T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2017/1256 Esas - 2026/692
T.C.
KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2017/1256 Esas
KARAR NO : 2026/692
HAKİM :
KATİP :
DAVACILAR :1-...-
2- ... -
: 3- ... -
4-...-
5- ... -
VEKİLLERİ : Av.
Av.
DAVALI : 1-...
VEKİLİ : Av.
DAVALILAR :2- ... -
VEKİLİ : Av. M
DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)
DAVA TARİHİ : 03/11/2017
KARAR TARİHİ : 09/07/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 30/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; 03.07.2017 tarihinde müvekkilllerinin murisi ...'ın kullandığı 38 NN 258 plakalı aracın arıza yapması nedeniyle durduğu sırada, davalı sürücünün kullandığı ... plakalı aracın arakadan çarpması sonucu müvekkillerinin murisinin vefat ettiğini, kaza tutanağında davalı sürücünün asli kusurlu olduğunun tespit edildiğini, davalı sigortaya yapılan başvuruya karşılık müteveffanın çocuklarının reşit olduğu gerekçesiyle destekten yoksun kalma tazminatı alamayacaklarının reddedildiğinin bildirildiği, bu nedenlerle şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminat ile herbir davacı için 40.000,00 TL toplam 200.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan alınarak müvekkiline verilmesine, davalı sigorta şirketinin manevi tazminattan 12.500,00 TL ile sorumlu tutulmasına, araç tespit giderlerinin yargılama giderlerinden sayılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalılar ... ve ... vekilinin cevap dilekçesinden özetle; trafik kazasının oluşumunda müvekkiline atfedilecek hiçbir kusur bulunmadığını, kazanın müteveffanın park halindeki aracını yolun sağında beklerken aniden yola çıkarması neticesi meydana geldiğini, kazada araç içinde müvekkili Samet'in eşinin düşük yaptığını, ölen bebeğin alındığını, ruhsat sahibi olan müvekkili ...'in kazayla ilgisi ve kusuru olmadığını, Savcılık dosyasında alınan raporda müteveffanın ağır kusurlu olduğunun belirtildiğini, tüm bunlara rağmen müvekkilleri ve çevresinin merhumun ailesinin yanından ayrılmadığını, talep edilen meblağların fahiş olduğunu, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta vekilinin cevap dilekçesinden özetle; müvekkilinin azami poliçe limiti ile sorumlu olduğunu, kusura ilişkin iddiaların kabulünün mümkün olmadığını, kusur oranın tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp İhtisas Dairesine gönderilmesi gerektiğini, araç hasrına ilişkin yapılan ödeme sırasında davacı tarafın müteveffanın %50 kusurlu olduğunu kabul ettiklerini, kaza sırasında reşit olan davacıların destek tazminata hak kazanamadıklarını, araç hasarı nedeniyle davacılara ödeme yapıldığını, kabul manasına gelmemek kaydıyla hesaplamaların ZMMS Genel Şartlarında öngörülen usullere göre yapılması gerektiğini, manevi zarar taleplerinin teminat dışı olduğunu, bu nedenlerle davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, maddi hasarlı trafik kazası sonucu, destekten yoksun kaldığını ve aracın hasar gördüğünü iddia eden davacıların ZMMS poliçesi kapsamında sigortacı olan davalıdan, araç sürücüsünden ve işletenden maddi zararların (destekten yoksun kalma tazminatı, cenaze gideri ve araç hasarı/pert farkı) tazmini ile manevi tazminat talebine ilişkindir.
Bünyan Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2017/412 esas sayılı dosyası celp edilmiştir.
Melikgazi İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne yazılan müzekkereye cevap verilmiştir.
Bünyan CBS'nin 2017/509 soruşturma sayılı dosyası celp edilmiştir.
Kayseri İl Emniyet Müdürlüğü'nden davaya konu araçların malik bilgileri celp edilmiştir.
Pazarören Jandarma Komutanlığından davalılar Samet ve Duran'a ait SED raporları celp edilmiştir.
... Sigorta Şirketinden davaya konu kazaya dair hasar dosyası celp edilmiştir.
Bünyan Belediye Başkanlığı'na yazılan müzekkereye cevap verilmiştir.
Mahkememiz'in 12/07/2018 tarihli celsesinde davalılar tanıklarının dinlenilmesine karar verilmiştir.
Mahkememiz'in 08/11/2018 tarihli celsesinde dinlenilen tanık Naz Gültekin beyanında; "Ben eşim Samet ve görümcem ile Pınarbaşı'ndan Kayseri ye seyehat ediyorduk, saat 08:00 civarında evden çıkmıştık, ben aracın şoför koltuğunun arkasında yolculuk ediyordum, aracım eşim olan ... kullanıyordu, yol tek şerit gidiş, tek şerit geliş şeklindeydi, tam yerini hatırlamamakla beraber Kayseri yaklaştığımız sırada rampa aşağı inerken sağ taraftan bir aracın, bizim aracın önüne çıktığını gördüm, önümüze arka arka çıktı, aniden önümüze çıktı, mesafe çok yakın olduğu için bizim araç duramadı ve kaza meydana geldi, tanıklık ücreti istemiyorum." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mahkememiz'in 08/11/2018 tarihli celsesinde dinlenilen tanık Cennet Alev beyanında; "Ben kardeşim Samet ve kardeşimin eşi Naz ile Pınarbaşı'ndan Kayseri ye seyehat ediyorduk, ben aracın sağ ön koltuğunda yolculuk ediyorduk, kaza Kayseri ye doğru gelirken tam yerini hatırlamıyorum ama Karadayı yı geçince yokuş yukarı sağ şeritte giderken yaklaşık 40-50 metre ileride sağda beyaz renkli bir aracın park etmiş halde durduğunu gördüm, biz araca yaklaştığımızda beyaz araç geri geri bizim önümüze, yola çıktı, mesafe kısa olduğu için ve sol şeritte trafik akıcı olduğu için araca benim oturduğum taraftan diğer araca çarptık, tanıklık ücreti istemiyorum" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mahkememiz'in 08/11/2018 tarihli celsesinde dinlenilen tanık Mehmet Köker beyanında; "Ben kazayı görmedim, davalılardan hemşerim olan ... bana kazayı sonradan haber verdi, ben Duran beyle birlikte kazada vefat edenin taziyesine birtakım ikramlar alarak gittik, ölenin ailesine başsağlığı diledik, benim bildiklerim bunlardan ibarettir, tanıklık ücreti istemiyorum" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mahkememiz'in 08/11/2018 tarihli celsesinde dinlenilen tanık Ziya Duran beyanında; "Ben kaza anını görmedim, davalılardan Duran benim kaynım olur, bana telefon etti ve oğlu Samet'in kaza yaptığı söyledi, tam saatini hatırlamıyorum, sabah saatleriydi, birlikte kaza yerine gittik, kaza sonrasını gördük, kazaya karışan krem veya beyaz renkli bir araç uçuruma uçmuştu, bu aracın içinde su motoruna benzer aletler vardı, Jandarma ve Ambulans olay yerine gelmişti, kazanın olduğu yerde yağmur çamur sis ve benzeri bir durum yoktu, kaza yokuş yukarı rampa da meydana gelmişti, benim bildiklerim bunlardan ibarettir, tanıklık ücreti istemiyorum" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mahkememiz'in 08/11/2018 tarihli celsesinin 5 nolu ara kararında; dosyanın Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine gönderilere HMK’nın 268. maddesi gereğince davaya konu trafik kazasının kimin kusuruyla meydana geldiği, kusur oranlarının ne olduğu hususlarında rapor alınmasına karar verilmiştir.
Ankara ATK raporunda özetle; Birinci Hale Göre; Sürücü ...'in kusursuz, Sürücü ...'ın %100(yüzde yüz) oranında kusurlu, İkinci Hale Göre; Sürücü ...'in %85(yüzde seksenbeş) oranında kusurlu, Sürücü ...'ın %15(yüzde onbeş) oranında kusurlu olduğu, bildirilmiştir.
Mahkememiz'in 13/04/2023 tarihli celsesinin 1 nolu ara kararında; Dosyanın resen seçilecek aktüerya bilirkişiye tevdii ile davacıların olay nedeni ile talep edebilecekleri destekten yoksun kalma zararlarının belirlenmesine ilişkin rapor aldırılmasına, karar verilmiştir.
Bilirkişi tarafından 25/01/2024 tarihinden sunulan raporda özetle; Kaza tarihi itibariyle müteveffa ...’ın desteğinde bulunmayan davacıların destek zararlarının bulunmadığı kanaatinde olduğu, bildirilmiştir.
Mahkememiz'in 15/01/2026 tarihli celsesinin 3 nolu ara kararında; Dosyanın makine mühendisi bilirkişiye tevdi ile; Pert farkının hesaplanmasının istenilmesine, karar verilmiştir.
Bilirkişi tarafından 09/02/2026 tarihinde sunulan raporda özetle; Dava konusu araç için 03.07.2017 olay tarihi itibarıyla Araç Rayiç Değerinin 7.050,00-TL olduğu, araç sovtaj değerinin 1.500,00-TL olduğu, buna istinaden Araç Zarar Tutarının 5.550,00-TL olduğu, dosya içeriğinden dava konusu araç için 500,00-TL Pert farkı ödendiğinin anlaşıldığı, Mahkemece bu tutarın dikkate alınması durumunda Araç Pert Farkı Tutarının (5.550,00-TL-500,00-TL) olmak üzere 5.050,00-TL olacağı, olacağı bildirilmiştir.
Davacı vekili 07/06/2026 tarihli talep artırım dilekçesi sunduğu, harcını yatırdığı, davalılara usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Dava, maddi hasarlı trafik kazası sonucu, destekten yoksun kaldığını ve aracın hasar gördüğünü iddia eden davacıların ZMMS poliçesi kapsamında sigortacı olan davalıdan, araç sürücüsünden ve işletenden maddi zararların (destekten yoksun kalma tazminatı, cenaze gideri ve araç hasarı/pert farkı) tazmini ile manevi tazminat talebine ilişkindir.
Dava Sigorta poliçesinden kaynaklandığından 6102 sk m. 4-5 gereği mutlak ticari dava olup Mahkememiz görevlidir. Miktar itibariyle davaya tek hakim olarak bakılmıştır.
Somut olayda, 03/07/2017 tarihinde davacılar murisine ait 38 NN 258 plakalı araç ile davalı ...'e ait olan, diğer davalı ... idaresindeki ... plakalı aracın kaza yaptığı görülmüştür. Dosya arasında bulunan; kolluk tarafından tanzim edilen kaza tutanağına göre 2 tarafın da kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Bünyan CBS tarafından aldırılan kusur raporunda davacılar murisi Mustafa'nın ağır kusurlu olduğu, davalı Samet'in ise tali kusurlu olduğu şeklinde rapor tanzim edilmiştir. Eldeki dosyada bekletici mesele yapılan Bünyan Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2017/412 Esas 2018/616 Karar sayılı ilamında davacılar murisi asli kusurlu davalı ise tali kusurlu bulunmuş, para cezasına hükmedilmiş ve karar kesinleşmiştir.
Mahkememizce alınan ATK kusur raporunda 2 ihtimal şeklinde rapor hazırlanmıştır. 1. İhtimalde davalı Samet'in ifadesi baz alınarak davacılar murisinin %100 kusurlu olduğu kabul edilmiştir. 2.İhtimalde ise kolluk kaza tutanağındaki tespitler baz alınarak davacılar murisinin %15 davalı ...'in ise %85 kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Mahkememizce, bu ihtimallerden 2. İhtimal hükme esas alınmıştır. Nitekim 1. İhtimalde yalnızca davalı tarafın beyanı baz alınmıştır. 2. ihtimalde ise resmi evrak olan kolluk tutanağı kusur taksimine esas alınmıştır. Bu %85-%15 kusur oranı kesinleşen ceza mahkemesinde benimsenmiştir. Dolayısıyla, davalı tarafın %85 kusur ile kazaya sebebiyet verdiği görülmekle, (ATK raporu, ceza dosyası, kaza tutanağı tespitleri hükme esas alınarak) davalı ...'in %85 kusurlu olduğu, davacılar murisinin ise %15 kusurlu olduğu kabul edilmiştir.
Davacıların destekten yoksun kalmaya dair maddi tazminat talepleri tetkik edildiğinde, aktüerya raporunda da tespit edildiği üzere, davacıların 18 yaşını ikmal ettikleri destek tazminatı alacaklarının bulunmadığı kabul edilerek; davacıların bu alacak kalemi bakımından taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Davacının cenaze defin masrafına dair maddi tazminat talebi tetkik edilmiş; belediye resmi yazı cevabında cenaze ve defin masraflarının anılan tarihte ücretsiz olduğunun bildirildiği görülmekle; HMK 190 maddesi gereği ispat edilemeyen bu alacak kalemi bakımından da talebin reddine karar verilmiştir .
Davacıların araç pert farkı şeklinde doğrudan zararı bulunduğu; bu zararlardan davalılar ve davalı sigorta şirketinin poliçe limiti kapsamında sorumlu olduğu iddiası incelendiğinde; alınan bilirkişi raporu gereği, davacının aracının değerinin kaza tarihi itibariyle 7.050,00-TL olduğu; sovtaj bedelinin 1.500,00-TL olduğu; davalı sigorta şirketi tarafından 2.875,00TL pert farkı bedeli ödendiği tespit edilmiştir. Raporda ödenen bedele ve kusur oranına dair hesap hatası yapılsa da usul ekonomisi gereği ek rapor alınmamıştır. Araç zarar tutarı olan 5.500,00-TL'nin %85 kusur oranına göre bakiyesi 4.717,50TL'dir. Ödenen 2.875,00-TL mahsup edildiğinde toplam bakiye zarar tutarı 1.842,50 TL'dir. Davalı sigorta şirketinin limiti 33.000,00TL olup, 2.875,00 TL hasar ödemesi yaptığı bu nedenle bakiyesinin 30.125,00-TL olduğu görülmüştür. Davacı vekili ıslah dilekçesi ibraz etmiş, buna göre pert farkı talebini 5.050,00-TL'ye yükselttiğini beyan etmiştir.
Davacı vekili 07/06/2026 tarihli dilekçesini her ne kadar belirsiz alacak davasıymış gibi 107/2 gereği talep artırım şeklinde ifade etse de dava dilekçesinde açıkça HMK 107 ye atıf olmadığı ve açıkça belirsiz alacak davasının vurgulanmadığı görülerek; davanın kısmi dava olduğunun kabulü gerekmiştir.
Davalılardan işleten ... ve sürücü ... vekillerinin ıslah dilekçesine karşı zamanaşımı definde bulundukları görülmüştür. Kaza ölümlü olduğundan somut olayda ceza zamanaşımı olan 8 yıl tatbik edilmelidir. Kaza tarihinin 03/07/2017 olduğu dikkate alındığında ıslah tarihi olan 07/06/2026 tarihinde ıslah ile talep edilen kısım bakımından alacağın zamanaşımına uğradığı görülmüştür. Anılan bu iki davalı bakımından ıslah ile talep edilen pert farkı bedeli için zamanaşımından ret kararı verilmiştir. Dava dilekçesi ile istenen kısım ispat edildiğinden bu kısım için kabul kararı verilmiştir.
Sigorta vekilinin ise zamanaşımı definde bulunmadığı görülmüştür. Davacı vekilinin ödemelerin mahsubu neticesinde alacağı 1.842,50-TL olduğundan HMK 190 maddesi gereği ispat edilen bu kısım için kısmen kabul kararı verilmiş, bakiye kısım bakımından davanın sübut bulmadığından reddine karar verilmiştir.
Manevi tazminat talebi yönünden yapılan değerlendirmede;
Olay tarihinde yürürlükte olan TBK’nın 56. maddesi hükümlerine göre, hakimin manevi tazminat adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. 22/06/1996 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Diğer yandan hakim manevi tazminatın miktarını tayin ederken saldırı teşkil eden eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hal ve şartların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde objektif olarak göstermelidir. Çünkü kanunun takdir hakkı verdiği hususlarda hakimin hukuka ve hakkaniyete göre hüküm vereceği Türk Medeni Kanunu’nun 4. maddesinde belirtilmiştir. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı, onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
Somut olayda, davalı sürücünün kazanın meydana gelişinde %85 oranında kusurlu olduğu, davacılar murisinin ise %15 oranında kusurlu olduğu, davacılar murisinin kaza sonucunda vefat ettiği; olay tarihi(2017), tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü yukarıda ilkeler birlikte değerlendirildiğinde, murisin çocukları olan her bir davacıya 25.000,00'er-TL, manevi tazminat takdir edilmiş bu alacak kalemi bakımından davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; davalı malik ve sürücüden tahsiline dair hüküm kurulmuştur.
Davacı taraf, davalı sigorta şirketlerine 18/09/2017 tarihinde başvuru yapmıştır. Hasar dosyası tetkik edildiğinde, bu hususta çekişme olmadığı görülmektedir. Davacı, Sigorta şirketini 29/09/2017 tarihinde temerrüde düşürdüğünü ispat etmiştir. Davalı araç işleteni ve sürücü bakımından kaza tarihi temerrüt tarihi olarak tespit edilmiştir. Davalı aracının hususi araç niteliğinde olması dikkate alınarak alacağa yasal faiz işletilmiş; neticede aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1- Davacıların maddi tazminat talepleri bakımından davanın KISMEN KABULÜ ile
A-Araç hasarı/pert farkı tazmini taleplerinin 1.842,50 TL'lik kısmının kabulü ile 1.842,50-TL'nin davalı sigorta şirketinden 29.09.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsili ile davacılara miras hisseleri oranında verilmesine, Davalılar ... ve ...'den 500,00-TL'nin (1.842,50 TL içinde tahsilde tekerrür oluşturmayacak şekilde) kaza tarihi olan 03/07/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile alınarak davacılara miras hisseleri oranında verilmesine, (Kayseri 3.Noterliği 06/07/2017T. 9254 yevmiye numaralı veraset ilamı oranları gereği)
-Sigorta Şirketinden istenen fazlaya ilişkin araç hasarı talebinin sübut bulmadığından REDDİNE
-Davalılar ... ve ... bakımından fazlaya ilişkin araç hasarı talebinin zamanaşımından REDDİNE,
B-Cenaze masrafına dair maddi tazminat talebinin REDDİNE,
C-Destekten yoksun kalma tazminatına dair maddi tazminat taleplerinin REDDİNE,
2-Davacıların manevi tazminat talepleri bakımından davanın KISMEN KABULÜ ile;
A-Davacı ... bakımından 25.000,00-TL manevi tazminatın dava tarihi olan 03/11/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılar ... ve ...'den alınarak bu davacıya verilmesine,
B-Davacı ... bakımından 25.000,00-TL manevi tazminatın dava tarihi olan 03/11/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılar ... ve ...'den alınarak bu davacıya verilmesine,
D-Davacı ... bakımından 25.000,00-TL manevi tazminatın dava tarihi olan 03/11/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılar ... ve ...'den alınarak bu davacıya verilmesine,
E-Davacı ... bakımından 25.000,00-TL manevi tazminatın dava tarihi olan 03/11/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılar ... ve ...'den alınarak bu davacıya verilmesine,
F-Davacı Hamide Bayazıt bakımından 25.000,00-TL manevi tazminatın dava tarihi olan 03/11/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılar ... ve ...'den alınarak bu davacıya verilmesine,
-Sigorta Şirketinden istenen manevi tazminat talebinin REDDİNE,
3-Maddi tazminat davası yönünden alınması gereken 732,00-TL maktu karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına,
4-Manevi tazminat davası yönünden alınması gereken 8.538,75-TL karar ve ilam harcından dava açılırken davacılardan alınan 3.432,58-TL peşin harç ile 90,00-TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 5.016,17-TL karar ve ilam harcının davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına,
5-Davacılar tarafından yatırılan 31,40-TL başvurma harcı, 3.432,58-TL peşin harç ile 90,00-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 3.553,98-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara miras hisseleri oranında verilmesine, (Davalı ... Sigorta Şirketi'nin sorumluluğunun 51,62-TL ile sınırlı tutulmasına)
6-Davacılar tarafından yargılama boyunca yapılan; 966,80-TL tebligat ve posta gideri, 6.500,00-TL bilirkişi ücreti ve 314,50-TL adli tıp ücreti olmak üzere toplam 7.781,30-TL yargılama giderinden davanın kabul oranına göre belirlenen 7.560,32-TL'lik kısmının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara miras hisseleri oranında verilmesine,
7-Davalı ... tarafından yapılan 100,00-TL yargılama giderinden davanın red oranına göre belirlenen 2,84-TL'lik kısmının davacıdan alınarak davalı ...'e verilmesine, bakiyesinin bu davalı üzerinde bırakılmasına,
8-Davacılar tarafından açılan maddi tazminat davası yönünden davacılar lehine A.A.Ü.T. 13/2 maddesi uyarınca 1.842,50-TL nispi vekalet ücreti takdirine, takdir edilen vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara miras hisseleri oranında verilmesine, (Davalılar ... ve ...'in sorumluluğunun 500,00-TL ile sınırlı tutulmasına)
9-Davacı ... tarafından açılan manevi tazminat davası yönünden bu davacı lehine A.A.Ü.T. 10/1. Maddesi uyarınca 25.000,00-TL nispi vekalet ücreti takdirine, takdir edilen vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'den alınarak davacı ...'a verilmesine,
10-Davacı ... tarafından açılan manevi tazminat davası yönünden bu davacı lehine A.A.Ü.T. 10/1. Maddesi uyarınca 25.000,00-TL nispi vekalet ücreti takdirine, takdir edilen vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'den alınarak davacı ...'a verilmesine,
11-Davacı ... tarafından açılan manevi tazminat davası yönünden bu davacı lehine A.A.Ü.T. 10/1. Maddesi uyarınca 25.000,00-TL nispi vekalet ücreti takdirine, takdir edilen vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'den alınarak davacı ...'a verilmesine,
12-Davacı ... tarafından açılan manevi tazminat davası yönünden bu davacı lehine A.A.Ü.T. 10/1. Maddesi uyarınca 25.000,00-TL nispi vekalet ücreti takdirine, takdir edilen vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'den alınarak davacı ...'a verilmesine,
13-Davacı Hamide Kaplan tarafından açılan manevi tazminat davası yönünden bu davacı lehine A.A.Ü.T. 10/1. Maddesi uyarınca 25.000,00-TL nispi vekalet ücreti takdirine, takdir edilen vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'den alınarak davacı Hamide Kaplan'a verilmesine,
14-Maddi tazminat davasında reddine karar verilen kısım yönünden davalılar lehine A.A.Ü.T. 13/3. Maddesi uyarınca 1.842,50-TL nispi vekalet ücreti takdirine, takdir edilen vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılara verilmesine,
15-Anayasa Mahkemesi'nin 25/12/2024 tarih 2024/29 E. 2024/226 K. Sayılı kararı doğrultusunda manevi tazminat davasında davalılar ... ve ... yönünden reddedilen kısma ilişkin davalılar lehine karşı vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
16-Davalı ... Sigorta A.Ş hakkında açılan ve reddine karar verilen manevi tazminat davası yönünden bu davalı lehine A.A.Ü.T. 10/3. uyarınca 45.000,00-TL maktu vekalet ücreti takdirine, takdir edilen vekalet ücretinin davacılardan miras hisseleri oranında alınarak davalı ... Sigorta A.Ş'ye verilmesine,
17-HMK'nun 333/1. maddesi gereğince varsa artan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştikten sonra yatıran ilgili tarafa iadesine,
Dair, davacı vekili ve davalının yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.09/07/2026
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim 199126 ¸e-imzalıdır