-TL ve bu miktara tekabül eden 375,78-TL işlemiş faiz talebi yönünden açılan davanın kabulüne, fazlaya dair istemen reddine karar vermek gerekmiştir.
İcra İflas Kanunun 72/5.maddesi uyarınca menfi tespit davasında dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırşa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararında alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz. Öğretide ve Yargıtay’ın yerleşik uygulamalarına göre, alacağının bulunmadığını bildiği veya bilmesi gereken bir durumda olduğu hâlde, icra takibine girişen alacaklının kötü niyetli olduğu kabul edilmektedir.
Anılan yasa hükmünde düzenlenen ve ‘kötü niyet tazminatı’ olarak adlandırılan tazminat, yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde takibe girişmekte kötü niyetli bulunduğu borçlu tarafından açıkça kanıtlanmış olan ya da öyle olduğu ayrıca kanıtlanmasına gerek bulunmaksızın dosya kapsamından açıkça anlaşılabilen alacaklıya yönelik bir yaptırım niteliğindedir. Bu kapsamda alacaklı tarafından sahibi olduğu şirket hesabına 3 defada toplam 2.850,00-TL ödeme geldiğini takip tarihinden evvel bilmesi, ticari defterlerin ibrazından kaçınılmış olması nedenleriyle borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlaması nedeniyle takipte kısmen kötü niyetli olduğu kabul edilerek kabul edilen alacak kalemi üzerinden takdiren %20 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmiştir.
2004 sayılı İİK'nun 72/4. Maddesinde; " Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez. ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. " şeklinde tazminat düzenlenmiş olup, davalı cevap dilekçesi ile davacının tazminata mahkum edilmesine dair talepte bulunmuş, ancak davacının kötü niyeti ispatlanamamış olmakla şartları oluşmadığından tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
DAVANIN KISMEN KABULÜ ile;
1-Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takip dosyasına konu edilen bono nedeniyle davacının davalıya 2.850,00-TL bono bedeli ve 375,78-TL işlemiş faiz bedeli yönünden BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, fazlaya dair istemin REDDİNE,
2-İİK 72/5 maddesi uyarınca kabul edilen dava değerinin %20'si tutarında 645,15-TL kötü niyet tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
3-Reddedilen kısım yönünden İİK 72/4 maddesi uyarınca şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı isteminin reddine,
4-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 427,60-TL ilam harcından, dava açılışı sırasında tahsil edilen 116,29-TL peşin harcın mahsubuna, bakiye 311,31-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafın yaptığı 80,70-TL başvurma harcı, 116,29-TL peşin harç, 1.260,00-TL bilirkişi ücreti, 207,00-TL posta ücreti olmak üzere toplam 1.467,00-TL yargılama giderinin kabul - ret oranına göre hesaplanan: 685,50-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2 maddesi uyarınca 3.225,78-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil eden davacıya ödenmesine,
8-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2 maddesi uyarınca 3.583,35-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil eden davalıya ödenmesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı HMK'nun 341/2. maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/07/2024
Katip ...
e-imza
Hakim ...
e-imza