T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİKARAR
ESAS NO: ***
KARAR NO: ***
HAKİM: ... ...
KATİP: ... ...
DAVACI : ... - ...
VEKİLLERİ: Av. ... -
Av. ... -
DAVALI : ... - ...
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: ***
KARAR TARİHİ: ***
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : ***
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin şirket baskı ve fotokopi sektöründe faaliyet gösterdiğini, davalının borçlarını tediye etmediğinden fatura alacağına yönelik Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takip talebi doğrultusunda 23.300,00 TL üzerinden işlemiş yasal faizleri ile devamına karar verilmesini, vekalet ücreti ile yargılama masraflarının davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :Dava dilekçesinin davalıya tebliğ edildiği ancak davalının cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.
DELİLLER:Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.
Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyası celp edilmiş, takip alacaklısının ... ve takip borçlusunun ... olduğu, 23.300,00 TL TL'lik alacağa yönelik genel haciz yoluna özgü icra takibi başlatıldığı görülmüştür.
Gevher Nesibe Vergi Dairesi'ne müzekkere yazılarak, dava konusu faturaların davacı tarafından Form BS beyannamesi ile beyan edilip edilmediği sorulmuş, gelen yazı cevabı ile Form Bs bildirimlerinin gönderildiği görülmüştür.
Erciyes Vergi Dairesi'ne müzekkere yazılarak, dava konusu faturaların davalı tarafından Form BA beyannamesi ile beyan edilip edilmediği sorulmuş, gelen yazı cevabı ile, Form Ba beyannamelerinin gönderildiği görülmüştür.
Tüm deliller toplandıktan sonra bilirkişi incelemesi yaptırılmış, muhasebeci - mali müşavir Prof. Dr. *** 26/01/2023 tarihli raporunda özetle;
1. Davacı tarafın dosya kapsamına sunmuş olduğu faturalar toplamı 23.573,77 TL olup davacının talebi 23.300 TL olduğu,
2. Davacının ticari defterlerindeki ödeme kayıtları incelendiğinde 28.07.2020 tarihinde 15.10.2020 vadeli 4.326,13 TL tutarlı senet girişi olduğunun görüldüğü, ayrıca 03.06.2020 tarihli 471240 numaralı 354,00 TL bedelli faturanın da tahsil edildiğinin gözüktüğünü, bunun dışında 2020 ve 2021 yıllarında davacı kayıtlarında davalıdan başka bir tahsilat gözükmediğini,
3. Davacının sunmuş olduğu faturalar incelendiğinde 2019 yılına ait faturalar olduğu görüldüğünü, davacının incelemeye sunulan ticari defterlerinin ise 2020 ve 2021 yılını kapsadığını,
4. Davalı taraf ticari defterlerini sunmamış ve inceleme adresi de bildirmediğini, hal böyle olunca dosyaya sunulan faturaların kayıtlı olup olmadığının tespit edilemediğini,
5. Davacının ve davalının dosyaya getirtilen Bs/Ba formları incelendiğinde dosyaya sunulan faturaların bildirime konu yapılmadığı, zira beyan sınırının altında olduğunun anlaşıldığını bildirir yönde görüş ve kanaatini sunmuştur. Raporun taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı davacı vekilinin beyan dilekçesi sunduğu görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE:
Dava, davacı tarafından faturaya dayanarak davalı aleyhine başlatılan icra takibine davalı tarafın süresinde itirazı üzerine İİK 67.maddesi uyarınca bir yıllık yasal süresi içinde açılmış itirazın iptali davasıdır.
2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptali davası; alacaklının, icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nun 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlayan bir eda davası olup, itirazın tebliğinden itibaren bir yıllık süre içinde açılan davada borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması halinde, istem varsa borçlu aleyhine icra inkar tazminatına da hükmedilebilir. (Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku, 2006, s.219,223). Eldeki dava bir yıllık yasal süre içinde açılmıştır.
Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67. ve devamı maddelerinde düzenlenen itirazın iptali davalarının konusu, icra takibi konusu edilen alacaklar olup davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan ispat külfetiyle ilgili kurallar itirazın iptali davasında da geçerlidir. Taraflar iddia ve savunmalarını HMK’nda belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir. Buna göre yapılacak yargılama sonunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; ancak takibin iptali ya da devamı hükmünü de içerecektir. İtiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bu dava icra takibine sıkı sıkıya bağlıdır ve takibe bağlılık alacağın hem miktarı hem de kaynağı yönünden mevcuttur.
HMK’nun "Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması" başlıklı 222. maddesi;
"(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." şeklindedir.
7251 sayılı Kanunu’nun 23. maddesi ile yapılan değişiklik ile 6100 sayılı Kanun’un 222. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan "ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi" ibaresi "diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi" şeklinde değiştirilmiştir.
Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK'nun 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK'nun 222/1). Ticari defterlerin ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için kanununa göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK'nun 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK'nun 222/4).Ticari defterler usulüne uygun tutulsun tutulmasın aleyhe olan kayıtlar delil olur (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin, *** Karar sayılı ilamı).
Mali Müşavir bilirkişi Prof. Dr. *** tarafından düzenlenen 26/01/2023 tarihli raporda özetle; "Davacınin ticari defterler noter tasdiklerinin zamanında yapılmış olduğu, davalının 23.573,77-TL borçlu olduğu sonucuna varıldığı" belirtilmiştir.
Tüm bu açıklamalar ışığında; davalı tarafa, davalının ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılması için ticari defter ve kayıtlarını ibraz etmesi veya ticari defter ve kayıtlarının bilirkişiye ibraz edileceği açık adresini ve bu adreste ticari defter ve kayıtları incelemeye sunacak kişinin adı, soyadı ve telefon numarasını bildirmesi için kesin süre verilmiş ve kesin süreye uymamanın sonuçları usulünce davalı vekiline ihtar edilmiştir. Davalı tarafça kesin süreye rağmen davalının ticari defter ve kayıtları ibraz edilmediği gibi, davalının ticari defter ve kayıtlarının bilirkişiye ibraz edileceği açık adresini ve bu adreste ticari defter ve kayıtları incelemeye sunacak kişinin adı, soyadı ve telefon numarasını bildirmemiştir. Celp edilen icra takip dosyası, form BA ve BS belgeleri, davacının ticari defter ve kayıtları ve denetime ve hüküm vermeye elverişli bulunan bilirkişi raporu, dosyaya sunulan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında ticari ilişkinin bulunduğu, davacının fatura nedeniyle davalı tarafından 23.573,77 TL bakiye alacağının olduğu görülmüştür.
Dosya kapsamına göre; icra takip tarihi ve dava tarihi itibarı ile ticari ilişkiye dayalı olarak davanın davalıdan bakiye 23.573,77-TL miktarında alacağı olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır.
Yargılama sonunda yukarıda yapılan açıklamalar ışığında; davanın kabulü ile Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasına davalının vaki itirazının kısmen iptali ile davacının talebi ile bağlı kalınarak 23.300,00-TL asıl alacak üzerinden ödeme emrinde yazılı koşullarla icra takibinin devamına, takip tarihinden tahsil tarihine kadar 23.300,00-TL asıl alacağa yasal faizi işletilmesine karar vermek gerekmiştir.
Davacı taraf dava dilekçesinde icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur.
İİK'nun 67/1. maddesine göre "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın "yüzde yirmisinden" aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." Buna göre davacı lehine icra inkar tazminatına hükmetmek için davalının haksız olması, itirazın iptaline karar verilen alacağın likit olması ve davacının talebi gerekir. Takibe konu edilen faturadan dolayı davacının davalıdan alacaklı olduğu, alacağın miktarının belli ve likit olduğu göz önüne alındığında itirazın iptaline karar verilen 23.300,00-TL'nın takdiren %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi kanaatine varılmıştır.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-Davanın KABULÜ ile Kayseri Genel İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasına davalının vaki itirazının iptali 23.300,00 TL asıl alacak üzerinden ödeme emrinde yazılı koşullarla icra takibinin devamına,
2-Takip tarihinden tahsil tarihine kadar 23.300,00 TL asıl alacağa yasal faizi işletilmesine,
3-İtirazın iptaline karar verilen 23.300,00 TL'nin takdiren %20 oranında icra inkar tazminatının davalından alınarak davacıya verilmesine,
4-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gereken 1.591,62-TL nispi karar ve ilam harcının davacıdan peşin olarak alınan 281,41-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 1.310,21-TL karar ilam harcının davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
6-Davacı tarafından peşin yatırılan 281,41-TL başvurma harcı 80,70-TL peşin harç olmak üzere toplam 362,11-TL'nın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafça yapılan posta ve tebligat gideri, 429,00-TL, bilirkişi ücret 750,00 TL olmak üzere toplam 1.179,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığında bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
9-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
10-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince davanın kabulü nedeniyle hesap ve taktir olunan 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
11-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dava dosyasının tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra istinaf incelemesine gönderilmesine veya mahkememiz arşivine kaldırılmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.19/12/2023
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır