T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİKARAR
ESAS NO: ...
KARAR NO:...
HAKİM: ... ...
KATİP: ... ...
DAVACI :...
VEKİLİ: Av....
DAVALILAR : 1- ...
2- ...
VEKİLİ: Av. ...
DAVA: Alacak (Taşınmaz Alım-Satımı Kaynaklı)
DAVA TARİHİ: ...
KARAR TARİHİ: ...
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : ...
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Taşınmaz Alım-Satımı Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 16.04.2013 tarihinde Kayseri 7. Noterliğinin ... Yevmiye numaralı kooperatif hissesini devir sözleşmesi ile S.S. ... Sanayi Sitesi Yapı Kooperatifi hissesini 2.100,00-TL karşılığında Bayram zenginden aldığını, ...'in ise 17.10.2012 tarihinde Kayseri 7. Noterliğinin ... Yevmiye numaralı kooperatif hissesini devir sözleşmesi ile S.S. ... Sanayi Sitesi Yapı Kooperatifi hissesini 2.100,00-TL karşılığında davalıdan satın aldığını, kooperatif hisse devir sözleşmesine rağmen müvekkilinin yurt dışında iken ilgili kooperatif hissesine binaen tapu çıktığını, kooperatif hissesindeki Kayseri ili Kocasinan ilçesi ... Mah. ... Ada,... parselde kayıtlı taşınmaza ait tapunun 17.10.2024 tarihinde kooperatifte hissesini devreden ...'ın yetkilisi olduğu ... ve Oto Yedek Parçaları Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi adına çıktığını, Kayseri ili Kocasinan ilçesi ... Mah. ... Ada,... parselde kayıtlı taşınmaza ait tapunun müvekkiline ait kooperatif hissesine binaen hatalı olarak ...ve Oto Yedek Parçaları Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi adına çıktığını, müvekkilinin ilgili taşınmazın tapusunun kendi adına çıkması gerektiğini ve noter evraklarını ...'a gösterdiğinde ise davalı şahsın müvekkilinden tapunun tam bedelini vermez ise tapuyu kendisine vermeyeceğini söylediğini, müvekkilinin ilgili hissenin kendisine ait olduğunu bilmesine karşın acil olarak yurt dışına gitmesi gerekmesi ve durumun bir an önce çözülmesi için davalı şirket hesabına TR 1.613.400,00-TL'yi açıklamasında ''Dükkan tapu bedel olarak'' gönderdiğini, davalı şahsın kooperatif hissesinde hiçbir hakkının bulunmamasına karşın belirtilen taşınmazı yetkilisi olduğu şirket adına çıkardığını, sonrasında ise hiçbir hakkı olmamasına karşın müvekkilinin iyi niyetini kullanarak haksız kazanç elde ettiğini, şimdilik 100.000,00-Tl'nin dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilerek davalılardan tahsiline, vekalet ücreti ile yargılama masraflarının davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı itirazlarının olduğunu, Kayseri 7. Noterliği'nin 17.10.2012 tarihli ... yevmiye işlemin sebepsiz zenginleşme talebinde bulunulması gereken tarihin başlangıç olarak kabul edilmesi gerektiğini, Resmi akitle gerçekleştirilen satış işlemi neticesinde davacı tarafın Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı'nda da belirtildiği üzere sebepsiz zenginleşme sebebiyle talepte bulunma olanağının bulunmadığını belirterek haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddine, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.
YARGILAMA VE GEREKÇE:
Dava, taşınmaz alım - satımından kaynaklı alacak davasıdır.
TTK’nın 4. maddesine göre; ticarî davaların iki grup altında incelenmesi mümkündür. Bunlar; tarafların sıfatına ve işin ticarî işletmeyle ilgili olup olmadığına bakılmaksızın ticarî sayılan davalar (mutlak ticari davalar) ile her iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğan davalar (nispi ticari davalar)dır.
Mutlak Ticari Dava; tarafların tacir olup olmadıklarına ve dava konusu edilen işin ticari nitelikte olup olmadığına bakılmaksızın ticari dava olarak sayılan davalar olup, TTK’nın 4/1. maddesinde a ve f bentlerinde 6 bent halinde sayılan dava türleri mutlak ticari davadır. Taraflar arasındaki var olduğu iddia edilen ilişkinin satım sözleşmesinden kaynaklanması ve satım sözleşmesinin TTK' nın 4/1 maddesinde düzenlenmemesi, Borçlar Kanunu'nda düzenlenmesi nedeni ile davanın mutlak ticari dava olmadığı anlaşılmıştır.
Nisbi ticari dava ise; her iki tarafı tacir olan ve tarafların ticari işletmesi ile ilgili olan uyuşmazlıklar nisbi ticari dava olarak adlandırılmaktadır.
TTK’nın gerekçesinde; ticari davalar ile ticari olmayan hukuk davalarını ayırmada kullanılan kıstasın “bir yandan her iki tarafın tacir sıfatı ve uyuşmazlığın konusunu teşkil eden işin bu sebepten dolayı ticari sayılması keyfiyeti, diğer yandan tarafların sıfatına bakılmaksızın sadece işin ticari mahiyeti” olduğu açıklanmıştır.
Bu anlamda bir davanın nisbi ticari dava sayılabilmesi için; davaya uyuşmazlığın her iki tarafının tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olması gerekli ve zorunludur
Kayseri Defterdarlığı'nın 31/01/2025 tarihli yazı cevabında, davacı ...'in potansiyel mükellef olduğunu, bilgisayar kayıtlarında mükellefe ilişkin herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanılmadığının bildirildiği görülmüştür.
Kayseri Deftertarlığı'nın 25/02/2025 tarihli yazı cevabında, davalı ...'ın 01/03/1989 - 31/01/1999 tarihleri arasında Karayolu Taşımacılığı ile ilgili Özel ve Ticari Araçlar İçin Çekme ve Yol Yardımı faaliyetlerinde bulunduğu, ...ve Oto Yedek Parçaları san. Ve ltd. Şti'de genel müdür olduğunun, sistemde kayıtlı beyannamesinin olmadığının bildirildiği görülmüştür.
01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren Türk Ticaret Kanunu ile Türk Ticaret Kanunun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Değişiklik Yapılmasına Dair 6335 Sayılı Kanunun 2. Maddesi ile değişik TTK'nın 5. maddesinin 3. fıkrası ile Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki iş bölümü itirazından çıkarılmış, görev ilişkisine dönüştürülmüştür.
HMK'nın 114. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendine göre, görev dava şartıdır. Aynı Kanunun 115/1. maddesi gereği mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. HMK'nın 138. maddesine göre, mahkeme dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verebilir.
Dosya kapsamına göre, davacı tacir değildir ve dava mutlak ticari dava olmadığından dava konusu edilen uyuşmazlığın TTK'nın 4. maddesine göre, ticari dava olmadığı, bu nedenle de mahkememizin görevi alanına girmediği, Asliye Hukuk Mahkemelerinin bu uyuşmazlığı çözmekte görevli olduğu, 6335 Sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten sonra mahkememiz ile Asliye Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi haline getirildiği, görev ilişkin usul hükümlerinin uygulanmasının gerektiği, görevin kamu düzeniyle ilgili olduğu, HMK'nın 115. ve 138. maddeleri gereği mahkemenin görev hususunu kendiliğinden araştırmakla yükümlü olduğu ve davanın her aşamasında görevsizlik kararı verilebileceği dikkate alındığında, mahkememizin görevsizliğine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-HMK 114/c maddesi uyarınca görev hususu dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, karar kesinleştiğinde 2 haftalık süre içerisinde talep halinde dosyanın HMK 20. maddesi uyarınca görevli Kayseri Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesi için Tevzi Bürosuna tevdiine,
2-Görevsizlik kararından sonra davaya Kayseri Asliye Hukuk Mahkemesi'ne devam edilmesi halinde yargılama giderlerine Kayseri Asliye Hukuk Mahkemesi'nce hükmedileceğinden bu konuda HMK 331/2. maddesi uyarınca şu aşamada bir karar verilmesine yer olmadığına,
3-Görevsizlik kararından sonra dosyanın Kayseri Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmemesi halinde mahkememizce verilecek ek karar ile yargılama harç ve giderleri konusunun karara bağlanmasına,
Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMK'nın 341/1. maddesi uyarınca 2 haftalık yasal süre içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır