T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: *** Esas - ***
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: ***
KARAR NO: ***
HAKİM: ***
KATİP: ***
DAVACI : ***
VEKİLİ: Av.
DAVALI : ***
VEKİLİ: Av. ***
DAVA: Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ: ***
KARAR TARİHİ: ***
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : ***
Mahkememizde görülmekte olan sigorta (trafik sigortası kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... tarihi saat 17:45 sıralarında sürücü ...'in sevk ve idaresindeki 38 ... plakalı aracın, Kayseri İli, Melikgazi İlçesi üzerinde sürücü Mehmet Elemeği'nin sevk ve idaresindeki 38 ... plakalı araca park halinde bulunduğu sırada çarpması sonucunda maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza tespit tutanağından da anlaşılacağı üzere dava dışı ...'in meydana gelen kazaya asli ve %100 kusuru ile sebebiyet verdiğini, çarpma sonucu müvekkiline ait 38 ... plakalı, 2007 model, Honda marka araçta oluşan hasar bedelinin karşılandığını, ancak araçta bu kaza nedeni ile değer kaybının da oluştuğunu, ...'in kullanmış olduğu 38 ... plakalı aracın zorunlu mali sorumluluk sigortasının *** poliçe numarası ile davalı Türkiye Sigorta A.Ş. tarafından yapılmış olduğunu, ilgili mevzuat ve yerleşik Yargıtay içtihatları uyarınca trafik kazası nedeni ile araçta oluşan değer kaybının gerçek zarar kapsamında olduğunu, bu bağlamda kazaya sebebiyet veren aracın zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olan davalı tarafından bahsi geçen zararın karşılanmasının gerektiğini, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları'nda bulunan düzenlemeye göre sigortacı, sigortalısının 3. kişilere vermiş olduğu maddi ve bedeni zararlara karşı teminat limitleri dahilinde kalmak kaydıyla, müştereken ve müteselsilen sorumlu bulunduklarını, buna göre müvekkiline ait araçta kaza neticesinde gerçekleşen değer kaybının da ekonomik yönden maddi bir zarar kalemi oluşturduğundan sigorta şirketince bu zararın doğrudan tazmin edilmesinin gerektiğini, yine aynı Yasa'nın 1429. maddesine göre, sigortacının, aksine sözleşme yoksa, sigorta ettirenin, sigortalının, lehtarın ve bunların hukuken fiillerinden sorumlu bulundukları kişilerin ihmallerinden kaynaklanan zararları tazmin ile yükümlü olduğunu, davalı tarafın tam ödeme yapması için *** tarihinde kendilerince arabuluculuk başvurusu yapıldığını, ancak mezkur toplantı sonucunda da talepleri ile ilgili müspet sonuç alınamadığını, müvekkilinin aracında meydana gelen değer kaybını davalı şirketten talep etme zarureti oluştuğunu belirterek bilirkişi incelemesi sonucunda ortaya çıkacak olan araçta oluşan değer kaybının işleyecek yasal faiziyle birlikte şimdilik 100,00-TL olmak üzere davalı sigorta şirketi tarafından tazminine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesinde yapılan değişiklik ile trafik sigortalarına ilişkin açılacak maddi tazminat davalarına ilişkin düzenlemeler yapılmıştır. Anılan madde hükmü 6704 Sayılı Kanun'un 5. maddesi ile değiştirildiğini, yeni düzenlemeye göre zarar görenlerin doğrudan dava açma hakkının ortadan kaldırıldığını, dava öncesinde sigorta kuruluşuna başvuru zorunluluğunun getirildiğini, haliyle başvurunun tam yapılmasının gerektiğini, oysaki yapılan hasar başvurusunda genel şartlar gereği sunulması zorunlu evrakların sunulmadığı gibi müvekkili şirkete başvuru yapılırken sunulan evraklarda müvekkili şirket sigortalısının kusur oranına belirlemeye yarayacak evrakların bulunmadığını, dolayısı ile davacı tarafından yapılmış geçerli bir başvuru söz konusu olmayıp, mahkeme huzurunda ikame edilen davanın başkaca hiçbir incelemeye gerek duyulmaksızın usulden reddinin gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte; müvekkili şirketin, Karayolları Trafik Kanunu'nun 91. maddesi ve zorunlu mali mesuliyet sigortası (zmms) uyarınca, sigortalısının kusuru ile 3. şahıslara verdiği zararı poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere tazmin etmekle mükellef olduğunu, kusur oranlarının tespiti için hem aDli Tıp Trafik İhtisas Dairesi'nden hem de Karayolları Genel Müdürlüğü fen heyetinden seçilecek kusur konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiğini belirterek öncelikle gerekçeli itirazları dikkate alınarak haksız ve hukuka aykırı davanın usulden reddine, bu talepleri kabul görmediği takdirde davanın esastan reddine, kazaya karışan araç sürücülerinin kusur durumunun tespiti için Karayolları Genel Müdürlüğü fen heyetinden ve Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi'nden kusur raporu alınmasına; varsa derdest ceza davasının sonucunun bekletici mesele yapılmasına, harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER : Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.
Davacı tarafça trafik kaza tespit tutanağına, araç ruhsatına, 38 ... plakalı araca ilişkin ZMSS poliçesine, arabuluculuk tutanağına, davalı şirket kayıtlarına, araç tamir faturasına, bilirkişi incelemesine, keşif ve yemine delil olarak dayanılmıştır.
Davalı tarafça; hasar dosyasına, ilgili kurumlardan alınacak kusur ve tazminat hesabı raporlarına, emsal Yargıtay kararlarıne, bilirkişi incelemesine, keşif ve yemin icrasına delil olarak dayanılmıştır.
Türkiye Noterler Birliği'ne müzekkere yazılarak 38 ... plaka ve 38 ... plaka sayılı araçlarının kaza tarihi olan ... tarihli kaza tarihinde ve halen kimin adına tescilli olduğu sorulmuş ve araç tescil kaydının gönderilmesi istenilmiştir. 26/04/2022 tarihli yazı ile bu müzekkeremize cevap verilmiştir.
Sigorta Bilgi Ve Gözetim Merkezi'ne müzekkere yazılarak; davacıya ait 38 ... plaka sayılı aracın kaza tarihi olan ... tarihinden öncesine ait başkaca bir trafik kazası olup olmadığı hususunun tespiti ile varsa kaza tarihi itibariyle sigorta şirketi bilgilerinin gönderilmesinin istenilmiştir. 10/05/2022 tarihli yazı ile bu müzekkeremize cevap verilmiştir.
*** A.Ş. Genel Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak 38 ... plaka ve 38 ... plaka sayılı araçların ... tarihinde karıştığı kaza nedeni ile açılan *** sayılı hasar dosyasının, sigorta poliçe örneğinin, alınmış ise ekspertiz raporunun, servis fatura ve iş emirlerinin, davacının dava açmadan önce KTK'nun 97. maddesi uyarınca başvuru yapımış olması halinde başvuru dilekçesinin ve dilekçenin evrak kayıt tarihinin, davacıya ödeme yapılmış ise ödeme belgesinin ve varsa ibraname örneğinin gönderilmesi istenilmiştir. 12/10/2022 tarihli dilekçe ekinde istenilen belgeler sunulmuştur.
*** A.Ş.'ne müzekkere yazılarak 22/11/2010-2011 vadeli, acente no: ..., poliçe no: ... sayılı sigortalı ...'e ait 38 ... plakalı araç ile İbrahim Taşbaş'a ait 38 ... plakalı aracın karıştığı 28/06/2011 tarihli trafik kazası nedeni ile oluşturulan hasar dosyasının, özellikle 38 ... plakalı aracın bu kaza nedeni ile hasar durumunu gösterir ekspertiz raporu, servis iş emri ve servis faturaları ile aracın hasar durumuna dair fotoğraf ve görüntü kayıtlarının örnekleri istenilmiştir. 02/12/2022 tarihli yazı ile bu müzekkeremize cevap verilmiştir.
Tarafların iddia ve savunmalarını tespiti, kaza mahallinin ve davacıya ait aracın incelenmesi amacı ile mahallinde keşif icrasına, Refakate resen seçilecek bir trafik-makine mühendisi bilirkişi alınmasına, davacı vekiline davacıya ait 38 ... plakalı aracı keşif gün ve saatinde keşif mahallinde hazır bulundurması istenmiş, HMK'nun 273. maddesi gereğince iddia, savunma, kaza tespit tutanağı, hasar sorgu kayıtları, eski tarihli hasar dosyası, faturalar, trafik kayıtları, sigorta poliçesi, keşif mahallinde yapılacak incelemeler ve diğer tüm deliller değerlendirilmek sureti ile, A-... tarihli trafik kazasının oluşumunda kusur durumu ve ihlal edilen kuralların neler olduğu, B-Davacıya ait 38 ... plakalı aracın bu kazada hasarlanması nedeniyle yerleşik yargıtay uygulamalarına göre bu aracın markası, modeli, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işleri, dava konusu kazadan önceki hasarı, yaşı, kilometresine göre bu aracın ... tarihinde dava konusu trafik kazası meydana gelmeden önceki hasarsız hali ile ikinci el piyasa rayiç değeri ile ... tarihli trafik kazası meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki aracın ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farkın saptanması metoduna göre değerlendirme ve hesaplama yapılarak ... tarihli trafik kazasında hasarlanmasından dolayı varsa davacının araç değer kaybı zararının kaç TL olduğu hususlarında hususlarında hüküm vermeye ve denetime elverişli açıklamalı rapor tanzimi için bilirkişiye yetki ve görev verilmesine karar verilmiştir.
Mahkememizce kararlaştırılan tarihte usulünce keşif icra edilmiştir.
Görevlendirilen trafik-makine mühendisi bilirkişi ... tarafından düzenlenen 15/05/2023 tarihli raporda özetle; "Davacıya ait 38 ... plakalı aracın markası, modeli, özellikleri, dava konusu ... tarihli trafik kazası nedeni ile oluşan hasarları, yapılan onarım işleri, kilometresi, hasar sorgulama kaydı ve diğer özellikleri dikkate alınarak kaza tarihi olan ... tarihi itibariyle aracın hasarsız ikinci el piyasa rayiç değerinin 115.000,00-TL olduğu, kaza meydana geldikten ve tamiratının yapılmasından sonraki aracın ikinci el piyasa rayiç bedelinin 105.000,00-TL olduğu, bu iki değer arasındaki farka göre araç değer kaybı zararının 10.000,00-TL oluğu, davaya konu aracın park için ayrılmış alanda park ettiği anlaşıldığından kazada 38 ... plakalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığı, 38 ... plakalı araç sürücüsünün ise park için ayrılmış yerlere park eden araca çarpması sebebiyle 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 84/l kuralını ihlal ettiğinden %100 asli kusurlu olduğu, *** A.Ş. tarafından 38 ... plakalı araç adına düzenlenen 337573120/0 numaralı trafik sigorta poliçesi limitleri (araç başına 43.000,00-TL, kaza başına 86.000,00-TL) dahilinde kaza sonrası oluşan hasar ve değer kaybından sorumlu olduğu kanaatine varıldığı" belirtilmiştir.
Davacı vekilinin bilirkişi raporuna vaki itirazı ve talebi üzerine dava dosyasının rapor veren bilirkişiye tevdi ile HMK'nun 281/2. maddesi uyarınca tarafların önceki rapora karşı beyan ve itirazlarının değerlendirilmesi ve itirazlarının karşılanması amacı ile ek rapor aldırılmasına, bu konuda ek rapor düzenlemesi için bilirkişiye yetki ve görev verilmesine karar verilmiştir.
Dosyaya rapor veren bilirkişi ... tarafından düzenlenen 31/07/2023 tarihli ek raporda özetle; "Davacıya ait 38 ... plakalı aracın markası, modeli, özellikleri, dava konusu ... tarihli trafik kazası nedeni ile oluşan hasarları, yapılan onarım işleri, kilometresi, hasar sorgulama kaydı ve diğer özellikleri dikkate alınarak kaza tarihi olan ... tarihi itibariyle aracın hasarsız ikinci el piyasa rayiç değerinin 150.000,00-TL olduğu, kaza meydana geldikten ve tamiratının yapılmasından sonraki aracın ikinci el piyasa rayiç bedelinin 137.000,00-TL olduğu, bu iki değer arasındaki farka göre araç değer kaybı zararının 13.000,00-TL oluğu, davaya konu aracın park için ayrılmış alanda park ettiği anlaşıldığından kazada 38 ... plakalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığı, 38 ... plakalı araç sürücüsünün ise park için ayrılmış yerlere park eden araca çarpması sebebiyle 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 84/l kuralını ihlal ettiğinden %100 asli kusurlu olduğu, Türkiye Sigorta A.Ş. tarafından 38 ... plakalı araç adına düzenlenen 337573120/0 numaralı trafik sigorta poliçesi limitleri (araç başına 43.000,00-TL, kaza başına 86.000,00-TL) dahilinde kaza sonrası oluşan hasar ve değer kaybından sorumlu olduğu kanaatine varıldığı" belirtilmiştir.
Bilirkişi raporları sonrasında davacı vekilince 15/09/2023 tarihli dilekçesi ile talep arttırım isteminde bulunulmuş, 100,00-TL değer kaybı alacağının davalı şirket tarafından ödenen 1.520,00-TL kısmını ayrı tutarak tespit edilen tutar doğrultusunda ek olarak 11.380,00-TL ile toplam 11.480,00-TL olarak belirtilmiştir.
Bilirkişi raporunun ve ek raporunda araç değer kaybı yönünde çelişki olduğu görülmekle Adli Tıp Kurumu Ankara Grup Başkanlığı'na müzekkere yazılmasına, müzekkere ile birlikte dava dosyasının ve eklerinin Adli Tıp Kurumu'na gönderilmesine, tarafların iddia ve savunmaları, trafik kaza tespit tutanağı, trafik kayıtları, Sigorta Bilgi Ve Gözetim Merkezi'nden yaptırılan hasar sorgulama kayıtları, eski hasar dosyaları, faturalar, trafik kayıtları, sigorta poliçesi, mahkememizce yapılan keşif, alınan bilirkişi raporu ve ek raporu ve tarafların bunlara karşı beyan ve itirazları incelenmek suretiyle; a) ... tarihli trafik kazasının oluşumunda kim veya kimlerin ne oranda kusurlu oldukları, b) Davacıya ait 38 ... plakalı aracın bu kazada hasarlanması nedeniyle yüksek yargıtay içtihatlarına göre bu aracın markası, modeli, özellikleri, hasarın yapılan onarım işleri dava konusu ... tarihli trafik kazasının meydana gelmeden önceki durumuyla hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeri ile ... tarihli trafik kazası meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki bu aracın ikicin el piyasa rayiç değeri arasındaki farkın saptanması metoduna göre davacının varsa araç değer kaybı zararının kaç TL olduğu konusunda mahkememizce daha önce alınan rapor ve ek rapordaki çelişkilerin de giderilerek hüküm vermeye ve denetime elverişli rapor tanziminin istenilmesine karar verilmiştir.
Adli Tıp Kurumu Ankara Grup Başkanlığı'nca düzenlenen 13/10/2023 tarihli raporda özetle; "Sürücü ...'in %100 (yüzde yüz) oranda kusurlu olduğu, davacı sürücü Mehmet Elemeği'nin kusursuz olduğu, değer kaybı yönünden: 38 ... plaka sayılı otomobilin değer kaybının 2.000,00-TL olduğuna oy birliğiyle karar verildiği" belirtilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE: Dava, trafik kazası nedeni ile meydana gelen bakiye araç değer kaybı zararının tazmini istemi ile açılan tazminat davasıdır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4/1-a maddesine göre davaya bakmaya mahkememiz görevlidir.
6545 sayılı yasanın 45/3. maddesi uyarınca yargılama tek hakim tarafından yürütülmüş ve sonuçlandırılmıştır.
Mahkememizde açılan ve sonuçlanan davada dava değeri itibarı ile 7251 sayılı Kanun'la değişik 6102 Türk Ticaret Kanunu'nun 4/2. maddesi uyarınca basit yargılama usulü uygulanmıştır.
Dava şartı arabuluculuk faaaliyeti kapsamında taraflar anlaşmaya varamadıkları görülmüştür.
Taraflar arasında uyuşmazlık konuların değerlendirmesinde;
Taraflar arasında uyuşmazlık konuları; ... tarihli trafik kazasının oluşumunda kim veya kimlerin ne oranda kusurlu olduğu, bu kaza nedeni ile davacıya ait 38 ... plakalı araçta değer kaybı zararı olup olmadığı, davalı sigorta şirketinin ZMMS poliçesi kapsamında davacıya yaptığı 1.520,00-TL'nin dışında davacının bakiye araç değer kaybı zararının bulunup bulunmadığı, davalının cevap dilekçesinde ileri sürdüğü ilk itiraz, defi ve itirazlarının haklı olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Belirsiz alacak davası açılamayacağı itirazının değerlendirmesinde;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
İsviçre ve Alman Hukukunda yer alan "belirsiz alacak davası", 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile Hukukumuza kazandırılmıştır. 6100 sayılı HMK'nin 107/I. maddesi "Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir" hükmünü içermektedir. Madde hükmünden de anlaşıldığı üzere Belirsiz alacak davası davacının, davada talep edeceği miktarı veya değeri tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin objektif şekilde imkânsız olması ya da bunun kendisinden beklenememesi halinde mümkündür. Davacı dava tarihinde davanın miktarını tam ve kesin olarak biliyorsa veya bunu bilebilecek durumda ise, belirsiz alacak davası açılamaz.
Sorun, davacının alacağını tam ve kesin olarak belirleyebilecek bir durumda olması halinde alacağının tahsili için kısmi dava açmasının mümkün olup olmadığında toplanmaktadır.
Davacının aynı hukuki ilişkiden kaynaklanan alacağının veya hakkının tümünü değil, belirli bir kısmını talep ederek açtığı davaya kısmi dava denir. Diğer bir ifadeyle, bir alacak hakkında daha fazla miktar için tam dava açma imkanı bulunmasına rağmen, alacağın bir kesimi için açılan davaya kısmi dava denir. Bir davanın kısmi dava olarak nitelendirilebilmesi için, alacağın tümünün aynı hukuki ilişkiden doğmuş olması ve bu alacağın şimdilik bir kısmının dava edilmesi gerekir (Yargıtay HGK 17/10/2012 gün, 2012/9-838 Esas 715 Karar sayılı ilamı, Kuru/Arslan/Yılmaz, Medeni Usul Hukuku, 22. Bası,s.286; Pekcanıtez/Atalay/Özekes, Medeni Usul Hukuku, 12. Bası, s.320).
Kısmi dava, 6100 Sayılı HMK'nın 109. maddesinde düzenlenmiş olup, maddenin 1.fıkrasında "Talep konusunun niteliği itibarıyla bölünebilir olduğu durumlarda, sadece bir kısmı da dava yoluyla ileri sürülebilir" hükmüne, 2.fıkrasında ise; "Talep konusunun miktarı, taraflar arasında tartışmasız veya açıkça belirli ise kısmi dava açılamaz" hükmüne yer verilmiştir. Bu düzenlemelere göre, kısmi dava açılabilmesi için;
a-Talep konusunun niteliği itibariyle bölünebilir olması,
b-Talep konusunun miktarının taraflar arasında tartışmalı bulunması veya açıkça belirli olmaması gerekir.
Şayet, talep konusu taraflar arasında tartışmasız veya açıkça belirlenebilir ise kısmi dava açılamayacaktır. Diğer bir anlatımla; talep konusunun miktarı taraflar arasında "tartışmasız" ise veya taraflar arasında miktar veya parasal tutar bakımından bir tartışma olmakla beraber, tarafların anlaşmasına gerek kalmaksızın, objektif olarak talep konusunun miktarı herkesçe anlaşılabilecek şekilde "belirli" ise, o talep sonucunun sadece bir kısmı dava edilemez. Bu gibi hallerde, kısmi davanın yasaklanmasının sebebi, davacının kısmi dava açmakta hukuki yarar bulunmadığının kabul edilmesidir. Davacının alacağını, küçük parçalara bölüp her biri için ayrı ayrı dava açmasında hukuki yarar değil; aksine, dava hakkının kötüye kullanılması söz konusudur (Pekcanıtez/ Atalay/ Özekes, Medeni Usul Hukuku, 11. Bası, s.319-320).
Talep konusu açıkça taraflar arasında tartışmalıysa ya da açıkça belirli değilse açılan belirsiz alacak davasında davacının hukuki yararının bulunduğunun kabulü gerekir. Açılmış olan bir davada alacağın taraflar arasında tartışmalı olup olmadığı ya da açıkça belirli olup olmadığı davalının davaya vereceği cevapla anlaşılabilir. Nihayet hakim, ön inceleme aşamasında bu hususu tespit edebilir. Şayet, davalı davaya cevabında alacağı tartışmalı hale getirmişse artık, açılmış olan belirsiz alacak davasının hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddedilmeyip işin esası hakkında hüküm kurulması gerekir (Pekcanıtez/ Atalay/ Özekes, Medeni Usul Hukuku, 11. Bası,s.320-321).
Somut olayda da; davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde, davacının belirsiz alacak olarak dava açmakta hukuki yararı bulunmadığını, davacının araç değer kaybı zararı talebini kesin olarak belirlemesinin mümkün olduğunu, araç değer kaybı zararı yönünden atanan ekspertiz raporunu beklemeden davacının dava açtığını, sigortalısının kusuru olmadığını, bu nedenle açılan davanın reddini istemiştir. Davalı tarafın davaya cevap dilekçesinden de anlaşılmaktadır ki; davacı alacağı taraflar arasında tartışmalı hale gelmiştir. Böyle bir durumda ve yukarda yapılan açıklamalar ışığında, davacının belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararının olmadığından söz edilemez. Bu nedenle davacının belirsiz alacak davası açmasının mümkün değerlendirilmiştir.
KTK'nun 97. maddesine ilişkin dava şartının değerlendirmesinde;
Trafik kazalarında hukuki sorumluluk ve sigorta konusu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup sözü geçen Kanun'un 85. maddesinin 1. fıkrasında bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa motorlu aracın bir teşebbüsünün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde motorlu aracın işleteninin ve bağlı bulunduğu teşebbüsün sahibinin doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı, aynı maddenin 5. fıkrasında işleten ve araç işleticisi teşebbüs sahibinin, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olduğu, 91. maddesinin 1. fıkrasında işletenlerin, bu kanunun 85. maddesinin 1. fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu öngörülmüştür. Kanunun bahsi geçen düzenlemesinden, zorunlu mali sorumluluk sigortacısının, trafik kazasına karışan aracın işleteni veya araç işleticisi teşebbüs sahibi olan sigortalısına bu kaza sebebiyle isabet eden hukuki sorumluluğu poliçe teminat limiti ile sınırlı olarak üstlendiği anlaşılmaktadır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun "Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı" başlıklı 97. maddesinde (Değişik: 14/4/2016-6704/5 md.) "Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir." Dosya içesindeki bilgi ve belgelerden davacı tarafın dava açılmadan önce davalı sigorta şirketine başvurduğu anlaşılmıştır.
Kusur ön sorununun değerlendirmesinde;
Mahkememizce görevlendirilen Trafik-Makine Mühendisi ... tarafından düzenlenen *** tarihli rapor ve *** tarihli ek raporunda özetle; "Davaya konu aracın park için ayrılmış alanda park ettiği anlaşıldığından kazada 38 ... plakalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığı, 38 ... plakalı araç sürücüsünün ise park için ayrılmış yerlere park eden araca çarpması sebebiyle 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 84/l kuralını ihlal ettiğinden %100 asli kusurlu olduğu" belirtilmiştir.
Bilirkişi raporunun ve ek raporunda araç değer kaybı yönünde çelişki olduğu görülmekle Adli Tıp Kurumu Ankara Grup Başkanlığı'ndan rapor düzenlenmesi istenilmiş, buradan alınan raporda da "sürücü ...'in %100 (yüzde yüz) oranda kusurlu olduğu, davacı sürücü Mehmet Elemeği'nin kusursuz olduğu, belirtilmiştir.
Birbiri ile uyumlu iki ayrı rapor, dosya kapsamındaki trafik kaza tespit tutanağı, hasar dosyası ile diğer deliller ve olayla uyumlu olduğundan mahkememizce benimsenerek hükme esas alınmıştır.
Araç değer kaybı zararına dair değerlendirmede;
Araç hasarında değer kaybı; aracın hasarsız haldeki 2. el piyasa değeri ile hasarın onarımından sonraki 2. el piyasa değeri arasındaki fark olup, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatlarında, değer kaybının, araçların modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, davacı tarafın iddiaları, davalının savunmaları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek araçların kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeri ile kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değerleri arasındaki farka göre belirlenmesi gerektiği kabul edilmiştir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin *** Karar sayılı ilamı). Yapılan açıklamalar doğrultusunda değer kaybı hesabının Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları EK-1de bulunan "Değer Kaybı Hesaplanması" yöntemine göre değil, kazalı aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı (aracın kilometresi ve önceye ait hasarlar nedeni ile orjinalliğin yitirilip yitirilmediği), aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği (orijinal olup olmadığı), tramer kayıtlarına göre araçta meydana gelen hasarlar irdelenerek, emsal satışlar da araştırılmak suretiyle, aracın olay tarihindeki 2. el rayiç değeri ile kazadan sonra onarılmış haldeki 2. el rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybının bilirkişi tarafından hesaplanması gerekir.
Bilirkişi raporunun ve ek raporunda araç değer kaybı yönünde çelişki olduğu görülmekle Adli Tıp Kurumu Ankara Grup Başkanlığı'na müzekkere yazılmasına, müzekkere ile birlikte dava dosyasının ve eklerinin Adli Tıp Kurumu'na gönderilmesine, tarafların iddia ve savunmaları, trafik kaza tespit tutanağı, trafik kayıtları, Sigorta Bilgi Ve Gözetim Merkezi'nden yaptırılan hasar sorgulama kayıtları, eski hasar dosyaları, faturalar, trafik kayıtları, sigorta poliçesi, mahkememizce yapılan keşif, alınan bilirkişi raporu ve ek raporu ve tarafların bunlara karşı beyan ve itirazları incelenmek suretiyle; davacıya ait 38 ... plakalı aracın bu kazada hasarlanması nedeniyle yüksek yargıtay içtihatlarına göre bu aracın markası, modeli, özellikleri, hasarın yapılan onarım işleri dava konusu *** tarihli trafik kazasının meydana gelmeden önceki durumuyla hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeri ile ... tarihli trafik kazası meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki bu aracın ikicin el piyasa rayiç değeri arasındaki farkın saptanması metoduna göre davacının varsa araç değer kaybı zararının kaç TL olduğu konusunda mahkememizce daha önce alınan rapor ve ek rapordaki çelişkilerin de giderilerek hüküm vermeye ve denetime elverişli rapor tanziminin istenilmesine karar verilmiştir.
Adli Tıp Kurumu Ankara Grup Başkanlığı'nca düzenlenen *** tarihli raporda özetle; "sürücü ...'in %100 (yüzde yüz) oranda kusurlu olduğu, davacı sürücü Mehmet Elemeği'nin kusursuz olduğu, değer kaybı yönünden: 38 ... plaka sayılı otomobilin değer kaybının 2.000,00-TL olduğuna oy birliğiyle karar verildiği" belirtilmiştir.
Adli Tıp Kurumu Ankara Grup Başkanlığı'nca düzenlenen 13/10/2023 tarihli rapordaki bu tespit, dosya kapsamındaki trafik kaza tespit tutanağı, dava konusu kaza ile ilgili açılan hasar dosyası, davacıya ait aracın trafik kaydı, servis kayıtları, davaya konu hasar öncesindeki hasarlarına ilişkin tramer kayıtları ve hasar dosyaları ile diğer deliller ve olayla uyumlu olduğundan, dava konusu kazalı aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı, aracın kilometresi ve önceye ait hasarları, aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği de dikkate alındığında mahkememizce benimsenerek hükme esas alınmıştır.
Davalı sigorta şirketinin sorumluluğuna dair değerlendirmede;
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumlluluk Sigortası Genel Şartları'nın, "Sigortanın Kapsamı" başlıklı A.1 maddesinde "sigortacının poliçede tamınlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı KTK'na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği... " öngörülmüştür.
Zorunlu Mali Sorumluluk sigortacısı, karşı araçta meydana gelen gerçek zararı limit dahilinde teminat altına almıştır. Dava konusu trafik kazası sonrasında davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybı da gerçek zarar kalemleri arasında bulunmaktadır. (Yargıtay 17. H.D.'nin *** Karar). Kaldı ki 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren yeni Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın A.5/a maddesine göre araç değer kaybı, maddi zararlar teminatı içerisinde yer almaktadır.
Somut uyuşmazlıkta davacının araç değer kaybı zararından davalı sigorta şirketi sorumludur.
Bedel arttırım talebi, temerrüt tarihi ve faiz türü ile ilgili değerlendirmede;
Davacı vekili *** tarihli dilekçesinde "...100,00-TL değer kaybı alacağımızın; davalı şirket tarafından ödenen 1.520,00-TL kısmını ayrı tutarak tespit edilen tutar doğrultusunda ek olarak 11.380,00-TL ile toplam 11.480,00-TL alacağımızın temerrüt tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmekteyiz.
" şeklinde beyanda bulunmuştur. Davacı tarafından ilgili harçlar tamamlanmıştır. Bu dilekçenin bir örneği davalı tarafa tebliğ edilmiştir.
Yargılama sonunda tüm dosya kapsamına göre;
Benimsenen ve hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu Ankara Grup Başkanlığı'nca düzenlenen*** tarihli raporda davacının araç değer kaybı zararının 2.000,00-TL olduğu, zarara sebebiyet veren ve tam kusurlu olan aracın davalı sigorta şirketi nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı olmasından dolayı davalının meydana gelen zarardan sorumlu olduğu, ancak dosya içindeki hasar dosyası örneğinden görüldüğü ve tarafların da kabulünde olduğu üzere; eldeki dava tarihinden önce davalı sigorta şirketi tarafından davacıya araç değer kaybı zararına yönelik olarak davalı şirket tarafından ödenen 1.520,00-TL tazminat ödemesi yapıldığı, bu durumda davacının tazmin edilmemiş bakiye araç değer kaybı zararının 480,00-TL olduğu, zarara sebebiyet veren ve tam kusurlu olan aracın davalı sigorta şirketi nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı olmasından dolayı davalının meydana gelen zarardan sorumlu olduğu anlaşılmakla eldeki davada araç değer kaybı zararından ZMMS sigortacısı olan davalının sorumluluğuna hükmedilmesi gerekmiştir. Buna göre; davanın davanın kısmen kabulü ile 480,00-TL araç değer kaybına yönelik maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 01/03/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ili birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, sübut bulmadığından dolayı davacının fazlaya ilişkin istemlerinin reddine karar verilmesi görüş ve kanaatine varılmıştır.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile 480,00-TL araç değer kaybına yönelik maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 01/03/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ili birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Davacının fazlaya ilişkin istemlerinin REDDİNE,
3-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; alınması gereken 32,78-TL nisbi karar ve ilam harcından davacıdan peşin harç olarak alınan 80,70-TL peşin harcın ve 777,66-TL tamamlama harcının mahsubu ile fazla yatan 825,58-TL harcının karar kesinleştiğinde ve talebi halinde davacıya iadesine,
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinden (yargılama gideri) 65,22-TL'nın davalıdan, 1.494,78-TL'nın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
5-Davacı tarafça yatırılan 80,70-TL başvurma harcı ve 32,78-TL nisbi karar ve ilamnın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafça yapılan 147,50-TL e-tebligat gideri, 5,25-TL KEP gideri, 110,00-TL posta masrafı, 500,00-TL keşif araç ücreti, 1.500,00-TL bilirkişi ücreti, 4.095,00-TL ATK fatura bedeli, 1.274,90-TL keşif harcı, 500,00-TL keşif aracı gideri olmak üzere toplam 8.132,65-TL yargılama giderinden davanın kabul red oranına göre belirlenen 340,04-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı tarafça yapılan yargılama giderleri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
8-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
9-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'nin 13/2. maddesi gereğince hesap ve taktir olunan 480,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
10-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davanın reddi nedeniyle karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'nin 13/3. maddesi gereğince hesap ve taktir olunan 480,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
11-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dosyanın tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra istinaf incelemesine gönderilmesine veya mahkememiz arşivine kaldırılmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/12/2023
Katip ***
E-imzalıdır
Hakim ***