T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: ...
KARAR NO: ...
HAKİM: ... ...
KATİP: ... ...
DAVACI : ...
VEKİLLERİ: Av. ...
Av. . ...
DAVALI: . ...
DAVA: Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: ...
KARAR TARİHİ: ...
KARAR YAZIM TARİHİ: ...
Mahkememize açılan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan yargılaması sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkili şirket ile davalı arasındaki ticari ilişkiden dolayı müvekkilinin davalıdan alacaklı olduğunu, 24.777,00-Euro alacak için davalı adına fatura düzenlendiğini ancak davalının fatura tarihindeki kur üzerinden ödeme yaptığını, aradaki kur farkının ödenmemesi üzerine Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası ile ilamsız takip başlattıklarını ancak borçlunun ödeme emrine yaptığı itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiğini, 18/12/2018 - 29/06/2021 tarihleri arasında müvekkiline kısmi ödemeler yapıldığını, müvekkili şirket tarafından kesilen faturaların ödeme tarihindeki kur üzerinden ödenmemesi nedeniyle oluşan kur farkı nedeniyle bakiye alacağı için davalı aleyhine icra takibi başlatıldığından bahisle davalının icra takibindeki itirazının kısmen iptali ile takibin 24.777,00-Euro tutarı üzerinden devamına ve bu alacağa takip tarihi olan 24/01/2022 tarihinden itibaren Kamu Bankalarınca 1 Yıl ve Daha Uzun Vadeli Mevduatlara Fiilen Uygulanan Azami Faiz üzerinden faiz yürütülmesine, davalının itirazının kısmen iptalinin talep edildiği miktar olan 24.777,00-Euro üzerinden %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesine, yargılama giderlerinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP :Davalı taraf süresinde cevap dilekçesi sunmamıştır.
DELİLLER:
Kayseri Genel İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasının uyap kayıtları, faturalar, cari hesap kaydı, hesap özetleri, vergi dairesi kayıtları, davacı tarafın ticari defter kayıtları ve tüm deliller toplanmış, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesinden talimat yoluyla alınan 30/08/2025 tarihli bilirkişi raporunda: davacı işletmenin mahkemenin incelenmesini istediği döneme ait ticari defterlerini sunduğu ve bahsi geçen ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulduğu, açılış ve kapanış tasdiklerinin yapıldığı, buna göre; 6762 sayılı eski TTK'da belirtildiği haliyle “Kati Delil” olma niteliğinin aksine 6102 sayılı yeni TTK'nın atfıyla, 6100 sayılı HMK'nın 222.md.'sine göre “Takdiri Delil” sayılacağından delil niteliği hususunda takdirin sayın mahkemeye ait olduğu, davacı ... Tic. Ltd. Şti. ticari defterleri üzerinde yapılan incelemeler doğrultusunda; taraflar arasında cari hesap ilişkisinin mevcut olduğu, davacı işletmenin düzenlemiş olduğu ve dava konusu faturaların BS formunda yer aldığı, Türk Ticaret Kanunu'nun 21. maddesinin ikinci fıkrasına göre, “bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır” hükmü uyarınca davacı yanca tanzim edilen faturalara davalı işletmeden herhangi bir itirazın söz konusu olmadığı, dosya kapsamında yapılan incelemeler doğrultusunda dava konusu faturanın içeriğinde yer alan ürünlerin davalı ya da kurum çalışanlarına teslim edildiğine dair bir belgelerin kısmen mevcut olduğu, Türk Ticaret Kanunu'nun 21. maddesinin ikinci fıkrasına göre, “bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır” hükmü uyarınca davacı yanca tanzim edilen faturalara davalı işletmeden herhangi bir itirazın söz konusu olmadığı, davacı ... Tic. Ltd. Şti tarafından tanzim edilen dava konusu faturaların ticari defterlerde kayıtlı olduğu, davacı ... Tic. Ltd. Şti.'nin ticari defter kayıtlarına göre davalı ... Deposu - ...'dan toplam 6.920,81-TL alacaklı olduğu, davacı ... Tic. Ltd. Şti. tarafından tanzim edilen dava konusu faturaların ticari defterlerde kayıtlı olduğu, davacı ... Tic. Ltd. Şti.'nin ticari defter kayıtlarına göre davalı ... Deposu - ...'dan toplam 24.777,12-Euro alacaklı olduğu, alacak bakiyesinin kur farkından kaynaklandığı, icra takip tarihinden sonra fakat dava tarihinden önce ödeme olmadığı görüş ve kanaatinde olduğunu bildirmiştir.
Kayseri Genel İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasında: alacaklının ..., borçlunun ... Diş Deposu- ... olduğu, 36.695,57-Euro toplam alacak üzerinden ilamsız takip başlatıldığı, borçlunun süresinde yaptığı itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği görülmüştür.
YARGILAMA VE GEREKÇE:
Dava, taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı alacak talebine ilişkindir.
Eldeki dava, Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali talebi ile açılmış, davacı vekili 15/09/2025 tarihli dilekçesi ile itirazın iptali davasını ıslah yoluyla alacak davasına dönüştürdüklerini beyan etmiş, ıslah dilekçesinin bir sureti davalı yana tebliğ edilmiştir. Yargıtay'ın yerleşik içtihat ve uygulamalarına göre, itirazın iptali davasının ıslah yoluyla alacak davasına dönüştürülmesinde yasal bir engel bulunmamaktadır (Y. 19. HD. 17.03.1997 tarih, 1996/6045 E.- 1997/2742 K).
HMK’nun "Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması" başlıklı 222. maddesi;
"(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." şeklindedir.
7251 sayılı Kanunu’nun 23. maddesi ile yapılan değişiklik ile 6100 sayılı Kanun’un 222. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan "ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi" ibaresi "diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi" şeklinde değiştirilmiştir.
Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK'nun 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK'nun 222/1). Ticari defterlerin ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için kanununa göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK'nun 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK'nun 222/4). Ticari defterler usulüne uygun tutulsun tutulmasın aleyhe olan kayıtlar delil olur (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin, 28/05/2009 gün ve 2008/10995 Esas, 2009/5037 Karar sayılı ilamı).
Yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı şirket tarafından davalı aleyhine Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibine başlanıldığı, öncelikle borçluya 24/01/2022 tarihli ödeme emrinin tebliğ edildiği, daha sonra yeniden 19/12/2023 tarihli ödeme emrinin tebliğ edildiği, bu ödeme emrinde borçludan 33.343,00-EURO asıl alacak ve 3.352,57-EURO işlemiş faiz olmak üzere 36.695,57-EURO ödenmesinin talep edildiği, borçlunun 29/12/2023 tarihli itirazı üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği, alacaklının yasal 1 yıllık süre içerisinde 24.777 EURO'luk kısım yönünden itirazın iptali ve icra inkar tazminatına hükmedilmesi talebiyle eldeki davayı açıldığı, daha sonra 15/09/2025 tarihli dilekçesi ile davasını 24.777,12-EURO'nun takip açılış tarihinden itibaren işleyecek faizi ile ödenmesi hususunda alacak davasına dönüştürdüğüne dair ıslah dilekçesi sunduğu, ıslah dilekçesinin bir örneğinin davalıya tebliğ edildiği anlaşılmaktadır.
Davalı ... hakkında tacir araştırması yapılmış, Erciyes Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 25/12/2024 tarihli yazı cevabına göre davalının bilanço esasına göre defter tutan 1. Sınıf tüccar olduğu, davacının da ticaret şirketi olması nedeniyle tacir olduğu, uyuşmazlığın nispi ticari uyuşmazlık olması nedeniyle mahkememizin davaya bakmakla görevli olduğu kanaatine varılmış ve işin esastan incelenmesine geçilmiştir.
Mahkememizin 14/05/2025 tarihli duruşmasına taraflara uyuşmazlık konusu döneme ilişkin ticari defter ve kayıtlarını sunmak üzere kesin süre verilmiştir. Davalı verilen kesin süre içerisinde yapılan usulüne uygun tebligata rağmen defterlerini sunmamış, davacı ise defterlerin bulunduğu yeri bildirerek yerinde inceleme talep etmiştir. Davacı ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda aldırılan 30/08/2025 tarihli mali müşavir bilirkişi raporuna göre davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, lehine delil olma vasfının bulunduğu, taraflar arasında cari hesap ilişkisinin mevcut olduğu, davalıya düzenlenen faturaların BS formlarının bulunduğu, gönderilen faturalara davalının her hangi bir itirazının olmadığı, davacının davalıdan 24.777,12-EURO alacaklı olduğu, davalı tarafça her hangi bir ödeme yapılmadığı tespit edilmiş olup alınan rapor usul ve yasaya uygun olduğundan mahkememizce de hükme esas alınmış ve davacının davalıdan 24.777,12-EURO alacaklı olduğu kanaatine varılmıştır.
Davacı 15/09/2025 tarihli ıslah dilekçesinde bu alacağa takip başlangıç tarihi olan 24/01/2022 tarihinden itibaren faiz uygulanmasını talep etmiştir.
"....Yargılama sürecinde davacı vekili davasını ıslah ederek davasını alacak davasına dönüştürmüş ve borçlunun temerrüte düştüğü 09/02/2022 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsili talep edilmiştir. Somut olayda ödünç olarak aldığı miktarı ödediğini davalı taraf yazılı ve kesin delillerle ispat edemediğinden davanın kabulüne dair karar usul ve yasaya uygundur..." (Bknz İzmir BAM 13. HD 2023/710 Esas, 2024/2435 Karar)
Anılan BAM kararına göre itirazın iptali davasının ıslah yoluyla alacak davasına dönüştürüldüğü durumlarda temerrüt tarihinden itibaren faiz talep edilmesi olanaklıdır. Ancak eldeki davaya dayanak Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde her ne kadar borçluya gönderilen ilk ödeme emrinin tarihi 24/01/2022 ise de bu ödeme emrinde talep edilen miktarlar EURO yerine sehven TL olarak yazıldığından alacaklı tarafça borçluya 19/12/2023 tarihli yeni bir ödeme emri gönderilmiş, dava da bu ödeme emrine itiraz edilmesi üzerine açılmıştır. Dolayısıyla borçlunun usulüne uygun şekilde temerrüde düşürülmesi 19/12/2023 tarihli ödeme emri ile sağlandığından bu tarihten itibaren alacağa faiz işletilmesine karar vermek gerekmiştir.
Dava, yargılama sırasında 15/09/2025 tarihinde alacak davasına dönüştürüldüğünden dava harçları ve vekalet ücreti bu tarihteki efektif satış kuru (1 EURO=48,49-TL) üzerinden belirlenmiştir. İcra inkar tazminatı ise itirazın iptali davalarına konu bir düzenleme olup alacak davasında talep edilemeyeceğinden ve davacının da ıslah dilekçesinde bu yönde bir talebi bulunmadığından hükümde icra inkar tazminatı yönünden bir hüküm kurulmamış ve aşağıdaki hükmün tesisi uygun görülmüştür.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
DAVANIN KABULÜ İLE,
1-24.777,12-Euro alacağın 19/12/2023 tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi uyarınca belirtilen en yüksek faiz uygulanarak fiili ödeme günündeki TCMB efektif satış kuru TL karşılığı olarak davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 82.070,53-TL ilam harcından, tahsil edilen 15.435,34-TL peşin harcın mahsubuna, bakiye 66.635,19-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafın yaptığı 427,60-TL başvurma harcı, 15.435,34-TL peşin harç, 5.000,00-TL bilirkişi ücreti, 1.030,00-TL posta ücreti olmak üzere toplam 21.892,94-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 180.201,96-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile kendisini vekille temsil eden davacıya ödenmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal iki haftalık süresi içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/10/2025
Katip ...
Hakim ...