T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: *** Esas -***
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİKARAR
ESAS NO: ***
KARAR NO: ***
HAKİM: ***
KATİP: ***
DAVACI : ***
VEKİLİ: Av.
DAVALI : 1- ***
VEKİLİ: Av. ***
DAVALI : 2-***
VEKİLİ: Av.
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: ***
KARAR TARİHİ: ***
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : ***
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'ya 02/02/2021 tarihinde sürücü ve araç sahibi ... olan ve ... A.Ş tarafından sigortası yapılan 38 ... plakalı Peugeot marka aracın çarpması neticesinde müvekkilinin ağır yaralandığını, yere düştüğünü ve birden fazla kaburgasının kırılarak hayat fonksiyonlarını orta (3) derecede etkileyerek yaralanmasına sebep olduğunu, davalılardan ... hakkında Kayseri 12. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasıyla kamu davası açıldığını, davalı hakkında asli kusurdan ceza verildiğini ve kesinleştiğini belirterek dava açma hakları saklı kalmak şartıyla 200,00 TL'si maddi alacağın (100,00 TL'si tedavi giderleri, 100,00 TL 'si geçici iş göremezlik) sigorta şirket için ihbar tarihinden itibaren) yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan alınmasına, 30.000,00 TL'si manevi tazminatın (sigorta şirketi hariç) davalıdan kaza tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalı ...'dan alınmasına, kazaya karışan 38 ... plakalı aracın kaydına ihtiyati tedbir konulmasına, vekalet ücreti ile yargılama masraflarının davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı müvekkilinin meydana gelen kazada her türlü tedbiri aldığını, davacının dikkatsiz ve tedbirsiz davranışı ile kazanın meydana geldiğini, davacı tarafından talep edilen manevi tazminat tutarının fahiş olduğunu, davacının açıkça zenginleşmesine, müvekkilinin ise fakirleşmesine neden olacak bu denli yüksek bir tazminat talebinin kabul edilebilir olmadığını, zaman aşımı itirazlarının olduğunu belirterek zaman aşımı itirazlarının kabulü ile davanın reddine, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; sigorta şirketleri aleyhine açılan tazminat davalarının ticari dava olduğunu, açılan davanın davanın kısmi dava niteliğinde olduğunu, miktar artırımı olması halinde onaylarının bulunmadığını, sigorta kuruluşuna başvuru sırasında sunulması zorunlu olan belgelerin sunulmaması halinde başvurunun usulden reddedilmesi gerektiğini, raporun kaza tarihi itibariyle geçerli yönetmelik hükümlerine göre alınmamış olmasının usul ve ret sebebi olduğunu, zaman aşımı itirazlarının olduğunu belirterek davanın dava şartı eksikliğinden usulden reddine, davanın reddine, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.
Kayseri 12. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyası aslı celp edilmiştir.
... A.Ş. Genel Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak 38 ... plaka sayılı aracın 02/02/2021 tarihinde karıştığı kaza nedeni ile açılan hasar dosyası ve poliçe örneği celp edilmiş, poliçenin incelenmesinde, 38 ... plakalı aracın 28/08/2020 başlangıç ve 28/08/2021 bitiş tarihli ZMMS ile sigortalandığı, poliçe limitinin 410.000,00 TL olduğu görülmüştür.
Türkiye Noterler Birliği'ne müzekkere yazılarak 38 ... plaka sayılı aracın kaza tarihi olan 02/02/2021 tarihli kaza tarihinde kimin adına tescilli olduğu sorulmuş ve araç tescil kaydının gönderildiği görülmüştür.
Kayseri Şehir Hastanesi'ne, Kayseri Özel Melikgazi Hastanesi'ne ve Özel System Hastanesi'ne müzekkere yazılarak davacının 02/02/2021 tarihinde trafik kazası nedeniyle yaralanmasından dolayı gördüğü tedavi evrakları ve tedavi cd'si celp edilmiştir.
SGK Kayseri İl Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak davacının 02/02/2021 tarihinde trafik kazası geçirmesi nedeniyle yaralanmasından dolayı SGK tarafından davacıya rücua tabi maaş veya gelir bağlanıp bağlanmadığının, ödeme yapılıp yapılmadığının sorulmuş, gelen yazı cevabıyla, davacının aktif sigortalı olmaması (emekli sigortalısı) sebebiyle geçici iş göremezlik ödeneği ödenmediği, kaza nedeniyle gelir ya da aylık bağlanmadığı, tedavi giderlerinin kurum tarafından karşılandığı bildirilmiştir.
Davacı ile davalılardan ...'ın ekonomik, sosyal ve gelir durumlarının tespiti için ilgili kolluk birimlerinden araştırma yapılmıştır.
Davacının nüfus kayıt tablosu örneğinin uyap sisteminden çıkarılarak dosyamız arasına alınmıştır.
Kayseri Emniyet Müdürlüğü Bilgi Teknolojileri ve Haberleşme Şube Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak 02/02/2021 tarihinde meydana gelen ilgili trafik kazasına ilişkin kamera kaydı olması halinde cd şeklinde gönderilmesi istenilmiş, gelen yazı cevabıyla kamera kayıtlarına rastlanılmadığı bildirilmiştir.
Mahkememizce Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı'ndan kusur yönünden rapor alınmış, 19/06/2023 tarihli raporda özetle;
-Davalı sürücü ...'ın % 85 (yüzde seksenbeş) oranında kusurlu olduğu,
-Davacı yaya ...'nın % 15 (yüzde onbeş) oranında kusurlu olduğunu bildirir yönde rapor sunulmuştur. Rapordan birer suretin taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı davalı sigorta şirketi vekilinin beyan dilekçesi, diğer davalı ... vekilinin beyan ve itiraz dilekçesi sunduğu görülmüştür.
Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı'ndan maluliyet yönünden rapor aldırılmış, 18/09/2023 tarihli raporda özetle; ...'nın bir (1) ay süreyle iş göremezlik halinde kaldığı (tıbbi şifa süresinin (1) bir ay olduğu), tüm vücut fonksiyon kaybı oranının ve/veya engel oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, mevcut evrak içeriğinden trafik kazasıyla ilgili SGK kapsamında olmayan tedavi masrafının tespit edilmediği yönünde kanaat bildirir rapor sunulmuştur. Rapordan birer suretin taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı davalı sigorta şirketi vekilinin beyan dilekçesi sunduğu görülmüştür.
Tüm deliller toplandıktan sonra bilirkişi incelemesi yaptırılmış, aktüerya konusunda nitelikli hesaplama uzmanı İbrahim Toksöz ve adli tıp uzmanı doktor bilirkişi Uz. Dr. Hasan Din 15/03/2024 tarihli raporunda özetle;
Davacının dava konusu kaza sonrasında;
- Geçici iş göremezlik zararının 2.173,95 TL
- SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderleri zararının 1.700,00 TL
Toplam (geçici iş göremezlik ve tedavi giderli zararının 3.873,95 TL (Talep 200,00 TL) olduğu, söz konusu zararın davalı sigorta şirketi tarafından temin edilen Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi sağlık/tedavi giderleri teminat limiti (kaza tarihi itibariyle 430.000,00 TL) kapsamında kaldığı yönünde kanaatlerini bildirir rapor sunulmuştur. Rapordan birer suret taraflara tebliğ edilmiştir.
Davacı vekilinin 15/04/2024 tarihli ıslah dilekçesi sunduğu, harcını tamamladığı, ıslah dilekçesinden birer örneğin davalılara tebliğ edildiği, ıslaha karşı davalı ... A.Ş vekilinin ve davalı ... vekilinin ayrı ayrı beyan ve itiraz dilekçesi sundukları görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE:
Dava, meydana gelen trafik kazası neticesinde yaralanan davacının bir kısım maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4/1-a maddesine göre davaya bakmaya mahkememiz görevlidir. Zira dava ZMMS poliçesini düzenleyen sigorta şirketi ile birlikte araç sürücüsü ve işletenine karşı açılmıştır.
Dava değeri dikkate alınarak 6545 sayılı yasanın 45/3. maddesi uyarınca basit yargılama usulüne göre yargılama tek hakim tarafından yürütülmüştür.
Taraflar arasında uyuşmazlık; 02/02/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazasında kusurun kimde olduğu, kusur oranının ne olduğu, söz konusu kaza nedeni ile Kazada yaya olarak bulunan davacının davalılardan talep edebileceği geçici iş göremezlik tazminatı, tedavi gideri zararı ile davalılardan manevi tazminat alacağının olup olmadığı, var ise miktarının ne olduğu , davacının zaman aşımı ve KTK 97 itirazı noktalarında toplanmaktadır.
KTK'nun 97. maddesine ilişkin dava şartının değerlendirmesinde;
Trafik kazalarında hukuki sorumluluk ve sigorta konusu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup sözü geçen Kanun'un 85. maddesinin 1. fıkrasında bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa motorlu aracın bir teşebbüsünün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde motorlu aracın işleteninin ve bağlı bulunduğu teşebbüsün sahibinin doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı, aynı maddenin 5. fıkrasında işleten ve araç işleticisi teşebbüs sahibinin, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olduğu, 91. maddesinin 1. fıkrasında işletenlerin, bu kanunun 85. maddesinin 1. fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu öngörülmüştür. Kanunun bahsi geçen düzenlemesinden, zorunlu mali sorumluluk sigortacısının, trafik kazasına karışan aracın işleteni veya araç işleticisi teşebbüs sahibi olan sigortalısına bu kaza sebebiyle isabet eden hukuki sorumluluğu poliçe teminat limiti ile sınırlı olarak üstlendiği anlaşılmaktadır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun "Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı" başlıklı 97. maddesinde (Değişik: 14/4/2016-6704/5 md.) "Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir." Dosya içesindeki bilgi ve belgelerden davacı tarafın dava açılmadan önce davalı sigorta şirketlerine başvurduğu anlaşılmıştır.
Zaman aşımı def'inin değerlendirmesinde;
2918 sayılı KTK'nın 109/1-4 maddeleri gereğince, motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve herhalde, kaza günüden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar.
Motorlu araç kazalarında tazminat yükümlülerinin birbirlerine karşı rücu hakları, kendi yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdikleri ve rücu edilecek kimseyi öğredikleri günden başlayarak 2 yılda zamanaşımına uğrar."
TBK'nun 154/2. maddesi hükmüne göre "alacaklı, dava veya defi yoluyla mahkemeye veya hakeme başvurmuşsa, icra takibinde bulunmuşsa ya da iflas masasına başvurmuşsa" zamanaşımı kesilir. Aynı Kanun'un 156/1. maddesi hükmü gereğince, "zamanaşamının kesilmesiyle, yeni bir süre işlemeye başlar."
Somut olayda, davaya konu trafik kazası 02/02/2021 tarihinde meydana gelmiş; 17/06/2022 tarihinde arabuluculuğa başvurulmuş ve 17/07/2022 tarihinde olumsuzlukla sonuçlanmıştır.
2918 sayılı KTK'nun 109. maddesinin 1. fıkrasında haksız fiil niteliğindeki trafik kazalarından doğan tazminat taleplerinin, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrayacağı düzenlenirken, 2. fıkrasında ise, davanın, cezayı gerektiren bir fiilden doğması ve ceza kanununun bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş olması halinde, bu sürenin maddi tazminat talepleri içinde geçerli olacağı hüküm altına alınmıştır. 2918 sayılı Kanun'un anılan hükmünün gözden kaçırılmaması gereken yönü, ceza kanununda öngörülen daha uzun zamanaşımı süresinin sadece eylemin ceza kanununa göre suç sayılması koşuluna bağlanmış bulunmasıdır. Bu düzenlemenin iki ayrı sonucu bulunmaktadır. Sözkonusu yasa hükmü, ceza zamanaşımı uygulanabilmesi için sadece eylemin aynı zamanda bir suç oluşturmasını yeterli görmekte bunun dışında fail hakkında mahkumiyet kararıyla sonuçlanmış bir ceza davasının açılması ya da zarar görenin davada tazminat yönünden bir talepte bulunmuş olması koşulu aranmamaktadır.
Açıklanan hukuksal durum ve ilkeler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; 02/02/2021 tarihli trafik kazasında davacı yaralanmıştır. Kayseri 12. Asliye Ceza Mahkemesi'nin *** Karar sayılı dava dosyası davalı araç sürücü ... hakkında 02/02/2021 tarihli trafik kazası nedeniyle taksirle bir kişinin yaralanmasına sebebiyet vermek suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış, yargılama sonunda mahkemece anılan davanın TCK'nun 89/1-2-b. maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verilmiştir. Davalı araç sürücüsü ...'ın eylemlerinin Türk Ceza Kanunu çerçevesinde cezayı gerektiren bir eylem niteliğinde bulunması (taksirle yaralama), eylemle ilgili ceza davasının anılan hükümde öngörülen cezanın türü ve süresi itibariyle TCK'nun 68/1-e. maddesi gereğince 8 yıllık zamanaşımı süresine tabi olması, 2918 sayılı KTK'nun 109/2. maddesi uyarınca bu sürenin görülmekte olan maddi tazminat davası için de geçerli bulunmasına (YHGK 10/10/2001 günlü, 2001/19-652 Esas ve 2001/705 Karar sayılı ilamı) ve bu itibarla davanın uzamış ceza zamanaşımı süresinde açılmış bulunmasına göre davalı sigortanın zamanaşımı def'inin yersiz olduğu değerlendirilmiştir.
Kusur durumunun değerlendirmesinde;
Trafik kazası ile ilgili dava dosyanın içerisine alınmış olan kayıtlar, kamera görüntüleri, bunlar üzerinde yapılan değerlendirmeler neticesinde AnkaraAdli Tıp Kurumu Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı tarafından düzenlenmiş olan kusur raporları ile," Davalı sürücü ... ile meskun mahalde gündüz vakti iki yönlü yol üzerinde seyri sırasında yola gereken dikkatini yeterince vermediği, yaklaştığı kavşak mahallinde hızını bu mahal şartlarına göre ayarlamadığı, tespitlerden anlaşılmakla seyirle geldiği kavşak mahallinden yolun karşısına geçmek isteyen, ilk geçiş hakkı bırakmadığı yayaya karşı aldığı fren ve direksiyon tedbirine rağmen çarpmayı önleyemediği kazada asli kusurludur. Davacı yaya ... gündüz vakti her ne kadar kavşak mahallinden karşıdan karşıya geçiş yapmak istemiş ise de yola girmeden önce yaklaşan araçların hız ve yakınlık durumunu dikkate almadığı, kendi can güvenliğini tehlikeye atacak biçimde yeterli kontrolü yapmadan yola girdiği sırada, solundan seyirle gelen aracın çarpmasına maruz kalmasıyla meydana gelen olayda alt düzeyde tali kusurludur." şeklinde görüş ve kanaatlerini bildirmiş ve bu rapor mahkememizce de benimsenerek hükme esas alınmıştır.
Geçici iş göremezlik ve tedavi gideri zararına dair değerlendirmede;
Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nın 18/09/2023 tarihli raporunda " ...'nın bir (1) ay süreyle iş göremezlik halinde kaldığı (tıbbi şifa süresinin (1) bir ay olduğu), tüm vücut fonksiyon kaybı oranının ve/veya engel oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, mevcut evrak içeriğinden trafik kazasıyla ilgili SGK kapsamında olmayan tedavi masrafının tespit edilmediği yönünde kanaat bildirir rapor sunulmuştur.
Geçici iş göremezlik tazminatının belirlerken kişinin gelir elde eder ya da edebilecek olması gerekir. Yani fiilen çalışan, ya da çalışarak gelir elde edebilecek olması gerekir. Bu kapsamda yerleşik Yargıtay kararlarında da vurgulandığı üzere kişiler 18 yaşını doldurması, yani reşit olması ile gelir elde edebileceği kabul edilmiştir. 18 yaşından küçükler bir gelir elde etmediği için geçici iş göremezlik tazminatı alamazlar. Ancak 16 yaş ve sonrası için fiilen herhangi bir yerde çırak olarak çalıştığı ispatlanması durumunda geçici iş görmediği süre içinde çıraklık ücretinden yoksun kalmış ise geçici iş göremezlik tazminatı alabilecektir.
2918 sayılı Kanun’un 98.maddesinde değişiklik yapan 6111 sayılı Kanun’un 59. maddesinde, “Trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın genel sağlık sigortalısı sayılanlar için belirlenen sağlık hizmeti geri ödeme usul ve esasları çerçevesinde Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı", kanunun geçici 1.maddesi ile de "Bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı, sözkonusu sağlık hizmet bedelleri için bu Kanunun 59’uncu maddesine göre belirlenen tutarın %20'sinden fazla olmamak üzere belirlenecek tutarın üç yıl süreyle ayrıca aktarılmasıyla anılan dönem için ilgili sigorta şirketleri ve Güvence Hesabının yükümlülüklerinin sona ereceği" öngörülmüştür.
Sigorta şirketinin, işleten ve sürücünün kanundan ve sözleşmeden doğan bu yükümlülüğü, 6111 sayılı Kanun ile getirilen düzenleme ile sona erdirilmiş bulunmaktadır. 2918 sayılı Kanun’un 98. maddesinde belirtilen tedavi giderleri yönünden sorumluluğun dava dışı Sosyal Güvenlik Kurumu'na geçtiğinin kabulü gerekir. Buna karşın belgesiz tedavi giderlerinden sigorta şirketinin, işleten ve sürücünün sorumlulukları devam etmektedir.
01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Sigorta Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.5 maddesinin "Sağlık Giderleri teminatı" başlıklı (b) maddesinde " Kaza nedeniyle mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık gideri teminatı kapsamındadır. Sağlık giderleri teminatı Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olup ilgili teminat dolayısıyla sigorta şirketinin ve Güvence Hesabının sorumluluğu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98.maddesi hükmü gereğince sona ermiştir." ifadesi ile mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkanı bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık gideri teminatı kapsamında saymıştır. Bir başka ifade ile mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar,
1-Tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri,
2-Tedaviyle ilgili diğer giderler,
3-Çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler,
Sağlık giderleri kapsamında sayılarak Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olduğu düzenlenmiştir.
Oysa 6111 sayılı kanunun 59.maddesi ile değişik Karayolları Trafik Kanununun 98.maddesinde Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sorumluluğu üniversite hastaneleri ile resmi ve özel sağlık kurumları tarafından trafik kazası sonucu yaralanan kişilerin tıbbi tedavi ile sınırlı sağlık hizmeti giderleri ile sınırlandırılmıştır.
Bu düzenleme gereği ZMSS Genel Şartlar A.5 (b) maddesi ile yaralının tedavisine başlanmasından maluliyet raporu alınıncaya kadarki süre içindeki;
1-Bakıcı giderleri
2-Çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler (geçici iş göremezlik kayıpları)
3-Sağlık hizmeti giderleri kapsamında sayılarak 6111 sayılı torba Kanunun 59.maddesi ile değişik Karayolları Trafik Kanunu'nun 98.maddesi ile sınırları belirlenen sağlık giderleri teminatı kapsamını genişletmiştir.
Bu nedenle bir kanun maddesinin kapsamı idarenin bir düzenlemesi olan genel şartlar ile genişletmesi ve daraltması düşünülemez.
Böyle bir durum varsa kanuna aykırı genel şart maddesi, tebliğ vs uygulanması kanunun ilgili maddesine aykırılık teşkil eder.(Trafik kazalarından doğan cismani zararlar ve tazmini- Konya barosu yayınları. Shf 7-8 ,Yargıtay üyesi: Hüseyin TUZTAŞ)
Bu halde tedavi giderlerinin, bakıcı gideri ve geçici iş göremezlik tazminatının sigorta teminatı kapsamında olduğu kabulü gerekir.
Anılan gerekçeler uyarınca davacıların ıslah istemleri dikkate alınarak maddi tazminat isteminin, sigorta şirketinin poliçe limiti ile sınırlı tutularak kabulüne karar verilmiştir.
Manevi zarara dair değerlendirmede;
Zaman itibarı ile somut uyuşmazlığa uygulanması gereken 6098 sayılı TBK'nun 56. maddesinde "Hakim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünü zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedelsel zarar veya ölüm halinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarında da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verebilir." hükmüne yer verilmiştir.
6098 sayılı TBK'nun 56. hükümlerine göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Dosya kapsamı ve toplanan bütün delilere göre kazanın oluş şekli, kazanın oluşumunda ATK'dan alınan rapora göre;Davalı sürücü ... ile meskun mahalde gündüz vakti iki yönlü yol üzerinde seyri sırasında yola gereken dikkatini yeterince vermediği, yaklaştığı kavşak mahallinde hızını bu mahal şartlarına göre ayarlamadığı, tespitlerden anlaşılmakla seyirle geldiği kavşak mahallinden yolun karşısına geçmek isteyen, ilk geçiş hakkı bırakmadığı yayaya karşı aldığı fren ve direksiyon tedbirine rağmen çarpmayı önleyemediği kazada asli kusurludur. Davacı yaya ... gündüz vakti her ne kadar kavşak mahallinden karşıdan karşıya geçiş yapmak istemiş ise de yola girmeden önce yaklaşan araçların hız ve yakınlık durumunu dikkate almadığı, kendi can güvenliğini tehlikeye atacak biçimde yeterli kontrolü yapmadan yola girdiği sırada, solundan seyirle gelen aracın çarpmasına maruz kalmasıyla meydana gelen olayda alt düzeyde tali kusurludur. Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nın 18/09/2023 tarihli raporunda " ...'nın bir (1) ay süreyle iş göremezlik halinde kaldığı (tıbbi şifa süresinin (1) bir ay olduğu), tüm vücut fonksiyon kaybı oranının ve/veya engel oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, mevcut evrak içeriğinden trafik kazasıyla ilgili SGK kapsamında olmayan tedavi masrafının tespit edilmediği bildirilmiştir. Davacının 6098 sayılı TBK'nun 56. maddesinin 2. fıkrası uyarınca manevi tazminat talep etmekte haklı oldukları kanaatine varılmıştır. Bu olay nedeniyle davacıların duyduğu elem ve üzüntüler, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olay tarihine göre paranın alım gücü ve hakkaniyet ilkeleri, TBK'nun 56. maddesinin hükmü ve az yukarıda sözü edilen İçtihadı Birleştirme Kararı bir arada değerlendirildiğinde davacıların manevi tazminat talebinde haklı olduğu değerlendirilmiş ve meydana gelen trafik kazasının oluş şekli, olay tarihi, kazanın oluşumundaki kusur durumu, bu kaza neticesinde davacının davalı ... hakkındaki manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 10.000,00-TL manevi tazminatın trafik kaza tarihi olan 02/02/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesi gerektiği, sübut bulmadığından dolayı davacının davalı hakkındaki fazlaya ilişkin manevi tazminat istemlerinin reddine karar vermek gerektiği kanaati oluşmuştur.
Davalıların sorumluluğuna dair değerlendirmede;
Trafik kazalarında hukuki sorumluluk ve sigorta konusu, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup sözü geçen kanunun 85. maddesinin 1. fıkrasında bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa motorlu aracın bir teşebbüsünün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde motorlu aracın işleteninin ve bağlı bulunduğu teşebbüsün sahibinin doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, aynı maddenin 5. fıkrasında işleten veya araç işleticisi teşebbüs sahibinin, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olduğu, 91. maddesinin 1. fıkrasında işletenlerin, bu kanunun 85. maddesinin 1. fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu öngörülmüştür.
Kanunun bahsi geçen düzenlemesinden, zorunlu mali sorumluluk sigortacısının, trafik kazasına karışan aracın işleteni olan sigortalısına bu kaza sebebiyle isabet eden hukuki sorumluluğu poliçe teminat limiti ile sınırlı olarak üstlendiği anlaşılmaktadır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, "işletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur", aynı yasanın 85/1. maddesinde, "bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı", aynı yasanın 85/son maddesinde ise, "işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur." hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın A-1. maddesinde de, "sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder" şeklinde ifade edilmiştir.
Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Manevi zararlar ise ZMMS poliçesi ile teminat altına alınmamıştır.
Dosya kapsamına göre davalı ...'ın araç maliki, işleten sıfatı ile meydana gelen zararlardan sorumlu olduğu değerlendirilmiştir.
Aktüer bilirkişi raporuna ilişkin değerlendirmede;
Anayasa Mahkemesi'nin 17/07/2020 tarihli, *** Karar sayılı kararıyla 2918 sayılı KTK'nun 90. ve 92. maddelerinde "genel şartlara" atıf yapan cümlelerin iptaline karar verilmiş ve bu karar 09/10/2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olmasıyla birlikte, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nce zarar görenlerin cismani zarar ve destekten yoksun kalma tazminatı alacağının hesaplanmasında TRH 2010 ve %10 artırım %10 iskonto yöntemi benimsenmiş olup TRH 2010 yaşam tablosunun uygulamasından vazgeçilmemiştir (Yargıtay 17. H.D.'nin 22/12/2020 tarihli, *** Karar sayılı emsal ilamı).
Mahkememizce görevlendirilen aktüer bilirkişi *** tarafından düzenlenen 12/03/2024 tarihli raporda özetle; "Davacının dava konusu kaza sonrasında; 1- Geçici iş göremezlik zararının 2.173,95-TL olduğu, SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri zararının 1.700,00 TL olduğu, geçici iş göremezlik zararının davalı sigorta şirketleri tarafından temin edilen zorunlu mali sorumluluk (trafik) sigorta poliçesi sağlık/tedavi giderleri teminat limiti (kaza tarihi itibariyle 430.000,00-TL) kapsamında kaldığı,
Yukarıda sözü edilen 12/03/2024 tarihli rapor, dosya kapsamında toplanan delillerle ve yerleşik Yargıtay uygulamalarıyla uyumlu, hüküm vermeye ve denetime elverişli bulunarak mahkememizce benimsenmiştir.
Davacının ıslah dilekçesi incelendiğinde;
Davacı vekili 15/04/2024 tarihli ıslah dilekçesinde" müvekkil adına fazlaya ilişkin dava ve talep hakkını saklı tutarak davalılar ve davalı şirket aleyhine açtığımız TAZMİNAT davasında ; Davacı ... için 50 TL sı Geçici İş Göremezlik Tazminatı, 100 TL sı Tedavi zararı olmak üzere toplam 150 TL sı maddi tazminat talebinde bulunmuş idik. Mahkemenizce yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda, dava dilekçesinde talep ettiğimiz alacağımıza ek (bakiye) olarak ;
a) Geçici İş göremezlik tazminatı: 2.123,95 TL sı
b) Tedavi Zararları: 1.600,00 TL sı
TOPLA M ..................................: 3.723,95 TL sı daha alacak hakkımızın olduğu tespit edilmiştir. Bilirkişi raporunda bakiye alacak olarak hesaplanan ve yukarıda listesi verilen alacakların da hükmen tespiti amacıyla müddeabihi ıslah ediyoruz" şeklinde taleplerini beyan etmiş, ıslah harcı yatırmış, bu dilekçenin birer örneği davalılara tebliğ edilmiştir.
Davalıların sorumluluğuna ilişkin değerlendirmede;
Bilindiği üzere; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, "İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur."; 85/1. maddesinde, "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar."; 85/son. maddesinde ise, "İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur." hükümlerine yer verilmiştir. Yine, aynı sorumluluk olgusu Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de benzer düzenlemeye yer verilmiştir.
6098 sayılı TBK'nun 54. maddesinde çalışma gücünün azalmasından veya yitirilmesinden doğan kayıplar ile kazanç kaybı, bedensel zararlar kapsamında sayılmış olup, geçici iş görmezlik zararlarının da bu kapsamda olmasına, sürücü ve işletenin, zarar görenin geçici iş görmezlik zararlarından sorumlu olması nedeniyle, aracın sigortalı olması halinde 2918 Sayılı Yasanın 90. maddesi gereğince, sigortanın sorumluluğu da TBK hükümlerine göre belirleneceğinden ve geçici iş göremezlik zararları da 2918 Sayılı Kanunun 92. maddesinde sigorta teminatı dışında tutulmadığından, davacının geçici iş göremezlik tazminatını, davalı sigorta şirketlerinden talep edebilmesine, her ne kadar davalı sigorta şirketleri tarafından ZMSS yeni genel şartları ve 6111 Sayılı Yasa ile değişiklik yapılan 2918 Sayılı Yasanın 98. maddesi gereğince geçici iş görmezlik zararlarının tedavi giderleri kapsamında olduğundan bahisle, SGK'nun sorumluluğunda olduğu iddia edilmiş ise de, genel şartlara atıf yapan kanuni düzenleme Anayasa Mahkemesi'nce iptal edildiği gibi, geçici iş göremezlik zararı tedavi gideri olmayıp, 2918 Sayılı Yasanın 98. maddesinde geçici iş göremezlik zararlarının SGK'nun sorumluluğunda olduğuna ilişkin düzenlemenin de yer almamasına göre davalı sigorta şirketlerinin bu yöndeki itirazının yerinde olmadığı tespit edilmiştir.
Buna göre davacıların trafik kazasından kaynaklanan geçici iş göremezlik zararından haksız fiil hükümlerine göre 38 ... plaka sayılı aracın sürücüsü olan davalı ...'dan, 38 ... plaka sayılı aracın ZMMS poliçesini düzenleyen davalı Allians Sigorta A.Ş.'nden talep etmesinin mümkün olduğu, adı geçen davalı sigorta şirketlerinin sorumluluğunun ZMMS poliçesinin sağlık/tedavi gideri zararı yönünden teminat limitinin 430.000,00-TL ve sakatlık/ölüm zararı yönünden teminat limitinin 430.000,00-TL olması nedeniyle teminat limitleri ile sınırlı olduğu değerlendirilmiştir.
Temerrüt tarihi ve faiz türü yönünden yapılan değerlendirmede;
Davalı sigorta şirketleri kazaya neden olan araçların ZMMS sigortacısı olup, 2918 sayılı KTK'nun 99/1. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları'nın B 2/a maddesi uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Sigortaya başvurulmadan dava açılması veya icra takibi başlatılması halinde ise bu tarihlerde temerrüt gerçekleşir. Bu durumda, ilke olarak davadan önce usulüne uygun başvuru yapılmış ise bundan 8 iş günü sonrasında, başvuru yapılmamış ise dava tarihi itibarıyla, belirlenen tazminat alacağının tamamı için anılan tarihlere uygun faiz uygulanması gerekir. Buna göre davalı *** A.Ş. Açısından eksik avrakla sigorta şirketine başvuruda bulunduğundan temerrüt tarihi olarak arabuluculuk başvuru tarihi olan 17/06/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumlu olmaları gerektiği değerlendirilmiştir.
Trafik kazaları haksız fiil niteliğinde olup somut olayda taraflar arasındaki uyuşmazlık haksız fiilden kaynaklanmaktadır. Haksız fiilin faili ihtara veya ihbara gerek olmaksızın zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylemin işlendiği tarihten itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Haksız fiil faili olan borçlu temerrüde düştüğünden artık faiz haksız fiil tarihinden itibaren faiz istenebilir. Eldeki davada, davalı ...'ın kazaya karışan bu aracın maliki ve işleteni olması nedeniyle haksız fiil hükümleri uyarınca bu davalı yönünden tazminat alacağı kaza tarihinde muaccel olmuştur. Bu nedenle davalı ... davacının maddi zararlarının tazmininden trafik kaza tarihi olan 02/02/2021 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte sorumlu olduklarıdeğerlendirilmiştir.
Dava dilekçesinde davacının maddi zararlarına ilişkin olarak davalılardan tüm tazminat istemlerine yasal faiz işletilmesi talep edilmiştir. Mahkememizce davalılar hakkındaki talep doğrultusunda, hükmedilen maddi tazminatlara yasal faiz işletilmesi uygun bulunmuştur.
Yargılama sonunda tüm dosya kapsamına göre;
Yargılama sonunda tüm dosya kapsamına göre;Davacının davalılar hakkındaki maddi tazminat isteminin kabulü ile, davalı ... A.Ş.'nin sigorta poliçe limiti ile sınırlı ve arabuluculuk tarihi olan 17/06/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile sorumlu olması, davalı ...'ın ise kaza tarihi olan 02/02/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile sorumlu olması koşulu ile 1.700,00 TL tedavi gideri 2.173,95 TL geçici iş göremezlik zararından oluşan toplam 3.873,95 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacının davalı ... hakkındaki manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile kaza tarihi olan 02/02/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile 10.000 TL manevi tazminatın davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmesi gerektiği görüş ve kanaatine varılmıştır.
Vekalet ücreti taktiri ve karar ve ilam harcı hesaplanması sırasında yapılan değerlendirmede;
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3/2. maddesinde "Müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunur." hükmü yer almaktadır. Bu husus dikkate alınmak suretiyle ret edilen talep yönünden vekalet ücretine hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-Davacının davalılar hakkındaki maddi tazminat isteminin kabulü ile, davalı ... A.Ş.'nin sigorta poliçe limiti ile sınırlı ve arabuluculuk tarihi olan 17/06/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile sorumlu olması, davalı ...'ın ise kaza tarihi olan 02/02/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile sorumlu olması koşulu ile 1.700,00 TL tedavi gideri 2.173,95 TL geçici iş göremezlik zararından oluşan toplam 3.873,95 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
2-Davacının davalı ... hakkındaki manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile kaza tarihi olan 02/02/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile 10.000 TL manevi tazminatın davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine,
3-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; hükmedilen maddi tazminat yönünden alınması gereken 427,60-TL karar ve ilam harcından davacıdan peşin olarak alınan 103,15-TL peşin dava harcı ile 63,60-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 166,75 -TL'nın mahsubu ile bakiye 260,85-TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
4-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; hükmedilen manevi tazminat yönünden alınması gereken 2.049,30-TL karar ve ilam harcının davalı ...'dan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-14. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.600,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) (davalı ... A.Ş.'nin 446,69-TL'lik kısmı ile sınırlı sorumlu olmak koşuluyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
6-Davacı tarafça yapılan 80,70-TL başvurma harcı, 103,15-TL peşin harç, 63,60-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 247,45-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafça yapılan tebligat gideri ve posta masrafı 512,00-TL, bilirkişi ücreti 3.000,00-TL ve ATK faturası 1.578,00-TL olmak üzere toplam 5.090,00-TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre hesap edilen 2.084,74-TL'sinin (davalı ... A.Ş.'nin ZMMS poliçe teminat limiti nedeniyle 1.421,25-TL'lik kısmı ile sınırlı sorumlu olmak koşuluyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Davalı ...'ın tarafından yapılan posta, müzekkere, kep ve elektronik tebligat gideri olmak üzere toplam 42,00 TL yargılama giderinin davanın kabul/ret oranına göre hesap edilen 24,79 TL'sinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine, bakiye kısmın davalı taraf üzerinde bırakılmasına,
9-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
10-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden maddi tazminat talebi yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen kısım üzerinden 3.873,95 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
11-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden lehine takdir olunan manevi tazminat yönünden A.A.Ü.T. uyarınca kabul edilen kısım üzerinden hesap ve taktir olunan 17.900,00-TL nispi vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine,
12-Davalı ... kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden lehine takdir olunan manevi tazminat yönünden AAÜT uyarınca red edilen kısım üzerinden hesap ve taktir olunan 13.873,95 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'a ödenmesine,
13-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
14-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dosyanın tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra İstinafa gönderilmesine veya arşive kaldırılmasına,
Dair, davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı davalı sigorta şirketi vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/07/2024
Katip ***
e-imzalıdır
Hakim ***
e-imzalıdır