T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: ***
KARAR NO: ***
HAKİM: ... ...
KATİP: ... ...
DAVACI : ... - ... ...
VEKİLİ: Av. ... - [16331-33582-07956] UETS
DAVALI : ... - ... ...
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: ***
KARAR TARİHİ: ***
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : ***
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; " Ankara’da gıda maddeleri imalat alım ve satımı ile iştigal eden müvekkilinin, Kayseri’de bulunan davalı şirkete 03/10/2023 tarih ve 892 seri nolu fatura ile 23.872,36 TL tutarında , 24.11.2023 tarih ve 1067 seri nolu fatura ile 41.923,08 TL tutarında ve yine 24.11.2023 tarih ve 1065 seri nolu fatura ile 72.720,00 TL tutarında mal verdiğini, ayrıca davalının ihtiyacı nedeniyle talep ettiği 70.000 TL parayı Ziraat Bankası yolu ile 22.12.2023 tarihinde kendisine havale yaptığını, davalı bu borcuna karşılık 31/05/2024 tarihli 125.000 TL tutarında bir çek verdiğini ancak gününde ibraz edilen bu çekin karşılığının çıkmadığını, e mahkemeden ihtiyati haciz kararı alınarak alacağın tahsili için şirket aleyhine Kayseri Genel İcra Müdürlüğü’nün ... e sayılı dosyasında takip yapıldığını, bu takip esnasında 18/07/2024 tarihinde borçlunun iş yerine gidildiğinde orada hazır bulunan şirket yetkilisi ... söz alarak borcu kabul ettiğini ve ödemeye çalışacağını belirttiğini, ancak ödeme emri tebliğ edilince yasal sürede icra dosyasına dilekçe verilerek takibe itiraz edildiğini ve icra takibinin durduğunu, zorunlu arabuluculuk başvurusu yapılmış ise de sonuç alınamadığını, müvekkilinin alacaklı olduğunu gösteren belgeler , teslim alanın imzasını taşıyan faturalar ve havale dekontu ile arkası yazılı çek olup örneklerin ekte sunulduğunu, ayrıca ticari defterler kontrol edildiğinde bu alacağın kayıtlı olduğunun görüleceğini, davalının amacı yasal süreci uzatarak haksız kazanç sağladığını, bu nedenle delillerin toplanarak davalının itirazının iptaline ve inkar tazminatı ödemesine karar verilmesi gerektiğini, davalı borçlunun Kayseri Genel İcra Dairesi’nin ... E sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline karar verilmesini , tüm yargılama giderleriyle birlikte asıl alacak üzerinden %20 oranında inkar tazminatının da davalıdan alınmasına " karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı taraf süresinde cevap dilekçesi sunmamıştır.
DELİLLER: Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.
Ziraat Bankası A.Ş.'e ve Kayseri Genel İcra Dairesine yazılan müzekkerelere cevap verildiği görülmüştür.
Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün 2024/23192 esas sayılı takip dosyasının bir örneğinin dosya arasına alındığı görülmüştür.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:
Davacı taraf davalı hakkında Kayseri Genel İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında takip yapıldığını, davalının borçlu olduğunu belirterek itirazın iptali ve icra inkar tazminatı dilemiştir. Davacı tarafından dosyamıza sunmuş olduğu 11/02/2025 tarihli dilekçe incelendiğinde, icra takibi ile ilgili olarak taraflar arasında 02/09/2024 tarihinde bir sözleşme imzalandığını, sözleşmeye göre icra takip dosyasına karşılık olan borcun şirket yetkilileri tarafından 350.000 TL bono tanzim ve imza edilerek kendilerine verildiğini, bono bedelinin her ayın 15'inde 25.000 TL olarak ödeneceğini, davalıların sadece bir taksit ödediğini, davalı şirketin icra dosyasına itirazın vazgeçeceklerini sözleşmeye uymadıklarını, vazgeçme sonrası kendilerinin ise iş bu dava ile ilgili olarak vazgeçme yazılacağını ancak sözleşme davalıların sözleşme hükümlerine uymadıklarına dair beyan dilekçesi sunmuş olduğu görülmüştür.
Davaya konu Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra takip dosyası üzerinde yapılan incelemede alacaklısının mahkememize ait işbu dosya davacısı, borçlusunun yine mahkememize ait işbu dava davalısı olduğu alacaklı tarafından borçlu aleyhine dayanağı açık hesaptan kaynaklı toplam 262.462,18 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, takibin dayanağının ise açık hesap/fatura olduğu, ödeme emrinin itiraz üzerine takibin borca itiraz nedeniyle durduğu ve 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içerisinde işbu itirazın iptali davasının açıldığı görülmüştür.
Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle “borcun nakli (borcun üstlenilmesi)” ile ilgili yasal düzenlemelerin ortaya konulmasında yarar bulunmaktadır.
Dava tarihinde yürürlükte olan 6098 sayılı TBK'nın 195 ila 204. maddelerinde borcun üstlenilmesi hususu düzenlenmiştir. Borcun üstlenilmesini, borcun iç üstlenilmesi ve borcun dış üstlenilmesi olarak ikiye ayırmak gerekir.
Her türlü borç, kural olarak borcun üstlenilmesi sözleşmesinin konusunu oluşturabilir. Bu kapsamda gelecekte doğması muhtemel borçlar, şarta bağlı borçlar, nizalı borçlar, seçimlik borçlar, kısmi borçlar, müteselsil borçluluktaki borçlar, zamanaşımına uğramış borçlar da borcun üstlenilmesine konu olabilir. Dolayısıyla asıl borçlunun belirli bir sürede borcunu ödememesi hâlinde bu tarihten itibaren geçerli olmak üzere şarta bağlı olarak da borcun üstlenilmesi mümkündür.
TBK'nın 195. maddesinde düzenlenen iç üstlenme sözleşmesiyle, borç ilişkileri dışında olan üçüncü kişi, borçluya karşı borcu üzerine alma ve borçluya borçtan kurtarma yükümlülüğü altına girer. Üçüncü kişi ile borçlu arasındaki bu ilişki alacaklıyı etkilemez. Borcun iç üstlenilmesi adını alan bu ilişki, borçlu ile üçüncü kişi arasında sonuç doğurur. Üçüncü kişi borcu eda etmezse, borçlu borcu bizzat ifa etmekle yükümlüdür.
Borcun dış üstlenilmesi ise, aynı Kanun'un 196. maddesinde düzenlenmiş olup, alacaklı ile borcu nakil alan üçüncü kişi arasındaki sözleşmeyi ifade etmektedir. Borcun dış üstlenilmesinin gerçekleşmesi için icap ve kabul iradelerinin birleşmesi yeterli olup, geçerliliği için herhangi bir şekil şartına gerek yoktur. Şu halde, borcu üstlenen üçüncü kişinin icabının alacaklı tarafından kabul edilmesiyle borcun nakli sözleşmesi kurulur. Alacaklının kabulü açıkça olabileceği gibi örtülü de olabilir.
Borcun üstlenilmesi, borç ilişkisinde taraf değişimine yol açan hukuksal bir kurumdur. Borcun yüklenilmesinde, borç ilişkisinin konusu değişmediği halde, taraflarında bir değişim meydana gelmektedir. Borcu üstlenen kişi, alacaklı ile borcun dış yüklenmesini yaptığı anda, artık asıl borçlu borçtan kurtulur, onun yerini borcu üstlenen kişi alır. Buna göre, borcu üstlenen kişi borçluya karşı borcun iç yüklenilmesi anlaşmasından doğan edimini, alacaklı ile borcun dış üstlenilmesi anlaşmasını yaptığı anda ifa etmiş olur. Bu itibarla, borcun dış üstlenilmesi sözleşmesinin kurulmasından sonra alacaklı alacağını ancak, borcu üstlenen üçüncü kişiden isteyebilir, borcu nakleden asıl borçludan isteyemez. (Bakınız. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2022/6070 E., 2022/7499 K. Sayılı ilamı)
İlke olarak her dava, açıldığı tarihteki fiili ve hukuki sebeplere göre hükme bağlanır. Ne var ki, dava açıldıktan sonra meydana gelen bir olay nedeniyle dava konusunun ortadan kalkması; eş söyleyişle tarafların, davanın esası hakkında karar verilmesinde hukuki yararının kalmaması hâlinde, bu olayın hükümde göz önüne alınması ve böyle bir hâlde mahkemenin, davanın konusuz kalması sebebiyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermesi gerektiği de her türlü duraksamadan uzaktır.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 331 inci maddesine göre davanın konusuz kalması hâlinde davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek olmayan durumlarda, hâkim davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir edeceği belirtilmiştir. Davacının sunduğu sözleşme incelendiğinde davacının esas dosya alacağını fer'ileri ile alacağı yenilediğinden yargılama gideri davacı üzerinde bırakılmıştır.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle:
1-Davanın konusuz kalması nedeniyle davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gereken 615,40-TL maktu karar ve ilam harcından dava açılırken peşin olarak 3.169,89-TL harcın mahsubu ile artan 2.554,49-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davacıdan alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA,
4-Davacı tarafından yapılan tüm yargılama giderlerinin kararın mahiyeti gereği davacı taraf üzerine bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda mahkememizce herhangi bir karar verilmesine yer olmadığına,
6-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
7-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dosyanın tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra İstinafa gönderilmesine veya arşive kaldırılmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMK'nın 341/1. maddesi uyarınca 2 haftalık yasal süre içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.20/02/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır