T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ E
T.C.
KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI : ... -
VEKİLİ : Av.
DAVALI : 1- ...
VEKİLLERİ : Av.
DAVALI : 2- ... -
VEKİLİ : Av.
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 18/05/2020
KARAR TARİHİ : 08/07/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 08/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 13/09/2016 tarihinde meydana gelen kazada davacının yaralandığını, ... plakalı aracın kullanılmaz hale geldiğini, davacının kaza nedeni ile tedavi gördüğünü, davacının söz konusu aracının olaydan beri Şahin Yediemin Otoparkında bulunduğunu, aracın pert hale gelmiş olması nedeni ile tamirinin mümkün olmadığını, olaya neden olan davalı...’in ... plakalı aracı ile olay tarihinde kusurlu hareket etmesi nedeni ile kazanın meydana geldiğini, davalıya ait aracın davalı sigorta şirketi tarafından sigortalı olduğunun haricen öğrenildiğini, davacının elinde büyük bir iş gücü kaybı olduğunu, kaza nedeni ile Kayseri C. Başsavcılığı’nın 2016/44218 sayılı dosyasında soruşturma yapıldığını, Kayseri 8. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2017/353 E sayılı dosyasında yargılama ile davalının cezalandırılmasına karar verildiğini, kararın istinaf incelemesi ile kesinleştiğini, davacının tazminat talebinin asgari ücret üzerinden yapılmasını talep ettiklerini, davacının kaza nedeni ile manevi açıdan da yıprandığını, davalıya 10/09/2019 tarihinde başvurulduğunu, sonuç alınamadığını, bunun üzerine arabuluculuğa başvurulup anlaşma sağlanamadığını belirterek şimdilik 25’er TL geçici iş göremezlik, sürekli iş göremezlik ve araç hasarı nedeni ile oluşan zararı davalılardan ihbar tarihinden itibaren işleyecek gecikme faizi ile, 25.000 TL manevi zarar bedelini ise davalı...’den kaza tarihinden itibaren işleyecek gecikme faizi ile birlikte ödenmesinin talep edildiği görülmüştür.
CEVAP:
Davalı... vekili cevap dilekçesinde özetle: Kazada tarafların kusur durumunu tespit eden bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, kusur davalıda olsa bile tazminatın davalı sigorta şirketi tarafından karşılanması gerektiğini, davacının basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralanması nedeni ile manevi tazminat talebinin haksız olduğunu, davacının eldeki kırık iddiasının hayatın olağan akışına uygun olmadığını, manevi tazminatın sebepsiz zenginleşmeye yol açmaması gerektiğini, davacının talabinin fahiş miktar olduğunu, davacının faiz talebinin yerinde olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
Davalı sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle: ... plakalı aracın olay tarihinde geçerli poliçesinin davalı sigorta şirketi tarafından düzenlendiğini, davanın dava şartı yokluğu nedeni ile reddi gerektiğini, davacının KTK gereğince başvuru şartını eksiksiz yerine getirmediği için davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davada kusur oranının tespiti açısından adli tıp kurumundan rapor alınması gerektiğini, davacının kaza nedeni ile maluliyetinin tespiti amacı ile adli tıp kurumundan erişkinler için yönetmelik gereğince rapor alınması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminat talebinin teminat dışında olduğunu, bu talepten SGK’nın sorumlu olduğunu, davacının gelirinin asgari ücret üzerinden hesaplanması gerektiğini, tazminat hesabı yapılırken genel şartların dikkate alınması gerektiğini, davacının kaza nedeni ile elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubu gerektiğini, araç yönünden talebin teminat dışında olması nedeni ile reddi gerektiğini, limitin 29.000 TL ile sınırlı olduğunu, davalının temerrüt tarihinin dikkate alınması gerektiğini ve faizin yasal faiz olabileceğini belirterek davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
YARGILAMA VE GEREKÇE
Dava, 13/09/2016 tarihinde meydana gelen kaza nedeni ile davacıda geçici ve kalıcı iş göremezlik zararı ile ... plakalı aracında hasar ve davacıda manevi zarar meydana gelip gelmediği, zarar meydana gelmiş ise davalıların bu zarardan sorumlu olup olmadığı ve sorumlu iseler miktarı hususlarına ilişkindir.
Davalı sigorta şirketine, Bünyan Hastanesi'ne, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'na, Kayseri İl Emniyet Müdürlüğü'ne, SGK'ya, Melikgazi İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne, Küçükçekmece İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne, Kayseri 8. Asliye Ceza Mahkemesine yazılan müzekkerelere cevapların verilmiş olduğu görülmüştür.
Mahkememiz 20/01/2021 Tarihli celsesinin 2 nolu ara kararı gereğince keşif yapılmasına karar verildiği, 02/04/2021 Tarihinde keşfin icra edildiği, bilirkişi raporunun 19/08/2021 Tarihinde dosyamıza sunulduğu, ara karar gereği bilirkişinin hasar talebi yönünden inceleme yapması gerekirken mahkemece talep konusu olmayan kusur yönünden rapor tanzim edildiği ve raporda özetle; "Dava konusu kazanın Osman Kavuncu Caddesi şehir merkezi istikameti yönünde şeridin orta kısmına yakın konumda gerçekleştiği, Davacı tarafa ait aracın hasar durumu göz önüne alındığında, davalı tarafın ifadesinde iddia ettiği 60 km/h hızdan daha yüksek hızda aracı ile şehir merkezine doğru seyrettiği ve aynı zamanda da kavşak geçişlerindeki tarfik kurallarını ihlal ettiği, Kavşaklarda aynı anda farklı şeritlerdeki geçişlerde aynı trafik ışıklarının yanmasının mümkün olmadığı, bu nedenle de davalı tarafın trafik ışıkları sinyalizasyon sırasını gözetmediği, Davalı tarafin tarfik kurallarından 52/a ve b ile 47/1-b maddelerini kavşak geçişlerinde göz önüne almadığı ve ihlal ettiği, bunların sonucu olarak da yaralanmalı ve maddi hasarlı kazaya sebebiyet vermiş olduğu, Bu nedenle davalı tarafın gerek trafik ışıkları ihlali ve gerekse de bir önceki 4 ncü madde de belirtilen trafik kurallarını ihlal etmesi sebebiyle davalı tarafın ASLİ KUSURLU olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır." şeklinde rapor tanzim edildiği görülmüştür.
Mahkememiz 22/09/2021 Tarihli celsesinin 1 nolu ara kararı gereğince hasar talebi yönünde inceleme yapılması için bilirkişiden ek rapor aldırılmasına karar verildiği, bilirkişi ek raporunun 09/12/2021 Tarihinde dosyamıza sunulduğu ve raporda talep konusu olmayan ve bilirkişinin görevine girmeyen hususlarda inceleme yapıldığı görülmüştür.
Makine mühendisi bilirkişiden araç hasarı yönünden rapor alınmasına karar verilmesine rağmen sehven başka bir konuda rapor düzenlenmiş olduğu, bu rapora davacı tarafça itiraz edilmesi üzerine, celse arasında dosyanın yeniden makine mühendisi bilirkişiye tevdii edilerek ek rapor alınmasına karar verildiği, bilirkişi ek raporunun 10/02/2022 Tarihinde dosyamıza sunulduğu, incelenmesinde özetle; "Aracın kaza öncesindeki ortalama rayiç bedelinin 45.000 TL olduğu, Sovtaj (hurda) bedelinin ise yine yaklaşık olarak 8.000 TL olabileceği sonuç ve kanaatine varılmıştır." şeklinde rapor tanzim edildiği görülmüştür.
22/09/2021 Tarihli Ara Karar evrakı ile davacının Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine sevk edildiği, Erciyes Üniversitesinin 19/11/2021 Tarihli raporunda özetle;"İstenilen hususlarda Anabilim Dalımızca adli rapor düzenlenebilmesi amacıyla muayenesi ve gerektiğinde ilgili bölüm/bölümlere tıbbi konsültasyonu yapılmak üzere muayene, rapor ve tetkik ücretlerini kendisi karşılayacak şekilde adı geçenin herhangi bir mesai günü, mesai saatlerinde anabilim dalımıza sevkinin/başvurusunun sağlanmasının uygun olacağı kanaatini bildirir ön rapordur." şeklinde rapor tanzim edildiği, sevki sağlanan davacının Erciyes Üniversitesi tarafından 22/12/022 Tarihli raporun düzenlendiği, incelenmesinde özetle; "Tıbbi evrak tetkiki ile muayenesinden elde edilerek yukarıda kaydedilen bilgi ve bulgular Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik kapsamında birlikte değerlendirildiğinde; ...'ın 13.09.2016 trafik kazası sonucu meydana gelen radius distal uç kırığı nedeniyle: Altı (6) hafta süreyle iş göremezlik halinde kaldığı (tıbbi şifa süresinin 6 (altı) hafta olduğu), Tüm vücut fonksiyon kaybı oranının ve/veya özür oranının %0 (yüzdesifir) olduğu, Geçici ya da sürekli bakıcı ihtiyacının olmadığı kanaatini bildirir rapordur." şeklinde rapor tanzim edildiği görülmüştür.
Mahkememiz 20/04/2022 Tarihli celsesinin 2 nolu ara kararı gereği dosyanın Ankara Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderilerek; davaya konu 13/09/2016 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle hasar bedeli yönünden mahkememiz dosyası kapsamı, tanık beyanları, emniyet soruşturma tutanakları çerçevesinde ve %'lik dilimler halinde belirlenmesinin istenilmesine karar verildiği, ancak davalı sigorta şirketi tarafından masrafın yatırılmaması nedeniyle dosyanın ATK'ya gönderilemediği görülmüştür.
Mahkememiz 15/03/2023 Tarihli celsesinin 2 nolu ara kararı ile dosyanın Aktüer bilirkişiye tevdiine karar verildiği, bilirkişi raporunun 31/05/2023 Tarihinde dosyamıza sunulduğu, incelenmesinde özetle; "Davacının geçici iş göremezlik zararının 1.821,38 TL, olduğu, davacı talebinin 25,00TL olduğu, ERÜ ATK raporunda davacının özür oranı %0 olarak tespit edildiğinden dolayı sürekli iş göremezlik zarar hesabı yapılmadığı, davacı talebinin 25,00 TL olduğu, kanaatimi havi raporumu sayın mahkemenin takdirlerine sunarım." şeklinde rapor tanzim edildiği görülmüştür.
Mahkememiz 06/12/2023 Tarihli celsenin 1 nolu ara kararı ile "Daha önce her ne kadar ERÜ, ATK maluliyet raporunun yeterli olduğu değerlendirilerek raporların itirazların reddine karar verilmiş ise de, dosyada mevcut olan Şehir hastanesi tarafından düzenlenen 04/09/2019 tarihli erişkinler için engellik sağlık kurulu raporunda davacının %59 oranında engelli olduğu tespit edilmekle birlikte bunun davacının 13/09/2016 tarihinde geçirmiş olduğu kaza nedeni mi ile olduğu konusunda tam bir tespit olmadığı gibi davacı hakkında yapılan ekonomik ve sosyal durum araştırmasında engellik maaşı aldığının da belirtildiği görülmüş olmakla birlikte, mahkememiz tarafından alınan ERÜ raporunda da davacının daha önce bir engelliliği olup olmadığı konusunda değerlendirme yapılmadığı ve şehir hastanesinin söz konusu raporunda da bahsedilmediği için mahkememizde davacının 13/09/2019 tarihli kaza nedeni ile bir maluliyetinin oluşup oluşmadığı konusunda tereddüt oluşmakla raporlar arasındaki çelişkinin kaza tarihinde geçerli olan özürlülük ölçütü, sınıflandırılması ve özürlülere verilecek sağlık kurulu raporları hakkındaki yönetmelik gereğince giderilmesi ile davacının 13/09/2019 tarihli olay nedeni ile geçici iş göremezlik ve sürekli iş göremezlik durumunun olup olmadığının tespiti için İstanbul ATK Rapor Alınmasına," şeklinde ara karar kurulduğu ve dosyanın İstanbul ATK'ya gönderildiği, ATK raporunun 29/02/2024 Tarihinde dosyamıza sunulduğu incelenmesinde özetle; "Kişinin dosya konusu sağlık şikâyetleri ile ilgili tüm tıbbi evrakının (asılları ya da okunur kopyalarının) ve tüm grafilerin DICOM formatında CD kopyaların teminen gönderilmesi, Kişinin bir Eğitim ve Araştırma Hastanesi veya Üniversite Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Kliniği'ne ve Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Kliniği'ne sevki sağlanarak; el bileği kırığına yönelik yeni yaptırılacak eklem açıklıklarını dereceleri ile belirtir, nötral sıfır metoduna göre, sağ ve sol taraf mukayeseli (sağlam tarafla karşılaştırmalı) ortopedik muayenesi (kısalık-atrofi-pseudoartroz belirtir) ile yeni çekilecek kırık alanını içine alan iki yönlü direk grafilerin dijital ortamda (DİCOM) CD kopyasının ve bu incelemeler sonucu düzenlenecek raporlarının teminen gönderilmesi, Geri çevrilen evrakın aynen iadesini arz ederim." şeklinde ön rapor tanzim edildiği görülmüştür.
Eksikliklerin tamamlanmasından sonra dosyanın yeniden İstanbul ATK'ya sevkine karar verildiği, mahkememiz 08/01/2025 Tarihli celsenin 1 nolu ara kararı ile "Davacı vekiline davacının ERÜ'ye başvuruda bulunması için 1 AYLIK KESİN SÜRE verilmesine, süresi içerisinde başvuruda bulunulmaması halinde bu delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağının davacı vekiline ihtarına," şeklinde karar verildiği, 07/05/2025 Tarihli celseye gelen davacı vekilinin "Müvekkilim Kayseri Şehir Hastanesinde kalçasından ameliyat olmuştur bu nedenle ERÜ'ye başvuruda bulunması için kendisi gidememiştir, hastane evraklarını dosyaya sunacağız, bu nedenle yeniden tarafımıza ERÜ'ye başvurulması için süre verilmesini talep ediyoruz, mahkeme aksi kanaatte ise bedel artırımı için süre talep ediyoruz," şeklinde beyanının bulunduğu, Kayseri Şehir Hastanesine yazılan müzekkereye cevap verildiği, mahkememiz 01/10/2025 Tarihli celsenin 1 nolu ara kararı ile "Dosyaya eklenen belgeler ile davacının geçen celse verilen süre içerisinde ERÜ'ye başvurmamasında geçerli nedenlerinin olduğu anlaşılmakla, Davacı vekiline davacının ERÜ'ye başvuruda bulunması için 1 AYLIK KESİN SÜRE verilmesine, süresi içerisinde başvuruda bulunulmaması halinde bu delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağının davacı vekiline ihtarına," şeklinde karar verildiği, İstanbul ATK raporunda belirtilen eksikliklerin giderilmesi için davacının Erciyes Üniversitesine sevkinin sağlandığı, İstanbul ATK''nın talep ettiği şekilde düzenlenen Erciyes Üniversitesinin 31/10/2025 Tarihli raporunun dosyamıza girdiği görülmüştür.
Eksiklikler tamamlandıktan sonra dosyanın yeniden İstanbul ATK'ya gönderildiği, 18/03/2026 Tarihinde İstanbul ATK raporunun dosyamız içerisine gönderildiği, incelenmesinde özetle; "Mevcut belgelere göre; Kahraman oğlu, 20/11/1984 doğumlu, ...’ın 13/09/2016 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları hakkında yönetmelik hükümlerine göre değerlendirildiğinde; Kas-İskelet Sistemi, Üst Ekstremiteye ait sorunlar, el bileği eklemi hareket kısıtlılığı, Şekil 2.6 ve Şekil 2.7’ye göre üst ekstremite özürlülük oranı %7 olup, Tablo 2.3’e göre; Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %4 (yüzdedört) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 4 (dört) aya kadar uzayabileceği, Başka birisinin sürekli veya geçici bir süreliğine bakımına muhtaç durumda olmadığı oy birliği ile mütalaa olunur." şeklinde rapor tanzim edildiği görülmüştür.
Mahkememiz 03/06/2026 Tarihli celsenin 2 nolu ara kararı gereğince "İstanbul ATK raporu da dikkate alınarak dosyanın aküter bilirkişiye tevdi ile son rapor gereğince inceleme yapılması için bilirkişiden ek rapor alınmasına," şeklinde karar verildiği, bilirkişi ek raporunun 17/06/2026 tarihinde dosyamıza sunulduğu, incelenmesinde özetle; "Geçici iş göremezlik zararının 5.245,18 TL. olduğu, Sürekli iş göremezlik zararının; İşlemiş Dönem Geliri 1.105.747,23TL + İşleyecek Dönem Geliri 10.862.410,95TL = 11.968.158,18 TL, %4 özür oranına göre (11.968.158,18x%4)=478.726,32 TL olduğu, 13.09.2016 kaza tarihinde ZMMS poliçesinde kişi başına sakatlık teminatının 310.000,00TL olduğu, geçici ve sürekli iş göremezlik zararlarının poliçenin sakatlık teminatı kapsamında olduğu, davacının geçici ve sürekli iş göremezlik zararının toplam 483.971,50 TL olduğu ve bu zararın en fazla 310.000,00 TL'sinden davalı sigorta şirketinin sorumlu tutulabileceği, Kanaatimi havi ek raporumu Sayın Mahkemenin takdirlerine saygılarımla arz ederim." şeklinde rapor tanzim edildiği görülmüştür.
Davacı vekili tarafından 19/06/2026 Tarihinde Islah dilekçesinin dosyamıza sunulduğu, taraflara usulüne uygun tebliğ edildiği görülmüştür.
Davacı tarafın davadan önce davalı sigorta şirketine 12/09/2019 tarihinde başvurulmasına rağmen davalı sigortanın 8 iş günü içerisinde ödeme yapmadığı ve bu nedenle söz konusu sürenin sona erdiği 25/09/2019 tarihi itibari ile davalı sigortanın temerrüde düştüğü anlaşılmış ve kararda davalı sigorta yönünden bu tarihten itibaren faize hükmedilmiştir.
Davacı tarafça kararda avans faizi uygulanması talep edilmiş ise de, davalıya ait ... plakalı aracın trafik tescil kaydına göre kullanım amacının hususi olduğu görülmüş ve bu nedenle kararda yasal faize hükmedilmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, her ne kadar davalı tarafça davanın reddine karar verilmesi talep edilmiş ise de, 13/09/2016 tarihinde meydana gelen kazaya ilişkin olarak tarafların kusur durumu yönünden Kayseri 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/353 E, 2017/1010 K sayılı kesinleşen dosyasında alınan rapor ve mahkemece kabul edilen kusur oranı Mahkememizce de kabul edilmiş ve olayda davalı...’in tamamen kusurlu olduğu anlaşılmıştır. Davacıya ait ... plakalı araçta meydana gelen hasar zararının tespiti için makine mühendisi bilirkişiden alınan 10/02/2022 tarihli ek raporda, aracın kaza öncesindeki ortalama rayiç bedelinin 45.000 TL olduğu, Sovtaj (hurda) bedelinin ise yine yaklaşık olarak 8.000 TL olabileceğinin belirtildiği görülmüş ve rapor dikkate alındığında davacının hasar zararının 37.000 TL olacağı anlaşılmıştır. Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalının olay tarihi itibari ile uygulanması gerekli Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik kapsamında düzenlenen 22/12/2022 tarihli raporunda, davacı Şahin Bodur ’un olay nedeni ile Altı (6) hafta süreyle iş göremezlik halinde kaldığı, tüm vücut fonksiyon kaybı oranının ve/veya engel oranının %0 (sıfır)olduğunun bildirildiği görülmüştür. Davacının Şehir Hastanesine ait sunmuş olduğu rapor ile Mahkememizce alınan rapor arasında maluliyet oranı yönünden çelişki olması nedeni ile çelişkinin giderilmesi için İstanbul ATK’dan rapor alınmasına karar verilmiş ve 18/03/2026 tarihli raporda, davacının 13/09/2016 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları hakkında yönetmelik hükümlerine göre değerlendirildiğinde; Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %4 (yüzdedört) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 4 (dört) aya kadar uzayabileceğinin belirtildiği görülmüş olmakla Mahkememizce davacının geçici ve kalıcı iş göremezlik talebi yönünden işbu rapordaki süre ve oranlar hükme esas alınmıştır. Davacı tarafça davacının asgari ücret geliri olduğunun belirtilmesi nedeni ile bu miktar dikkate alınarak düzenlenen ve hükme esas alınan aktüer bilirkişisinin 17/06/2026 tarihli ek raporunda, davacının Geçici iş göremezlik zararının 5.245,18 TL. olduğu, Sürekli iş göremezlik zararının; İşlemiş Dönem Geliri 1.105.747,23TL + İşleyecek Dönem Geliri 10.862.410,95TL = 11.968.158,18 TL, %4 özür oranına göre (11.968.158,18x%4)=478.726,32 TL olduğu, 13.09.2016 kaza tarihinde ZMMS poliçesinde kişi başına sakatlık teminatının 310.000,00TL olduğu, geçici ve sürekli iş göremezlik zararlarının poliçenin sakatlık teminatı kapsamında olduğu, davacının geçici ve sürekli iş göremezlik zararının toplam 483.971,50 TL olduğu ve bu zararın en fazla 310.000,00 TL'sinden davalı sigorta şirketinin sorumlu tutulabileceğinin tespit edildiği görülmüştür. Davacının oluşan ve aktüer ile makine mühendisi bilirkişisi tarafından hesaplanan bu maddi zarar taleplerinden davalı ...'in kusurlu sürücü ve aracın işleteni olarak, davalı Sigorta Şirketinin ise kusurlu sürücünün kullandığı ... plakalı aracın olay tarihinde geçerli ZMMS poliçesini düzenlemekle poliçe kapsamında ve limiti ile sınırlı olmak üzere kusurlu sürücünün kusuru oranında sorumlu olduğu görülmüş, davacı vekilinin 19/06/2026 tarihli talep artırım dilekçesi de dikkate alınmış ve böylece, MADDİ TAZMİNAT DAVASININ KABULÜ İLE, 478.726,32-TL kalıcı iş göremezlik, 5.245,18 TL geçici iş göremezlik, 37.000 TL hasar bedeli olmak üzere toplam 520.971,50 TL tazminat bedelinin davalı...’den olay tarihi olan 13/09/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı sigorta şirketinden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere (sakatlık teminatı 310.000 TL ve araç başına maddi teminat 31.000 TL olmak üzere) temerrüd tarihi olan 25/09/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir. Davacının manevi tazminat davası yönünden ise, davalı sürücünün olaydaki kusur durumu, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, davacının olaydan kaynaklı yaralanma ve maluliyet durumu-oranı, davacının yaşamış olduğu acı ve sıkıntılar hep birlikte dikkate alınmış ve böylece, MANEVİ TAZMİNAT DAVASININ KABULÜ İLE, 25.000,00-TL tazminat bedelinin davalı...’den olay tarihi olan 13/09/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Arabuluculuk ücretine ilişkin değerlendirmede;
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na 7155 sayılı Kanun'un 20 nci maddesi ile 06.12.20218 tarihinde eklenen 5/A maddesi ile; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesi ile konusu bir miktar paranın ödenmesine ilişkin olan alacak ve tazminat taleplerine ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava şartı olarak getirilmiştir.
Ancak TTK'nın 5/A maddesi ile konusu para alacağına ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava ön şartı olarak düzenlenmişken 26.04.2016 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6704 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesinde yapılan değişiklik ile;" zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta Kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurulabilir." ifadesi ile zorunlu mali sorumluluk sigortasına karşı açılacak davalarda dava açmadan önce sigortacıya yazılı başvuru yapılması ve bu süre içinde hiç cevap verilmemesi veya verilen cevabın zarar görenin talebini karşılamaması halinde yani zarar gören ile sigortacı arasında uyuşmazlık çıkmasından sonra dava açılabileceği düzenlenmiştir.
Bu düzenleme ile sigortacıya başvuru bir dava şartı olarak getirilmiştir. Bir başka deyişle Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesi ile trafik kazası sonucu zarar gören kişilerin sigortacıya karşı dava açabilmesi için aralarında bir uyuşmazlık çıkması gerektiği şartı düzenlenmiştir. Buna göre zarar gören öncelikle tazminat taleplerini sigortacıya iletecek ve böylece uyuşmazlığı kendi aralarında çözmeye çalışacaklardır. Bu haliyle zarar görenin dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartı alternatif uyuşmazlık çözüm yolu olarak önümüze çıkmaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasında "Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz." ifadesi ile dava şartı olarak arabuluculuğun sınırları özel kanunlarda tahkim ve başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvurunun zorunlu olması ile çizilmiştir.
Bir başka deyişle tahkimin veya başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarının zorunlu kılındığı durumlarda arabuluculuğa başvuru dava şartı olarak uygulanmayacaktır.
Yukarıda açıklandığı üzere, trafik kazası sonucu davacının tazminat taleplerini öncelikle sigortacıya ilettiği, bu haliyle dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartının yerine getirildiği, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasına göre artık zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanamayacağı bu itibarla yargılama gideri olarak arabuluculuk masraflarının davalıya yükletilemeyeceği gözetilerek arabuluculuk masrafları davacı üzerinde bırakılmıştır.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-MADDİ TAZMİNAT DAVASININ KABULÜ İLE, 478.726,32-TL kalıcı iş göremezlik, 5.245,18 TL geçici iş göremezlik, 37.000 TL hasar bedeli olmak üzere toplam 520.971,50 TL tazminat bedelinin davalı...’den olay tarihi olan 13/09/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı sigorta şirketinden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere (sakatlık teminatı 310.000 TL ve araç başına maddi teminat 31.000 TL olmak üzere) temerrüd tarihi olan 25/09/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
2-MANEVİ TAZMİNAT DAVASININ KABULÜ İLE, 25.000,00-TL tazminat bedelinin davalı...’den olay tarihi olan 13/09/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Maddi Tazminat davası yönünden; 492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; alınması gereken 35.587,56-TL harçtan davacı tarafından peşin yatırılan 85,65-TL peşin harç ve 8.898,00-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 8.983,65-TL harcın mahsubu ile bakiye 26.603,91-TL harcın davalılardan (davalı ... Sigorta Anonim Şirketi 17.413,49-TL'lik kısmı ile sorumlu olması koşulu ile) müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
4-Manevi Tazminat davası yönünden; 492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; alınması gereken 1.707,75-TL harcın davalı ...'den alınarak Hazineye gelir kaydına,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) DAVACIDAN alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
6-Davacı tarafından yatırılan 54,40-TL başvurma harcı, 85,65-TL peşin harç ve 8.898,00-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 9.038,05-TL harcın davalılardan (Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nin 5.644,94-TL'lik kısmı ile sorumlu olması koşulu ile) müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan bilirkişi, posta, müzekkere, tebligat, elektronik tebligat, kep reddiyat gideri ve keşif harcı olmak üzere 13.005,20-TL yargılama giderinin davalılardan (Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nin 8.122,72-TL'lik kısmı ile sorumlu olması koşulu ile) müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine,
8-Davalılar tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri olmadığından bu konu hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
9-Maddi tazminat davası yönünden; Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden lehine takdir olunan maddi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince 83.355,44-TL vekalet ücretinin davalılardan (Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nin 54.562,21-TL'lik kısmı ile sorumlu olması koşulu ile) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
10-Manevi tazminat davası yönünden; Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden lehine takdir olunan maddi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince 25.000,00-TL vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine,
11-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluklarında kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 08/07/2026
Katip
e- imzalıdır
Hakim
e- imzalıdır