T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: ... Esas - ...
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: ...
KARAR NO: ...
BAŞKAN:...
ÜYE: ...
ÜYE: ...
KATİP:...
DAVACI : ...
VEKİLİ: Av. ...
DAVALI : 1- ...
VEKİLİ: Av. ...
DAVALI : 2- ...
DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: ...
KARAR TARİHİ: ...
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : ...
Mahkememizde görülmekte olan menfi tespit (kambiyo senetlerinden kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; takip alacaklısı ...'ün vekili marifetiyle, müvekkili ... ve diğer takip borçlusu ... aleyhine Kayseri Genel İcra Dairesi'nin...Esas sayılı dosyasından 880.000,00-TL asıl alacak üzerinden kambiyo senetlerine mahsus icra takibi başlatıldığını, Kayseri Genel İcra Dairesi'nin...Esas sayılı dosyasının takip dayanağı olarak 11/12/2019 tanzim ve 31/12/2019 ödeme tarihli bononun gösterildiğini, müvekkili ile lehine senet düzenlenen davalı ... arasında takip dosyasında belirtilen miktarda bir alacak borç ilişkisi bulunmadığını, takip dayanağı gösterilen bononun incelenmesinde açıkça görüleceği üzere borç miktarı kısmında, rakam ile "880.000,00-TL" ve yazı ile "sekiz yüz seksen TL" yazılı olduğunun anlaşıldığını, ancak davalı takip alacaklısı tarafından TTK hükümlerine ve yerleşik Yargıtay kararlarına aykırı olarak, Kayseri Genel İcra Dairesi'nin...Esas sayılı dosyasından 880.000,00-TL asıl alacak üzerinden icra takibi başlatıldığını, TTK'nun 676. maddesinde "Poliçe bedeli hem yazı hem de rakamla gösterilip de iki bedel arasında fark bulunursa, yazı ile gösterilen bedel üstün tutulur." hükmünün yer aldığını, bu kanun hükmü gereğince senet metninde yer alan ve yazı ile belirtilen rakam üzerinden icra takibi yapılması gerekirken, rakamla belirtilen kısım üzerinden takip yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, davalı takip alacaklısının müvekkilinden icra dosyası takip talebinde belirtilen miktarda alacaklı olmadığından dolayı Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... D. İş sayılı dosyasından 100.000,00-TL bedel üzerinden ihtiyati haciz talep ettiğini, bu işlemin dahi müvekkilinin böyle bir borcu olmadığını gösterdiğini, müvekkilinin daha fazla mağdur olmaması için icra takibindeki yasaya aykırılık çok açık biçimde belirli olduğundan müvekkilden teminat aranmaksızın Kayseri Genel İcra Dairesi'nin...Esas sayılı dosyasından devam eden icra takibinin ve icra dosyasından yapılacak olan gayrimenkul satış işlemlerinin ihtiyati tedbir kararı ile durdurulmasına karar verilmesini talep ettiklerini müvekkilinin lehine senet düzenlenen ...'e, takip dosyasında belirtilen miktarda bir borcunun bulunmaması ve TTK'nun 676. maddesi gereğince senet metninde yazı ile "Sekiz yüz seksen TL" olarak belirtilen borç miktarının üzerindeki bedelden dolayı, Kayseri Genel İcra Dairesi'nin...Esas sayılı takip dosyasından borçlu olmadığının tespiti için işbu davayı açma zorunluluğu doğduğunu belirterek Kayseri Genel İcra Dairesi'nin...Esas sayılı icra takibinin ve taşınmaz satışının, müvekkilinden teminat aranmaksızın ihtiyati tedbir kararı ile durdurulmasına, müvekkilinin davalılara Kayseri Genel İcra Dairesi'nin...Esas sayılı dosyasından, takip mesnedi olan 880,00-TL bedelli bono sebebiyle, bu miktar dışında kalan 879.120,00-TL anapara, faizi ve diğer ferileri bakımıından borçlu olmadığının tespitine, kötüniyetle hareket ederek müvekkilinin hayatına onarılmaz zararlar veren davalıların %20'den aşağı olmamak üzere ayrı ayrı tazminata mahkum edilmesine, mahkeme masrafları ve vekalet ücretinin davalılara ayrı ayrı yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkillinin ailesinin 2014 tarihinde ... ....Ş.'nden kredi çektiğini ve taşınmazını da ipotek ettirdiğini, 2015 tarihinde davacı Avukat ...'e noterden vekâletname verdiğini ve dava dosyasında avukatlık görevi yapması için kendisinin vekil olarak tayin ettiğini, ayrıca ilgilenmesi için 35.000,00-TL dosya masrafı ve vekâlet ücreti verildiğini, davacının davayı kazandığını belirtmesi üzerine müvekkilinin söz konusu kararı görmek için ısrarcı olduğunu, bunun üzerine davacı Avukat ... tarafından kendisine bankanın ipoteğin kaldırılması hakkında mahkemeye dava açıldığını ve davayı kazandıklarını belirten bir karar yolladığını ve vekalet ücreti aldığını, davacı tarafından müvekkiline Kayseri 4. Aile Mahkemesi'nin ...Esas ve ...Karar sayılı gerekçeli kararı olduğunu iddia ettiği kararın, davacının kendisinin yazmış olduğunu, davacının bu sahte kararı müvekkilinin ailesine teslim ettiğini, müvekkilinin kendisine verilen evrakın mahkeme kararı olduğunu görerek davayı kazandığını ve taşınmazın kendisinde kalacağını düşünerek ilgili ipotekli taşınmazda birçok bakım ve tadilat yaparak masraf ettiğini, davayı kazandıklarını zanneden müvekkilinin ailesinin davaya konu olan taşınmazın banka ipoteği sebebiyle banka tarafından alındığını öğrendiğini, davacının yazmış olduğu Kayseri 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ...Esas ve ... Karar sayılı tapu iptali ve tescili konulu dava dilekçesinde bu sahte kararı delil olarak mahkemeye sunacak kadar da ileri gittiğini, delilleri değerlendiren Kayseri 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas ve ... Karar numaralı gerekçeli kararında "Kayseri 4. Aile Mahkemesi’nin ...Esas ve ... Karar sayılı bir dosyasının bulunmadığını, ipoteğin kaldırılmasına ilişkin de açılan herhangi bir dava bulunmadığını" belirttiğini, "Davacı tarafın dilekçesinde bahsetmiş olduğu Aile Mahkemesi dosyasının esas ve karar numarası birbirini tutmadığından, Kayseri 4. Aile Mahkemesi'nin hem ...Esas ve... Karar sayılı dosyası hem de ... Esas ve ...Karar sayılı dosyasının dosya arasına alındığını ve incelendiğini, bu dosyalarda davanın konusunun boşanma olduğunu, ipoteğin kaldırılmasına yönelik olmadığını, davacıların eşlerinin de dosyalarda taraf olmadığını, davacı tarafın başkaca dosya numarası da bildirmediği gibi Uyap üzerinden yapılan genel dava sorgulamasında davacıların eşlerinin herhangi bir davalarının da bulunmadığının görüldüğünü", davacı tarafından kendisine verilen kararla birlikte ilgili satışı gerçekleştiren bankaya gittiğinde böyle bir kararın bulunmadığını, taşınmazın artık bankaya ait olduğunu belirtmeleri sonrasında müvekkili ve ailesinin zor durumda kaldığını, hem davacı avukata vermiş oldukları paranın hem de ilgili taşınmazın satışı nedeniyle 880.000,00-TL zarar ettiklerini, bu konuda Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde suç duyurusunda bulunulduğunu, davacı hakkında Kayseri 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası üzerinden dava açıldığını, davacının müvekkili ve ailesinin uğramış olduğu zarara karşılık dava konusu senedi verdiğini, müvekkilinin davacıya avukatlık mesleğini yaptığını düşünerek güvendiğini, davacı tarafın kötü niyetli hareket ettiği hususunda bir duraksama olmaması gerektiğini, müvekkilini bu denli zarara uğratmak isteyen davacının müvekkilinin alacağının tahsil edilmesini engellemek için üzerine kayıtlı tek taşınmazı icra takibinden hemen önce satmak istediğini, ancak müvekkili tarafından ihtiyati haciz alındığı için taşınmazın üzerine haciz konulduğunu, akabinde dava konusu senette karşı davacı tarafça imzaya itiraz (Kayseri 6. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ...Esas ve ... Karar sayılı dava dosyası) ve kıymet takdirine itiraz (Kayseri 1. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas ve ...Karar sayılı dava dosyası) davaları açılmış olup, tüm davaların davacının aleyhine sonuçlandığını, davacı tarafın dava dilekçesinde 100.000,00-TL üzerinden ihtiyati haciz talep edilmesinin kendi iddialarına delil olarak sunmaya çalışmışsa da başarılı olmalarının mümkün bulunmadığını, ihtiyati haciz talebinin fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmak suretiyle yapıldığını ve teminat yatırılması hususunda imkanlar çerçevesinde talepte bulunulduğunu, davacı tarafın müvekkili ve ailesine karşı bu eylemleri ile zarar vermeye çalıştığını belirterek haksız ve kötü niyetli davanın reddine, davacı tarafın kötü niyetli hareket etmesinden dolayı davacı aleyhine müvekkili lehine dava konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...'e usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen yasal süresi içinde cevap dilekçesi vermediği gibi duruşmalara da katılmamıştır. HMK'nun 128. maddesi uyarınca bu davalı tarafından, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkar etmiş sayılmıştır.
DELİLLER: Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.
Davacı tarafça Kayseri Genel İcra Dairesi'nin...Esas sayılı takip dosyasına, takip dayanağı olan bonoya, Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... D. İş dosyasına ve bilirkişi incelemesine delil olarak dayanmıştır.
Davalı ... tarafından Kayseri Genel İcra Dairesi'nin...Esas sayılı takip dosyasına, Kayseri 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyasına, Kayseri 1. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas ve ...Karar sayılı dava dosyasına, Kayseri 6. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ...Esas ve ... Karar sayılı dava dosyasına, tanık anlatımlarına ve bilirkişi incelemesine delil olarak dayanılmıştır.
Davalı ... yasal süresi içinde delil bildirmemiştir.
Mahkememizin ... D. İş sayılı ihtiyati haciz dosyası, Uyap sisteminden dava dosyamıza eklenmiştir.
Kayseri Genel İcra Dairesi'ne müzekkere yazılarak...Esas sayılı takip dosyasının akıbeti sorulmuş ve dosyanın tüm Uyap kayıtlarının ayrıca takibe dayanak senedin ön ve arka yüzünün bir örneğinin mahkememize gönderilmesi istenilmiştir. İlgili takip dosyası ve senedin örneği Uyap sistemi üzerinden mahkememize gönderilmiştir.
Kayseri 1. İcra Hukuk Mahkemesi'ne müzekkere yazılarak ... Esas ve ...Karar sayılı dosyası üzerinden verilen hükmün kesinleşip kesinleşmediğinin sorulmuş ve bu dosyanın tümUyap kayıt örnekleri istenilmiştir. Bu müzekkeremize cevap verilmiştir.
Kayseri 6. İcra Hukuk Mahkemesi'ne müzekkere yazılarak ...Esas ve ... Karar sayılı dosyası üzerinden verilen hükmün kesinleşip kesinleşmediği sorulmuş ve bu dosyanın tüm Uyap kayıt örnekleri istenilmiştir. Bu müzekkeremize cevap verilmiştir.
İstanbul 10. İcra Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak... Esas sayılı icra takip dosyasının akıbeti sorulmuş ve bu dosyanın Uyap kayıt örnekleri istenilmiştir. Bu müzekkeremize cevap verilmiştir.
Kayseri Genel İcra Dairesi'ne müzekkere yazılarak Kayseri Kapatılan 2. İcra Müdürlüğü'nün...Talimat sayılı dosya akıbeti sorulmuş ve bu dosyanın Uyap kayıt örnekleri istenilmiştir. Bu müzekkeremize cevap verilmiştir.
Kayseri 4. Aile Mahkemesi'ne müzekkere yazılarak ...Esas ve ...Karar sayılı dava dosyasının akıbeti sorulmuş ve bu dava dosyasının tüm Uyap kayıt örnekleri istenilmiştir. Bu müzekkeremize cevap verilmiştir.
Kayseri 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne müzekkere yazılarak ...Esas ve ... Karar sayılı dava dosyasının tüm Uyap kayıt örnekleri istenilmiştir. İlgili dava dosyasının Uyap kayıt örnekleri sistem üzerinden gönderilmiştir.
Melikgazi Tapu Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak Melikgazi İlçesi, ... bölüm sayılı depolu fırın niteliğindeki taşınmazın tedavüllü tapu kayıt örneğinin ve bu taşınmazın ... Bank tarafından ... 'e 13/05/2020 tarihinde satışına ilişkin resmi senet örneği istenilmiştir. 14/06/2022 tarihli yazı ile bu müzekkeremize cevap verilmiştir.
Davalı ... vekiline Melikgazi İlçesi, ... bölüm sayılı depolu fırın niteliğindeki taşınmazın Alternatif Bank'dan geri almak için hangi bankadan kredi çektiklerini, kredi çekenlerin ve varsa kefillerinin kimler olduğunun ve bu krediye ilişkin açıklayıcı bilgilerini bildirmek üzere süre verilmiştir. Adı geçen davalı vekili tarafından bu konuda bildirimde bulunulmuştur.
Davalı ... vekilince bildirimde bulunulduktan sonra kredi veren ... Bankası ....Ş.'ne müzekkere yazılarak ne kadar kredi kullanıldığını ve çekilen kredi karşılığında faiz ve masrafları ile birlikte kredi çekenlerin toplam bankaya olan borçlarının kaç TL olduğu sorulmuş, varsa ödeme planının gönderilmesi, ayrıca kredi kullanımı ile ilgili diğer kayıt ve belgelerin gönderilmesi istenilmiştir. Bu müzekkeremize 21/09/2022 tarihli yazı ile cevap verilmiştir.
Davacının ve davalıların açık kimlik bilgileri ile T.C. kimlik numaralarının belirtilmesi sureti ile Kayseri Baro Başkanlığı'na müzekkere yazılarak ... sicil numaralı Avukat ... hakkındaki ... sayılı ve 27/11/2019 tarihli karar ile disiplin soruşturma evraklarının örneğinin gönderilmesi istenilmiştir. 21/09/2022 tarihli yazı ile bu müzekkeremize cevap verilmiştir.
Kayseri 6. Ağır Ceza Mahkemesi'ne müzekkere yazılarak ... Esas sayılı dava dosyasının akıbeti sorulmuş, bu dava dosyasının tüm Uyap kayıt örnekleri istenilmiştir. İlgili dava dosyasının Uyap kayıt örnekleri sistem üzerinden gönderilmiştir.
Yargılama sırasında davalı ... tanıkları usulünce dinlenmiştir.
Davalı tanığı ... duruşmada; "Davalılardan ... benim ağabeyim olur. Bu davaya konu olaylar ile ilgili ben de olayların içinde olduğumdan dolayı bilgi sahibiyim. 2015-2016 yıllarında komşumuz ve sürekli güvendiğimiz bir insan olan davacı ...'e annem ve teyzem fırın ile alakalı olarak vekalet verdi. Bu fırın babam ile amcamın fırınıdır. Bu fırın tapuda babamın adına kayıtlıdır. İş yerinin ruhsatı da babam adına kayıtlıydı. Belli bir yaşa geldikten sonra iş yeri ruhsatını ağabeyim ...'e devretti mi orasını bilemiyorum, ancak iş yeri ile ağabeyim ilgileniyor. Babamın vekaletini almıştı. Bu fırında ailece çalışıyoruz. Ben de 7/24 olmak üzere 25 senedir bu fırında çalışıyorum. Aradan bir süre geçtikten sonra fırına iş yerini boşaltın diye avukatlardan bir kağıt geldi. Bu kağıt banka avukatından geldi. Biz ...'i aradık, 15-20 dakika sonra fırına geldi. Zaten bankadan avukat ve icra memurları burayı boşaltın diye gelince ağabeyim ... i aradı. ... geldikten sonra "Bu böyle olamaz, biz mahkemeyi kazandık, siz rahat olun, hiç bir şey yapamazlar" dedi. Komşumuz olduğu için biz O'na inandık. Aradan zaman geçti biz araştırmaya başladık. Öncesinden fırına gelip dosya veriyordu ve "Hayırlı olsun, kazandık" diyordu. Daha sonra araştırdık, bu dosyanın sahte olduğunu öğrendik. Fırına gelen avukat, ağabeylere sorunca bu ortaya çıktı. Sonra ...'i hiç bir şey söylemeden arayıp yanımıza çağırdık. Ona dosyayı gösterdik; hangisi doğru dedik. Önce bize "Onlar yalan söylüyorlar" dedi. Aradan 2-3 dakika geçti derin bir nefes aldı, "Onlar doğru söylüyor" dedi. Kendisinin bize verdiği dosya ile gerçek dosyayı gösterdik. Önce kendisinin verdiğinin doğru olduğunu söyledi, sonra gerçek olarak ona gösterdiğimiz dosyanın doğru olduğunu kabul etti. Nasıl yapabildin diye ona sorduk. ... bize "O zaman paraya ihtiyacım vardı" dedi. Hiç bir zaman dava açmamış. Bize dava açmadığını o zaman üzülmeyin diye size söyleyemedim dedi. 10 bin 20 bine değer mi diye sordum: "Ben bunu telafi edeceğim, mağduriyetinizi gidereceğim" dedi. Nasıl gidereceğini sorduğumda bana bir kaç gün müsaade verin dedi. 15-20 dakika orada konuştuk, ayrıldık. Akşama tekrar buluştuk. ... bize Mersin'de büyük bir iş yaptığını ondan alacağı olduğunu 2 daireyi satıp sizin mağduriyetinizi gidereceğim dedi. Mersin'e gideceğim 2 gün bekleyin dedi, biz duramadık. Sürekli haber bekliyorduk. Sonra ... "Evimi ipotek ettirip kredi çekelim" dedi. Hatta önce "Krediyi siz çekin, ben öderim" dedi. Hiç birimize zaten kredi çıkmıyordu. Kullanılmış kredimiz de vardı. Ondan sonra ... evime kredi çekelim dedi. Hatta aylık ben 15-20 bin TL öderim dedi. Kardeşim ile ... tapuya gittiler. ...'in yanında kardeşim Metin Tüysüz vardı. Bana telefonla "Abla bu kredi filan çekmeyecek herhalde, gittim 2 saat bekledim, gelmedi" dedi. Ben de o zaman sen de çık gel dedim. 1-2 gün sonra ... bizi aradı. Onun yanına konuşmaya gittik. Konuşmaya ağabeyim ... ile beraber gittik. Bize "Sizin zararınızı karşılayacağız" dedi. Biz de artık sana güvenmiyoruz söylediklerinizin arkası boş çıkıyor dedik. Bize evrak vermeyi teklif etti. Ne kadarlık olduğunu sordu. Biz bankayı aradık. Bu bizim kefillik borcumuzdu, yani mahkemeyi kaybedip fırının elden gitme davasının nedeni olan borçtu, banka önce bize 750.000,00-TL demişti. Bir kaç gün sonra tekrar aradığımızda bu kez 880.000,00-TL borcun olduğunu söylediler. ... özür diledi, "Elimden ne geliyorsa yapacağım" dedi. Senedi imzaladı, mahkemelik olduğumuz banka avukatının söylediği rakamı yani 880.000,00-TL'lık senet imzaladı. "Bu konuşma burada kalsın. Bu senede bile gerek kalmayacak. Ben borcu ödeyeceğim, çünkü param gelecek" dedi. Ben ...'e elinde hazır paran varsa önden 200-300 bin TL parayı icrayı durdurmak için götür ver yoksa fırın satılacak dedim. O da yok hiç bir şey yapamazlar satamazlar ama yakında param gelecek dedi. Bu görüştüğümüz yer ...'in avukatlık ofisiydi. Daha sonra babam ile kardeşim oraya geldi. Biz babamdan kalp hastası olduğu için bazı şeyleri saklıyorduk. Babam da konuştu. ..., babama "... Amca, ben her şeyi halledeceğim. Siz bana güvenin" dedi. Sonra bürosundan ayrıldık. Senet metnini ... kendisi doldurdu. Senet üzerine imzayı attı, senedi kendi yazdı. Hatta ben senedin fotoğrafını çekeyim istedim, ayrıca imza atarken de fotoğrafını çekeyim istedim, ancak bu sonradan aklıma geldi. Senet alınırken ...'e karşı herhangi bir zorlama olmadı. ... kazanacağız dediği davayı dava açmadığı için kazanamadık. Biz fırını kefillik yüzünden kaybettik. O yüzden fırına bu borç geldi. Babam, arkadaşına kefil olmuş. Fırını ipotek vermiş. Ancak kefillik sırasında eş muvafakatı yokmuş, yani annem ile teyzem kefilliğe imza atmamış, haberimiz bile yoktu. Biz, alacaklı bu bankaya borcu ödemek için bize kredi çıkmadığından bir akrabamıza kredi çektirdik ve o parayla bankanın borcunu ödüyoruz, halen ödemeye devam ediyoruz. Hatta ...'den aldığımız evrakı da o akrabamıza güvence altına almak için verdik. Ne kadar kredi çekildiğini tam bilmiyorum. İlk olarak bu bankaya 500.000,00-TL civarında borcumuz vardı. Ancak dava açılmadığından aradan geçen zaman ve faizler de eklenerek en son sorduğumuzda banka 880.000,00-TL borcunuz var demişti. Hatta bankadan ilk borç geldiğinde ... "Sakın ödemeyin, biz mahkemeyi kazandık" demişti. Biz şu an dükkanımızdayız. Banka tarafından dükkanın satışı yapılmadan akrabamıza kredi çektirip borcu ödemeye başladığımız için fırının satışı yapılmadı. İpotek dışında bu fırının üzerinde başka haciz olup olmadığını bilmiyorum. Benim bildiklerim bunlardır." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davalı tanığı ... duruşmada; "Davalılardan ... benim oğlum olur. Davalı ... ise amcamın oğlu olur. Ben ... Market isimli firmaya kefil oldum. Bunlar arsa almışlar. 400 Milyon TL'lık açıkları varmış. Bunlar benim oğlumla birdir. Aile dostumuzdur. Bunlar ... Bank isimli bankadan kredi çektiler. Ancak bir sene içinde bunlar iflas ettiler. Biz bankayla başbaşa kaldık. Banka bizi icraya verdi. Öbür arkadaşlar kredi borcunu ödeyemediler. ... Bey'i biz avukat tuttuk. Davacı ... bizim davaya hiç girmemiş. Sahte evraklarla bizi oyaladı. Çocuklar internetten baktılar. Davacı davayı kazandık demişti ama çocuklarım internetten baktığında öyle birşey olmadığını söylediler. Ben nereden nasıl bakıldığını bilmiyorum bu işlerden anlamıyorum. Sonra hanımların da vekaletini davacıya verdik. Davacı mülkte hanımların da hakkı var diye onların da vekaletini istedi. O yüzden vekaletini verdik. Sonra banka avukatı hacze gelince biz banka avukatı ile görüşüp anlaşık, ancak davacı ... sizin verilecek paranız çok mu dedi, bize bankaya parayı ödetmedi. Daha sonra biz başka bankadan 880.000,00-TL kredi çektik ve ... Bank'ın borcunu şu an halen ödüyoruz. 300.000,00-TL borcu kaldı. ... Bank'ın alacağı nedeni ile icra memurları bizim fırınımızı kapatmaya geldiler. Bizim hiç haberimiz yoktu. Davacı icra memurlarına "Siz fırına gitmeyin ben oranın anahtarını alıp size getiririm" demiş. İcra memurları fırına geldiklerinde bunu anlattılar. Biz ...'i de oraya çağırdık, geldi. Ben davacıya bu bizim işimiz ne olacak dedim. Kendisi "Ben bunu halledeceğim" dedi. Ofisine bizi çağırdı. Oğlum ... , oğlum ... , kızım ... ve ben ofisine gittik. Önümüzde davacı senet çıkardı. İmzaladı, bize verdi. "Siz bankadan kredi çekin, ... Bank'ın borcunu ödeyin, ben de size ödeyeceğim" dedi. Davacı bize 880.000,00-TL'lık senet verdi. Sonra davacı yanımıza hiç gelmedi, bizim bankadan çektiğimiz kredi ile ilgili hiç ödeme yapmadı. Bu olaydan önce benim bir senedim vardı, tahsili için ...'e vekalet verdim. ... senedin borçlusundan paraları almış bana vermedi. Kendi yemiş. Daha önce de böyle bir olay oldu. Benim bildiklerim bunlardır." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davalı tanığı ... duruşmada; "Biz aile fırınıyız, tüm aile akrabalar birlikte çalışıyoruz. Babam ... 'ün ... Market'e kefil olmasından dolayı bu market 6 ay içinde battı. Biz de bu avukat olan ...'i tuttuk. Kefillikte annemle teyzemin imzası yoktu. ...'e biz dava açsın diye elden para verdik. Bize "Bu davayı biz kazanırız" dedi. "Annenizin, teyzenizin imzası yok bu kefillik geçersizdir, bankacılar imza atmış, bu usulsüz olmuş" dedi. Bizim fırınımızı kefil olunan ... Bank ihaleye çıkarttı. Ben, abim ... ve ... üçümüz beraber ihaleye gittik. Orada bankanın avukatı eğer anlaşmak isterseniz buyurun gelin bankanın alacağını öderseniz fırını size devredelim dedi. Biz miktarı sorduğumuzda 200.000,00-TL ama banka 180.000 - 150.000,00TL'na kadar düşer size yardımcı olurlar, dedi. Biz ...'e böyle birşey varsa hiç uğraşmayalım parayı bankaya verelim dedik. ... "Yok, bu dava %100 bizim, siz gidin işinize gücünüze bakın bunu kafanıza takmayın artık, bu dava bende" dedi. 1-2 ay geçtikten sonra bize belgeler getirmeye başladı. Davayı kazandığımıza dair belgeler getiriyordu. Bize işte şöyle gidiyoruz, böyle gidiyoruz, şu kadar daha masraf lazım kafanızı takmayın artık kazandık, gözünüz aydın, diyordu. İstanbul'... abim ... ile beraber gittiler. İstinaftan davayı kazandığımıza dair kağıt getirdi. Seri numaralı belgeler getirdi. Biz burada 15 tane avukata götürüp sorduk hepsi de gözünüz aydın kazanmışsınız dediler. En sonunda bir avukat abimiz Uyap'tan girdiğinde bu belgenin Bursa'daki bir boşanma davası ile ilgili olduğunu buldu. Sonra bizim fırınımızı icra memurları kapatmaya geldi. Avukatımız ... yanımızdaydı. Biz davacıya abi ne oluyor hani biz davayı kazanmıştık dedik. O da bize "Bunlar usulsüzlük yapıyor, böyle yapmaya hakları yok" dedi. İcra müdürü beni köşeye çekti; siz bu avukatı araştırın, avukatınız size yalan söylüyor dedi. Çünkü Cuma günü bizim avukatımız ... icra müdürünü kendi aramış siz gelmeyin anahtarı biz size teslim edeceğiz demiş. Biz o ara bankanın müdürü ile elimizde belge var diye zıtlaşıyoruz. O da bize bizim elimizde belge var diyor. Kazandığımıza dair belge var diye whatsapp'dan o bize belge fotoğrafı atıyor, biz de ona atıyoruz. 2-3 gün sonra ...'in ofisine ben, babam Veli Tüysüz, abim ... ve kız kardeşim Canan Tüysüz ofisine gittik. Orada babam davacıya oğlum sen niye böyle yaptın dedi. O da "Abi ben davanın sürecini kaçırdım, para bana lazımdı, o an o paranızı kullandım, şu anki zararınız ne ise ben her şekilde karşılayacağım" dedi. Hatta Mersin'de bir müteahhit arkadaşı varmış. Ortağı mı yoksa iş arkadaşı mı orasını bilmiyorum. Davacı ben o arkadaşımdan 500.000,00-TL nakit alıp size getireyim dedi. Biz davacıya abi biz sana artık nasıl güvenelim, sana güvencimiz kalmadı dedik. Davacı da bize banka sizden ne istiyor diye sordu; "880.000,00-TL ise ben size 880.000,00-TL'lık evrak vereyim, kendim doldurayım imzalayım" dedi. Hatta "Siz kredi çekebilirseniz bankadan kredi çekin, kredi taksitlerini aylık ben ödeyim" dedi. Biz de bizim üzerimize kredi çıkmıyor diye amcam ... üzerine bankadan 880.000,00-TL'lık kredi çektik. Fırının tapusunu da amcam ... 'ün üzerine yaptık. Kredi borcunu ödeyince tekrar tapuyu alacağız. Bana dosyadan gösterdiğiniz 11/12/2019 düzenleme tarihli senedi inceledim. O gün ofisine gittiğimizde davacı ... senedi ben doldurayım imzamı da atayım sıkıntı olmaz dedi. Senedi bire bir kendi doldurdu ve bize verdi. Davacı senedi bize ...'ün bankadan kredi çekmesinden sonra verdi. Zaten aldığımız senedi teminat olarak ...'ün oğluna verdik, fırının tapusu babam ile amcamın adınaydı. ... Bank 1 sene fırını kapattı, 1 sene gelir kaybımız oldu, emlakçılarda, sahibinden.com.'da fırının satış ilanı çıktı. Benim bildiklerim bunlardır." şeklinde beyanda bulunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE: Dava, kambiyo yolu ile başlatılan icra takibi nedeniyle borçlu olmadığına yönelik menfi tespit istemlerine ilişkindir.
6545 sayılı Yasa'nın 45/3. maddesi uyarınca dava değeri itibarı ile mahkememiz heyeti tarafından yazılı yargılama usulüne göre yargılama yapılarak dava sonuçlandırılmıştır.
Mahkememizce 22/02/2022 tarihli ara kararı ile "1-Davacı vekilinin icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında davacının teminatsız olarak satış işleminin durdurulması, olmadığı taktirde teminat karşılığında satışın durdurulması istemlerine yönelik ihtiyati tedbir talebinin reddine, 2-Davacı vekilinin icra veznesine girecek paranın alacaklıya verilmemesine yönelik ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile, dava değeri olan 879.120,00-TL'nin taktiren %20 oranında nakdi teminat ya da süresiz teminat mektubu vermesi karşılığında Kayseri Gayrimenkul Satış İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasında ihtiyati tedbiren hacizli taşınmazın satışı sonrasında icra veznesine girecek paranın davalı alacaklıya ödenmemesine," karar verilmiş, ancak davacı tarafından ara kararında sözü edilen teminat verilmediğinden ihtiyati tedbir kararı infaz edilmemiştir.
Dava konusu senet üzerindeki yazı, rakam ve imza inkarı ve tahrifat iddiasının olmadığı tarafların kabulündedir.
Taraflar arasında uyuşmazlık ana başlıklarıyla; takibe ve davaya konu senetteki borç miktarında rakam ve yazı ile yazılan bedel arasında fark bulunması nedeni ile rakam ile yazılı bedele mi yoksa yazı ile yazılan bedele mi itibar edileceği, dava konusu edilen miktar yönünden davacının davalılara borcu olup olmadığı, davacının kötüniyet tazminatı isteminin, davalı ...'ün ise %20 oranında tazminat isteminin yasal koşullarının bulunup bulunmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Mahkememizce evvelce yapılan yargılama sonunda 08/05/2023 tarihli, ... Esas ve ... Karar sayılı gerekçeli karar ile , icra takibinin dayanağı senedin bedel hanesinde rakam ile "880.000,00-TL" ve yazı hanesinde "Sekiz yüz seksen TL" yazdığı, kural olarak 6102 sayılı Kanun'un 778. maddesi yollaması ile bonolarda da uygulanması gereken aynı Kanun'un 676. maddesinde; "Poliçe bedeli hem yazı hem de rakamla gösterilip de iki bedel arasında fark bulunursa, yazı ile gösterilen bedel üstün tutulur." hükmünün yer aldığı ancak davalı vekilinin müvekkilinin ailesinin 2014 yılında bankadan kredi çektiğini, taşınmazını ipotek ettirdiğini, 2015 yılında davacı avukata vekaletname verdiğini, ayrıca bir miktar dosya masrafı ve vekalet ücreti verdiğini, davacı avukatın bu davayı kazandığını belirtmesi üzere müvekkilinin kararı görmek için ısrarcı olduğunu, bunun üzerine davacı avukatın banka ipoteğinin kaldırılması hakkında dava açıldığını ve davayı kazandıklarını belirten bir karar yolladığını ve vekalet ücreti aldığını, mahkeme kararının davacının kendisinin yazdığı sahte karar olduğunu, sonradan davayı kazandıklarını zanneden müvekkilinin ailesinin davaya konu olan taşınmazın banka ipoteği sebebiyle banka tarafından alındığını öğrendiği, davacı hakkında Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunmaları sebebiyle yapılan yargılama sonucunda Kayseri 6. Ağır Ceza Mahkemesinin... E., ... K. sayılı kararı ile davacının görevi kötüye kullanma suçundan cezalandırılmasına karar verildiği, davacının müvekkili ve ailesinin uğramış olduğu zarara karşılık dava konusu senedi verdiği, somut olayda fırını tekrar almak için bankadan çekilen kredinin maliyeti 862.967,79-TL iken davacının vekillik görevlerini yapmadığı için davalı taraf ve ailesinin oluşan zararını gidermek için 880,00-TL bedelli bono verdiğinin, davalıların ve ailesinin içine düştükleri mali durumu ve zararları ile izah edilemeyecek nitelikte olup, aksi yöndeki iddianın hayatın olağan akışına aykırı olduğu, hayatın olağan akışına dayanan kişinin, artık iddiasını ispatla yükümlü olmadığı, dolayısıyla davacının davalı ... lehine 880,00-TL bedelli bono düzenleyip verdiğinin kabul edilemeyeceği, takibe dayanak yapılan senetteki borçlanma konusundaki bedel iradesinin 880.000,00-TL olduğu gerekçesiyle davanın reddine, Mahkemece verilen tedbir kararı uygulanmadığından davalı ... vekilinin tazminat talebinin de reddine karar verilmiştir.
Mahkememizin 08/05/2023 tarihli, ... Esas ve ... Karar sayılı gerekçeli kararı yasal süresi içinde davacı vekilince istinaf edilmiştir.
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nce icra edilen istinaf incelemesi sonunda 19/09/2023 tarihli, ... Esas ve ... Karar sayılı karar ilamı ile somut olayda her ne kadar takip dayanağı bononun rakam ile yazılan bedel kısmı ile yazı ile yazılan bedel kısmı arasında farklılık bulunuyor ve bu nedenle de 6102 sayılı Kanun'un 778. maddesinde poliçe hükümlerine atıf yapıldığından yine aynı Yasa'nın 676. maddesinde de bedelin hem yazı hem de rakamla gösterilip iki bedel arasında fark bulunursa, yazı ile gösterilen bedelin üstün tutulacağı düzenlenmiş ise de dosyada bulunan bilgi ve belgeler, dava ve takip konusu senede sonradan rakam eklendiği ve bu suretle senette tahrifat yapıldığına yönelik davacının herhangi bir beyan ve iddiasının bulunmaması, davalının şikayeti dolayısıyla davacının ceza yargılaması sonucunda görevi kötüye kullanma fiilini işlediğinin sabit olması, bononun tanzim tarihine göre davacı vekil ile davalı müvekkil arasında bonoda yazı ile yazılan ve düşük sayılan meblağda bir borç ilişkisinin varlığının hayatın olağan akışına aykırı oluşu birlikte değerlendirildiğinde anılan maddenin işbu davada uygulama yeri bulunmadığı, mahkemece delillerin değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, ayrıca davacının istinaf dilekçesinde açıkça yemin deliline dayanmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nin 19/09/2023 tarihli, ... Esas ve ... Karar sayılı karar ilamı yasal süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekilince temyiz edilmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nce icra edilen temyiz incelemesi neticesinde 24/10/2024 tarihli, ... Esas ve ...Karar sayılı ilamıyla "Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin karara yönelik davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir. ... Dava, takibe ve davaya konu senetteki borç miktarında rakam ve yazı ile yazılan bedel arasında fark bulunması nedeni ile rakamla yazılan bedel üzerinden başlatılan takip nedeniyle davacının yazıyla yazılı miktarın dışında kalan 879.120,00-TL anapara, faizi ve diğer ferileri bakımından borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Senette herhangi bir tahrifat bulunmamaktadır. Tahrifatın olmadığı durumlarda senette yazıyla yazılan kısım ile rakamla yazılan kısmın farklı olması durumunda 6102 sayılı Kanun'un 778 inci maddesi yollaması ile anılan Kanun'un 676 ncı maddesi "Poliçe bedeli hem yazı hem de rakamla gösterilip de iki bedel arasında fark bulunursa, yazı ile gösterilen bedel üstün tutulur." hükmü gereğince yazı ile yazılana itibar edilir. Bu durumda, davanın, takip dayanağı 880,00 TL bedelli bono sebebiyle, bu miktar dışında kalan 879.120,00 TL anapara, faizi ve diğer ferileri yönünden kabulü gerekirken davacı hakkındaki şikayet üzerine yapılan ceza yargılaması sonucunda davacının görevi kötüye kullanma suçundan cezalandırılmasına karar verildiğinden hareketle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir. ..." nedenleriyle davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Mahkememizce verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak kaldırılmasına karar verilmiştir.
İade edilen dava dosyası mahkememizin ... Esas sırasına kaydedilmiştir.
Mahkememizce yapılan duruşmada Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 24/10/2024 tarihli, ... Esas Ve ...Karar sayılı bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir.
Kayseri Genel İcra Dairesi'ne müzekkere yazılarak...Esas sayılı takip dosyasında 880,00-TL asıl alacağın dava tarihi olan 03/01/2022 tarihi itibarı ile kapak hesabının yapılmasının ve davacı borçlu ...'den tahsil edilen davalı alacaklı tarafa ödenen paraların miktar ve dökümünün çıkarılması istenilmiştir. İstenen evraklar 14/04/2025 tarihli yazı ekinde gönderilmiş olup dosyamıza eklenmiştir.
Eldeki dava, takibe ve davaya konu senetteki borç miktarında rakam ve yazı ile yazılan bedel arasında fark bulunması nedeni ile rakamla yazılan bedel üzerinden başlatılan takip nedeniyle davacının yazıyla yazılı miktarın dışında kalan 879.120,00-TL anapara, faizi ve diğer ferileri bakımından borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Davaya konu edilen takibe dayanak senette herhangi bir tahrifat bulunmamaktadır. Tahrifatın olmadığı durumlarda senette yazıyla yazılan kısım ile rakamla yazılan kısmın farklı olması durumunda 6102 sayılı Kanun'un 778. maddesi yollaması ile anılan Kanun'un 676. maddesi "Poliçe bedeli hem yazı hem de rakamla gösterilip de iki bedel arasında fark bulunursa, yazı ile gösterilen bedel üstün tutulur." hükmü gereğince yazı ile yazılana itibar edilir. Açıklanan durum karşısında uyulan Yargıtay ilamı da dikkate alınarak takip dayanağı 880,00-TL bedelli bono sebebiyle, bu miktar dışında kalan 879.120,00-TL anapara, faizi ve diğer ferileri yönünden davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde davalılar aleyhine %20'den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesini istemiştir.
İcra ve İflâs Kanunu'nun 72/5. maddesinde borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan icra takibinin haksız ve kötü niyetle yapılmış olması durumunda istem üzerine takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere borçlunun dava nedeniyle uğradığı zararın alacaklıdan tahsiline karar verileceği öngörülmüştür. Ancak, menfi tespit davasını kazanan borçlu lehine tazminata karar verilebilmesinin bazı şartları vardır. Öncelikle, alacaklının yapmış olduğu icra takibi ile borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlamış olması gerektiğinden, borçlu aleyhine yapılmış bir icra takibinin bulunması gerekmektedir. Bu bakımından borçlu aleyhine yapılmış bir icra takibi yoksa tazminatta söz konusu olmayacaktır. Ayrıca, borçlunun menfi tespit davası sırasında bu konuda istemde bulunması yanında borçluyu dava açmaya zorlayan icra takibinde alacaklının haksız ve kötüniyetli olması gerekmektedir. Önemle belirtmek gerekir ki burada alacaklının icra takibinde sadece haksız olması yeterli olmayıp, yasa maddesindeki açık düzenleme uyarınca aynı zamanda takibin kötüniyetle yapılmış olması da zorunludur.
Takibin haksızlığı, alacaklının hiç ya da talep ettiği miktarda bir alacağı bulunmadığı hâlde icra takibine girişmesi hâlinde söz konusu olur. Madde metninde yer alan kötüniyet ise alacaklının haksız olduğunu bildiği hâlde sırf borçluyu zarara uğratmak amacıyla takibe girişmesi hâlinde gerçekleşir.
Tüm bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; eldeki dava icra takibinden sonra açılan menfi tespit davası olup, davalıların takipte kötüniyetli olduğu ispat edilmediğinden davacının kötüniyet tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KABULÜ ile Kayseri Genel İcra Dairesi'nin...Esas sayılı dosyasında davacının davalıya 879.120,00-TL ana para, faizi ve diğer ferileri yönünden BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE,
2-Koşulları bulunmadığından davacının kötü niyet tazminatı isteminin REDDİNE,
3-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; alınması gereken 60.052,68-TL karar harcının peşin alınan 15.013,18-TL harçtan mahsubu ile bakiye 45.039,50-TL'nın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından peşin yatırılan 80,70-TL başvurma harcı, 15.013,18-TL peşin harç olmak üzere toplam 23.215,34-TL'nın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafça yapılan 76,00-TL e-tebligat gideri, 3,50-TL KEP gideri, 363,00-TL posta gideri ve 142,50-TL tebligat gideri olmak üzere toplam 585,00-TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
6-Kararın mahiyeti gereği davalı ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin bu davalı üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı ... tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
8-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
9-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan ........Ü.T. gereğince davanın kabulü nedeniyle hesap ve taktir olunan 135.076,80-TL nispi vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
10-Davalılar lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
11-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dava dosyasının tarih ve işlem sırasına göre düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra temyiz incelemesine gönderilmesine veya mahkememiz arşivine kaldırılmasına,
Dair, davacı vekili ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı, diğer davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 16/06/2025
Başkan ...
E-imzalıdır
Üye ...
E-imzalıdır
Üye ...
E-imzalıdır
Katip ...
E-imzalıdır