T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No:... Esas - ...
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: ...
KARAR NO:...
HAKİM: ...
KATİP: ...
DAVACI : ...
VEKİLİ: Av. ...
DAVALI: 1- ...
VEKİLİ: Av....
DAVALI: 2- ...
İFLAS İDARE MEMURLARI : 1- ...
: 2- ...
: 3-...
DAVA: Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235))
DAVA TARİHİ: ...
KARAR TARİHİ: ...
KARAR YAZIM TARİHİ...
Mahkememize açılan Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) davasının yapılan yargılaması sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; " müflis Kooperatif, Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 07.10.2020 tarihli kararı ile iflas ettiğini, müflis kooperatifin iflası ise Kayseri Genel İcra Müdürlüğü’nün ... İflas sayılı dosyası üzerinden yürütüldüğünü, alacaklılara usulüne göre bildirim yapılmadan düzenlenen birinci alacaklılar toplantısı sonunda seçilen iflas idare memurları tarafından kesinleşen mahkeme kararları ile tarafımızdan aylar önce müracaat yapılmasına rağmen aylarca sıra cetveli düzenlenmediğini, iflas müdürlüğünden görevden alınmaları için müracaat edilmesi talep edilmiş, ancak iflas idaresince 08.07.2024 tarihinde ek sıra cetveli düzenlenmiş, tarafımıza da 10.07.2024 tarihinde UETS yoluyla tebliğ edildiğini, iflas dairesine yapmış olduğumuz uzun uğraşlar sonucu 08.07.2024 tarihinde ek sıra cetveli düzenlenmiş ve ikinci alacaklılar toplantısının 02.10.2024 tarihinde yapılacağının bildirildiği ancak işbu davaya konu sıra cetveli, usul ve yasaya aykırı düzenlenmiş olup esas bakımından gerçeği yansıtmamakta, iflas idaresi tarafından müvekkillerimizin kesinleşen mahkeme kararı ile sabit alacakları olduğu halde alacaklılar toplantısında sayısal çoğunluğumuza alternatif olacak sahte alacaklar icat etmeye çalıştığını, ek sıra cetvelinde yer alan bizim müvekkillerimiz ile talas belediyesi dışındaki davalı alacaklılarca geçerli hiçbir belgeye dayanmadan alacak kaydı yaptığını, bu alacaklılar olan ... iflas dosyasına ilk alacak kaydı yaptırırken de, ek sıra cetveli tanzim edilirken de esasen geçerli hiçbir belge sunmadan müracaat yapmadığını, işbu alacaklılar tarafından reddedilen alacaklara ilişkin süresinde sıra cetveline itiraz davası açılmadığını, dolayısıyla daha önce reddedilmiş ve zamanında dava açılmamış alacağa yeni belge sunularak bu alacakların kabul edilmesi mümkün olmadığını, zira ilk kayıt kabul talebinin reddedilmesinden itibaren görev mahkemeye geçtiğini, kayıt kabul talebi reddedilen alacaklı alacağının varlığı ile ilgili bir belge ve delil sunacak ise bu delil ve belgeyi mahkemeye sunacak şekilde kayıt kabul davası açacağını dolayısıyla yapılan ek sıra cetveli açıkça usul ve yasaya aykırı olarak yaptığını, dilekçesinde bulunan ve reddedilen 155.600,- TL.dan sonra, yine uyduruk ve sahte belgelerle, Tasfiye halinde olan ve hiçbir faaliyeti olmayan kooperatifin sözde muhasebe müdürlüğünü yapan ...n 2. dilekçesinde talep ettiği 393.061,35 TL. alacağının kabul edilmiş olmasında da tuhaflık olduğu kolayca anlaşılacağını, bu nedenlerle daha önce reddedilen bu alacaklıların iflas masasındaki alacak kayıtlarının iptali ile sıra cetvelinden çıkartılmaları ve alacaklı olmamalarından dolayı ispat edemeyecekleri alacaklara sıra cetvelinde ayrılan paylarının müvekkillere ödenmesi gerektiği açık olduğunu, Kayseri Genel İcra Dairesi ...İflas sayılı dosyasında sıra cetvelinde yer alan 4. Sırada bulunan alacaklıların alacaklarına ilişkin itirazlarımızın kabulü ile söz konusu sıra cetvelinin yeniden düzenlenmesi ve esasında alacaklı olmayan bu alacaklılara ayrılan alacak paylarının müvekkillere ödenmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini" talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde özetle; " müvekkil aleyhine karşı açılan bu dava kesinlikle haksız ve yersiz olup aynı zamanda tamamen dayanaksız olduğunu, dava, tamamen soyut iddialarla ve kötüniyetli olarak açılmış olup hukuki mesnetten yoksun olduğunu, üstelik dava dilekçesinde, davalılara, ‘sahte alacaklar icat edilmeye çalışma’, adi sahte belgeler, uyduruk alacak listeleri kullanılması,…’ gibi isnatlarla iftira dahi atıldığını, müvekkillerinin kesinleşen alacaklarının bulunduğunu, alacaklılar toplantısında müvekkillerinin sayısal çoğunluklarına alternatif alacakların icat edilmeye çalışıldığını iddia etmekte ise de söz konusu kişilerin alacaklılar toplantısında bulunma hakları olmadığını, zira bu kişilerin kooperatif üyeliği devam etmekte olup, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun m. 98 hükmünün TTK’nın anonim şirketlere ilişkin hükümlerine yaptığı atıf uyarınca, ortakların, iflas masasına alacaklı olmaları söz konusu olmadığını, alacaklılar toplantısına katılma hakları dahi bulunmayan bu kişiler bakımından sayısal çoğunluktan bahsedilmesi ve bunu engellemek için gerçek olmayan alacak üretildiği iddiası hukuken mesnetsiz olduğunu, müvekkillerimin tasfiye sürecinde çalıştıkları sabit olup buna ilişkin alacakları kooperatif ticari defterlerinde ve belgelerinde kayıtlı olduğunu, tüzel kişilerin tasfiyesine hâkim genel ilkeler uyarınca, tasfiye halindeki kooperatifin tüzel kişiliği sona ermez, hak ve fiil ehliyeti devam ettiğini, ortaklı bir kooperatifin tasfiye süreci de insan kaynağı gerektiğini, tüm personelin iş sözleşmelerini feshederek yasal haklarının tamamını ödendiğini, müflis kooperatif çalışanı müvekkilim...’ın iş akdi 27.06.2010 tarihinde işverence feshedildiği, müvekkilim 27.06.2010 tarihindeki Olağan Genel Kurulda tasfiye kararı alınması üzerine tasfiye işlemlerinin yürütülmesi için 02.07.2010 tarihinde yeniden işe alınmış ve iş akdinin işverence feshedildiği 31.08.2016 tarihine kadar çalıştığını, müvekkilimin hak edilmiş ancak ödenmemiş olan kıdem ve ihbar tazminatı alacağı, Kooperatif 31.12.2015 yılı ticari defterine işlenmiş olup dönem sonu bilançosunda müflis kooperatifin borcu olarak yer almaktadır,müvekkilim bu dönemde maaş ödemelerini almış ancak kooperatifin alacakları tahsil edilemediği için kıdem ve ihbar tazminatı ödenmediğini, bu sebeplerle haksız ve kötü niyetli açılan davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacılara yüklenmesini " talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE:
Mahkememizin ...esas sayılı dava dosyasının 22/05/2025 tarihli duruşmasında tefrik edilen dava dosyasının işbu esasa kaydı yapılmıştır.
Tarafların, davada taraf ehliyetlerinin bulunması dava şartıdır. Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Gerçek kişiler, yaşadıkları süre içerisinde taraf ehliyetine sahiptirler. Taraf ehliyeti, çocuğun sağ olarak tamamıyla doğduğu anda başlar ve ölümle sona erer.
Vekalet ilişkisinin ölümle son bulacağı açıktır. Bu nedenle vekilin müvekkilinin ölümünden sonra dava açması mümkün değildir. Vekil öldüğünü bilmeden dava açmış olsa bile davanın yalnız taraf ehliyeti yokluğu nedeniyle reddi gerekir. Dava açıldıktan sonra müvekkilinin ölmesi halinde bütün mirasçıların duruşmaya çağrılarak yargılamanın devam ettirileceği kuralının bu olayda uygulanma kabiliyeti yoktur. ( Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 15.04.2021 tarihli 2017/5-2377 E - 2021/487 K sayılı kararı )
Somut olaya gelince; davanın 22/07/2024 tarihinde açıldığı, davacı ...'ın dava açılmadan önce 18/07/2024 tarihinde öldüğü, ölümle vekalet ilişkisi son bulacağından ve ölü kişi adına dava açılması mümkün olmadığından davanın usulden reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-Davacı vekili tarafından ... adına açılan davanın işbu davadan tefrik edilmek suretiyle davacı vekili tarafından ölü ... adına açılan davanın ölü kişi adına davacı açılamayacağından usulden reddine,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu'nun alınması gerekli 615,40-TL başvuru harcı ve 615,40-TL peşin harç mahkememizin ...Esas sayılı ana dosyası üzerinden alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
3-Taraflarca yapılan herhangi bir yargılama giderleri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
4-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
5-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dosyanın tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra İstinafa gönderilmesine veya arşive kaldırılmasına,
Dair, davacılar vekilinin ve davalı... vekilinin yüzüne karşı davalı kooperatifin yokluğundan gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal iki haftalık süresi içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi....
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır