T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO:...
KARAR NO:...
BAŞKAN: ... ...
ÜYE: ... ...
ÜYE: ... ...
KATİP: ... ...
DAVACI : ... - ... ...
DAVALI : ...
DAVA: Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması)
DAVA TARİHİ: ...
KARAR TARİHİ: ...
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 1...
Mahkememizde görülmekte olan Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı...vekili dava dilekçesinde özetle; Merhum ...'nun yetkilisi olduğu ... VKN numarasıyla kayıtlı “... İNŞAAT VE İNŞAAT MALZEMELERİ SAN. TİC. A.Ş.” ünvanlı işyerinin tasfiye süreci tamamlanarak ticaret sicilinden terkin edildiğini, şirketin tek yetkilisinin merhum ... olduğunu, vefatı nedeniyle şirketi temsil edebilecek herhangi bir yetkili kalmadığını, şirket adına trafik tescilinde kayıtlı ... plakalı aracın şirketin tüzel kişiliğinin sona ermiş olması ve temsilcisinin bulunmaması nedeniyle noter nezdinde devredilemediğini, bu nedenle araç üzerinde hiçbir hukuki işlem yapılamadığını, aracın hukuki durumunun çözülebilmesi, noter satışının yapılabilmesi ve trafik tescilinde gerekli işlemlerin tamamlanabilmesi için, merhum ...'nun yerine oğlu ...'nun temsilci (tasfiye memuru) olarak atanması zorunlu hale geldiğini belirterek tasfiyesi kapanmış ... İNŞAAT VE İNŞAAT MALZEMELERİ SAN. TİC. A.Ş. adına, merhum ...'nun yerine ...'nun temsilci/tasfiye memuru olarak atanmasına, verilecek yetkinin yalnızca ... plakalı aracın devri ve trafik tescil işlemleriyle sınırlı tutulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE:
Davacı...taraf, tasfiye süreci tamamlanarak ticaret sicilinden terkin edilen "... İnşaat ve İnşaat Malzemeleri San. Tic. A.Ş."nin tek yetkilisi ...’nun vefatı sebebiyle şirketin temsilcisiz kaldığı belirtilmektedir. Şirket envanterinde kayıtlı bulunan ... plakalı aracın, şirketin tüzel kişiliğinin sona ermiş olması ve yetkili bir temsilcisinin bulunmaması nedeniyle noter huzurunda devrinin yapılamadığı ve hukuki işlemlerin durma noktasına geldiği ifade edilmiştir. Davacı ..., söz konusu aracın mülkiyet devri ve trafik tescil işlemlerinin ikmaliyle sınırlı kalmak kaydıyla, münferiden temsilci (tasfiye memuru) olarak atanmasını talep etmektedir. İşbu talep, şirketin yeniden faaliyete geçirilmesi amacını taşımayıp, yalnızca bahsi geçen taşınır mal üzerindeki hukuki engellerin bertaraf edilmesine yönelik sınırlı bir yetkilendirme isteğidir.
Bir ticaret şirketi infisah veya fesih hâlinde sona erer. İnfisah, kanunda veya esas sözleşmede öngörülen sebeplerden birinin gerçekleşmesi ile ayrıca bir karar alınmasına veya ihbarda bulunulmasına gerek olmaksızın şirketin kendiliğinden sona ermesini ifade ederken; fesih ise kanun veya esas sözleşmede yer alan sebeplerden birine dayanarak bu yetkiye sahip olanlar tarafından şirketin karar şeklinde somutlaşan irade ile sona erdirilmesidir. 6102 sayılı TTK'nın 643. maddesi gereğince sona eren limited şirketin tasfiye usulü ile tasfiyede şirket organlarının yetkileri hakkında anonim şirketlere ilişkin hükümler uygulanır.
Türk Ticaret Kanunu'un 533. maddesi gereğince sona eren anonim şirket tasfiye hâline gelir; tasfiye halindeki şirket pay sahipleriyle olan ilişkileri de dâhil, tasfiye sonuna kadar tüzel kişiliğini korur ve ticaret unvanını “tasfiye hâlinde” ibaresi eklenmiş olarak kullanır. Tasfiye ise anonim şirketin mal varlığının nakde dönüştürülmesi, alacakların tahsil edilip borçların ödenmesi ve varsa kalanın kural olarak ortaklara dağıtılmasını ifade eder. Bu işlemlerin kesin olarak sonuçlandırılmasıyla tasfiye tamamlanır. Tasfiye işlerinin tamamlanması için zorunlu olduğundan, sona eren şirketin tüzel kişiliği ve hak ehliyeti tasfiye sürecinde de devam eder. Ancak tasfiye işlerinin tamamlanması, ticaret siciline kayıtla tüzel kişilik kazanan anonim/limited şirketin ortadan kalkması için gerekli olsa da yeterli değildir. Başka bir deyişle anonim şirketin tüzel kişiliğinin sona ermesi için 6102 sayılı TTK'nın 545/1 maddesi gereğince tasfiyenin tamamlanmasından sonra tasfiye memurları, şeklen var olan durumun ortadan kalkması amacıyla ticaret unvanının ticaret sicilinden silinmesini talep etmesi ve bu istemin kabul edilerek silinmenin tescil edilmesi gerekmektedir. Tasfiye tamamlanmasına rağmen tasfiye memurları bu yükümlülüklerini yerine getirmezse, müdürler, ortaklar ya da üçüncü kişiler ticaret sicil müdürüne başvurarak 6102 sayılı TTK'nın 33/1 maddesi gereğince tescile davet yetkisini kullanmasını ve bu yolla şirketin ticaret sicilinden silinmesini isteyebilir. Ticaret unvanının ticaret sicilinden silinmesiyle birlikte anonim şirketin tüzel kişiliği ortadan kalkar, şirket hukuki varlığını ve hak ehliyetini kaybeder (Ünal Tekinalp, Sermaye Ortaklıklarının Yeni Hukuku, 4. Baskı, İstanbul, 2015, s. 192).
Görüldüğü üzere bir anonim şirketin sona ermesiyle hukuki varlığının tamamen ortadan kalkmasını ifade eden tüzel kişiliğinin sona ermesi birbirinden tamamen farklı durumlardır. Sona ererek tasfiye hâline gelen ve tasfiye işlemleri eksiksiz bir şekilde tamamlanan şirketin tüzel kişiliğinin sona erebilmesi için ayrıca ticaret sicilinden de silinmesi gerekmektedir. Başka bir deyişle anonim şirketin tüzel kişiliğinin sona erdiğinden bahsedebilmemiz için hem tasfiye işlemlerinin eksiksiz olarak tamamlanması hem de hukuk güvenliğinin sağlanması açısından ticaret sicilinden silinmesi ve bu iki durumun birlikte gerçekleşmesi gerekir. Dolayısıyla mal varlığı olmayan veya tasfiyesi eksiksiz tamamlanan bir anonim şirket ticaret sicilinden terkin edilmemişse tüzel kişi olarak varlığını devam ettirir (Asuman Yılmaz, Türk Ticaret Kanununa Göre Anonim ve Limited Şirketlerde Ek Tasfiye, BATİDER, 2016, C. XXXII, S. 2, s. 154).
Bu itibarla anonim şirkete ait alacağın veya borcun varlığı ya da mal varlığı ile ilgili olmasa da taraf sıfatını gerektiren devam eden hukuki ilişkilerinin söz konusu olduğu hâllerde ticaret sicilinden silinme şirketin gerçekten ve kesin olarak ortadan kalkmış olması sonucunu doğurmaz; bu hukuki ilişkilerin sonlandırılabilmesi için şirketin tüzel kişiliğinin devamının sağlanması gerekir. 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu döneminde ticaret sicilinden terkin edilen bir şirketin, daha sonra tasfiyesinin eksik yapıldığının anlaşılması ya da taraf sıfatını gerektiren devam eden hukuki ilişkilerinin söz konusu olması hâlinde, bu şirketin ek tasfiyesinin mümkün olduğu ve ek tasfiyeye karar verilerek geçici olarak tescil edilebileceği öğreti ve uygulamada kabul edilmekteydi. 6102 sayılı TTK'nın 547. maddesiyle “ek tasfiye” özellikle düzenlenmiş; anonim şirketin tasfiye işlemleri tamamlanıp ticaret sicilinden terkin edilmesinden sonra tasfiyenin eksiksiz bir şekilde gerçekleştirilmediğinin ve dolayısıyla ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğunun anlaşılması hâlinde son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklıların şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilecekleri; mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar vereceği ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettireceği belirtilmiştir. Görüldüğü üzere 6102 sayılı TTK'nın 547. maddesi ile ek tasfiye işlemleri tamamlanıncaya kadar, ticaret sicilinden silinmiş olan şirketin mahkeme kararı ile sicile yeniden tescil ettirilmesi açıkça öngörülmüştür. Dolayısıyla 6102 sayılı TTK'nın 547. maddesi, bir anonim şirketin tüzel kişiliğinin sona ermesi için hem tasfiye işlemlerinin eksiksiz olarak tamamlanmasının hem de ticaret sicilinden silinmesinin birlikte gerçekleşmesi gerektiğini göstermektedir.
Somut olayda, her ne kadar davacı...taraf şirkete tasfiye memuru atanması istemiş ise de şirketin ihyası ile işlem icrasını talep etmesi gerekmektedir.
6102 sayılı TTK'nun "Ek Tasfiye" başlıklı 547. maddesinde; tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklıların, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilecekleri, mahkemenin istemin yerinde olduğuna kanaat getirmesi halinde şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verileceği ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirileceği,
6102 sayılı TTK'nun "Şirket Davalarında Yargılama Usulü" başlıklı 1521. maddesinde ise; ticaret şirketlerinde, ortakların veya pay sahiplerinin şirketle veya birbirleriyle şirket ortaklığından veya pay sahipliğinden kaynaklanan davalarda veya şirketin yönetim kurulu üyeleri, yöneticileri, müdürleri, tasfiye memurları ya da denetçilerine karşı açılacak davalarda basit yargılama usulünün uygulanacağı düzenlemeleri yer almaktadır.
İhyası istenilen şirketin tasfiye kapanışı nedeni ile ticaret sicil kaydının terkin edildiği, bu durumda ticaret sicil müdürlüğü ile en son atanmış tasfiye memuru (tasfiye kurulu)'nun ihya davasında davalı (hasım) gösterilmesinin gereklidir.
Somut olayda davacı...taraf ticaret sicil müdürlüğünü var ise son tasfiye memurunu hasım göstererek şirket ihyası talep etmesi gerektiği halde hasımsız olarak kayyum atanması talebinde hukuki yararı olmadığından davanın hukuki yarara ilişkin dava şartı yokluğundan reddedilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın hukuki yarara ilişkin dava şartı yokluğu nedeni ile HMK'nun 114/1-h ve 115/2 maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gereken 732,00-TL maktu karar ve ilam harcı daha açılırken peşin olarak alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
3-Kararın mahiyeti gereği davacı...tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,
4-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
5-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dosyanın tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra istinaf incelemesine gönderilmesine veya arşive kaldırılmasına,
Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Kayseri Bölge Adliyesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda karar verildi. 05/02/2026
Başkan ...
E-imzalıdır
Üye ...
E-imzalıdır
Üye ...
E-imzalıdır
Katip ...
E-imzalıdır