T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: ...
KARAR NO: ...
HAKİM: ...
KATİP: ...
DAVACI : ...
VEKİLİ: Av. ...
DAVALI: 1- ...
2 ...
3- ...
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: ...
KARAR TARİHİ: ...
KARAR YAZIM TARİHİ: ...
Mahkememize açılan Haksız Fiilden Kaynaklanan Tazminat davasının yapılan yargılaması sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: davalı ...'ın maliki olduğu, davalı ... Katılım Sigorta nezdinde sigortalı olan ve davalı ...'ın sevk ve idaresindeki 01 ... plakalı aracın müvekkiline ait 34 ... plakalı araca çarpması suretiyle maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen kaza neticesinde müvekkiline ait Opel marka aracın ağır hasar aldığını ve müvekkilinin aracının hurda haline geldiğini, kaza sonrası gelen polis ekiplerince tutulan kaza tespit tutanağına göre davalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğunu, davalı sigorta şirketine yaptıkları başvurunun reddedildiğini ve herhangi bir hasar bedeli ödemesi yapılmadığını, davalı sigorta şirketinin sigortalısının sebebiyet verdiği zararı sigortalısının kusuru oranında karşılaması gerekirken buna yanaşmadığını ve müvekkilinin aracında meydana gelen maddi zararın karşılanmadığını, müvekkilinin aracın hurda (çekme) belgeli bir şekilde satmak zorunda kaldığını, müvekkilinin bu süreç içinde aracını kullanamadığını, gerçekleşen kazada müvekkilinin bedensel olarak yaralandığını ve çok ciddi ölüm korkusu yaşadığını, bedensel yaralanmasıyla birlikte yaşadığı manevi elem ve üzüntünün arttığını, yapılan arabuluculuk görüşmelerinden bir sonuç alamadıklarından bahisle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 500,00-TL maddi zararın (hurda bedelinin mahsubu neticesinde oluşan bakiye pert tazminatı) davalı ... ve davalı araç sürücüsü ... yönünden haksız fiil tarihi olan 05/11/2022 tarihinden itibaren, davalı sigorta şirketi yönünden ise temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile müvekkiline ödenmesine, şimdilik 100,00-TL hak mahrumiyeti bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile (sigorta şirketi hariç olmak üzere) davalılardan alınarak müvekkiline ödenmesine, bedensel yaralamalı trafik kazası nedeniyle haksız fiil kapsamında müvekkilinde oluşan 10.000,00-TL manevi zararın (sigorta şirketi hariç olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderlerinin davalılara tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP :Davalılara usulüne uygun davetiye tebliğ edilmiş, süresinde cevap dilekçesi sunmamışlardır.
DELİLLER:
Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Müdürlüğünün cevabi yazısı, Kayseri 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasının uyap kayıtları, Kayseri 16. Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasının uyap kayıtları, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarının araştırılmasına ilişkin tutanaklar, hastane kayıtları, kazaya ilişkin fotoğraflar ve tarafların dayandığı tüm deliller toplanmış, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Dosyaya mübrez 06/05/2025 tarihli bilirkişi raporunda:
►34 ... plaka sayılı araç sürücüsü ... sevk ve idaresindeki araç ile günün gece vakti, görüşün açık olmakla birlikte araç aydınlatma ve sokak lambaları ile sağlandığı yol üzerinde seyri esnasında, yola gereken dikkat ve özeni vermesi, seyrini müteyakkız sürdürmesi, aracının hızını mahal şartlarına uydurması ve karşılaşmış olduğu kavşağın kendi seyir istikametine göre "DUR" trafik tanzim levhası bulunmasından dolayı kavşağın diğer kolunda ana yol üzerinde seyir halinde olan araçları beklemesi gerekirken beklemediği ve 01 ... plakalı sayılı aracın çarpmasına sebebiyet verdiği olayda %75 oranında asli kusurlu olduğu, 01 ... plakalı sayılı araç sürücüsü ... sevk ve idaresindeki araç ile günün gece vakti, görüşün açık olmakla birlikte araç aydınlatma ve sokak lambaları ile sağlandığı yol üzerinde seyri esnasında, yola gereken dikkat ve özeni vermesi, seyrini müteyakkız sürdürmesi, aracının hızını mahal şartlarına uydurması ve herhangi bir trafik sinyalizasyon işaretinin olmadığı anlaşılan kavşağa yaklaşırken, her ne kadar İlk geçiş hakkı kendisinde olsa da dikkatini yoğunlaştırarak kavşak kolundan araç çıkabileceğini öngörmesi ve hızını azaltması gerekirken, hızını azaltmadan kavşağa girdiği ve dava konusu araca çarpması ile sebebiyet verdiği olayda %25 oranında tali kusurlu olduğu;
►Dava konusu 34 ... plaka sayılı aracın sağ ön kapı, sağ arka kapı, sağ orta dikme, tavan, bagaj kapağı ve arka tampon, bagaj iç kısmı, sağ marşpiyel gibi hararları değerlendirildiğinde ve onarım amaçlı sökülüp tamir edildiğinde hasar bedelinin 125.000,00-TL ikinci el rayiç değerinin %51'inden çok daha yukarı çıkacağı değerlendirildiğinde araç onarımının ekonomik olmadığı, hasarlı haldeki sovtaj bedelinin 90.000,00-TL olarak takdirinin uygun değerlendirildiği ve pert total işlemi uygulanması gerektiği, bu nedenle değer kaybı bedelinin oluşmayıp, bakiye araç zararının değerlendirileceği, davalı sigorta firması tarafından hasar dosyasının açılmadığı / mahkeme talebine rağmen dosyaya kazandırılamadığı, ayrıca herhangi bir hasar ödemesinin yapılmadığı, kusur oranına göre bakiye araç (Hasar) zararının 8.750,00-TL olduğu, dava konusu 34 ... plakalı araç yerine davacı tarafından pert işlemi sonrası yeni bir araç almak için geçecek makul sürenin 10 gün olacağının değerlendirildiği, kaza olmasaydı dahi davacı tarafından yapılması gereken yakıt vb. zorunlu gider kalemlerinin haricinde 10 günlük yeni bir araç alımı için geçireceği makul sürenin aracı kullanamamaktan doğan mahrumiyet bedelinin emsal (1997 model, 25 yaşında Opel Astra 1.6 GLS) araç açısından kaza tarihinde günlük 200,00-TL olacağı bu durumda araç mahrumiyet zararının (ikame araç bedeli) 2.000,00-TL olduğu, kusur oranına göre araç mahrumiyet zararının 500,00-TL olduğu görüş ve kanaatinde olduğunu bildirmiştir.
Davacı vekilinin sunduğu 09/07/2025 tarihli talep artırım dilekçesinde: bilirkişi raporu doğrultusunda hesaplanan; 500,00-TL olan pert tazminatı (hasar) tazminatı alacağı taleplerini 8.250,00-TL artırarak 8.750,00 TL'ye çıkardıklarını, 100,00-TL olan araç mahrumiyet tazminatı (ikame araç bedeli) 400,00-TL artırarak 500,00-TL'ye çıkardıklarını, bu miktarlar üzerinden davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMA VE GEREKÇE:
Dava, meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacının aracında meydana gelen hasar bedeli ve aracı kullanamamaktan kaynaklı ikame araç bedeli ile manevi tazminat talebine ilişkindir.
Davacı taraf dava dilekçesinde, 05/11/2022 tarihinde davalı ... sevk ve idaresindeki 01 ... plakalı aracın davacının sevk ve idaresindeki 34 ... plakalı araca çarpması şeklinde trafik kazası meydana geldiğini, davacının aracında değer kaybı ve ikame araç bedeli zararı oluştuğunu belirterek belirsiz alacak davası olarak 500,00-TL hasar, 100,00-TL ikame araç bedeli talep etmiş ve kazada yaralanması nedeniyle de 10.000,00 TL manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
Sigorta poliçesinin incelenmesinde, 34 ... plakalı aracın davalı ... Katılım Sigorta A.Ş nezdinde ZMMS sigortalı olduğu, kaza tespit tutanağına göre aracın davalı ... tarafından sevk ve idare edildiği anlaşılmaktadır.
KTK'nun 97. maddesine ilişkin dava şartının değerlendirmesinde;
Trafik kazalarında hukuki sorumluluk ve sigorta konusu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup sözü geçen Kanun'un 85. maddesinin 1. fıkrasında bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa motorlu aracın bir teşebbüsünün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde motorlu aracın işleteninin ve bağlı bulunduğu teşebbüsün sahibinin doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı, aynı maddenin 5. fıkrasında işleten ve araç işleticisi teşebbüs sahibinin, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olduğu, 91. maddesinin 1. fıkrasında işletenlerin, bu kanunun 85. maddesinin 1. fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu öngörülmüştür. Kanunun bahsi geçen düzenlemesinden, zorunlu mali sorumluluk sigortacısının, trafik kazasına karışan aracın işleteni veya araç işleticisi teşebbüs sahibi olan sigortalısına bu kaza sebebiyle isabet eden hukuki sorumluluğu poliçe teminat limiti ile sınırlı olarak üstlendiği anlaşılmaktadır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun "Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı" başlıklı 97. maddesinde (Değişik: 14/4/2016-6704/5 md.) "Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir."
Somut olayda, sigorta şirketi ile ilgili yazışma ve posta evraklarının örneğinin sunulduğu anlaşılmakla KTK'nun 97. maddesine ilişkin dava şartının mevcut olduğu değerlendirilmiştir.
-Kusur ön soruna ilişkin değerlendirmede,
Mahkememiz olayla ilgili kural ihlallerinin tespiti noktasında, hasar bedeli ve ikame araç konusunda uzman bilirkişiden rapor almıştır.
05/11/2022 günü saat 22:15 sıralarında Kayseri ili, Melikgazi ilçesi, Hürriyet Mahallesi, Hazar Sokak üzerinde sürücü ... sevk ve idaresindeki 01 ... plakalı aracı ile seyir halinde iken Ünsalan cadde kavşağına geldiğinde aracının ön kısımlarını, sürücü ... 'ın sevk ve idaresindeki 34 ... plakalı aracıyla, Ünsalan caddesinden gelip Hazar Sokak kavşağında kendisine hitap eden "DUR" levhasına rağmen karşı istikamete geçiş yapmak isterken 01 ... plakalı aracın 34 ... plakalı araca yan kısımlarından çarparak sebebiyet verdiği çarpmanın etkisiyle savrulan 34 ... plakalı aracın Ünsalan caddesi üzerinde bulunan MA-2087 numaralı elektrik direğine çarpması neticesinde yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir.
Mahkememizce uzman bilirkişiden alınan kusur - hesap raporu ve tüm dosya kapsamına göre meydana gelen kazada davacı ... ın 2918 sayılı KTK 47/c, 52/a, 57/a ve 84/h maddeleri ihlal ettiğinden %75 oranında, davalı ...'ın KTK 52/a maddesini ihlal ettiğinden %25 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir. Alınan bu rapor Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma sayılı dosyası kapsamında aldırılan İstanbul A.T.K 19/01/2024 tarihli kusur raporu (asli-tali kusur durumu), Kayseri 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasından aldırılan bilirkişi kusur raporu ve tüm dosya kapsamı ile uyumlu olduğundan mahkememizce hükme de esas alınmıştır. Nitekim yapılan ceza yargılaması sonucunda Kayseri 16. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas ve ... Karar sayılı kararı ile ...'ın taksirle yaralama suçundan mahkumiyetine karar verilmiş, verilen karar 17/09/2024 tarihinde kesinleşmiştir.
-İkame araç bedeline ait değerlendirmede;
Davaya konu kaza nedeniyle davacının aracında oluşan hasarın onarımı için gerekli makul sürede, davacının ikame araç temin etmek ve suretle masraf yapmak zorunda kalacağı, bu zararının da tazmininin gerektiği, davalılardan istenen araç mahrumiyet zararını yönünden talep edilen araç mahrumiyetine ilişkin zararın belirlenmesinde hasara uğrayan aracın markası, özellikleri ve model yılı ile aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği dikkate alınarak objektif olarak hasara uğrayan aracın onarımı için gerekli süre ve emsal aracın ikamesinin kullanımı için ödenecek ücret ile bu aracın kullanılamadığı süre içerisinde elde edilen yararlar dikkate alınarak sözkonusu zararın kapsamı belirlenmesi gerekmektedir.
Davacının aracının 10 günde tamir edilebileceğinden kaza tarihi itibariyle günlük araç kira bedeli 200,00- TL kabul edilerek 2.000,00-TL olduğu, bilirkişi raporunun usul ve yasaya uygun olduğu görülmüştür. %75 kusur oranı tenzil edildiğinde davacıya 500,00-TL ikame araç bedeli ödenmesine hükmetmek gerekmiştir. Davacıya ikame araç bedeli ödendiğine dair bir kayıt bulunmamakta olup bu miktarın davalılar ... ve ...'dan tahsili ile davacıya ödenmesine hükmetmek gerekmiştir.
- Hasara ait değerlendirmede;
Yargıtay Yerleşik uygulamalarına uygun olarak, kazalı aracın markası, modeli, yaşı ve hasarın boyutu birlikte irdelenmek suretiyle, kaza tarihi itibariyle hasarlı aracın tamirinin ekonomik olup olmadığı, ekonomik ise, hasar bedeli, ekonomik değil ise kaza tarihindeki ikinci el satış bedeli ile kazadan sonraki hurda (sovtaj) değerinin tespit edilmesi, belirlenen rayiç değerden de aracın hurda bedeli indirilmek suretiyle davacının gerçek zararının tespiti yapılır.
Kayseri 12. Noterliği'nin 09/11/2022 tarihli ve 30564 yevmiye sayılı araç satış sözleşmesine göre davacının aracı 90.000,00-TL'ye sattığı, bu miktarın sovtaj bedeli olarak uygun olduğu, pert total işlemi uygulanması gerektiği, aracın piyasa rayiç bedelinin 125.000,00-TL olduğu, bu durumda bakiye hasar bedelinin 35.000,00-TL olacağı, bu tutardan %75 kusur tenzili yapıldığında davacıya 8.750,00-TL ödenmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
-Sigorta şirketinin sorumluluğuna dair değerlendirmede;
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumlluluk Sigortası Genel Şartlarının, "Sigortanın Kapsamı" başlıklı A.1 maddesinde "sigortacının poliçede tamınlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı KTK ya göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği... " öngörülmüştür.
Zorunlu Mali Sorumluluk sigortacısı, karşı araçta meydana gelen gerçek zararı limit dahilinde teminat altına almıştır. Dava konusu trafik kazası sonrasında davacıya ait araçta meydana gelen hasar bedeli gerçek zarar kalemleri arasında bulunmaktadır. Somut olayda davalı sigorta şirketi hasar bedelinden sorumludur.
Davalı ...'ın sorumluluğuna dair değerlendirmede;
İşleten tanımı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesinde “Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır” şeklinde yapılmıştır. 2918 sayılı KTK'nın 3. maddesinde işleten sıfatının belirlenmesinde şekli ve maddi ölçüt olmak üzere iki ayrı ölçüden yararlanılmıştır. Şekli ölçüye göre trafik sicilinde malik görülen kişi işletendir. Maddi ölçüye göre ise, trafik sicilinde adı geçen kişinin önemi bulunmamakta olup önemli olan araç üzerindeki fiili hakimiyet, araçtan ekonomik yarar sağlama, masraf ve rizikolara katlanma gibi ölçütlerdir. İşletenin belirlenmesinde doktrin ve Yargıtay'ın kabul ettiği görüş maddi ölçüdür.
2918 sayılı KTK'nın 85. maddesi “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar” hükmünü içermektedir.
Bu yasal düzenleme karşısında, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de, bu araçların sahipleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılmasının bir başka kimseye devir edilmesi halinde (çok kısa bir süre olmaması kaydıyla), artık üzerindeki fiili hakimiyetin kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının kalktığı durumlarda, o aracı kaza sırasında fiili hakimiyeti altında bulunduran ve ondan iktisaden yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekip, bunun sonucu olarak da araç malikinin sorumlu tutulmaması gerekecektir. Gerek doktrinde, gerekse Yargıtay'ın uygulamalarında, işleten sıfatının belirlenmesinde araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması ve fiili hakimiyetin uzun süreli olması gerekmektedir. Ancak bu konuda getirilecek delillerin üçüncü kişileri bağlayabilecek nitelikte ve güçte olması, özellikle zarara uğrayanların haklarını halele uğratacak bir sonuç yaratmaması şarttır. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin E. 2015/6031, K. 2015/13494)
Somut olayda, davalı ... işleten olması nedeni ile kusursuz sorumluluk ilkesi çerçevesinde ve haksız fiil hükümleri (TBK'nun 49 ve devamı) uyarınca zarardan sorumludurlar.
- Faize ait değerlendirmede;
2918 Sayılı Kanun'un 99. maddesinde, sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel sartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluslarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar.
Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortacısı 2918 Sayılı KTK'nun 98/1, 99/1, ZMMS Genel Şartlarının B.2-c maddesi uyarınca hak sahibine kaza ve zarara ilişkin tespit tutanağının ve bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya başvurmasından itibaren 8 iş günü sonunda tazminat miktarını ödememesi halinde, bu tarihte, böyle bir başvurunun yapılmaması halinde ise dava tarihinde temerrüde düşeceğinden, temerrüt faizine bu tarihten itibaren hükmedilmesi gerekir.
Sigortacının kısmi ödeme yapması halinde ise, söz konusu ödeme tarihi temerrüt tarihi olarak esas alınacaktır. Davalı gerçek kişi yönünden ise 6098 sayılı TBKnun 117/2 maddesinde göre haksız fiilin işlendiği tarihte temerrüde düşeceğinden olay tarihi itibariyle faize hükmedilmesi gerekir.
Anılan açıklamalar uyarınca davacının davalı sigorta şirketine 22/04/2024 tarihinde mail yoluyla başvuruda bulunduğu, bu tarihten itibaren 8 iş günü ileri gidildiğinde bu davalının 03/05/2024 tarihinde temerrüde düştüğünün kabul edilerek bu tarihten başlatılmıştır. Diğer davalılar yönünden ise temerrüt tarihi olay tarihi kabul edilmiştir.
- Manevi tazminata dair değerlendirmede;
TBK madde 56 "Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir." hükmünü içermektedir.
Duyulan acı, çekilen ızdırap manevi zarar değil, onun görüntüsü olarak ortaya çıkabilir. Hakim, manevi tazminatın tutarını belirlerken, saldırı oluşturan eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Tutarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel durum ve koşulların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde nesnel (objektif) olarak göstermelidir. Çünkü yasanın takdir hakkı verdiği durumlarda hakimin, hukuk ve adalete uygun karar vereceği TMK'nun 4. maddesinde belirtilmiştir. Takdir edilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
Somut olayda davacının kaza nedeniyle malul kaldığı gibi bir iddiası mevcut olmayıp kolundan yaralandığını ileri sürmüştür. Bu nedenle davacı için maluliyet raporu alınmasına gerek görülmemiştir. Davacının Kayseri Devlet Hastanesi'ndeki tedavi evrakları incelendiğinde meydana gelen kaza sebebiyle "Araç içi TK-Hasta beyanıdır. Kafa Travması var. Sağ Parıetalde 3x1 cm lik kesi mevcut. Primer Suturasyon ve pansuman yapıldı. Sağ diz kapakta ağrı mevcut. Bulantı kusma yok....." şeklinde geçici hekim raporu düzenlendiği, tüm bu belgelere göre davacının kaza nedeniyle bedensel yaralanmasının da mevcut olduğu, yapılan ceza yargılamasında da davalı Salih Can'ın taksirle yaralama suçundan cezalandırılmasına karar verildiği dikkate alındığında, dosya kapsamı, yaralanmanın mahiyeti, tarafların kusur durumu, davacının çekmiş olduğu manevi ızdırap, elem ve keder dikkate alınarak talep edilen manevi tazminatın makul olduğu kanaatine varılarak 10.000,00-TL manevi tazminatın davalı sürücü ve işletenden tahsiline karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hükmün tesisi uygun görülmüştür.
Arabulucu ücretine dair değerlendirme;
Kayseri Arabuluculuk Bünosu'nun ... numaralı arabuluculuk son tutanağı incelendiğinde, davacının davalı sigorta şirketi ve ... yönünden arabulucuya başvurduğu, davalı ... yönünden arabuluculuk başvurusu bulunmadığı, bu davalı yönünden arabulucunun dava şartı da olmadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle sarf edilen arabulucu ücreti yalnızca davalılar ... Katılım Sigorta A.Ş ile ...'a yüklenmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
DAVANIN KABULÜ ile,
1-8.750,00-TL hasar bedeli tazminatının davalı ... Katılım Sigorta A.Ş yönünden temerrüt tarihi olan 03/05/2024 tarihinden, davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi olan 05/11/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
2-500,00-TL ikame araç bedeli tazminatının kaza tarihi olan 05/11/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
3-10.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 05/11/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
4-Maddi tazminat talebi yönünden; 492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 631,87-TL ilam harcından, tahsil edilen 427,60-TL peşin harç ve 148,00-TL ıslah harcının mahsubuna, bakiye 56,27-TL harcın davalılardan (davalı ... Katılım Sigorta A.Ş.'nin 53,23-TL'lik kısmından sorumlu olması koşulu ile) müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına,
5-Manevi tazminat talebi yönünden; 492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 683,10-TL ilam harcının davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.800,00-TL arabuluculuk ücretinin davalılar ... ve ... Katılım Sigorta A.Ş'den (davalı ... Katılım Sigorta A.Ş.'nin 1.727,27-TL'lik kısmından sorumlu olması koşulu ile) müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına,
7-Davacı tarafın yaptığı 427,60-TL başvurma harcı, 427,60-TL peşin harç, 148,00-TL ıslah harcı, 4.000,00-TL bilirkişi ücreti, 1.284,50-TL posta ücreti olmak üzere toplam 6.287,70-TL yargılama giderinin davalılardan (davalı ... Katılım Sigorta A.Ş.'nin 2.858,05-TL'lik kısmından sorumlu olması koşulu ile) müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
8-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
9-Maddi tazminat yönünden; karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2. maddesi uyarınca 9.250,00-TL vekalet ücretinin davalılardan (davalı ... Katılım Sigorta A.Ş.'nin 8.750,00-TL'lik kısmından sorumlu olması koşulu ile) müştereken ve müteselsilen tahsili ile kendisini vekille temsil eden davacıya ödenmesine,
10-Manevi tazminat yönünden; karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2. maddesi uyarınca 10.000,00-TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile kendisini vekille temsil eden davacıya ödenmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafların yokluğunda maddi tazminat yönünden HMK'nın 341/2. maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere, manevi tazminat yönünden gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal iki haftalık süresi içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/10/2025
Katip ...
Hakim ...