T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No:
T.C.
KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : Esas
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :Av.
DAVALI :
VEKİLİ : Av.
DAVA : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 16/12/2022
KARAR TARİHİ : 05/12/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 11/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 26/12/2019-26/12/2021 tarihlerini kapsayan... poliçe yenileme numaralı İnşaat bütün riskler sigorta poliçesi ile davalı sigorta şirketinin müvekkil şirketin sigortalısı olduğunu, müvekkili şirketin belirtilen sigorta pirim miktarını davalı şirkete tamamen ödediğini, poliçenin geçerli olduğunu, müvekkili şirkette gerçekleşmiş olan rizikonun davalı şirket tarafından poliçe ile güvence altına alınmış olmasından kaynaklı olarak davalı şirketin müvekkili şirkette meydana gelen hırsızlık olayı zararını karşılaması gerektiğini,müvekkili şirketin söz konusu iş yerinde konut inşaatı faliyeti gerçekleştirdiğini, konutların teslimine çok az süre kalmışken yaşanan hırsızlık nedeniyle müvekkilin teslim sürecinin uzama tehlikesine girdiğini, binada bekçilik yapın şahsın 03/08/2021 tarihinde akşam saatlerinde binayı kontrol etmek için katları gezdiğinde binanın 3. Katında bulunan kalın elektrik kablolarının yerinde olmadığını gördüğünü bunun üzerine hemen polise ve inşaat sorumlusuna haber verdiklerini inşaata giren çıkan kimseyi görmediklerini, beyan ettiğini, söz konusu hırsızlık olayından sonra yapılan detaylı incelemeler sonucunda müvekkili şirkette ait iş yerined toplam 1760 metre NYM kablosu çalındığı tespit edildiğini, taşınmazlar kapsamında oluşacak bütün risklerden davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğunu, davalı sigorta şirketine bu kapsamda başvuru neticesinde sigorta şirketi tarafından meydana gelen zararın poliçe teminatı dahilinde olduğu tespiti yapıldığını, 8.919,37 TL zararın müvekkili şirkete ödeme yapıldığını, bu ödemenin eksik olduğunu, yeni bir başvuru yapılarak eksik ödemenin tamamlanmasını istediklerini, söz konusu talebin yerine getirilmediğini, tüm bu nedenlerle haklı davalarının kabulü ile vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalı üzerine bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle; müvekkil şirket tarafından poliçede belirtilen şartlar ile davacının inşaat işleri teminat altına alındığını, hasarın müvekkil şirkete ihbarı akabinde de bağımsız eksper tarafından yapılan ekspertiz çalışması incelemeler ve görüşmelerine istinaden projeye konu bina içerisine muhtemelen arka dış cephede kurulu olduğu beyan edilen iş iskelesine tırmanmak ve henüz camları takılmamış üst katlardan bina içerisine girilmesi, şaft içerisinde döşenmiş daire besleme kablolarının kesilerek parçalar halinde çalınması şeklinde söz konusu hırsızlık hadisesinin meydana gelmiş olabileceği görüş ve kaanetine varıldığını, sigortalının iş bu davadaki talebinin KDV dahil fatura bedeli üzerinden olup müvekkil şirketin KDV ile ilgili bir sorumluluğunun bulunmadığını, eksper tarafından yapılan tespitlere istinaden şaft içerisinde parçalar halinde kalan kablo miktarı yaklaşık 960 m olduğunu, elektrik taşeronu ... Bey ile yapılan görüşmeye istinaden parça kabloların 1 m sinin 10,00 TL bedel ile elektrik firmasına bırakılması hususunda anlaşılmış ve 960 m parça kablo için 960 m x 10,00 TL = 9.600 TL sovtaj tenzil edildiğini, tüm bu nedenlerle dava konusu taleple ilgili olarak sigorta teminatı kapsamı bulunan kısmının tamamı müvekkil şirket tarafından karşılandığından sigortalıya başkaca tazminat ödeme yükümlülüğü bulunmadığından sigortalının haksız ve mesnetsiz başvurusunun esastan reddine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı yana yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
Hırsızlık tespit tutanağı , sigorta poliçe sureti, hasar tespit tutanağı, tanı, bilirkişi yemin.
GEREKÇE:
Dava, davacı sigortalının davalı sigortacıdan sigorta sözleşmesi ve düzenlenen inşaat bütün riskler sigorta poliçesi kapsamında zararının tazmini istemine ilişkindir.
Mahkememiz 01/06/2023 tarihli celsesinin 10 numaralı ara kararı Dosyanın resen seçilecek bir inşaat mühendisi, bir elektrik mühendisi, bir mali müşavir, bir sigorta hukuku konusunda nitelikli hesap uzmanı bilirkişiden oluşturulacak 4 kişilik bilirkişi heyetine tevdii ile tarafların iddia ve savunmaları, ayrıca 6100 Sayılı HMK M.273/1 hükmü uyarınca taraf vekillerinin 2 haftalık süre içerisinde dosyaya sunacakları bilirkişi incelemesinin kapsamı, sınırları ile bilirkişi heyetinin yanıtlaması gereken soruların açık liste halinde özeti çerçevesinde inceleme yapılarak tarafların talep ettikleri hususlara ilişkin soruların yanıtlanması ve bu çerçevede davacının davalıdan alacaklı bulunup bulunmadığı, varsa miktarı, davalı tarafça yapılan kısmi ödemelerin yerinde olup olmadığı, sovtaj, eksik sigorta, muafiyet uygulamasının yerinde olup olmadığı, davalının zarardan ve tazminat bedelinden yapmış olduğu indirimlerin inşaat alanının büyüklüğü, hacmi, kullanılan malzemelerin nitelik ve niceliği ile meydana gelen zararın davacının ticari defter ve belgelerine yansıyan somut zarar ile davacının bilançosuna ileride yansıması muhtemel farazi zararların da hesaba katılması suretiyle tüm bu hususlarda bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup alınan bilirkişi heyeti raporunda özetle: "Yapılan araştırmalar neticesinde hırsızlığa konu kabloların toplam tutarının olay tarihi olan 08.03.2021 tarihi itibariyle işçilik ve KDV dahil toplamı 73.518,72 TL olduğu, Kullanılamaz halde olan 960 metre kablonun hurda halinin 9.600 TL olduğu, Kalan tutarın 63.918,72 TL olacağı, ... İşletmeleri San. Ve Tic. A. Ş.’ nin Ticari defter e-Beratlarının zamanında alındığı, kayıtların birbirini doğruladığı, defterlerin usulüne göre tutulduğu, davacı ... İşletmeleri San. Ve Tic. A. Ş.’ nin 2021 yılı Yevmiye defteri kaydında; Davalı... Sigorta A.Ş.’ nin borcu ya da alacağının olmadığı, 2021 yılında meydana gelen hırsızlık olayının karlılığa etkisinin 2021 yılı brüt satışlarının yaklaşık % 002’ sine, dönem net karının % 025’ ine denk geldiği, Gelecek yıllar karlılığına etkisinin farazi hesaplanmasının istenilmesi üzerine yapılan farazi hesaplamada ise; 2022 yılı brüt satışlarının yaklaşık % 001’ ine, dönem net karının % 0,12’ sine denk geldiğinin hesaplandığı, 2021 yılı için oluşacak zararın 86.600,00-TL, 2022 yılı için oluşacak zararın farazi olarak 43.300,00-TL olabileceği hesaplanmıştır. Sigorta Tazminat Hesabının poliçe kapsamında yapıldığı, hasar tutarından sovtaj tutarı olan 9.600-TL nin indirilmesi sonrasında eksik sigorta tutarı olan 26.391,13-TL nin mahsubu, muafiyet tutarı olan 5.000-USD nin TL karşılığı olan (MB 26.08.2021 tarihli USD Satış Kuru) 41.689,50-TL' nin de mahsup edilmesi ile tazminat ödeme tutarının 8.919,37-TL kaldığı görülmüştür.Yapılan hesaplamaların mevcut poliçe ve hasar durumuna uygun olduğu görülmüştür.
Kayseri Bilirkişilik Bölge Kurulu Başkanlığının 28.12.2021 tarih ve 2021/356 Muh sayılı görüş bildirme yazısında; "... Yukarıda bahsedilen düzenlemeler ve Yüksek Mahkeme içtihatlarından da açıkça anlaşılacağı üzere, bilirkişiler kusurluluk konusunda rapor veremezler, uyuşmazlık hakkında hukuki yorum ve değerlendirme yetkisi sadece Hâkime ait bir yetki olup, bilirkişinin görevi uyuşmazlığa konu maddi mesele hakkında özel ve teknik bilgileri ile değerlendirme yapıp görüş bildirmekle sınırlıdır. Bilirkişilik Bölge Kurulumuz gerek başvuru üzerine ve gerekse resen yapmış olduğu incelemeler sonucunda, kusurluluk konusunda rapor düzenlediğini tespit ettiği bilirkişiler hakkında bilirkişilik sicil ve listelerinden çıkarmaya varan disiplin yaptırımları uygulamaktadır. Yargı mercilerince sözlü veya yazılı olarak istense dahi kusurluluk konusunda rapor vermekten kaçınmanız gerektiği hususunu bilgilerinize rica ederim."şeklinde heyet raporunu sunmuşlardır. "
Alınan bilirkişi raporuna taraf vekilleri beyan ve itiraz dilekçeleri sunmuşlar ve 09/11/2023 tarihli celsenin 1 numaralı ara kararı ile dosyanın önceki bilirkişi heyetine tevdi ile taraf vekillerinin rapora yönelik beyan ve itirazlarını değerlendirilmesi bakımından ek rapor aldırılmasına karar verilmiş ve alınan 26/12/2023 tarihli bilirkişi ek heyet raporunda özetle; "Kök raporda Yapılan hesaplamaların mevcut poliçe ve hasar durumuna uygun olduğu görülmüştür. Kök raporumuzda bulunan görüşümüzde farklılık bulunmamaktadır.
ADALET BAKANLIĞI/ HUKUK İŞLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ/BİLİRKİŞİLİK DAİRE BAŞKANLIĞININ 07.09.2020 Tarihli “BİLİRKİŞİNİN UYACAĞI REHBER İLKELER VE BİLİRKİŞİ RAPORLARINDA BULUNMASI GEREKEN STANDARTLAR “Başlıklı duyurusunun 10. ve 27. Maddesinde” Kusurun Tespiti normatif bir değerlendirmeyle mümkündür ve sadece hâkimin yetkisindedir. Bilirkişi münhasıran hâkimin yetkisinde olan kusurluluk konusunda (asli/tali kusurlu, kusursuz, yüzdelik kusur oranı) herhangi bir değerlendirme yapamaz. Aksi yöndeki tutum bilirkişilik görevinin sınırlarını aşmayı ve hâkimin yerine geçmeyi ifade eder.” Hükmü gereği ara kararlar da dahil olmak üzere kusur oranı verilmesi durumunda cezai işlem uygulanmasından dolayı kusur izafesi oranları bakımından değerlendirme yapılmamıştır.
Yapılan hesaplamaların mevcut poliçe ve hasar durumuna uygun olduğu görülmüştür. Kök raporumuzda bulunan görüşümüzde farklılık bulunmamaktadır. Adalet Bakanlığı/ Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü/bilirkişilik Daire Başkanlığının 07.09.2020 Tarihli “bilirkişinin Uyacağı Rehber İlkeler Ve Bilirkişi Raporlarında Bulunması Gereken Standartlar “Başlıklı duyurusunun 10. ve 27. Maddesinde” Kusurun Tespiti normatif bir değerlendirmeyle mümkündür ve sadece hâkimin yetkisindedir. Bilirkişi münhasıran hâkimin yetkisinde olan kusurluluk konusunda (asli/tali kusurlu, kusursuz, yüzdelik kusur oranı) herhangi bir değerlendirme yapamaz. Aksi yöndeki tutum bilirkişilik görevinin sınırlarını aşmayı ve hâkimin yerine geçmeyi ifade eder.” Hükmü gereği ara kararlar da dahil olmak üzere kusur oranı verilmesi durumunda cezai işlem uygulanmasından dolayı kusur izafesi oranları bakımından değerlendirme yapılmamıştır." Şeklinde ek heyet raporlarını sunmuşlardır.
Davacı vekili tarafından 09/01/2024 tarihli bilirkişi ek raporuna itiraz dilekçesi gönderilmiş ve 21/03/2024 tarihli celsenin 1 numaralı ara kararı gereği dosyanın bir önceki bilirkişi heyetine tevdi ile davacı vekilinin bilirkişi ek raporuna yönelik beyan ve itirazlarının ayrı ayrı ve maddeler halinde incelenmesi, değerlendirilmesi ve yanıtlanması bakımından ek bilirkişi raporu aldırılmasına karar verilmiş ve 13/06/2024 tarihli bilirkişi heyeti 2. ek raporunda özetle; "Kök raporda ve birinci ek raporumuzda Yapılan hesaplamaların mevcut poliçe ve hasar durumuna uygun olduğu görülmüştür.
Kök raporumuzda ve birinci ek raporumuzda bulunan görüşümüzde farklılık bulunmamaktadır.
ADALET BAKANLIĞI/ HUKUK İŞLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ/BİLİRKİŞİLİK DAİRE BAŞKANLIĞININ 07.09.2020 Tarihli “BİLİRKİŞİNİN UYACAĞI REHBER İLKELER VE BİLİRKİŞİ RAPORLARINDA BULUNMASI GEREKEN STANDARTLAR “Başlıklı duyurusunun 10. ve 27. Maddesinde” Kusurun Tespiti normatif bir değerlendirmeyle mümkündür ve sadece hâkimin yetkisindedir. Bilirkişi münhasıran hâkimin yetkisinde olan kusurluluk konusunda (asli/tali kusurlu, kusursuz, yüzdelik kusur oranı) herhangi bir değerlendirme yapamaz. Aksi yöndeki tutum bilirkişilik görevinin sınırlarını aşmayı ve hâkimin yerine geçmeyi ifade eder.” Hükmü gereği ara kararlar da dahil olmak üzere kusur oranı verilmesi durumunda cezai işlem uygulanmasından dolayı kusur izafesi oranları bakımından değerlendirme yapılmamıştır."
Mahkememizce yapılan yargılama ve toplanan deliller sonucunda; davacının sigorta ettiren, davalının sigortacı olduğu, 27/02/2020 tarihli 520061009459-4 Poliçe nolu 26/12/2019 - 26/12/2021 tarihleri arası geçerliliği bulunan inşaat bütün riskler sigorta poliçesi kapsamında davalının davacıya ait Beyazşehir Mahallesi, 832.sokak ... Kocasinan/KAYSERİ adresindeki inşaatta bulunan yapı ve malzemelere yönelik gelebilecek her türlü tehlikeye karşı sigortalandığı, 03/08/2021 tarihinde meydana gelen hırsızlık sonucu taşınmazda bulunan ve inşaatın elektrik aksamında kullanılan yahut kullanıma hazır halde bulunan 1760 metre NYM kablosunun çalınması suretiyle poliçe kapsamındaki rizikonun gerçekleştiği, poliçe teminat bedelinin 17.196.500,00-TL olduğu, ancak atanan ekspertiz raporu ve mahkememizce alınan bilirkişi raporu çerçevesinde sigorta değerinin 26.164.000,00-TL olduğu, sigorta bedeli ile sigorta değeri arasındaki %34,27 oranındaki fark kadar eksik sigorta olduğu ve bu sebeple davalının eksik sigorta nedeniyle tazminattan bu oranda indirim yapmasının yerinde olduğu, ayrıca poliçede hırsızlık olayına ilişkin asgari 5.000 USD tutarında hasarın %10'u oranında indirim muafiyeti bulunduğu, hasar tablosunda 1760 metre NYM kablosu için 61.600,00-TL bedel ve 25.000,00-TL işçilik bedeli olmak üzere toplam 86.600,00-TL olduğu, bu hasardan sovtaj bedeli olan 9.600,00-TL ile eksik sigorta tutarı olan 26.391,13-TL'nin indirilmesi suretiyle 50.608,87-TL olduğu, bu hasardan indirime ilişkin muafiyet klozu çerçevesinde 5000 USD'nin rapor tarihi olan 26/08/2021 tarihli TCMB döviz satış kuru üzerinden (8.3379-TL) 41.689,50-TL düşüldüğünde 8.919,37-TL kaldığı, sonuç olarak davalının poliçe kapsamında sorumlu olduğu tutarın 8.919,00-TL olduğu ve bu tutarın ekspertiz rapor tarihi olan 26/08/2021 tarihinde itibaren 1 ay çerisinde olmak üzere 21/09/2021 tarihinde banka aracılığıyla davacıya ödendiği, davalının bakiye tazminat sorumluluğu bulunmadığı, yapılan hesaplamaların poliçe ve hasar dosyasına uygun olduğu anlaşılmakla davacının poliçe kapsamında bakiye tazminat talebinin yerinde olmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-Davacının davasının REDDİNE,
2-Alınması gereken 427,60-TL maktu karar ve ilam harcından davacıdan peşin olarak alınan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90-TL nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, lehine vekalet ücreti takdiri yer olmadığına,
4-Taraflarca yatırılan gider avanslarından kullanılmayan miktarların istekleri halinde ve karar kesinleştiğinde kendilerine iadesine,
5-Davalı tarafça yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davalı lehine AAÜT uyarınca takdir olunan 100,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihi itibariyle miktar itibariyla yasa yolu kapalı ve KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.05/12/2024
Katip
¸E-imzalıdır
Hakim
¸E-imzalıdır