T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: ...
KARAR NO: ...
HAKİM: ...
KATİP: ...
DAVACI : ...
VEKİLİ: Av. ...
DAVALI: ...
VEKİLİ: Av. ...
DAVA: Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: ...
KARAR TARİHİ: ...
KARAR YAZIM TARİHİ: ...
Mahkememize açılan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan yargılaması sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkilinin davalı sigorta şirketi nezninde Büyükbaş Hayvan Hayat Sigortası Poliçesi (Yenileme) Geniş Kapsamlı olarak en son 28/02/2024 başlangıç tarihli ... numaralı poliçe ile sigortalının beyanı ve Tarım ve Orman Bakanlığı Kayıt Sistemleri’ne kayıtlı ve 24.02.2024 tarihli risk inceleme sonucu doğrultusunda poliçeye ekli listede nitelikleri ve sigorta bedelleri yazılmış olan hayvanlarını poliçede yazılı olan sigorta bedeli üzerinden sigorta ettirdiğini, düzenlenen poliçe teminatı içerisinde “Her türlü kaza, vahşi hayvan saldırısı, yılan ve böcek sokması,” riskinin de yer aldığını, müvekkilin işletmesinde bulunan ve yukarıda belirtildiği gibi yıllardır sürekli sigortalatılan işletmede bulunan ... küpe numaralı hayvanı 11/08/2024 tarihinde kurt sürüsü saldırması sonucu öldüğünü, davalı ... dosya açılması üzerine davalı şirket tarafından eksper ...un olay yerine geldiğini, birlikte arazide inceleme yapıldığını ve hayvanın leşinin bulunduğu yer ve çevresinde kan izleri toprakta sürüklemeden kaynaklı kabarmalar görüldüğünü, fotoğraflarının çekildiğini, kulak küpesini aradıklarını ancak ulaşamadıklarını, zaten hayvanın iki kulağının da hayvanlar tarafından yendiğini, eksperin bizzat olayın nasıl gerçekleştiğini detayı ile fotoğraflamasına rağmen hasar başvurusunun reddedildiğini, yapılan arabuluculuk görüşmesinden bir sonuç alamadıklarından bahisle fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak ve zarar miktarı tespit edildiğinde artırmak kaydıyla şimdilik 1.000,00-TL maddi tazminatın sigorta şirketine başvuru tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalı şirketten tahsiline, yargılama giderlerinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde: açılan davanın husumet yönünden reddinin gerektiğini, davaya konu poliçede Ziraat Bankası Pınarbaşı / Kayseri Şubesinin lehine dain-i mürtehin şerhi bulunduğunu, davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığını, 11/08/2024 tarihli hasar mahallinde tespit edilen hayvanda vahşi hayvan saldırısına dair bulgu tespit edilemediği gibi kulak küpelerinin de bulunmadığını, 05/11/2024 tarihinde poliçe iptali yapıldığını, haksız davanın reddinin gerektiğini, kulak küpesi olmayan hayvanlara ilişkin hasar ödemesi yapılmayacağının hüküm altına alındığını, müvekkili kurumun diğer sigorta şirketlerinden farklı olarak kar amacı gütmediğini, kar - zarar ortaklığının söz konusu olmadığını, davacının haksız ve teminat dışı talebinin reddine, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
Büyükbaş Hayvan Hayat Sigorta Poliçesi örneği, Tomarza İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünün cevabi yazısı, Ziraat Bankası A.Ş. Pınarbaşı Şubesinin cevabi yazısı ve tüm deliller toplanmıştır.
YARGILAMA VE GEREKÇE:
Dava, davacıya ait sigortalı hayvanın ölümü nedeniyle oluşan zararın tazmini talebine ilişkindir.
Davacı açmış olduğu davada davalı nezdinde düzenlenen sigorta poliçesi dikkate alınarak ... küpe numaralı hayvanın 11/08/2024 tarihli kurt saldırısı sonucunda ölmesi nedeniyle oluşan zararın tazminini talep etmitir.
Davanın dayanağını oluşturan ... poliçe numaralı, 28/02/2024 - 28/02/2025 tarihlerini kapsayan poliçe incelendiğinde, poliçe üzerinde T.C Ziraat Bankası A.Ş Pınarbaşı/Kayseri Şubesi'nin dain-i mürtehin kaydı olduğu görünmektedir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2020/(17)4-258 Esas, 2022/699 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere;
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) “Sigorta tazminatı üzerinde hak” başlıklı 879. maddesinde ise “Muaccel olan sigorta tazminatı, malike ancak bütün rehinli alacaklıların rızasıyla ödenebilir. Sigorta tazminatı taşınmazın eski hale getirilmesi için harcanacaksa, malik tarafından yeterli bir güvence gösterilmesi koşuluyla kendisine ödenir.” hükmüne yer verilmiştir.
Kural olarak tazminat ödemesi sigortalıya yapılır. Sınırlı ayni hak ile takyit edilmiş bir mal üzerindeki, malike ait menfaat sigortalandığında, kanunda aksi öngörülmemişse, sınırlı ayni hak sahibinin hakkı sigorta tazminatı üzerinde de devam edeceğinden poliçede dain-i mürtehin sıfatıyla başka biri gösterilmişse, tazminat artık bu kişiye ödenir. Çünkü, dain-i mürtehin olarak gösterilen bu kişi, sigorta tazminatı açısından öncelikli olarak lehtar konumundadır. Bu husus dava ön şartı olup Kanun’da emredici şekilde düzenlenmiştir. Bu kurala aykırı olarak ödeme yapan sigortacı ancak sınırlı hak sahiplerinin sonradan yazılı onay vermesiyle sorumluluktan kurtulabilir. Muaccel olan bir sigorta tazminatı, sigortalıya ancak tüm rehinli alacaklıların rızasıyla ödenebilir. Rehin hakkı sahibinin bu rızası, şarta bağlı olamayacağı gibi, sigorta tazminatının sigortalıya ödenmesine açıkça rıza gösterilmesini de kapsamalıdır (Ulaş, Işıl: Uygulamalı Zarar Sigortaları Hukuku, Ankara, 2012 s.169 vd.; Yavaşi, Mahmut: Kara Taşıtları Sigortaları, Ankara, 2019, s. 136 vd).
6102 sayılı TTK m. 1453 uyarınca malı rehin alan kimse o mal üzerindeki menfaatini kendi adına sigorta ettirebileceği gibi, aynı yasa m. 1406'ya göre de bir başkasının da rehin konusu malı rehin alan hesabına ve onun lehine sigorta ettirmesi mümkündür. Yine TTK m. 1456/I'de "Sınırlı ayni hak ile takyit edilmiş bir mal üzerindeki, malike ait menfaat sigortalandığı takdirde, kanunda aksi öngörülmemişse, sınırlı ayni hak sahibinin hakkı sigorta tazminatı üzerinde de devam eder" düzenlemesine; m. 1456/II'de ise "Sigortacıya, mal üzerinde sınırlı ayni hak bulunduğu bildirildiği takdirde, ayni hak sahiplerinin izni bulunmadıkça, sigortacı sigorta tazminatını sigortalıya ödeyemez. Ayni hakkın sicille alenileştiği veya sigortacının bunu bildiği durumlarda bildirime gerek yoktur. Sigortalı menfaate konu malın tamiri veya eski hâline getirilmesi amacıyla ve teminat gösterilmesi şartıyla, tazminat sigortalıya ödenebilir" düzenlemesine yer verilmiştir. Ayrıca Türk Medeni Kanunu m. 879 uyarınca, sigorta tazminatının öncelikle rehin hakkı sahibine verilmesi veya açık muvafakatının alınması gereklidir.
Bu durumda, rehin hakkı sahibi sigortalı durumdadır. Dolayısıyla sigorta şirketinden tazminat talep etme hakkının da öncelikle ona ait olması gerekir ve sigorta ettiren, ancak sigortalı malın dain-i mürtehini olan ve lehine sigorta edilenin açık muvafakatını almak suretiyle sigortadan, şayet kendi menfaati de zedelendiği takdirde, tazminat istemek hakkına sahip olur. Öncelikle talep hakkının rehin hakkı sahibinde olması, yani sigorta bedelinin rehin hakkı sahibine ödenmesi gerektiği durumda, rehin hakkı sahibinin muvafakatinin bulunması halinde sigortalıya sigorta bedeli ödenebilir. Bu durumda dava açma hakkı da öncelikle rehin hakkı sahibinde olduğundan bir dava şartı olarak aktif dava ehliyeti olan davacı sıfatının da rehin hakkı sahibinde olduğu, buna karşın dain mürtehinin muvafakati halinde bu şartın yerine getirilmiş sayılacağı açıktır.
Yapılan tüm bu açıklamalar dikkate alındığında somut olayda; mahkememizce tensip ara kararı ile davacı vekiline, poliçede dain-i mürtehin hakkı bulunan bankadan muvafakat alıp dosyaya sunmak üzere kesin süre verilmiş, verilen kesin süre içerisinde davacı tarafça ilgili muvafakate dair belge sunmamıştır. Davacı vekilinin duruşmadaki beyanında bankaya başvuru yaptıklarını, ancak mahkeme istediği takdirde beyanda bulunabileceklerini söylemesi nedeniyle ilgili tarafın hak kaybına sebebiyet verilmemesi adına mahkememizce ilgili banka şubesine müzekkere yazılarak davaya muvafakat edip etmedikleri sorulmuştur. Ziraat Bankası Pınarbaşı Şubes tarafından verilen 22/05/2025 tarihli yazı cevabında mahkememiz huzurunda açılan davaya muvafakat etmedikleri bildirilmiştir. Bu durumda davacının işbu davayı açmakta aktif dava ehliyeti bulunmadığı kanaatine varılmakla açılan davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine dair aşağıdaki hükmün tesisi uygun görülmüştür.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 615,40-TL ilam harcından, tahsil edilen 427,60-TL peşin harcın mahsubuna, bakiye 187,80-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafın yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 1.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile kendisini vekille temsil eden davalıya ödenmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal iki haftalık süresi içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/10/2025
Katip ...
Hakim ...