T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: ***
KARAR NO: ***
HAKİM: ... ...
KATİP: ... ...
DAVACI : ... - ... -
VEKİLİ: Av. ... - [15564-65470-18709] UETS
DAVALI: ... - ***
VEKİLİ: Av. ... - [16970-79789-79375] UETS
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: ***
KARAR TARİHİ: ***
KARAR YAZIM TARİHİ: ***
Mahkememize açılan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan yargılaması sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... ile davalı şirket arasında Tomruk Ağaç kütüğü satım işinden dolayı ticari iş yapıldığını, bu iş nedeniyle müvekkili tarafından fatura düzenlendiğini, müvekkilinin borca konu tomrukları orman ihalesine girerek temin ettiğini ve yontulmak üzere dava dışı Kenan Belli'nin atölyesine bıraktığını, davalı şirketin ise müvekkiline yontulmamış tomruk bedelini ödemekle sorumlu tutulduğunu ancak davalı tarafın fatura bedeline itiraz etmediğini ve borcu da ödemediğini, bu nedenle borçlu şirkete yönelik Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının yaptığı itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiğini, yapılan arabuluculuk görüşmelerinden de bir sonuç alamadıklarından bahisle davanın kabulü ile Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına davalının vaki itirazının iptali ile takibin devamına, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderlerinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde; davacı tarafın iddialarının kabulünün mümkün olmadığını, davacı tarafın mahkemeyi yanıltma ve haksız kazanç elde etme gayesi ile hareket ettiğini, müvekkili şirket yetkilisinin ağabeyi olan ... isimli şahıs tarafından davacının alacağını dayanak gösterdiği fatura tarihinden daha öncesinde davacıya karşı 24.12.2021 tarihinde Kayseri Genel İcra Dairesi ... esas sayılı dosya ile kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibine başlandığını, bahse konu icra dosyasına mahsuben de davacı tarafından müvekkili şirket yetkilisinin ağabeyi olan ...'a 2 adet araç devredildiğini, yargılamaya konu faturanın da bu alacaktan düşülmesi ve böylece faturanın ödenmiş sayılması hususunda anlaşmaya varıldığını, davacıya ait 08 ... plakalı araç ile 08 ... plakalı araçların 25.05.2023 tarihinde müvekkili şirket yetkilisi ...'ın ağabeyi ...'a devredildiğini, 07.06.2023 tarihinde bahse konu icra dosyasının araçların devralınması, yargılamaya konu faturanın ödenmiş sayılması ve tarafların birbirlerini ibra etmesinden dolayı kapatıldığını, tarafların bu konuda uzlaşmaya varmasının ardından ise ibraname düzenlendiğini ve davacı tarafın da yargılamaya konu faturanın altına faturanın ödemesinin yapıldığına dair not yazdığını, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, yersiz, hukuka ve kanuna aykırı açılan davanın reddine, davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMA VE GEREKÇE:
Dava, itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.
TTK’nın 4. maddesine göre; ticarî davaların iki grup altında incelenmesi mümkündür. Bunlar; tarafların sıfatına ve işin ticarî işletmeyle ilgili olup olmadığına bakılmaksızın ticarî sayılan davalar (mutlak ticari davalar) ile her iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğan davalar (nispi ticari davalar)dır.
Mutlak Ticari Dava; tarafların tacir olup olmadıklarına ve dava konusu edilen işin ticari nitelikte olup olmadığına bakılmaksızın ticari dava olarak sayılan davalar olup, TTK’nın 4/1. maddesinde a ve f bentlerinde 6 bent halinde sayılan dava türleri mutlak ticari davadır.
Nispi ticari dava ise; her iki tarafı tacir olan ve tarafların ticari işletmesi ile ilgili olan uyuşmazlıklar nisbi ticari dava olarak adlandırılmaktadır.
TTK’nın gerekçesinde; ticari davalar ile ticari olmayan hukuk davalarını ayırmada kullanılan kıstasın “bir yandan her iki tarafın tacir sıfatı ve uyuşmazlığın konusunu teşkil eden işin bu sebepten dolayı ticari sayılması keyfiyeti, diğer yandan tarafların sıfatına bakılmaksızın sadece işin ticari mahiyeti” olduğu açıklanmıştır.
Bu anlamda bir davanın nisbi ticari dava sayılabilmesi için; uyuşmazlığın her iki tarafının tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olması gerekli ve zorunludur.
Artvin - Hopa Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 12/11/2024 tarih 26571 sayılı yazısında; davacı ...'nın 17/08/2021-28/05/2023 tarihleri arasında ormanda ağaçların kesilmesi, dallarının temizlenmesi, soyulması vs destekleyici faaliyetinde bulunduğu, işletme hesabı esasına göre defter tuttuğu, 2. sınıf tüccar (esnaf) olduğunun bildirildiği görüldü.
Vergi dairesinin cevabi yazısından anlaşıldığı üzere; davacının 2. sınıf tacir (esnaf) olduğu dolayısıyla eldeki davanın nispi ticari dava olmadığı görülmektedir.
HMK'nın 114. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendine göre, görev dava şartıdır. Aynı Kanunun 115/1. maddesi gereği mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. HMK'nın 138. maddesine göre, mahkeme dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verebilir.
Yukarıda açıklandığı üzere, davanın mutlak ticari dava olarak sayılan davalardan olmadığı, davacı ...'nın Hopa Vergi Dairesinin 12/11/2024 tarihli yazı cevabına göre tacir olmadığı, esnaf olduğu, davacının tacir olmaması sebebiyle eldeki davanın nispi ticari davalardan olmadığı, TTK'nın 5. maddesindeki 3. grup davalardan birinin de söz konusu olmadığı, bu nedenle eldeki davanın ticari dava olmaması nedeniyle mahkememizin görevi alanına girmediği, davacının tacir değil esnaf olması nedeniyle Asliye Hukuk Mahkemelerinin bu uyuşmazlığı çözmekte görevli olduğu, görevin kamu düzeniyle ilgili olduğu, usul esastan önce gelir ilkesi gereğince mahkememizin görevsiz olması nedeniyle bu hususların da takdirinin görevli mahkemeye ait olacağı dikkate alındığında mahkememizin görevsizliği nedeni ile HMK.'nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeni ile davanın usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-HMK'nın 114/1-c. maddesi uyarınca göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeni ile HMK'nın l15/2. maddesi gereğince davanın USULDEN REDDİNE,
2-Karar kesinleştiğinde ve istek halinde dava dosyasının görevli KAYSERİ NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'ne tevzi edilmesi için Kayseri Adliyesi Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna gönderilmesine,
3-HMK'nın 20/1. maddesi uyarınca verilen kararın kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde taraflardan birinin mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmemesi halinde, HMK'nın 331/2. maddesi gereğince, dava dosyanın re'sen mahkememizce ele alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,
4-HMK'nın 331/2. maddesi gözetilerek, davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde harç, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin görevli mahkemece karara bağlanmasına,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal iki haftalık süresi içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/03/2025
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı