T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : Esas
KARAR NO :
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ... KAYSERİ
VEKİLİ : Av. ... - [] UETS
VEFAT EDEN DAVALI : - ...
DAHİLİ DAVALILAR :1- ... - ... ...
2- ... - ... / KAYSERİ
3- ... - ... KAYSERİ
VEKİLLERİ :Av. ... - []
Av. ... - [] UETS
DAHİLİ DAVALILAR : 4- ... - ... / KAYSERİ
5- ... - ... KAYSERİ
6- ... - ... ...
VEKİLLERİ : Av. ... - [] UETS
Av. ... - []
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 10/08/2020
KARAR TARİHİ : 22/10/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 22/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı hakkında davalı tarafından 03.02.2020 tarihinde Kayseri Genel İcra Dairesinin ... Takip No'lu Dosyası ile senede dayalı icra takibi başlatılmış olduğunu, takibin usule aykırı olduğu gibi icra takibine konu senede dayalı davacının borcu bulunmadığını, davacının ve bütün cocuklarının yurtdışında yaşamakta olduklarını, davacının yaşlılığı ve idrak kabiliyetinin zayıflaması nedenleriyle ve Türkiye'de yapacağı hukuki muameleler konusunda aldatılmaya müsait olan okuma ile adı ve soyadı dışında yazı bilmeyen, yakınları ve köylüleri tarafından son yıllarda aldatılan, sürekli sorunlar yaşayan müvekkilin algılama yeteneği oldukça zayıflamış, akla uygun davranma kabiliyetini de kaybettiğini, davacının aldatılmaya müsait yapısından yararlanmak amacı ile davalı ... 'Sen bana vekalet ver senin Türkiye'deki işlerini takip edeyim, sana kimse yardımcı olmuyor ,ben yardımcı olayım , diyerek vekalet adı altında bir takım kağıtlara imza attırmış olduğunu, neye imza attığını bilmeyen müvekkil kendisinin vekili olarak alacaklarını takip edeceğini, Belediye ve tapudaki işlemlerini halledeceğini düşündüğü şüphelinin ikna edici söz ve davranışları neticesinde imzaladığı evraklardan yakınlarına bahsetmiş olduğunu, davacının çevrenin uyarmaları ile vekalet öyle verilmez sen neye imza attın demeleri ile kandırıldığını anlayan davacının davalıya ulaştığını, imzaladığı evrakları iade etmesini eğer geri vermezse savcılığa şikayette bulunacağını belirttiğini, bunun üzerine davalının "Tamam şikayet etmesin, geri vereceğim" demiş olduğunu, davacının evrakları alırken yanında şahit olmasını istediğini, davalının davacının evine geldiğini, elindeki davacının imzasının bulunduğu yarım sayfalık bir fotokopi kağıdı göstererek "Senet işte burada, gözünün önünde yırtıyorum" diyerek yırtmış olduğunu ancak kağıdın ne olduğunu göstermeyerek ve parçalarını alarak evden ayrılmış olduğunu, davacının sonrasında “neyi yırttın göremedim parçalarını da aldın gittin “demesi ile bu seferde davalının tehditlerine maruz kalmış olduğunu, sonrasında davacının hakkında takip başlatıldığını ve davalının kendisi aleyhine boş senedi doldurarak 420.000 TL alacak için takip başlattığını öğrenmiş olduğunu, davalı tarafından Kayseri 1. Ticaret Mahkemesi... Değişik İş sayılı dosyası ile ihtiyati haciz kararı alındığını, davacının banka hesaplarına, taşınır ve taşınmaz mallarına haciz konulmuş ve satış aşamasına geçilmiş olduğunu, davacının yaşlılığından yararlanarak hile ve desise ile hataya düşüren ,kendisi yarar sağlayan davalı ile davacının eşi yeğeni ... arasındaki konuşmalardan anlaşılacağı üzere davalının hile ile attırdığı imzayı itiraf etmiş olduğunu, sadece imza kısmı olan boş senetteki diğer kısımların davacının eli mahsuli olmadığını, ayrıca senet aslının icra dairesinden celbi ile imza incelemesi yapılmasını, senedin fotokopi veya asıl evrak olup olmadığının ,senettteki imzanında müvekkilin eli mahsulü olup olmadığının kriminal inceleme ile araştırılmasını talep ettiğini, fiil ehliyeti bulunmayan isim ve soyismi dışında yazı yazamayan ,okuma bilmeyen davacının fiil ehliyetinin bulunup bulunmadığının ,alınacak bir sağlık raporu ile tespitini talep ettiğini, arabuluculuğa başvurulmasına rağmen sonuç alınamadığını belirterek öncelikle ve ivedilikle iş bu dosyanın kesinleşmesine kadar İİK.72 maddesi gereğince icra veznesine girecek paranın alacaklıya ödenmemesine ilişkin karar verilmesini ve davanın kabulü ile davacının borçlu bulunmadığının tespiti ile icra takibin iptaline, %20 ‘den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı hakkında davalının alacaklısı olduğu bono nedeni ile Kayseri Genel İcra Dairesi’nin ... sayılı dosyasında kambiyo senetlerine mahsusu haciz yolu ile icra takibi başlatılmış olduğunu, başlatılan icra takibinde borçlu ...'a tebligat yapılmış olması nedeni ile icra dosyasının kesinleşmesi aşaması ile takip hukukuna aykırı hiç bir husus olmadığını, sonrasında borçlunun taşınır ve taşınmaz mallarına , banka hesaplarına tarafımızın talebi ve icra müdürlüğü vasıtası ile haciz konulmuş olduğunu, sonrasında usulüne uygun bir şekilde düzenlenen ve icra takibi aşaması ile derdest olan bono için borçlu ...’ın birden fazla mahkemelerde dava açarak zaman kazanmaya çalışmakta ve davalı ...'ı hak kaybına uğratmaya çalışmakta olduğunu, davaya ilişkin görevsizlik itiraz olduğunu, görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri değil , Asliye Hukuk Mahkemeleri olması nedeni ile görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, davacı tarafın iddialarından biri olan akıl sağlığının yerinde olmadığı ve bono düzenleyebilecek kabiliyette olmadığına ilişkin iddialarının asılsız , mesnetsiz ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacı ...'ın bononun düzenlenmesi tarihi itibari ile akıl sağlığı gayet yerinde ve imzalamış olduğu bononun anlam ve yüklemlerini kavrayabilecek durumda bir akıl sağlığı mevcut olduğunu, mevcut olmadığına ilişkin bir akıl sağlığı raporu dosya kapsamı veyahut öncesi itibari ile mevcut olmadığını, kaldı ki akıl sağlığının yerinde olmadığı iddiasında bulunan davacı vekilinin akıl sağlığı yerinde olmayan davacıdan emir ve talimat alarak iş bu davaları açması ve vekilliğini yapmasının hukuken mümkün olmadığını, davacı vekilinin sunmuş olduğu vekaletnameye bakılacak olur ise vekalet vasi sıfatı ile verilmemiş , direk olarak davacının kendisi tarafından verilmiş olduğunu, ne var ki akıl sağlığı yerinde olmayan davacının önceki tarihli vekaleti ile iddia ve savunma yapmak hukuken mantıksız olduğunu, davacının kendi başına yaptığı işlemlerin tespiti için resmi kurumlara müzekkere yazılmasını talep ettiklerini, davacı vekilinin davacının imzalamış olduğu bonoyu vekaletname imzalıyor zannı ile imzaladığı iddiası ile ilgili olarak, davacı ...’ın Almanya'da ikamet eden ve buradaki işlerinin takibi ve devamı için daha öncede vekaletname , vekaletnameler çıkarmış birisi olduğunu, dolayısıyla davacı tarafın iddiasına göre evde bir kağıt imzalayarak vekaletname verilmeyeceğinin bilincinde ve farkında olduğunu, davacının iddialarını kabul anlamına gelmemek ile beraber senedin sebepten mücerret olduğunu, şöyle ki ; Bono hukuki mahiyeti itibariyle mücerret bir borç ikrarı olduğunu, kambiyo taahhütlerinin asıl borç ilişkisine bağlı tutulamaz, tutulursa batıl olduğunu, dolayısıyla davaya konu bononun usülüne uygun bir biçimde düzenlenmiş ve davalı ... ile Davacı ... arasında ki bir borç ilişkisine dayalı olduğunu, davalı ile davacı arasında ki borç ilişkisi mevcut ve geçerlidir lakin bunun ispatı yükümlülüğü kendilerine ait olmadığını, davacının imzanın sahteliği iddalarına ilişkin olarak atılmış olan imzanın borçlu ...'a ait olduğunu, yapılacak imza incelemesi sonucunda bu hususun ortaya çıkacağını belirterek davacının yersiz ve hukuki dayanaktan yoksun olarak yalnızca zaman kazanmak zannı ile açmış olduğu davanın öncelikle görev yönünden reddedilmesi , mahkeme aksi kanaatte ise esasına girilerek davanın reddine ve tazminata karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
YARGILAMA VE GEREKÇE
Dava, Davacının Kayseri Genel İcra Dairesinin ... sayılı dosyası nedeni ile davalıya borçlu olup olmadığı ve borçlu ise miktarı hususlarına ilişkindir.
Türkiye İş Bankasına, Yapı Kredi Bankasına, Kayseri Genel İcra Dairesine, Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesine, Talas İlçe Nüfus Müdürlüğü'ne, Melikgazi Tapu Müdürlüğü'ne, Talas Tapu Müdürlüğü'ne, Melikgazi İlçe Nüfus Müdürlüğü'ne, Hacılar Tapu Müdürlüğü'ne, Akbank'a, Hacılar İlçe Nüfus Müdürlüğü'ne, Hacılar Emlak ve İstimlak Müdürlüğü'ne, Kayseri İl Kurulu Başkanlığı'Na, Kayseri İl Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlüğü'ne, Kocasinan 1. İlçe Seçim Kurulu Başkanlığı'na, Kocasinan Tapu Müdürlüğü'ne, Kaleönü Vergi Dairesi'ne, Talas Belediyesi'ne, Kocasinan Belediyesi'ne, Boğazlıyan İlçe Seçim Kurulu Başkanlığı'na, Kocasinan İlçe Nüfus Müdürlüğü'ne, Vakıfbank'a, Ziraat Bankası'na, Halk Bankası'na, Türkiye İş Bankası'na, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığına, Kayseri Devlet Hastanesine, Erciyes Üniversitesi Hastanesine, Kayseri Şehir Hastanesine, Kocasinan Tapu Müdürlüğüne, Ovakent Belediye Başkanlığına, Garanti Bankasına, Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesine yazılan müzekkerelere cevap verildiği ilgili evrakların dosya arasına alınmış olduğu görülmüştür.
Mahkememizin 30/06/2021 tarihli celsesinde dinlenen davacı tanığı ... tanıklık beyanında; '' Ben, davacıyı arkadaşım olması nedeniyle tanırım, ben, davalı ... ile hastanede birlikte çalışmamız nedeniyle tanırım, bir gün ...'ın yanında ben, ..., ... isimli kişi ile birlikte otururken bir telefon geldi, arayan davalı ...'ti ...'ın sesi tam duyamaması nedeniyle hopörlere açması ile konuşmaya bizde şahit olduk, davalı, ...'a yalnız olup olmadığını sordu, o da yalnız olduğunu söyledi, sonrasında davalı geldiğinde bizi görünce şaşırdı, birlikte dışarı çıktılar, sonrasında davacı geldiğinde davalının senedi yırttığını ancak davalının senedin parçalarını kendine vermediğini söyledi, bizde senet senindir, alıp kendin yırtsaydın, dedik, bu olay öncesinde davacıdan kendisinin yurt dışında yaşıyor olması nedeniyle işlerini yapması için davalıya bir belge imzalayıp verdiğini kendisinden duymuştum, ben kendisine bu işlerin Noter yoluyla yapılacağını, neden bu şekilde imza verdiği konusunda uyarmıştım, kendisi bana, bilmediğini, kağıda imza attığını söyledi, davacı okur yazarlığı olmadığı ve yaşlı olduğu için bu şekilde işlem yapmış, bizde kendisinin durumu nedeniyle yardımcı olmaya çalışıyorduk, söylemiş olduğum gibi davacı bana, attığı imzayı işlerin takibi amacıyla attığını söyledi, zaten kendisinin borç almasını gerektiren herhangi bir durum yoktu, maddi durumu iyiydi, ben senedin imzalanış sürecini görmedim, bildiğim kadarıyla taraflar arasında aynı köylü olması dışında bir akrabalık olup olmadığını bilmiyorum, bildiğim kadarıyla davacı 78 yaşındadır, davacı, çabuk unutan kandırılmaya açık bir insandır, davacının vasisinin olup olmadığını bilmiyorum, davacının Türkiye'de yaşayan çocuğu yoktur, çocukları Almanya'da yaşamaktadır, davacı yazları Türkiye kalıp kışları Almanya'da kalmaktadır, davalı da bildiğim kadarıyla asgari ücret almaktadır, borç verecek kadar durumu bildiğim kadarıyla yoktur, tanıklık ücreti talebim yoktur.'' şeklinde beyanının alınmış olduğu görülmüştür.
Mahkememizin 26/01/2022 tarihli celsesinde dinlenen davacı tanığı ... tanıklık beyanında; ''Ben senedin nasıl düzenlendiğine şahit olmadım, sadece ben ... , ... ve davacı birlikte otururken davalı ... geldi bizi görünce şaşırdı davacıyı yanına dışarıya çağırdı, sonrasında ... tekrar içeri gelmedi, davacı tekrar içeri geldiğinde, ...ı'ın senedi yırttığını söylediğini bize söyledi ancak davacının elinde birşey yoktu, bizde kendisine eğer senedi yırtmış ise parçaları getirde bakalım dedik o da parçaları davalının götürdüğünü söyledi, bu yüzden ben herhangi bir kağıt parçası da görmedim, davacı hem Türkiye'den hem de Almaya'dan emeklidir, davalı ise eski devlet hastenesinde güvenlik görevlisi olarak çalışmaktadır, davacının ekonomik durumu iyidir, genellikle kendisi borç verir, davacının bildiğim kadarıyla okur yazarlığı yoktur, davacının yaşı bildiğim kadarıyla 75'in üstüdür, resmi işlemlerini kendisi halledecek durumda değildir, bu durumlarda yakınları yardımcı olmaktadır, tanıklık ücreti talebim yoktur.'' şeklinde beyanının alınmış olduğu görülmüştür.
Bilirkişiden alınan 25/10/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle; ''İncelemeye konu, alacaklısı ..., borçlusu ... olan, 15/11/2019 tanzim ve 15/12/2019 vade tarih “420.000 TL. (Dörtyüzyirmibin)” değerindeki senedin ön yüzünde borçlu adına atılı bulunan imzalarının basit ve farklı çizgisel el hareketlerinden oluşması, ayrıca mukayese imzalar ile aralarında genel şekilleri, başlangıç ve bitiriliş karakteristikleri yönünden aralarında tutarsızlık ve farklılık bulunduğu müşahede edilmiştir. Gerek mevcut mukayese imzaların, gerekse de inceleme konusu imzaların basit ve atan şahsa ait kaligrafiyi yeterince yansıtmaktan uzak tarzda ve tutarsız tersim edilmiş olmaları nedeniyle, inceleme konusu senette atılı bulunan borçlu imzalarının, ...'ın elinden çıkıp çıkmadığı hususunda müspet veya menfi bir kanaat beyanında bulunulabilmesi mümkün olamamıştır. Tarafımca düzenlenen Bilirkişi Raporu üç nüsha tanzim edilmiş olup, tetkike konu bir adet senet aslı, dava dosyası ve ekleri ile birlikte teslim edilmiştir.'' sonuç ve kanaatine varıldığının bildirilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Talimat yoluyla alınan 25/05/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; ''İnceleme konusu belge ile mukayese belgelerindeki imzaların tersim tarzı, işlerlik derecesi, alışkanlık, baskı derecesi, bağlantı ve yön varyantları hız, ritm ve grama özellikleri bakımından benzerlik gösterdiği, dolayısıyla inceleme konusu belge üzerindeki imzanın davacı ...'In eli ürünü olduğu kanaati oluşmuştur.'' sonuç ve kanaatine varıldığının bildirilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; her ne kadar davacı tarafça Kayseri Genel İcra Dairesi’nin ... sayılı dosyasında takibe konulan senet nedeni ile davalıya borçlu olunmadığı, senetteki imzanın davacıya ait olmadığı, davacının senet düzenleme tarihinde idrak zayıflığı olduğu ve senet düzenlenirken davacının iradesinin sakata uğratıldığı belirtilmiş ise de, tanıklar dinlenmiş, deliller toplanmış ve senet üzerindeki imzanın davacıya ait olup olmadığının tespiti için grafolog bilirkişiden 25/10/2021 tarihli rapor alınmış ve raporda, inceleme konusu senette atılı bulunan borçlu imzalarının, ...'ın elinden çıkıp çıkmadığı hususunda müspet veya menfi bir kanaat beyanında bulunulabilmesinin mümkün olamadığının bildirildiği görülmüştür. Raporda tam bir tespit yapılamaması nedeni ile talimat yolu ile bilirkişi heyetinden 25/05/2023 tarihli rapor alınmış ve raporda, inceleme konusu belge üzerindeki imzanın davacı ...'In eli ürünü olduğu kanaatinin bildirildiği görülmüştür. Davacı tarafça dava konusu senet yönünden davalı( vefat eden) hakkında şikayette bulunulduğu, bunun üzerine Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesinin ... E sayılı dosyası ile dava açıldığı ve davanın sonucun ispat ve delil yönünden Mahkememiz karar sonucunu etkileyecek nitelikte olduğu değerlendirilerek söz konusu dosya bekletici mesele yapılmış, ilgili dosyada Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulundan 27/12/2023 tarihli rapor alınmış ve raporda, davacının senedin düzenlenme tarihi itibari ile hukuki işlem ehliyetinin bulunduğunun tespit edildiği görülmüştür. Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından davalı hakkında ceza verilmiş ise de, istinaf mahkemesi tarafından kaldırma kararı verildiği ve kaldırma kararı sonrası ...E, .... K sayılı karar ile davalı hakkında yargılama sırasında vefat etmiş olmasından kaynaklı beraat kararı verilmiş olsa da, daha önce istinaf incelemesinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin .... E, ... K sayılı ilamında, tanıkların doğrudan görgüye dayalı bilgilerinin olmadığı, davacının senet alıp verme konusunda tecrübeli olduğu, senedin matbu baskılı olması, Adli Tıp Kurumu raporuna göre suç tarihinde davacının algılama yeteneğine ve hukuki işlem ehliyetine haiz olduğunun bildirilmesi karşısında davalının suça konu senedi davacıya hile yolu ile imzalattığına dair soyut iddia dışında delil olmadığı yönünde davalının lehine değerlendirme yapıldığı görülmekle, Mahkememizin iş bu dosyasında toplanan deliller ile Ağır Ceza Mahkemesi kararının İstinaf incelemesinde yapılan değerlendirme hep birlikte dikkate alındığında, senetteki imzanın davacıya ait olması, davacının hukuki işlem ehliyetinin bulunması ve iradesinin sakatlandığını ispat edemediği ve böylece davasını ispat edemediği değerlendirilerek, Davanın reddine, İİK madde 72/4 gereğince tedbir kararının kaldırılmasına, bu hususta İcra Müdürlüğü’ne müzekkere yazılmasına, İİK madde 72/4 gereğince, davacı lehine tedbir kararı verilmiş olması nedeni ile davalının tazminat talebinin kabulü ile, kararın kesinleşmesi halinde Kayseri Genel İcra Dairesi’nin ... sayılı dosyasında takip çıkış miktarı olan 432.479,18 TL’nin %20’si oranında tazminat bedelinin davacıdan alınarak takip alacaklısı davalının mirasçılarına hisselerin oranında verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-Davanın REDDİNE,
2-İİK madde 72/4 gereğince tedbir kararının kaldırılmasına, bu hususta İcra Müdürlüğü’ne müzekkere yazılmasına
3-İİK madde 72/4 gereğince, davacı lehine tedbir kararı verilmiş olması nedeni ile davalının tazminat talebinin kabulü ile, kararın kesinleşmesi halinde Kayseri Genel İcra Dairesi’nin ... sayılı dosyasında takip çıkış miktarı olan 432.479,18 TL’nin %20’si oranında tazminat bedelinin davacıdan alınarak takip alacaklısı davalının mirasçılarına hisselerin oranında verilmesine,
4-Karar kesinleştiğinde imza asıllarının ilgili kurumlara iadesine,
5-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; alınması gereken 615,40-TL harcın davacı tarafından peşin yatırılan 7.172,55-TL harçtan mahsubu ile artan 6.557,15-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davacıdan alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA,
7-Davacı tarafından yapılan tüm yargılama giderlerinin kararın mahiyeti gereği davacı taraf üzerine bırakılmasına,
8-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda mahkememizce herhangi bir karar verilmesine yer olmadığına,
9-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap edilen 68.871,88-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
10-HMK'nun 333/1. maddesi gereğince varsa artan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştikten sonra yatıran ilgili tarafa iadesine,
Dair, davacı ve davalı vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 22/10/2025
Katip ...
¸E-imzalıdır
Hakim ...
¸E-imzalıdır