T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : Esas
KARAR NO :
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ... ...
VEKİLİ : Av. ... - [
DAVALILAR : 1- ... - ... ...
2- ... - ... ...
VEKİLİ : Av. ... - [
DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 16/11/2022
KARAR TARİHİ : 06/12/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 10/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; müvekkili ile davalı arasında daire satış sözleşmesi imzalandığını, söz konusu sözleşme kapsamında davalı ... İnşaat belli bir ücret karşılığında daireyi teslim edeceğini, müvekkilinin daire bedelini ödediğini, davalının da güvence olarak ödediği bedel tutarınca bono verdiğini, 70.350,00 TL miktarlı 18/08/2017 tanzim tarihli,28/02/2018 vade tarihli senet 93.800,00 TL miktarlı 11/08/2017 tanzim tarihli, 30/12/2017 vade tarihli senet davalı tarafça müvekkiline verildiğini, icra dosyası takibe konulduğunu, müvekkili ve ... Yapı İnşaat San. Limited Şirketi arasında taşınmaz satımına ilişkin sözleşme yapılmış olup söz konusu firma edimini ifa etmemiş olup daireyi teslim etmediğini, bu sebeple müvekkili müteahhit firmadan güvence için alınan senedi icraya koymak istemiş, icra takip safhasında söz konusu ... şirketinin batık olduğu ve üzerinde herhangi bir malvarlığı olmadığını öğrendiğini, ... İnşaatın piyasada borçlanarak ... Limited Şirketi ile fonksiyonel faaliyetine devam ederek paravan şirket kurmayı amaçladıklarını kanıtlar nitelikte olduğunu, ancak Yargıtay kararları da dikkate alınıdğında şirketler arası organik bağ tespitinde belli hususların dikkate alındığını, belirli hususlar göz önüne alındığında; söz konusu şirketlerin isim değişikliğinden de aynı şirket olduğu hususuna varılacağını, hatta Yargıtay borçlu şirket adına gönderilmiş kolilerin, evrakların, faturaların ve diğer sair evrakların bu yeni işyerinde bulunması halini de organik bağın göstergeleri arasında kabul ettiğini, organik bağın temelini de TMK madde 2 oluşturduğunu, Yargıtay aynı çıkar grupları tarafından kurulan veya yönetilen şirketlerin tüzel kişiliklerinin kötüye kullanılması halinde bu kavrama müracaat ederek kötüye kullanıma engel olduğunu, bu yolla özellikle iki farklı şirket kurularak birinden yapılan borçlanmaların diğerine aktarılmasının veya bazı şirketlerin paravan olarak kullanılmasının önüne geçildiğini, belirtilen sebeplerle mevcut Yargıtay içtihatlarınında göz önüne alınarak şirketlerin paravan olarak kullanımın önüne geçilmesi ,... Limited şirketinin alacaklılarının mağdur edilmemesi amacıyla organik bağın tespiti ve müvekkilin mağduriyetinin giderilmesi ile davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar tarafından cevap dilekçesi verilmediği görülmekle HMK 128.maddesi gereği bütün vakıaları inkar etmiş sayılacağı anlaşılmıştır.
DELİLLER: ticaret sicil kayıtları, SGK sicil dosyaları, tanık beyanları, bilirkişi kök ve ek raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Davacı tarafın bildirilen tanıkları dinlenmiş olup tanık ...'ın Mahkememizde alınan beyanında: " ... inşaattan daire almıştık, daire için toplam 40.000Euro ödedik, karşılığında iki tane senet aldık, karşılığı yoktu, senetlerden biri 20.000 diğeri 15.000 Euro bedellidir, 2.500 Euorusunu ödediler, geri kalan 2.500 Euorusunu vermediler, yapacağımız ödemenin 37.500 Euro olduğunu söylediler, diğer iki senedi de ödemediler, parayı istemek için ... inşaata çok defa gittik, ... inşaatın sivas caddesinde büroları var, oraya gittik, daha sonra gittiğimizde durmazların ... şirketi olarak isim değiştirdiğini gördük, ancak çalışanlar aynı kişilerdi, gittiğimizde orada muhasebeci Yusuf vardı, biz genelde onunla muhatap oluyorduk, diğer çalışanlarda şirket ortaklarının akrabalarıdır, isimlerini bilmiyorum, bizi tehdit ediyorlar, alacağımız alamadık, Cebrail' i biliyorum, diğerlerini bilmiyorum, Cebrail bana parayı ödeyeceğiz dedi, senetler boş çıktı ay ay olarak öde dedim bunu kabul etti, ancak diğer gittiklerimde kendisini iş yerinde bulamıyordum, şirkete bir kez gittiğimde isminin ... olduğunu gördüm ve şüphelendim, neden isim değiştirdiniz diye Cebrail beye sordum, o da bana muhatabın hala benim dedi, bu parayı ben ödeyeceğim dedi, ancak ödemedi, ayrıca bu iş yerinde iki ayrı büro vardı, kapıları ayrı idi, aynı çalışanlar bir o tarafa geçiyordu bir bu tarafa geçiyordu, yanı çalışanları da aynıydı, yanlış hatırlamıyorsam daha sonra büronun teki kapandı, tek büroda çalışmaya devam ettiler" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davacı tanığı ...' ın talimat mahkemesinde alınan beyanında: "Annem davacı ... İnşaat ile inşaat halindeki bir daireye ilişkin anlaşma yapıyor, şirket anneme inşaatın 2 sene sonra biteceğini söylemiş, 2 sene sonra gidip baktığımızda inşaatın bitmediğini gördük, bizzat ben ... İnşaatın yetkilileri ile görüştüm, bana bitireceklerini söylediler, ancak herhangi bir ilerleme olmadı inşaatta, 2016 yılında ise kardeşim yetkililerle görüştü ve sözleşmeyi 40.000,00 EURO'luk bir senede bağladılar senet 1 yıllıktı o senedinde süresi doldu, yıl 2023 oldu halen daha inşaat aynı seviyede ve bize teslim edilen bir daire yok, annem toplamda 40.000,00 EURO ödeme yaptı," şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davacı tanığı ...' ın talimat mahkemesinde alınan beyanında: " Biz Danimarka'da yaşıyorduk, 2012 yılında annem ve ablam Türkiye'ye geldiklerinde annem ... İnşaat ile bir dairenin alımı konusunda sözleşme imzalıyor ve o dönem elindeki altınları bozdurup ... İnşaat'a veriyor inşaatın 2014 yılında biteceğini söylediler ancak söylenen sürede inşaat tamamlanmadığı gibi 2023 yılı itibariyle halen daha inşaat aynı şekilde durmaktadır, ara ara gidip inşaatı kontrol ediyoruz, bize yapacağız edeceğiz diyerek geçiştiriyorlardı, 2016 yılında bir avukata danıştık avukat bize sözleşmenin senede bağlanması gerektiğini söyledi, ... yetkilisi ... ile görüştük kendisi senet düzenlemekten kaçınmadı ve senet düzenledik, (iki ayrı tarihte iki farklı senet verildi) ancak senedin tarihi geldiğinde ödemedi, biz senedi icraya koyduk, icrada da ödenmedi, bu tarih itibariyle ne ödemiş olduğumuz parayı teslim alabildik, ne de inşaat teslim alabildik" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mahkememizce, dosyanın bir mali müşavir ile bir şirketler hukuku alanında uzman bilirkişiden oluşacak heyete tevdi ile davalı şirketler arasındaki organik bağ iddiası yönünden dosyaya gelen belgeler de incelenerek rapor düzenlenmesine karar verilmiş olup bilirkişi heyeti tarafından Mahkememiz sunulan 01/04/2024 tarihli raporda özetle; dosya kapsamına davalı tarafça ticari defterler sunulmamış ve inceleme adresi bildirilmediği, hal böyle olunca davalılar arasındaki ticari ve ticari olmayan ilişki olup olmadığı hususu tespit edilemediği, Erciyes Vergi Dairesi Müdürlüğünün mahkemenin müzekkeresine vermiş olduğu 01.11.2023 tarihli yazı ekindeki Ba/Bs formları incelendiği, dosyaya celp edilen Ba/Bs formları üzerinde yapılan incelemede davalılar arasında fatura bilgisine ulaşılamadığı, davalılar ... ve ... şirketlerinin; her ikisinin de aynı adreste kurulmuş olduğu, her iki şirkete de ...'ın ortak olduğu, her iki şirkette de ... isimli çalışanın sigorta kaydının bulunduğu, şirketler arasında menkul /gayrimenkul devri söz konusu olmadığı, davalılarca dosyaya ticari defterler sunulmadğı ve inceleme adresi bildirilmediği, şirketler arasında menkul gayrimenkul devri olmadığı, davalılarca dosyaya ticari defterler sunulmadığı, ve inceleme adresi bildirilmediğinin tespit edildiği bildirilmiştir.
Dosyanın önceki bilirkişi heyetine yeniden tevdi ile davalıların defterlerinin incelenerek ek rapor düzenlenmesine karar verilmiş olup bilirkişi heyeti tarafından Mahkememize sunulan 01/07/2024 tarihli raporda özetle; davalıların yukarıda belirtilen ticari defterleri ve dosyadaki sicil kayıtlarının incelenmesinden mahkemenin ara kararında belirtilen ... şirketinin aktiflerinin ... Şirketine devretmesi gibi bir durum tespit edilemediği bildirilmiştir.
Dava, davalı şirketler arasında organik bağ bulunduğunun tespiti ile, asıl borçlu davalı ... şirketinden alacağın tahsili için başlatılan icra takibine aralarında organik bağ bulunan davalı ... şirketinin borçlu olarak eklenmesi istemine ilişkindir.
Emsal nitelikteki Yargıtay 11 Hukuk Dairesinin 2021/4234 esas 2022/8380 karar sayılı ilamında;''...istisnası olan tüzel kişilik perdesinin aralanması teorisi ancak istisnai ve sınırlı durumlarda sakınılarak uygulanması gereken bir teoridir. Bu teoriye ihtiyatlı bir biçimde yaklaşılmalı; istisnai bir teori olduğundan mümkün olduğunca dar yorumlanmalı ve bu teorinin uygulanmasına ancak tüzel kişilik kavramının arkasına saklanılarak dürüstlük kuralına aykırı davranıldığı, kendisine tanınan hakkın kötüye kullanılarak üçüncü kişilerin zarara uğratıldığı, zarara yol açan tüzel kişinin sorumluluğuna hükmedebilmek için ise başka bir yasal nedene dayanılmasının mümkün olmadığı durumlarda başvurulmalıdır. Zira tüzel kişilik perdesinin aralanması, tüzel kişilerin borçlarından dolayı başkalarının sorumlu tutulamayacağı ilkesinin, özellikle şirketlerin sadece sermayeleri ile sorumlu olacakları ve tüzel kişilerin borçlarından dolayı ortakların sorumlu tutulamayacağı kuralının önemli bir istisnasını teşkil etmektedir. TMK'nın 2. maddesinde yer alan dürüstlük kuralı ve hakkın kötüye kullanılması yasağı oluşturmaktadır. Ancak organik bağ kavramı, tüzel kişilik perdesinin aralanmasına göre daha geniş bir anlama sahip olsa da organik bağın varlığı, tek başına tüzel kişilik perdesinin aralanmasını gerektirmemektedir. Başka bir deyişle şirketler arasında organik bağ tespit edilse dahi tüzel kişilik perdesinin aralanması ve alacağın perdenin arkasındakinden de istenebilmesi için sırf alacaklıdan mal kaçırmak ve onu zarara uğratmak amacıyla kötü niyetli işlemler yapıldığının da somut verilerle ispatlanması gerekmektedir.
Şirketler arasında organik bağ olup olmadığı; şirketlerin adreslerinin aynı olması, ortaklık yapılarının ve yönetim kurullarının benzer olması veya temsilcilerinin aynı olması, faaliyet alanları, hisse devirleri, muvazaalı işlemler gibi hususlar ve somut olayın özellikleri de gözetilerek tespit edilebilir. Ancak tüzel kişilik perdesinin çapraz aralanmasında her iki şirketin faaliyet alanı, ortaklık yapısı, ortakları gibi konularda öyle büyük ve derin bir kesişme vardır ki; bu şirketlerle iş yapan kişiler nezdinde iktisadi bir bütünlük içerisinde tek bir şirketle iş yapılıyor algısı oluşmaktadır. Ayrıca üçüncü kişiler nezdinde uyandırılan bu algı neticesinde, ticaret yaparken güçlü bir yapıya sahip görüntüsü oluşturularak, şirketlerden birinin borca batırılması ya da içinin boşaltılıp iş alanının diğerine kaydırılması işlemleri tipik bir hakkın kötüye kullanılması olarak değerlendirilmelidir. Organik bağ ile tüzel kişilik perdesinin çapraz aralanması arasında benzerlikler olduğu kadar farklılıklar da bulunmaktadır. Özellikle somut olayın niteliği gereği organik bağın tespitinde, şirketlerin aynı holdinge bağlı olması, yöneticilerinin veya kurucularının aynı olması, bir borç takibinden kurtulmak için hisselerin devredilmesi, muvazaalı işlemler yapılması, hatta belirli işlemlerin aynı şekilde ve aynı usulde yapılması bile rol oynayabilmekte iken; tüzel kişilik perdesinin çapraz aralanması için iki şirket arasında alacaklıdan mal kaçırmak ve onu zarara uğratmak amacıyla kötü niyetli olarak işlemlerin yapıldığının ve bu nedenle asıl borçlu şirketten alacağın tahsil edilemediğinin somut verilerle ispatlanması gerekmektedir. Bununla birlikte bu iki kavram arasındaki en önemli fark ise; organik bağın varlığı halinde bir şirketin borçlarından dolayı bir başka şirketin mal varlığına el atılabilmekte iken tüzel kişilik perdesinin çapraz aralanması halinde borçlu şirketin yanı sıra kardeş şirketin hatta talep halinde kardeş şirketin ortaklarının mal varlığına dahi el atılmasının mümkün olmasıdır. Görüldüğü üzere aralarında bazı farklılıklar bulunmakla beraber organik bağ ile perdenin çapraz aralanması kavramları birbirinin alternatifi olan kavramlar değildir. Bu nedenle aynı olayda hem organik bağ hem de tüzel kişilik perdesinin çapraz aralanması yolları işletilerek sonuca ulaşılabilmesi mümkündür...''denilmiştir.
Somut davanın, yukarıdaki emsal nitelikteki Yargıtay kararı da gözetilerek değerlendirilmesinde, davacı vekili tarafından, müvekkili ile davalı ... Ltd. Şti. aralarında taşınmaz satışına ilişkin sözleşme yapıldığı, sözleşme gereğince müvekkiline belli bir ücret karşılığında daire verileceği, müvekkilinin dairenin satış bedelini davalı şirkete ödediğini, güvence amaçlı da davalı şirketten 18/08/2017 tanzim,28/02/2018 vade tarihli, 70.350,00 TL bedelli ve 11/08/2017 tanzim, 30/12/2017 vade tarihli, 93.800 TL bedelli senet aldığını, dairenin teslim edilmemesi üzerine senetlerin icra takibine konulduğu ancak davalı şirketin borca batık olduğunun,üzerine malvarlığı olmadığının öğrenildiğini,davalı ile iletişime geçilmek için gidildiğinde aynı adreste, aynı kişilerin bulunduğunu ancak firma isminin değişerek diğer davalı ... şirketinin bulunduğunu,müvekkilinin mağdur edildiğini,her iki şirket arasında organik bağ bulunması nedeniyle organik bağın tespiti ile davalı ... şirketinin icra takibine borçlu olarak eklenmesi talep edilmiştir.Davacı tanıkları dinlenmiş olup,tanık beyanlarından ve dosya kapsamındaki yoklama fişinden her iki şirketin aynı adreste faaliye başladığı tespit edilse de, davalı ... şirketinin 21/05/2023 tarihinde bina projelerine yönelik mühendislik ve danışmanlık alanında, davalı ... şirketinin ise 18/05/2010 tarihinde ikamet amaçlı binaların inşaatı alanında faaliyetini yürütmeye başlaması,yoklama fişinde ... şirketinin muhasebecinin ... olarak belirtilip, ... şirketinin son bir yıllık beyannamelerinin muhasebeci ... tarafından,... şirketinin ise ... tarafından verilmiş olması,... şirketi adına 50 adet araç kaydı ve 1 adet taşınmaz kaydı bulunması,her iki şirketin ortakları arasında dönem dönem aynı kişilerin yer aldığı görülse de şirketlerde başka ortaklarında mevcut olması,takibe dayanak senetlerin muaccel olduğu tarihten dava tarihine kadarki dönemde davalı şirketlerin defteri üzerinde, şirketler arasında şirket aktiflerinin devrine ilişkin kayıt olup olmadığı hususunda yaptırılan inceleme sonucu düzenlenen raporda, ... şirketinin defter açılış kaydında, yalnızca davalı ... şirketine sipariş avansı açıklamasıyla 32.000-TL alacağının kaydedildiğinin tespit edildiği, bu halde davalı ... şirketinin bu dönemde davalı Diampa şirketine aktiflerini transfer ettiğine dair delilin kayıtlarda bulunmadığı gözetilerek dosya kapsamında davalı şirketler arasında organik bağ bulunduğu iddiası ispatlanamadığı kanaatine varıldığından davanın reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 427,60-TL maktu karar ve ilam harcından, davacıdan peşin olarak alınan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90-TL'nin davacıdan alınarak Hazine' ye gelir kaydına,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama harç ve giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalılar tarafından yapılan bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda bir karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 13/1 maddesi uyarınca taktir olunan 1.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
6-Davacı tarafından yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.06/12/2024
Katip ...
¸E-imzalıdır
Hakim ...
¸E-imzalıdır