T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: ...
KARAR NO: ...
HAKİM: ... ...
KATİP: ... ...
Asıl Dava Bilgileri: ...
DAVACI :...
VEKİLLERİ: Av....
Av. ... -...
DAVALI: 1- ...
2- ...
VEKİLLERİ: Av....
Av. ...
DAVA TARİHİ: ...
DAVA: Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin)
Birleşen Dava Bilgileri: Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi ...
DAVACI : ...
VEKİLİ: Av. ....
DAVALI :...
DAVA TARİHİ: ...
DAVA: Ticari Şirket (Şirket Hisse İadesi İstemli)
DAVA TARİHİ:...
KARAR TARİHİ: ...
KARAR YAZIM TARİHİ: ...
Mahkememize açılan Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) ve Ticari Şirket (Şirket Hisse İadesi İstemli) davasının yapılan yargılaması sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ..., kardeşleri olan ..., , ... ve ... ile birlikte 1993 yılında ... Mob. Ve Yaylı Kanepe Tic. San. A.Ş.'yi kurduklarını, 08.04.1993 tarih ve ... sayılı Ticaret Sicil Gazetesinde kuruluşa ilişkin her türlü detay ve bilginin yer aldığını, kuruluşundan sonra ortaklardan ...'ın ayrıldığı, ...'ın ise vefat ettiği için yerine mirasçılarının geçtiğini, temsilen de eşi...'ın atandığını, müvekkilinin haberi olmadan ortaklık hissesi devrettirildiği 2012 tarihine kadar şirketin 3 te 1 hissedarı olduğunu, müvekkili ...'ın kuruluşundan 2012 yılına kadar şirkette söz ve hak sahibi olduğunu, imza yetkileri de olmasına rağmen o tarihten sonra yönetimden ve işlerden el ayak çektirilerek geri plana atıldığını, usule aykırı işlem ve eylemlerin de bu tarihten sonra başladığını, şirketin işleri kötüye gitmesine rağmen o tarihte de değerli olan ve fakat şimdi daha da kıymetli hale gelmiş olan Kayseri İli, Hacılar İlçesi, ... Köyü ... Ada ... parselde tapuya kayıtlı taşınmazın şirket adına kayıtlı olduğunu, öncelikle bu taşınmaz üzerine tedbir konulması taleplerinin bulunduğunu zira karşı tarafın taşınmazı satmak için müşteri arayışında olduğunu, ticaret sicil verilerinden görüldüğü kadarıyla müvekkilinin 23.09.2012 tarihine kadar şirkette hissedar olarak görünmekte iken 13.11.2012 tarihinde tüm şirket ve hisselerin tek ortak olarak ...'e geçtiğini, bu iki ilan tarihi arasında müvekkili ile davalılar arasında yapılan hiç bir anlaşma veya pay devri sözleşmesi bulunmadığını, pay devrinin neye istinaden yapıldığının da bilinmediğini, müvekkilinin hisse devri işleminin yok hükmünde olduğunu, iyi niyetli 3. kişi olmaya çalışan davalı ...'ın kendi işlemleri ile hataya düştüğünü, hüllecilik yaptığının davranış, imza ve evraklarla ispatladığını, durum böyle iken iyi niyetten ve usule uygun işlemden bahsedilemeyeceğini, usulsüzlük ve haksızlıkla alınan şirket hisselerinin iadesinin zorunlu olduğunu, neticeten müvekkili ...'ın, ... Mobilya ve Kanepe Tic. San. A.Ş.'de bulunan ve ... adına görünen 1/3 hissesine karşılık gelen hissesinin müvekkiline iadesine, bahsi geçen taşınmazın üçüncü kişilere satılmasının önlenmesi için tapu kaydına ivedilikle ihtiyati tedbir konulmasını, yargılama giderlerinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP : Davalılar ... ve ... Mobilya ... A.Ş. vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde; açılan dava usule ve hukuka açıkça aykırı olduğunu, eldeki davanın müvekkillerine yöneltilmesinin mümkün olmadığını, davacının şirketteki ortaklığı ve pay sahipliğinin 2012 yılında son bulduğunu, şirketin hisselerinin tek sahibinin 2012 yılı itibariyle ... olduğunu, hisse devir sözleşmesinin ... ile yapıldığını, bu nedenle müvekkillerine husumet yöneltilemeyeceğini, müvekkili ...'a şirketin hisselerini bir önceki ortak olan ...'den 2015 yılında devraldığını, davanın ancak payı devir alan ...'e yöneltilebileceğini, açılan davanın 5 yıllık hak düşürücü süreden sonra açılmış olması nedeniyle reddinin gerektiğini, davacı tarafça iptali istenen hisse bedeli üzerinden nispi harç yatırılması gerektiğini, arabuluculuk dava şartının yerine getirilmemiş olması nedeniyle bu yönden de davanın usulden reddinin gerektiğini, usulüne uygun şekilde yapılmış pay devri için iptal davası açılmasının mümkün olmadığını, eldeki davanın reddinin gerektiğini, müvekkili şirket eski ortağı ... tarafından davacıya hisse bedeli ödenerek payların devralındığını, ve iptalinin istenemeyeceğini, yapılan devrin ticaret sicili gazetesinde tescil edildiğini ve iptalinin söz konusu olamayacağını, anonim şirket hisse devir sözleşmelerinin menkul satımı niteliğinde olduğunu, müvekkili şirketin eski ortaklarınca 19/10/2012 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısı yapıldığını, şirketin tüm pay sahiplerinin hazirun cetvelinden de anlaşılacağı üzere toplantıya katıldığını, buna davacının da dahil olduğunu, 05/11/2012 tarihli karar ile de şirketin yönetim kurulu toplandığını ve "şirket ortağı Davacı ...'a ait olan 5280 adet hissenin tamamının 132.000-TL bedelle ...'e devretmesine, şirket ortağı ...'a ait 5280 adet hissenin tamamının 132.000-TL bedelle ...'e devretmesine, şirket ortağı ...'a ait 3839 adet hissenin tamamını 95.975-TL bedelle ...'e devretmesine, şirket ortağı ...'a ait 1600 adet hissenin tamamının 40.000-TL bedel ile ... 'e devretmesine, şirket ortağı ...k'a ait 1 adet hissenin tamamının 25-TL bedel ile ...'e devretmesine" oy birliği ile karar verildiğine ilişkin karar alındığını, davacı ve diğer ortakların şirketten ayrılmasının da 05/11/2012 de pay defterine işlendiğini, ...'in tek ortak olarak 16.000 adet hisse ile pay defterine kaydının 05/11/2012 tarihinde yapıldığını, yine aynı tarihte 05/11/2012 tarihinde Kayseri 7. Noterliği ... yevmiye numaralı ve 06/11/2012 tarihli evrak ile şirketin tek ortağı olan ...'e temsil ve imza yetkisi verildiğini, böylece dava dilekçesinde adı geçen taşınmazın ve şirketin tek sahibi olduğunu, haksız ve kötü niyetli davanın öncelikle usulden reddine, esasa girilmesi halinde esastan reddine, yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... esas ... karar sayılı dosyasının dava dilekçesinde özetle: müvekkili ...'ın, kardeşleri olan ..., ..., ... ve ... ile birlikte 1993 yılında ... Mob. Ve Yaylı Kanepe Tic. San. A.Ş.'ni kurduklarını, müvekkilinin haberi olmadan ortaklık hissesi devrettirildiğini, ticaret sicil verilerinden gördükleri kadarıyla müvekkilinin 23/09/2012 tarihine kadar şirkette hissedar olarak görünmekte iken 13/11/2012 tarihinde tüm şirketin ve hisselerin tek ortak olarak ...'e geçtiğini, bu iki ilan tarihi arasında müvekkili ile yapılan hiç bir anlaşma hiç bir pay devri sözleşmesi ve belgesi olmadığını, hem ... hem ... için olduğu iddia edilen hisse devirleri ilk günden beri yok hükmünde olmakla iptalinin gerekeceğini, Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/631 Esas sayılı dava dosyası ile bu dosyanın birleştirilerek görülmesini istediklerini, işbu dosyada dava konusu edilen hissenin öncesinde ... adına alınıp sonrasında ... adına devrinin gerçekleştirildiğini, bu sebeplerle davanın tensiple birlikte birleştirilmesine ayrıca müvekkil ...'ın ... Mobilya Ve Kanepe Tic. San A.Ş.'nde bulunan ve ... adına görünen 1/3 hissesine karşılık gelen hissesinin müvekkiline iadesine bu hususa ilişkin hisse devrinde hüllecilik yaparak hisseyi önce üzerine alıp sonra ...'a devreden ...'nin de sorumluluğu olduğu kanaatiyle işbu davanın kendisine de yönlendirilmesini gerektiğini belirterek işbu dosyanın tensip ile birlikte Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyası ile birlikte görülmek üzere birleştirilmesine, müvekkili ...'ın ... Mobilya Ve Kanepe Tic. San San A.Ş.'nde bulunan ve ... adına görünen 1/3 hissesine karşılık gelen hissesinin müvekkiline iadesine, bu hususa ilişkin hisse devrinde hüllecilik yaparak hisseyi önce üzerine alıp sonra ...'a devreden ...'in de sorumluluğu olduğu kanaatiyle bu davanın kendisine de yönlendirilmesine, taşınmazın üçüncü kişilere satılmasının önlenmesi için tapu kaydına ivedilikle ihtiyati tedbir konulmasınına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas ... karar sayılı dosyasının cevap dilekçesinde özetle: davanın yasal süresinde ikame edilmediğini, davacının açıkça usul ekonomisine aykırı davrandığını ve kötü niyetli olduğunu, hak düşürücü süre ve zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, aradan 12 yıl geçtikten sonra hisse devrine ilişkin dava açılamayacağını, aradan 12 yıl geçtikten sonra eldeki birleşen davanın açılmasının kötü niyetli ve davayı uzatmaya yönelik olduğunu, davacının genel kurul kararlarına karşı yasal yollara başvurmadığı gibi kararların ticaret sicilde ilanından sonra da herhangi bir itiraz ileri sürmediğini, davacının iptalini istediği hisse devir bedelleri üzerinden harç yatırması gerektiğini, harç yatırılmaması nedeniyle davanın usulden reddinin gerektiğini, ayrıca arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediğini, pay devrine ilişkin işlemlerin tamamının usul ve yasaya uygun olarak gerçekleştiğini, davacının, paylarını müvekkiline usule uygun işlemlerle devrettiğini, 05.11.2012 tarihli karar tutanağında şirket yönetim kurulunun toplanarak ..., ..., ..., ... ve ...k'ın hisselerinin ...'e devredildiğine ilişkin karar alındığını ve yönetim kurulu başkanlarınca tutanağın imzalandığını, davacı ve oğulları aralarında yaptıkları bu görüşme sonucunda 25.03.2014 tarihinde müvekkilinin ofisine gelerek hisse devrine karşılık bir ödeme protokolü çıkardıklarını, bu protokolün satıcı sıfatıyla davacı ... tarafından şahit sıfatıyla da oğulları tarafından bizzat imza altına alındığını, davacının genel kurulda alınan karar gereği imzalanan sözleşme ve protokole taraf olarak kendisi ile çelişkiye düştüğünü, davacının hisse devrine onay verdiğini, sözleşmeye taraf sıfatı ile imza attığını, devrettiği hissenin bedelini kabul ettiğini, devir tarihinden 10 yıl geçtikten sonra ise pay devrinin usulsüz olduğunu iddia etmesinin kötü niyet göstergesi olduğunu, bahsi geçen sözleşmede "ADI GEÇEN ŞİRKETTE NAMIMA KAYITLI 5280 ADET PAYIMI 132.000-TL BEDELLE HER TÜRLÜ HAK VE YÜKÜMLÜLÜKLERİ İLE BİRLİKTE ...'E DEVRETTİĞİM, DEVİR BEDELİNİ NAKDEN VE TAMAMEN ALDIĞIMI GÖSTERİR BU DEVİR BEYANI TARAFIMDAN İMZA EDİLDİ." şeklinde kabulü ve imzasının mevcut olduğunu, davacının yalnızca yargılamayı uzatma gayreti içinde olduğunu, açıklanan nedenlerle davanın reddine, yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizin ... esas sayılı dosyasında verilen birleştirme kararı ile adı geçen dosyanın dosyamız arasına alındığı ve yargılamasına bu dosya üzerinden devam edildiği görüldü.
Mahkememizce verilen 27/11/2024 tarih ... esas...karar sayılı ilamı, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 13/03/2025 tarih... esas ... karar sayılı ilamı ile kaldırılmakla, dosyanın mahkememizin ...esas sırasına kaydı yapılmış ve yargılamasına bu esas üzerinden devam edilmiştir.
DELİLLER:
Hisse devir sözleşmesi, vergi dairesi kayıtları, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın... soruşturma sayılı dosyasının uyap kayıtları, sgk kayıtları, davacının imza asıllarının bulunduğu belgeler, tarafların dayandığı tüm deliller toplanmış, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Dosyaya mübrez 27/10/2022 havale tarihli bilirkişi heyet raporunda; Kayseri ili, Melikgazi ilçesi, ... mahallesi, ... ada, ... nolu parselde tapuda kayıtlı olan 93.299,12-m2 alandı "arsa" niteliğindeki ana taşınmazın, tespit tarihi olan 20/09/2021 tarihindeki değerinin 57.845.458,53-TL olacağı, Mimarsinan Vergi Dairesi Müdürlüğünün 03/06/2022 tarihli cevabi yazısında ... Mobilya ve Yaylı Kanepe Tic. Ve San. A.Ş.'nin 15.661,38-TL borcunun olduğunun görüldüğü, Gevher Nesibe Vergi Dairesi Müdürlüğünün 03/06/2022 tarihli cevabi yazısında ... Mobilya ve Yaylı Kanepe Tic. Ve San. A.Ş.'nin 4.908,26-TL borcunun olduğunun görüldüğü, Kaleönü Vergi Dairesi Müdürlüğünün 03/06/2022 tarihli cevabi yazısında ... Mobilya ve Yaylı Kanepe Tic. Ve San. A.Ş.'nin 64.328,75-TL borcunun olduğunun görüldüğü, Kayseri SGK İl Müdürlüğünün 07/06/2022 tarihli cevabi yazısında ... vergi numaralı ... Mobilya ve Yaylı Kanepe Tic. Ve San. A.Ş.'nin kanun kapsamında çıktığı ve borcunun bulunmadığının görüldüğü, mahkeme ara kararında belirtilen tarih itibariyle davalı şirketin mali verileri bulunmadığından şirketin öz kaynaklarının tespit edilemediği ancak dosyadaki bilgi ve belgelerden şirketin öz kaynaklarının şu şekilde olduğu
¸
tespit edildiği, davaya konu şirkette davacıya ait olan hisselerin nama yazılı senet olarak düzenlenmiş olduğunun tespit edildiği, davacıya ait hisselerin cirolanarak ...'e devredildiğine dair dosyada bir evrak yer almadığı, bununla birlikte davacı tarafından devredilen ve ... adına kaydolan hisselerin şirkete ait pay defterine kayıt edilip edilemediğinin tespiti, pay defterinin halihazırda dosya içinde yer olmaması nedeniyle mümkün olmadığı, ihtilafa konu şirket hisselerinin davacı tarafından cirolanmak suretiyle ...'e devredildiği ve bunun karşılığının davacıya ödendiğine dair dosyaya herhangi bir evrakın davalı tarafından ibraz edilmediği, davacıya ait olup devredilmiş olan hisselerin karşılığının davacıya ödenmiş olduğunun ispat yükünün davalıda olacağı görüş ve kanaatinde olduklarını bildirmişlerdir.
26/11/2023 tarihli bilirkişi heyeti ekraporunda: taraflar arasında şirket pay devrine ilişkin protokolün varolduğu, bu protokole istinaden devir yapılmış olduğu, davaya konu taşınmazın devrine ilişkin olarak 23/10/2012 tarihli Genel Kurulda karar alınmış olduğu ve bu genel kurula ... ve ... ... hazır bulunan olarak genel kurul toplantı tutanağını imzalamış olduğu, 23/10/2012 tarihli genel kurul kararı sonrası Ticaret Sicil Gazetesinin 7 Kasım 2012 tarihli 8188 sayılı ilanı ile davaya konu taşınmazın satış kararının ilan edilmiş olduğu, davacının sahte (taklit imza) hususuna ilişkin iddialarına dair henüz değerlendirme safhasının UYAP kayıtlarının kontrolünde tamamlanmamış olduğu, bu hususta değerlendirmenin yetkisinin mahkemeye ait olduğu, davalının hak düşürücü süre iddialarına ilişkin olarak 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 445-451. maddelerinde 3 aylık hak düşürücü süre düzenlemesinin yer aldığı, davalı şirket tarafından genel kurulun 23/10/2022 tarihinde yapılmış olduğunun bilirkişi heyetince tespit edildiği yönünde görüş bildirmişlerdir.
28/05/2024 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda: mahkemenin ara kararında bilirkişi heyetinden dava tarihi olan 20.09.2021 tarihi itibariyle davalı şirketin 1/3 hissesinin ne kadar olduğunun tespitinin istenildiği ancak dosya kapsamında dava tarihi itibariyle davalı şirketin mali verileri (bilanço ve mizan tablosu) bulunmadığından şirketin özkaynakları tespit edilemediği şeklinde ek raporlarını sunmuşlardır.
02/09/2024 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda: mahkemenin 17/07/2024 tarihli duruşmasında 3 (üç) numaralı ara karar ile; dosyaya sunulan 27/05/2024 tarihli ek bilirkişi raporunda; davalı şirketin mali verilere bulunmadığından hisse hesabı yapılamadığı belirtildiğinden bilirkişi heyetine bu hususta davalı şirket kayıtları üzerinden inceleme yapmak üzere yerinde inceleme yetkisi verilmesine, bu şekilde rapor düzenlenmesi için dosyanın evvelce rapor düzenleyen bilirkişi heyetine tevdi edilerek tarafların itirazları ve dosya arasına yeni sunulan belge ve yazı cevapları dikkate alınarak dava tarihi itibariyle davalı şirketin 1/3 hissesinin ne kadar olduğu hususunda ek rapor tanziminin istenilmesine", karar verildiği, yukarıda esas numarası belirtilen dosyada ayrıntılı rapor tanzim edilebilmesi maksadı ile incelemeler yapıldığı ancak heyette yer alan mali müşavir tarafından davalı şirketin gayrifaal olduğunun tespit edildiği, ara kararda talep edilen hesaplamanın yapılabilmesi için davalı şirkete ait dava tarihi itibariyle bilanço ve mizan tablosunun dosyaya ibrazının gerektiği ancak yaklaşık bir ay sürede ibraz edilmediği, bu şartlarda ara kararın yerine getirilerek rapor tanzimi mümkün olamadığı yönünde görüş bildirmişlerdir.
YARGILAMA VE GEREKÇE:
Asıl dava ve birleşen dava; usulsüz olarak devredildiği iddia edilen şirket hisselerinin davacıya iadesi istemine ilişkindir.
Davacı, davalı ... Mobilya ve Yaylı Kanepe Ticaret Sanayi A.Ş'deki 1/3 hissesinin 05/11/2012 tarihli hisse devir sözleşmesi ile birleşen davalı ... (Özden) Akar'a devredilmiş gözükse de böyle bir devir sözleşmesi imzalamadığını, hissenin 2015 yılında diğer davalı ...'a devredildiğini, kendisinin yapmış olduğu iddia edilen devre ilişkin dayanak her hangi bir belge bulunmadığını, var ise de kabul etmediğini, davalı şirkette ... adına kayıtlı hissenin iptali ile davacı adına kaydını talep ve dava etmiştir. Davalılar ... ve ... Mobilya A.Ş asıl davaya verdikleri cevap dilekçesinde husumetin kendilerine yöneltilmesinin mümkün olmadığını, devrin birleşen davalı ... Özden'e yapıldığını, devir tarihinden itibaren 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, 19/10/2012 tarihinde davacının da katılımı ile olağanüstü genel kurul yapıldığını, 05/11/2012 tarihli yönetim kurulu kararı ile davacının da hisselerinin bulunduğu bir kısım ortaklara ait hisselerin ...'e devretmesine, hisse devir bedellerinin ödendiğine, davacının da imzasının bulunduğunu, yapılan işlemlerin kanuna ve prosedüre uygun olduğunu, açılan davanın reddi gerektiğini savunduğu, birleşen davalı ... (...) ... birleşen davaya vermiş olduğu cevap dilekçesinde davanın yasal süresi geçtikten sonra açıldığını, nispi harç yatırılması gerektiğini, arabuluculuk dava şartının sağlanmadığını, pay devrine ilişkin işlemlerin tamamının usul ve yasaya uygun gerçekleştirildiğini, 05/11/2012 tarihli karar tutanağı ile davacı da dahil bir kısım hissedarların hisselerinin kendisine devrine dair karar alındığını, açılan davanın yargılamayı uzatma amacı taşıdığını, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Arabuluculuk Dava Şartına Yönelik İtirazın Değerlendirilmesi:
6102 sayılı TTK'nun 5/A maddesinde (Ek:6/12/2018-7155/20 maddesi):"(1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır..." şeklinde getirilen düzenleme ile arabuluculuk müessesesine başvurunun bir dava şartı olduğunu benimsenmiştir. Yapılan düzenlemenin sadece bir miktar paranın ödenmesine ilişkin davalara ilişkin olduğu, eldeki davada talebin hissenin iadesi istemi olduğundan davalıların davanın arabuluculuk dava şartına tabi olduğuna ilişkin itirazlarının reddi gerekmiştir.
Zamanaşımı Define Yönelik İtirazın Değerlendirilmesi:
Asıl ve birleşen davada davalılar cevap dilekçelerinde süresi içerisinde zamanaşımı itirazında bulunmuşlardır.
Türk Borçlar Kanunu'nun 147/4 maddesinde bir ortaklıkta ortaklık sözleşmesinden doğan ve ortakların birbirleri veya kendileri ile ortaklık; bir ortaklığın müdürleri, temsilcileri, denetçileri ile ortaklık veya ortaklık arasındaki alacak davalarının 5 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu düzenlenmiştir. Eldeki davada davacı imzasının taklit edildiğini iddia etmekle sahtecilik iddiasına dayalı imza inkarında bulunmakta olup bu durumda ceza zamanaşımı süresinin uygulanması gerekecektir. (Emsal İzmir BAM 20. HD 2024/1820 Esas, 2024/1543 Karar- İstanbul BAM 14. HD 2020/833 Esas, 2021/104 Karar) TCK 66/1-e uyarınca belgede sahtecilik suçlarında zamanaşımı süresi 8 yıldır. Somut olayda davacıya ait hisse devrinin tarihi 05/11/2012 olup asıl dava tarihi 20/09/2021, birleşen dava tarihi ise 13/12/2023 olduğu dikkate alındığında davanın zaman aşımı süresi içerisinde açılmadığı anlaşılmış ve bu nedenle davanın reddi gerekmiştir.
Davalı vekilleri dava konusu hissenin değerinin belirlenmesini ve bu bedel üzerinden harç tamamlatılmasını talep etmiştir. Eldeki davada davacının talebine konu hisse 05/11/2012 tarihinde 132.000,00-TL karşılığında devredilmiş olup bu miktar üzerinden davacının 22/04/2022 tarihinde 2.254,23-TL harcı tamamladığı görülmekle davada eksik harç bulunmadığı kanaatine varılmıştır.
Yukarıda açıklanan tüm bu gerekçelerle açılan asıl ve birleşen davanın reddine dair karar verilerek aşağıdaki hükmün tesisi uygun görülmüştür.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Asıl ve Birleşen Davanın zaman aşımı nedeniyle REDDİNE,
2-Asıl dosyada yargılama giderleri:
a-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 615,40-TL ilam harcının, tahsil edilen 2.434,13-TL peşin harçtan mahsubuna, artan 1.818,73-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran davacıya iadesine,
b-Davacı tarafın yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
c-Davalı ...'ın yaptığı 492,00-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 450,00-TL posta ücreti olmak üzere toplam 942,00-TL'nin davacıdan alınarak davalı ...'a ödenmesine,
d-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil eden davalılar ... ve ... Mobilya ve Yaylı Kanepe Ticaret Ve Sanayi Anonim Şirketi'ne ödenmesine,
3-Birleşen 2023/1100 esas sayılı dosya yönünden yargılama giderleri:
a-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 615,40-TL ilam harcından, tahsil edilen 269,85-TL peşin harcın mahsubuna, bakiye 345,55-TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
b-Davacı tarafın yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil eden davalı ...'a ödenmesine,
4-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal iki haftalık süresi içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/05/2025
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı