T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: ...Esas - ...
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: ...
KARAR NO: ...
BAŞKAN:...
ÜYE:...
ÜYE:...
KATİP:...
DAVACI : ...
VEKİLLERİ: Av. ...
Av....
DAVALI : ...
VEKİLİ: Av. ...
DAVA: Ticari Şirket (Şirkete Özel Denetçi Tayin Edilmesi)
DAVA TARİHİ:v
KARAR TARİHİ: ...
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : ...
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Şirkete Özel Denetçi Tayin Edilmesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'nun, ülkenin demir çelik sektörünün önde gelen isimlerinden olduğunu, 1963 yılından beri sektörün yapı taşlarından olan davalı aile şirketi ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinin %38,6943 pay sahibi olduğunu, 20.03.2024 tarihli Genel Kurul Kararı ile... yönetim kurulu başkanı, ... ile ... ise yönetim kurulu üyesi olarak atandığını, 20.03.2027 tarihine kadar münferiden temsile yetkilendirildiğini, müvekkili ... ile davalı şirket ortakları ve yönetim kurulu üyeleri arasında devam eden başkaca ihtilaflar olmakla birlikte, anılan 20.03.2024 tarihli Genel Kurul Kararının iptali istemiyle Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... E. sayılı dava dosyasının derdest olduğunu, yine müvekkili ... tarafından açılan ve davalı... tarafından sahte belge düzenlenerek tahsil edilen haksız ve hukuka aykırı vergi borcunun iadesi istemli dava dosyasının Kayseri 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... Esasına kaydedildiğini ve derdest olduğunu, taraflar arasında yaşanan fikir ayrılıklarının uyuşmazlıklara dönüştüğünü, neticesinde açılan karşılıklı davalarla birlikte, müvekkilinin davalı şirketin yönetimsel kararlarına katılımının engellendiğini, şirketin faaliyetleriyle alakalı müvekkiline bilgi ve belge aktarımı şirket yönetimi tarafından durdurulduğunu, Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin kesin olarak verdiği bu hüküm doğrultusunda görevlendirilen kayyım ... tarafından, mahkeme kararında belirtilen gündem doğrultusunda şirketin pay sahiplerine 04.07.2025 tarihinde saat 15.15'te şirketin merkezinin bulunduğu yerde olağanüstü toplantı yapmak üzere Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nin 17.06.2025 tarihli ve 11252 sayılı nüshasının 95. sayfasında çağrıda bulunulduğunu, müvekkilinin genel kurul toplantısında kullandığı bilgi alma hakkının şirket yönetimi tarafından karşılanmadığını, özel denetim talebi reddilerek tutanağa geçirilmediğini, gelinen aşamada mahkeme kararı doğrultusunda ve kayyım gözetiminde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısında müvekkilinin bilgi alma hakkı kapsamında ilettiği soruların şirket yönetimi tarafından yeterli ve tatmin edici bir şekilde cevaplanmadığını, müvekkilinin özel denetçi talebinin sözlü olarak reddedilmek suretiyle tutanağa geçirilmediğini, müvekkilinin özel denetçi talebinin şirket yönetimi tarafından reddedildiğini ve tutanağa geçirilmediğini, kayyım tarafından hazırlanan 04.07.2025 tarihli raporda da (dışarıdan denetçi atanması şeklinde) belirtildiğini, müvekkilinin şirket faaliyetine ilişkin bilgi alma çabalarının şirket tarafından ısrarla engellendiğini, şirketin Yönetim Kurulu Başkanı olan...'nun, ... San. ve Tic. A.Ş. ile aynı faaliyet alanında ve aynı amaçla rekabet eden ... Metal Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi adında bir şirket kurduğu ve bu şirketin menfaatine olacak şekilde, ...’in zararına hareket ettiğini, ...’in satış ağı, organizasyonu ve tanınırlığından izinsiz bir şekilde fayda sağladığı ve rekabet ettiğinin müvekkili tarafından piyasadan öğrenildiğini, müvekkilinin, ..., şirket hisselerinin %38,694'üne sahip olmakla azınlık pay sahibi konumunda olduğunu, bu kapsamda TTK m. 439/1 hükmü uyarınca mahkemeye başvurarak özel denetçi isteme hakkına sahip olduğunu, pay sahibinin özel denetim talep edebilmesi için iki koşulun gerçekleşmesi gerektiğini, bunlardan birincisinin, özel denetçi talep edilen konuya ilişkin olarak bilgi alma ve inceleme hakkının kullanılmış olması; ikincisi ise, özel denetimin pay sahipliği haklarının kullanılması bakımından gerekli olması gerektiği, ayrıca denetimi istenen konulara ilişkin olarak şirket yöneticilerinin şirketi ve pay sahiplerini zarara uğrattıklarının ortaya konulması gerektiğini, 04.07.2025 tarihli olağanüstü genel kurulda özel denetçi atanması talebi reddedilen müvekkilinin, bilgi alma ve inceleme hakkını kullandığı, toplantı tutanağında belirtilen hususlarda özel denetçi atanmasına, davalı şirketin defterlerinin, yazışmaları dâhil yazılarının, kasa, kıymetli evrak ve mallar başta olmak üzere, varlıklarının incelenmesine, TTK m. 444 uyarınca özel denetçi için gereken avans ve giderlerin davalı şirkete yükletilmesine, deliller kısmında belirttikleri delillerinin toplanmasına ve taleplerinin kabulüne, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı ...'nun, 31.12.2023 tarihi itibariyle müvekkili şirket ... San. ve Tic. A.Ş.’deki tüm paylarının karşılığını şirketin şu anki yönetim kurulu başkanı olan...'ndan fiilen tahsil ederek şirketten ayrıldığını, taraflar arasındaki anlaşma gereği kısmi bölünme suretiyle kurulan ... İnşaat Demiri A.Ş.’nin tek pay sahibi olmuştur. Ne var ki davacı, müvekkilinin şirketteki paylarını devretmeyi taahhüt ettiği...’na henüz resmi olarak devretmediğini, bu hususa ilişkin taraflar arasındaki uyuşmazlığın Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... E. sayılı dosyasında derdest olduğunu, anılan mahkemece davacının paylarını üçüncü kişilere devrini önlemek üzere ihtiyati tedbir kararı verildiğini, bu kararın müvekkili şirket kayıtlarına işlendiğini, davacının müvekkili şirkette hâlihazırda ortaklık sıfatının bulunmadığına ilişkin tüm itiraz ve beyanları ile, bu nedenle işbu davayı açma ehliyetinin mevcut olmadığı yönündeki iddialarını tekrar ettiklerini, kaldı ki, davacı bilgi alma hakkının reddedildiğini ileri sürdüğü tarihten itibaren kanuni süresi içinde dava açmadığını, bu yönüyle de dava süresinde ikame edilmediğini, dolayısıyla, hem aktif dava ehliyetinin bulunmaması hem de dava açma süresinin geçirilmiş olması nedenleriyle davanın reddi gerektiğini, somut olayda ise davacının bilgi edinmek istediği hususlar genel kurulda cevaplandırıldığını, davacının genel kurulda özel denetçi atanmasına ilişkin herhangi bir talebinin asla olmadığını, bu nedenle genel kurulun özel denetçi atanmasına ilişkin herhangi bir ret kararı da bulunmadığını, başka bir deyişle, ne TTK m. 438’de öngörülen koşullar (genel kurulun istemi kabul etmesi ve otuz gün içinde dava açılması) ne de TTK m. 439’da düzenlenen ihtimal (genel kurulun talebi reddetmesi ve üç ay içinde dava açılması) gerçekleştiğini, bu durumda, davacının süresinde ve usule uygun bir başvuruda bulunmadığını, hem bilgi alma hakkının karşılandığı, hem genel kurulda özel denetçi atanmasına yönelik herhangi bir talep veya ret kararı bulunmadığı, hem de TTK m. 438 ve m. 439 hükümlerinde öngörülen dava açma sürelerinin somut olayda uygulanma imkânı bulunmadığını, bu nedenlerle davacının özel denetçi atanması talebine dayalı işbu davasının reddi gerektiğini, özel denetim talebinin, davacının bizzat müvekkili şirkette yönetim kurulu başkanı veya başkan yardımcısı olarak görev yaptığı döneme ve kendi sorumluluk alanında zaten bilgi sahibi bulunduğu hususlara ilişkin olarak ileri sürülmüş olması, talebin dürüstlük kuralı ile bağdaşmadığını ve kötüniyetle açıldığını gösterdiğini, davacının, son genel kurulda bilgi alma hakkını kullandığını iddia etmekte ise de, özel denetime konu etmek istediği hususlarda genel kurul öncesinde usulüne uygun şekilde bilgi alma veya inceleme hakkını kullanmadığını, nitekim davacının, bir kısım konuda bilgi edinme talebini yalnızca genel kurul esnasında dile getirdiğini, bu şekilde yapılan bir başvurunun TTK m. 437 ve 438’de öngörülen usulî şartların yerine getirilmesi anlamına gelmeyeceğini, bu nedenle davanın, şeklen dahi kabul edilemez nitelikte olduğunu, mahkemeniz nezdinde görülmekte olan işbu davada, davacı tarafından Türk Ticaret Kanunu’nda özel denetçi atanmasına ilişkin olarak öngörülen dava şartlarının yerine getirilmediğini, ayrıca kanunda öngörülen hak düşürücü süre içerisinde dava açılmadığını, kanunun açık düzenlemesinin gereği bu eksikliklerin sonradan tamamlanmasının da mümkün olmadığını, bu itibarla, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 115. maddesi uyarınca, dava şartı yokluğu ve hak düşürücü süreden sonra dava açıldığı gözetilerek davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, aksi durumun kabülü halinde ise, davacının 31.12.2023 tarihi itibariyle müvekkil şirketteki ortaklığı fiilen sona erdiğinden, işbu davayı pay sahibi veya azınlık pay sahibi sıfatıyla açması hukuken mümkün değildir. Bu nedenle, Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... E. sayılı dosyasında görülen davanın sonucu beklenmeden bu dosya yönünden hüküm kurulması da mümkün değildir. Öncelikle anılan dava dosyasının sonucu beklenmeli, akabinde davacının pay sahipliği sıfatı bulunmadığının tespitiyle birlikte husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesini, esasa ilişkin olarak da davacının talebi ile müvekkil şirkette özel denetim gereken herhangi bir durum söz konusu olmadığından TTK m. 438 ve m. 439’da öngörülen koşulların somut olayda bulunmaması nedeniyle davanın esastan reddine ve yargılama gideri ve vekalet ücretinin de davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER : Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.
Davacı tarafça ihbarnameler, tapu kayıtları, davalı şirket defterleri, şirket bilançosu, yıllık faaliyet raporları, şirketin finansal tabloları, şirketin defterlerinin, yazışmaları dâhil yazılarının, kasa, kıymetli evrak ve mallar başta olmak üzere, varlıklarının incelenmesi, tanık beyanlarına delil olarak dayanılmıştır.
Davalı tarafça 04.07.2025 Tarihli olağanüstü genel kurul tutanağı, Müvekkil şirkete ait önceki yıllara ait ve davacının yönetim kurul başkanı ve yardımcısı olarak yer aldığı olağan ve olağanüstü genel kurul tutanakları, Müvekkil şirkete ait her türlü kayıt, defter ve belge, Davacının müvekkil şirketten ayrıldığını gösterir bizzat kendi imzasını havi belgeler, 26.02.2024 tarihli ayrılma protokolü, Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... E. Saylı dosyasının celbi, Kayseri 23.Asliye Ceza Mahkemesinin... Esas sayılı dosyasının celbi, Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin... E. sayılı dosyasının celbi, Müvekkil şirkete ait Ticaret sicil kayıtlarının celbi, Davacıya ait ... İnşaat Demiri A.Ş'ye ait ticaret sicil kayıtlarının celbi, Müvekkil şirketin 01.01.2024–31.12.2024 ve 01.01.2025–31.12.2025 dönemlerini kapsayacak şekilde bağımsız denetçi atanması amacıyla 01.10.2025 tarihinde gerçekleştireceği olağanüstü genel kurul kararı ve davet kağıtları ve buna ilişkin ticaret sicil kayıtlarının celbi, Noter İhtarları, Tanık Beyanları, Bilirkişi İncelemesi, yemine delil olarak dayanılmıştır.
Kayseri Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak, davalı şirketin en son tarihli ticaret sicil kayıtlarının, adresinin, ortaklarının, hisse oranlarını ve temsile yetkili kişileri ile temsil şeklini gösteren kayıtların, şirket ana sözleşmesinin ve tüm genel kurul kararlarının örneği istenilmiştir. 08/08/2025 tarihli yazı ile bu müzekkeremize cevap verilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, 6102 sayılı TTK'nun 439. ve devamı maddelerine dayanan özel denetçi tayini istemine ilişkindir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4/1-a maddesine göre davaya bakmaya Mahkememiz görevlidir.
6545 sayılı Yasa'nın 45/3. maddesi uyarınca davanın niteliği itibarı ile mahkememiz heyeti tarafından basit yargılama usulüne göre yargılama yapılarak eldeki dava sonuçlandırılmıştır.
Taraflar arasında uyuşmazlık konuları; 6102 sayılı TTK'nun 439. maddesi uyarınca davalı şirkete özel denetçi atanmasının yasal koşullarının mevcut olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Davacı taraf dava dilekçesinde bilgi alma ve inceleme hakkını kullanmış olmasına rağmen, 04.07.2025 tarihli olağanüstü genel kurulda reddedilen özel denetçi tayini talebinin; Türk Ticaret Kanunu’nun 438. maddesi uyarınca mahkeme kanalıyla kabulü ve şirkete bir özel denetçi atanması talep edilmektedir. Bu çerçevede; şirketin ticari defterleri, yazışmaları, kasası, kıymetli evrakları ve tüm malvarlığı üzerinde kapsamlı bir inceleme yapılmasına, denetim için gerekli avans ve giderlerin davalı şirkete yükletilmesine, belirtilen deliller ışığında taleplerinin kabulü ile tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesi talep etmiştir.
Davalı taraf ise mahkememizin ... Esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapılmasını talep etmiş, koşulları bulunmadığından davanın reddini dilemiştir. Mahkememizin ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, ... tarafından ..., ... ve ... San. ve Tic. A.Ş. aleyhine açılmıştır. Davanın temel nedeni, taraflar arasındaki şirket ortaklığının fiilen sona erdiği iddia edilmiş, fiilen sona erdiği iddiası üzerine düzenlendiği belirtilen 26.02.2024 tarihli protokolün uygulanması noktasındadır. Davacı, bu protokol uyarınca davalı şahıslara ait olan şirket paylarının kendisine devredildiğinin mahkemece tespit edilmesini ve bu devrin şirketin pay defterine kendi adına tescil edilmesini istemektedir. Mahkememiz ise ilgili dosya kapsamında yargılama yaptığı ve yargılamasının devam ettiği görülmüştür.
Hali hazırda; 01/10/2025 tarihli genel kurul hazirun cetveline göre, ... Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi'nin ortaklık yapısı yüzde bazında, ...: %37,5 (37.500.000,00 TL), ...: %37,5 (37.500.000,00 TL), ... (Bilal Oğlu): %24,0 (24.000.000,00 TL) ... (...): %1,0 (1.000.000,00 TL) şeklinde olduğu, şirketin toplam sermayesi 100.000.000,00 TL olup, payların tamamı bu dört ortak arasında bu oranlarla dağıldığı görülmüştür.
Davacının halihazırda ticari sicil kayıtlarına göre hissesi bulunduğu ve davanın basit yargılama ile görülen davalardan olması işin özel denetçi atanması talebi olması ve şirket menfaatleri nazara alınarak anılan dosyanın bekletici mesele yapılmasına gerek olmadığı değerlendirilmiştir.
Mahkememizin... Esas ve ...Karar sayılı ilamı ile; davalı ... Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi hakkındaki davanın KABULÜ ile; TTK'nun 412. maddesi uyarınca Kayseri Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün ... sicil numarasında kayıtlı davalı ... Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi'nin olağanüstü genel kurul toplantısının yapılması için toplantı çağrısını yapmak ve aşağıda yazılı hususlarda gündemi düzenlemek üzere SMMM ...'in kayyım olarak görevlendirilmesine, gündemin; açılış ve yoklama, toplantı başkanının seçimi, 2024 faaliyet dönemini kapsayan bilanço, faaliyet ve denetim raporunun okunması ve müzakeresi, dilekler ve kapanış" olarak belirlenmesine, kayyımın toplantı zamanını belirlemek, ana sözleşmedeki çağrı usulleri ve TTK'nun 414. ve devamı maddeleri de gözetilerek ortakları toplantıya davet etmek, bu konuda gerekli ilanları yapmak, toplantı sırasında hazır bulunmak, toplantının yapılması ile ilgili tüm resmi ve özel kuruluşlar nezdinde gerekli başvuru ve işlemleri yapabilmek konusunda yetkilendirilmesine karar verildiği görülmüştür.
Kayyım ... tarafından ... Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin 04/07/2025 tarihinde düzenlenen 2024 yılı Olağanüstü Genel Kurul toplantısında yaşananları aktardığı görülmüştür. Mahkeme kararı doğrultusunda kayyım gözetiminde yapılan bu toplantı, ilan ve tebligat usullerine uygun şekilde, ...’nun toplantı başkanlığına seçilmesiyle başlandığını, toplantının ilk aşamalarında 2024 yılına ait bilanço ve faaliyet raporları görüşülmüş; ancak bu süreçte ortaklardan ... ve ..., yönelttikleri sorulara aldıkları yanıtların yetersiz olduğunu belirterek tutanağa muhalefet şerhi düşmüştüklerini, toplantı seyri boyunca ortaklar arasında sadece fikir ayrılıkları yaşanmadığını, aynı zamanda sözlü ve fiziksel tartışmalar meydana geldiğini, bu gerginlik nedeniyle toplantıya zaman zaman ara verilmek zorunda kalındığını, gündem maddelerinin tamamlanmasının ardından yani dilek ve temenniler bölümü tamamlandıktan ve genel kurul tutanağının çıktıktan sonra taraflar arasında yeni bir anlaşmazlık doğduğu, Mustafa ve ... şirkete dışarıdan bağımsız bir denetçi atanmasını talep ederken, Toplantı Başkanı... bu talebi gündem aşamalarının bittiği gerekçesiyle reddedildiği bildirilmiştir.
Anılan genel genel kurul kararlarının incelenmesinde özel denetim istemini talebi bulunmadığı görülmüştür. Kayyım raporunda ise toplantı bittikten sonra özel denetçi talep edildiği tespitlerine yer verildiği görülmüştür.
6102 sayılı TTK'nun 438. maddesinde; ''(1) Her pay sahibi, pay sahipliği haklarını kullanılabilmesi için gerekli olduğu taktirde bilgi alma veya inceleme hakkı daha önce kullanılmışsa, belirli olayların özel bir denetimle açıklığa kavuşturulmasını, gündemde yer almasa bile genel kuruldan isteyebilir.'' şeklinde hüküm yer almaktadır. Davacı taraf bilgi alma hakkını kullandığını ve özel denetçi atanmasını talep ettiği görülmüştür.
6102 sayılı TTK'nun 439/1. maddesi "(1) Genel kurulun özel denetim istemini reddetmesi hâlinde, sermayenin en az onda birini, halka açık anonim şirketlerde yirmide birini oluşturan pay sahipleri veya paylarının itibarî değeri toplamı en az bir milyon Türk Lirası olan pay sahipleri üç ay içinde şirket merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesinden özel denetçi atamasını isteyebilir.
(2) Dilekçe sahiplerinin, kurucuların veya şirket organlarının, kanunu veya esas sözleşmeyi ihlal ederek, şirketi veya pay sahiplerini zarara uğrattıklarını, ikna edici bir şekilde ortaya koymaları hâlinde özel denetçi atanır." hükmünü ihtiva etmektedir.
6102 sayılı TTK'nun 439. maddesinin gerekçesinde ise "Birinci fıkra: Genel kurul özel denetim talebini reddettiği takdirde ortaya azlık hakkı çıkar. Başka bir deyişle, paysahibi özel denetim talebinde bulunmuş, ancak talep genel kurul tarafından reddedilmişse, sadece azlık mahkemeden özel denetçi tayin etmesini isteyebilir. Red, özel denetçi talebinin ileri sürülebilmesinin şekli ve maddî şartlarını değiştirir. Azlık kavramı hükümde şirketin halka açık olup olmamasına göre farklı tanımlanmıştır. Sermayesi çok büyük olan şirketlerde, hükümdeki yüzdelere ulaşılması güç olabileceğinden sabit bir miktar da öngörülmüştür. Yüzdelerin ve sabit miktarın esas sözleşme ile artırılması geçersizdir. Üç aylık süre hak düşürücüdür.
İkinci fıkra: Mahkemenin, azlığın talebi üzerine özel denetçi atayabilmesi için, 438. maddedeki şartların somut olayda varolup olmadıklarını incelemesi yanında, ikinci fıkrada yer alan şartı da araması gerekir. Söz konusu ek şart, kanunun veya esas sözleşmenin ihlâl edilmesi suretiyle şirketin veya pay sahiplerinin zarara uğratılmış olmasıdır. İhlâl anonim şirketler hukukunun yazısız kurallarına aykırılığı da kapsar. Bu ek şartın usul hukuku anlamında muteber delillerle ispatı şart koşulmamış, ikna edici olgularla veya inandırıcı bir şekilde ortaya konulması yeterli görülmüştür. Zarar ile borçlar hukuku anlamında malvarlığı eksilmesi kastedilmiştir." denilmektedir.
TTK'nun 440. maddesinde; ''(1) Mahkeme, şirketi ve istem sahiplerini dinledikten sonra karar verir. (2) Mahkeme istemi yerinde görürse, istem çerçevesinde inceleme konusunu belirleyerek bir veya birden fazla bağımsız uzman görevlendirir. Mahkemenin kararı kesindir.'' şeklinde hüküm yer almaktadır.
Özel denetim istemi ile pay sahipliği haklarının kullanılması arasında "anlaşılabilir bir ilişkinin, bağlantının" olması gerekir. "Zaten bilinen konularda" bilgi istenmesi halinde bağlantı koşulu bulunmadığının kabulü gerekecektir. Açıklığa kavuşturulması istenilen konu veya olayın, yönetim kurulunun verdiği bilgiler sonucunda aydınlığa kavuştuğu hallerde de özel denetim isteminin gerekliliğinden söz edilemez. Özel denetçi isteme hakkının amacının, pay sahiplerini şirketle ilgili belirli olaylar hakkında daha iyi bilgilendirmek ve böylece pay sahipliği haklarının genel kurullarda daha anlamlı ve bilinçli şekilde kullanılmasını sağlamak olduğu, özel denetçi atanmasını istemenin, açık ve anlaşılır olmayan belirli konularda aydınlatılma amacına yönelik olmakla beraber, kapsamlı bir bilanço incelemesi olmadığı, diğer bir ifadeyle denetimin tekrarı niteliğinde olmayıp, belirli olayların açıklanması ile ilgili olduğu, özel denetçinin görevinin sadece sorulan olaylara ilişkin tespitler yapmak olup, buna karşın yönetim kurulunun kararının amaca uygun olup olmadığını veya bir değer yargılaması veya özel denetimin konusunun hukuki değerlendirmesini yapmak olmadığı (Pulaşlı, Hasan, Şirketler Hukuku Şerhi, Ankara 2018, syf. 1629) dolayısıyla özel denetimin, sadece somut olayların araştırılması ve tespitine yönelik olup, hukuki bir değerlendirmeyi veya değer yargısını amaç edinemeyeceği açıktır.
Yukarıda yapılan izahatlar kapsamında, 6102 sayılı TTK'nun 439/1. maddesinin 2. fıkrasına göre azlığın istemi üzerine özel denetçi atanabilmesi için, TTK'nun 438. maddesi hükmünde öngörülen istem koşullarının somut mevcut olayda mevcut olması ve ayrıca bu fıkrada yer alan koşulun da bulunması gerektiği vurgulanmıştır. Buna göre dilekçe sahiplerinin, kurucuların veya şirket organlarının, yasa veya esas sözleşmeyi ihlal ederek şirketi veya pay sahiplerini zarara uğrattıklarını ikna edici bir şekilde ortaya koymaları gerekmektedir. TTK'nun 438. maddesi gereği özel denetim konusu iddia edilen belirli olayların mevcut olmasıdır. Belirli konu olarak şirketin herhangi bir işi, işlemi, finansal durumu, finansman ihtiyacı, şirket kararları ya da şirkete verilen kayıplar ile sair olgulardır.
Yargılama sonunda toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; dava dilekçesinde talep edilen incelenen 04/07/2025 tarihli genel kurul kararında özel denetim istemine ilişkin talep olmadığı, özel denetim istemini olmadığından özel denetim istemine ilişkin genel kurulun özel denetim istemini reddetmesi şeklinde bir karar alınmadığı, genel kurul toplantısının çağrılması usulü kayyım vasıtasıyla icra edildiğinden dolayı davacı tarafça özel denetim istemine ilişkin taleplerin reddedildiği iddiasının destekten yoksun olduğu, aksi ile davacı tarafından ispatlanmadığı görülmüştür. Kayyım raporu ve genel kurul tutanağı uyarınca uyarınca özel denetim istemini genel kurulda talep edilmediğinden eldeki davada TTK'nun 438. maddesinin koşullarının bulunmadığı ve özel denetçi tayini için yasanın tanımladığı şekilde şartların gerçekleşmediği sonuç ve kanaatine varılmış ve davanın reddine dair taktiren aşağıdaki şekilde hüküm kurma gereği hasıl olmuştur (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2014/97 Esas ve 2014/13293 Karar sayılı ve 2014/11914 Esas ve 2014/17892 Karar sayılı emsal ilamları, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nin 2023/2153 Esas ve 2023/2059 Karar sayılı ve Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nin 2023/2838 Esas ve 2023/2007 Karar sayılı emsal karar ilamları).
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının davasının reddine,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gereken 615,40-TL maktu karar ve ilam harcı dava açılırken peşin olarak alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kararın mahiyeti gereği kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda herhangi karar verilmesine yer olmadığına,
5-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının yatıran tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
6-Kararın mahiyeti gereği davacılar lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dosyanın tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra mahkememiz arşivine kaldırılmasına,
Dair, davacı vekillerinin ve davalı şirket yetkilisi ve vekilinin yüzüne karşı TTK'nun 440/2 maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/12/2025
Başkan ...
E-imzalıdır
Üye ...
E-imzalıdır
Üye ...
E-imzalıdır
Katip ...
E-imzalıdır