T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No:
T.C.
KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : Esas
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACILAR :
2-
3-
4-
5-
6-
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA İHBAR OLUNAN :KORU SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ -[25939-91411-46518] UETS
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 05/01/2022
KARAR TARİHİ : 11/09/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 07/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Sürücü ..., 21.06.2021 tarihinde 09:45 civarında yönetimindeki ... plakalı minibüs nitelikli aracı ile Kayseri ili Develi İlçesi Yeniköy Mahallesi istikametinden Develi İlçesi istikametine seyir halinde iken Kayseri ili,Develi ilçesi, Yeniköy Mah.Develi Yazıbaşı-Şıhlı Yeniköy Mahalle yolu Yeniköy Mahallesi Mezarlığına geldiği esnada Develi İlçesi istikametinden gelen sürücü müteveffa ... yönetimindeki tescilsiz mondial marka motosiklete şerit tecavüzü ve aynı zamanda hız ihlali suretiyle çarpmış mezkür olay sonucu davacının eşi ... feci bir şekilde vefat etmiş, motosiklette yolcu olarak arkada oturan davacı ... ise ağır yaralanmış, Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesinde uzunca bir süre yoğun bakımdan kalmış olduğunu, davacı ...’in eşi ... olan desteğinin ölümü nedeniyle maddi-manevi açıdan mağdur olmuş olduğunu, olay Yeri Trafik Kazası Tespit Tutanağı ve Soruşturma Dosyasından Alınan Kusur İzafesine İlişkin Bilirkişi Raporuna dilekçede bahsedilen şekilde İtirazları olduğunu, hakikatın açığa çıkması için mahkemece keşif yapılmasını talep ettiklerini, kaza yerindeki azami hız limiti 50 km./sa olup Müteveffa’ca bu hız limiti aşılmadığını, müteveffanın o anki hızı en fazla 38 km.olduğunu, zira mezkür aracın hızı en fazla 40 km/sa olabilmekte olduğunu, çünkü davacının çocukları 2014 yılında şu an için 69 yaşında olan babalarının o günkü yaşına uygun olarak sıfır motor olmayan (2. el düzeyinde en fazla saatte 40 km hız yapan) bir motosiklet almış olduklarını, bu hususun makine mühendisi bir bilirkişi tarafından tespit edilebilir olduğunu, kaldı ki müteveffa ...’in kaza yerinde hız yaptığına dair fren izi dahil hiçbir somut delil bulunmadığını, oay anında müteveffanın yaklaşık belki en fazla 1 dakika öncesinde karşı şeritten geçip karşılaşan tanığın bu hususta dinlenebileceğini, oysa ki şüpheli davacı ...’in beyanlarına göre müteveffa kendi şeridinde olduğunu, davalı ... ise kendilerinin üstüne üstüne korkusuz bir biçimde gelmekte olduğunu, müteveffa son durumda şüphelinin aşırı hızı nedeniyle kaçmak istemesine rağmen kaçamamış olduğunu, diğer yandan davacının eşi ...’in kullanmış olduğu 2007 model mondial marka motosiklet eski model bir araç olduğundan motor gücü düşüktür, tam kapasite ile çalışmamakta olduğunu, bu nedenle motosikletin istense de çok fazla hız yapabilme özelliği bulunmadığını, bu motosikletle köyde oturan mütevveffa yalnızca tarlasına gidip gelirken bu motosikletini kullanmakta olduğunu, davacının eşinin fiili kullanımı bugüne değin 30 km/sa.geçmemiş olduğunu, somut olayda mütevveffanın kullandığı motosikletin jantı ve direksiyonunda her hangi ciddi bir hasar durumu olmadığını, sadece motosikletin ön plastik aksamı kırılmış olduğunu, davacıların babalarının kullanmış olduğu motosikletin gazı kesildiği an motorun derhal istop edebilme özelliğine sıkı bir biçimde sahip olmakla en azından karşı yönden gelen davalı ... yönetimindeki ... plakalı minibüs ile karşılaşma esnasında hızını sorunsuz bir biçimde azaltmış olduğunu özellikle belirtmek istediklerini, dilekçelerinde belirttikleri delillerin toplanmasını istediklerini, davacı ... ise anlaşılacağı üzere işbu tescilsiz motosiklet üstünde eşinin arkasında oturmakla kusursuz bir yolcu konumunda olduğunu, davalıların dava konusu tazminattan sorumlu olacaklarını, tazminatın aktüer bilirkişi tarafından hesaplanacağını, davacı ... eşinin maddi-manevi her anlamda desteğini yitirmiş olduğunu, Müteveffa ... 68 yaşında söz konusu kaza nedeniyle hayatını kaybettiğini, araçta yolcu olarak arkada oturan davacı ... Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde uzunca bir süre yoğun bakımda kalmış olup ağır yaralı davacının bacaklarının kırılması, göğüs kafesinin çatlaması, kalça kemiğinin ve baldırının kırılması, surat kemiğinin kırılması, akciğerinin yırtılıp ağır darbe alması neticesinde ağır yara almış ve vücudunun bir çok noktasında ağır skarlar mevcut olup vücudu ağır zarar görmüş ve aynı kazada eşinin desteğini de kaybetmesi nedeniyle sürekli Emine Akyazı isimli kızının evinde kalmakta ve onun bakımına muhtaç olduğunu, bilineceği üzere eşlerin destekten yoksunluk süreleri destek olan eşin yaşam süresi ile sınırlı olduğunu, müteveffanın çocukları ise hepsi evli olup eş ve çocuklarıyla birlikte yaşamakta olduklarını, müteveffa vefat etmeden evvel hala civar köylerde sıhhi tesisat işi(işçilik ve evinin bir odasını nalburiye malzeme satımı olarak) ve aynı zamanda köydeki bahçesinde ve tarlasında tarım(hububat tarımı) ve bahçecilik(elma ve söğüt ağacı yetiştiriciliği) işi ile uğraşmakta ve aylık en az asgari ücreti aşar düzeyde geliri bulunmakta olduğunu, müteveffanın yetiştirdiği ve gerek meyvesinden gerek odunundan yararlandığı bu ağaçlar davacının geçimine katkısı bulunmakta olduğunu, aynı zamanda müteveffanın;Kayseri ili,Develi İlçesi,Yeniköy Mah., 105 ada 202 parsel no.lu 2.000 m2 lik bahçe, Kayseri ili,Develi İlçesi,Yeniköy Mah., ... no.lu 8.985 m2 lik tarla, Kayseri ili,Develi İlçesi,Yeniköy Mah., Köy içi mevkii, ...... parsel no.lu 147 m2 lik kargir ev ve arsasında belirtilen tarımsal ve bahçecilik faaliyetleri gerçekleştirilmiş olduğunu, davacı ...'e müteveffanın eşi olarak ayrılacak destek payı %50 olduğunu, Yargıtay 17 HD. 2016/12867 E., 2019/5577 K., K.T.06.05.2019 ilamının dikkate alınması gerektiğini, ev hanımı olan davacı ...'in en uzak ihtimalle net asgari ücret üzerinden tazminat alacağı hesaplanması gerektiğini, kazaya neden olan ... plaka sayılı aracın kazanın ve tutanağın düzenlendiği tarih ve saat itibariyle zorunlu mali sorumluluk sigortası bulunmadığını, bilineceği üzere Güvence Hesabı, Zorunlu Mali Mesuliyet(Trafik) Poliçesi bulunmayan araçların sebep oldukları trafik kazalarında, mağdurların bedensel zararlarını teminat limitleri dahilinde karşılamak zorunda olduğunu, hesap ödediği bu tazminat için trafik poliçesi yaptırmayan işleten ve sürücülere yaptığı ödemeleri yasal faizi ile birlikte rücu edeceğini, 2918 sayılı K.T.K ’na ve Borçlar Kanunu’na göre; trafik kazası sonucu meydana gelen bedensel ve maddi zararlar yönünden aracı güvence altına alan sigorta şirketi, sürücü ve işleten ile birlikte müteselsil sorumlu olduklarını, kazaya neden olan aracın kaza anı olan 21.06.2021 tarihi saat 09.45'de trafik sigortasının olmamasından dolayı (mevcut ZMSS Koru Sigorta A.Ş.'den aynı gün daha sonra saat 11.20'de yapılmıştır), 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu ve ilgili mevzuat gereği Güvence Hesabının sorumluluğu doğmakta olduğunu, rapor düzenlenirken gerçek zarar miktarının tespitinde hak tespitlerinin ve desteğin olay tarihindeki bakiye ömrü esas alınarak aktif ve pasif dönemde elde edeceği kazançlar hesaplanırken yerleşik Yüksek Mahkeme İçtihatları, Anayasa Mahkemesi'nin E. 2019/40, K. 2020/40, 17/7/2020 Tarihli kararı dikkate alındığında %10 Artırım %10 İskontonun uygulandığı prograsif rant yönteminin uygulanması gerekmekte olduğunu, TRH yaşam tablosunun dikkate alınması gerektiğini, bu kapsamda Yargıtay 17 Hukuk Dairesi 2020/2598 Esas, 2021/34 Karar ve 14.01.2021 tarihli kararının bulunduğunu, davalı Güvence Hesabı Genel Müdürlüğü' Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçelerine istinaden, teminat limitleri içerisinde 8 iş günü içinde ödeme yapmaları ihtarı 7 adet ekiyle birlikte iadeli taahhütlü posta ile 17.12.2021 tarihinde tebliğ edilmiş olduğunu, 17.12.2021 tarihinde ihtarı tebliğ alan davalı şirket Karayolları Trafik Kanunun 99. maddesi gereği 8 iş günü içerisinde taraflarına ödeme yapmayarak 28.12.2021 tarihinde temerrüde düşmüş olduğunu, ... plakalı araç kaza tarihi olan 21.06.2021 tarihi saat 09.45 itibariyle sigorta poliçesine sahip olmadığından, davalı güvence hesabı kaza tarihi itibariyle kişi başına sakatlık ve ölüm halinde tazminat bedeli olarak 430.000,00-TL, kişi başına sağlık giderleri (tedavi) olarak da 430.000,00-TL olmak üzere toplam 860.000,00-TL teminat sağlamakta olduğunu, Mahkemeden bu husus hakkında ara karar kurularak alınacak olan aktüerya raporunda yukarıda açıklanan hususların dikkate alınmasını talep ettiklerini, arabuluculuğa başvurulmasına rağmen anlaşma sağlanamadığını, taleplerinde tüm denkleştirme nedenleri dikkate alınmış davalı şirketin sigortaladığı aracın sürücülerinin tam kusuruna dayanılmamış olduğunu, öte yandan ... plakalı araç minübüs olup, ticari nitelik taşıdığından (avans) faizi talep edilmiş olduğunu, davacıların yaşadıkları acı ve üzüntü nedeni ile manevi tazminat talepleri olduğu belirterek, araç üzerinde tedbir ile, fazlaya ilişkin talep ve her türlü hak ve ek dava açma hakkları saklı kalmak kaydıyla ve maddi zararın tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda artırılmak üzere ; Davacı ...'in eşi ...'in desteğinden yoksun kalmış olması nedeniyle şimdilik 100,00-TL maddi tazminat bedelinin (destekten yoksun kalma tazminatı) güvence hesabının temerrüde düştüğü 28.12.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte diğer kusurlu şahsın kusuruna düşen sorumluluk dahil olmak üzere limit sınırları içerisinde 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 61. Ve 163. Maddeleri ile 2918 sayılı KTK’nın 88/1. maddesi gereği teselsül hükümleri uyarınca davalılar Güvence Hesabı ve ...’den müştereken ve müteselsilen tahsiline ilişkin HMK 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası ile, Müteveffa ...'in trafik kazasın feci bir biçimde vefatı nedeniyle eşi davacı ... için 40.000-TL manevi tazminat; müteveffanın ... isimli 5 adet çocuğunun her biri için 15.000'er TL den olmak üzere toplam 75.000-TL (eş ve çocuklar için toplam 115.000-TL olmak üzere) manevi tazminatın davalı ...'den olay günü olan 21.06.2021 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte (bu kısım davamızı Güvence Hesabı dışındaki davalıya yöneltmekteyiz) tahsili ile davacılara ödenmesine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Davalı Güvence Hesabı vekili cevap: davalı ... sevk ve idaresindeki araç kaza tarihini kapsar şekilde sigortalı olup, iş bu davanın davalı güvence hesabı yönünden husumet yokluğu nedeniyle usulden reddi gerekmekte olduğunu, Davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç kaza tarihi olan 21.06.2021 tarihini de kapsar şekilde ... Poliçe Numarası İle Koru Sigorta A.ş. tarafından sigortalanmış olduğunu, kazanın meydana geldiği tarihte aracın sigortası olduğundan dolayı iş bu davada davalı Güvence Hesabı'na husumet yöneltilmesi de usul - yasaya aykırılık teşkil etmekte olduğunu, bu sebeple öncelikle iş bu davanın husumet yokluğu nedeniyle usulden reddi yönünde karar verilmesi gerekmekte olduğunu, davacı tarafından başvuru şartı yerine tam olarak getirilmemiş olduğunu, buna göre; Genel Şartların B.2 maddesi kapsamında talep edilen belgeler ibraz edilmediği sürece de başvuru şartı yerine getirilmiş sayılmayacağını, davacı tarafça davalı şirket tarafından değerlendirme yapılabilmesi için talep edilen belgeler temin edilmemiş olduğunu, bu sebeple iş bu dava kötüniyetli olarak ikame edilmiş olduğunu, bu hususa ilişkin Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi .............Esas, .... Karar Sayılı İlamının bulunduğunu, sunulan Bölge Adliye Mahkemesi kararından da görüleceği üzere davacı tarafından başvuru şartı tam olarak yerine getirilemediğinden 6704 sayılı kanun gereği başvuru şartı tam olarak yerine getirilmeksizin açılan huzurdaki davanın başvuru şartı eksikliği nedeniyle reddi gerekmekte olduğunu, kazanın oluşumunda kusur oranı tespit edilmesi gerektiğini, soruşturma aşamasında alınan kusur raporlarının hukuk hakimin bağlaması Türk Borçlar Kanunu'nun 74/1. Maddesi mümkün olmadığını, bu nedenle kazanın oluşumunda davacının eşi ...'in kusurunun bulunup bulunmadığı belirlenmesi gerektiğini, sosyal güvenlik kurumu ve ... plakalı araç sürücüsü tarafından kaza nedeniyle davacıya maddi tazminata mahsuben ödeme yapılıp yapılmadığı hususunun sorulması gerekmekte olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı tarafın taleplerini somutlaştırması gerekmekte olduğunu, davalı kurumun sorumluluğu teminat limitleri dahilinde olduğunu, sorumluluğu aşar nitelikte karar verilmemesi gerekmekte olduğunu, Kaza tarihi olan 21.06.2021 tarihi itibariyle teminat limiti 430.000 TL olup bu miktarı aşacak nitelikte karar verilmemesi gerekmekte olduğunu, aynı zamanda davalı kurum aleyhine hükmedilecek harç/yargılama gideri ve avukatlık ücreti de teminat limit tutarıyla sınırlı olması gerekmekte olduğunu, davalı kurumun temerrüdü dava tarihi itibariyle oluşmuş olup davalı kurum ticari şirket olmadığından yasal faize hükmedilmesi gerektiğini, davanın ... plakalı aracın sigorta şirketi olan koru sigorta şirketine ihbarını talep ettiklerini, kabul anlamına gelmemekle birlikte davalı kurum; ödenen tazminat ile iş bu dosya ile bir tazminat hükmedilirse, bu tazminatları Güvence Hesabı Yönetmeliği'nin 16. Maddesi uyarınca sigorta şirketine rücu etmek hakkı bulunmakta olduğunu, bu nedenle iş bu davanın ... plakalı aracın sigorta şirketi olan Koru Sigorta A.Ş'ye ihbar edilmesi gerekmekte olduğunu belirterek davanın husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, Mahkeme aksi kanaatte ise Haksız, yersiz ve kötü niyetli olarak açılmış İş bu davanın reddine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
Davalı ...'in cevap dilekçesi sunmadığı ve böylece HMK madde 128 gereği bütün vakaları inkar etmiş sayılacağı anlaşılmıştır.
YARGILAMA VE GEREKÇE
Dava, 21/06/2021 tarihinde meydana gelen kaza nedeni ile davacıların murisi/desteğinin ...’in vefatı nedeni ile destekten yoksun kalma zararı oluşup oluşmadığı, davacıların manevi tazminat taleplerinin yerinde olup olmadığı hususlarına ilişkindir.
Develi İlçe Emniyet Müdürlüğüne, SGK'ya, Türkiye Noterler Birliğine, Koru Sigorta A.ş'ye, Develi C.Başsavcılığına, Develi Ağır Ceza Mahkemesine, Melikgazi İlçe Emniyet Müdürlüğüne, Nilüfer İlçe Emniyet Müdürlüğüne, Melikgazi İlçe Emniyet Müdürlüğüne yazılan müzekkerelere cevap verildiği ilgili evrakların dosya arasına alınmış olduğu görülmüştür.
Talimat yoluyla dinlenen tanık ...'in 06/06/2022 tarihli tanık beyanında;"Vefat eden ... eniştesi olduğunu, ...'de ...'in dayısının olduğu olduğunu, tarafların kendisinin akrabası olduğunu, tarafları bu sebeple tanıdığını, kazayı görmediğini, ancak kaza olduğunda kaza yerine ilk varan kendisinin olduğunu, ... yemlik toplamaktan köye kaza meydana geldiğini, olay yerine vardığında kız kardeşi olan ...'in Kenara çektiğini, geldiğinde ...'in ölmüş olduğunu, ambulans kendisinin geldikten sonra geldiğini, araba sol şeritte ...'in şeridinde olduğunu, tarafların hazlarına şahit olmadığını, kaza ile kazanın bittiği yer arasında 13 metre kadar yer olduğunu, karayolunun asfalt olduğunu, herhangi bir kısıntı olmadığını, duyduğuna göre ...'in frene bastığını, 10 metreye yakın sürüklendiğini, ... kocasının ölümünden dolayı herhangi bir tazminat almadığını, başka bilgisi olmadığı" şeklinde beyanının alınmış olduğu görülmüştür.
Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığından alınan 12/05/2022 havale tarihli raporda özetle; "Sürücü ...'in %25(Yüzde Yirmibeş) oranında kusurlu olduğu, Müteveffa sürücü ...'in %75(Yüzde Yetmişbeş) oranında kusurlu olduğu, 2.Durum: Sürücü ...'in %100(Yüzde Yüz) oranında kusurlu olduğu, Müteveffa sürücü ...'in kusurunun bulunmadığı" sonuç ve kanaatine varıldığının bildirilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Talimat yoluyla dinlenen tanık ... 06/06/2022 tarihli tanık beyanında; "Tarafları aynı köylü olmaları sebebiyle tanıdığını, kazaya ait hiçbir bilgisinin olmadığını, olay yeri ile arasında 300 metre kadar bir fark olduğunu, taraflar kendisinin yanından geçtiklerini, kendisinin yanından geçerken ...'ın hızı 40 km kadar olduğunu, kazayı görmediğini, hiç şahit olmadığını, bu kazadan dolayı tarafların ödeme alıp almadığını bilmediğini, başka bir bilgisinin olmadığını" şeklinde beyanın alınmış olduğu görülmüştür.
Talimat yoluyla alınan 10/01/2023 havale tarihli İstanbul Teknik Üniversitesi bilirkişi heyeti raporunda özetle; "Davalı sürücü ... %75 (yüzde yetmişbeş) oranında asli kusurlu olduğu, Davacılar murisi motosiklet sürücüsü ... %25 (yüzde yirmibeş) oranında tali kusurlu olduğu" sonuç ve kanaatine varıldığının bildirilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Talimat yoluyla alınan 26/05/2023 havale tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda özetle; " Davacılar murisi motosiklet sürücüsü ...'in %25 (yüzde yirmibeş) oranında tali kusurlu olduğu " sonuç ve kanaatine varıldığının bildirilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Talimat yoluyla alınan 03/02/2024 havale tarihli Karayolları Fen heyeti bilirkişi raporunda özetle; "... plakalı araç sürücüsü ...; 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunun 46/a, 52/a-b, 57/a,84/g maddelerini ihlal ettiğinden bu kazanın oluşumunda %100 ( Yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, Mondial marka tescilsiz motosiklet sürücüsü ...; çarpışma sonucu meydana gelen bu kazanın oluşumunda her hangi bir kural ihlalinin olmadığı, Ancak; motosikletlinin başından aldığı darbe dikkate alındığında; araç kullanımı sırasında koruyucu başlık kullanmamasının ölümü ile illiyetinin bulunduğu," sonuç ve kanaatine varıldığının bildirilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce alınan 26/06/2024 havale tarihli bilirkişi heyeti raporunda özetle; "Davaya konu kazada desteğin kusuru bulunmadığı kanaati olur ise davacı eş ...'in destek zararının 1.010.351,34 TL olduğu, söz konusu zararın Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta poliçesi sakatlık/ölüm teminat limitini (kaza tarihi itibariyle (430.000,00 TL) aştığı, sayın mahkeme kazaya sebebiyet veren aracın trafik sigortasının bulunmadığı kanaatinde olur ise davalı Güvence Hesabının sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğu, davaya konu, kazada desteğin %25 kusuru bulunduğu kanaatinde olur ise davacı eş ...'in destek zararının 757.763,51 TL olduğu, söz konusu zararın Zorunlu Mali Sorumluluk (trafik) Sigorta poliçesi sakatlık/ölüm teminat limitini (kaza tarihi itibariyle 430.000,00 TL ) aştığı, sayın mahkeme kazaya sebebiyet veren aracın trafik sigortasının bulunmadığı kanaatinde olur ise davalı Güvence hesabının sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğu" sonuç ve kanaatine varıldığının bildirilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Davacılar vekilinin sunmuş olduğu 19/08/2024 havale tarihli dilekçesinde davanın ıslahına ilişkin beyanda bulunmuş olduğu görülmüştür.
Davacı tarafça Davalı kuruma 17/12/2021 tarihinde başvurulmasına rağmen davalının 8 iş günü içerisinde ödeme yapmayarak 28/12/2021 tarihi itibari ile temerrüde düştüğü anlaşılmış ve davalı kurum yönünden bu tarihten itibaren faize hükmedilmiştir.
Davacı tarafça davalı ... yönünden avans faiz talebinde bulunulmuş ise de davalı sürçünün kullandığı ... plakalı aracın trafik tescil kaydına göre kullanım amacının hususi olması nedeni ile yasal faiz uygulanması gerektiği anlaşılarak kararda yasal faize hükmedilmiştir.
Davacıların desteği ...’in dosyada mevcut kaza sonrası çekilen fotoğrafları, Develi Ağır Ceza Mahkemesi tarafından bilirkişi heyetinden alınan rapor ile ölenin kafa bölgesinden yaralandığının tespiti ile ölüm sebebi olarak da kask takmamasına bağlı yaralanmalarının belirtilmiş olması karşısında desteğin meydana gelen kazada kask takmadığı ve bunun ölümüne etkisi olduğu anlaşılarak tespit edilen tazminat bedelinden yerleşik içtihatlarda dikkate alınarak %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması yoluna gidilmiştir.
Davacıların desteğinin gelirinin, zirai geliri nedeni ile asgari ücretin üzerinde olduğuna ilişkin olarak dosyada yeterli delil olmadığından aktüer raporu ile asgari ücret üzerinden yapılan hesabın yerinde olduğu anlaşılarak bu miktar ve talep artırım/ıslah dilekçesi gereğince karar verilmesi yoluna gidilmiştir.
Her ne kadar davalı kurum tarafından davalı sürücünün kullandığı ... plakalı aracın olay tarihinde ZMMS poliçesi olduğu belirtilmiş ise de, kaza tespit tutanağında olay saatinin 09.45 olduğu tespit edilmiş olup, Sigorta Bilgi Gözetim Merkezi’nin yazı cevabında ise Koru Sigorta adına düzenlenen poliçenin 11.20’de yapıldığı bildirilmekle, aracın kaza esnasında geçerli poliçesinin bulunmadığı görülerek davalı Güvence Hesabının tazminat talebinden sorumlu olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; her ne kadar davalı tarafça davanın reddine karar verilmesi talep edilmiş ise de, 21/06/2021 tarihinde meydana gelen kazada tarafların kusur durumunun tespiti amacı ile Adli Tıp Kurumundan 12/05/2022 tarihli rapor alınmış ve raporda kusur tespitinin tam olarak yapılamadığı ve raporun alternatifli düzenlendiği görülmüş ve bunun üzerine kusur tespiti için öncelikle İstanbul Teknik Üniversitesi Trafik Kürsüsü heyetinden 10/01/2023, 26/05/2023 tarihli raporlar alınmış ve raporlarda davalı sürücü ...’in %75 ve ölen sürücü ...’in ise %25 oranında kusurlu olduğunun belirtilmesi üzerine rapora yapılan itirazların değerlendirilmesi ve çelişkinin giderilmesi için Karayolları Fen Heyetinden 03/02/2024 tarihli rapor alındığı ve raporda davalı sürücü ...’in %100 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği görülmekle son alınan rapor hükümde dikkate alınarak meydana gelen kazada davalı sürücünün tam kusurlu olduğu kabul edilmiştir. Alınan raporlar ile Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin 2019/5206 E, 2020/8874 K sayılı ilamı gibi güncel ilamlar dikkate alınarak düzenlenen aktüer bilirkişisinin 26/04/2024 tarihli raporunda ise, davacı eş ...’in desteği ...’in vefatı nedeni ile davalının tam kusurlu sayılması halinde 1.010.351,34 TL destekten yoksun kalma tazminatı talep hakkı olduğu ancak davalı Güvence Hesabının bu miktardan poliçe limiti olan 430.000 TL ile sorumlu olduğunun belirtildiği görülmekle, yukarda açıklandığı üzere davacıların desteği ve murisinin meydana gelen kazada kask takmaması nedeni ile ölümün meydana gelmesinde müterafik kusurunun olması nedeni ile hesap edilen tazminat bedelinden % 20 oranında indirim yapılması gerektiği anlaşılmakla davacı ...’in 808.281,07 TL destekten yoksun kalma tazminat bedeli hakkettiği ve davalı ...’in bu bedelden kusurlu araç sürücüsü olarak, davalı Güvence hesabının da bu bedelin 430.000 TL’sinden kusurlu aracın olay esnasında geçerli ZMMS poliçesi olmaması nedeni ile sorumlu olduğu görülmüş, davacı vekilinin 19/08/2024 tarihli ıslah/ talep artırım dilekçesi de dikkate alınmış ve böylece, maddi tazminat davasının kısmen kabulü kısmen reddi ile, ölenin müterafik kusurunun bulunması nedeni ile tazminat miktarından %20 oranında indirim yapılması ile, davacı ... için 808.281,07 TL destekten yoksun kalma tazminat bedelinin davalı ...’den olay tarihi olan 21/06/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı Güvence Hesabından poliçe limiti ile olan 430.000 TL ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihi olan 28/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiştir. Davacıların manevi tazminat talebine ilişkin olarak ise, davacıların müteveffanın ölümü nedeni ile yaşadıkları acı ve üzüntüler, davalının ekonomik ve sosyal durumu, olayın meydana gelmesinde davalının kusuru ile ölenin müterafik kusur durumları, tanık beyanları hep birlikte dikkate alınmış, talep edilen tazminat bedellerinin bu şartlarda makul olduğu değerlendirilmiş ve böylece, manevi tazminat davasının kabulü ile, davacı ... için 40.000,00 TL, diğer davacılar ... için ise ayrı ayrı 15.000,00’er TL olmak üzere toplam 115.000,00TL manevi tazminat bedelinin davalı ...’den olay tarihi olan 21/06/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacılara hakettikleri bedelin ayrı ayrı verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-MADDİ TAZMİNAT DAVASININ KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ İLE, ölenin müterafik kusurunun bulunması nedeni ile tazminat miktarından %20 oranında indirim yapılması ile, davacı ... için 808.281,07 TL destekten yoksun kalma tazminat bedelinin davalı ...’den olay tarihi olan 21/06/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı Güvence Hesabından poliçe limiti ile olan 430.000 TL ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihi olan 28/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-MANEVİ TAZMİNAT DAVASININ KABULÜ İLE, davacı ... için 40.000,00 TL, diğer davacılar ... için ise ayrı ayrı 15.000,00’er TL olmak üzere toplam 115.000,00TL manevi tazminat bedelinin davalı ...’den olay tarihi olan 21/06/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacılara hakettikleri bedelin ayrı ayrı verilmesine
3-Maddi tazminat davası yönünden karar tarihi itibariyle alınması gereken 55.213,68 TL nispi karar ve ilam harcından davacıdan peşin olarak alınan 80,70 TL peşin harç ile 3.450,52 TL ıslah harcından mahsubu ile eksik kalan bakiye 51.682,46 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,(davalı Güvence Hesabı'nın sorumluluğunun 27.494,72 TL ile sorumlu tutulmasına, )
4-Manevi tazminat davası yönünden karar tarihi itibariyle alınması gereken 7.855,65 TL nispi karar ve ilam harcından davacılardan alınan 1.963,92 TL tamamlama harcından mahsubu ile eksik kalan bakiye 5.891,73 TL harcın davalı ...'den alınarak HAZİYENE İRAD KAYDINA,
5-Davacılar tarafından yatırılan 80,70 TL başvurma harcı, 80,70 TL peşin harç ile 3.450,52 TL ıslah harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,
6-Manevi tazminat davası yönünden, davacılar tarafından yatırılan 1.963,92 TL tamamlama harcının davalı ...'den alınarak davacılara verilmesine,
7-Maddi tazminat davası yönünden, davacı tarafça yargılama boyunca yapılan, 202,80 TL tebligat gideri, 324,45 TL posta ve müzekkere gideri, 6.700,00 TL bilirkişi ücreti, 472,50 TL ATK raporu olmak üzere toplam 7.699,75 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, (davalı Güvence Hesabı'nın sorumluluğunun 4.096,21 TL ile sorumlu tutulmasına, )
8-Manevi tazminat davası yönünden, davacılar tarafından yargılama boyunca yapılan, 202,80 TL tebligat gideri, 324,45 TL posta ve müzekkere gideri, 6.700,00 TL bilirkişi ücreti, 472,50 TL ATK raporu olmak üzere toplam 7.699,75 TL yargılama giderinin davalı ...'den alınarak davacılara verilmesine,
9-Davalı Güvence Hesabı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
10-Maddi tazminat davası yönünden davacı ... kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden lehine A.A.Ü.T uyarınca 118.910,92 TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak iş bu davacıya verilmesine, (davalı Güvence Hesabı'nın sorumluluğunun 66.200,00 TL ile sorumlu tutulmasına, )
11-Manevi tazminat davası yönünden davacı ... lehine A.A.Ü.T. 10/1-4 uyarınca 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak iş bu davacıya verilmesine,
12-Manevi tazminat davası yönünden davacı ... lehine A.A.Ü.T. 10/1-4 uyarınca 15.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak iş bu davacıya verilmesine,
13-Manevi tazminat davası yönünden davacı ...... lehine A.A.Ü.T. 10/1-4 uyarınca 15.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak iş bu davacıya verilmesine,
14-Manevi tazminat davası yönünden davacı .... lehine A.A.Ü.T. 10/1-4 uyarınca 15.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak iş bu davacıya verilmesine,
15-Manevi tazminat davası yönünden davacı ..... lehine A.A.Ü.T. 10/1-4 uyarınca 15.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak iş bu davacıya verilmesine,
16-Manevi tazminat davası yönünden davacı ... lehine A.A.Ü.T. 10/1-4 uyarınca 15.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak iş bu davacıya verilmesine,
17-Müterafik kusur indirimi yapılması nedeniyle davalı taraf lehine yargılama gideri ve vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
18-Artan gider avansı olması halinde karar kesinleştiğinde ve talepleri halinde taraflarına iadesine,
19-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.400,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA, (davalı Güvence Hesabı'nın sorumluluğunun 744,79 TL ile sorumlu tutulmasına, )
Dair, davacı ve davalılar vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.
11/09/2024
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır